Türkiye Cumhuriyeti 12. Cumhurbaşkanı (2014-görevde)
AK Parti'den 'Terörsüz Türkiye' sürecinde yeni çalışma! Teşkilata TBMM grup üyelerine gönderiliyor
Yazıcı, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Terörsüz Türkiye" ve "Terörsüz Bölge" hedefinin en önemli ikinci aşamasının hukuksal çerçevesini oluşturan 7595 sayılı "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun"un TBMM'de 467 oyla kabul edildiğini hatırlattı. İlginizi Çekebilir Kanun'un, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın onaylamasıyla Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiğini anımsatan Yazıcı, "Somut olarak 1 Ekim 2024'ten bu yana devam eden 'Terörsüz Türkiye' ve 'Terörsüz Bölge' vizyonunun, dünyada benzerlerine kıyasla gerçekten bir Türkiye modeli olduğu asla göz ardı edilmemelidir. Bu, büyük bir başarıdır ve bu başarı 86 milyonun başarısıdır." ifadelerini kullandı. Sürecin, milletin birliği, dirliği ve en büyük gücü olan kardeşliğinin pekişmesi için hayırlı olmasını dileyen Yazıcı, sürecin başlatılmasını sağlayan ve korunaklı olmasını her an gözeten Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye şükranlarını sundu. "GÜÇLÜ VE ADİL DÜNYANIN ANAHTARI" Kanunun hazırlanması ve kanunlaşması sürecine katkısı ve emeği olan herkesi kutlayan Yazıcı, şunları kaydetti: "Uygulama safhasının son derece samimiyet içinde, serinkanlı biçimde, hukukun bilinir ve yerleşik temel kuralları gözetilerek, hassasiyetler kollanarak, ama hiçbir mülahaza ile normatif kuralları ve hukukun üstünlüğünün gereklerini göz ardı etmeden uygulanacağına olan inancımı belirtmek isterim. Siyasi ve Hukuki İşler Başkanlığımızca ekip halinde hazırladığımız bilgilendirme amaçlı 'Terörsüz Türkiye' ve 'Terörsüz Bölge' vizyonumuzla ilgili kısa gerekçe ve kanunla ilgili açıklayıcı bilgi notumuzu, MKYK üyelerimize, tüm teşkilat kademelerimize, TBMM grup üyelerimize ileteceğimizi bildirmek isterim. Ülkemiz için, bölgemiz için, birliğimiz, dirliğimiz için hayırlı olsun. 'Terörsüz Türkiye' güçlü Türkiye'nin, 'Terörsüz Bölge' güçlü ve adil dünyanın anahtarıdır." Güllü'nün ölümüne ilişkin iddianamede korkunç tespitler! Kızı Tuğyan'a istenen ceza belli oldu Yeni Parti Milletvekili Melih Meriç'e bıçaklı saldırı; saldırgan eski CHP'li ilçe başkanı
AK Parti'den Terörsüz Türkiye için teşkilata ve milletvekillerine yeni çalışma- Siyasi18 Ağu
Menderes Belediyesi'nde Cumhur İttifakı'nın adayı Asuman Şen görevi devraldı
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, 'Suç işlemek amacıyla örgüt kurma', 'Suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma', 'Rüşvet', 'İrtikap', 'Resmi belgede sahtecilik', 'Görevi kötüye kullanma' ve 'İmar kirliliğine neden olma' suçlarına ilişkin çalışma başlatıldı. Soruşturma kapsamında tutuklanan Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek, İçişleri Bakanlığı tarafından 8 Ağustos’ta görevden uzaklaştırıldı. Çiçek'in görevden uzaklaştırılmasının ardından Menderes Belediye Meclisi, Menderes Belediyesi Hizmet Binası Meclis Salonu'nda dün olağanüstü toplanarak Belediye Başkan Vekili seçimi yapıldı. Cumhur İttifakı'nın adayı Asuman Şen 15 oy alarak Belediye Başkan Vekili seçildi. İlginizi Çekebilir DEVİR-TESLİM TÖRENİ YAPILDI Şen, bugün Menderes Belediyesi başkanlık makamında düzenlenen devir-teslim töreniyle görevi devraldı. Meclis başkanı olarak başkanlık koltuğunda olan Şirzat Peker başkanlık görevini Asuman Şen’e devretti. Törene AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin, partililer ve vatandaşlar katıldı. Törende konuşan Menderes Belediyesi Başkan Vekili Asuman Şen, “Bir süreç geçirdik. Rabbim böyle nasip etti. İnşallah hayırlar getirir. Hep birlikte yaşar, hep birlikte çalışırız" dedi. ‘MENDERES İÇİN NE YAPILMASI GEREKİYORSA HAZIRIZ’ AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, “Yeni bir göreve başlıyoruz. Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu eser ve hizmet siyasetiyle baktığımız için taş üstüne taş koymuş olan insanlar hepsi başımızın tacı. Esnaflar, köylü kardeşlerimiz, sokaklarında altyapısı olmayan ve birçok sorunu olan Menderesli vatandaşlarımızın sorunlarını çözmeye geldik. Asuman Başkanımız bu sorunları en güzel şekilde çözüp, Menderes’in yüzünü güldürecek güçte ve nitelikte bir başkan. Kendisine başarılar diliyorum." dedi. ‘HALKIMIZ DÜZGÜN HİZMETİN ALINDIĞI DÖNEME GİRECEK’ MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin de “Uzun zamandır İzmir’de belediyenin, devletin, milletin imkanları yanlış kullanılıyor. En azından biz yanlış kullanıldığına inanıyoruz. Bizler bunun doğru örneklerini uzun zamandır Aliağa ve Menemen’de gösteriyoruz. Dilerim Asuman Hanım aracılığıyla Menderes’te de gösterilir. Devlet ve belediye imkanlarının düzgün kullanıldığı bir döneme girmesini umuyorum, şimdiden başarılar diliyorum” diye konuştu. Devir teslim töreninin ardından makam odasına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın fotoğrafı asıldı. Güllü'nün ölümüne ilişkin iddianamede korkunç tespitler! Kızı Tuğyan'a istenen ceza belli oldu Son dakika... UltrAslan tribün lideri 'Sebahattin' Şirin’in uyuşturucu test sonucu belli oldu
Bakan Bolat: İstihdamı 32 milyon 700 bine çıkardık
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Aksaray Ticaret ve Sanayi Odası Toplantı Salonu'nda kentteki sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle düzenlenen istişare toplantısında, ekonomik olarak dünya şartlarının oldukça sıkıntıda olduğunu söyledi. Salgınla başlayan süreçte dünyada büyük bir daralma ve küçülmenin olduğunu vurgulayan Bolat, şöyle konuştu: "Ardından para muslukları açılınca dünyada büyük bir talep artışı ve onun getirdiği yüksek enflasyonlu süreç yaşandı. Rusya-Ukrayna Savaşı'nın başlamasıyla enerji ve gıda krizleri yaşandı bu da fiyat artışları yarattı. Türkiye'nin Rusya-Ukrayna Savaşı nedeniyle enerji ithalat faturası 100 milyar dolara çıktı. 1 yılda 50 milyar dolar ekstra artış oldu. Ardından Kahramanmaraş merkezli depremlerde 53 bin 500 canımızı aramızdan ayırdı. 11 vilayetimizde ağır bir yıkım bıraktı. Gerek enflasyonla mücadele gerekse deprem bölgelerinin ayağa kaldırılması hükümetimizin öncelikli iki hedefiydi. Allah'a çok şükür deprem bölgelerindeki yeniden imar ve inşaat faaliyetlerinde artık sona doğru yaklaşıyoruz. Bütçemize 3,5 yılda 105 milyar dolarlık bir maliyet oluşturan bu ağır yük gelecek yıllarda bütçemizde inşallah çok çok azalmış olarak kalacak." İlginizi Çekebilir Bolat, toplumun bütün kesimlerinin rahatlayacağı imkanların yavaş yavaş ortaya çıkacağını ifade etti. Körfez'de Amerika ve İsrail'in İran ile savaşa girmesinin enerji maliyetlerinden gübre fiyatlarına oradan da petrokimya ürünlerine kadar fiyatların yüksek kalmasına neden olduğunu anlatan Bolat, şöyle devam etti: "6 ayı doldurdu Körfez Savaşı. Bütün bunlara rağmen Türkiye bu savaşları ülkemize ve vatandaşımızın tırnağına zarar gelmeyecek şekilde başarıyla Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve ekibinin liderliğinde yönetti. Ülkemizde Allah'a çok şükür terörün kökü kazındı. TBMM'de, Terörle Mücadele Yasası, Terörsüz Türkiye ve Bölge Projesi Çerçeve Yasası kabul edildi. Kuzey Irak'ta ve Suriye'de ülkemize yönelik terör hareketleri ve baskınları tamamen ortadan kaldırıldı. Güçlü ordu, ekonomi, istikrar ve savunma sanayisi bu başarıları getirdi. Biz zor ve çetin bir coğrafyada elhamdülillah 23,5 senede milli geliri dolar bazında 6 kat, ihracatımızı da mal ve hizmetler olarak 8 kat artırdık. İstihdamı 11 milyon ekstra istihdamla 32 milyon 700 bine çıkardık." Bölgedeki savaşların barış çabalarıyla bitmesinin sağlanacağını ve bütün güçle vatandaşın refahının artmasına yönelik çalışmalar yapacaklarını aktaran Bolat, güçlü büyük Türkiye'yi daha da büyüteceklerini kaydetti. Aksaray Valisi Murat Duru ise tarım ve sanayi alanında Aksaray'ın Türkiye ekonomisine katkısının büyük olduğunu söyledi. Son dakika... UltrAslan tribün lideri 'Sebahattin' Şirin’in uyuşturucu test sonucu belli oldu Son dakika... Alihan Kuriş soruşturması: Ahmet Denizolgun'un mezarı açılacak
Bakan Bolat: İstihdam 32 milyon 700 bine ulaştıIsraeli airstrikes hit Syrian airbase, US envoy concerned over escalation
Eight Israeli airstrikes hit an airbase in northwestern Syria early on Tuesday, Syrian state media said, in what the US envoy for the region called an “unnecessary escalation”. Syria’s state-run Ekhbariya, citing a military source, said the attack struck the runway and storage facilities at the Abu al-Duhur base, while a separate military source and a civilian who lives near the base said there were no casualties. The Israeli military declined to comment on the strikes while the Syrian defence ministry did not respond. “We are deeply concerned that the confirmed Israeli airstrikes on Abu al-Duhur Airbase constitute an unnecessary escalation that does not advance regional stability,” Ambassador Tom Barrack, the US special presidential envoy for Syria and Iraq, said on X. “The United States continues to believe that restraint and engagement offer the more constructive course. We encourage all parties to prioritise logical discourse over further military incidents,” he added. The base, about 70 kilometres from the Turkish border, has been out of service as a dedicated military airfield since 2013 and changed hands several times during Syria’s 14-year civil war between forces loyal to former president Bashar al-Assad and opposition factions. Since Assad was ousted in late 2024, the base has been used as a training centre for Syria’s new army, according to the military source. In the months after Assad was toppled, Israel seized ground in southwest Syria and struck much of the Syrian military’s heavy weapons and equipment, as Israeli officials expressed alarm about the background of Syria’s new rulers. Israel also regularly bombed Syria when Assad was in power, aiming to roll back Iranian influence in the country. Security tensions heightened The strikes follow a heightening of security tensions between Israel and Turkiye, and increasingly sharp rhetoric between the two countries over Syria. Turkiye, which has Nato’s second-largest army, has become one of Syrian President Ahmed al-Sharaa’s main allies. It has been training Syria’s army, helping it rebuild its state institutions and infrastructure, and providing military and diplomatic support. It was not immediately clear whether Turkiye was involved in renovating the base, but Ankara has said it was helping Damascus across the country. Ankara has accused Tel Aviv of trying to destabilise Syria and undermine its new administration. Foreign Minister Hakan Fidan said on August 6 that Israel continued to threaten Syria’s security through its repeated attacks, calling for international pressure on Israel to respect Syria’s territorial integrity. Israeli Defence Minister Israel Katz, for his part, has issued direct warnings to Turkish President Recep Tayyip Erdogan, saying Israel would not allow steps that strengthened Syria’s military capabilities in ways that could pose a threat to Israel. Syria conducted air exercises in the north of the country in early August using Russian-made MiG-21 fighter jets, the first such exercises since Assad’s ouster. Israel’s Kan public broadcaster reported on August 11 that Israeli security officials had detected signs that Syria was accelerating efforts to rebuild its air force, including the recruitment of new pilots, flight training and a first exercise involving fighter aircraft. Kan quoted an Israeli security source as saying Israel was closely monitoring the developments and had shared its concerns with the United States.
İsrail hava saldırıları Suriye'nin Ebu Duhr üssünü vurduBakan Kacır: Yapay zekada dönüşümün öncülerinden olacağız
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada planın 2030 yılına kadar Türkiye’nin yol haritasını belirleyeceğini belirterek, “2026-2030 Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planına ilişkin Genelge, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmî Gazete’de yayımlandı. Yapay zekâ, yalnızca teknolojik bir alan değil; ekonomik refahın, rekabet gücünün ve egemenlik sınırlarının yeni belirleyicilerinden biri. Türkiye olarak bu dönüşümün seyircisi değil, öncülerinden olacağız. Kendi değerleriyle yapay zekâ teknolojileri geliştiren, güvenilir ürün ve hizmetler üreten; sanayiden sağlığa, eğitimden kamu hizmetlerine kadar stratejik alanlarda yapay zekâ çözümlerini ölçeklendiren bir Türkiye inşa edeceğiz. Nitelikli insan kaynağımız, güçlü Ar-Ge altyapımız, girişimcilik ekosistemimiz ve üretim kabiliyetimizle Türkiye’yi yapay zekâ alanında yatırımın, yeteneğin ve yenilikçi teknolojilerin merkezi hâline getireceğiz. Yapay zekâyı Türkiye’nin teknolojik bağımsızlığının ve ekonomik kalkınmasının yeni güç alanlarından biri kılacağız. Yapay zekânın sunduğu imkânlardan milletimizin refahı ve insanlığın ortak faydası için en üst düzeyde yararlanacağız. 2026-2030 Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planımız milletimize hayırlı olsun.” ifadelerini kullandı. Infografik Görsel (Quality Image) “FARK ET, İSTİFADE ET, ÜRET VE YÖNET” 2021-2025 dönemini kapsayan Ulusal Yapay Zekâ Stratejisi’nin kazanımları üzerine inşa edilen ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda; kamu, özel sektör, üniversiteler ile sivil toplum kuruluşlarının iş birliğiyle hazırlanan eylem planı, Türkiye’nin yapay zekâ vizyonunu geleceğe taşıyacak somut bir yol haritası sunuyor. İnsan odaklılık, güvenilirlik, etik sorumluluk, dijital egemenlik ve sürdürülebilir kalkınma ilkeleri doğrultusunda şekillendirilen Eylem Planı; “Fark Et, İstifade Et, Üret ve Yönet” olmak üzere dört temel eksen üzerine kuruldu. Plan kapsamında yapay zekâ ekosisteminin enerji, hesaplama donanımı, altyapı, modeller/veri ve uygulamalardan oluşan beş temel katmanının yanı sıra yetenek, finansman ve düzenleme alanlarını güçlendirmeye yönelik 16 öncelikli eylem hayata geçirilecek. Kamu kaynakları ile özel sektör yatırımlarının ortak hedefler etrafında mobilize edilmesiyle Türkiye’nin yapay zekâ alanında yalnızca tüketen değil; geliştiren, üreten, ihraç eden ve güvenilir şekilde yöneten bir ülke konumuna ulaşması ve 1 trilyon lirayı aşan bir ekonomik değer oluşturulması hedefleniyor. Okul zili çalmadan veliye binlerce liralık fatura çıktı! Servis 90 bin TL’yi aştı 5 MİLYON KİŞİYE YAPAY ZEKÂ FARKINDALIĞI KAZANDIRILIRKEN, EKOSİSTEME 10 BİN İLERİ DÜZEY YAPAY ZEKÂ UZMANI İLE 100 BİN YAPAY ZEKÂ UYGULAMA PROFESYONELİ KAZANDIRILACAK Eylem Planı’nın uygulanması, ilgili kamu kurumlarının koordinasyonunda performans göstergeleri ve şeffaf izleme mekanizmalarıyla takip edilecek. Yol haritası doğrultusunda 2026-2027 döneminde temel yönetişim yapılarının kurulması, sektörel veri alanlarının pilotlanması, kamuda öncü yapay zekâ uygulamalarının devreye alınması ve hesaplama kapasitesine dönük yatırımların şekillendirilmesi hedefleniyor. 2028-2030 döneminde ise pilot uygulamaların yurt geneline ölçeklendirilmesi, geliştirilen yerli ve sektörel modellerin ticarileştirilmesi ve uluslararası stratejik iş birliklerinin derinleştirilmesi önceliklendirilecek. Stratejik insan kaynağı hedefleri doğrultusunda, e-Devlet Kapısı üzerinden tüm vatandaşların yapay zekâ yetkinlik düzeylerini ölçebilecekleri ve kişiye özel gelişim haritalarına yönlendirilebilecekleri ulusal bir değerlendirme altyapısı kurulacak. Toplam 5 milyon vatandaşa yapay zekâ farkındalığının kazandırılmasının amaçlandığı süreçte; ekosisteme 10 bin ileri düzey yapay zekâ uzmanı ile 100 bin yapay zekâ uygulama profesyoneli yetiştirilmesi planlanıyor. İstanbul'a yeni metro hattı geliyor: 3 büyük ilçe birbirine bağlanacak ÖZEL SEKTÖRDEN 500 MİLYAR TL TUTARINDA YATIRIM MOBİLİZE EDİLECEK Altyapı, teknoloji ve yatırım hedefleri kapsamında ise 1 GW veri merkezi kurulu gücüne ulaşılması; araştırmacılar, girişimler ve KOBİ'ler için dünya standartlarında yüksek hesaplama kapasitesinin doğrudan erişime açılması öngörülüyor. Özel sektörden 500 milyar TL tutarında yatırımın harekete geçirileceği plan dahilinde; sektörel temel modeller geliştirilecek, fiziksel yapay zekâ ve robotik alanında yerli üretim yetkinlikleri artırılacak ve en az beş öncelikli sektörde düzenleyici deney alanları faaliyete geçirilecek. Tüm kamu kurum ve kuruluşlarının uygulama sürecinde etkin rol üstleneceği Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı dokümanının detaylarına, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın resmî internet adresi olan www.sanayi.gov.tr/yapayzekaeylemplani üzerinden erişilebilecek. Infografik Görsel (Quality Image)
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan, 2026 YKS yerleştirme sonuçlarına ilişkin açıklama
HABER MERKEZİ- Cumhurbaşkanı Erdoğan, üniversite eğitimine başlayacak gençleri tebrik ederek yeni eğitim öğretim yılının öğrenciler ve eğitim camiası için başarılı geçmesini diledi. Erdoğan, "Bu sabah açıklanan YKS yerleştirme sonuçlarının genç kardeşlerim için hayırlı olmasını diliyor, üniversite eğitimine başlayacak gençlerimizi tebrik ediyorum. Yeni eğitim öğretim yılının öğrencilerimiz ve eğitim camiamız için başarılı geçmesini temenni ediyorum" ifadelerini kullandı. 8 ilde şeker soruşturması! 26 adrese operasyon: 47 şüpheli ifadeye çağrıldı İsrail basınından flaş iddia! Dördüncü ülkeye işaret ettiler: 'Türkiye büyük anlaşma yolunda, 15 milyar dolarlık hedef'
Boşanma aşamasındaki çift arasında dehşet! Öfkeli koca çocukların gözü önünde küfür ederek saldırdı
Olay, dün Esenyurt Aşık Veysel Mahallesi’nde yaşandı. İddiaya göre 8 yıllık evliliğini bitirmek isteyen Serra Biber, eşi tarafından sürekli olarak psikolojik baskı gördü. Dün ise babalarını görmeleri için çocuklarını yanına götürdüğünde hiç beklemediği bir tepki ile karşılaştı. Çerçeve Yasa Resmi Gazete’de yayımlandı! Cumhurbaşkanı Erdoğan: Hayırlara vesile olsun BOŞANMA AŞAMASINDAKİ KOCASINA ÇOCUKLARINI BIRAKMAK İSTEDİ Öfkeli adam ilk olarak çocukları istemediğini, götürmesi gerektiğini söylerken, ardından eski eşine bağırmaya başladı. Ardından hakaret ve küfürler etmeye başlayan adam çocuklara anneleri hakkında ağza alınmayacak ithamlarda bulunarak kadına saldırmak istedi. KÜFÜR EDEREK SALDIRDI Olay anında çevrede bulunan vatandaşlar öfkeli kocayı sakinleştirmeye çalışırken, Serra Biber ise o anları kayda aldı. Olayın ardından iki tarafında karakola giderek birbirlerinden şikayetçi olurken, yaşanan saldırı ve hakaretler anbean kameraya yansıdı. "TEDİRGİNİM, NE YAPABİLİR BİLMİYORUM" Boşanma aşamasındaki eşi tarafından saldırıya uğrayan Serra Biber, "Boşanma aşamasındaki eşimle sorun yaşadım bugün. Çocuklarım babalarını görmek istedi ve hep takıldığı kafeye gittik. Zaten sabah saatlerinden itibaren devam eden davalarımızdan ötürü tehdit mesajları alıyordum. Ben ne olursa olsun çocuklarımı babalarından ayırmak istemedim ve gittiğimizde çocukları istemediğini söyledi. O sırada aramızda sözlü bir tartışma çıktı ve ardından boşanma aşamasındaki kocam bana saldırdı. "ONU EZMEYE ÇALIŞIYORUM DİYE BENİ ŞİKAYET ETTİ" Olay anında çocuklarımın duymaması gereken hakaretlerde bulundu. 4-5 kişi onu uzaklaştırmaya çalıştığında bende aracımı çalıştırarak kaçmaya çalıştım. Bu sefer ise onu ezmeye çalışıyorum diye beni şikayet etti. Olayın ardından tabi bende şikayetçi oldum. Normalde hiçbir zaman bu şekilde tepki göstermiyordu, çocukları ile arasında bir sorun yoktu. Biz 8 yıllık evliyiz ve son 1 yıldır da boşanma aşamasındayız. Boşanma davası dışında mal bölüşümü ile alakalı farklı davalarımız da var. Tabi ki bugün yaşananların ardından tedirginim. Bugün gördüğüm o gözlerindeki öfkeden sonra ne yapabilir bilmiyorum. Her şeyin dışında yaşanan olayda çocuklarım aşırı korktu. Benimle ifade vermek için karakola dahi gelemediler. Zaten bende çok fazla bu duruma onları sokmak istemiyorum ama artık babalarından uzak tutmaya çalışacağım" dedi.
