İçeriğe atla
Kişi dizinine dön
RT
Hükümet Başkanı

Recep Tayyip Erdoğan

Türkiye Cumhurbaşkanı

Türkiye Cumhuriyeti 12. Cumhurbaşkanı (2014-görevde)

2281
Toplam olay
50
Son 30 gün
Son hareketleren güncel: 8 sa önce
  1. Diplomatik02 EkiTürkiye

    CNN Türk, Trump'a CAATSA yaptırımlarını sordu: Türkiye'yi çok seviyorum, CAATSA'da engel yok

    ABD Başkanı Donald Trump, geçtiğimiz Temmuz ayında NATO zirvesinde CAATSA yaptırımlarının kaldırılmasının zamanı geldiğinin altını çizerek "Dostlarımıza yaptırım uygulamak istemiyoruz" açıklamasında bulunmuştu. Bugün gazetecilerin sorularını yanıtlayan Trump, CNN Türk muhabiri Yunus Paksoy'un yaptırımların kaldırılmasına ilişkin soruya ise şu yanıtı verdi: Türkiye'yi çok seviyorum. Cumhurbaşkanı Erdoğan yakın dostum, ona çok saygı duyuyorum. Erdoğan'ı mutlu edecek şeyi yaparım.

  2. Ekonomik02 EkiTürkiye

    İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, Düzce'de öğrencilerle buluştu

    Akçakoca ilçesindeki Nebahat Özdemir İmam Hatip Ortaokulunu ziyaret eden Erdoğan, öğretmen ve öğrencilerle görüştü. Erdoğan, orff ve melodika çalan öğrencilerle "Yine Bir Gülnihal" eserini söyledi, okulun çok amaçlı salonunda öğrencilerle ok attı, laboratuvarı ziyaret etti. Daha sonra Orhan Özdemir Fen Lisesine geçen Erdoğan, burada öğretmenlerle görüştü. Burada öğrencilerle sohbet programında konuşan Erdoğan, yaklaşık 15 yıldır Türkiye'de çeşitli sivil toplum kuruluşları ve eğitim kurumlarında ülkeye, topluma, gençlere hizmet etmeye gayret gösterdiğini söyledi. Erdoğan, Türkiye'nin 23 yılda geldiği noktanın kendileri için kazanım olduğunu ve bunu sürdürmek için nesillere, gençlere bıkmadan, usanmadan yatırım yapmaya devam ettiklerini belirterek, "Bir gün iş sahibi olduğunuzda, çalışmaya başladığınızda kariyerlerinizde er ya da geç şunu anlayacaksınız ve göreceksiniz en isabetli yatırım, her zaman insana yapılan yatırım." dedi. Yapay zeka ve robotik teknolojilerindeki gelişmelerden bahseden Erdoğan, bunun arkasında insanın gelişiminin, insanın teknolojik gelişmelerde hızlanmasının olduğunu anlattı. Erdoğan, kurumsallığın önemine değinerek, Harvard ve Stanford gibi üniversitelerle rekabet edebilmek için ülkedeki üniversitelerin maddi imkanlarının daha da artırılması gerektiğini, bu konuda çok yol aldıklarını, Türkiye'nin dünyada ilk 1000, ilk 1500 arasında yer alan üniversite sayısının 20 yıldır devamlı arttığını kaydetti. Öğrencilere hizmet ve destek sağlamak için vakıf ve derneklerde görev aldığını, güçlü kurumsal yapıların oluşması için çalışmalar yaptıklarını anlatan Erdoğan, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarının öneminden bahsetti. "KAPİTALİST SİSTEM, İNSANLAR ARASINDAKİ GÜVEN BAĞLARININ EROZYONA UĞRAMASINI HEDEFLİYOR" Erdoğan, öğrencilere sadece kendileri için planlama yapmamaları, insanlar için de "Ne yapabilirim?"i gündemlerinde tutmaları yönünde tavsiyede bulunarak, "Kapitalizm denilen ekonomik sistem, 200 yıldır oluşmuş olan dünya düzeni, insanları gitgide daha bencil hale getiriyor. Değil mi? Herkesi müşteri olarak değerlendiren bir sistem. Herkesi bölerek, aralarındaki ilişkileri keserek, teker teker hedef alabilen algoritmalar, sizin bencil olmanızı tercih ediyor." diye konuştu. Kapitalist sistemin, insanlar arasındaki güven bağlarının, merhamet ilişkisinin erozyona uğramasını hedeflediğine işaret eden Erdoğan, "Dünya daha iyi bir yer olacak mı sizce 50 yıl sonra? Yani dünyanın neresinde anket yapsanız muhtemelen aynı cevabı alacağız. İnsanlık gidişatın iyi olmadığında mutabık. Gidişatın daha iyi olması için ne yapmamız lazım? Yeniden orijinalimize dönmemiz lazım. Bizi insan yapan özelliklerimize biraz yoğunlaşmamız, bunları güçlendirmeye çalışmamız lazım." ifadesini kullandı. Erdoğan, öğrencilerden güzelliklerin yayılmasını ve bunların kurumsallaşmasının takipçisi ve gayretlisi olmalarını isteyerek, "Toplumun etkisiz elemanları, sadece konuşan ve bir şey yapmayan elemanları değil, hem dertli hem de dertlere derman olmak için mesaisini, imkanlarını, fikrini seferber eden bireyler olmamız lazım. Böyle olursak, ülkemiz, şehrimiz daha güzel olur." dedi. Türkiye'nin büyüklüğüne dikkati çeken Erdoğan, "Türk dünyası 200 milyon, İslam dünyası 2 milyar ve Türkiye'den önderlik bekleyen yüzlerce milyon insan var dünyada, gözünü Türkiye'ye çevirmiş. Dolayısıyla biz hareket ettiğimiz zaman, harekete geçirebileceğimiz dinamikler sandığınızın çok ötesinde." diye konuştu. Erdoğan, gençlerin, T3 Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı ve TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar gibi insanları örnek alarak dünya çapında çığır açacak nice işler yapacak nesil olduklarını görmelerini diledi. Katılımcıların sorularını da yanıtlayan Erdoğan, öğrencilerle fotoğraf çektirdi. Programa, Akçakoca Kaymakamı Hacı Arslan Uzan, Akçakoca Belediye Başkan Vekili Alev Ünal, MÜSİAD Genel Başkanı Burhan Özdemir, İl Milli Eğitim Müdürü Gülşen Özer ve AK Parti İl Başkanı Hasan Şengüloğlu da katıldı. Daha sonra Akçakoca Merkez Camisi'nde cuma namazını kılan Erdoğan, cemaatle selamlaştı. Buradaki programda, Düzce Valisi Mehmet Makas, Düzce Belediye Başkanı Faruk Özlü, Akçakoca Kaymakamı Hacı Arslan Uzan, Akçakoca Belediye Başkan Vekili Alev Ünal ve diğer ilgililer de yer aldı. Erdoğan, ardından Düzce Belediyesi Mutfak Sanatları Merkezi'nde "STK Buluşması" programına katıldı. Programda, Düzce Valisi Mehmet Makas, AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, AK Parti Düzce Milletvekili Ayşe Keşir, Düzce Belediye Başkanı Faruk Özlü, MÜSİAD Genel Başkanı Burhan Özdemir, AK Parti İl Başkanı Hasan Şengüloğlu, MHP İl Başkanı İlhami Caboğlu da bulundu.

  3. Siyasi02 EkiMali

    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz'dan KKTC'de net mesaj: Kader birliği içinde geleceğimizi inşa edeceğiz

    Girne Devlet Hastanesi ve Güzelyurt Devlet Hastanesi Açılış Töreni'ne katılmak ve çeşitli temaslarda bulunmak üzere Lefkoşa'ya gelen Yılmaz'ı, Ercan Havalimanı'nda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel, Türkiye'nin Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri ve diğer ilgililer karşıladı. İlginizi Çekebilir Lefkoşa Devlet Hastanesi inşaat alanında incelemelerde bulunan Yılmaz, ardından açılış törenine iştirak etmek üzere Girne Devlet Hastanesine geçti. Burada düzenlenen törende konuşan Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde sağlık alanında Türkiye'de çok büyük atılımlar yaptıklarını, kapasiteler oluşturduklarını, aynı şekilde ve hassasiyetle KKTC'deki projelere yaklaştıklarını ve KKTC makamlarıyla bu anlamda son derece verimli bir işbirliği içinde olduklarını söyledi. 2026 İktisadi ve Mali İşbirliği kapsamında sağlık sektörüne 1 milyar 514 milyon Türk lirası kaynak ayırdıklarını, bu kaynakla mevcut tesislerin güçlendirilmesinin yanı sıra sağlık hizmetlerinin daha yüksek standartta sunulması için çeşitli çalışmalar yaptıklarını aktaran Yılmaz, "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin kendi kaynaklarıyla gerçekleştirdiği yatırımlar ile Türkiye Cumhuriyeti'nin sunduğu katkılar birbirinden ayrı değil, birbirini tamamlayıcı mahiyette. Birlikte planlama yapınca birbirimizi de tamamlamış oluyoruz. Kaynakların bereketi de artmış oluyor. Bugün Girne ve Güzelyurt'ta açılışını yaptığımız hastaneler de sağlık alanında sürdürdüğümüz ortak çalışmanın önemli bir aşamasını oluşturuyor." ifadelerini kullandı. Yılmaz, sadece son 14 ayda Lapta Sağlık Merkezi'nin kapasitesini geliştirdiklerini, Maraş Sağlık Merkezi, Değirmenlik Sağlık Merkezi ve Dikmen Sağlık Merkezi'ni ardı ardına hizmete açtıklarını bildirerek, "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin sağlık alanında amiral gemisi olacak diyeceğimiz yeni Lefkoşa Hastanesinin inşaatı da hızla sürüyor." şeklinde konuştu. Pamuklu Devlet Hastanesinin yapımının da hızla devam ettiğini, bu yıl sonunda orasının da biteceğini dile getiren Yılmaz, şunları kaydetti: "Girne'de 2024'te hem sivil vatandaşın hem askeri personelin hizmet almasını sağlayan 24 Aralık 1963 Girne Asker Hastanesinin yine hep birlikte açılışını yapmıştık. Bugün açılışını yaptığımız bu tesisle adanın her noktasında yükselen bu hizmet hamlesini daha ileri bir noktaya taşıyoruz. Yeni Girne Devlet Hastanesi, KKTC'nin kendi kaynaklarıyla hayata geçirilmiş önemli bir sağlık yatırımıdır. Bu hastanenin tıbbi altyapısının güçlendirilmesi amacıyla 185 kalem tıbbi cihaz ve 125 hasta yatağının teminini gerçekleştirdik. Yaklaşık 12 bin metrekare kapalı alana ve tüm birimleriyle toplam 146 yatak kapasitesine sahip bu hastane, Girne'nin ihtiyaçlarını karşılamada çok önemli bir konuma sahip. 5 ameliyathane ve 10 yataklı yoğun bakım ünitesiyle Girne'de daha kapsamlı cerrahi müdahalelerin yapılabilmesi, ağır hastaların tedavilerinin sürdürülebilmesi için güçlü bir kapasite oluştu. Çeşitli branşlarda hastalarımızın teşhis ve tedavi için başka merkezlere gitme ihtiyacı böylece azalmış oldu." "KKTC'NİN KALKINMA YOLCULUĞUNA KARARLILIKLA DESTEK SUNMAYA DEVAM EDECEĞİZ" Yılmaz, diyaliz tedavisi gören hastalar için 12 hasta kapasiteli bir ünitenin devreye alındığını, anne ve bebekler için 2 doğum salonunun bulunduğunu, fizik tedavi ve rehabilitasyon hizmetleriyle birlikte düşünüldüğünde hayatın farklı dönemlerinde ihtiyaç duyulan sağlık hizmetine erişimin güçlendiğini belirterek, "Acil servisin kendi tomografi ve röntgen üniteleriyle donatılması ise zamanla yarışılan vakalarda hekimlerimizin hızlı karar almasına ve müdahalede bulunmasına yardımcı olacaktır. Bunlar önemli. Bu tomografi altyapısı ilk defa bu vesileyle sağlanmış oluyor. Vatandaşlarımız, hastalarımız açısından güzel bir hizmet. Girne'de bundan sonraki dönemde 24 Aralık 1963 Girne Asker Hastanesiyle Yeni Girne Devlet Hastanesinin hizmet sunması, bölgenin sağlık kapasitesini önemli ölçüde güçlendirecektir." bilgisini paylaştı. Yeni Girne Hastanesinin yanı sıra Güzelyurt'ta da hastane açılışının gerçekleştirildiğini hatırlatan Yılmaz, şöyle devam etti: "Güzelyurt Devlet Hastanesi için 185 milyon liralık bir kaynak ayırdık ve bu kaynağın 158,6 milyon Türk lirasını doğrudan yatırıma dönüştürdük. Çevre düzenlemesinden altyapı bağlantılarına, ulaşımdan aydınlatmaya kadar tüm çevre işleri için de Güzelyurt Belediyemize 17 milyon lira kaynak aktardık. Çocuk sağlığı, kadın hastalıkları, kardiyoloji ve diğer branşlardaki polikliniklerin yanı sıra hemodiyaliz ve fizik tedavi hizmetlerinin de bu hastanede sunulmasıyla vatandaşların pek çok sağlık ihtiyacına Güzelyurt Hastanesi yerinde cevap verebilir hale geldi. Çocuklarımıza özel acil müdahale alanı, tomografi, röntgen, ultrason ve laboratuvar imkanlarıyla desteklenen acil servis de hastalarımıza zamanında müdahale edilmesi açısından önemli bir kazanım. Vatandaşlarımızın sağlık hizmeti için yollara düşmesini engellemek, acil vakalarda zaman kaybını ortadan kaldırmak en temel hedefimiz oldu. Sağlanan imkanlarla kalp damar operasyonlarının doğrudan yapıldığı hastanelerin sayısını artırıyoruz. Gazimağusa Hastanemiz bunlardan biri. Zamanla yarışılan kritik vakalarda Lefkoşa'ya sevk edilme ihtiyacını azaltma gayreti içindeyiz. Nitekim daha bu hafta basına yansıyan haberlerde Gazimağusa Devlet Hastanemizin tarihi bir adımla ilk baypas ameliyatını başarıyla gerçekleştirdiğini memnuniyetle takip ettik. Bunu gerçekleştiren herkesi de buradan kutluyoruz." Cevdet Yılmaz, Türkiye olarak KKTC'nin kendi imkanlarıyla ortaya koyduğu bu güçlü yatırım iradesini son derece kıymetli bulduklarını belirterek, "Birileri insanlık dışı izolasyonlar, hiçbir hukuka sığmayan engellemeler yapsa da Türkiye Cumhuriyeti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti kader birliği içinde geleceklerini en güçlü şekilde inşa ediyorlar, etmeye de devam edecekler. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın." dedi. Bundan 25 yıl sonraki KKTC'nin çok daha kalkınmış, gelişmiş bir ülke olacağının altını çizen Yılmaz, "Önümüzdeki dönemde de sağlıktan altyapıya, eğitimden tarıma, dijital dönüşüme kadar her alanda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin kalkınma yolculuğuna kararlılıkla destek sunmaya devam edeceğiz. Bugün Girne ve Güzelyurt'ta yükselen bu iki eser, ortak hedeflerimizin, sarsılmaz işbirliğimizin güçlü birer nişaneleridir. Dileğimiz, bu hastanelerimizin sadece bugünümüze değil, gelecek nesillerimizin de sağlığı için bir güvence teşkil etmesidir." diye konuştu. Konuşmaların ardından protokol üyelerinin kurdele kesimiyle Girne ve Güzelyurt devlet hastanelerinin açılışı gerçekleştirildi. Törende, KKTC Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, KKTC Başbakanı Üstel, KKTC Başbakan Yardımcısı Fikri Ataoğlu ve Türkiye'nin Lefkoşa Büyükelçisi Başçeri de yer aldı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, daha sonra Lefkoşa'da KKTC'nin Girne açıklarında 30 Ağustos'ta batan yolcu gemisindeki kayıpları aramak için sürdürülen çalışmalara ilişkin yetkililerden bilgi aldı ve kayıp vatandaşların yakınlarıyla bir araya geldi.

  4. Siyasi02 EkiTürkiye

    Bakan Çiftçi: Milletimizin huzurunu tahkim edecek eserleri, ülkemizin dört bir yanıyla buluşturmaya devam edeceğiz

    Yalova Valisi Ahmet Hamdi Usta'yı ziyaret eden Çiftçi, daha sonra İl Emniyet Müdürlüğünde düzenlenen Laledere Organize Sanayi Bölgesi Jandarma Karakol Komutanlığı Hizmet Binası, Çınarcık İlçe Jandarma Komutanlığı Hizmet Binası ve Tesisleri ile Yalova Tersaneler Bölgesi Deniz Hudut Kapısı'nın toplu açılış törenine katıldı. Çiftçi, burada yaptığı konuşmada, Yalova'nın tabiatının güzelliği kadar gönül dünyası ve manevi mirasıyla da özel bir kent olduğunu söyledi. Son dakika: Futbolda 'temiz eller' operasyonu sonrası gündem bir anda değişti! Ligler ertelenecek mi? Yalova'nın Dağıstan'dan Anadolu'ya uzanan bir irfan yolculuğunun izlerini taşıdığını belirten Çiftçi, "Yalova, Şeyh Muhammed Medeni'nin, Şeyh Şerafeddin Dağıstani'nin ilim, irfan ve irşad mirasıyla yoğrulmuştur. Bu gönül erlerinin irfanı ve hikmeti, nesilden nesle taşınmış, kardeşliğin, dayanışmanın ve gönül birliğinin kökleşmesine vesile olmuştur. Tersaneleri ve sanayisiyle üreten, limanlarıyla dünyaya açılan Yalova, değerlerinden aldığı güçle Türkiye Yüzyılı'nın hedeflerine doğru ilerlemeye devam edecek." diye konuştu. Bakan Çiftçi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde ülkenin her köşesinde eser ve hizmet siyasetini kararlılıkla sürdürdüklerini aktararak, şunları kaydetti: "Yoluyla, hastanesiyle, okuluyla, sanayi altyapısıyla, güvenlik birimleriyle şehirlerimizi geleceğe hazırlıyor, vatandaşımızın hayatına dokunan yatırımları birer birer hayata geçiriyoruz. İçişleri Bakanlığı olarak, 'Güvenli şehir, güçlü Türkiye' anlayışıyla güvenlik altyapımızı sürekli güçlendiriyoruz. Çünkü huzur varsa yatırım büyür. Güven varsa üretim artar. İstikrar varsa şehirler gelişir, millet geleceğe güvenle bakar. Açılışını gerçekleştirdiğimiz Çınarcık İlçe Jandarma Komutanlığı Hizmet Binası, 2 bin 100 metrekare kullanım alanı ve 47 odasıyla 61 personelin görev yaptığı modern bir güvenlik merkezi olarak hizmet verecek. Çiftlikköy Laledere Organize Sanayi Bölgesi Jandarma Karakol Komutanlığı ise sanayinin, üretimin, çalışanların güvenliğine önemli katkı sağlayacak. 3 bin metrekarelik alana kurulan tesis, organize sanayi bölgesinin büyüyen üretim kapasitesine güçlü bir güvenlik altyapısıyla destek verecek." "DAHA MODERN VE GÜÇLÜ FİZİKİ İMKANLARLA HİZMET SUNULACAK" Çiftçi, Yalova İl Emniyet Müdürlüğünün yeni hizmet binasını da şehre kazandırdıklarını dile getirerek, "Bağlarbaşı Mahallesi'nde yaklaşık 15 bin metrekarelik alana inşa edilen 16 bin 794 metrekare kapalı kullanım alanına sahip yeni hizmet binası, 5 blok ve 6 kattan oluşuyor. Yaklaşık 207 milyon liralık yatırımla tamamlanan bu eser, emniyet teşkilatının vatandaşa daha modern ve güçlü fiziki imkanlarla hizmet sunmasına katkı sağlayacak." dedi. Yalova'nın denizcilik ve gemi inşa sanayisindeki güçlü konumuna hizmet edecek Yalova Tersaneler Bölgesi Deniz Hudut Kapısı'nın da şehre değer katacağına dikkati çeken Çiftçi, 5 bin metrekarelik alanda yer alan hudut kapısının 10 Haziran'da faaliyete başladığı bilgisini verdi. Bakan Çiftçi, sözlerini şöyle tamamladı: "Yalova tersanelerinde üretilen yüksek katma değerli gemiler, ülkemizin denizcilik sektöründeki rekabet gücünü artırırken, binlerce insanımıza nitelikli istihdam sağlıyor. Hudut kapımız da üretimin, ihracatın ve Yalova'nın dünyaya açılan kapısının güçlenmesine önemli katkı sağlayacak. Yalova'da jandarma, emniyet ve hudut güvenliğinin fiziki altyapısını birlikte güçlendiriyor, şehrin büyüyen nüfusuna, sanayisine, ticaretine ve denizcilik kapasitesine uygun güçlü bir güvenlik mimarisi kuruyoruz. Güvenliğe yaptığımız her yatırım, vatandaşımızın huzuruna, üreticimizin emeğine, yatırımcımızın güvenine ve şehrimizin geleceğine yapılan yatırımdır. Bizim güvenlik anlayışımız, riski önceden gören, sahaya hakim olan, teknolojiden yararlanan ve vatandaşını merkeze alan önleyici bir güvenlik anlayışıdır. Polisimizle, jandarmamızla, sahil güvenliğimizle ve bütün kurumlarımızla milletimizin huzuru için gece gündüz çalışıyoruz. Türkiye Yüzyılı'nı aynı zamanda 'Huzurun ve Güvenin Yüzyılı' olarak inşa etmekte kararlıyız. Şehirlerimizi güçlendirecek, üretimin ve yatırımın önünü açacak, milletimizin huzurunu tahkim edecek eserleri, ülkemizin dört bir yanıyla buluşturmaya devam edeceğiz." Yalova Valisi Usta ile AK Parti Yalova Milletvekili Meliha Akyol'un da katılımcılara hitap ettiği törende, dua edildi ve açılış kurdelesi kesildi. Sağanak ve fırtına aynı anda vurdu! İlk görüntüler geldi: Minare yıkıldı, ağaçlar devrildi, çatılar uçtu

  5. Ekonomik02 EkiTürkiye

    Financial Times: Erdoğan, 18 milyar dolarlık borsa skandalının etkilerini sınırlamaya çalışıyor

    İngiliz Financial Times gazetesi, Türkiye’deki fon skandalının siyasi boyutunu mercek altına aldı. Gazete, 450 binden fazla yatırımcının etkilendiği krizin AKP yönetimine uzanan bağlantılarına dikkat çekti.