Terörsüz Türkiye kurulu toplanıyor! Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz'dan açıklama
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 7595 Sayılı “Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun” kapsamında oluşturulan Kurulun ilk toplantısının 24 Ağustos Pazartesi günü yapılmasının planlandığını bildirdi. Yılmaz, toplantıda Kurulun çalışma esasları ile silah bırakma ve fesih sürecinin ihtiyaçları doğrultusunda oluşturulacak alt komisyonların ele alınacağını belirtti. Sosyal medya hesabından açıklama yapan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz şu ifadeleri kullandı; Gazi Meclisimizde 467 gibi rekor bir oyla kabul edilmesinin ardından, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından imzalanarak Resmî Gazete’de yayımlanan 7595 Sayılı “Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun” hayırlı olsun. Çerçeve Yasa Resmi Gazete’de yayımlandı! Cumhurbaşkanı Erdoğan: Hayırlara vesile olsun Kanunda tanımlanan ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında faaliyet gösterecek olan Kurul, Kanun’un yayımlanmasıyla birlikte kurulmuştur. Kurul üyesi Bakanlarımız ve kurumlarımız da kendi sorumluluk alanlarındaki çalışmalarını başlatmıştır. Kurulun ilk toplantısını 24 Ağustos Pazartesi günü gerçekleştirmeyi planlıyoruz. Bu toplantıda Kurulumuzun çalışma usul ve esasları ile silahları bırakma ve fesih sürecinin ihtiyaçları doğrultusunda oluşturulacak alt komisyonlar ele alınacaktır. Ayrıca, Kurul üyelerimizin gündeme getirebileceği ve kurumlarımız arasında koordinasyon gerektiren hususlar üzerinde de değerlendirmeler yapılabilecektir. Kurulumuz, milli birliğimiz, kardeşliğimiz ve huzurumuz için etkin bir koordinasyon içinde çalışacak, 7595 Sayılı Kanun’la tanımlanan tüm görev ve sorumlulukları yerine getirmek için yoğun bir mesai sergileyecektir. İsrail basınından flaş iddia! Dördüncü ülkeye işaret ettiler: 'Türkiye büyük anlaşma yolunda, 15 milyar dolarlık hedef'
Kritik teknoloji yüksek değer
Duygu Erdoğan - Türk savunma sanayisi, yaklaşık 25 yıllık dönemde ölçek, teknolojik yetkinlik, yerlilik, ihracat ve ürün çeşitliliği bakımından önemli dönüşüm geçirdi. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı öncülüğündeki Türk savunma sanayisi, yaklaşık çeyrek asırlık süreçte ağırlıklı olarak yurt dışı tedarik ve lisanslı üretime dayanan yapıdan özgün platform ve sistemler geliştiren, kritik teknolojilere yatırım yapan ve küresel pazarlara yüksek katma değerli ürünler ihraç eden yapıya ulaştı. Buna göre, 2002 yılında 56 savunma sanayisi firmasının faaliyet gösterdiği ve 62 projenin yürütüldüğü sektörde 2024-2026 döneminde firma sayısı 4 bin 500’ün, proje sayısı 1400’ün üzerine çıktı. Yaklaşık 5,5 milyar dolar seviyesindeki toplam proje hacmi de 100 milyar doların üzerine yükseldi. Sektördeki dönüşüm ihracat rakamlarına da yansıdı. 2002’de 248 milyon dolar olan savunma ve havacılık ihracatı, 2025’te 10,05 milyar dolara ulaştı. Bu yılın ocak-temmuz döneminde 5,79 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirilirken temmuz itibarıyla son 12 aylık ihracat 11,2 milyar dolar seviyesine çıktı. 100 bin istihdam Aynı dönemde yıllık AR-GE harcamaları yaklaşık 49 milyon dolardan 3.5 milyar doların üzerine çıkarken yerlilik oranı yaklaşık yüzde 20 seviyesinden yüzde 80’in üzerine yükseldi. Doğrudan istihdamın 100 bin kişiyi aştığı sektördeki çalışanların yaş ortalaması 34 oldu. 2000’li yılların başında hazır alım, lisans altında üretim ve teknoloji transferinin ağırlık taşıdığı sektör, zaman içinde yurt içi geliştirme, özgün tasarım ve kritik alt sistemlerin millileştirilmesine yöneldi. Zırhlı araçlar ve klasik platformlardan insansız sistemlere, savaş gemilerine, jet uçaklarına, hava savunma sistemlerine, radar ve elektronik harbe, akıllı mühimmata, motor, uzay ve ileri elektronik teknolojilerine uzanan geniş bir ürün ve teknoloji portföyü oluştu. 2002’de yaklaşık 1.1 milyar dolar seviyesinde olan savunma ve havacılık cirosu, 2026’da 20 milyar doların üzerine çıktı. Havada insansız güç Son 25 yılın en görünür dönüşüm alanlarından birini insansız hava araçları (İHA) oluşturdu. Bayraktar TB2, Türkiye’nin insansız hava araçlarında küresel ölçekte görünürlük kazanmasını sağlarken operasyonel başarıyı ihracat başarısına dönüştüren en sembolik savunma sanayisi atılımlarından biri oldu. Bayraktar AKINCI’nın yüksek faydalı yük, uzun menzil, gelişmiş sensör ve ağır mühimmat entegrasyonu sayesinde insansız hava gücü, taktik seviyeden stratejik taarruz kapasitesine taşındı. BAYRAKTAR KIZILELMA da yüksek sürat, düşük görünürlük, hava-hava ve hava-yer görevleri ile kısa pistli gemilerde operasyon kabiliyetini bir araya getirdi. ANKA ve AKSUNGUR da uydu haberleşmesi, milli elektro-optik sistemler, mühimmat ve motor entegrasyonuyla yüksek irtifa, uzun havada kalış ve stratejik keşif-gözetleme kabiliyetinin gelişmesine katkı sağladı. Havada katmanlı yapı HİSAR ve SİPER sistemleri, alçak, orta ve yüksek irtifadaki farklı tehditlere karşı sensör, komuta-kontrol ve füze sistemlerini milli bir mimaride birleştiren katmanlı hava savunma yapısının temel unsurları arasında yer aldı. ÇELİK KUBBE de radarlar, elektro-optik sensörler, elektronik harp unsurları, komuta-kontrol altyapısı ve farklı menzillerdeki hava savunma silahlarını ortak bir ağ altında buluşturdu. SOM, ATMACA ve KARA ATMACA, TAYFUN hava, deniz ve kara platformlarında uzun menzilli hassas taarruz kabiliyeti geliştiriyor. Denizlerde kabiliyet arttı Deniz platformlarında MİLGEM, korvetten fırkateyne uzanan yerli savaş gemisi tasarım kabiliyetinin temelini oluşturdu. Savaş yönetim sistemleri, sensörler ve silah entegrasyonundaki kazanımlar, deniz savunma sanayisinde bağımsızlığın ve ihracatın önemli unsurlarından biri haline geldi. Bu kabiliyetin ileri halkalarından TF-2000 Hava Savunma Muhribi, MİLDEN Projesi; TCG ANADOLU ve Bayraktar TB3 birlikteliği de denizlerde yüksek kabiliyetle Türk savunma gücünü temsil ediyor.
Savunma sanayisinde 25 yıllık dönüşüm: Özgün platform ve sistemlerİsrail basınından flaş iddia! Dördüncü ülkeye işaret ettiler: 'Türkiye büyük anlaşma yolunda, 15 milyar dolarlık hedef'
MİLLİYET.COM.TR / İsrail basınında Türkiye'nin bölgedeki hamleleri yakından izlenmeye devam ediliyor. Maariv, “Askeri ittifaktan Süveyş Kanalı'na: Büyük Anlaşma” başlıklı analizinde, Ankara ile Kahire arasındaki yakınlaşmanın yalnızca savunma ve güvenlik alanıyla sınırlı kalmadığına dikkat çekti. ‘DÖRDÜNCÜ ÜLKE DAHİL OLABİLİR’ Maariv'in iddiasına göre Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında geçtiğimiz hafta imzalanan “Mekke Anlaşması”na dördüncü ülke olarak Mısır'ın da dahil edilmesi yakın vadede gerçekleşebilir. Gazete, Kahire'nin ise bu yakınlaşmayı yalnızca siyasi ve güvenlik konumunu güçlendirmek için değil, Türkiye ile ekonomik ilişkileri yeni bir seviyeye taşımak için de kullandığını vurguladı. ‘15 MİLYAR DOLARLIK HEDEF’ İsrail basınının dikkat çektiği en önemli başlıklardan biri ise 15 milyar dolarlık ticaret hedefi oldu. Haberde “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi tarafından ortaya konulan hedef doğrultusunda Ankara ile Kahire arasındaki ticaret hacminin 15 milyar dolara çıkarılması planlanıyor” denildi. İlginizi Çekebilir ‘EL ALAMEYN’DEN DÜNYAYA VERİLEN MESAJ’ Maariv, Türkiye'nin Mısır'ın son dönemde ikili ilişkilerindeki olumlu atmosfere ve gelişmelere de dikkat çekti. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın El Alameyn ziyaretini de bu kapsamda değerlendiren gazete, Bakan Fidan'ın Mısır Dışişleri Bakanı Badr Abdel Ati ile verdiği mesajların Ankara'nın Kahire'ye verdiği stratejik önemi ortaya koyduğunu aktardı. Haberde “Türk Dışişleri Bakanı Fidan, Türkiye ve Mısır'ın bölgede ağır tarihi ve coğrafi sorumluluklar taşıyan ‘iki büyük ülke’ olduğunu belirterek, ülkeler arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesinin Orta Doğu'da barış, istikrar ve refaha katkı sağlayacağını ifade etti” denildi. Bununla birlikte Maariv, Mısır'ın ise Mekke Anlaşması’na karşı temkinli hareket ettiğini iddia ederek “Kahire'nin anlaşmaya imza atan üç ülkeyle koordinasyon içinde ancak savunma taahhütlerinin kapsamını nihai karar öncesinde ayrıntılı biçimde incelemek istiyor” ifadelerini kullandı. ‘TÜRK BÖLGESİ PLANI’ Öte yandan İsrail basınına göre Kahire'nin Ankara ile yürüttüğü temasların asıl dikkat çekici boyutu ekonomi. Maariv'in haberinde öne çıkan en dikkat çekici iddialardan biri Süveyş Kanalı Ekonomik Bölgesi'nde Türk sanayi bölgesi kurulması planı oldu. Haberde “Mısır, Türk şirketlerini otomotiv, alüminyum, ağır makineler, kimya, tekstil ve hazır giyim başta olmak üzere çok sayıda sektörde yatırım yapmaya çekmek istiyor. Kahire'nin hesabı açık: Türkiye'nin üretim gücünü Mısır'ın stratejik coğrafi konumuyla birleştirmek ve ülkeyi Afrika ile Orta Doğu pazarlarına açılan bir Türk üretim ve ihracat üssüne dönüştürmek” denildi. TÜRKİYE'NİN AFRİKA HAMLESİ DE İSRAİL’İN RADARINDA Ankara ve Kahire arasında ekonomik iş birliğinin başka başlıklarının masada olduğunun öne sürüldüğü haberde “İki ülke, özellikle raf ömrü kısa ürünlerin daha hızlı taşınmasını sağlayacak Ro-Ro hattının yenilenmesini görüşüyor. Madencilik alanında da Mısır, Türk şirketlerini maden arama, hammadde işleme ve ortak araştırma faaliyetlerine yatırım yapmaya çağırıyor. Bunun yanı sıra Mısır'ın, Türkiye Ulaştırma Bakanlığı ile çeşitli Afrika ülkeleri arasında lojistik bağlantılar konusunda imzalanan mutabakata dahil edilmesini öngören belge de imzalandı” denildi. Haberde “Ankara-Kahire hattındaki ekonomik ilişkinin yalnızca iki ülke arasındaki ticaretle sınırlı değil; Türkiye'nin Afrika'ya uzanan ticaret ve lojistik ağında Mısır'ı stratejik bir merkez olarak konumlandırdığını ortaya koyuyor” değerlendirmesinde bulundu. GAZZE, SUDAN VE LİBYA DA MASADA Maariv'in haberinde Türkiye-Mısır temaslarının yalnızca ekonomik ve askeri başlıklardan oluşmadığına da dikkat çekildi. İsrail’in ablukası altındaki Gazze ve Batı Şeria'daki saldırıların sona erdirilmesi, İsrail'in Gazze'den çekilmesi ve insani yardımların bölgeye engelsiz biçimde ulaştırılması konusunda Ankara ve Kahire'nin ortak tutum sergilediği aktarıldı. Sudan ve Libya da görüşmelerin merkezinde yer aldığı öne sürülürken “Mısır, Sudan krizinin Sudan'ın sahipliğinde çözülmesi ve devlet kurumlarının bütünlüğünün korunması gerektiğini savunurken, Libya konusunda Ankara ve Kahire cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerine götürecek süreci destekliyor” denildi. İSRAİL, TÜRKİYE-MISIR HATTINI NEDEN YAKINDAN İZLİYOR? Maariv'in haberinde ortaya çıkan tablo, Türkiye-Mısır ilişkilerindeki yakınlaşmanın savunma anlaşmasının çok ötesinde bir stratejik ortaklık zemini oluşturduğuna işaret ediyor. Süveyş Kanalı'nda Türk sanayi bölgesi kurulması, 15 milyar dolarlık ticaret hedefi, limanlar arasındaki Ro-Ro bağlantısının güçlendirilmesi ve Afrika'ya uzanan lojistik hatlar, bu ilişkinin boyutunu ortaya koyuyor. İsrail basınının Türkiye-Mısır yakınlaşmasını bu denli yakından takip etmesi de dikkat çekiyor. Analistlere göre Maariv'in geniş analizinde ortaya koyduğu tablo, Ankara'nın Mısır üzerinden Doğu Akdeniz'den Süveyş'e, Körfez'den Afrika'ya uzanan geniş bir coğrafyada ekonomik, diplomatik ve güvenlik etkisini aynı anda büyüttüğünü gösteriyor. Gazze için kritik zirve Burnham’ı işlettiler!