  6. Güvenlik02 Eki· KabulAfganistan

    İletişim Başkanı Duran: Medine-i Münevvere’de, Mescid-i Nebevî’ye hizmet veren sivil altyapıyı hedef alan saldırıyı telin ediyorum

    HABER MERKEZİ- Duran, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada saldırıyı kınayarak şu ifadeleri kullandı; "Medine-i Münevvere’de, Mescid-i Nebevî’ye hizmet veren sivil altyapıyı hedef alan saldırıyı telin ediyorum. Haremeyn-i Şerifeyn’in kutsiyetini, huzurunu ve güvenliğini hedef alan her türlü saldırı, tüm İslam âleminin ortak hassasiyetine yönelmiş kabul edilemez bir hadsizliktir. Bölgenin huzurunu ve istikrarını tehdit eden bu tür saldırıların bir an önce son bulmasını temenni ediyorum. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye olarak, Suudi Arabistan’ın yanında olmaya devam edeceğiz." Son dakika: Futbolda 'temiz eller' operasyonu sonrası gündem bir anda değişti! Ligler ertelenecek mi?

  7. Siyasi02 EkiSuriye

    36 derslikli Şam Uluslararası Recep Tayyip Erdoğan Türk Okulu, yaklaşık 1.000 öğrenci kapasitesiyle 4 Ekim’de açılıyor

    Milli Eğitim Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre; Türkiye ile Suriye arasında sürdürülen iş birliği ve eş güdüm çalışmaları kapsamında, Suriye’de çocuklar ve gençlerin nitelikli eğitime erişimlerinin desteklenmesine yönelik çalışmalar devam ediyor. Bu çerçevede, Suriye’nin başkenti Şam’ın Artuz bölgesinde bakanlığa bağlı olarak faaliyet gösterecek yeni bir eğitim kurumunun açılmasına yönelik çalışmalar tamamlandı. Son dakika: Eyüpsultan Belediye Başkanı Mithat Bülent Özmen gözaltına alındı Ana sınıfı, ilkokul, ortaokul ve lise kademelerinin tamamını kapsayacak şekilde tasarlanan okul, toplam 36 derslik ve yaklaşık 1000 öğrenci kapasitesine sahip olacak. 2026-2027 eğitim öğretim dönemi itibarıyla öğrencilere eğitim hizmeti vermeye başlayacak okulun açılışı, 4 Ekim Pazar günü yapılacak. Milli Eğitim Bakanlığı heyeti, okulun açılışına ve ilk derse katılacak. Suriye halkının huzur ve istikrara kavuşmasına katkı sunulması, ülkeye geri dönüşlerin hızlandırılması, dönüş yapan ailelerin çocukların intibaklarının desteklenmesi, Türkiye ile Suriye arasındaki tarihi, kültürel ve insani bağların eğitim alanındaki iş birlikleriyle pekiştirilmesi amacıyla hayata geçirilen okulun adı, 'Şam Uluslararası Recep Tayyip Erdoğan Türk Okulu' olarak belirlendi. Şam Uluslararası Recep Tayyip Erdoğan Türk Okulu'nun, Türkiye’nin eğitim alanındaki birikim ve tecrübesini bölgedeki öğrencilerle buluşturan öncü bir eğitim kurumu olması, iki ülke arasındaki dostluk ve kardeşlik bağlarının güçlendirilmesine katkı sağlaması amaçlanıyor. Son dakika... AKOM saat verdi, Meteoroloji 11 ili alarma geçirdi! Sabahtan akşama kadar sürecek

  8. Siyasi02 EkiABD

    Bakan Bolat İngiliz mevkidaşı Reynolds ile görüştü

    Ticaret Bakanı Ömer Bolat, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, G20 Ticaret Bakanları Toplantısı dolayısıyla bulunduğu ABD'nin Milwaukee kentinde Reynolds ile bir araya geldiklerini belirtti. Reynolds ile görüşmesinde, ticaret ve yatırım ilişkilerinin güçlendirilmesi, Serbest Ticaret Anlaşması'nın genişletilmesine yönelik müzakereler, yatırımların artırılması ve iş dünyaları arasındaki etkileşimin derinleştirilmesi konularını ele aldıklarını ifade eden Bolat, şu değerlendirmede bulundu: "2025 yılında 24 milyar dolara ulaşan ticaret hacmimiz, ilişkilerimizin güçlü potansiyelini ortaya koymaktadır. Bu hafta beşinci turunu gerçekleştirdiğimiz STA müzakerelerinin tamamlanmasıyla, ticaretimizi daha rekabetçi ve entegre bir yapıya kavuşturarak, Cumhurbaşkanı'mız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın ilan ettiği 40 milyar dolarlık ortak ticaret hacmi hedefimize ulaşmayı amaçlıyoruz. Güvenilir ticaret ortağımız Birleşik Krallık ile karşılıklı ticaret ve yatırımları artıracak, iş insanlarımızın önünü açacak adımları birlikte atmayı sürdüreceğiz." Altının yönü değişecek mi? Gözler saat 15.30’a çevrildi

    Ticaret Bakanı Bolat, ABD Ticaret Temsilcisi Greer ile görüştü
  9. Siyasi02 Eki

    AK Parti'de Fatma Betül Sayan Kaya’nın görevine Hülya Terzioğlu getirildi

    AK Parti’de Sosyal Politikalardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığına Hülya Terzioğlu getirildi. AK Parti’de görevden ayrılan Fatma Betül Sayan Kaya’nın yerine Sosyal Politikalardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığına Hülya Terzioğlu getirildi. Gelişmeyi AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, sosyal medya hesabından duyurdu. Çelik, “Sayın Cumhurbaşkanımızın ve Genel Başkanımızın takdirleriyle Sosyal Politikalardan sorumlu Genel Başkan Yardımcılığımıza Prof. Dr. Hülya Terzioğlu atanmıştır.” dedi. Çelik, paylaşımda Terzioğlu ile ilgili şu bilgileri verdi: "Prof. Dr. Hülya Terzioğlu, Marmara İlahiyat Fakültesinden mezun olmuştur. Marmara Sosyal Bilimler Enstitüsüne bağlı olarak yüksek lisans ve doktora çalışması yapmıştır. Başörtüsü yasağının başlaması sebebiyle uzun yıllar akademiden uzak kalmış hocamız, 2013 yılı itibarıyla Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde akademik hayatına başlamıştır. Çalışma alanları: modern dönem inanç problemleri, İslam ve Kadın, toplumsal cinsiyet, Deizm, Kader inancı ve özgürlük meselesi ve Cumhuriyet dönemi alimleri ve inanç meseleleri. 2012’de İstanbul İl kadın kollarımızda bulunmuştur. 2013’te Kadem Sakarya Temsilciliğini yapmıştır. 2023’te Kelam Anabilim Dalında Profesörlüğe atanmıştır." TERZOĞLU'NDAN İLK PAYLAŞIM Terzioğlu da sosyal medya hesabından yeni görevi için açıklama yaptı. "AK Parti Sosyal Politikalardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı için şahsımı görevlendiren Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a şükranlarımı sunuyorum." ifadelerini kullanan Terzoğlu, "Mesuliyeti izzetine denk bu vazifede Allah’ın rızasını gözeterek aziz milletimize hizmet etmeyi Rabbimden diliyorum." dedi. Fatma Betül Sayan Kaya ve İlyas Kaya'nın tüm mal varlıklarının dondurulması istenmişti. FATMA BETÜL SAYAN KAYA İSTİFA ETMİŞTİ Fon soruşturması kapsamında İlyas Kaya ve eşi Fatma Betül Sayan Kaya’nın tüm mal varlıklarının dondurulması istenmişti. Kaya'nın soruşturma kapsamındaki Özata Denizcilik'ten 63 milyon TL'lik hisse aldığı, fon skandalı patlak vermeden kısa süre önce 1,3 milyar TL'ye sattığını öne sürülüyor. Kaya'nın eşinin ise, 2026 yılı başlarında 55 liradan 150 bin adet hisse aldığı ve 4 bin 482 liradan sattığı, 99 milyon 687 bin lira yatırdığı Özata fonundan 826 milyon lira çektiği ileri sürülüyor. Kaya, eşiyle birlikte, Özata fonundan 2 milyar 200 milyon lira kazanç elde ettiğine ilişkin suçlamaların ardından 26 Eylül 2026 tarihinde, AK Parti'deki görevlerinden istifa ettiğini açıklamıştı.

  10. Güvenlik02 Eki· KabulAfganistan

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan fon soruşturması açıklaması: Kimsenin hakkını yedirmeyeceğiz

    Aslıhan Altay Karataş -Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Genel Kurulu’nda yeni yasama yılını açış konuşmasında, fon soruşturması, Terörsüz Türkiye, iç cephenin tahkimi ve yeni anayasa konularında önemli mesajlar verdi. Erdoğan, 42 dakika süren konuşmasında özetle şunları söyledi: BİRİNCİ VAZİFE MİLLETE HİZMET:Siyasetçiler olarak birinci vazifemiz, emanetini taşıdığımız milletimize layık-ı veçhile hizmet etmektir. HAK YEDİRMEDEN SÜRATLE ÇÖZÜYORUZ:Fon piyasasının belli bölümünde ortaya çıkan sorunun üstesinden başarıyla geliyoruz. Sermaye piyasası kuralları çerçevesinde, hakkaniyet ve adaleti gözeterek, kimsenin hakkını kimseye yedirmeden, bu meseleyi süratle çözüyoruz. Bu konunun, iktisadi güvenliğimize ve toplumsal barışımıza yönelik bir tehdit unsuruna dönüşmesine inşallah fırsat vermeyeceğiz. CEPHE SİYASETİNİN RAF ÖMRÜ DOLDU:Çok partili demokrasiye geçişimizden itibaren, ne zaman bir atılım, bir kalkınma hamlesi içinde olsak, operasyonların hedefi haline geldik. Ne Türkiye’nin ne de Türk milletinin artık kaybetmeye tahammülü yoktur. Hiç kimsenin de Türkiye’ye ve Türk milletine kaybettirmeye hakkı yoktur. Türkiye’de salt iktidar karşıtlığı üzerine kurulu ‘cephe siyasetinin’ raf ömrü dolmuştur. Siyaseti; hizmette, eserde, icraatta yarış olmaktan çıkarıp, muhatabın düşmanlaştırıldığı bir ‘yıpratma savaşına’ dönüştürmek vahim bir hatadır. “TERÖRSÜZ TÜRKİYE” ETKİSİ:‘Terörsüz Türkiye’ sürecimizin, aynı zamanda bu millî mutabakatı inşa etmeye dönük olduğunu özellikle vurgulamak isterim. Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir. Bugün terör bitme noktasına gelmiş, terör saldırıları sona ermiş, terör örgütü de kendisini feshetme, silahlarını bırakma kararını açıklamıştır. Bahçeli ve DEM Parti’ye teşekkür BÜYÜK DESTEK VERDİ:Çerçeve yasanın çıkarılması konusunda TBMM’de 467 kabul oyuyla sergilenen tarihi mutabakat milletimizi, Türkiye’nin dostlarını sevindirirken; hiç şüpheniz olmasın ki, Türkiye’nin hasımlarını da üzmüş; hayal kırıklığına uğratmıştır. İlk günden itibaren ortaya koyduğu dirayetli, kararlı ve cesur duruşla Terörsüz Türkiye sürecine büyük destek veren Cumhur İttifakı ortağımız MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye bir kez daha partim, ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Sürecin kazasız, belasız bugünlere gelmesinde çok kıymetli katkıları olan DEM Parti Grubuna aynı şekilde teşekkürlerimi iletiyorum. GEREKEN YAPILACAK: Çerçeve yasada da vazedildiği gibi, bir izleme süreci vardır. Gerekli adımlar atıldığında, ilgili kurumlarımız da gerekeni yapacaktır. Millî mutabakat daha bir anlam kazanacaktır. Terörsüz, çatışmasız bir ortamda, sorunlarımızı karşılıklı saygı ile tartışıp çözüm üretmek, çok daha kolay ve mümkün hale gelecektir. Siyasetin demokratik kapasitesi inşallah daha da güçlenecektir. Türkiye’nin yeni, demokratik, katılımcı, özgürlükçü ve sivil bir Anayasa yapma şartları, inanıyorum ki, daha da olgunlaşacaktır. ‘Yeni anayasa için en ideal dönem’ BU AYIPTAN KURTULMALI: Demokrasi tecrübemizi fasılalara bölen müdahalelerin mirasını reddeden sivil bir anayasa ihtiyacı henüz karşılanamadı. Türkiye, bu ayıptan mutlaka kurtulmalıdır. Yeni ve sivil bir anayasa hedefi, Türk demokrasisinin rüştünü ispat mücadelesidir. Meclisimiz, her dönem ve her koşulda anayasa yapmaya ehildir, yetkilidir. Fakat sahip olduğu siyasi çeşitlilik hasebiyle içinde bulunduğumuz dönem, bir anayasa teşebbüsü için belki de en ideal dönemdir. Bu Meclis, Türkiye’nin milli ve hayati meseleleri söz konusu olduğunda müzakere ve uzlaşma kapasitesinin sağlamlığını göstermiştir. Bilhassa ‘huzura, demokrasiye, kardeşliğe kalkan 467 el’ ile sivil siyaset, vesayetin ördüğü psikolojik duvarları yıkmış, önyargıları tuz buz etmiştir. İLK 4 MADDEDE TAVRIMIZ BELLİ: Anayasanın yürürlükteki ilk dört maddesiyle ilgili tavrımız zaten bellidir. Türkiye Yüzyılına yakışır yeni ve sivil bir anayasa için kolları sıvamak herkes için gerçek bir samimiyet sınavıdır. Milletimizin bu büyük özlemini gidermek üzere siyasi partilerimizin, taahhütlerine uygun olarak harekete geçmelerinde fayda görüyorum. ‘Dimdik ayaktayız’ Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları Mahalle Başkanları İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nda açıklamalarda bulundu. Partililerinin tezahüratlarına karşılık veren Erdoğan, “Hiç endişe etmeyin, dimdik ayaktayız. Dik duracağız, dikleşmeyeceğiz.” dedi. Erdoğan, partiye katılımlara da dikkat çekerek AK Parti’nin kadın kolları üye sayısını 6 milyon 214 bini geride bıraktığını açıkladı.

    Uluslararası Barış Günü'nde dünyadaki ateşkes tablosu kalıcı barış için umut vermiyor
  11. Siyasi01 Eki

    Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Camiler ve Din Görevlileri Haftası mesajı

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, "Bugün başlayan Camiler ve Din Görevlileri Haftası vesilesiyle görevini ihtimamla yerine getiren tüm imamlarımıza, müezzinlerimize, vaizlerimize, müftülerimize, Kur'an kursu öğreticilerimize selamlarımı iletiyorum. Her bir din görevlimize Allah'tan muvaffakiyetler diliyorum." ifadelerini kullandı. Güllü'nün ölümüne ilişkin davada kızı Tuğyan Ülkem Gülter için istenen ceza belli oldu Son dakika... Cumhurbaşkanı Erdoğan: Partimize saldıran ahlaksızları milletimizin takdirine havale ediyorum

  12. Ekonomik01 Eki· ŞanlıurfaTürkiye

    Türkiye-Ukrayna Serbest Ticaret Anlaşması yürürlüğe girdi

    Bakanlığın sanal medya hesabından yapılan açıklamada, "Türkiye ve Ukrayna, ticari ilişkileri daha öngörülebilir bir çerçevede geliştirmeyi amaçlıyor. Türkiye-Ukrayna Serbest Ticaret Anlaşması 1 Ekim 2026 tarihinde yürürlüğe girdi. Mal ticaretine ilişkin gümrük vergisi düzenlemeleri 1 Ocak 2027 itibarıyla uygulanmaya başlayacak. Anlaşma, mevcut koşullarda iki ülke arasındaki ticaretin daha öngörülebilir kurallar çerçevesinde sürdürülmesine katkı sağlamayı amaçlıyor. 3 Şubat 2022 tarihinde imzalanan anlaşma, iki ülke arasındaki ticaret hacminin kısa vadede 10 milyar dolara ulaşması yönündeki ortak hedef doğrultusunda ticari ilişkilerin geliştirilmesine yönelik bir çerçeve oluşturuyor. Tarafların hassas sektörleri de dikkate alınarak hazırlanan Anlaşma; mal ticaretinin yanı sıra hizmetler, yatırımlar, elektronik ticaret, ticaretin kolaylaştırılması ve gümrük iş birliğine ilişkin düzenlemeler içeriyor. Türkiye ile Ukrayna arasındaki ikili ve transit taşımaların kotasız gerçekleştirilmesine yönelik düzenlemelerin ticari akışların desteklenmesine katkı sağlaması hedefleniyor. Ukrayna’nın Avrupa Birliği ile ekonomik entegrasyonunun ilerlediği bir dönemde Anlaşma, Türk ve Ukraynalı işletmeler için tercihli ticaret imkanlarının sürdürülmesine yönelik bir çerçeve sunarken, diğer üçüncü ülke tedarikçilerine karşı rekabet avantajı sağlayacak" denildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan: Partimize saldıran ahlaksızları milletimizin takdirine havale ediyorum Şanlıurfa'da TEKNOFEST coşkusu! Selçuk Bayraktar Demirören Medya standını ziyaret etti

  13. Siyasi01 EkiSuriye

    'Suriye hükümeti yetkilileriyle Hizbullah yöneticilerinin Türkiye'de bir araya geldiği' iddiasına yalanlama

    DMM'den yapılan açıklamada, şu ifadeler kullanıldı: "Bazı uluslararası medya organlarında ve sosyal medya mecralarında yer alan, 'Suriye hükümeti yetkilileri ile Hizbullah yöneticilerinin MİT ev sahipliğinde Türkiye'de bir araya geldiği' yönündeki iddialar tamamen asılsızdır. Söz konusu paylaşımlarda yer alan tarih, mekan, içerik ve temaslara ilişkin iddialar hiçbir gerçekliği yansıtmamakta olup tamamen kurgusal ve spekülatif niteliktedir. Kamuoyunun sadece resmi makamlarca yapılan açıklamaları dikkate alması önemle rica olunur." Cumhurbaşkanı Erdoğan: Kimsenin hakkını kimseye yedirmeden, fon meselesini süratle çözüyoruz Son dakika... Soma'daki maden göçüğünde acı haber: 1 işçi hayatını kaybetti

    'Suriye hükümeti yetkilileriyle Hizbullah yöneticilerinin Türkiye'de bir araya geldiği' iddiasına yalanlama
  14. Siyasi01 Eki

    AK Parti'de Fatma Betül Sayan Kaya'nın yerine atanan isim belli oldu

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın takdiriyle partisinin Sosyal Politikalardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığına Prof. Dr. Hülya Terzioğlu'nun atandığını bildirdi. Çelik, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda şunları kaydetti: "Sayın Cumhurbaşkanımızın ve Genel Başkanımızın takdirleriyle Sosyal Politikalardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığımıza Prof. Dr. Hülya Terzioğlu atanmıştır. Genel Başkan Yardımcımız, Marmara İlahiyat Fakültesinden mezun olmuştur. Marmara Sosyal Bilimler Enstitüsüne bağlı olarak yüksek lisans ve doktora çalışması yapmıştır. Başörtüsü yasağının başlaması sebebiyle uzun yıllar akademiden uzak kalmış hocamız, 2013 yılı itibarıyla Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde akademik hayatına başlamıştır. Çalışma alanları: modern dönem inanç problemleri, İslam ve kadın, toplumsal cinsiyet, deizm, kader inancı ve özgürlük meselesi ve Cumhuriyet dönemi alimleri ve inanç meseleleri. 2012'de İstanbul İl kadın kollarımızda bulunmuştur. 2013'te KADEM Sakarya Temsilciliğini yapmıştır. 2023'te Kelam Anabilim Dalında profesörlüğe atanmıştır. Tebrik ediyoruz. Partimiz ve ülkemiz için hayırlı olsun." Son dakika... Cumhurbaşkanı Erdoğan: Partimize saldıran ahlaksızları milletimizin takdirine havale ediyorum İŞTE SAYAN KAYA'NIN YERİNE ATANAN TERZİOĞLU Prof. Dr. Hülya Terzioğlu 1970 Çorum/Alaca doğumludur. Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden 1996’da mezun oldu. Aynı üniversitenin Sosyal Bilimler Enstitüsü Temel İslâm Bilimleri Anabilim Dalı, Kelâm Bilim Dalı’nda 1998’de “Kâdı İyâz’a Göre Peygamber’in Dindeki Konumu” başlıklı yüksek lisansını ve 2004 ‘te“İslam İnançları Açısından Din-Dünya İlişkisi” konulu doktora çalışmasını tamamladı. İstanbul’da özel bir eğitim kurumunda uzun yıllar öğretmenlik ve idarecilik de yapan Hülya Terzioğlu’nun İslâm’da Dünya-Âhiret Dengesi, Filozoflar, Kelâmcılar ve Sûfîlere Göre Allah’ın Varlığı (İsbât-ı Vâcib Ahmed Nûri), Dini İstismar Boyutuyla 15 Temmuz Darbe Girişiminin Arka Plânı, Mâtürîdî’de Kadın Algısı, Tarihten Günümüze Boşanma, 101 Soruda Akâid ve Kelâm” ve İslâm’da Kadının Konumunu Yeniden Düşünmek adlı yayınlanmış kitapları, hakemli dergilerde makaleleri, ulusal ve uluslararası sempozyumlarda tebliğleri ve çeşitli ansiklopedi maddeleri bulunmaktadır. Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) Sakarya kurucu temsilciliği de yapan Hülya Terzioğlu 2013 yılında başladığı Sakarya Üniversitesi İlahiyât Fakültesi Kelâm Anabilim Dalı öğretim üyeliği görevine halen devam etmektedir. Bir çocuk annesidir. Güllü'nün kızı Tuğyan Ülkem Gülter hakim karşısında! Suçlamalarla ilgili ne dedi?