Mekke Savunma Anlaşması NATO'ya alternatif değil; ortak mekanizmalar geliyorTrump’la Mekke anlaşmasını görüştü
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. İletişim Başkanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre liderler görüşmede, Türkiye- ABD ikili ilişkileri ile bölgesel...Devamı için tıklayınız
Terörsüz Türkiye için tarihi imza
Terörsüz Türkiye için TBMM'de tarihi bir destekle kabul edilen Milli Dayanışma Yasası, Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın onayının ardından Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Tarihi gelişmeyi sosyal...Devamı için tıklayınız
Bilal Erdoğan'dan 'Terörsüz Türkiye' vurgusuWest Asia war LIVE: Erdogan urges Trump to pursue talks with Iran, offers support
Turkiye has maintained close contact with the United States, Iran and mediators such as Pakistan and Qatar, while also acting as an intermediary between the parties
Erdogan urges Trump to pursue talks with Iran, offers support
Turkey, which has NATO’s second-largest army and borders Iran, has repeatedly called for an end to the war.
İran, Katar'da Alıkonulan Üç Pilot İçin Kızılhaç'a Başvurdu10 üniversiteye yeni rektör atandı
Bazı bakanlıklar ve kamu kurumlarına ilişkin atama ve görevden alma kararları Resmi Gazete'de yayımlandı. Bazı bakanlıklar ve kamu kurumlarına ilişkin atama ve görevden alma kararları Resmi Gazete'de yayımlandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla yayımlanan atama kararlarına göre, Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığına Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy atandı. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Başkan Yardımcılığına Bilgi Teknolojileri Genel Müdürü Engin Akyol atandı. Toplu Konut İdaresi Başkanlığı Başkan Yardımcısı Dursun Baştürk görevden alınırken, Başkan Yardımcılıklarına Ahmet Kutluğ Gayretli ve Abdulvahap Afşin getirildi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı Muhammed Gülyurt görevden alınırken, yerine Fatma Yiğiter Kara atandı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Rize İl Müdürü Hüseyin Güçlü de görevden alındı. 10 ÜNİVERSİTE'YE YENİ REKTÖR Karar kapsamında, Düzce Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Nedim Sözbir, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Ufuk Kuyrukluyıldız, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Emine Gümüşsoy, Gebze Teknik Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Hacı Ali Mantar atandı. Hoca Ahmet Yesevi Uluslararası Türk-Kazak Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanlığına Prof. Dr. Hüseyin Karaman getirildi. İhsan Doğramacı Bilkent Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Behzat Orhan Aytür, İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Rektörlüğüne Prof. Dr. Hüseyin Botanlıoğlu, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Mustafa Balcı, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Yusuf Yılmaz, Sakarya Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Hamza Al ve Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Ahmet Ulusoy atandı.
9 ülkeye yeni büyükelçi atandı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla yapılan büyükelçi atamalarına ilişkin kararlar, Resmi Gazete'de yayımlandı. Buna göre, Türkiye'nin Doha Büyükelçiliğine, Türkiye'nin Amman Büyükelçisi Yakup Caymazoğlu, Türkiye'nin Amman Büyükelçiliğine İkili İlişkiler (Ortadoğu) Genel Müdür Yardımcısı Hakan Karaçay, Türkiye'nin Kuveyt Büyükelçiliğine Doğu Avrupa Genel Müdür Yardımcısı Can Oğuz, Türkiye'nin Kişinev Büyükelçiliğine İkili İlişkiler (Suriye) Genel Müdür Yardımcısı Nazmiye Başaran atandı. Ayrıca, Türkiye'nin Cibuti Büyükelçiliğine Dış Politika Danışma Kurulu Üyesi Hüseyin Özdemir, Türkiye'nin Tallin Büyükelçiliğine Havva Yonca Gündüz Özçeri, Türkiye'nin Kinşasa Büyükelçiliğine Batı Afrika Genel Müdür Yardımcısı Senem Güzel, Tahran Büyükelçiliğine TBMM Dış İlişkiler ve Protokol Başkanı Ahmet Aydın Doğan, Türkiye'nin Gaboron Büyükelçiliğine Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT), Silahların Kontrolü ve Silahsızlanma Genel Müdür Yardımcısı Vesime Ela Beşkardeş Karagöl getirildi. Öte yandan, Türkiye'nin Cibuti Büyükelçisi Erdal Sabri Ergen ile Türkiye'nin Montevideo Büyükelçisi Tunca Özçuhadar merkeze alındı.
Büyükelçi atamaları Resmi Gazete'de
Buna göre, Türkiye'nin Doha Büyükelçiliğine, Türkiye'nin Amman Büyükelçisi Yakup Caymazoğlu, Türkiye'nin Amman Büyükelçiliğine İkili İlişkiler (Orta Doğu) Genel Müdür Yardımcısı Hakan Karaçay, Türkiye'nin Kuveyt Büyükelçiliğine Doğu Avrupa Genel Müdür Yardımcısı Can Oğuz, Türkiye'nin Kişinev Büyükelçiliğine İkili İlişkiler (Suriye) Genel Müdür Yardımcısı Nazmiye Başaran atandı. Ayrıca, Türkiye'nin Cibuti Büyükelçiliğine Dış Politika Danışma Kurulu Üyesi Hüseyin Özdemir, Türkiye'nin Tallin Büyükelçiliğine Havva Yonca Gündüz Özçeri, Türkiye'nin Kinşasa Büyükelçiliğine Batı Afrika Genel Müdür Yardımcısı Senem Güzel, Tahran Büyükelçiliğine TBMM Dış İlişkiler ve Protokol Başkanı Ahmet Aydın Doğan, Türkiye'nin Gaboron Büyükelçiliğine Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT), Silahların Kontrolü ve Silahsızlanma Genel Müdür Yardımcısı Vesime Ela Beşkardeş Karagöl getirildi. Öte yandan, Türkiye'nin Cibuti Büyükelçisi Erdal Sabri Ergen ile Türkiye'nin Montevideo Büyükelçisi Tunca Özçuhadar merkeze alındı. Çerçeve Yasa Resmi Gazete’de yayımlandı! Cumhurbaşkanı Erdoğan: Hayırlara vesile olsun Trump ile görüşen Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan 'kalıcı barış' vurgusu
Resmi Gazete'de yayımlandı! ÖSYM Başkanlığı’na Bayram Ali Ersoy atandı
Resmi gazetede yayınlanan atama kararlarına göre ÖSYM Başkanlığına Bayram Ali Ersoy atandı. BAYRAM ALİ ERSOY KİMDİR? İlginizi Çekebilir Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, 1974 yılında İstanbul'un Bayrampaşa ilçesinde doğmuştur. Aslen Ispartalıdır. Lisans eğitimini Orta Doğu Teknik Üniversitesi Eğitim Fakültesi Matematik Öğretmenliği Programı'nda tamamlamıştır. Yüksek lisans ve doktora eğitimlerini Yıldız Teknik Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Matematik Anabilim Dalı'nda tamamlamıştır. 2008–2009 yılları arasında Amerika Birleşik Devletleri'nde University of Cincinnati'de doktora sonrası (post-doktora) akademik çalışmalarda bulunmuştur. Akademik kariyerini Yıldız Teknik Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Matematik Bölümü'nde sürdüren Ersoy, 2012 yılında doçent, 2017 yılında profesör unvanını almıştır. Akademik çalışmalarının yanı sıra çeşitli idari görevlerde de bulunan Prof. Dr. Ersoy; Yıldız Teknik Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Koordinatörlüğü, Fen Bilimleri Enstitüsü Müdür Yardımcılığı, Personel Daire Başkanlığı, Genel Sekreterlik ve Rektör Danışmanlığı görevlerini yürütmüş, ayrıca Matematik Bölüm Başkanlığı görevinde bulunmuştur. 2017 yılından bu yana Italian Journal of Pure and Applied Mathematics dergisinde değerlendirme kurulu üyesi olan Prof. Dr. Ersoy'un, ulusal ve uluslararası hakemli dergilerde yayımlanmış çok sayıda bilimsel makalesi bulunmaktadır. Araştırma alanları; değişmeli halkalar ve cebirler, grup teorisi ve genellemeleri ile temel bilimler üzerine yoğunlaşmaktadır. Cebir alanında yayımlanmış ulusal kitapları bulunan Prof. Dr. Ersoy, çok sayıda yüksek lisans ve doktora tezine danışmanlık yapmıştır. Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, 4 Ağustos 2022 tarihinde Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın tensipleriyle, Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığı görevine atanmıştır. İyi derecede İngilizce bilmektedir. Evli ve iki çocuk babasıdır. Emniyet Genel Müdürlüğünde terfi ve atamalar yapıldı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Donald Trump ile görüştü
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Liderler görüşmede, Türkiye-ABD ikili ilişkileri ile bölgesel ve küresel gelişmeleri ele aldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Trump arasında kritik görüşme
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede, Türkiye-ABD ikili ilişkileri ile bölgesel ve küresel gelişmeleri ele aldı.
SON DAKİKA: Cumhurbaşkanı Erdoğan Donald Trump ile görüştü
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı görüşme ile ilgili şu açıklamada bulundu: Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Liderler görüşmede, Türkiye-ABD ikili ilişkileri ile bölgesel ve küresel gelişmeleri ele aldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran ile ABD arasındaki gerilimde diplomasiden azami ölçüde istifade edilmesinin mühim olduğunu, görüşmelerin sürmesini temenni ettiğimizi ve Türkiye’nin barış çabalarına destek vermeye devam edeceğini belirtti. Cumhurbaşkanımız, Pakistan ve Suudi Arabistan ile birlikte imzaladığımız Ortak Savunma Anlaşması’yla bölgesel istikrar ve güvenliğin temini için güçlü bir duruş sergilediğimizi ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze barış sürecinde ikinci aşamaya geçilmesini hedeflediğimiz bir dönemde İsrail yönetiminin Filistinlileri hedef alan eylemlerinde artış yaşandığını, Türkiye olarak bölgede kalıcı barışa ve Gazze’nin yeniden imarı için atılacak adımlara destek vermeyi sürdüreceğimizi vurguladı.
Son dakika... Cumhurbaşkanı Erdoğan, İngiltere Başbakanı Burnham ile görüştü
Son dakika haberi... Cumhurbaşkanı Erdoğan, İngiltere Başbakanı Burnham ile telefonda görüştü. Görüşmede, Türkiye-Birleşik Krallık ilişkileri ile bölgesel ve küresel gelişmeler ele alındı. Erdoğan, Başbakan Burnham'ı yeni görevi nedeniyle tebrik etti, önümüzdeki dönemde iki ülke ilişkilerinin daha ileri seviyelere taşınacağına inandığını belirtti
Başkan Erdoğan, Birleşik Krallık Başbakanı Andy Burnham ile telefonda görüştü! İşte ele alınan konular
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Birleşik Krallık Başbakanı Andy Burnham ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Liderler görüşmede, Türkiye-Birleşik Krallık ikili ilişkileri ile bölgesel ve küresel gelişmeleri...Devamı için tıklayınız
Cumhurbaşkanı Erdoğan Birleşik Krallık Başbakanı Burnham ile görüştü
İletişim Başkanlığı görüşmeye dair paylaşımda bulundu; Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Birleşik Krallık Başbakanı Andy Burnham ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Liderler görüşmede, Türkiye-Birleşik Krallık ikili ilişkileri ile bölgesel ve küresel gelişmeleri ele aldı. Cumhurbaşkanımız, Başbakan Burnham’ı yeni görevi nedeniyle tebrik ederken, önümüzdeki dönemde iki ülke ilişkilerinin daha ileri seviyelere taşınacağına inandığını belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, Türkiye ve Birleşik Krallık’ın başta savunma sanayii olmak üzere her alanda iş birliğinde önemli aşamalar kaydettiğini, iki ülkenin imzaladığı Stratejik Ortaklık Çerçeve Belgesi ile Güvenlik ve Savunma Ortaklığı Belgesi’nin önemli olduğunu, ticaret hacminin artırılmasıyla yatırım alanlarında da hedeflere ulaşmak için birlikte çalışmaya devam edeceğimizi söyledi.
Erdoğan: AB üyeliği önceliğimiz değil
Al Jazeera'ya konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Önceliğimiz Avrupa Birliği değil" dedi. İsrail'den Türkiye'ye yönelik tepkiler için ise, "Saldıracak olanlar olursa Türkiye savaştan çekinmez" diye konuştu.
Çamlıhemşin Tüneli hizmete açıldı! Ayder'e ulaşım 20 dakika kısalacak!