  15. Ekonomik01 Eki· AntalyaTürkiye

    Bugün Ne Oldu? 1 Ekim 2026 haberleri

    Günün öne çıkan haberlerini Helin Genç "Bugün Ne Oldu?"da anlatıyor. MECLİS YENİ YASAMA DÖNEMİNE BAŞLADI Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin yeni yasama dönemi bugün başladı. Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, Meclis Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada yeni Anayasa çağrısını tekrarladığını söyleyerek, "Terörsüz Türkiye" sürecinde emin adımlarla yürüneceğini ifade etti. Kurtulmuş fon soruşturması için ise "Kime kadar gidiyorsa mutlaka hesap sorulmalıdır" dedi. CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN: TERÖR BİTME NOKTASINA GELMİŞTİR Cumhurbaşkanı Erdoğan ise Meclis açılışında yaptığı konuşmada, "Terör bitme noktasına gelmiştir. Çerçeve yasa Türkiye'nin hasımlarını üzmüştür. Gerekli adımlar atıldığında, ilgili kurumlarımız da gerekeni yapacaktır" dedi. "Fon piyasasının belli bölümünde ortaya çıkan sorunun üstesinden başarıyla geliyoruz." ifadelerine de yer veren Erdoğan, "Sermaye piyasası kuralları çerçevesinde, hakkaniyet ve adaleti gözeterek, kimsenin hakkını kimseye yedirmeden, bu meseleyi süratle çözüyoruz." dedi. SPK İSTEĞE BAĞLI İADE HESAPLARI AÇILDIĞINI DUYURDU Fon soruşturmasında da iki önemli gelişme yaşandı. İlki; SPK, Birleşik Fon Bankası nezdinde TMSF adına 'İsteğe Bağlı İade Hesapları' açıldığını duyurdu. Tasfiye kararı öncesi fonlardaki satışlardan fahiş kazanç elde edenler, bunları kendi isteği ile iade edebilecek. TASFİYE EDİLEN FONLARDA ARA ÖDEME YAPILACAK İkinci gelişme ise tasfiye edilen fonların ödemesiyle ilgili... SPK; Tera, Pusula, Atlas ve Hedef Portföy tarafından kurulan ve tasfiye sürecindeki fonların yatırımcılarına, nihai tasfiye beklenmeden ara ödeme yapılmasına karar verdi. A1 Capital, Bulls ve Pardus Portföy fonlarında tasfiye süreci, öncelikle “Para Piyasası” ibaresi bulunan fonlardan başlayacak. Fonlar yatırımcı sayısına göre en fazla olandan en aza doğru tasfiye edilecek. BAKAN ŞİMŞEK'TEN FON AÇIKLAMASI Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, fon soruşturmasına ilişkin, "Kurumlarımız, sorunlu fonlarla ilgili çalışmalarını koordinasyon içinde titizlikle sürdürüyor. Yatırımcılara mümkün olan en kısa sürede ve en yüksek düzeyde ödeme yapılabilmesi için gerekli adımlar atılıyor." dedi. Şimşek ayrıca "Aldığımız tedbirlerle sermaye piyasalarımız daha güçlü, sağlıklı ve dayanıklı bir yapıya kavuşacaktır" diye de ekledi. BENZİNDE EŞEL MOBİLE KADEMELİ SİSTEM Benzinde uygulanan eşel mobil sistemi, Resmi Gazete'de yayınlanan kararla motorindeki gibi kademeli sisteme alındı. ÖTV düzenlemesi nedeniyle bugünden itibaren benzin pompa fiyatında yaklaşık 4,15 lira artış bekleniyor. VAHAP SEÇER VE 58 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI Öte yandan Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı'nca başlatılan "yolsuzluk" soruşturması kapsamında, Türkiye Belediyeler Birliği ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer'in da aralarında olduğu 59 şüpheli gözaltına alındı. REYHANLI SALDIRISININ FAİLİ YAKALANDI MİT, Reyhanlı'da 2013 yılında 53 kişinin hayatını kaybettiği terör saldırısının Suriyeli faillerinden Ömer el-Hatip'i, deniz yoluyla Avrupa'ya kaçmak üzereyken yakaladı. Kırmızı bültenle aranan şüpheli, Reyhanlı saldırısının planlama ve organizasyonunda yer aldı. MABEL MATİZ HAKKINDA HAPİS İSTEMİ İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından "Ha Leylim" şarkı klibi nedeniyle hakkında soruşturma başlatılan şarkıcı Mabel Matiz hakkında 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası talebiyle iddianame düzenlendi. GÜLLÜ'NÜN KIZI TUĞYAN: EĞER ONU GÖRSEYDİM TUTMAYA ÇALIŞIRDIM Şarkıcı Güllü'nün hayatını kaybetmesine ilişkin davanın ilk duruşmasında savunması alınan Güllü'nün kızı tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter, hakkındaki suçlamaları reddetti. Gülter, olay gecesi annesinin düştüğü sırada arkasının dönük olduğunu belirterek, "Ben arkam dönükken annem düştü. Bir şey temas ettiğini görmedim, eğer onu görseydim tutmaya çalışırdım" dedi. ÇIRALI'DA SON CARETTA CARETTA YUVASI DA AÇILDI Antalya'nın caretta caretta yuvalama alanlarından Çıralı sahilinde, bu sezon 117 yuvadan 3 bin 458 yavru denizle buluştu. Açılan son yuvayla sahilde bu yılki yumurtlama sezonu sona erdi.

  16. Siyasi01 EkiTürkiye

    Son dakika... Cumhurbaşkanı Erdoğan: Partimize saldıran ahlaksızları milletimizin takdirine havale ediyorum

    İşte Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkan satır başları: Aziz milletim, AK Parti Kadın Kolları Başkanlığımızın kıymetli mensupları, değerli mahalle başkanlarımız, kıymetli yol ve dava arkadaşlarım, hepinizi en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum. Kadın kolları, mahalle başkanları istişare ve değerlendirme toplantısının açılışında sizlerle bir arada olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Sizlerin şahsında ana kademeden il ve ilçe teşkilatlarımıza, kadın ve gençlik kollarımızdan mahalle başkanlıklarımıza, partimizin farklı kademelerinde görev yapan hanım kardeşlerimin tamamına selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. Yine sizlerin vasıtasıyla 81 ilimizin yanı sıra medeniyet coğrafyamızın farklı köşelerinde ve dünyanın dört bir yanında AK Parti'ye gönül vermiş, bu davaya emek vermiş, cehdini, çabasını, gayretini bu kutlu harekete vakfetmiş tüm kardeşlerime en içten muhabbetlerimi yolluyorum.Bu kıymetli organizasyonun düzenlenmesinde emeği geçen Genel Merkez Kadın Kolları Başkanlığımızı tebrik ediyor. Programa katkı sunan tüm yol ve dava arkadaşlarıma şükranlarımı sunuyorum. Fon soruşturması! Cumhurbaşkanı Erdoğan: Kimsenin hakkını kimseye yedirmeden, bu meseleyi süratle çözüyoruz "DİMDİK AYAKTAYIZ, HERHANGİ BİR SIKINTI YOK" Maşallah. Allah nazardan saklasın inşallah. E dimdik ayaktayız. Herhangi bir sıkıntı yok. Durmak yok. Yola devam. Kamp formatında tertip edilen ve bugün açılışını yaptığımız istişare ve değerlendirme toplantımızın partimiz, demokrasimiz, ülkemiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Toplantı kapsamında yapılacak oturumların ufuk açıcı olmasını, buradaki tespit ve teşhislerin hepimiz için verimli, bereketli ve inşallah faydalı neticeler hâsıl etmesini Rabbimden niyaz ediyorum. Tabii, şunu da en basit ifadeyle belirtmekte fayda görüyorum. AK Parti kadın kollarımız gerek çalışkanlığıyla gerekse kurumsal birikimiyle hem partimize hem de ülkemize çok önemli katkılar yapıyor.Partimizin diğer birimleri gibi sahayla olan iletişimini, milletimizle kurduğu gönül köprülerini her gün daha da güçlendiriyor. Infografik Görsel (Quality Image) Kadın kollarımızda görevli arkadaşlarımız her yaştan, toplumun her kesiminden kadın ve gençlerimizle ziyaretler, buluşmalar, toplantılar yaparak sık sık bir araya geliyor. İlçe ve mahalle teşkilatlarımız, özellikle bir gönüle daha girebilmek, 12 milyon nüfuslu büyük AK Parti ailesine bir fert daha kazandırabilmek için aşkla, sevdayla, davaya adanmış bir ruhla çalışıyor. Şunu büyük bir gururla dile getirmek isterim. AK Partimizin kadın üyesi sayısı bugün itibarıyla, lütfen dikkat edin, 6 milyon 214 bini geride bırakmıştık.Ben sizlerle gurur duyuyorum. Sizler bizim, Allah'a hamdolsun, her şeyimizsiniz. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız. Son bir buçuk yılda AK Parti ailesine tam 700 bin hanım kardeşimiz daha katılmıştır. Partimiz yeni üyelerimizle daha güçlenmiş, bereketlenmiş, adeta hücrelerini tazelemiştir. Bu rekorla imzası bulunan Kadın Kolları Başkanlığımızın tüm mensuplarına, beraber yol yürüdüğüm tüm dava arkadaşlarıma, sizler vesilesiyle bugün bir kez daha yürekten teşekkür ediyorum. Mevla birliğimizi, beraberliğimizi, ahde vefamızı, su gibi aziz, berrak şu muhabbetimizi inşallah daim eylesin diyorum. "AK PARTİ MİLLETİN PARTİSİDİR" Kıymetli misafirler, çok değerli dava arkadaşlarım, sıkça getirdiğim bir hususun altını bugün bir kez daha çiziyorum. AK Parti, unutmayın, milletin partisidir. AK Parti'yi millet kurmuştur. Biz ise sadece bu partinin tabelasını asma görevini yaptık. Partimizin bugünlere gelmesinde en büyük pay, bu yola birlikte çıktığımız, bu hareketi birlikte kurduğumuz hanım kardeşlerimizindir. AK Parti, sistemin kadrine uğramış, eğitim ve çalışma hakkı elinden alınmış, kamusal alandan dışlanmış, geleceği çalınmış kadınların çabalarıyla, emekleriyle, dua ve destekleriyle başarıya ulaşmıştır. Vesayetçilerin ördüğü tek tipçi duvarlar, AK Parti'yi ihya eden, bu hareketi inşa eden, kötü gidişata itiraz eden kadınların mücadelesiyle yıkılmıştır. "YOK SAYILAN KADINLAR AK PARTİ İLE YENİDEN MERKEZE TAŞINMIŞTIR" Türkiye'nin demokrasi azmini aynı şekilde AK Parti saflarında mücadele eden kadınların ortaya koyduğu iradeyle sağlamlaştırmıştır. İnancından, başörtüsünden, kılık kıyafetinden dolayı yok sayılan kadınlar AK Parti ile yeniden merkeze taşınmıştır. AK Parti olarak kadınların her alanda en güçlü şekilde var olabilmesi için ilk günden beri yoğun çaba harcıyoruz. Eğitimden siyasete, sosyal hayattan sivil topluma yaptığımız düzenlemelerle kadınların statüsünü güçlendirecek çok sayıda adım attık. Ülkemiz için tam anlamıyla bir utanç vesikası olan kamuda başörtüsü yasağını kaldırarak bu zulme, bu adaletsizliğe son verdik. "KADINA YÖNELİK ŞİDDETİ KIRMIZI ÇİZGİMİZ OLARAK BELİRLEDİK" Kardeşlerim, bugün kadınlar bürokraside, akademide, yerel yönetimde, emniyet teşkilatımız ve ordumuz bünyesinde artık hiçbir baskıyla, hiçbir yasakla karşılaşmadan devletine ve milletine başarıyla hizmet ediyor. Diğer taraftan, kadına yönelik şiddeti de kırmızı çizgimiz olarak belirledik. Bu meseleye sıfır toleransla yaklaşarak yasal ve idari düzenlemeleri tek tek hayata geçirdik. Kardeşlerim, bütün bunları lütuf olarak değil, görevimiz olduğu için yaptık. Çünkü biz, kadınların tüm Türkiye için, Türkiye'nin istikbali için taşıdığı önemin idrakinde olan bir hareketiz. Çünkü biz, gerekli imkânlar sağlandığında kadınların neler başardığını, ileride neleri başarabileceklerini bilen bir partiyiz. Aynı şekilde geleceğimizin teminatı olan pırıl pırıl evlatlarımızı büyüten, toplumun temeli olan aile yapımızı muhafaza eden, değerlerimizle birlikte milletimizi de yarınlara taşıyan en güçlü halkanın kadınlar olduğunu bilen bir kadroyuz. Anne olarak, evlat olarak, kardeş olarak, eş olarak kadınların hayatımıza kattıkları anlam ve bereketi çok iyi biliyoruz. "PARTİMİZE SALDIRAN AHLAKSIZLARI MİLLETİMİZİN TAKDİRİNE HAVALE EDİYORUM" Kardeşlerim, bu noktada şunu da üzülerek ifade etmek isterim. Son günlerde birileri, duruşumuzu çok net ortaya koyduğumuz olumsuz hadiseleri fırsat bilerek partimize yönelik bir saldırı kampanyası başlattı. Münferit örneklerden hareketle değerlerimizi de hedef alan son derece çirkin, son derece sorumsuz bir tavır içine girdiler. Milyonlarca insanımızı alçakça töhmet altında bırakmaya çalışıyorlar. Adı gibi ak olan, pak olan bu tertemiz hareketi lekelemek için her yolu deniyorlar. Ellerine geçirdikleri her fırsatı, kadınların uğruna mücadele verdikleri, bedel ödedikleri en temel haklarına karşı bir saldırı malzemesi yapan bu ahlaksızları ben yine milletimizin takdirine havale ediyorum. Milletimiz de basiretiyle, irfanıyla ne yapılmak istendiğini zaten görüyor. Biz de her zaman olduğu gibi bunlara prim vermiyor, işimize bakıyoruz. Sizlerden de bunlara kulak asmadan hem partimiz hem de milletimiz için çalışmaya devam etmenizi bekliyorum. Güllü'nün kızı Tuğyan Ülkem Gülter hakim karşısında! Suçlamalarla ilgili ne dedi?

  17. Siyasi01 Eki· AnkaraTürkiye

    Cumhurbaşkanı Erdoğan: Gelecek yüzyıla biz damga vuracağız

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin gelecek yüzyılına da AK Parti'nin damga vuracağını belirterek, "Hareketimizin yolu açıktır. AK Parti, Cumhur İttifakı ile güçlenerek yoluna devam edecek" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara’da AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları Mahalle Başkanları İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'nda konuşuyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları: İl ve ilçe teşkilatlarımıza, partimizdeki kardeşlerime selam gönderiyorum. Kendisini bu davaya vakfetmiş tüm kardeşlerime muhabbetlerimi yolluyorum. Dimdik ayaktayız. Herhangi bir sıkıntı yok. Durmak yok yola devam. İştişare ve değerlendirme toplantımızın ülkemiz ve milletimiz için hayırlı olmasını diliyorum. İl, ilçe ve mahalle teşkilatlarımız özellikle bir gönüle daha girebilmek için sevda ile ruhla çalışıyor. AK Parti'mizin kadın üye sayısı bugün itibarıyla 6 milyon 214 bini geride bırakmıştır. AK Parti milletin partisidir. AK Parti'yi millet kurmuştur. Biz ise bu partinin tabelasını asma görevini yaptık. Partimizin bugünlere gelmesinden en büyük pay hanım kardeşlerimizin. Partimiz üyelerimizle hücrelerini tazeledi. Hep birlikte Türkiye olacağız. İnancından dolayı yok sayılan kadınlar AK Parti ile yeniden merkeze taşınmıştır. Bugün kadınlar bürokraside, akademide ve ordumuz bünyesinde hiçbir baskıyla karşılaşmadan devletine hizmet ediyor. Biz gerekli imkanlar sağlandığında kadınların neler başardığını ve başarabileceklerini bilen bir partiyiz. Kadınların hayatımıza kattığı anlam ve bereketi çok iyi biliyoruz. Kadına yönelik şiddeti kırmızı çizgimiz olarak belirledik. Bu meseleye sıfır toleransla yaklaşarak yasal ve idari düzenlemeleri tek tek hayatı geçirdik. Birileri olumsuz hadiseleri fırsat bilerek partimize yönelik saldırı kampanyası başlattı. Bu hareketimizi lekelemek için her yolu deniyorlar. Bu ahlaksızları ben yine milletimizin takdirine havale ediyorum. Türkiye'nin nasıl 25 yılına mührümüzü vurduysak gelecek yüzyılına da biz damga vuracağız. Hareketimizin yolu açıktır. AK Parti, Cumhur İttifakı ile güçlenerek yoluna devam edecek.