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Çamlıhemşin Tünelli Geçişi’nin açılış töreninde konuştu. Bakan Uraloğlu, açıklamasında Rize’ye iki önemli müjde ile geldiklerini söyledi. Uraloğlu, “İlk olarak bizleri burada bir araya getiren Çamlıhemşin Tünelimizle birlikte Fırtına Deresi ve Hala Deresi-1 köprülerini de kapsayan 2 kilometrelik yol kesimimizi hizmete açıyoruz. İnşallah öğleden sonra da Rize'yi Karadeniz'in en güçlü lojistik merkezlerinden birine dönüştürecek İyidere Lojistik Limanımıza gelecek gemileri Karadeniz’in dalgalarından koruyacak ana mendireğimizin son parçasını birlikte tamamlayacağız.” dedi. ULAŞIMIN VE HABERLEŞMENİN HER ALANINDA DESTAN YAZILDI Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde; “durmak yok, yola devam!” diyerek Türkiye’nin her karış toprağına hizmet götürmeye devam ettiklerini ifade eden Bakan Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti: “Cuma günü AK Parti’nin 25'inci kuruluş yıl dönümü kapsamında düzenlenen kutlama programında Sayın Cumhurbaşkanımızın tarihi konuşmasını dinlerken ulaştırma yatırımlarından bahsettiği kısım bizlere yeniden fark ettirdi ki; 2002 yılından bu yana; karayolundan demiryoluna, denizden havayoluna... Ulaşımın ve haberleşmenin her alanında adeta bir destan yazmış ve altın bir çağ da yaşamaya başlamışız. Şimdi burada Çamlıhemşin Tünelli Geçişini hizmete sunarak o destana yeni bir satır daha ekliyoruz.” Infografik Görsel (Quality Image) “ÜLKEMİZİN DÖRT BİR YANINI YÜKSEK STANDARTLI YOLLARLA DONATTIK” Uraloğlu, son 24 yılda, karayolu altyapısına yaptıkları yatırımlarla Türkiye’yi adeta yeniden inşa ettiklerini belirterek “Ülkemizin dört bir yanını yüksek standartlı yollarla donattık. 2002 yılında 6 bin 101 km uzunluğundaki bölünmüş yol ağımızı 30 bin 120 kilometreye çıkardık. Otoyol ağımızı 3 bin 796 kilometreye yükselttik. Ülkemizde trafik akışının yoğunlaştığı doğu-batı ve kuzey-güney koridorlarını belirleyerek bu akslarda yol standartlarını yükseltmeye de devam ediyoruz.” diye konuştu. Patrona attığı e-posta pahalıya patladı! Yargıtay'dan emsal karar “SON 24 YILDA 519 KİLOMETRE UZUNLUĞUNDA 4 BİN 272 YENİ KÖPRÜ İNŞA ETTİK” Zorlu coğrafyalarda, yüksek dağları ve derin vadileri Çamlıhemşin Tüneli’nde olduğu gibi doğaya meydan okuyan köprü ve tünellerle aşarak çok daha güvenli ve konforlu ulaşım sağladıklarını anlatan Bakan Uraloğlu, şu ifadeleri kullandı: “Son 24 yılda 519 kilometre uzunluğunda 4 bin 272 yeni köprü inşa ettik. Toplam köprü sayımız 10 bin 239’a, uzunluğumuz ise 830 kilometreye ulaştı. Yine 80 yılda sadece 50 kilometre tünel inşa edilmişken, biz bu uzunluğu da yaklaşık 17 kat arttırarak 878 kilometreye çıkardık. Bu köprü ve tünelleri uç uca eklesek, Rize’den çıkıp Edirne’yi aşarak Sofya’ya ulaşan bir mesafeden fazlası ediyor. Bu tünel ve köprülerimiz; üretim, ticaret, turizm, istihdam ve birliğin aktığı yaşam damarları olarak Türkiye’nin kalkınma destanına can veriyor, milletimizin yarınlarına umut ve bölgemize refah taşıyor.” Infografik Görsel (Quality Image) “PROJEMİZ KAPSAMINDA 3 TEK TÜP TÜNEL VE 5 ADET KÖPRÜ BULUNUYOR” Uraloğlu, Rize’de dünyaca ünlü Ayder Yaylası’na giden yolu daha güvenli ve konforlu hale getiren Çamlıhemşin Tüneli’ni ve 2 kilometrelik kesimi hizmete açmanın gururunu yaşadıklarını söyledi. Çamlıhemşin Tünelini Ardeşen-Çamlıhemşin-Ayder İl Yolu kapsamında inşa ettiklerini söyleyen Uraloğlu, “36,5 kilometre uzunluğundaki projemiz Karadeniz Sahil Yolu'nun Pazar – Ardeşen ayrımından başlayıp, Çamlıhemşin ilçe merkezinden geçerek, Ayder mevkiinde son buluyor. Yolun ilk 5,5 km’lik kesimini bitümlü sıcak karışım kaplamalı bölünmüş yol standardında, kalan kısmı ise platform genişliği 12 metre olacak şekilde tırmanma şeritli olarak inşa ediyoruz. Projemiz kapsamında; şu an açılışını gerçekleştirdiğimiz 955 metrelik Çamlıhemşin Tüneli ile birlikte2 bin 265 metrelik Hala Tüneli ve 450 metrelik Hala-2 Tüneli olmak üzere toplam uzunlukları 3670 metre olan 3 tek tüp tünel; ve yine bugün hizmete aldığımız Fırtına Deresi ve Hala Deresi-1 köprümüzle birlikte toplam uzunlukları 345 metre olan 5 adet köprü bulunuyor.” bilgisini paylaştı. Uraloğlu, yolun yaklaşık beşinci kilometresinde Tunca Kavşağı’ndan ayrılıp Tunca Beldesi’ne bağlantı sağlayan3 kilometrelik bağlantı yolunun da bulunduğunu, böylece projenin toplam uzunluğunun da 39,5 kilometreye ulaştığını kaydetti. 10 KİLOMETRELİK KESİM AÇILDI Bu kapsamda daha önce Ayder Mevki tarafında yaklaşık 8 kilometrelik kesimi trafiğe açtıklarını hatırlatan Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti: “Bugün de Çamlıhemşin Tüneli ile Fırtına Deresi ve Hala Deresi-1 köprülerini hizmete açarak böylece projenin toplam 10 kilometrelik bölümünü tamamlamış bulunuyoruz. Yine Hala Tüneli’nde kazı ve kaplama betonu çalışmalarını bitirdik. Hala-2 Tüneli’nde de kazı destekleme çalışmalarını tamamladık, kemer betonu imalatlarına devam ediyoruz. İnşallah Çamlıhemşin Tünelimiz ile Ayder Yaylası arasında kalan yaklaşık 7 kilometrelik kesimi de bu yıl sonuna kadar tamamlamayı hedefliyoruz.” “YOLUMUZ TAMAMLANDIĞINDA SEYAHAT SÜRESİNDE 20 DAKİKA KISALMA SAĞLAYACAĞIZ” Bakan Uraloğlu, yolun hem kış turizmi hem de yayla turizmi faaliyetleriyle her yıl bir milyonu aşkın ziyaretçiyi ağırlayan dünyaca ünlü Ayder Yaylası'na ulaşım sağlamasıyla bölgenin kültürel ve ekonomik dokusunu şekillendirmesi açısından büyük önem taşıdığını anlattı. Uraloğlu, proje ile mevcut yolda artan trafik yoğunluğu rahatlatarak, güzergahta daha hızlı, güvenli ve konforlu ulaşım tesis ettiklerini söyledi. Uraloğlu, “Yolumuz tamamlandığında mevcut yolda 1,5 kilometre, seyahat süresinde ise 20 dakika kısalma sağlayacağız. Böylece zamandan 675 milyon lira, akaryakıttan 97 milyon lira olmak üzere yıllık toplam 772 milyon lira tasarruf edececeğiz. Ayrıca güzel Rize’mizin doğasına zarar veren araçların karbon emisyonunu da 4 bin 800 ton azaltarak Rize’nin ve Ayder’in eşsiz doğasının korunmasına katkı sağlayacağız.” dedi. Karadeniz sahilinden iç kesimlere ulaşım kolaylığı sağlayacak proje ile tüm bölgedeki ticaret ve turizm potansiyelini de arttıracaklarını anlatan Bakan Uraloğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Ama özellikle bu yolumuz başta Ayder Yaylası olmak üzere tüm bölge turizmi için önemli bir dönüm noktası olacak. Neredeyse bütün yıla yayılan trafik yoğunluğunu yolumuz sayesinde önemli ölçüde azaltarak, yerli ve yabancı turistlerimiz ile Rizeli hemşerilerimize çok daha konforlu bir seyahat imkânı sunacağız. Daha kısa sürede, konfor ve güvenle ulaşabilme, turistlerin bölgede daha fazla zaman geçirmelerine imkân tanıyacak. Turizm çeşitliliğini artırarak bölgenin ekonomisine katkı sağlayacak. Bölgeye yapılan yatırımların artmasına ve yeni turizm tesislerinin açılmasına öncülük ederek yeni istihdam imkanlarını da arttıracaktır.” 24 YILDA YAKLAŞIK 226 MİLYAR YATIRIM Uraloğlu, “Hızla gelişen Organize Sanayi Bölgesi ve yapım çalışmaları devam eden İyidere Lojistik Limanı’nın tamamlanmasıyla Karadeniz’de daha da önemli bir lojistik üs haline gelecek Rize’nin ulaşım ihtiyaçlarını yönelik büyük projeler hayata geçirmeye devam ediyoruz.” ifadelerini kullandı. Rize’nin ulaşım ve iletişim altyapısına son 24 yılda yaklaşık 226 milyar yatırım gerçekleştirdiklerini de belirten Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti: “2002’ye kadar sadece 12 kilometre bölünmüş yolu vardı biz 175 kilometre daha yaparak toplamda 187 kilometreye ulaştık. Yollarının sadece 12 kilometresi BSK kaplamalıydı 387 kilometreye yükselttik. Karadeniz Sahil Yolu, Ovit Tüneli ve Bağlantı Yolları, İkizdere Şehir Geçişi, Hurmalık-1 ve Hurmalık 2 Tünelleri ve Rizeli vatandaşlarımızın 70 yıl boyunca hayalini kurduğu Salarha Tüneli gibi çok önemli projeleri tamamladık. İyidere-İkizdere, Kendirli, Güneysu Başköy Yollları ve Ardeşen-Çamlıhemşin-Ayder İl Yolu, Handüzü Yolu gibi 16 karayolu projesine devam ediyoruz.” İyidere Lojistik Limanı’nın da Rize’nin geleceğine vurulan altın bir mühür olduğunu düşündüğünü söyleyen Bakan Uraloğlu, “Bu limanımız Doğu Karadeniz Bölgesi, Avrupa ve Orta Asya’ya açılan Kafkasya Koridoru üzerindeki konumu ile stratejik öneme sahip. Ama öğleden sonra orada da bir programımız olduğu için burada daha fazla detaya girmiyorum.” dedi. Rize-Artvin Havalimanı’nda da açıldığı günden bu yana yaklaşık 4,5 milyon yolcuya hizmet sunduklarını belirten Bakan Uraloğlu, “Rize-Artvin Havalimanı’nın pist aydınlatma sistemini daha kısıtlı görüş mesafelerinde ve geceleri uçakların inişine imkan tanıyan CAT-2 seviyesine de yükselttik. İstanbul, Sabiha Gökçen, Ankara Esenboğa, Adnan Menderes ve Antalya Havalimanları olmak üzere iç hatlarda 5 ayrı noktaya haftalık 85 sefer, dış hatlarda ise; Riyad, Cidde, Medine, Hofuf ve El Jouf olmak üzere 5 noktaya 11 sefer düzenliyoruz. Hem iç hat hem de dış hat uçuş ağı yeni noktalarla genişlemeye devam ediyor.” açıklamasında bulundu.
Bakan Uraloğlu: Ayder Yolu'nda Seyahat Süresi 35 Dakikaya Düşecek- NATURAL_DISASTER17 Ağu
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 17 Ağustos mesajı: Acısı ilk günkü gibi yüreğimizde
Depremde yakınlarını kaybeden ailelere başsağlığı dileyen Erdoğan, "17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 27’nci yıl dönümünde, hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet niyaz ediyor, acısı ilk günkü gibi yüreğimizde olan tüm kayıplarımızın ailelerine ve yakınlarına başsağlığı dileklerimi iletiyorum" ifadelerini kullandı. Infografik Görsel (Quality Image) Son dakika... Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Azize Sibel Gönül için taziye mesajı
'Big, bold and important first step': Trump welcomes defence pact between Pakistan, Saudi Arabia and Turkiye
United States President Donald Trump said on Sunday he was pleased by the recent signing of a defence pact between Pakistan, Saudi Arabia and Turkiye. “Very happy to see that Saudi Arabia, Turkiye, and Pakistan have recently, and finally, signed the Makkah Joint Defence Agreement,” he wrote on his Truth Social platform. “It shows how the Middle East is coming together, and how Countries will finally be able to defend themselves in a more meaningful way,” he wrote, calling it a “BIG, BOLD, IMPORTANT FIRST STEP”. Reacting to Trump’s remarks, Prime Minister Shehbaz Sharif said he “deeply appreciated” the “kind words of support” on the signing of the agreement. “Together, with the brotherly Kingdom of Saudi Arabia and the Republic of Turkiye, Pakistan will continue to play a constructive role in ensuring the defence of our own countries as well as the entire region,” he said. In an apparent reference to last year’s brief military conflict with India, PM Shehbaz also took the opportunity to commend Trump for his “courageous and decisive leadership, which helped avert a nuclear catastrophe in South Asia and saved millions of lives”. “Durable peace is the most essential prerequisite for a bright and prosperous future for our peoples,” he said. The three-way agreement, signed on August 7, comes amid a US-Iran war that has extended violence to the region, including Houthi rebel attacks. The joint defence agreement aims to strengthen collective deterrence and empowers its signatory states to treat an attack against one of them as an attack against all of them. Turkiye’s defence ministry said last week that Pakistan, Turkiye and Saudi Arabia will form political and military mechanisms under the pact, adding the alliance would also deepen defence industry cooperation. Both Prime Minister Shehbaz Sharif and Deputy Prime Minister and Foreign Minister Ishaq Dar have said the pact is defensive in nature, with the latter saying that it is also “open to any country in the region” willing to uphold its fundamental principles. Shortly after the agreement was signed, Turkish Foreign Minister Hakan Fidan said Turkiye expected Egypt to join the pact “in the next stage”, telling the Anadolu state news agency only “a few technical issues” stood in the way. However, Egypt has not commented on the agreement nor on the remarks by Fidan. Later, Turkish President Recep Tayyip Erdogan also said he hoped more countries would join the defence agreement. “Our vision for it is not limited to the three countries,” the Turkish leader told the London-based Asharq Al-Awsat daily. “Rather we aspire for it to grow, and perhaps appropriate conditions will emerge one day for all countries of the region to gather under its umbrella,” he added. Meanwhile, Kuwait, Bahrain and Somalia are among the countries that have welcomed it. Iran’s comments also took a rather positive tone, stressing its stance of pursuing “security mechanisms based on cooperation between regional countries”.
Trump'tan Pakistan-Suudi Arabistan-Türkiye savunma paktına övgüİletişim Başkanı Duran'dan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Al Jazeera televizyonuna verdiği röportaja ilişkin paylaşım
Duran, NSosyal hesabından, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Doha merkezli Al Jazeera Arapça televizyonuna verdiği röportaja ilişkin yaptığı paylaşımda, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, mülakatta, Türkiye'nin dış politika gündemine, bölgesel ve küresel gelişmelere ilişkin önemli mesajlar verdiğini belirtti. Takıntılı olduğu genç kadının annesini bıçakladı! 1 yıl önce 'kızınızı koruyun' uyarısı Erdoğan'ın açıklamalarında, barışı önceleyen, milli menfaatlerinden, bağımsız iradesinden ve kararlı duruşundan taviz vermeyen bir Türkiye'nin güçlü dış politika vizyonunu bir kez daha ortaya koyduğunu aktaran Duran, şunları kaydetti: "Cumhurbaşkanımız, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Anlaşması'nın dünya barışına güçlü bir mesaj verdiğini ifade etti. Bu işbirliğinin ilerleyen dönemde genişleyebileceğini, Mısır'ın talep etmesi halinde görüşmelere kapının açık olduğunu belirtti. Suriye'yi Türkiye'nin kardeşi olarak nitelendiren Cumhurbaşkanımız, Suriye'yi asla yalnız bırakmayacağımızı ve istikrarının sağlanması için üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirmeyi sürdüreceğimizi vurguladı. Cumhurbaşkanımız ayrıca en kısa zamanda Şam'ı ziyaret edeceğini açıkladı." Duran, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın röportajda, Gazze'nin asla yalnız bırakılamayacağını belirttiğini, Türkiye'nin bugüne kadar üzerine düşeni yaptığını ve bundan sonra da yapmaya devam edeceğini vurguladığını ifade etti. Erdoğan'ın, Hamas'ın samimi bir yaklaşım ortaya koymasına karşılık İsrail'in saldırgan tutumunu sürdürdüğüne dikkati çekerek barışın önündeki temel engeli açıkça ortaya koyduğunu vurgulayan Duran, "Türkiye-ABD ilişkilerine de değinen Sayın Cumhurbaşkanımız, ABD Başkanı Donald Trump'tan F-35 konusunda söz aldığını belirterek bu sözün yerine getirilmesini beklediğini ve meselenin Türkiye açısından önem taşıdığını vurguladı. Avrupa Birliği konusunda ise Türkiye'yi dışarıda bırakmayı sürdüren Avrupa'ya 'Kaybeden siz olursunuz, Türkiye olmaz' diyerek net bir mesaj verdi." değerlendirmesinde bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan AB'ye rest: Kaybeden siz olursunuz
İletişim Başkanı Duran'dan Erdoğan'ın Al Jazeera röportajına ilişkin paylaşımTrump'tan Mekke Paktı'na destek: Büyük, cesur ve önemli bir ilk adım
ABD Başkanı Donald Trump, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nı memnuniyetle karşıladı. ABD Başkanı Donald Trump, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşmasına ilişkin açıklama yaptı. Trump, üç ülkenin uzun süredir üzerinde çalışılan savunma anlaşmasını imzalamasından memnuniyet duyduğunu belirterek, anlaşmanın Ortadoğu'da ülkelerin kendi güvenlikleri konusunda daha fazla sorumluluk üstlenmelerinin göstergesi olduğunu söyledi. Trump, “Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan'ın kısa süre önce ve nihayet Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nı imzaladığını görmekten büyük mutluluk duyuyorum.” dedi. ABD Başkanı, anlaşmanın bölgesel açıdan önemine işaret ederek şunları söyledi: “Bu, Ortadoğu'nun nasıl bir araya geldiğini ve ülkelerin sonunda kendilerini çok daha anlamlı bir biçimde savunabileceklerini gösteriyor.” Trump, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın liderlerini de tebrik ederek, “Bu büyük, cesur ve önemli bir ilk adım. Vay canına!” ifadelerini kullandı. MEKKE'DE İMZALANDI Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan, Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nı 7 Ağustos'ta imzaladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif tarafından imzalanan anlaşmanın temelini kolektif savunma ilkesi oluşturuyor. Anlaşmaya göre üç ülkeden herhangi birine yönelik silahlı saldırı, diğer ülkelere de yapılmış bir saldırı olarak değerlendirilecek. Düzenleme bu yönüyle NATO Antlaşması'nın kolektif savunmayı düzenleyen 5. maddesine benzetiliyor. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da anlaşmanın teknik olarak NATO'nun 5. maddesine benzer bir mekanizma içerdiğini, saldırıya uğrayan ülkeye verilecek desteğin taraflar arasındaki istişarelerin ardından belirleneceğini açıklamıştı. ORTAK TATBİKATLAR VE SAVUNMA SANAYİSİ İŞBİRLİĞİ Milli Savunma Bakanlığı, anlaşma kapsamında üç ülkenin savunma ve dışişleri bakanları ile genelkurmay başkanları veya silahlı kuvvetler komutanlarının dahil olacağı üst düzey siyasi ve askeri mekanizmaların oluşturulmasının planlandığını açıkladı. Kara, deniz ve hava kuvvetlerinin yanı sıra hava savunma ve insansız sistemleri kapsayan ortak tatbikatlar yapılması da planlanıyor. Üç ülke arasında savunma sanayisinde ortak geliştirme ve üretim, teknoloji paylaşımı, lojistik ve bakım alanlarındaki işbirliğinin artırılması öngörülüyor. İnsansız ve otonom sistemler, elektronik harp ve yapay zeka ise öncelikli alanlar arasında bulunuyor. MISIR DA KATILABİLİR Türkiye, anlaşmanın mevcut ittifaklara alternatif olmadığını ve başka ülkelerin katılımına açık olduğunu açıklamıştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan da Mısır'ın ilerleyen dönemde üçlü savunma mekanizmasına katılabileceğini söyledi. Pakistan ise anlaşmanın herhangi bir ülkeye karşı oluşturulmadığını ve “tamamen savunma amaçlı” olduğunu belirtmişti. Türkiye de paktın İran'ı veya başka bir ülkeyi hedef almadığını vurgulamıştı.
Trump: Mekke Paktı büyük, cesur ve önemli bir ilk adımErdogan says Hamas acted sincerely, criticises Israeli attacks
Erdogan said Hamas has shown all possible sincere solidarity, while Israel continues aggressive attacks on Gaza.
SDG’nin Kobani sorumlusu Erdoğan ve Bahçeli'yi övdü, 'YPG-SDG’nin feshini birkaç gün içinde duyuracağız' dedi
SDG'nin Kobani sorumlusu Mahmut Berxwedan, Şam'daki HTŞ yönetimiyle askeri sorunların yüzde 99 oranında aşıldığını belirterek, "Birkaç gün içerisinde YPG-SDG'nin feshini duyuracağız. Özerk yönetim yapısı da ortadan kalkacak" dedi. AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP lideri Devlet Bahçeli'yi de öven Berxwedan "Erdoğan ve Bahçeli’nin üstlendiği misyon gerçek bir vatansever sorumluluğu ve geleceği inşa tavrıdır" dedi.