  18. Güvenlik01 EkiTürkiye

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Genel Kurul'a hitap etti

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM'de 28. Dönem 5. Yasama Yılı Açılış Programı'nda Genel Kurul'a hitap ediyor. Konuşmasında, "Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye'nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye'nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir." diyen Erdoğan, "Terör bitme noktasına gelmiştir. Çerçeve yasa Türkiye'nin hasımlarını üzmüştür. Çerçeve yasada vazedildiği gibi, bir izleme süreci vardır. Gerekli adımlar atıldığında, ilgili kurumlarımız da gerekeni yapacaktır." ifadelerini kullandı. "Fon piyasasının belli bölümünde ortaya çıkan sorunun da üstesinden başarıyla geliyoruz." ifadelerine de yer veren Erdoğan, "Sermaye piyasası kuralları çerçevesinde, hakkaniyet ve adaleti gözeterek, kimsenin hakkını kimseye yedirmeden, bu meseleyi süratle çözüyoruz." dedi

    MGK, Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplandı
  19. İnsani01 Eki

    Başkan Erdoğan’dan fon sorunu ilgili net mesaj: Meseleyi süratle çözüyoruz

    Başkan Recep Tayyip Erdoğan, yeni yasama yılı açılış töreninde TBMM Genel Kurulu’nda önemli açıklamalar yaptı. Başkan Erdoğan’ın gündeminde, yaşanan fon soruşturması da vardı… “Kimsenin hakkını kimseye...Devamı için tıklayınız

  20. Siyasi01 Eki· KabulAfganistan

    TBMM açılıyor | Cumhurbaşkanı Erdoğan: Çerçeve yasa çalışması Türkiye'nin hasımlarını üzmüştür

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, çerçeve yasa çalışması Türkiye'nin hasımlarını üzdüğünü ifade edip "Terör bitme noktasına gelmiştir." dedi. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) tatili bitti, yeni yasama yılı başladı. Erdoğan, yeni yasama yılının açılışında Genel Kurul'da milletvekillerine sesleniyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamaları şöyle: "Yeni yasama yılının ülkemiz, milletimiz, Meclis'imiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Dünyada gazilikle iki kez müşerref olan tek Meclis, TBMM'dir. Bu Meclis milletimin ayağına pranga, boynuna urgan geçirmeye kalkanlara karşı milli mücadeleyi başarıyla sevk ve idare etmiştir. Bu Meclis mazlum milletlere örnek oldu. Bu Meclis işgalcilere karşı kuruldu. 15 Temmuz gecesi milletin emanetini savunan gazi Meclis'imiz darbeye direnen milletimizle beraber o ağır sınavı alnının akıyla vermiştir. “TBMM'NİN İTİBARI HER ŞEYİN ÜZERİNDEDİR” TBMM, dünyanın çalışma temposu en yüksek parlamentolarından biridir. Ülkemizin, milletimizin ve bölgemizin geleceğine yön verecek hayati kanunlar ve kritik meseleler müzakere edildi. İktidar partisi ve Cumhur İttifakı olarak yapıcı hareket etmeye devam edeceğiz. TBMM'nin itibarını her şeyin üzerinde tutmamız açıktır. Birinci vazifemiz millete hizmettir. Ülkemizi ilgilendiren her alanda çok önemli adımlar attık. 6 Şubat depremlerinin üzerinden 3,5 yıl geçti. Bugün 11 ilimizi yeniden ayağa kaldırmanın huzurunu yaşıyoruz. Bölgemizdeki savaşlara rağmen ülkemizi kalkınma rotasında tutmayı başardık. 2026'nın ilk yarısında Türkiye yıllık yüzde 2,5 büyüdü. Yıllıklandırılmış milli gelirimiz 1,7 trilyon doları aştı. İhracatımız ağustos ayında yıllık 280 milyar dolarla rekor kırdık. FON SORUŞTURMASI Fon piyasasının belli bölümünde ortaya çıkan sorunun da üstesinden başarıyla geliyoruz. Sermaye piyasası kuralları çerçevesinde hakkaniyet ve adalet kurallarını gözeterek kimsenin hakkını kimseye yedirmeden bu meseleyi süratle çözüyoruz. Bu konunun iktisadi, güvenliğimize ve toplumsal barışımıza yönelik bir tehdit unsuruna dönüşmesine izin vermeyeceğiz. “SİYASETTE REKABET OLACAKTIR” Bizim ülke ve toplum olarak en büyük zenginliğimiz çeşitliliğimiz ve renkliliğimizdir. Tarih içinde farklılıklar birbirlerine köklü bir saygı geliştirmiştir. Günümüzde siyasetin çözüm üretmesi gereken konuların başında yapay kutuplaşma yer alıyor. Siyasette tabii ki rekabet olacaktır. Fakat bunun kutuplaşma yoluyla çatışmaya götürülmesi siyasetin varlık sebebiyle uyuşmaz. Siyaseti bir yıpratma savaşına dönüştürmek vahim bir hatadır. Küresel gelişmeler yeni siyaset tarzını meşru kılıyor. Ne Türkiye'nin ne de Türk milletinin artık kaybetmeye tahammülü yoktur. Hiç kimsenin de Türkiye'ye ve Türk milletine kaybettirmeye hakkı yoktur. Türkiye yeniden büyük ve güçlü Türkiye olacaksa, bu paradigma değişiminin vakit kaybetmeden gerçekleştirmek durumundayız. TERÖRSÜZ TÜRKİYE Her siyasi partinin önceli Türkiye olmalıdır, olmak zorundadır. Her siyasi parti, Türkiye merkezli siyaset icra etmelidir. Türkiye'nin milli menfaatlerinde siyaset tam bir mutabakat zemininde bulaşabilmedir. Biz buna büyük Türkiye mutabakatı diyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin aynı zamanda bu toplumsal mutabakatı, işte bu millî mutabakatı inşa etmeye yönelik olduğunu belirtmek isterim. Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü ortamda Terörsüz Türkiye süreci yeni bir rüzgar estirmiştir. Terör saldırıları sona ermiş, terör örgütü kendini feshetme noktasına gelmiştir. Çerçeve yasanın çıkarılması konusunda TBMM'de 467 kabul oyuyla sergilenen tarihi mutabakat aziz milletimizi, Türkiye'nin dostlarını sevindirirken Türkiye'nin hasımlarını hayal kırıklığına uğratmıştır. Terörsüz Türkiye sürecine destek veren Sayın Devlet Bahçeli'ye partim, ülkem ve milletim adına teşekkür ediyoruz. Sürecin bugünlere gelmesine HDP partisi gruba aynı şekilde teşekkürlerimiz iletiyorum. Milli Dayanışma Komisyonu'nda çerçeve yasanın kabulündeki tutumları için siyasi partilere de teşekkür ediyorum. Devlet töremiz modern anlamda toplumsal sözleşmeden, bir anayasadan başka bir şey değildir. Türkiye'nin milli menfaatlerinde siyaset bulaşabilmeli. “AYRILIKÇI SÖYLEMLERDEN UZAK DURULMALI" TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş açılış konuşmasını gerçekleştirdi. Kurtulmuş'un açıklamalarının satırbaşları şöyle: "Milletin mukadderatına dair kararları birlikte alabilmek siyasi olgunluk ister. Ülkemizin hayrına geliştireceğimiz uzlaşmalar aramızdaki farklılıklardan çok daha uzun ömürlü. Geçtiğimiz çalışma döneminde milletimizin geleceği adına mühim bir eşiği hep birlikte aştık. Her görüşten farklı kanaati bir araya getirdik. Önümüzde tarihi bir kapı aralandı. Birliğin, beraberliğin, barışın kapısıdır. Silahlı örgütün feshi ve silahlarını bırakması yetkili kurumların teyidine tabidir. İzleme Komisyonu'nda müşterek sorumluluğu sürdüreceğiz. Meclis'imize 3 sorumluluk düşmektedir. İlki, kanunun tatbikini kuracağımız İzleme Komisyonu ile takip etmektedir. İkincisi, terör örgütünün feshi ve silahsızlanmasına ilişkin güvenlik kurumlarının tespitleri, yürütmenin dosya bazındaki kararlarını hukuk ölçüsünde izlenmesidir. Üçüncüsü ise ihtiyaç duyulacak yasal düzenlemeler olduğu durumda bu konuların mutabakatla ele almak için gayret etmektedir. Bölgesel güvenliği artıracak ilişkileri geliştireceğiz. Bundan sonra herkes ayrılıkçı söylemlerden de ayrımcı üsluplardan da uzak durmalıdır. YENİ ANAYASA ÇAĞRISI Yeni anayasa çağrımı yeniliyorum. Yeni anayasa en önemli adımların başında gelmektedir. Darbe döneminin izleri geride kalmalıdır. Darbe döneminin izlerini taşıyan anayasanın çerçevesini milletin katılımıyla yenilemek mecburiyetindeyiz. Yeni, çağdaş, sivil, demokratik ve katılımcı bir anayasa ihtiyacı hepimiz için milletimiz için ertelenemez bir sorumluluktur. “HAKSIZ KAZANÇ İDDİALARI ARAŞTIRILMALI” Haksız kazanç iddiaları araştırılmalı ve hesap sorulmalı. Vatandaşın kaygılarını dikkatle izliyoruz. Kime kadar gidiyorsa mutlaka hesap sorulmalı. “ASLA VAZGEÇMEYECEĞİZ” İsrail saldırganlığı bölge halklarını tehlikeye atıyor. Filistin özgür olana kadar Filistin davasını takip etmeyi TBMM olarak asla vazgeçmeyeceğiz asla bırakmayacağız. Yeni yasama yılının bereketli ve huzurlu geçmesini diliyorum." BAHÇELİ İLE DEM PARTİ VE ÖZEL EL SIKIŞTI Açılış öncesinde milletvekilleri Genel Kurul'da yerlerini alırken MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, DEM Parti heyeti ve Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel ile el sıkıştı. AKŞAM RESEPSİYON DÜZENLENECEK Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından da akşam saatlerinde resepsiyon düzenlenecek. Yeni yasama yılının açılmasının ardından Meclis Genel Kurulu mesaisine 6 Ekim Salı günü başlayacak. GÜNDEMDE NELER VAR? 28. Dönem 5. Yasama Yılı'nda Meclis'in gündeminde Terörsüz Türkiye hedefine yönelik yürütülen çalışmalar olacak. Çalışmaları yakından takip etmek amacıyla Meclis'in açılmasıyla birlikte bir izleme komisyonu kurulacak. TÜRK KIZILAY KANUN TEKLİFİ'NİN GÖRÜŞÜLMESİ BEKLENİYOR Genel Kurul’da ilk görüşülecek düzenlemenin, geçen yasama yılında Meclis'e sunulan ancak yoğun gündem nedeniyle görüşülemeyen Türk Kızılay Kanun Teklifi olması bekleniyor. 9 maddelik teklifte, Türk Kızılayın görev ve yetkileri ile hak ve muafiyetlerine ilişkin hükümler yer alıyor. 9 yıldır erişim engeli uygulanan dijital konaklama uygulaması Booking''in yeniden faaliyet göstermesinin önünü açacak yasa teklifi de Genel Kurul'da görüşülmesi beklenen düzenlemeler arasında. 13. YARGI PAKETİ 13. Yargı Paketi’nin de ekim ayı içinde Meclis gündemine gelmesi bekleniyor. Süresiz nafakanın kaldırılmasının ardından yapılacak yasal düzenleme ile sosyal medyaya kimlik bilgileri ile giriş yapmayı öngören kanun düzenlemenin yeni yargı paketinde olacağı belirtiliyor.

    TBMM açılıyor | Cumhurbaşkanı Erdoğan: Çerçeve yasa çalışması Türkiye'nin hasımlarını üzmüştür
  21. Siyasi01 EkiFilistin

    TBMM açılıyor | Cumhurbaşkanı Erdoğan: Fon konusunu süratle çözüyoruz

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, fon soruşturmasına ilişkin "Hakkaniyet ve adalet kurallarını gözeterek kimsenin hakkını kimseye yedirmeden bu meseleyi süratle çözüyoruz." dedi. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) tatili bitti, yeni yasama yılı başladı. Erdoğan, yeni yasama yılının açılışında Genel Kurul'da milletvekillerine sesleniyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamaları şöyle: "Yeni yasama yılının ülkemiz, milletimiz, Meclis'imiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Dünyada gazilikle iki kez müşerref olan tek Meclis, TBMM'dir. Bu Meclis milletimin ayağına pranga, boynuna urgan geçirmeye kalkanlara karşı milli mücadeleyi başarıyla sevk ve idare etmiştir. Bu Meclis mazlum milletlere örnek oldu. Bu Meclis işgalcilere karşı kuruldu. 15 Temmuz gecesi milletin emanetini savunan gazi Meclis'imiz darbeye direnen milletimizle beraber o ağır sınavı alnının akıyla vermiştir. “TBMM'NİN İTİBARI HER ŞEYİN ÜZERİNDEDİR” TBMM, dünyanın çalışma temposu en yüksek parlamentolarından biridir. Ülkemizin, milletimizin ve bölgemizin geleceğine yön verecek hayati kanunlar ve kritik meseleler müzakere edildi. İktidar partisi ve Cumhur İttifakı olarak yapıcı hareket etmeye devam edeceğiz. TBMM'nin itibarını her şeyin üzerinde tutmamız açıktır. Birinci vazifemiz millete hizmettir. Ülkemizi ilgilendiren her alanda çok önemli adımlar attık. 6 Şubat depremlerinin üzerinden 3,5 yıl geçti. Bugün 11 ilimizi yeniden ayağa kaldırmanın huzurunu yaşıyoruz. Bölgemizdeki savaşlara rağmen ülkemizi kalkınma rotasında tutmayı başardık. 2026'nın ilk yarısında Türkiye yıllık yüzde 2,5 büyüdü. Yıllıklandırılmış milli gelirimiz 1,7 trilyon doları aştı. İhracatımız ağustos ayında yıllık 280 milyar dolarla rekor kırdık. FON SORUŞTURMASI Fon piyasasının belli bölümünde ortaya çıkan sorunun da üstesinden başarıyla geliyoruz. Sermaye piyasası kuralları çerçevesinde hakkaniyet ve adalet kurallarını gözeterek kimsenin hakkını kimseye yedirmeden bu meseleyi süratle çözüyoruz. “SİYASETTE REKABET OLACAKTIR” Bizim ülke ve toplum olarak en büyük zenginliğimiz çeşitliliğimiz ve renkliliğimizdir. Tarih içinde farklılıklar birbirlerine köklü bir saygı geliştirmiştir. Günümüzde siyasetin çözüm üretmesi gereken konuların başında yapay kutuplaşma yer alıyor. Siyasette tabii ki rekabet olacaktır. Fakat bunun kutuplaşma yoluyla çatışmaya götürülmesi siyasetin varlık sebebiyle uyuşmaz. “AYRILIKÇI SÖYLEMLERDEN UZAK DURULMALI" TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş açılış konuşmasını gerçekleştirdi. Kurtulmuş'un açıklamalarının satırbaşları şöyle: "Milletin mukadderatına dair kararları birlikte alabilmek siyasi olgunluk ister. Ülkemizin hayrına geliştireceğimiz uzlaşmalar aramızdaki farklılıklardan çok daha uzun ömürlü. Geçtiğimiz çalışma döneminde milletimizin geleceği adına mühim bir eşiği hep birlikte aştık. Her görüşten farklı kanaati bir araya getirdik. Önümüzde tarihi bir kapı aralandı. Birliğin, beraberliğin, barışın kapısıdır. Silahlı örgütün feshi ve silahlarını bırakması yetkili kurumların teyidine tabidir. İzleme Komisyonu'nda müşterek sorumluluğu sürdüreceğiz. Meclis'imize 3 sorumluluk düşmektedir. İlki, kanunun tatbikini kuracağımız İzleme Komisyonu ile takip etmektedir. İkincisi, terör örgütünün feshi ve silahsızlanmasına ilişkin güvenlik kurumlarının tespitleri, yürütmenin dosya bazındaki kararlarını hukuk ölçüsünde izlenmesidir. Üçüncüsü ise ihtiyaç duyulacak yasal düzenlemeler olduğu durumda bu konuların mutabakatla ele almak için gayret etmektedir. Bölgesel güvenliği artıracak ilişkileri geliştireceğiz. Bundan sonra herkes ayrılıkçı söylemlerden de ayrımcı üsluplardan da uzak durmalıdır. YENİ ANAYASA ÇAĞRISI Yeni anayasa çağrımı yeniliyorum. Yeni anayasa en önemli adımların başında gelmektedir. Darbe döneminin izleri geride kalmalıdır. Darbe döneminin izlerini taşıyan anayasanın çerçevesini milletin katılımıyla yenilemek mecburiyetindeyiz. Yeni, çağdaş, sivil, demokratik ve katılımcı bir anayasa ihtiyacı hepimiz için milletimiz için ertelenemez bir sorumluluktur. “HAKSIZ KAZANÇ İDDİALARI ARAŞTIRILMALI” Haksız kazanç iddiaları araştırılmalı ve hesap sorulmalı. Vatandaşın kaygılarını dikkatle izliyoruz. Kime kadar gidiyorsa mutlaka hesap sorulmalı. “ASLA VAZGEÇMEYECEĞİZ” İsrail saldırganlığı bölge halklarını tehlikeye atıyor. Filistin özgür olana kadar Filistin davasını takip etmeyi TBMM olarak asla vazgeçmeyeceğiz asla bırakmayacağız. Yeni yasama yılının bereketli ve huzurlu geçmesini diliyorum." BAHÇELİ İLE DEM PARTİ VE ÖZEL EL SIKIŞTI Açılış öncesinde milletvekilleri Genel Kurul'da yerlerini alırken MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, DEM Parti heyeti ve Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel ile el sıkıştı. AKŞAM RESEPSİYON DÜZENLENECEK Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından da akşam saatlerinde resepsiyon düzenlenecek. Yeni yasama yılının açılmasının ardından Meclis Genel Kurulu mesaisine 6 Ekim Salı günü başlayacak. GÜNDEMDE NELER VAR? 28. Dönem 5. Yasama Yılı'nda Meclis'in gündeminde Terörsüz Türkiye hedefine yönelik yürütülen çalışmalar olacak. Çalışmaları yakından takip etmek amacıyla Meclis'in açılmasıyla birlikte bir izleme komisyonu kurulacak. TÜRK KIZILAY KANUN TEKLİFİ'NİN GÖRÜŞÜLMESİ BEKLENİYOR Genel Kurul’da ilk görüşülecek düzenlemenin, geçen yasama yılında Meclis'e sunulan ancak yoğun gündem nedeniyle görüşülemeyen Türk Kızılay Kanun Teklifi olması bekleniyor. 9 maddelik teklifte, Türk Kızılayın görev ve yetkileri ile hak ve muafiyetlerine ilişkin hükümler yer alıyor. 9 yıldır erişim engeli uygulanan dijital konaklama uygulaması Booking''in yeniden faaliyet göstermesinin önünü açacak yasa teklifi de Genel Kurul'da görüşülmesi beklenen düzenlemeler arasında. 13. YARGI PAKETİ 13. Yargı Paketi’nin de ekim ayı içinde Meclis gündemine gelmesi bekleniyor. Süresiz nafakanın kaldırılmasının ardından yapılacak yasal düzenleme ile sosyal medyaya kimlik bilgileri ile giriş yapmayı öngören kanun düzenlemenin yeni yargı paketinde olacağı belirtiliyor.