Türk Silahlı Kuvvetleri, 10 yılda yenilendi! 205 general-amiral yeni görevlerine atandı
AYDIN HASAN / ANKARA -Cumhurbaşkanı kararıyla; Kara Kuvvetleri Komutanlığı’ndan 123 general, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’ndan 38 amiral, Hava Kuvvetleri Komutanlığı’ndan 44 generalin ataması yapıldı. General ve amiral sayısı, 30 Ağustos 2026 tarihi itibarıyla 334 olacak. 15 Temmuz FETÖ darbe girişimi sonrasından ihnaçlar nedeniyle TSK’daki general-amiral sayısının 2016 yılında 206’ya kadar düşmesi ile bozulan denge, zaman içinde terfilerle yeniden kuruldu. 2015 yılında jandarma da dahil TSK bünyesinde 358 general-amiral bulunuyordu. Jandarma ve sahil güvenlikteki general-amiral sayısı da dikkate alındığını günümüzde komuta kademesindeki sayısal zayıflık kapatılmış oldu. Ege’ye yeni komutan Yeni atamalara göre; 2’nci Ordu Komutanı Korgeneral Zorlu Topaloğlu Ege Ordu Komutanlığı’na, Kara Kuvvetleri Eğitim ve Doktrin Komutanı Korgeneral Gültekin Yaralı 2’nci Ordu Komutanlığı’na, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı Sebahattin Kılınç Genelkurmay Başkanlığı emrine, 9’uncu Ordu Komutanı Korgeneral Tuncay Altuğ Kara Kuvvetleri Eğitim ve Doktrin Komutanlığı’na, MSÜ Rektör Yardımcısı Korgeneral Burhan Aktaş 3’üncü Ordu Komutanlığı’na, 7’nci Kolordu Komutanı Korgeneral Ertan İnaltekin Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı’na atandı. Tuğgeneral Vedat Er, Kara Kuvvetleri Komutanlığı Askerî İlişkiler ve Strateji Daire Başkanı oldu. Amfibi kolorduya atama Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanı Koramiral Mustafa Kaya Donanma Komutan Yardımcılığı’na, Güney Deniz Saha Komutanı Koramiral Rafet Oktar Amfibi Kolordu Komutanlığı’na, Deniz Harp Okulu Komutanı Ramazan Özdoğul Kuzey Deniz Saha Komutanlığı’na, MSÜ Rektör Yardımcısı Koramiral Erhan Aydın Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanlığı’na, Harp Filo Komutanı Tümamiral Mehmet Baybars Küçükatay Güney Deniz Saha Komutanlığı’na, Harekat Başkanı Tümamiral Mehmet Emre Sezenler MSÜ Rektör Yardımcılığı’na, Donanma Kurmay Başkanı Tümamiral Kenan Kaan Türkkan Harp Filo Komutanlığı’na atandı. İmralı’ya yeni komutan Terörsüz Türkiye sürecinde DEM Parti heyetinin cezaevinde hükümlü bulunan Abdullah Öcalan’ın ziyaretleri nedeniyle gündemde öne çıkan İmralı adasına yeni jandarma komutanı atanacak. İmralı Jandarma Komando Ada Güvenlik Komutanı Jandarma Kıdemli Albay Veysel Ergün, Eskişehir İl Jandarma Komutanı olarak atandı. Gezeravcı üs komutanı oldu Orgeneral Erdoğan Gür Muharip Hava Kuvvetleri Komutanlığı’na, Korgeneral Yaşar Kadıoğlu Kurmay Başkanlığı’na, Korgeneral Ergin Dinç Hava Eğitim Komutanlığı’na, Tümgeneral Serkan Gökhan Can İstihbarat Başkanlığı’na, Tümgeneral Cihangir Kemal Yüzçelik Hava Harp Okulu Komutanlığı’na, Tuğgeneral Esat Çetin 3’üncü Ana Jet Üs Komutanlığı’na, Tuğgeneral Erol Gökmen 1’inci Ana Jet Üs Komutanlığı’na, Türkiye’nin ilk insanlı uzay misyonunu gerçekleştiren Tuğgeneral Alper Gezeravcı 5’inci Ana Jet Üs Komutanlığı’na getirildi.
TSK'da 205 general ve amiralin yeni görevleri belli olduIran fires back at Trump’s Hormuz claim
• Tehran says waterway will remain under its control, vows to maintain blockade • White House official says president’s remarks were ‘a joke’ • Pezeshkian acknowledges economic toll of war; Araghchi rules out talks without strict conditions • Iranian military calls for release of three pilots ‘detained’ in Qatar; Doha denies holding any DUBAI: Iran fired back on Saturday at US President Donald Trump’s claim that he would soon declare the strategic Strait of Hormuz part of US territory, asserting the crucial energy waterway it has blockaded will indefinitely remain under Iranian command. The rhetorical clash comes as attacks on Emirati oil tankers brought maritime traffic in the vital waterway to a near standstill. “The Strait of Hormuz has been Iranian, is Iranian, and will remain Iranian,” Iranian Deputy Foreign Minister Kazem Gharibabadi posted on X. “This strait will be opened and closed only at Iran’s command, and so long as you do not accept the reality of defeat and stop indulging in fantasies, Iran will continue to enforce the blockade,” he added. Trump, speaking at a rally in New York on Friday, said that after the US defeated Iran, he would “pretty soon” declare Hormuz US territory. A White House official later attempted to soften the statement, saying the president had been joking. Diplomatic efforts to end the standoff remain frozen. Iranian Foreign Minister Abbas Araghchi stated on Saturday that Tehran has not decided to resume negotiations with Washington. He clarified that messages exchanged via Qatar and Pakistan do not amount to negotiations, adding that the US must meet strict conditions for shipping to resume. A top Iranian official, Mohammad Bagher Zolghadr, outlined those conditions last week, demanding an end to the “war and aggression against Iran and its allies in Lebanon, Palestine, Yemen, and Iraq”, alongside the termination of crippling sanctions and compensation for wartime damage. As diplomacy stalls, violence in the strait persists. The United Arab Emirates’ state-owned Abu Dhabi National Oil Company said one of its vessels came under attack while transiting the strait on Friday evening, following similar attacks on two ADNOC vessels Thursday. No injuries were reported. Additionally, the United Kingdom Maritime Trade Operations agency reported that a bulk carrier was struck in the hull by an unknown projectile in the strait on Friday. The attacks have dramatically slowed traffic. Vessel-tracking data from Kpler showed only two non-oil vessels passing through on Friday with no crude shipments visible, a stark contrast to the more than 130 ships that traversed it daily before the conflict began in late February. For Gulf economies built around oil exports, the disruption has created a crisis that extends far beyond the battlefield. Kuwait Petroleum Corporation’s chief executive described the country’s oil sector as “paralysed”, with more than 90pc of government income dependent on crude exports travelling through Hormuz. Turkish President Recep Tayyip Erdogan said reopening Hormuz was a priority and that he had discussed ending the war and Washington’s role in doing so with Trump. Despite Iran’s defiant tone regarding the strait, President Masoud Pezeshkian acknowledged the war’s severe economic toll on his country. In remarks carried by state media, Pezeshkian attributed rising inflation to the US blockade and the destruction of industrial facilities. “Our revenues have declined. We used to sell oil, but now we cannot sell it,” Pezeshkian said, noting that damaged factories have decimated tax revenues. Washington has signalled further economic pressure, with Treasury secretary Scott Bessent promising measures aimed at placing Tehran under unprecedented isolation. The US military has also vowed to maintain an indefinite naval blockade of Iranian ports. However, the closure of Hormuz has also created a political headache for Trump ahead of the November congressional elections. The average US price of a gallon of gasoline reached about $4.08 on Friday, up 29pc from a year earlier. Vice-president JD Vance said keeping energy prices low was Washington’s top priority, even as Trump urged Americans to accept higher petrol prices as the price of preventing Iran from acquiring a nuclear weapon. Separately, Iran’s Armed Forces General Staff appealed to the International Committee of the Red Cross on Saturday to help secure the release of three Iranian pilots allegedly held in Qatar. The military’s Missing Persons Search Committee said pilots Javad Salehi, Abdolmajid Dashtian, and Omran Behraveshian were captured alive in March after their Su-24 fighter jets were shot down during an operation against a US base. The committee accused Qatar of violating the Geneva Conventions by denying the prisoners communication with their families. In response, Qatari foreign ministry spokesman Majed Al Ansari said on X: “We categorically deny the claims circulating regarding the detention of Iranian pilots & are surprised by these misleading statements.” Qatar rescuers “carried out their duties to the fullest” searching for the pilots, he added. It had “communicated with the Iranian side to coordinate the handover of the remains of one of the pilots who was found”, said Ansari. “Qatar also issued an invitation for an Iranian team to visit the Qatar to be briefed on the details of the search & rescue operations in April, but the Iranian side has yet to respond to the invitation,” he added. Published in Dawn, August 16th, 2026
ABD-İran Mutabakatına Rağmen İsrail'den Lübnan'a Kanlı Saldırı: 4 ÖlüTBMM Başkanı Kurtulmuş'tan 'Terörsüz Türkiye' mesajı: Ne ayrılıkçı söze ne de ayrımcılık sözlerine yer yok
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, MÜSİAD'ın Bakırköy'deki merkezinde Milli İrade Platformu ve Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı (TGTV) tarafından "Terörsüz Türkiye" temasıyla düzenlenen 17. Milli İrade Buluşması'nda konuştu. Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk asrının yarısını işgal eden terör nedeniyle büyük şehirlerin dahi zarara uğradığına, en mütevazı tahminlerle terörün Türkiye'ye maliyetinin 2,3 trilyon dolar olduğuna dikkati çeken Kurtulmuş, geçmiş yıllarda çok sayıda siyaset adamının terör meselesini çözmek için gayret sarf ettiğinden bahsetti. İlginizi Çekebilir Kurtulmuş, bu isimlerden Necmettin Erbakan, Turgut Özal, Süleyman Demirel ve Bülent Ecevit'i anarak, "Ne yazık ki ne zaman bu sorunu çözmek için bir adım atılsa birileri devreye girmiş, birtakım suikastlarla, provokasyonlarla bu süreç berhava edilmiştir. Aynı şekilde Sayın Cumhurbaşkanımızın Başbakanlığı döneminde 2013-2014 yıllarında gerçekleştirilen ve neredeyse bitme noktasına gelen, toplumsal hafızada 'Dolmabahçe Mutabakatı' diye yer eden o süreçte de işlerin gayet iyi gittiği bir noktada, o günkü devlet yapısı içerisinde konuşlanmış bazı hain odaklar tarafından -ismini verelim, FETÖ'nün birtakım emirberleri ve ileri karakolları tarafından- o süreç akamete uğratılmıştı." diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın talimatları ve öncülüğüyle sürecin yeniden başladığını ifade eden Kurtulmuş, "Süreç, fevkalade uzun bir merhaleden geçti ve Allah'ın lütfuyla 10 Ağustos 2026'da Ankara'da Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde 467 oyla 'Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi' kabul edildi ve çok önemli bir viraj geride bırakılmış oldu." ifadelerini kullandı. TBMM Başkanı Kurtulmuş, Türkiye'de böylesine büyük bir toplumsal ittifakın ortaya çıkmasının başlı başına büyük başarı olduğunu dile getirerek, bu kadar farklı partiden insanların bir araya gelmesi ve ortak noktada buluşmasının çok nadir görülen bir şey olduğunu kaydetti. Bu durumun Türkiye'nin demokrasisinin zaferi ve "Terörsüz Türkiye" konusundaki kararlılığın da ciddi bir yansıması olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, geçen yıl TBMM'de çalışma yürüten Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun hazırladığı raporun "Terörsüz Türkiye" süreciyle ilgili bir yol haritası ve genel bir çerçeve oluşturduğunu söyledi. "BU MODEL, TÜRKİYE MODELİDİR" Kurtulmuş, çatışma çözümleri uygulamalarında hep bir üçüncü gözün bulunduğunun altını çizerek, "Bir tarafta örgüt, bir tarafta devlet, bir de başka bir devlet ya da başka bir uluslararası kuruluş üçüncü göz olarak süreci kontrol eder. Bizim örneğimizde üçüncü göz yoktur. Üçüncü göz de birinci göz de bizatihi milletin kendisidir ve milletin temsilcileridir. Ümit ediyorum, aradan yıllar geçtikten sonra Türkiye'deki bu çaba, bütün uluslararası ilişkiler okullarında, kamu yönetimiyle ilgili üniversitelerde çatışma çözümlerinin halledilmesi bakımından bir ders olarak okutulacaktır. Onun için diyoruz ki bu model, Türkiye modelidir." diye konuştu. Bugüne kadar gelinmesinde örgütün silah bırakma iradesinin de önemli etkisinin olduğuna işaret eden Kurtulmuş, "Orta Doğu'da en çok bulunan şey silahtır. Orta Doğu'da pazarda peynir ekmek satılır gibi on yıllar boyunca silah satıldığını, silah tedarik edildiğini biliyoruz. Esas mesele bir daha bu memlekette hiçbir Kürt evladının hangi gerekçeyle olursa olsun eline silahı alarak dağa çıkmasını mümkün kılmayacak bir ortamı oluşturmaktır. İnşallah bunu sağlayacağız." dedi. Kurtulmuş, örgütün silah bırakmasıyla ilgili süreçlerde konunun ilk olarak TBMM'ye taşındığını ve milletvekillerinin ortak bir iradeyle hareket ettiğini belirtti. "Başından itibaren şunu söyleyeyim. Bu asla bir partinin ya da iktidarın meselesi değil, bu Türkiye'nin meselesidir, bütün partilerin meselesidir. Eğer bir başarı olacaksa buna güç, kuvvet, destek veren herkesin başarısı olacaktır." diyen Kurtulmuş, geçen hafta Meclis’ten geçen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un üç sigortasının olduğunu anlattı. Kurtulmuş, kanunun detaylarına ilişkin, "Herhalde dünyada hiçbir çatışma çözümünde bir devlet, işini yaparken kendisini bu kadar garantiye almamıştır. Üç sigorta var. Hiçbirisinin atlanması mümkün değil. Yani örgüt silahını bırakıyormuş gibi yaparak silahlarını bırakmadığı süre içerisinde bu yasanın kapsamından istifade edilmesi mümkün değil." değerlendirmesini yaptı. Yasanın geçici olduğuna dikkati çeken Kurtulmuş, PKK, PYD ve KCK harici örgütlerin bu yasadan istifade edemeyeceğini vurguladı. TBMM Başkanı Kurtulmuş, "Yasanın yürürlüğe girdiği tespit edildikten yani 1. madde yerine getirildikten sonra 6 ay süre verilecek. Bu 6 aylık süre içerisinde silahlarını bırakan ve 'Ben örgütsel faaliyetten vazgeçtim.' diyen örgüt elemanları bundan istifade edebilecek. Bir başka soru çok sık soruluyor. Yasada çok net bir şekilde ifade edilmiş olmasına rağmen bunu suistimal ediyorlar. İmralı dahil örgütün hiçbir üst düzey yetkilisinin, bu haliyle yasadan yararlanması mümkün değildir." şeklinde konuştu. Kurtulmuş, "Eğer Türkiye bu teröre harcadığı kaynakları, teröre kaybetmiş oldukları insan gücünü kaybetmeseydi, inanın ki bugün bambaşka bir Türkiye olurdu. Şu anda var olduğuna sevindiğimiz birçok altyapı hizmetlerinin 30 yıl evvel gerçekleşmesi mümkün olurdu ama maalesef Türkiye bunları gerçekleştiremedi. Tabii ki bu yasa her şey değil, bu yasayla her şey bitecek değil. Amaç terör örgütünün silahlarını bırakması ve kendisini tasfiye etmesidir." ifadelerini kullandı. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun hazırladığı raporun "Terörsüz Türkiye"nin kapısını araladığını, çıkarılan yasanın ise bu kapıyı sonuna kadar açtığını kaydeden Kurtulmuş, bu yolun kardeşlik, bütünleşme, Türkiye'nin bütün şehirlerinin ve kentlerinin birbiriyle iç içe geçmesi yolu olduğuna değindi. "İnşallah bunu sağlayacağız. 2 senedir Türkiye'de terörden dolayı bir tek kişi ölmüyor, bir tek kişinin burnu kanamıyor." değerlendirmesini yapan Kurtulmuş, Türkiye'de terör ve ayrılık sözlerinin geride kalacağını söyledi. Kurtulmuş, "Bu memlekette artık ne ayrılıkçı söze ne de ayrımcılık sözlerine yer yoktur. İnsanları ötekileştiren, insanları ikinci sınıf vatandaş olarak gören, onlara zaman zaman haddi bildirilmesi gereken bir güruh olarak bakan söze ihtiyacımız olmadığı gibi bu memleketin bir tek santimetre karesini ayırıp ayrımcılık içerisinde hayal görmeye de bu memlekette yer yoktur. Bunun için önce dillerimizi, niyetlerimizi, kardeşlik üzerindeki faaliyetlerimizi artıracağız." dedi. "BÜTÜN ŞARTLAR ÜST ÜSTE GELDİ" Gelecek dönem Türkiye'nin önlenemeyen yükselişine şahit olunacağını vurgulayan Kurtulmuş, şu ifadeleri kullandı: "Bütün şartlar üst üste geldi, çok şükür bu noktaya kadar geldi. Bunun kıymetini bilmek lazım. Bu anın vacibi, bunun kıymetini bilip bir an evvel uzatmadan bütün bu işleri tamamına erdirmek ve barış iklimini nihayetinde kalıcı kardeşliğe, toplumsal bütünleşmeye döndürebilmektir. Bütün bunları söylerken bir şeyi daha ifade etmeyi kendim için vazife telakki ediyorum. Bu işin olması için gayret sarf eden, gerçekten bu meselenin artık Türkiye'nin gündeminden kalkması için çabalayan çok sayıda insan oldu, bundan sonra da olacak. Ama unutmayın, 'içeride ve dışarıda bu iş olmasın, Türk devleti artık bu meseleden kurtulmasın, tekrar uğraşmaya devam etsin' diye plan yapan, hesap yapan nice odaklar var. Bilmiyorum ama şundan eminim: 467 oyla yasanın kabul edildiği günün akşamı kim bilir hangi ülkedeki, hangi enstitüde masaların üstüne haritalar konuldu ve yeniden bir ayrılık senaryosu nasıl yazılır, bunların çalışmaları başladı. Buna fırsat vermeyeceğiz." Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda, TGTV Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan da konuşma yaptı. Erdoğan, günün anısına Kurtulmuş'a İbrahim Suresi'nin 40. ayetinin işlendiği bir tablo takdim etti. Programa, TBMM İdare Amiri ve AK Parti İstanbul Milletvekili Hasan Turan, TBMM Adalet Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel, AK Parti Elazığ Milletvekili Mahmut Rıdvan Nazırlı, AK Parti İstanbul Milletvekili İsa Mesih Şahin, MÜSİAD Genel Başkanı Burhan Özdemir, vakıf ve dernek başkanları ile kanaat önderleri de katıldı. Yunanistan'da gündem: Mekke İttifakı! Atina'nın iki büyük kabusu Alihan Kuriş'in çelik kasasıdan servet çıktı! 66 milyar lirayı aşan şüpheli para trafiği MASAK raporunda
Kurtulmuş: Bir asırlık ayrılığı geride bırakıyoruz, ayrılıkçı sözlere yer yokErdoğan’dan Trump’a F-35 mesajı: Sözünü yerine getirmesini bekliyoruz
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump'tan F-35 savaş uçakları konusunda söz aldıklarını belirterek, bu sözün yerine getirilmesini beklediklerini bildirdi.