    TBMM açılıyor | Cumhurbaşkanı Erdoğan: Fon sorununun üstesinden geliyoruz
  22. Siyasi01 EkiFilistin

    TBMM açılıyor | Cumhurbaşkanı Erdoğan: Fon sorununun üstesinden geliyoruz

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, fon soruşturmasına ilişkin "Hakkaniyet ve adalet kurallarını gözeterek kimsenin hakkını kimseye yedirmeden bu meseleyi süratle çözüyoruz." dedi. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) tatili bitti, yeni yasama yılı başladı. Erdoğan, yeni yasama yılının açılışında Genel Kurul'da milletvekillerine sesleniyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamaları şöyle: "Yeni yasama yılının ülkemiz, milletimiz, Meclis'imiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Dünyada gazilikle iki kez müşerref olan tek Meclis, TBMM'dir. Bu Meclis milletimin ayağına pranga, boynuna urgan geçirmeye kalkanlara karşı milli mücadeleyi başarıyla sevk ve idare etmiştir. Bu Meclis mazlum milletlere örnek oldu. Bu Meclis işgalcilere karşı kuruldu. 15 Temmuz gecesi milletin emanetini savunan gazi Meclis'imiz darbeye direnen milletimizle beraber o ağır sınavı alnının akıyla vermiştir. “TBMM'NİN İTİBARI HER ŞEYİN ÜZERİNDEDİR” TBMM, dünyanın çalışma temposu en yüksek parlamentolarından biridir. Ülkemizin, milletimizin ve bölgemizin geleceğine yön verecek hayati kanunlar ve kritik meseleler müzakere edildi. İktidar partisi ve Cumhur İttifakı olarak yapıcı hareket etmeye devam edeceğiz. TBMM'nin itibarını her şeyin üzerinde tutmamız açıktır. Birinci vazifemiz millete hizmettir. Ülkemizi ilgilendiren her alanda çok önemli adımlar attık. 6 Şubat depremlerinin üzerinden 3,5 yıl geçti. Bugün 11 ilimizi yeniden ayağa kaldırmanın huzurunu yaşıyoruz. Bölgemizdeki savaşlara rağmen ülkemizi kalkınma rotasında tutmayı başardık. 2026'nın ilk yarısında Türkiye yıllık yüzde 2,5 büyüdü. Yıllıklandırılmış milli gelirimiz 1,7 trilyon doları aştı. İhracatımız ağustos ayında yıllık 280 milyar dolarla rekor kırdık. FON SORUŞTURMASI Fon piyasasının belli bölümünde ortaya çıkan sorunun da üstesinden başarıyla geliyoruz. Sermaye piyasası kuralları çerçevesinde hakkaniyet ve adalet kurallarını gözeterek kimsenin hakkını kimseye yedirmeden bu meseleyi süratle çözüyoruz. “AYRILIKÇI SÖYLEMLERDEN UZAK DURULMALI" TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş açılış konuşmasını gerçekleştirdi. Kurtulmuş'un açıklamalarının satırbaşları şöyle: "Milletin mukadderatına dair kararları birlikte alabilmek siyasi olgunluk ister. Ülkemizin hayrına geliştireceğimiz uzlaşmalar aramızdaki farklılıklardan çok daha uzun ömürlü. Geçtiğimiz çalışma döneminde milletimizin geleceği adına mühim bir eşiği hep birlikte aştık. Her görüşten farklı kanaati bir araya getirdik. Önümüzde tarihi bir kapı aralandı. Birliğin, beraberliğin, barışın kapısıdır. Silahlı örgütün feshi ve silahlarını bırakması yetkili kurumların teyidine tabidir. İzleme Komisyonu'nda müşterek sorumluluğu sürdüreceğiz. Meclis'imize 3 sorumluluk düşmektedir. İlki, kanunun tatbikini kuracağımız İzleme Komisyonu ile takip etmektedir. İkincisi, terör örgütünün feshi ve silahsızlanmasına ilişkin güvenlik kurumlarının tespitleri, yürütmenin dosya bazındaki kararlarını hukuk ölçüsünde izlenmesidir. Üçüncüsü ise ihtiyaç duyulacak yasal düzenlemeler olduğu durumda bu konuların mutabakatla ele almak için gayret etmektedir. Bölgesel güvenliği artıracak ilişkileri geliştireceğiz. Bundan sonra herkes ayrılıkçı söylemlerden de ayrımcı üsluplardan da uzak durmalıdır. YENİ ANAYASA ÇAĞRISI Yeni anayasa çağrımı yeniliyorum. Yeni anayasa en önemli adımların başında gelmektedir. Darbe döneminin izleri geride kalmalıdır. Darbe döneminin izlerini taşıyan anayasanın çerçevesini milletin katılımıyla yenilemek mecburiyetindeyiz. Yeni, çağdaş, sivil, demokratik ve katılımcı bir anayasa ihtiyacı hepimiz için milletimiz için ertelenemez bir sorumluluktur. “HAKSIZ KAZANÇ İDDİALARI ARAŞTIRILMALI” Haksız kazanç iddiaları araştırılmalı ve hesap sorulmalı. Vatandaşın kaygılarını dikkatle izliyoruz. Kime kadar gidiyorsa mutlaka hesap sorulmalı. “ASLA VAZGEÇMEYECEĞİZ” İsrail saldırganlığı bölge halklarını tehlikeye atıyor. Filistin özgür olana kadar Filistin davasını takip etmeyi TBMM olarak asla vazgeçmeyeceğiz asla bırakmayacağız. Yeni yasama yılının bereketli ve huzurlu geçmesini diliyorum." BAHÇELİ İLE DEM PARTİ VE ÖZEL EL SIKIŞTI Açılış öncesinde milletvekilleri Genel Kurul'da yerlerini alırken MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, DEM Parti heyeti ve Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel ile el sıkıştı. AKŞAM RESEPSİYON DÜZENLENECEK Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından da akşam saatlerinde resepsiyon düzenlenecek. Yeni yasama yılının açılmasının ardından Meclis Genel Kurulu mesaisine 6 Ekim Salı günü başlayacak. GÜNDEMDE NELER VAR? 28. Dönem 5. Yasama Yılı'nda Meclis'in gündeminde Terörsüz Türkiye hedefine yönelik yürütülen çalışmalar olacak. Çalışmaları yakından takip etmek amacıyla Meclis'in açılmasıyla birlikte bir izleme komisyonu kurulacak. TÜRK KIZILAY KANUN TEKLİFİ'NİN GÖRÜŞÜLMESİ BEKLENİYOR Genel Kurul’da ilk görüşülecek düzenlemenin, geçen yasama yılında Meclis'e sunulan ancak yoğun gündem nedeniyle görüşülemeyen Türk Kızılay Kanun Teklifi olması bekleniyor. 9 maddelik teklifte, Türk Kızılayın görev ve yetkileri ile hak ve muafiyetlerine ilişkin hükümler yer alıyor. 9 yıldır erişim engeli uygulanan dijital konaklama uygulaması Booking''in yeniden faaliyet göstermesinin önünü açacak yasa teklifi de Genel Kurul'da görüşülmesi beklenen düzenlemeler arasında. 13. YARGI PAKETİ 13. Yargı Paketi’nin de ekim ayı içinde Meclis gündemine gelmesi bekleniyor. Süresiz nafakanın kaldırılmasının ardından yapılacak yasal düzenleme ile sosyal medyaya kimlik bilgileri ile giriş yapmayı öngören kanun düzenlemenin yeni yargı paketinde olacağı belirtiliyor.

    TBMM açılıyor | Cumhurbaşkanı Erdoğan: Fon sorununun üstesinden geliyoruz
  23. Siyasi01 EkiFilistin

    TBMM açılıyor | Cumhurbaşkanı Erdoğan: TBMM'nin itibarını her şeyin üzerinde tutmamız açıktır

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, iktidar partisi ve Cumhur İttifakı olarak yapıcı hareket etmeye devam edeceklerini ifade edip "TBMM'nin itibarını her şeyin üzerinde tutmamız açıktır." dedi. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) tatili bitti, yeni yasama yılı başladı. Erdoğan, yeni yasama yılının açılışında Genel Kurul'da milletvekillerine sesleniyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamaları şöyle: "Yeni yasama yılının ülkemiz, milletimiz, Meclis'imiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Dünyada gazilikle iki kez müşerref olan tek Meclis, TBMM'dir. Bu Meclis milletimin ayağına pranga, boynuna urgan geçirmeye kalkanlara karşı milli mücadeleyi başarıyla sevk ve idare etmiştir. Bu Meclis mazlum milletlere örnek oldu. Bu Meclis işgalcilere karşı kuruldu. 15 Temmuz gecesi milletin emanetini savunan gazi Meclis'imiz darbeye direnen milletimizle beraber o ağır sınavı alnının akıyla vermiştir. TBMM, dünyanın çalışma temposu en yüksek parlamentolarından biridir. Ülkemizin, milletimizin ve bölgemizin geleceğine yön verecek hayati kanunlar ve kritik meseleler müzakere edildi. İktidar partisi ve Cumhur İttifakı olarak yapıcı hareket etmeye devam edeceğiz. TBMM'nin itibarını her şeyin üzerinde tutmamız açıktır. “AYRILIKÇI SÖYLEMLERDEN UZAK DURULMALI" TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş açılış konuşmasını gerçekleştirdi. Kurtulmuş'un açıklamalarının satırbaşları şöyle: "Milletin mukadderatına dair kararları birlikte alabilmek siyasi olgunluk ister. Ülkemizin hayrına geliştireceğimiz uzlaşmalar aramızdaki farklılıklardan çok daha uzun ömürlü. Geçtiğimiz çalışma döneminde milletimizin geleceği adına mühim bir eşiği hep birlikte aştık. Her görüşten farklı kanaati bir araya getirdik. Önümüzde tarihi bir kapı aralandı. Birliğin, beraberliğin, barışın kapısıdır. Silahlı örgütün feshi ve silahlarını bırakması yetkili kurumların teyidine tabidir. İzleme Komisyonu'nda müşterek sorumluluğu sürdüreceğiz. Meclis'imize 3 sorumluluk düşmektedir. İlki, kanunun tatbikini kuracağımız İzleme Komisyonu ile takip etmektedir. İkincisi, terör örgütünün feshi ve silahsızlanmasına ilişkin güvenlik kurumlarının tespitleri, yürütmenin dosya bazındaki kararlarını hukuk ölçüsünde izlenmesidir. Üçüncüsü ise ihtiyaç duyulacak yasal düzenlemeler olduğu durumda bu konuların mutabakatla ele almak için gayret etmektedir. Bölgesel güvenliği artıracak ilişkileri geliştireceğiz. Bundan sonra herkes ayrılıkçı söylemlerden de ayrımcı üsluplardan da uzak durmalıdır. YENİ ANAYASA ÇAĞRISI Yeni anayasa çağrımı yeniliyorum. Yeni anayasa en önemli adımların başında gelmektedir. Darbe döneminin izleri geride kalmalıdır. Darbe döneminin izlerini taşıyan anayasanın çerçevesini milletin katılımıyla yenilemek mecburiyetindeyiz. Yeni, çağdaş, sivil, demokratik ve katılımcı bir anayasa ihtiyacı hepimiz için milletimiz için ertelenemez bir sorumluluktur. “HAKSIZ KAZANÇ İDDİALARI ARAŞTIRILMALI” Haksız kazanç iddiaları araştırılmalı ve hesap sorulmalı. Vatandaşın kaygılarını dikkatle izliyoruz. Kime kadar gidiyorsa mutlaka hesap sorulmalı. “ASLA VAZGEÇMEYECEĞİZ” İsrail saldırganlığı bölge halklarını tehlikeye atıyor. Filistin özgür olana kadar Filistin davasını takip etmeyi TBMM olarak asla vazgeçmeyeceğiz asla bırakmayacağız. Yeni yasama yılının bereketli ve huzurlu geçmesini diliyorum." BAHÇELİ İLE DEM PARTİ VE ÖZEL EL SIKIŞTI Açılış öncesinde milletvekilleri Genel Kurul'da yerlerini alırken MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, DEM Parti heyeti ve Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel ile el sıkıştı. AKŞAM RESEPSİYON DÜZENLENECEK Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından da akşam saatlerinde resepsiyon düzenlenecek. Yeni yasama yılının açılmasının ardından Meclis Genel Kurulu mesaisine 6 Ekim Salı günü başlayacak. GÜNDEMDE NELER VAR? 28. Dönem 5. Yasama Yılı'nda Meclis'in gündeminde Terörsüz Türkiye hedefine yönelik yürütülen çalışmalar olacak. Çalışmaları yakından takip etmek amacıyla Meclis'in açılmasıyla birlikte bir izleme komisyonu kurulacak. TÜRK KIZILAY KANUN TEKLİFİ'NİN GÖRÜŞÜLMESİ BEKLENİYOR Genel Kurul’da ilk görüşülecek düzenlemenin, geçen yasama yılında Meclis'e sunulan ancak yoğun gündem nedeniyle görüşülemeyen Türk Kızılay Kanun Teklifi olması bekleniyor. 9 maddelik teklifte, Türk Kızılayın görev ve yetkileri ile hak ve muafiyetlerine ilişkin hükümler yer alıyor. 9 yıldır erişim engeli uygulanan dijital konaklama uygulaması Booking''in yeniden faaliyet göstermesinin önünü açacak yasa teklifi de Genel Kurul'da görüşülmesi beklenen düzenlemeler arasında. 13. YARGI PAKETİ 13. Yargı Paketi’nin de ekim ayı içinde Meclis gündemine gelmesi bekleniyor. Süresiz nafakanın kaldırılmasının ardından yapılacak yasal düzenleme ile sosyal medyaya kimlik bilgileri ile giriş yapmayı öngören kanun düzenlemenin yeni yargı paketinde olacağı belirtiliyor.

  24. Siyasi01 Eki· KabulAfganistan

    Son dakika... TBMM Başkanı Kurtulmuş'tan fon soruşturması açıklaması

    TBMM'de, 28'inci dönem 5’inci yasama yılı başladı. Yeni yasama yılının başlaması nedeniyle ilk tören Atatürk Anıtı'nda düzenlendi. Törene, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Meclis Başkan Vekilleri Celal Adan, Tekin Bingöl, AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, grup başkan vekilleri ve milletvekilleri katıldı. Kurtulmuş'un anıta çelenk bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunulup, İstiklal Marşı okundu. TBMM BAŞKANI KURTULMUŞ'TAN AÇIKLAMALAR Meclis açılışında konuşan TBMM Başkanı Kurtulmuş'un açıklamalarından satır başları şöyle;Ülkemizin hayrına geliştireceğimiz uzlaştırmalar aramızdaki farklılıklardan çok daha ömürlü, çok daha kalıcıdır. Milli Dayanışma ve Kardeşlik Komisyonu çalışmaları sırasında her görüşten görüşü bir araya getirdik. Tarihi bir kapıyı araladık. Bu kapı kardeşliğin, esenliği ve barışın kapısıdır. Kabul edilen düzenlemenin dikkatle ve uygulanması aşamasına geçilmiştir. Silahlar bırakılacak. TBMM İzleme Komisyonu'nda müşterek sorumluluk sürecek. Herkes ayrılıkçı söylemden kaçmalı. Evlatlarımızın yarınlarını düşünerek konuşmalıyız. Süreci akamete uğratmak isteyenlerin tahriklerine karşı sağduyumuzu koruyacağız. YENİ ANAYASA Türkiye’nin 150 yıllık anayasacılık birikimini özgürlükçü bir metin üzerinde uzlaşarak taçlandırabiliriz. Yeni, çağdaş, demokratik, sivil ve katılımcı anayasa ihtiyacı hepimiz için ertelenemez bir sorumluluktur. FON SORUŞTURMASI Haksız kazanç iddiası araştırılmalı. Vatandaşın kaygılarını dikkatle takip ediyoruz. Kime kadar gidiyorsa hesap sorulmalı. Fon haksızlığı araştırılacak, hesap verilecek. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 28. Dönem 5. Yasama Yılı Açılışı dolayısıyla TBMM’de resmi törenle karşılandı. MSB, Başika Üssü'nün kademeli olarak Irak'a devredileceğini duyurdu Ehliyet sınavında yeni model! Direksiyon sınavında rota değişiyor

  25. Siyasi01 Eki· KabulAfganistan

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yayman: Telif meselesi bir güvenlik meselesine dönmüştür

    HABER MERKEZİ-Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin yeni yasama yılının başlamasıyla birlikte gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, fon soruşturmasıyla ilgili açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın konuya ilişkin mesajlarını hatırlatan Yayman, gerekli adımların atılacağını söyledi. FON SORUŞTURMASI AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman'ın açıklamaları şöyle; "Millet Meclisi'nin yeni yasama yılı hepimize hayırlı uğurlu olsun. İnşallah Türkiye Büyük Millet Meclisi yeni yasama döneminde de milletimizle beraber çalışmalarına devam edecek. Milletin gündemini takip ederek çözme yolunda önemli adımlar atacaktır. Cumhurbaşkanımız İl Başkanları Toplantısı'nda aslında gereken her şeyi söyledi. Özellikle bu meselenin ucu nereye varırsa biz sonuna kadar gideceğiz, dedi. Ve AK Parti'ye gönül veren insanlar müsterih olsunlar ki adı AK olan bir partinin kirlenmesine ve tartışmalara vesile olmasına asla müsaade etmeyeceğiz, dedi. Bunu bir temizlenme vesilesi olarak göreceğiz, dedi. Gözyaşlarıyla seccadelerini ıslatan insanları asla hayal kırıklığına uğratmayacağız, dedi. Dolayısıyla AK Parti olarak biz bu meseledeki duruşumuz nettir. Burada milletin değerlerinin dışında hareket eden ve milletin malına el uzatan kimse, bununla ilgili gereken yapılacaktır. Cumhurbaşkanımızın tavrı nettir. Partimizin karar organlarının duruşu nettir. Dolayısıyla burada mağduriyetlerin önlenmesi için hemen gerekli adımlar atılmaya başlanmıştır. Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Cevdet Yılmaz Bey'in başkanlığında oluşturulan komisyon çalışmalarına başlamıştır. Ve dediğim gibi, yani bu cümleden sonra aslında fazla bir söze gerek yok. Ucu nereye varırsa, ucu nereye varacaksa varsın, AK Parti bu meselenin üzerine gidecektir. Kol kırılır, yen içinde kalır anlayışı asla işlemeyecektir ve burada AK Partimiz gereken her türlü adımı atacak. Milletimiz müsterih olsun. Asla onların inancını, güvenini, onların AK Parti'ye olan güvenini asla sarsmayacağız. Cumhurbaşkanımız sarstırmayacak ve dolayısıyla biz bunu AK Parti'nin ikinci 25 yılı için bir fırsata dönüştürmek ve AK Parti'nin yeni döneme daha zinde, daha duru bir biçimde ilerlemesi için her türlü adımları atacağız. Infografik Görsel (Quality Image) YASAL ADIM ATILIR MI? Bir işin yasal boyutu, hukuksal boyutu var. Bununla ilgili zaten devletin kurumları çalışmaya başladı. Devlet Denetleme Kurulu çalışmaya başladı. Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığında ekonomi bürokrasisi çalışmaya başladı ve bundan sonraki hangi adımların atılacağı zaten değerlendiriliyor. Ama en önemli konu bunun siyasal ve toplumsal adımları. Dediğim gibi AK Parti'nin duruşu nettir. Cumhurbaşkanımızın duruşu nettir. Kol kırılır, yen içinde kalır anlayışını asla kabul etmiyoruz. Araştırma komisyonu kurulur mu? Araştırma Komisyonu, Türkiye Büyük Millet Meclisi bir açılsın, bakılabilir, değerlendirilebilir. Ama bununla ilgili, yani bir komisyon kurulması ya da gerek yoktur, bunu önümüzdeki günlerde göreceğiz. Şu anda biz afaki konuşuyoruz. Önemli olan burada siyasi irade ve kararlılık meselesidir. Her meselede bu böyledir. AK Parti burada Cumhur İttifakı olarak, hükümet olarak siyasi irade ve kararlılığı nettir. Ucu nereye varacaksa varacaktır ve bu meselede milletin malına el uzatanlar, milletin değerleriyle ters düşenlerle ilgili partimiz gerekeni yapacaktır. "TELİF MESELESİ BİR MİLLİ GÜVENLİK MESELESİNE DÖNÜŞMÜŞTÜR" Her bu mesele konuşulduğunda benim klasik bir cümlem vardı. Telif meselesi bir milli güvenlik meselesine dönüşmüştür. Dijitalleşme konusu bir ulusal güvenlik sorunu haline dönüşmüştür. Ve bu noktada çok net bir biçimde şunu ifade etmemiz gerekiyor. Mutlaka yasal düzenlemelerin yapılması gerekiyor. Bir, algoritmaların şeffaflığı, algoritmaların mutlaka denetlenebilir olması, algoritmaların mutlaka adil bir biçimde, demokratik bir biçimde işlemesi çok çok önemlidir, değerlidir. "ADIM ATILMAZSA GERÇEK MEDYANIN, GERÇEK HABERCİLİĞİN, ÖLDÜĞÜNE ŞAHİTLİK EDECEĞİZ" Dolayısıyla burada şunu bir kez daha ifade etmek isterim. Dijital telif meselesinde adım atılmazsa gerçek medyanın, gerçek haberciliğin, objektif haberciliğin, doğru haberciliğin öldüğüne hep beraber şahitlik edeceğiz. Bu aslında demokrasiler için en büyük tehdittir. Çünkü siz gerçek gazeteciliği yok ettiğinizde yerine dezenformasyon gazeteciliği alacaktır, etkileşim gazeteciliği alacaktır ve bu devlet-birey ilişkisini ve doğru haber alma anlayışını değiştirecektir. Dolayısıyla burada bir taslak vardır, hazırlanmıştır. Bu taslağın mutlaka yasalaşması ve Türkiye'nin bu dijital telif sorununu çözmesi gerekiyor. Çünkü burada emek hırsızlığı vardır, burada gerçek haberciliğin ölümü vardır ve burada maalesef ama maalesef reklam gelirlerinin önemli ölçüde bazı başka mecralara aktarılması söz konusudur. Dolayısıyla burada dediğim gibi bu sadece iktidarın değil, iktidarıyla muhalefetiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin en önemli gündem maddelerinden birincisidir ve bu noktada mutlaka gerekli adımların atılması gerekmektedir. Ben de destekliyorum ve Dijital Mecralar Komisyonu Başkanı olarak da hep bunu söyledim. Dijitalleşme meselesi bir milli güvenlik meselesidir. Sosyal medya boyutu ayrıdır. Dijital mecralar boyutu ayrıdır. Habercilik boyutu ayrıdır. Ekonomi boyutu, eğitim boyutu ayrıdır. Artık hayat dijitalleşmiştir. Burada da bu konuya gerekli önemin verilmesi gerekmektedir. Yine sosyal medya konusunda da bir soru sormak isterim. Şimdi günümüzde de artık dezenformasyonun, yanlış bilgilerin yayıldığı mecralardan biri haline de geldi. Çok hızlı yayılıyor yanlış bilgiler, yanlış haberler sosyal medyada. Sosyal medya kötülüklerin merkezi haline gelmiş durumdadır. Burada ırkçılık, nefret suçları, İslamofobi, öbür taraftan kadına şiddet, çocuk istismarı, madde bağımlılığı, sanal bağımlılık, sanal kumar, yani aklınıza gelebilecek ne kadar kötülük varsa hepsi sosyal medyadadır. Halbuki sosyal medya bir ifade hürriyeti bakımından çok önemli bir imkândı, bir seçenekti. Ama bugün geldiğimiz noktada bir pozitif hakkın istismar edildiğini ve negatif anlamda kullanıldığını görüyoruz. Ben hep şunu söyledim, söylüyorum. TikTok, Almanya'da Türkiye'de yaptığı yayını yapsa ömür boyu kapatılır. Diğer taraftan diğer sosyal mecralar, yani Avrupa'da farklı bir yazılımla, Türkiye'de farklı bir yazılımla yayın yapıyorlar ve bir çifte standart uyguluyorlar. Bunu kabul etmek doğru değildir. Dijital telif meselesinde de çifte standardı kabul etmiyoruz. Bireyin korunması, ailenin korunması, kamu düzeninin korunması, toplumsal düzenin korunması bakımından da çifte standart kabul etmiyoruz. Yasal düzenlemeler önemlidir ama asıl önemli olan dijital mecraların kendi düzenlemelerini yapmalarıdır. TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİ Türkiye meselesi, yani Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu tarihi adımlarını atmıştır. Komisyonun kurulması tarihseldir çünkü parlamentodaki tüm partilerin katılımıyla bu gerçekleşmiştir. Sadece bir parti katılmamıştır. Katılım düzeyi yüzde 95'tir. İkincisi, bu komisyon bu meselede sözü olan herkesi dinlemiştir, derdi olan herkesi dinlemiştir ve çok ciddi bir literatür oluşturmuştur. Diğer taraftan raporun kabul edilmesi oy birliğiyle çok tarihidir, önemlidir. Buna dikkat çekmek lazım. Diğer taraftan yine yasanın 467 kabul oyuyla benimsenmesi çok önemlidir ve tarihi bir imkân sunmuştur. Dolayısıyla yine İmralı Adası'na ziyaret çok önemlidir. Son iki yılda şiddetin olmaması, silahların patlamaması, karakolların basılmaması, canlı bomba eylemlerinin yapılmaması çok önemlidir. Açık yüreklilikle ifade edelim. Temel gündem silahların bırakılması, mağaraların boşaltılması ve şiddetin artık son bulmasıdır. Demokrasinin standartlarını hep beraber yükselteceğiz. Türkiye'nin konuşamayarak çözemeyeceği hiçbir meselesi yoktur. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin konuşamayarak halledemeyeceği hiçbir derdi yoktur.

  26. Siyasi01 EkiFilistin

    Makkah Defence Alliance aims to 'bolster regional stability', says Saudi crown prince

    Saudi Crown Prince Mohammed bin Salman on Wednesday said the Makkah Defence Alliance with Turkiye and Pakistan aims to bolster regional stability and shield the region from tensions and conflicts. He made the remarks while delivering the annual royal address on behalf of King Salman bin Abdulaziz during the opening of the third year of the ninth session of Saudi Arabia’s Shura Council. “To strengthen regional stability, shield it from the repercussions of tensions and conflicts, and coordinate efforts, the Makkah Defence Alliance was established between the kingdom, Turkiye and Pakistan,” the crown prince said. He added the alliance was part of efforts to strengthen security and stability in the region, expressing appreciation for the support of “brotherly and friendly countries” and their contributions to regional security and stability. Turkish President Recep Tayyip Erdogan, Saudi Crown Prince Mohammed bin Salman and Prime Minister Shehbaz Sharif signed the Makkah Mutual Defence Agreement on Aug 7 in Makkah. He said attacks targeting Gulf Cooperation Council countries demonstrate that Gulf security and stability are “indivisible.” He said Saudi Arabia is working with fellow Gulf Cooperation Council countries to safeguard them. The crown prince said Saudi Arabia has highly capable human and military resources able to confront and deter threats “regardless of their source.” He said the kingdom is making every possible effort to de-escalate tensions without compromising its security. “We will not hesitate to respond firmly to any threat or attack aimed at undermining our security,” he added. Mohammed bin Salman also said the establishment of a “multinational defensive maritime coalition” was aimed at strengthening maritime security and protecting common interests in international waterways. He rejected the use of international waterways as a tool for political or economic pressure. The crown prince also warned that “the world today is facing an energy crisis open to all possibilities.” He said Saudi Arabia has served as a “safety valve” for global energy security through its ability to provide oil supplies to international markets despite the escalation. He also condemned Israel’s “brutal attacks” against Palestinians in the Gaza Strip and its “repeated violations” of Al-Aqsa Mosque. “We strongly condemn the continued brutal attacks by the occupying authorities against our brothers and sisters in Palestine, particularly in the Gaza Strip, as well as their repeated violations of Al-Aqsa Mosque,” he said. He urged the international community and the Peace Council to play their roles in reaching a lasting political solution in Palestine. “The kingdom’s commitment to the rights of the Palestinian people is a firm position and an ongoing effort that will continue until the Palestinian people obtain their legitimate rights, including the establishment of an independent state in accordance with international resolutions,” he said. On Yemen, the crown prince reaffirmed Saudi support, through the coalition backing the Yemeni government, for restoring government authority in the country and stability, while confronting Houthi attacks. He also reiterated Saudi Arabia’s support for Sudan’s unity and stability, the preservation of its state institutions and efforts to spare its people further suffering from war and destruction. Saudi Arabia has led a coalition supporting Yemen’s internationally recognised government against the Houthis since March 2015, after the group took control of the national capital, Sanaa, and several provinces beginning in September 2014.

  27. Ekonomik01 EkiMali

    Son dakika... Fon soruşturması! Bakan Gürlek: El konulanlar hak sahiplerinin alacaklarının karşılanmasında kullanılacak

    HABER MERKEZİ- İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen fon soruşturmasında 5’inci dalga operasyon gerçekleştirildi. El konulan villalar, lüks araçlar, arsalar ve banka hesaplarındaki değerlerin TMSF bünyesinde kurulan özel bir havuza aktarılacağını belirten Adalet Bakanı Akın Gürlek "Haksız kazancın izi sonuna kadar sürülecek" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yakından takip ettiği, yaklaşık 500 bin fonzedeyi ilgilendiren soruşturmalarda yeni bir dönem başladı. El konulan villalar, lüks araçlar, arsalar ve banka hesaplarındaki değerlerin mağduriyetlerin giderilmesi amacıyla Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) bünyesinde kurulan özel havuza aktarılacağını belirten Bakan Gürlek, Borsa İstanbul'da ise 41 hisse senedinde milyarlarca liralık manipülatif işlem tespit edildiğini duyurdu. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturmada el konulan tüm ekonomik değerler, mağdurlar için oluşturulan sisteme kaynak sağlayacak. Şüphelilere ait villalar, lüks otomobiller, taşınmazlar ve banka hesaplarındaki paralar TMSF bünyesindeki havuzda toplanacak. Hukuki süreçlerin tamamlanmasının ardından bu servet, doğrudan mağduriyetlerin giderilmesinde kullanılacak. ÖNCELİK 1 MİLYON TL VE ALTINDAKİ HESAPLARDA Havuzdan gerçekleştirilecek ödemelerde, fon hesaplarında 1 milyon TL ve altında parası bulunan hesap sahiplerine öncelik verilecek. Bu rakam bir ödeme tavanı olmayıp, mağdurlar arasındaki ödeme sıralamasını belirleyen temel öncelik kriteri işlevi görecek. Böylece süreçte ilk etapta küçük yatırımcının mağduriyetinin hızla giderilmesi hedeflenecek. Dev soruşturmanın borsa ayağında ise 41 hisse senedindeki olağan dışı hareketler mercek altına alındı. Yapay zekâ destekli analiz sistemleriyle milyonlarca işlemin tarandığını aktaran Bakan Gürlek, "Piyasaları manipüle ederek vatandaşlarımızın birikimleri üzerinden haksız kazanç sağlamaya çalışanlar bilmelidir ki haksız kazancın izi sonuna kadar sürülecektir" dedi. Yapılan incelemeler sonucu manipülasyondan menfaat sağladığı saptanan kişilere yurt dışına çıkış yasağı getirildi. MENFAATİN İKİ KATI TMSF HESABINA İfadeye çağrılacak şüphelilerin manipülatif işlemlerden elde ettiği menfaatin iki katı tutarındaki parayı TMSF bünyesindeki hesaba yatırması üzerinde çalışılıyor. Bu ödemeler şüphelilerin hukuki durumlarında belirleyici olurken, elde edilen kaynak da yine mağdurlara aktarılacak. HUKUK ÖNÜNDE HESAP VERECEKLER Öte yandan, soruşturma kapsamında düzenlenen 5'inci dalga operasyonda 34 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiğini açıklayan Gürlek; toplam şüpheli sayısının 217'ye ulaştığını, 56 kişinin tutuklandığını ve 88 kişi hakkında adli kontrol uygulandığını kaydetti. Gürlek, "Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu güçlü irade doğrultusunda; yatırımcı vatandaşlarımızın haklarını korumak, sermaye piyasalarımıza duyulan güveni tahkim etmek ve sorumluluğu bulunanların hukuk önünde hesap vermesini temin etmek için üzerimize düşeni kararlılıkla yapmaya devam edeceğiz" dedi. SORUŞTURMA İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının MASAK'a 17 Eylül'de gönderdiği müzekkerede, Pusula Finans Holding AŞ, Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ, Hedef Holding AŞ ve Bulls Yatırım Menkul Değerler AŞ ile bunların alt şirketlerinin yöneticilerine ilişkin mali verilerin temin edilmesi talep edilmişti. Müzekkerede, şirketlerin tüm yöneticilerinin açık kimlik bilgilerinin tespit edilmesi, bunların 2024'ten bugüne kadar yurt dışına gerçekleştirdikleri para ve kripto varlık transferleri ile tüm para giriş-çıkışlarının ham veri halinde Başsavcılığa gönderilmesi istenmişti. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yapılan soruşturmada, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Emre Alkin, Tera Yatırım Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Alkin, Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk, Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan, Pusula Portföy Yönetimi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız, Namık Kemal Gökalp, Altunç Kumova ve İbrahim Bekçi tutuklanmıştı. Gözaltına alınan Enver Çevik ve Kemal Akkaya, savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştı. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı, Tera Yatırım Yönetim Kurulu üyeleri Bülent Uygun ve Abdulkadir Özkan da adliyeye sevk edilmiş ve tutuklanmıştı. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden Furkan Baki, Murat Keçeci, Ramazan Erbey, İlhan Aygül, Salih Can Bülbül, Selçuk Kahya, Uğur Akkafa, Samet Çetinel, Celal Yarız, İsmail Ege, Mehmet Yıldırım, Lütfi Çetinel, Berkan Gülen ve Mehmet Erbey'in tutuklanmasına, 3 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verilmişti. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edilen 19 şüphelinin tutuklanmasına, 2 zanlının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına karar verilmişti. Devam eden soruşturmada 8 şüpheli daha gözaltına alınmış, 6'sının tutuklanmasına hükmedilmişti. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüphelilerden 5'inin tutuklanmasına, 7'si hakkında ise adli kontrol uygulanmasına karar verilmişti. Böylece soruşturmada tutuklananların sayısı 56'ya ulaşmış oldu. Daha önce haklarında yurt dışına çıkış yasağı uygulanan ve yakalama kararı çıkarılan Tera Yatırım CEO'su Emir Münir Sarpyener ve Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel de gözaltına alınmıştı. Özel ve Sarpyener’in de arasında olduğu 6 şüpheli adliyeye sevk edilmişti. Erdin Özel ve Emir Münir Sarpyener'in de aralarında olduğu 5 kişi tutuklanmıştı.

    Fon soruşturması: Tedbir kararı kaldırıldı
  28. Güvenlik01 EkiABD

    MGK’dan ABD ve İran’a ‘Savaşa son verin’ çağrısı

    MGK Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanırken açıklamada ABD ve İsrail ile İran arasındaki savaşın kısır döngüye evrildiğine işaret edildi. Taraflara, müzakerelere dönme ve ihtilafa son verme çağrısında bulunuldu.

  29. Ekonomik30 Eyl

    Soykırımı unutursak kanımız kurusun

    Gazze’de 28 bini çocuk 75 bin Müslüman’ın katledildiğini belirten Bilal Erdoğan: Bu soykırımı unutursak kanımız kurusun. Filistinlilerin Gazze’den, Batı Şeria’dan çıkarılmaya çalışılmasına yönelik hiçbir...Devamı için tıklayınız

  30. Güvenlik30 EylTürkiye

    Erdoğan bugün Meclis’te ne diyecek?

    Geçen yıl, Türkiye Büyük Millet Meclisi yeni yasama yılının açılış konuşmasında söylediklerinin altını bir kez daha kalın kalemle çizecek... Bu kesin: "Terörsüz Türkiye... Milli dayanışma, kardeşlik ve...Devamı için tıklayınız

  31. Diplomatik01 EkiABD

    Is Bibi cruising for a bruising by trolling Erdogan over Syria?

    During a speech at the United Nations last week, Israeli Prime Minister Benjamin Netanyahu railed against Turkish President Recep Tayyip Erdogan, calling him a “tyrant.” “Now he wants to take over Syria,” Netanyahu said. “Well, that's not surprising because he calls for Israel's destruction almost every single day.” The comments come amid growing tensions between Israel and Turkey. In August, Israeli warplanes struck the Abu al-Duhur Airbase in northwestern Syria, roughly 43 miles from the Turkish border. The strike left craters in the runway and, as with earlier attacks around T4 and Palmyra in the Homs province, was carried out without prior notice to Ankara. As Israeli aircraft approached the Turkish border, they were tracked by Turkish radar, bringing months of political and diplomatic tension between the two countries a step closer to direct military confrontation. The Netanyahu government presents these strikes as preventive, aimed at stopping a larger Turkish encroachment into Syria before it starts. Israel’s concern is Turkey, which, alongside the United States, has become one of the main military and political partners of Syria's post-Assad government. But Abu al-Duhur points to the opposite risk. In the absence of an immediate military threat, strikes aimed at preventing a potential future Turkish deployment may do more to raise the risk of a future conflict than to reduce it. An imminent threat? The Israeli prime minister's office justified the Abu al-Duhur strike by claiming it had intelligence indicating the base would be turned into a Turkish military facility. Ankara and Damascus firmly denied the claim. U.S. envoy Tom Barrack, a frequent target of Israeli criticism, had dined with Syrian Foreign Minister Asaad al-Shaibani in Istanbul on the eve of the strike and later said U.S. intelligence found nothing to support it. But even if Israel's claim is accurate, whether a possible deployment amounted to an "immediate threat" requiring military action is a separate question. According to retired Maj. Gen. Ateş Mehmet İrez, a former chief of operations in the Turkish Air Force, the reported Turkish visit to the base would, in operational terms, be a reconnaissance or assessment mission and would not necessarily indicate a desire to deploy troops there. Turning a site survey into an operational deployment would take months in war-damaged Syria, İrez said. A radar may be physically installed within days, but power supply, communications, calibration, command-and-control integration and the sustainable deployment of personnel would take much longer. "The picture described in Israel's justification, namely a permanent radar and air-defense network capable of restricting Israel's freedom of movement in Syrian airspace, is a matter of months, and most likely more than a year, rather than weeks," İrez told RS. The real time pressure for Israel, he argued, lay elsewhere. "Once Turkish personnel are physically present at an airbase, any subsequent strike on that same facility carries the risk of hitting the troops of a NATO member," he said. "From that perspective, the closing window was political, not technical." The choice of target also supports that assessment. A runway is one of the fastest parts of an airbase to repair. If the objective had been to prevent the capability from emerging at all, Israel could have waited for harder-to-replace equipment to arrive. According to İrez, striking the runway and storage areas was aimed less at eliminating a capability than at establishing a precedent. A radar would matter even if Turkey never fired a shot. It would turn unrecorded Israeli transits into documented events, with time, altitude and route. "What radar changes," İrez said, "is not merely control but the risk of proof." From conduct to intent When Syria shot down a Turkish RF-4E reconnaissance aircraft in 2012, there was still a government in Damascus that, even if imperfectly, accepted responsibility and could be dealt with diplomatically. İrez, then the Turkish Air Force's head of operations, briefed the cabinet during that crisis. Today, he said, Israeli strikes since December 2024 have left Syrian airspace "effectively ownerless." Until recently, Israel even blocked night flights at Syrian airports. Among the most dangerous aspects of the Abu al-Duhur strike, in his view, is that Israel is shifting the threshold for a crisis from actual conduct to intent. "Classical deterrence responds to something the other side has done. Here, the response is to something that has not yet been done," he said. "By moving the crisis threshold to the level of intent, this logic also changes the basis of the rules of engagement. Rules of engagement are tied to observable behavior or a violation. A threshold based on intent leaves the two sides without a common standard." Unannounced Israeli operations near Turkey's border are not new. In 2007, Israeli jets crossed into Turkish airspace and dropped fuel tanks on Turkish soil during a mission to strike a suspected nuclear site near Deir ez-Zor. "The increase in precautions in the region actually began in 2007, despite the good relations at the time," İrez said. "Measures that began as temporary steps in those years have since been expanded and made permanent." The most recent of those steps came after Israel's strikes on T4 last year, when Ankara and Tel Aviv held technical deconfliction talks in Azerbaijan. A channel that one side (Israel) can bypass without warning is hardly a mechanism at all. Restraint, for now Turkey’s 2015 shootdown of a Russian Su-24 is still the most widely remembered case of Ankara enforcing its rules of engagement along the Syrian border, but it was not the first. After the RF-4E crisis, Ankara tightened those rules. Turkish F-16s then shot down a Syrian Mi-17 in 2013 and a MiG-23 in 2014 after airspace violations. At Abu al-Duhur, Turkey chose restraint. Turkey, İrez said, “tracked the flights and took precautions, but refrained from intervening despite the aircraft passing close to the border.” But Ankara's calculation is not purely military. In Turkey, the current tensions are widely attributed to Netanyahu's choices rather than to a permanent rift with Tel Aviv. Israel's election campaign, in which Likud has featured Turkish President Recep Tayyip Erdoğan on its billboards, is being followed in Ankara and across Turkish media almost as closely as a domestic one. Part of Turkey's restraint reflects a concern that responding would mean taking the bait and handing Netanyahu a crisis to campaign on. That concern is shared inside Israel. When Netanyahu posed in front of a fighter jet to warn of pre-election attacks, the opposition accused him of using military bases as campaign props. Still, that does not mean Ankara's patience is unlimited. As İrez warned, "Operations in Syria based solely on anticipation are creating an atmosphere in which tensions can easily turn into a direct military confrontation." Nor do such strikes solve the problem Israel says it faces. Air power may delay the alleged future deployment, but it cannot stop the growing integration between Turkey and Syria. Ankara's role in Syria goes well beyond a single airbase. Turkey is helping rebuild the Syrian state in areas ranging from its army to its power grid. Syrian units train at Turkish army facilities, Syrian cadets study at Turkish military academies, and Syrian troops joined EFES, Turkey's flagship exercise, for the first time this year. Ankara has supplied armored vehicles, trains Syrian police, and its intelligence service works closely with Damascus. Just 12 days after the Abu al-Duhur strike, and despite Israel's warnings against Turkish moves toward the south, Turkish and Syrian forces completed their second joint floating bridge over the Euphrates in Deir ez-Zor. The rivalry between Turkey and Israel is unlikely to end in the near term. Keeping it from turning into a kinetic conflict in Syria, however, is achievable. Having chosen to give the new government in Damascus a chance, Washington now carries a continuing responsibility to help stabilize Syria and to keep two close allies out of an avoidable conflict. The U.S. has already said it is working on a trilateral deconfliction mechanism. The task now is to turn it into a direct political channel with clear rules on notification, so that future incidents can be managed before they spark a military confrontation.

    Is Bibi cruising for a bruising by trolling Erdogan over Syria?
  32. Siyasi01 EkiTürkiye

    Özel’den ‘fon açıklaması: Muhalefet olarak en ciddi takibi yapacağız

    Özel, ‘fon krizi’ ile ilgili yaptığı değerlendirmede, “Hepsi Erdoğan’ın ekibi. Tamamının atamasının altında aynı mürekkep, aynı imza var; Recep Tayyip Erdoğan. Burnunun ucunu göremeyenden, bu işlerden haberi olmayandan Cumhurbaşkanı olmaz. Bu kumpas çetesini, bu kirli çeteyi ‘Asrın Soygunu’nu yapanları teker teker atayandan Cumhurbaşkanı olmaz” dedi. Özel, “Beyefendi Devlet Denetleme Kurulu’nu görevlendirmiş. O kurulun başkanı Borsa İstanbul’un Başkanvekili. O mu adaleti sağlayacak? Meclis’te sözde komisyon kurulacak, Fatma Hanım’ın saz arkadaşları komisyonda çoğunluk olacak, kurda kuzuyu emanet edip oradan adalet çıkaracaksınız. Suçüstü yakalandınız” dedi. Özel, “Borsadaki kayıp, şu an 3,5 trilyon lira. Tasfiye edilen 131 fonda kalan para, 800 milyar lira. Yani bu soygunun ekonomiye maliyeti, 90 milyar dolar. Üç yıl önce 11 ilimizde deprem yaşadık, Erdoğan bunun adına ‘Asrın Felaketi’ dedi ve ekonomiye maliyetini 100 milyar dolar olarak kendisi açıkladı. Asrın felaketinin maliyeti 100 milyar dolar, asrın soygununun maliyeti 90 milyar dolar” dedi. ‘Yeni sayfa açıyoruz’ “Türkiye’nin yeni ve temiz bir sayfaya, yeni ve tertemiz bir başlangıca ihtiyacı var” diyen Özel, şöyle devam etti: “Biz bu eskimiş, çürümüş kara düzeni değiştirmek için yola çıktık. Partimizi milletimizle birlikte kurduk. Milletimizle birlikte yürüyoruz, büyüyoruz. Biz koltuk sahibi olmaya değil, milletin sorunlarını çözmeye talibiz. Biz milletin yüzünü güldürmeye, Türkiye’yi ayağa kaldırmaya geliyoruz. Kimsenin şüphesi olmasın ki biz o sandığa varacağız, o seçimi alacağız, bu iktidarı değiştireceğiz.”