Bilal Erdoğan'dan 17. Milli İrade Buluşması'nda ‘Terörsüz Türkiye’ vurgusu
Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı (TGTV) Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un katılımıyla gerçekleşen "Terörsüz Türkiye" temalı toplantıda konuştu. TGTV ve Milli İrade Platformu tarafından MÜSİAD'ın Bakırköy'deki merkezinde "Terörsüz Türkiye" temasıyla düzenlenen 17. Milli İrade Buluşması'nda konuşan Erdoğan, Türkiye'nin önemli bir dönüm noktasında olduğunu söyledi. Erdoğan, "Bütün dünyadaki dönüşümlerin, büyük güç mücadelelerinin, bölgesel kaynamaların ortasında Türkiye de önüne 'Yeni Türkiye Yüzyılı' vizyonunu koymuş durumda." diye konuştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde dünyaya damgayı vuracak, söz söyleyecek, mazlumların temsilini gerçekleştirecek, insanlık vicdanının birleştiricisi olan merkez ülke Türkiye hedefine doğru adım adım yürüdüklerini dile getiren Erdoğan, "Bu yürüyüşte ister istemez içimizdeki meseleleri halledip geride bırakmamız da bu milletin güçlenmesinin kaçınılmaz bir şartı." ifadesini kullandı. Necmeddin Bilal Erdoğan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın dün akşam AK Parti'nin 25. kuruluş yıl dönümü kutlamalarındaki konuşmasında inancın önemine vurgu yaptığını, "Eğer inancımız zayıflarsa birliğimizi kurtaramayız, güçlendiremeyiz." dediğini aktardı. Milli İrade Platformu ve TGTV bünyesindeki sivil toplum kuruluşları olarak aynı noktada ve aynı vurguyu ülkeye egemen kılmanın mücadelesi peşinde olduklarını belirten Erdoğan, "Hem TGTV hem de Milli İrade Platformu olarak, Meclis'te kabul edilen son kanunla adım atılan bu yeni süreçte, Türkiye Yüzyılı'nın bu önemli ön adımlarında güçlü bir şekilde Meclisimizin, devletimizin, Cumhurbaşkanımızın arkasında olduğumuzu belirtmek için buradayız." dedi. Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'la ilgili kendilerine sorulan soruları TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'a ilettiklerini ifade eden Erdoğan, Kurtulmuş'un konuşması sırasında bu soruları cevaplayacağını düşündüklerini söyledi. Yunanistan'da gündem: Mekke İttifakı! Atina'nın iki büyük kabusu Erdoğan, davetlerine icabet ettiği için Kurtulmuş ile milletvekillerine teşekkür etti. Konuyla ilgili ne kadar erken bilgi sahibi olurlarsa gittikleri topluluklarda kendilerine yöneltilen sorulara doğru yanıtları verebileceklerini, asılsız sözlerin önünü hızlı bir şekilde alacaklarını kaydeden Erdoğan, "Bu atılan adımların dünyada barışın güçlenmesine, soykırımların, savaşların sonlanmasına, mazlumun hak ettiği adalete kavuşmasına vesile olması duasıyla hepinizi Allah'a emanet ediyorum." diye konuştu. Programa, TBMM Başkanı Kurtulmuş, TBMM İdare Amiri ve AK Parti İstanbul Milletvekili Hasan Turan, TBMM Adalet Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel, AK Parti Elazığ Milletvekili Mahmut Rıdvan Nazırlı, AK Parti İstanbul Milletvekili İsa Mesih Şahin, MÜSİAD Genel Başkanı Burhan Özdemir, vakıf ve dernek başkanları ile kanaat önderleri katıldı. Katılımcılara, TBMM'de çalışmalar yapan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun hazırladığı raporun basılı hali dağıtıldı. Alihan Kuriş'in çelik kasasıdan servet çıktı! 66 milyar lirayı aşan şüpheli para trafiği MASAK raporunda
Bilal Erdoğan'dan 'Terörsüz Türkiye' vurgusuErdoğan’dan Trump’a F-35 mesajı: ‘Verdiği sözü yerine getirmesini bekliyorum’
AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, Katar basınına verdiği röportajda Suriye, Gazze, Lübnan, Hürmüz Boğazı ve Türkiye-AB ilişkilerinin yanı sıra F-35 savaş uçaklarına ilişkin de açıklamalarda bulundu. Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump’tan F-35’ler konusunda söz aldığını belirterek, “Verdiği sözü yerine getirmesini bekliyorum” dedi.
Erdoğan: Trump’tan F-35 sözü aldım, yerine getirilmesini bekliyorum
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, F-35'ler konusunda ABD Başkanı Donald Trump’tan söz aldığını belirterek “Sözün yerine getirilmesini bekliyorum.” dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, El Cezire Arabic'te pazar akşamı yayımlanacak "Al Muqabala" programı için verdiği özel röportajda bölgesel gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu. Mekke'de imzalanan savunma anlaşmasına değinen Erdoğan, taraflardan birinin dış saldırıya uğraması halinde üç ülkenin birlikte hareket etmesini öngören anlaşmanın dünyaya önemli bir mesaj verdiğini söyledi. Erdoğan, paktın ilerleyen dönemde genişletilebileceğini belirterek, Mısır'ın katılımının da seçenekler arasında olduğunu ifade etti. BİR ÜLKEYE SALDIRI ÜÇÜNE SALDIRI SAYILACAK Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki Mekke Ortak Savunma Anlaşması, 7 Ağustos'ta Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif tarafından Mekke'de imzalandı. Anlaşmaya göre taraflardan birine yönelik silahlı saldırı, üç ülkeye birden yapılmış kabul edilecek. Bu yönüyle anlaşma, NATO'nun kolektif savunmayı düzenleyen 5. maddesine benzetiliyor. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da daha önce anlaşmanın teknik açıdan NATO'nun 5. maddesindeki karşılıklı savunma mekanizmasına benzediğini belirtmiş, ancak herhangi bir ülkeye, İran dahil, karşı oluşturulmadığını vurgulamıştı. Fidan ayrıca Mısır'ın ilerleyen aşamada pakta katılabileceğini, bunun önünde bazı teknik konular bulunduğunu söylemişti. HÜRMÜZ BOĞAZI MESAJI Erdoğan röportajda Hürmüz Boğazı'ndaki gerilime de değindi. Boğazın yeniden açılmasının Ankara açısından öncelikli olduğunu söyleyen Erdoğan, kapalı kalmasının hiçbir tarafın çıkarına olmadığını belirtti. Erdoğan, bölgede çatışmaların sona erdirilmesine yönelik arabuluculuk girişimlerinde Katar'ın önemli rol oynadığını da ifade etti. “SURİYE'Yİ YALNIZ BIRAKMAYACAĞIZ” Suriye, Gazze ve Lübnan'daki gelişmeler hakkında da konuşan Erdoğan, Türkiye'nin bölgedeki komşularını yaşanan krizlerle baş başa bırakmayacağını söyledi. Suriye'de istikrarın sağlanması için Ankara'nın elinden geleni yapacağını belirten Erdoğan, ülkeyi ziyaret etmeyi planladığını açıkladı. Erdoğan, Suriye'deki Kürtlerin de "barış ve istikrardan paylarını alacağını" söyledi. Türkiye'nin bölgedeki Kürt toplumlarıyla ilişkilerini güçlendirmeyi ve haklarını korumayı sürdüreceğini belirtti. “GAZZE'Yİ YALNIZ BIRAKAMAYIZ” Gazze konusunda Türkiye'nin desteğini sürdüreceğini belirten Erdoğan, "Gazze'yi yalnız bırakamayız." dedi. Hamas'ın yükümlülüklerini iyi niyetle yerine getirdiğini söyleyen Erdoğan, İsrail'in ise savaşı sürdürdüğünü belirtti. Lübnan'a yönelik İsrail saldırılarının Ankara açısından ciddi endişe kaynağı olduğunu ifade eden Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump'ın geçen ay Türkiye'ye yaptığı ziyaret sırasında Lübnan'daki savaşın sona erdirilmesi konusunu gündeme getirdiğini söyledi. Erdoğan, çatışmaların durdurulmasında Washington'a önemli rol düştüğünü belirtti. SUDAN VE LİBYA AÇIKLAMASI Türkiye'nin Sudan'a desteğinin devam edeceğini söyleyen Erdoğan, Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan ile ilişkilerinin iyi olduğunu belirtti. Libya ile ilişkilerin de istikrarlı olduğunu ifade eden Erdoğan, Türkiye'nin Libya'yı yalnız bırakmayacağını söyledi. AB ÜYELİĞİ: ARTIK ÖNCELİĞİMİZ DEĞİL Avrupa Birliği ile ilişkileri de değerlendiren Erdoğan, AB'nin Türkiye'yi birliğe almaya istekli görünmediğini söyledi. Türkiye'nin AB üyeliğinin artık Ankara açısından öncelik olmadığını belirten Erdoğan, bu durumdan "kaybedenin Avrupa olacağını" ifade etti. “TRUMP'TAN F-35 SÖZÜ ALDIM” Erdoğan, Türkiye'nin F-35 savaş uçağı programına dönüşü konusunda da ABD Başkanı Trump'tan söz aldığını söyledi. Erdoğan, bu sözün yerine getirilmesini beklediğini belirtti. Türkiye, Rusya'dan S-400 hava savunma sistemi satın almasının ardından 2019'da F-35 programından çıkarılmış, Washington Aralık 2020'de Ankara'ya CAATSA yaptırımları uygulamıştı. Trump, 7 Temmuz'da Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi sırasında Erdoğan'la görüşmesinde Türkiye'ye yönelik yaptırımları kaldıracağını açıklamış ve F-35 satışı konusunda olumlu mesaj vermişti. Ancak F-35 konusunda ABD Kongresi'ndeki itirazlar ve S-400'lerle ilgili yasal engeller devam ediyor. ABD yasaları, Türkiye S-400 sistemine sahip olduğu sürece F-35'lerin Ankara'ya devredilmesini engelliyor.
Erdoğan: Trump’tan F-35 sözü aldım, yerine getirilmesini bekliyorumBaşkan Erdoğan: "Trump’ın F-35 taahhüdünü yerine getirmesini bekliyoruz”
Al Jazeera’ya konuşan Başkan Erdoğan bölgesel ve küresel gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu. Önümüzdeki dönemde Suriye’ye bir ziyaret planladığını belirten Başkan Erdoğan, ABD Başkanı Trump’tan...Devamı için tıklayınız
"Türkiye Gazze'yi yalnız bırakamaz"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gazze'nin Türkiye için önemini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye Gazze'yi yalnız bırakamaz ve Gazze'yi desteklemek için gereken her şeyi yapacağız." dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mekke Anlaşmasına ilişkin açıklamasında ise, "Mekke Anlaşması dünyaya önemli bir mesaj verdi. Mekke Anlaşması, imzacılardan herhangi birinin dış saldırıya maruz kalması durumunda ülkelerin ortak hareket etmesini öngörüyor. Anlaşma, gelecekte başka ülkelerin de katılmasına olanak tanıyor ve Mısır'ın katılımı da mümkün." dedi.
Tarih belli oldu. Tüm Türkiye hızlı trenle 48 saatte gezilebilecek
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, hızlı trenle gidilebilen il sayısının 2028'de 27'ye çıkacağını söyledi. Uraloğlu, tarih vererek tüm Türkiye'nin 48 saatte gezilebileceğini söyledi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Bayındır Memur-Sen'in 8. Olağan Genel Kurulu toplantısına katıldı. Uraloğlu, burada yaptığı konuşmada, çalışanların üretimi etkileyen, kaliteyi artıran, milletin refahını yükselten en önemli güç olduğunu belirtti. Kendisinin de çalışma hayatına 1989 yılında Karayolları Erzurum 12. Bölge Müdürlüğünde mühendis olarak başladığını ifade eden Uraloğlu, başmühendislikten Karayolları Genel Müdürlüğü görevine yükseldiğini, oradan da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın takdiriyle bakanlık görevine geldiğini aktardı. Uraloğlu, sendikaların amacının, çalışanların özlük haklarını ve geleceğe dair beklentilerini karşılamak olduğunu kaydetti. Memur-Sen'in de bunu yaptığını, sadece üyelerinin beklentilerini değil, milletin dertlerini dile getirdiğini bildiren Uraloğlu, "Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde biz de AK Parti hükümetleri olarak sosyal diyalog ile çalışanlarımızın hak ve hukukunu gözetmeye gayret ediyoruz." ifadesini kullandı. Uraloğlu, Memur-Sen'in özellikle Filistin konusundaki duruşuna işaret ederek Türkiye'nin mazlum coğrafyalarda birçok insana ulaştığını belirtti. 24 YILDA 355 MİLYAR DOLARLIK YATIRIM Ulaştırma ve altyapı alanında 2002 yılından bu yana hayata geçirilen projelere ilişkin bilgi veren Uraloğlu, son 24 yılda söz konusu alanlarda 355 milyar dolarlık yatırım yaptıklarını ifade etti. Uraloğlu, 6 bin 101 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 30 bin kilometrenin üzerine çıkardıklarını, sadece 6 il birbirine bölünmüş yollarla bağlanırken bugün bu sayının 77'ye ulaştığını belirtti. Mevcut trafiğin yüzde 85'inin bu bölünmüş yollar üzerinden gerçekleştiğine işaret eden Uraloğlu, otoyol uzunluğunu da 4 bin kilometreye yaklaştırdıklarını bildirdi. "MEVCUT DEMİRYOLLARINI NEREDEYSE SİL BAŞTAN YENİLEDİK" Uraloğlu, demir yollarını 11 bin kilometreden 14 bin kilometreye çıkardıklarını, bunun 2 bin 251 kilometresinin yüksek hızlı demir yolundan oluştuğunu vurguladı. Mevcut demir yollarını neredeyse sil baştan yenilediklerini, elektrikli, sinyalli hale getirdiklerini ifade eden Uraloğlu, Türkiye'nin Avrupa'da 6'ncı, dünyada ise 8'inci yüksek hızlı demir yolu işleten ülke olduğunun bilgisini verdi. "2053'TE TÜM TÜRKİYE'Yİ 48 SAATTE HIZLI TREN AĞLARIYLA GEZEBİLECEĞİZ" Uraloğlu ayrıca, Ankara-İzmir, Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep, Bursa-Bandırma, Ankara-Çorum, Yerköy-Kayseri gibi birçok hatta çalışmalar sürdürdüklerini bildirerek, "Bugün 11 olan hızlı trenle gittiğimiz il sayısını 2028 yılında 27'ye çıkarmış olacağız. 2053'te bütün Türkiye'yi 48 saatte hızlı tren ağlarıyla gezebileceğiz." ifadelerini kullandı. "HEM AVRUPA'DA HEM DÜNYADA SÖZ SAHİBİYİZ" Türkiye'nin 4 saatlik uçuş mesafesiyle 67 ülkeye ulaşabildiğini anımsatan Uraloğlu, 2002'de 26 olan havalimanı sayısının 58'e ulaştığını, bu havalimanlarının geçen yıl 247 milyon insana hizmet verdiğini belirtti. Uraloğlu, halihazırda Türkiye'nin dış hatlardaki uçuş ağını 133 ülkede 356 noktaya ulaştırdığını, ülkenin bu alanda hem Avrupa'da hem dünyada söz sahibi olduğunu ifade etti.