    Bahçeli'den fon soruşturması açıklaması. "Hukuk önünde hesap sorulmalıdır"
  33. Güvenlik01 Eki· AnkaraTürkiye

    MGK’dan Terörsüz Türkiye vurgusu! ‘Gayretler kararlılıkla sürecek’

    AYDIN HASAN / ANKARA - MGK’nın Eylül ayı olağan toplantısı, dün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında yapıldı. Yaklaşık 3.5 saat süren toplantıdan sonra yayınlanan bildiride, şu ifadelere yer verildi: ■ PKK/KCK-PYD/YPG, FETÖ ve DEAŞ terör örgütleri başta olmak üzere millî birlik ve beraberliğimiz ile bekamıza yönelik her türlü tehdit ve tehlikeye karşı yurt içinde ve yurt dışında azim, kararlılık ve başarıyla yürütülen faaliyetler ile son dönemde meydana gelen uluslararası gelişmeler hakkında kurula bilgi sunulmuştur. ■ Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedefleri istikametinde atılan adımlar ve katedilen mesafe değerlendirilmiş; ülkemizin ve milletimizin yanı sıra bölgemizin güvenliği ile komşularımızın huzuru ve refahı için sarf edilen gayretlerin kararlılıkla sürdürüleceği ifade edilmiştir. Suriye’ye destek sürecek ■ Suriye’nin birliğinin ve bütünlüğünün tahkimi ile devlet otoritesinin ülke sathına teşmili ve entegrasyon sürecindeki müspet gelişmeler ele alınmış; Suriye halkının, ülkelerini yeniden ayağa kaldırmasına ve uluslararası toplumla bağlarını kuvvetlendirmesine yönelik desteğimizin devam edeceği kaydedilmiştir. Irak mesajı ■ Irak’ın huzur ve istikrarının tüm bölge için kritik önem arz ettiği vurgulanmış; Irak Hükûmeti’nin devlet egemenliğini ülke genelinde güçlendirme gayretlerinden memnuniyet duyulduğu belirtilerek, Irak ile stratejik iş birliğini ilerletme yönündeki irademiz teyit edilmiştir. Kısır döngüye evrildi ■ ABD ve İsrail ile İran arasındaki savaşın, süregelen çatışmalarla bir kısır döngüye evrilerek bölgedeki kırılganlıkları tetiklediği ifade edilmiş; taraflara, müzakerelere dönme ve küresel neticeleri tedricen ağırlaşan ihtilafa son verme çağrısında bulunulmuştur. İsrail istikrara engel ■ İsrail Yönetimi’nin Gazze ve Lübnan’da barışın tesisi hususundaki taahhüt ve yükümlülüklerini yerine getirmeyerek saldırılarını sürdürdüğüne işaret edilmiş; uluslararası toplum, Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve egemenliğini de ihlal ederek bölgede istikrar sağlanmasına engel olmaya çalışan İsrail Yönetimi karşısında somut adımlar atmaya davet edilmiştir. ■ Rusya-Ukrayna Savaşı’ndaki güncel durum ile sivil altyapılar ve seyrüsefer güzergâhları üzerinde yoğunlaşan saldırıların bölgesel ve küresel etkileri ele alınmış; müşahede edilen kontrolsüz tırmanma ve yayılma emareleri karşısında, taraflara itidal ve ateşkes çağrısında bulunulmuştur. ■ Yemen’de son dönemde tırmanan gerilimin başta komşu ülkeler olmak üzere bölgede güvenlik risklerini artırdığı vurgulanarak, küresel istikrar bakımından da önem arz eden sükûnetin ivedilikle sağlanması gerektiğinin altı çizilmiştir. Erdoğan’dan sert mesaj:‘Toleransımız olmaz’ Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, önceki gün yapılan AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları toplantısının kapalı bölümünde, gündemdeki “fon krizi” üzerinden dikkat çeken mesajlar verdi. Edinilen bilgiye göre; Erdoğan’ın teşkilata, “Siyaset bir zenginleşme aracı ya da rant kapısı değildir. Siyaseti şahsi menfaatleri için kullananların, bu anlayışla hareket edenlerin partimizde yeri yoktur. Nefsine hakim olmayana bizim de toleransımız olmaz” dediği kaydedildi. ● AYŞEGÜL KAHVECİOĞLU Ankara Tugay’ı kabul etti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ı kabul etti. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki kabul basına kapalı gerçekleşti. Görüşmede İzmir’in gündemindeki önemli konular ile kentin geleceğine yönelik projeler hakkında bilgi sunulduğu belirtildi. Tugay’dan teşekkür Tugay, görüşmeye ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde kabul edildiğini kaydetti. Görüşmede, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a bilgi sunduklarını aktaran Tugay, “Nazik kabulleri ve İzmir’imize gösterdikleri ilgi için Sayın Cumhurbaşkanımıza teşekkür ediyorum” ifadesini kullandı. ANKARA Milliyet

    MGK’dan Terörsüz Türkiye vurgusu! ‘Gayretler kararlılıkla sürecek’
  34. Güvenlik30 EylSuudi Arabistan

    Prens Bin Selman: Bölgesel istikrar için 'Mekke Ortak Savunma Anlaşması'

    Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, bölgede güvenlik ve istikrarı sağlama konusundaki ortak çabaların bir sonucu olarak Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasında "Mekke Ortak Savunma Anlaşması"nın kurulduğunu bildirdi. Suudi Arabistan resmi haber ajansı SPA'nın haberine göre, Veliaht Prens Bin Selman, Kral Selman bin Abdulaziz Al Suud adına başkent Riyad'daki Şura Konseyi'nin 9. dönem açılış oturumunda konuştu. Ülkesinin yanında duran kardeş ve dost ülkelerin bölge güvenliği ile istikrarına sunduğu katkıları takdirle karşıladıklarını belirten Bin Selman, bölge istikrarının güçlendirilmesi, gerilim ve çatışmalardan uzak durulmasının önemine dikkati çekti. Cumhurbaşkanı Erdoğan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tugay'ı kabul etti KÖRFEZ GÜVENLİĞİ VE ORTAK EYLEM Muhammed bin Selman, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerini hedef alan saldırıların, Körfez’in güvenlik ve istikrarının bölünmez bir bütün olduğunu açıkça ortaya koyduğunu vurguladı. Kardeş ülkelerle birlikte Körfez güvenliği, stratejik işbirliği ve ekonomik entegrasyonu sağlamayı hedeflediklerini aktaran Bin Selman, bu hedefin Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz’in vizyonunun da temel taşlarından biri olduğunu kaydetti. YEMEN MESELESİ Yemen’e yönelik desteklerini yineleyen Veliaht Prens, "Suudi Arabistan, Yemen hükümetine tüm ülke topraklarında egemen olması, istikrarı yeniden kurması; kaosu, yıkımı ve Yemen halkı ile bölgeyi tehdit etmeyi yöntem haline getiren terörist Husi milislerin saldırılarına karşı koyması için kapsamlı desteğini teyit etmektedir." ifadelerini kullandı. İsrail yönetiminin Gazze Şeridi’ndeki Filistinlilere yönelik devam eden saldırılarını ve Mescid-i Aksa’ya dönük mükerrer ihlallerini en sert ifadelerle kınadıklarını vurgulayan Bin Selman, uluslararası topluma ve özellikle Gazze için oluşturulan Barış Konseyi’ne, kalıcı bir siyasi çözüme ulaşılması hedefiyle üzerlerine düşen sorumluluğu yerine getirme çağrısında bulundu. Bin Selman, Filistin davasına bağlılıklarının altını çizerek, "Filistin halkının meşru haklarını elde etmesine ve uluslararası kararlarla uyumlu bağımsız devletini kurmasına kadar Suudi Arabistan Krallığı, sarsılmaz bir tutum sergilemeyi ve kesintisiz çaba göstermeyi vadetmektedir." değerlendirmesinde bulundu. SON DAKİKA | MGK toplantısı sona erdi! 8 maddelik bildiri yayımlandı; 'Terörsüz Türkiye' ve 'Terörsüz Bölge' vurgusu SUDAN’A BİRLİK VE İSTİKRAR DESTEĞİ Sudan konusunda da birlik ve istikrar mesajı veren Veliaht Prens, bu ülkenin toprak bütünlüğüne, meşru kurumlarının muhafazasına ve Sudan halkının savaş ile yıkımın getirdiği felaketlerden korunmasına yönelik koşulsuz desteklerini sürdürdüklerini kaydetti. Ülke güvenliği konusunda hiçbir tavize yer olmadığının altını çizen Muhammed bin Selman, gerilimin düşürülmesi ve diplomatik kanalların işletilmesi için mümkün olan tüm gayreti gösterdiklerini ifade etti. Bin Selman ayrıca, güvenliği hedef alan her türlü tehdit veya saldırıya kararlı bir şekilde karşılık vermekten asla tereddüt etmeyeceklerinin altını çizdi. KÜRESEL ENERJİ GÜVENLİĞİ VE ÇOK ULUSLU DENİZ SAVUNMA KOALİSYONU Küresel çapta yaşanan enerji krizine ve jeopolitik gerilimlere rağmen Suudi Arabistan'ın uluslararası piyasalara petrol tedarikini aksatmadan sürdürdüğünü hatırlatan Bin Selman, ülkesinin "küresel enerji güvenliğinin emniyet supabı" olduğunu dile getirdi. Deniz güvenliğini tahkim etmenin hayati önem taşıdığını kaydeden Veliaht Prens, uluslararası deniz koridorlarının siyasi ve ekonomik bir baskı aracı olarak istismar edilmesini engellemek amacıyla "Suudi Arabistan Çok Uluslu Deniz Savunma Koalisyonu" girişimini başlattıklarını bildirdi.​​​​​​​ AYM'nin süresiz nafaka iptali Resmi Gazete'de! İşte merak edilen 7 soru ve cevabı

    Prens Bin Selman: Bölgesel istikrar için 'Mekke Ortak Savunma Anlaşması'
  35. Güvenlik30 EylTürkiye

    Kritik MGK toplantısı sonrası 8 maddelik bildiri yayımlandı! "Terörsüz Türkiye" ve "Terörsüz" Bölge vurgusu

    Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde toplanan Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısının ardından 8 maddelik bildiri yayımlandı. PKK, FETÖ ve DEAŞ terör örgütleriyle mücadelede kararlılık vurgusu...Devamı için tıklayınız

  36. Güvenlik30 EylTürkiye

    MGK'dan 8 maddelik bildiri... Terörsüz Türkiye vurgusu

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı sona erdi. Toplantının ardından yapılan yazılı açıklamada, "Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedefleri istikametinde atılan adımlar ve katedilen mesafe değerlendirilmiş; ülkemizin ve milletimizin yanı sıra bölgemizin güvenliği ile komşularımızın huzuru ve refahı için sarf edilen gayretlerin kararlılıkla sürdürüleceği ifade edilmiştir" denildi.

  37. Güvenlik30 EylIrak

    SON DAKİKA | MGK toplantısı sona erdi! 8 maddelik bildiri yayımlandı

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında toplanan Milli Güvenlik Kurulu (MGK) sonrası İletişim Başkanlığı'ndan yayımlanan bildiride şu ifadelere yer verildi: Millî Güvenlik Kurulu, 30 Eylül 2026 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanmıştır. Toplantıda; PKK/KCK-PYD/YPG, FETÖ ve DEAŞ terör örgütleri başta olmak üzere millî birlik ve beraberliğimiz ile bekamıza yönelik her türlü tehdit ve tehlikeye karşı yurt içinde ve yurt dışında azim, kararlılık ve başarıyla yürütülen faaliyetler ile son dönemde meydana gelen uluslararası gelişmeler hakkında Kurula bilgi sunulmuştur. Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedefleri istikametinde atılan adımlar ve katedilen mesafe değerlendirilmiş; ülkemizin ve milletimizin yanı sıra bölgemizin güvenliği ile komşularımızın huzuru ve refahı için sarf edilen gayretlerin kararlılıkla sürdürüleceği ifade edilmiştir. Suriye’nin birliğinin ve bütünlüğünün tahkimi ile devlet otoritesinin ülke sathına teşmili ve entegrasyon sürecindeki müspet gelişmeler ele alınmış; Suriye halkının, ülkelerini yeniden ayağa kaldırmasına ve uluslararası toplumla bağlarını kuvvetlendirmesine yönelik desteğimizin devam edeceği kaydedilmiştir. Irak’ın huzur ve istikrarının tüm bölge için kritik önem arz ettiği vurgulanmış; Irak Hükûmeti’nin devlet egemenliğini ülke genelinde güçlendirme gayretlerinden memnuniyet duyulduğu belirtilerek, Irak ile stratejik iş birliğini ilerletme yönündeki irademiz teyit edilmiştir. ABD ve İsrail ile İran arasındaki savaşın, süregelen çatışmalarla bir kısır döngüye evrilerek bölgedeki kırılganlıkları tetiklediği ifade edilmiş; taraflara, müzakerelere dönme ve küresel neticeleri tedricen ağırlaşan ihtilafa son verme çağrısında bulunulmuştur. İsrail Yönetimi’nin Gazze ve Lübnan’da barışın tesisi hususundaki taahhüt ve yükümlülüklerini yerine getirmeyerek saldırılarını sürdürdüğüne işaret edilmiş; uluslararası toplum, Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve egemenliğini de ihlal ederek bölgede istikrar sağlanmasına engel olmaya çalışan İsrail Yönetimi karşısında somut adımlar atmaya davet edilmiştir. Rusya-Ukrayna Savaşı’ndaki güncel durum ile sivil altyapılar ve seyrüsefer güzergâhları üzerinde yoğunlaşan saldırıların bölgesel ve küresel etkileri ele alınmış; müşahede edilen kontrolsüz tırmanma ve yayılma emareleri karşısında, taraflara itidal ve ateşkes çağrısında bulunulmuştur. Yemen’de son dönemde tırmanan gerilimin başta komşu ülkeler olmak üzere bölgede güvenlik risklerini artırdığı vurgulanarak, küresel istikrar bakımından da önem arz eden sükûnetin ivedilikle sağlanması gerektiğinin altı çizilmiştir.

    Kabine yarın toplanıyor. Masada fon soruşturması ve terörsüz Türkiye süreci var
  38. Ekonomik30 EylSuriye

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Acar: Kim milletin hakkına, hukukuna el uzatırsa karşısında devleti bulur

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Faruk Acar, "Türkiye Yüzyılı Buluşmaları" kapsamında AK Parti Niğde İl Başkanlığında düzenlediği basın toplantısında, "Kardeşlikle Kenetlenen, İstikrarla Güçlenen Türkiye" diyerek yola çıktıklarını söyledi. AK Parti'nin çeyrek asrı geride bıraktığını anımsatan Acar, 25 yılın, ulaştırmadan sağlığa, eğitimden sanayiye, savunmadan enerjiye eser üretme yılları olduğunu belirtti. Faruk Acar, parti olarak ulaştıkları noktayla yetinmediklerini, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, "Türkiye Yüzyılı"nın kapısını aralamaya devam ettiklerini vurguladı. Dünyanın çalkantılı bir dönemden geçtiğine dikkati çeken Acar, şunları kaydetti: "Karadeniz'in kuzeyinde savaş sürüyor. Orta Doğu'da kan durmuyor. Böyle bir coğrafyada Türkiye, hem kendi evini sağlamlaştırıyor hem de bölgesine istikrar taşıyor. Türkiye, Gazze'de ateşkes, Ukrayna'da barış, Suriye'de toprak bütünlüğü için canhıraş çabalıyor. Nitekim Cumhurbaşkanımız, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda bu iradeyi bir kez daha ortaya koydu, mazlumun sesi oldu. Aynı kürsüde soykırımcı Netanyahu ise ülkemizi ve Cumhurbaşkanımızı hedef aldı ama hakikat, Netanyahu rahatsız oluyor, korkuyor diye değişmeyecek. Gazze'nin ve tüm mazlumların sesi olmaya devam edeceğiz. Şunu açıkça söyleyelim, Türkiye'nin sesi bu kadar gür çıkıyorsa, arkasında güçlü bir irade ve güçlü bir savunma sanayisi olduğu içindir. Çelik Kubbe'den KAAN'a, KIZILELMA'dan TCG Anadolu'ya kadar her projemiz, milletimizin kendi imkanlarıyla ayakta durabileceğinin ispatıdır." "Terörsüz Türkiye" sürecine de değinen Acar, Türkiye'nin yarım asır boyunca terörün acısını yaşadığını dile getirdi. Milletin büyük bedeller ödediğine değinen Acar, "Bugün inşallah 'Terörsüz Türkiye' hedefine yürüyoruz. Bu yürüyüş, hukukun çizdiği sınırlar içinde ve devletimizin kurumlarının gözetiminde ilerliyor. Silahlar bırakılacak, örgüt sona erecek. Bunu güvenlik kurumlarımız tespit edecek, Milli Güvenlik Kurulumuz onaylayacak. Şehidimizin, gazimizin, şehit yakınlarımızın hakkı asla göz ardı edilmeyecek." diye konuştu. Acar, büyük hedefe odaklandıkları süreçte siyasi tablonun da ortada olduğunu belirterek, muhalefetin bölünmeler ve iç tartışmalar yaşadığını ifade etti. "BİZ YANLIŞ YAPANI SAVUNMAYIZ" Muhalefetin yönettiği şehirlerde vatandaşa hizmet yerine reklam ve algı ürettiğini savunan Acar, şöyle devam etti: "Milletimiz bunların hepsini görüyor, hiçbirini gözden kaçırmıyor. Bizim, sermaye piyasalarında oluşan tabloyla ilgili de tavrımız net. Gerek belediyelerdeki yolsuzluklarla, gerek borsa oyunlarıyla kim milletin hakkına, hukukuna el uzatırsa karşısında devleti bulur. Biz yanlış yapanı savunmayız, masumiyet karinesini gözetir, hükmü yargıya bırakırız. Esas garip olan, kendi çevresindeki ağır suçlamalara sessiz kalanların, bize kendilerince ahlak dersi vermeye kalkması. Daha önce de söyledik kendi kirini örtmek için devlet kurumlarına saldıranların, şimdi bu kadar heyecanlanmasına gerek yok. Hukuk işliyor, devlet üzerine düşeni yapıyor. Partimiz de gerekli adımları attı, atıyor." Siyasetin böyle dönemlerde sorumluluk bilinciyle hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Acar, "Toplumsal kaygıyı büyütmek, yatırımcıyı tedirgin etmek kimseye fayda sağlamaz. Türkiye'nin güçlü finansal yapısı ve üretim kapasitesi, geçici dalgalanmaların çok ötesinde bir zemine oturuyor. Ekonomide istikrarı, üretimi ve vatandaşımızın alım gücünü korumayı önceliğimiz olarak görüyoruz." açıklamasında bulundu. Faruk Acar, toplantının ardından şehit Astsubay Kıdemli Başçavuş Ömer Halisdemir'in Bor ilçesine bağlı Çukurkuyu beldesindeki kabrini ve babaevini ziyaret etti. TFF bahis oynayan 448 kulüp yöneticisini PFDK'ya sevk etti

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Acar: Kim milletin hakkına, hukukuna el uzatırsa karşısında devleti bulur
  39. Güvenlik30 Eyl· AnkaraTürkiye