Uraloğlu: 2028'de hızlı trenle 27 ile ulaşılacakSon dakika...Yunanistan'da gündem: Mekke İttifakı! Atina'nın iki büyük kabusu
Yunanistan'da yayımlanan To Vima gazetesi, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın Türkiye için çok avantajlı olduğunu yazdı. To Vima gazetesinin Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nı değerlendirdiği bugünkü haberinde, anlaşmayı önemli kılan şeylerden birinin de tarafların stratejik avantajları olduğu belirtildi. Suudi Arabistan'ın Körfez'in ekonomi ve enerji açısından en önemli ülkelerinden olduğu, Pakistan'ın düzenli bir ordu ve nükleer silahlara sahip olduğu ifade edilen haberde, Türkiye'nin ise savunma sanayisini büyüttüğüne dikkat çekildi. İlginizi Çekebilir Haberde, her üç ülkenin de ABD ile iyi ilişkileri olduğuna işaret edilerek, "Türkiye'nin bu birliktelikte yer alması Orta Doğu'daki konumunu güçlendiriyor ve İran Körfezi'ndeki güçlü ülkelerle ilişkilerinin derinliğini gösteriyor." yorumu yapıldı. BÖLGESEL GÜÇ: TÜRKİYE Bu durumun, Türkiye'nin kendisini bölgesel bir güce dönüştürme yönündeki geniş stratejisini de güçlendirdiği vurgulanan haberde, Türkiye'nin sadece jeopolitik gelişmeleri takip etmekle kalmayıp, sınırlarından yüzlerce kilometre uzaktaki gelişmeleri de şekillendirebileceği kaydedildi. ATİNA'NIN İKİ BÜYÜK KABUSU Kathimerini gazetesinin haberinde ise Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın Atina'ya Orta Doğu'daki güvenlik mimarisi temel prensiplerinin değiştiğini gösterdiği ifade edildi. Haberde, Yunanistan'ın temel endişesinin Türkiye'nin konumunu güçlendirmesi ve Mısır'ın anlaşmaya katılma ihtimali olduğuna değinildi. Bu anlaşmanın aniden ortaya çıkmadığı ve yazın Türkiye'nin bölgede attığı diplomatik adımların bir sonucu olduğunun altı çizilen haberde, Türkiye'nin savunma sanayisinde Suudi Arabistan'la birlikte üretime geçebileceği değerlendirmesi yer aldı. YUNANİSTAN'IN DEZAVANTAJLARI Haberde, anlaşmanın Yunanistan için dezavantajlarından birinin ise Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Ekonomik Koridoruna (IMEC) ilişkin planların iptal edilmesi olabileceği aktarıldı. Öte yandan, Türkiye'nin Batı ile açık diyalog kanalları ve dinamik bir savunma sanayisine sahip olmasına, Suudi Arabistan’ın hem büyük enerji rezervlerine sahip olması hem de Müslüman dünyasında önemli bir yerinin bulunmasına ve Pakistan'ın nükleer silaha sahip tek Müslüman ülke olmasının altı çizilen haberde, tüm bu nedenlerle bu birlikteliğin rasyonel bir seçim olduğu belirtildi. İsrail gazetesinde Türkiye ile savaş senaryosu! 'NATO üyeliği Ankara'yı korumaz' MEKKE ORTAK SAVUNMA ANLAŞMASI Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, 7 Ağustos'ta Mekke'de "Ortak Savunma Anlaşması"na imza atmıştı. Anlaşma, herhangi bir ülkeyi hedef almayan, külfet paylaşımı ve ortak güvenlik anlayışı temelinde bölgesel ve küresel barış, istikrar ve refahın korunmasına yönelik taahhütleri güçlendirmeyi amaçlayan savunma odaklı işbirliği niteliği taşıyor. Herhangi bir saldırganlık eylemine karşı kolektif caydırıcılığı güçlendirmeyi amaçlayan anlaşma, üç devletten herhangi birine yönelik herhangi bir silahlı saldırının, hepsine yönelik bir saldırı olarak kabul edileceğini öngörüyor. Anlaşmanın, üç ülkenin birbirlerinin güvenliğini destekleme taahhüdünün yanı sıra savunma sanayisi işbirliğini ve askeri birlikte çalışabilirliği geliştirmeyi amaçlayan savunma odaklı bir düzenleme niteliği bulunuyor. İşte Reha Muhtar'ın serveti! Yasal mirasçıları kim?
Mekke Savunma Anlaşması NATO'ya alternatif değil; ortak mekanizmalar geliyorTürkiye hedeflerini belirleyen küresel bir aktöre dönüştü
Başkan Erdoğan, AK Parti'nin kuruluşunun 25. yılı dolayısıyla Suudi Arabistan merkezli Al Arabiya'ya "AK Parti, Milletle Birlikte Yazılan Çeyrek Asırlık Dönüşüm Hikâyesi" başlıklı bir makale kaleme aldı. ORTAK...Devamı için tıklayınız
Çeyrek asrın hatıraları
AYŞEGÜL KAHVECİOĞLU / ANKARA - AK Parti, 14 Ağustos 2001’de başlayan siyasi yolculuğunun 25. yılını özel etkinlikler, hatıra objeleri ve yıl boyunca devam etmesi planlanan projelerle kutluyor. “Milletimizle Çeyrek Asır, Türkiye Geleceğe Hazır” sloganının kullanıldığı 25. yıl programında, partinin 25 yıllık geçmişine ilişkin siyasi hafızanın yanı sıra AK Parti iktidarları döneminde hayata geçirilen yatırımlar ve projeler de öne çıkarılıyor. Özel şiir plağı Kuruluş yıl dönümü için hazırlanan en dikkat çekici koleksiyon çalışmalarından biri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın geçmiş yıllarda kendisinin seslendirdiği sekiz şiirin bir araya getirildiği özel plak oldu. “Bu Şarkı Burada Bitmez..” isimli albümde yer alan şiirler şöyle: ■ “Zindandan Mehmed’e Mektup” - Necip Fazıl Kısakürek ■ “Sana Bana Vatanıma Ülkemin İnsanlarına Dair” - Erdem Beyazıt ■ “Bizim Yaşadığımız” - İbrahim Sadri ■ “Canım İstanbul” - N. Fazıl Kısakürek ■ “Beni Yakışına” - Nurullah Genç ■ “Hayal Limanına DemirleyenYelkenliye” - Nurullah Genç ■ Birazdan Gün Doğacak”- Erdem Beyazıt ■ “Samanyolu” - Teoman Alpay ‘Bu şarkı burada bitmez’ Plağa adını veren “Bu şarkı burada bitmez” ifadesinin, Erdoğan’ın siyasi kariyerinde sembolik önemi bulunuyor. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı iken Siirt’te okuduğu şiir nedeniyle cezaevine giren ve belediye başkanlığı sona eren Erdoğan, cezaevine girmeden önce yaptığı konuşmada “Bu şarkı burada bitmez” ifadesini kullanmıştı. Bu yönüyle plak, aynı zamanda Erdoğan’ın siyasi geçmişiyle ilişkilendirilen kültürel unsurları bir araya getiren koleksiyonluk bir hatıra olarak da tasarlandı. 25 bin hatıra para Yapılan bir diğer çalışma ise Darphane tarafından basılan özel hatıra paralar oldu. 25. yıl kapsamında 25 bin adet özel hatıra madeni para hazırlandı. İkonik eserler logoda AK Parti’nin çeyrek asırlık geçmişinin görsel kimliğini oluşturmak amacıyla özel bir logo da hazırlandı. Logo, AK Parti iktidarları döneminde Türkiye’de hayata geçirilen ikonikleşmiş mega proje ve eserlerin sembolleriyle 25 sayısı oluşturacak şekilde tasarlandı. Türk bayrağı, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, Ayasofya ve Büyük Çamlıca camileri, Gökbey helikopteri, milli muharip uçak KAAN, Türkiye’nin ilk yerli ve milli haberleşme uydusu Türksat 6A, İstanbul Havalimanı, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Kuzey Marmara Otoyolu, yerli yüksek hızlı tren, Fatih Sondaj Gemisi, Yusufeli Barajı, TOKİ tarafından inşa edilen konutlar, Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi görselleri bu çerçevede logoda yer aldı. Logoda, partinin millete duyduğu sevgiyi ifade etmek amacıyla çiçek ve yaprak motfilerin de kullanıldı. Senfoni ve mehteran Miting programının en dikkat çekici ayağını, senfoni orkestrası ile mehteran takımının buluşması oluşturdu. Senfoni orkestrası ve mehteran, AK Parti’nin hafızalarda yer edinen 25 farklı seçim şarkısını ve bestelenen eserleri birlikte seslendirdi. Etkinlik alanının girişinde vatandaşlar için özel bir “Işıklı Hatıra Tüneli” de oluşturuldu. Katılımcıların fotoğraf çekilebileceği şekilde tasarlanan tünel, 25. yıl programının görsel unsurlarındanbiri olarak hazırlandı. 25. yıla özel bir logo da hazırlandı. Logoda AK Parti iktidarları döneminde hayata geçirilen bazı proje ve eserlerin sembolleri yer aldı. DRONE VE MAPPİNG GÖSTERİLERİ Miting programında teknoloji ve görsel gösteriler de etkinlik planının parçalarından biri oldu. Bu kapsamda drone gösterileri ve mapping uygulamalarıyla 25. yıl temasının etkinlik alanına farklı görselyöntemlerle yansıtılması amaçlandı. 25 MİLYON AĞAÇ HEDEFİ AK Parti’nin 25. kuruluş yılı programında gelecek yıllara kalıcı bir miras bırakması hedeflenen bir çevre projesi de bulunuyor. Bu kapsamda yıl boyunca Türkiye genelindeki 81 ilin tamamında toplam 25 milyon ağacın toprakla buluşturulması hedefleniyor. ÖZEL MADALYON AK Parti’nin kuruluşunun 25. yılıiçin hazırlanan bir diğer özel koleksiyon ürünü ise hatıra madalyonu oldu. Özel kutusu içerisinde sunulan madalyonun dış çeperinde “Milletimizle Çeyrek Asır, Türkiye Geleceğe Hazır” sloganı kullanıldı. Tasarımda ay-yıldız sembolüne de yer verildi. Madalyonun merkezine ise özel logo yerleştirildi. 25. YIL ALMANAĞI Kapsamlı bir 25. Yıl Almanağı da dizayn edildi. Almanakta AK Parti’nin kuruluşundan 25. yılına uzanan süreç, önemli dönüm noktaları ve bu dönemde gerçekleştirilen icraatlar bir araya getirildi. AK Parti’nin siyasi geçmişini kronolojik ve görsel bir kayıt altında toplayan almanak, vatandaşlaradağıtıldı. MHP LİDERİ BAHÇELİ’DEN ÖZEL ÇELENK MHP Genel Başkanı DevletBahçeli, özel tasarlanan bir tebrik çelengi gönderdi. Sahnenin yan tarafına yerleştirilen çelengin üst kısmında kırmızı ve beyaz karanfillerle ay yıldız figürü oluşturulurken alt zeminde ise beyaz ve turuncu karanfillerden işlenmiş “25” yazısına yer verildi. 81 ilde vefa buluşmaları 25. kuruluş yılı etkinlikleri yalnızca Ankara ile sınırlı tutulmadı. Türkiye’nin 81 ilindeki AK Parti teşkilâtlarında “vefa buluşmaları” düzenlenerek partinin kuruluşundan bugüne teşkilâtlarda görev üstlenen isimlerin bir araya getirildi. Ayrıca hayatını kaybeden partililer için mevlit programları düzenlenerek kuruluşundan bugüne parti teşkilâtlarında görev yapan ve yaşamını yitiren isimler anıldı İCRAATLARLA KUTLADILAR! BAKANLARDANMESAJLAR Kabine üyeleri AK Parti’nin 25. kuruluş yıl dönümünü, partinin iktidarda geçirdiği 24 yılda hayata geçirdiği eserler, farklı alanlarda yaşanan gelişme ve dönüşümlere işaret ettikleri mesajlarla kutladılar. ‘Cesur adımlar’ Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: Milletimizin her seçimde ortaya koyduğu güçlü irade ve verdiği destek; dış politikada uzun vadeli, stratejik ve cesur adımlar atmamıza, değişen dünyanın şartlarını doğru okuyarak Türkiye’nin imkan ve kabiliyetlerini güçlendirmemizezemin hazırladı. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin: Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, başta eğitim olmak üzere adalet ve kalkınmada öncü bir Türkiye için ilk günkü aşk ve heyecanla bu büyük millete hizmet etmeye kararlılıkla devam edeceğiz. ‘Memleket sevdası’ İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi: Bizim için bu 25 yılın adı da memleket sevdasıdır. Türkiye’ye inanmak, milletimizden güç almak, olmaz denilenin üzerine yürümek ve her defasında daha büyük hedeflere yönelmektir. Adalet Bakanı Akın Gürlek: AK Parti, anayasal ve demokratik reformlara öncülük ederek demokratik hukuk devletini güçlendirdi, milli iradeyi hedef alan her türlü saldırı karşısında Cumhurbaşkanımızın liderliğindetavizsiz bir duruş sergiledi. ‘Oyun kuran devlet’ Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum: Cumhurbaşkanımız’ın liderliğinde milletin iradesini siyasetin merkezine taşıyan, eserleriyle Türkiye’nin çehresini değiştiren AK Parti’miz; bugün 25 yıllık büyük bir mücadelenin, hizmetin ve davanın adıdır. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar: Bugün Türkiye, Mavi Vatan’dan yurt dışındaki sahalarına kadar dünyanın dört bir yanında oyun kuran güçlü birdevlet konumundadır. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu: AK Parti bir Türkiye kitabıdır. Her sayfası alnımızın akı, her satırı milletimizin duasıyla yazıldı. 25 yıldır bu dev eserin her sayfasına büyük reformlar ve unutulmaz hizmetler kazıdık. ‘Büyük dönüşüm’ Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu: Anadolu’nun yollarını bölünmüş yollarla, şehirlerini hızlı trenlerle, gökyüzünü dünyanın kapılarını açan havalimanlarıyla, denizlerini modern limanlarla,uzayı yerli ve milli uydularımızla buluşturan büyük bir dönüşümehep birlikte imza attık. Ticaret Bakanı Ömer Bolat: 2001 yılında 31.3 milyar dolar olan mal ihracatımızı 2025 yılında 273,3 milyar dolara yükselttik. 15,1 milyar dolar olan hizmet ihracatımızı 122,6 milyar dolara çıkardık. Mal ve hizmet ihracatımızı yaklaşık 400 milyar dolarlık kapasiteye taşıdık. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı: Son 25 yılda tarım, orman ve su alanında hayata geçirilen devrim niteliğindeki projelerle ülkemizin gücüne güç kattık. ‘Güçlü Türkiye’ Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan: Hedefimiz net; üretimi, istihdamı ve ihracatıyla merkez ülke konumunu güçlendiren, terör meselesini geride bırakmış,güçlü ve büyük Türkiye. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş: 25 yıl önce açtığımız AK sayfayı, eşsiz hizmetler ve insanlık hikayeleriyle doldurduk. Bugün geriye baktığımızda, milletimizle birlikte yazdığımızeserle gurur duyuyoruz. ANKARA Milliyet
AK Parti 25. Yılını 'Milletimizle Çeyrek Asır' Sloganıyla KutluyorMogadişu’nun çehresi Ankara ile değişti
İngiliz “The Economist” dergisi, bir dönem şiddet ve ölümle özdeşleşen Somali başkenti Mogadişu’nun, oldukça düşüş kaydeden terör saldırılarıyla farklı bir çehreye kavuştuğunu anlatan bir yazı yayımladı. Yazıda, Mogadişu’nun değişen çehresini ve risklerini masaya yatırılırken, güvenlik ortamının sağlanmasında Türkiye’nin büyük katkısı olduğu vurgulandı. El Kaide’ye bağlı olan ve 2006’dan bu yana özellikle ülkedeki merkezi hükümeti devirmek için bombalı saldırılar, suikastlar düzenleyen Eş-Şebab terör örgütünün eylemlerinin, çok ciddi oranda düştüğü belirtilirken, Mogadişu’nun da uzun süreden sonra ilk kez nefes aldığına dikkat çekiliyor. Somali’de merkezi devletin 1990’larda çökmesinden bu yana Mogadişu’nun şiddetle özdeşleştiğini, ancak son yıllarda sessiz dönüşüm geçirdiğini anlatan dergi, kentte Eş-Şebab bağlantılı ölümlerin sayısının, bu yıl en düşük seviyeye inmesinin tahmin edildiğini belirtiliyor. ‘İşler tıkırında’ Mogadişu’da ticaretin hareketlendiğine, sokakların ise canlandığına dikkat çekilen yazıda, onlarca yeni kafenin gece yarısından sonra açık ve sosyal medyada videolar paylaşan genç Somalililerle dolu olduğu aktarılıyor. Daha önce birçok suikast girişiminden kurtulan Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Muhammed’in ise, 1 Temmuz’da Somali’nin bağımsızlık gününü, Mogadişu’nun en sık hedef alınan kavşaklarından birinde, halka açık konuşma yaparak kutladığı, yüzlerce kişinin de ona eşlik ettiği hatırlatıldı. Ticaret Bakanı Gamal Hassan, “İşler tıkırında” derken, inşaatların sayısı da artmış. Ankara’nın etkisi Economist’e göre, bu güvenlik ortamının arkasındaki en büyük güç Türkiye. Dergi, Muhammed hükümetinin en güçlü yabancı destekçisi olan Ankara’nın gelişmiş istihbarat, yaygın güvenlik kamerası ağları ve askeri eğitim desteğiyle Mogadişu’nun koruyucu kalkanı konumunda bulunduğunu belirtiyor. Dergiye konuşan Mogadişu’daki bir Batılı diplomat da, güvenlikteki iyileşmenin “Türkler sayesinde olduğunu” söylüyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yönetiminde Türkiye’nin, havaalanı ve liman, uzay üssü, açık deniz petrol ve doğalgaz arama faaliyetleri de dahil olmak üzere, başkent veya çevresinde ciddi projelere imza atarak Somali’nin en önemli yatırımcısı haline geldiği ifade ediliyor. Türkiye’nin, 2017’de başkentte en büyük denizaşırı askeri üssünü açtığından bu yana, Somali askerlerine eğitim verirken, Eş-Şebab’a karşı operasyonlarda Somali ulusal ordusuna destek olduğuna dikkat çekiliyor. Uzmanlar ihtiyatlı düşünüyor ABD Başkanı Donald Trump’ın 2025’te yeniden göreve gelmesinden bu yana, Mogadişu dışındaki Türk ve Somali hava saldırılarına, Somali tarihinin en yoğun Amerikan hava harekâtının da eşlik ettiği hatırlatılırken, halen Mogadişu’nun iç kesimlerinin büyük bir bölümünün Eş-Şebab kontrolü altında. Uzmanlar bu yüzden temkinli olmaya çalışıyor ve örgütün Mogadişu’daki saldırılarını azaltmasının zayıfladığı anlamına gelmiyor olabileceğini söylüyor.
Mogadişu'nun değişen çehresinde Türkiye'nin güvenlik katkısıVize çetesine darbe: Büyük vurgunda 37 tutuklama
Vize danışmanlığı adı altında faaliyet göstererek çevrim içi randevu sistemlerine yazılımlarla eriştikleri ve vatandaşlardan yüksek tutarlarda ücret tahsil ettikleri belirlenen yapılara yönelik soruşturmada gözaltına alınan 41 şüpheliden 37'si tutuklandı. İlginizi Çekebilir İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 41 şüphelinin jandarmadaki işlemleri tamamlandı. Sağlık kontrolünden geçirilen şüpheliler, Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'na sevk edildi. Burada savcılığa çıkarılan şüphelilerden 38'i tutuklama, 3'ü ise haklarında adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine gönderildi. Hakimlik, Aleyna D, Ayşen E, Bünyamin Ç, Harun D, Kadir Y, Hamide Y, Selin Y, Seçkin D, Sena D, Süleyman K, Yusuf Furkan G, Ömer Salih A, Ayşe G, Berkay V, Cihat K, Çınar K, Emre Can M, Fadime Nur K, Fatih B, Feyda T, Tuğba U, Özgür Ö, Pınar D, Sinem Şule H, Tuğba A, Tunahan C, Tunahan Kerim Y, Tunahan A, Sezgin A, Kerim E, Merve A, Mehmet A, Kıymet İlayda T, Melis Ö, Kamil E, Fikret K. ve Günsel K. isimli 37 şüphelinin tutuklanmasına karar verdi. Şüpheliler Nursemin Ö, Gaye Munzur Ç, Betül Ebru E. ve Emel Ç. ise haklarında "yurt dışına çıkış yasağı" ve "imza atmak" şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanarak serbest bırakıldı. NE OLMUŞTU? Adalet Bakanı Akın Gürlek, 11 Ağustos'ta NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca koordine edilen soruşturmada, İstanbul İl Jandarma Komutanlığınca vize danışmanlığı adı altında faaliyet gösteren bazı kişi ve şirketlerin, konsolosluklarla yetkili aracı kurumların çevrim içi randevu sistemlerine "bot" olarak tabir edilen yazılımlar aracılığıyla erişerek randevuları toplu şekilde aldıkları ve vatandaşların doğrudan randevu almasını fiilen imkansız hale getirdiklerinin araştırıldığını aktarmıştı. Açıklamada Gürlek, şu ifadeleri kullanmıştı: "Soruşturma kapsamında belirli sürelerde vize veya randevu temin etme garantisi verilerek vatandaşlardan 'yazılım', 'danışmanlık' ve 'hizmet bedeli' adı altında yüksek tutarlarda para tahsil edildiği, taahhüt edilen hizmetlerin yerine getirilmediği hallerde ücret iadelerinin yapılmadığı ve başvuru sahiplerine ait kişisel verilerin özel dijital sistemlere aktarıldığı yönünde önemli bulgular elde edilmiştir. Hazine ve Maliye Bakanlığımız Vergi Denetim Kurulu Başkanlığınca yapılan incelemelerde Ocak 2024-Temmuz 2026 döneminde soruşturmaya konu şirket yapılanmalarına ait hesaplarda 2 milyar 841 milyon lirayı aşan para hareketi bulunduğu ve 41 bini aşkın kişiden yaklaşık 918 milyon lira tahsil edildiği tespit edilmiştir. Tahsilatların önemli bir bölümünün şirket ortakları ve çalışanlarının hesaplarına yönlendirildiği yoğun nakit, kripto varlık ve kıymetli maden hareketleri bulunduğu belirlenmiştir." Gürlek, bu kapsamda İstanbul, Ankara, Antalya, Balıkesir, Bursa ve İzmir'de 63 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendiğini, 49 şüphelinin yakalanmasına yönelik adli işlemler gerçekleştirildiğini bildirmişti. AK Parti'de vekil sayısı 280 oldu! 3 milletvekili ve 7 belediye başkanı AK Parti'ye katıldı AK Parti'de 25. yıl coşkusu! Cumhurbaşkanı Erdoğan: Emperyalist planı altüst ediyoruz
Üç milletvekili daha AK Parti'ye katıldı. İşte Meclis'teki yeni sandalye dağılımı
Mustafa Bilici, Mehmet Mustafa Gürban ve Ömer Karakaş, AK Parti'ye katıldı. Meclis'teki sandalye dağılımı bir kez daha değişti. Üç milletvekilinin AK Parti'ye katılmasıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki (TBMM) sandalye sayısı bir kez daha değişti. İzmir Milletvekili Mustafa Bilici Yeni Yol Partisi'nden, Gaziantep Milletvekili Mehmet Mustafa Gürban ve Aydın Milletvekili Ömer Karakaş İYİ Parti'den istifa etmişti. Siyasetçiler, AK Parti'nin 25'inci yılının kutlandığı mitingde iktidar partisine katıldı; rozetleri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından takıldı. Bu gelişmeyle AK Parti'nin Meclis'teki sandalye sayısı 280'e ulaştı. Mustafa Bilici'nin istifasının ardından Yeni Yol Partisi, TBMM'de grup kurulabilmesi için gereken 20 milletvekili sayısını kaybetti. Kütahya Milletvekili Ali Fazıl Kasap'ın CHP'den istifa ederek katılması üzerine Yeni Yol Partisi yeniden grup oluşturma yeterliliğine ulaştı. ANA MUHALEFET DE DEĞİŞMİŞTİ İstinaf mahkemesinin “mutlak butlan” kararı sonrası “yönetim” konusunda sert tartışmaların yaşandığı CHP'de geçtiğimiz temmuz ayında bir dönem sona erdi. Söz konusu hükmün ardından Genel Başkanlık görevinden alınan, sonrasında milletvekilleri tarafından Grup Başkanı seçilen Özgür Özel, olağanüstü kurultay taleplerinin karşılanmaması üzerine CHP'den istifa etti ve 90 milletvekiliyle birlikte Yeni Parti'yi kurdu. Bu durum Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki (TBMM) dengeleri de değiştirdi. Sayıları 44'e gerileyen CHP'li vekiller, "ana muhalefet" sıralarını bırakarak MHP ile DEM Parti arasındaki bölüme yerleştirildi. Meclis'te partilere göre yeni sandalye dağılımı şöyle: AK Parti: 280 Yeni Parti: 91 DEM Parti: 56 MHP: 46 CHP: 44 İYİ Parti: 27 Yeni Yol Partisi: 20 Bağımsız: 13 Yeniden Refah Partisi: 4 Hür Dava Partisi: 4 Türkiye İşçi Partisi: 3 Demokratik Bölgeler Partisi: 2 Emek Partisi: 2 Saadet Partisi: 1 Demokratik Sol Parti: 1 Demokrat Parti: 1 Saadet Partisi Kocaeli Milletvekili Hasan Bitmez ile DEM Parti İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder'in vefatı, Türkiye İşçi Partisi Hatay Milletvekili Şerafettin Can Atalay'ın milletvekilliğinin düşmesi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı olarak atanan Murat Kurum ile seçim bölgelerinden belediye başkanı seçilen Burcu Köksal, Abdurrahman Tutdere, Hasan Baltacı ve Ahmet Önal'ın istifaları nedeniyle TBMM'de toplam milletvekili sayısı 600'den 592'ye inmişti. 14 MAYIS 2023'TEKİ TABLO NASILDI? AK Parti ve MHP, 14 Mayıs 2023'teki parlamento seçimlerinde toplam 318 milletvekiliyle bir kez daha çoğunluğu elde etti. CHP ve İYİ Parti’nin içinde yer aldığı Millet İttifakı 212, Yeşil Sol Parti ve Türkiye İşçi Partisi’nin (TİP) bulunduğu Emek ve Özgürlük İttifakı ise 65 vekille temsil hakkı kazandı. Yeniden Refah, 5 milletvekiliyle Meclis'e girdi. Ancak tablo, bu şekilde uzun süre kalmadı. Özellikle ittifak kurduğu partilere kendi listesinde yer veren ana muhalefet partisi, seçimden hemen sonra önemli ölçüde küçüldü. Toplam 39 milletvekili Meclis'te yemin etmeden önce istifa ederek kendi partilerine döndüler. Ayrılanların partisel dağılımı şöyleydi: DEVA Partisi: 15 Gelecek Partisi: 10 Saadet Partisi: 10 Demokrat Parti: 3 İYİ Parti: 1 (Ahmet Ersagun Yücel, Ankara'da CHP listelerinden seçildikten sonra ayrılıp partisine döndü) AKP listelerinden Meclis'e giren dört milletvekili Hüda-Par'a geçerken, DSP Genel Başkanı Önder Aksakal da istifa ederek kendi partisini temsil etmeye başladı. Yeşil Sol Parti listelerinden seçime giren iki milletvekili istifa ederek EMEP sıralarını geçti. İki milletvekiliyse Demokratik Bölgeler Partisi'ne katıldı.
AK Parti 25. yaşını kutluyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan: Çeyrek asrı devirmenin gururunu yaşıyoruz
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti'nin 25'inci kuruluş yıl dönümü etkinliğinde konuşuyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde, 14 Ağustos 2001'de Türkiye'nin 39'uncu partisi olarak Türk siyasi hayatına giren AK Parti, siyasetteki 25'inci yılını kutluyor. Kutlamaların yapıldığı Ankara Millet Bahçesi'ndeki alana Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan geldi. Erdoğan çifti AK Parti ile aynı yaştaki 25 gençle yan yana oturdu. Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasına alandakilere dünyanın her tarafındaki destekçilere selam ve sevgilerini ileterek başladı. Erdoğan, MHP lideri Devlet Bahçeli'ye de ayrıca teşekkür ederken, “Özellikle bu akşam gönlü bizimle atan, bu yolda beraber yürüdüğümüz Cumhur ittifakı ortağımız Devlet Bahçeli beyefendiye partim ve tüm arkadaşlarım adına kalbi selamlarımı gönderiyorum.” ifadelerini kullandı. "Çeyrek asrı devirmenin gururunu yaşıyoruz" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle; “25. kuruluş yıldönümü, milletimize, ülkemize, demokrasimize ve tüm insanlığa hayırlı uğurlu olsun. Bakanlarımızdan, milletvekillerimize, il ilçe belde başkanlarımızdan, belediye başkanlarımıza, mahalle köy temsilcilerimize yol ve dava arkadaşlarımın tamamına teşekkür ediyorum. İttifak ortaklarımıza dayanışmaları için teşkkür ediyorum. Bugün çok özel, tarihi bir gün. 25’inci yılımızı büyük bir gururla idrak ediyoruz. AK kadrolar olarak, çeyrek asrı devirmenin bahtiyarlığını yaşıyoruz. AK Parti, bundan 25 sene önce milletimizin umudu olarak doğdu. Bu partiyi millet kurdu, kumaşını millet dokudu, hamurunu millet yoğurdu." Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın AK Parti'nin kuruluşunun 25'inci yıl dönümü nedeniyle kaleme aldığı 'AK Parti, Milletle Birlikte Yazılan Çeyrek Asırlık Dönüşüm Hikayesi' başlıklı makalesi, Suudi Arabistan merkezli Al Arabiya'da yayımlandı. Erdoğan, makalesinde 25 yıl önce AK Parti'yi kurarken Türk milletiyle birlikte Türkiye'nin geleceğini yeniden şekillendirecek uzun soluklu bir yürüyüş başlattıklarını belirterek, Türkiye'nin o günlerde siyasi krizlerin, ekonomik belirsizliklerin ve vesayetçi anlayışın ağır baskısı altında olduğunu, kendilerinin de siyaseti yeniden milletin hizmetine sunmak, devlet ile vatandaş arasındaki güven bağını güçlendirmek ve Türkiye'yi kendi kararlarını verebilen güçlü bir ülke haline getirmeyi hedeflediklerini ifade etti. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a AK Parti'nin 25'inci kuruluş yıl dönümü dolayısıyla tebrik çelengi yolladı. Başkent Millet Bahçesi’nde gerçekleştirilecek program alanına getirilen çelenk, kırmızı ve beyaz karanfillerle süslendi. Çelengin alt bölümünde ise AK Parti’nin 25'inci kuruluş yıl dönümüne vurgu yapılarak, beyaz ve turuncu karanfillerden hazırlanan '25' yazısı yer aldı
Dünyanın öbür ucuna kaçtı kurtulamadı. Serkan Kurtuluş Türkiye'ye iade edildi
Krmızı bültenle aranan suç örgütü lideri Serkan Kurtuluş, bugün Arjantin'den Türkiye'ye iade edildi. İş insanı Gökhan Kalıpçı ve eski AK Parti İzmir İl Başkan Yardımcısı Ahmet Kurtuluş'un öldürülmesi gibi birçok olaya adı karışan suç örgütü lideri Serkan Kurtuluş, bugün Türkiye'ye iade edildi. “Kasten adam öldürme", “suç örgütü yöneticiliği”, “silahla yağma”, “zincirleme şekilde tehdit” gibi suçlamalarla kırmızı bültenle aranan Kurtuluş, 2018 yılında Gürcistan'da tutuklanmış; ancak Türkiye'ye iade işlemleri sürerken adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Suç örgütü lideri bu sırada sahte pasaportla Arjantin'e kaçmıştı. Kurtuluş, 2022 yılında ise Lider Camgöz'le birlikte Buenos Aires'teki lüks otelde Interpol ekiplerince yakalanmıştı. İçişleri Bakanlığı yeni gelişmeyi şöyle duyurdu: "Suç örgütü elebaşı Serkan Kurtuluş, bugün Arjantin’den Türkiye’ye getiriliyor. ‘Tasarlayarak öldürme, kasten öldürme, suç işlemek amacı ile örgüt kurma, suç örgütüne yarar sağlamak maksadıyla birden fazla kişi tarafından silahla yağma, silahla birden fazla kişiyle var olan suç örgütünün korkutucu gücünden yararlanmak suretiyle zincirleme şekilde tehdit’ suçlarından kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan organize suç örgütü elebaşı Serkan Kurtuluş isimli şahıs, Arjantin'de yakalandı ve bugün ülkemize iade ediliyor. Kahraman polislerimizi, başkanlıklarımızı, daire başkanlığımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz. Adalet Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı görevlilerine teşekkür ediyoruz." AHMET KURTULUŞ NASIL ÖLDÜRÜLDÜ? Ahmet Kurtuluş, İzmir’deki “Serkan Kurtuluş Suç Örgütü” davasının sanıkları arasında yer alıyordu. Kamuoyunda “Babalar Grubu” olarak bilinen iş insanlarına yönelik FETÖ operasyonu listesi, dönemin İzmir İstihbarat Şube Müdürü Kudret Dikmen tarafından Ahmet Kurtuluş aracılığıyla çete lideri Serkan Kurtuluş’a sızdırılmış, çete de “MİT’e çalışıyoruz, devlet arkamızda” diyerek listede adı bulunan kişilere ulaşıp tehditle yüksek miktarda paralar elde etmişti. Ahmet Kurtuluş davada bildiklerini anlatmak üzereyken Mayıs 2019’da evine polis kılığında gelen Yener Toga tarafından öldürülmüştü. SİYASETÇİLERE SALDIRI 2019 yılı sonunda eski MHP Urla İlçe Başkanı İsmail Taşoku da kendi aracındayken silahla vurulmuş, tetikçinin Serkan Kurtuluş'un adamı olduğu belirtilmişti. Eski CHP Milletvekili Bülent Baratalı'nın oğlu Yiğit Baratalı'nın aracının 28 Ocak'ta kurşunlanması da Kurtuluş ile ilişkilendirilmişti. BAKAN GÜRLEK: NEREYE KAÇARLARSA KAÇSINLAR TÜRK ADALETİ PEŞLERİNDE OLACAK Adalet Bakanı Akın Gürlek, 1 Temmuz'dan itibaren 12 ülkeden 48 syç örgütü elebaşının Türkiye'ye iadesinin sağlandığını duyurdu. Gürlek, kişisel X hesabında şu mesajı paylaştı: "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde; suç ve suçlularla mücadelede ulusal ve uluslararası iş birliğimizi daha da güçlendiriyor, iade süreçlerini tavizsiz ve anbean takip etmeyi sürdürüyoruz. Suç işleyip yurt dışına kaçarak Türk adaletinden kurtulacağını düşünenlerin peşini bırakmıyoruz. 1 Temmuz’da, 2026 yılının ilk yarısında 31 farklı ülkeden toplam 197 şahsın ülkemize iadesini gerçekleştirdiğimizin bilgisini paylaşmıştık. O tarihten bugüne kadar çalışmalarımız aralıksız devam etti. 1 Temmuzdan itibaren 12 ülkeden 48 şahsın daha ülkemize iadesini sağladık. Böylece 2026 yılında ülkemize iade edilen şahıs sayısı 245’e ulaştı. Son bir buçuk ayda ülkemize iade edilenlerin 24’ü Gürcistan’dan, 8’i Almanya’dan, 6’sı Yunanistan’dan getirildi. Organize suç örgütlerine yönelik mücadelemizde de önemli sonuçlar elde ettik. Uzun süredir takip ettiğimiz dosyalarda gelişme kaydettik. “Redkitler” suç örgütü lideri F.D. 13 Ağustos 2026 tarihinde ülkemize iade edildi. Son olarak 2020 yılında Arjantin'den iadesini talep ettiğimiz Camgözler suç örgütü yöneticisi S.K.’nın ülkemize iadesine karar verildi. “BU GECE İSTANBUL'A ULAŞACAK” Dışişleri Bakanlığımızın 28 Temmuz 2026 tarihli bildiriminin ardından, 31 Temmuz’da İçişleri ve Dışişleri Bakanlıklarımızla gerekli koordinasyon sağlandı ve şahsın Türkiye’ye getirilmesine yönelik seyahat programı oluşturuldu. S.K., 13 Ağustos’ta Arjantin’de teslim alındı; bu gece sularında İstanbul’a ulaşması planlanıyor. Aziz milletimiz müsterih olsun: Suçlular için hiçbir ülke güvenli liman değildir. Nereye kaçarlarsa kaçsınlar, aradan ne kadar zaman geçerse geçsin Türk adaleti onların peşinde olacaktır. Bu süreçte yakın koordinasyon içerisinde çalıştığımız İçişleri Bakanlığımıza ve Dışişleri Bakanlığımıza; suçluların iadesi ve adli yardımlaşma süreçlerinde ülkemizle iş birliği yapan ülkelerin yetkili makamlarına teşekkür ediyorum."
Kırmızı bültenle aranan Serkan Kurtuluş Arjantin'den Türkiye'ye iade edildi