    MGK, Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplandı

    Dün fon krizi gündemiyle ekonomi toplantısının yapıldığı Beştepe, bugün bir başka kritik toplantıya ev sahipliği yapıyor. Milli Güvenlik Kurulu, çerçeve yasa sonrasında ilk defa Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplandı. Detayları CNN Türk Cumhurbaşkanlığı Muhabiri Arda Erdoğan şöyle aktardı; "Terörsüz Türkiye sürecine dair önemli değerlendirmelerin yapılmasını bekliyoruz. Bu Milli Güvenlik Kurulu toplantısında hem bölgesel gelişmelerin hem de ekonomik güvenliğe doğrudan etki eden fon krizi meselesinin bugünkü toplantının gündeminde olması beklentiler dahilinde. Son dakika: Hasan Şaş, Afra Saraçoğlu ve Aras Bulut İynemli'nin uyuşturucu test sonucu belli oldu Terörsüz Türkiye süreci yakından takip ediliyor. Milli Güvenlik Kurulu tarafından Milli İstihbarat Teşkilatı ve Türk Silahlı Kuvvetleri, çerçeve yasanın çıkmasından bu yana sahada silah bırakma faaliyetlerini takip ediyor. Özellikle Irak'tan gelen bazı haberler var. Örneğin Sincar (Sinjar)'ın terör örgütü unsurlarından arındırılmasına ilişkin önemli bir adım atıldı. Ayrıca Suriye'de de entegrasyon sürecine dair olumlu gelişmelerin seyrettiği Ankara'dan takip ediliyor. Tüm bu başlıkların Milli Güvenlik Kurulu toplantısında masaya yatırılması ve incelenmesi bekleniyor. Ayrıca bu hafta önemli bir haftaydı. Hafta başında, yani pazartesi günü Cevdet Yılmaz Süreç Komisyonu'nu topladı. O komisyon toplantısında yapılan hazırlıklar, terör örgütü PKK'nın silah bırakmasının takibine ilişkin hazırlıklar da yine masada olacak. O toplantının yansımaları da Milli Güvenlik Kurulu'nda ele alınacak. Bölgesel gelişmeler demiştik. Bölgesel gelişmeler de tabii ki yakından takip ediliyor. Kuzeyde devam eden Ukrayna-Rusya Savaşı'nın barışla sona erdirilmesi adına Türkiye'nin diplomatik girişimleri masada. Ayrıca Tahıl Koridoru'na benzeri bir süreç olabilecek mi, Karadeniz'de seyir güvenliği nasıl sağlanacak? Çünkü bazı Türk sahipli gemilere yönelik ciddi saldırıların olduğunu geçtiğimiz aylarda kayıtlara geçirmiştik. O saldırıların durdurulması mümkün mü? Buna da bakılacak elbette. Gazze'deki son durumun da yine masada olması bekleniyor. Mekke Anlaşması çok yeni bir anlaşma. Bu anlaşmanın Meclis'ten geçmesi gerekiyor. Meclis'ten geçmeden evvel ancak uluslararası bazı dengeleri de yine Mekke Anlaşması'nın etkilediği tabii ki takip ediliyor. Bu bağlamda önümüzdeki süreçte ortak askeri koordinasyon kapasitesi, ortak tatbikatlar, ortak iş birliği, savunma sanayisi gibi başlıklar Mekke Anlaşması bağlamında önümüzdeki süreçte neler getirir, bu anlaşmaya yeni ülkeler dahil olur mu? Bu başlıkların da istişare edilmesi ve müzakere edilmesi o toplantıda bekleniyor. Ekonomik güvenlik demiştik. Fon krizi soruşturmasının ardından Ankara'da üst düzey toplantılar devam ediyor. Milli Güvenlik Kurulu toplantısında da ekonomik güvenliğe ilişkin atılabilecek adımların ve alınacak tedbirlerin ifade edilmesi bekleniyor. Toplantının bitiminde yazılı açıklama İletişim Başkanlığı'ndan gelecek." İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan VAR odası açıklaması: İnceleme yaptırılmadı

    MGK, Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplandı
  40. Siyasi30 Eyl· IstanbulTürkiye

    Bakan Kacır: Bu coğrafyayı başkalarının oyunlarına asla teslim etmeyeceğiz

    Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, etkinliğin açılışında yaptığı konuşmada, bugün Şanlıurfa'da bilimin heyecanı, teknolojinin gücü, üretmenin ve başarmanın haklı gururu olduğuna işaret ederek "Bu meydanda gözlerini ufkun ötesine diken, imkansız denilenlere meydan okuyan, hayalini gerçeğe dönüştürmek için yılmadan çalışan, 'İnanırsam, mücadele edersem, Allah'ın da yardımıyla ben de en iyisini yaparım!' diyen gençlerimizin iradesi var. Kendi evlatlarına sahip çıkan, kendi gücüne inanan, Türkiye Yüzyılı'nı gençlerinin azmi ve cesaretiyle inşa eden Türkiye var." ifadesini kullandı. İnsanlık tarihinin, hukukun ve vicdanların sınandığı zorlu bir dönemeçten geçtiğini dile getiren Kacır, böyle bir dönemde Türkiye'nin yalnızca 780 bin kilometrekare vatan toprağında 86 milyonun değil, dünyanın dört bir yanında hak, adalet ve merhamet arayışındaki milyonlarca mazlumun umudu olarak tarih sahnesinde yeniden yükseldiğini söyledi. Bilim ve teknolojide iddia sahibi, Cumhuriyetinin ikinci asrını Türkiye Yüzyılı yapmaya kararlı, ufkunda Kızılelma'sına yürüyen bir Türkiye olduğunu vurgulayan Kacır, bu yürüyüşün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın vizyonuyla gerçekleştiğinin altını çizdi. Selçuk Bayraktar'dan KIZILELMA sorusuna yanıt: Çok yakında TSK'nın emrinde "DÜNYANIN EN İLERİ ÇALIŞMALARINA TÜRKİYE'NİN İMZASINI ATACAĞIZ" Mehmet Fatih Kacır, Milli Teknoloji Hamlesi'nin, teknolojide bağımsızlığı tahkim etme, bu kadim topraklardan yükselen yeniden diriliş rüzgarını, çağa istikamet veren bir fırtınaya dönüştürme davasının adı olduğunu belirterek şöyle devam etti: "Kendisinden esirgenen her teknolojinin daha iyisini geliştiren, üzerine biçilen dar elbiseleri yırtıp atan, öğrenilmiş çaresizlik duvarlarını yıkmış bir Türkiye'nin inşa yolculuğudur. Milli Teknoloji Hamlesi gökyüzünde süzülen çelik kanatlarımız BAYRAKTAR'dır, AKINCI'dır, Kızılelma'dır. HÜRJET, ANKA, GÖKBEY, KAAN'dır. Mavi Vatan'da özgürce yol alan ANADOLU'dur. Gök vatanın çelikten muhafızları HİSAR'dır, SİPER'dir. Milletimizin 60 yıllık yerli otomobil hasretine son veren Togg'dur. Uzaydaki izimiz İMECE'dir, TÜRKSAT 6A'dır. Bir dönem hayal olarak görülen nice projeyi mühendislerimizin, teknisyenlerimizin ve girişimcilerimizin alın ve akıl teriyle gerçek kıldık. İnsanlı uzay bilim misyonumuzla, ay yıldızlı bayrağımızı uzayın derinliklerine taşıdık. Şimdi ise ufkumuzu çok daha uzaklarda. Ay'a erişmeye hazırlanıyoruz. Kendi mühendislerimizin geliştirdiği uzay aracımızı Ay'a ulaştıracağız. Bilimde ve teknolojide bugünkü seviyemiz, Allah'ın izniyle yarınlarda erişeceğimiz çok daha büyük başarıların habercisi. Yapay zekada, kuantumda, biyoteknolojide, yarı iletkenlerde, ileri malzemelerde, uzay ve havacılık teknolojilerinde dünyanın en ileri çalışmalarına Türkiye'nin imzasını atacağız. Türkiye Yüzyılı'nı hep beraber, bilimin, teknolojinin ve yüksek katma değerli üretimin asrı kılacağız." Geçmişin izinden, medeniyetinden aldığı ilhamla, geleceği inşa edenlerin TEKNOFEST kuşağı gençler olduğunu aktaran Kacır, onların Türk milletinin onurunu, azmini ve bağımsızlık tutkusunu yüreğinde taşıyan neferleri olduğunun altını çizdi. Altında oyun değişiyor! Kritik süreç kapıda "BİZE DÜŞEN, GENÇLİĞİN ÖNÜNÜ AÇMAK" "Yapamazsınız, başaramazsınız" diyenlere inat, imkansız zannedileni gerçek kılmaya and içmiş akıncılar olduklarını vurgulayan Kacır, "Bize düşen de işte bu gençliğin önünü açmaktır. Sizlerle birlikte geçtiğimiz 9 yılda İstanbul'da, Ankara'da, İzmir'de, Samsun'da, Gaziantep'te, Bakü'de, Lefkoşa'da, Mavi Vatan'da TEKNOFEST'lerde umutlarımızı kat kat büyüten rekorlar kırdık. İstiklal şairimizin seslendiği Asım'ın Nesli sizlersiniz. Nuri Demirağ'ın, Vecihi Hürkuş'un yarım kalmış hayallerini tamama erdiren sizlersiniz. İnanıyorum ki TEKNOFEST kuşağı olarak, Türkiye'nin önüne çizilmek istenen bütün setleri inançla, azimle, cesaretle aşacak olan da sizler olacaksınız. Sizler, bilim ve teknolojideki liderlik yürüyüşümüzü, Türkiye Yüzyılı'nda medeniyetimizin yeniden şahlanışına dönüştüreceksiniz." diye konuştu. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, bugün tarihin hakikati fısıldadığı topraklarda buluşulunduğunu aktaran, Şanlıurfa'ya gelen herkesin mutlaka Balıklı Gölü göreceğini dile getirdi. Şanlıurfa'nın Hazreti İbrahim'in şehri olduğunu anımsatan Kacır, şu değerlendirmelerde bulundu: "Bakın, büyük fikir insanı Sezai Karakoç, Nemrut ve Hazreti İbrahim'i nasıl tasvir ediyor. 'Nemrut, nefis demek. İbrahim de ruh. Ruh, nefsin ateşten arzularında yanmaz ve o narin kelebek kanatlarını andıran cevherini nefs ateşinden koruyabilirse, insan kurtuldu demektir. Nemrut, ateşi bütünüyle alevlendirdi ama İbrahim, yanmadan ateşin sönüşüne şahit oldu, demektir. Nemrut zulüm demek. İbrahim de onun ateşinde yanmayan adalet. Adalet öyle bir altındır ki, zulmün ateşinde ancak tozu toprağı yanar, pası erir, o ateşte saf hale gelir ve ateş söndüğü zaman en halis bir külçe halinde parlar, zaferini ilan eder. Var olanı yıkıcı, müsbet olanı bozucu etkileri ulu bir ateş gibi düşünürsek medeniyet kubbelerini bu ateşe dayandıran, samimiyet özüdür." Camideki delikten hazine çıktı! Bakan Ersoy: Titizlikle çalıştık "KARDEŞLİĞİMİZİ DAHA DA BÜYÜTECEĞİZ" Mehmet Fatih Kacır, ateşte yandıkça pişen, özünü koruyan medeniyetlerin, sert şartlarda daha güçlülük kazandığını vurguladı. "Hazreti İbrahim'i, samimiyetinin ihlasının ateşten koruduğunu, ateşi etkisiz bıraktığını, bu samimiyetle Hazreti İbrahim'in, Allah dostu, hakikat dostu olduğunu" belirten Kacır, şu ifadeleri kullandı: "İşte o ruhun, o samimiyetin izleri, asırlar sonra, Anadolu topraklarında ezan dinmesin, bayrak inmesin diyerek canlarını ortaya koyan, 11 Nisan 1920'de işgal kuvvetlerini bu topraklardan söküp atan Urfalıların yüreklerinde de vardı. Biz o ruhla, en zor zamanlarda birbirimize kenetleniriz. Bugün dünyanın pek çok yerinde savaşların, çatışmaların ve adaletsizliklerin insanlığı ağır imtihanlardan geçirdiği bir döneme şahitlik ediyoruz. Gazze'de yaşanan soykırım, çocukların, masumların gözlerimizin önünde hayattan koparılması, vicdan sahibi her insanın yüreğinde derin yaralar açıyor. İnsan hayatının değersizleştirildiği, çocuk ölümlerinin sıradanlaştırıldığı bir dünyada ne adaletten ne hukuktan ne de gerçek manada bir medeniyetten söz edilebilir." Kacır, er ya da geç hakkın batıla, adaletin zulme galip geleceğinin altını çizerek iyiliğin, kötülüğün karanlığını mutlaka yırtacağını vurguladı. Ülkenin etrafında yangınların yükseldiği, coğrafyanın ateş çemberine döndüğü böylesi bir dönemde, milleti birbirinden ayırmaya çalışanlara asırlardır verdikleri en güçlü cevabın kardeşlik oduğunu belirten Kacır, "İstiklal şairimiz Mehmet Akif'in ifadesiyle 'Girmeden tefrika bir millete düşman giremez, toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez.' Acımız, sevincimiz, kaderimi, istikbalimiz birdir. Biz Anadolu'yuz, Dicle'yiz, Fırat'ız. Halilu'r-Rahman sofrasında aşını bölüşenleriz. Omuz omuza aynı vatan uğruna toprağa düşenlerin evlatlarıyız. Birliğimize daha sıkı sarılacak, kardeşliğimizi daha da büyüteceğiz. Buradan, Bereketli Hilal'in kalbinden, Şanlıurfa'dan haykırıyoruz. Bu coğrafyayı başkalarının oyunlarına asla teslim etmeyeceğiz. Türkler, Kürtler, Araplar kardeşliğimizden taviz vermeyeceğiz. Bizler bu toprakların ev sahipleriyiz. Başka hesaplar yapmaya kalkanlar çok iyi bilsin, ev sahibinin üstüne kapıyı kapatan kendisi dışarıda kalır." dedi. Prof. Dr. Şadi Evren Şeker'den yapay zeka uyarısı: Aile parolası oluşturun! "DURMAK, VAZGEÇMEK, HEDEFLERİMİZDEN DÖNMEK YOK" Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, Şanlıurfa'da gördükleri bu coşkunun, bu topraklarda güçlü bir iradenin varlığını gösterdiğini söyledi. Türkiye'nin yarınlarına mührünü vuracak TEKNOFEST Kuşağı'nın olduğuna dikkati çeken Kacır, şunları kaydetti: "Durmak, vazgeçmek, hedeflerimizden geri dönmek yok. Daha çok çalışacağız, üreteceğiz. Birlikte, omuz omuza, el ele Türkiye'yi bilimde ve teknolojide zirveye taşıyacağız. Bizler TEKNOFEST'ler ile Deneyaplar, bilim merkezlerimizle, bilim şenliklerimizle, Sektör Kampüste Programı'yla, Milli Teknoloji Akademimiz ile Milli Teknoloji Atölyelerimiz ile gençlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz." Camideki delikten hazine çıktı! Bakan Ersoy: Titizlikle çalıştık

    Bakan Kacır: Bu coğrafyayı başkalarının oyunlarına asla teslim etmeyeceğiz
  41. Güvenlik30 EylRusya

    Milli Güvenlik Kurulu toplanıyor: Gündem "Terörsüz Türkiye" ve "Uluslararası Güvenlik"

    MGK, Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplanacak. Toplantının ana gündeminde Terörsüz Türkiye sürecinde gelinen aşama ve PKK’nın silah bırakma sürecinin takibi olacak. Bunun yanı sıra ABD-İran gerilimi ve Hürmüz Boğazı, Rusya-Ukrayna savaşı, Karadeniz’de seyrüsefer güvenliği, Gazze ve Yemen’deki gelişmeler ile Ege ve Doğu Akdeniz’de Türkiye ve KKTC’nin haklarının korunması değerlendirilecek. Ekonomik güvenliğe yönelik tedbirler de masada olacak.

    Milli Güvenlik Kurulu toplanıyor: Gündem "Terörsüz Türkiye" ve "Uluslararası Güvenlik"
  42. Ekonomik30 Eyl· IstanbulTürkiye

    Sanayicilere finansmana hızlı erişim imkanı

    Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, yatırımları hızlandıracak bir adım daha attıklarını belirtti. Bugüne kadar 530 milyar lira yatırım tutarına sahip 84 projeyi uygun koşullu finansmana yönlendirdikleri 750 milyar lira bütçeli YTAK Programı'nda yeni ve kapsayıcı bir uygulama başlatacaklarını ifade eden Kacır, "Türkiye'nin sanayileşme yolculuğuna güç katmak ve stratejik yatırımları hızlandırmak amacıyla imalat sanayisine yönelik teşvik belgesi olan yatırımlar için Öncelikli Finansman Belgesi (ÖFB) düzenleyerek, sanayicilerimize uzun vadeli ve uygun koşullarda yatırım kredisine hızlı erişim imkanı sunuyoruz. 100 milyon lira ve üzeri tutarda, teşvik belgesine sahip tüm imalat sanayisi yatırımları kapsama alınıyor." bilgisini verdi. Bakan Kacır, Türkiye Yüzyılı Kalkınma Hamlesi Programı kapsamında teşvik belgesi olan yatırımcılar ile Stratejik Yatırım Belgesi almış yatırımcılar için doğrudan ÖFB düzenleneceğini belirterek şunları kaydetti: "Diğer teşvik belgeleri için 'katma değer potansiyeli', 'verimlilik ve sektörel etki', 'ekonomiye hızlı katkı' ve 'AR-GE yetkinliğine sahip olma' boyutlarına göre 50 ve üzerinde puan alanlar için ÖFB düzenlenecek. ÖFB sahibi yatırımlar, 1 milyar liraya ve yatırımın yüzde 50'sine kadar uygun vade ve koşullarda YTAK kredisinden yararlanmak üzere bankalara başvuru hakkı elde edecek." Kacır, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, Türkiye'ye değer katan yatırımları desteklemeye devam edeceklerini vurgulayarak, başvuruların "yatirimkredisi.sanayi.gov.tr" internet adresi üzerinden yapılabileceğini ifade etti. İşsizlik rakamları belli oldu

  43. Güvenlik30 EylRusya

    'Çerçeve yasa'nın ardından ilk MGK toplantısı: Masada hangi başlıklar var?

    Milli Güvenlik Kurulu, Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında bugün Beştepe’de toplanacak. Toplantının ana gündem maddesini “Terörsüz Türkiye” sürecindeki son gelişmeler oluştururken, Ukrayna-Rusya savaşı, Karadeniz’de seyir güvenliği ve ABD-İran arasındaki müzakereler de ele alınacak.

  44. Güvenlik30 EylRusya

    MGK bugün toplanıyor: Masada hangi başlıklar var?

    Milli Güvenlik Kurulu, Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında bugün Beştepe’de toplanacak. Toplantının ana gündem maddesini “Terörsüz Türkiye” sürecindeki son gelişmeler oluştururken, Ukrayna-Rusya savaşı, Karadeniz’de seyir güvenliği ve ABD-İran arasındaki müzakereler de ele alınacak.

  45. Siyasi30 Eyl

    Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın BM çağrısı dünyada yankılandı! Beş daimi üyenin veto yetkisi kaldırılabilir mi? Uzmanlar Hürriyet'e değerlendirdi

    Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Birleşmiş Milletler'de yaptığı reform çağrısı, yaklaşık 80 yıllık Güvenlik Konseyi yapısına ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Canan Tercan ve Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Cihan Günyel, BMGK'daki beş daimi üyenin veto yetkisinin kaldırılmasının önündeki hukuki ve siyasi engelleri Hürriyet.com.tr'ye değerlendirdi.

  46. Ekonomik30 Eyl

    “Yarısı Bizden” kampanyasında TÜFE detayı

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kararıyla 31 Aralık 2027’ye kadar uzatılan “Yarısı Bizden” kampanyası, İstanbul’daki riskli yapıların dönüşümü için hibe, kredi ve taşınma desteği sağlıyor. Bir konut için toplam destek 1 milyon 875 bin TL’ye kadar çıkıyor. Ödemenin başladığı ilk yıl faiz uygulanmıyor. Sonraki yıllarda ise ödemeler TÜFE oranının yarısı kadar güncelleniyor.

  47. Siyasi30 Eyl· New delhiHindistan

    Kashmir unresolved

    SEVEN years after India revoked occupied Kashmir’s limited autonomy, disquiet continues in the disputed region over the prevailing state of affairs. Even loyalist parties in India’s good books are not happy. This was reflected in a resolution passed by the held region’s assembly on Monday, which called for a restoration of statehood that was scrapped when the Indian constitution’s Article 370 was abrogated in 2019. The occupied area’s chief minister, Omar Abdullah, claimed that statehood was “our right”. BJP lawmakers termed the resolution “anti-national”. Two similar resolutions have been passed over the years by the IHK legislature. The problem goes far deeper than the restoration of the status quo ante that existed before August 2019. The core issue is the Kashmiris’ right to self-determination, which India has been blocking since the division of the subcontinent. Unless this core issue is addressed with justice, the problem will linger as Kashmiris in the occupied territory are denied their fundamental rights. While speaking at the UN General Assembly, Prime Minister Shehbaz Sharif also highlighted the Kashmir issue, saying that Kashmiris had been waiting “for eight decades” for the UN to fulfil its commitments. He also pointed out the human rights violations that India has carried out against the Kashmiri population. Turkiye’s President Recep Erdogan, while speaking at the UNGA, similarly called for a resolution of the Kashmir question as per the “relevant resolutions”. The human rights situation in the disputed region is very grim. A UN report from November 2025 has condemned the arbitrary arrests, suspicious deaths in custody, torture and “discriminatory treatment of Kashmiri and Muslim communities”. Held Kashmir’s wounds cannot be left to fester. The people of Kashmir, including even those politicians who were or are close to New Delhi, are chafing under the post-Article 370 regime in the held region. Along with rights abuses, there is also alarm over the demographic changes in IHK, as the Kashmiris are being turned into a minority in their own land. The just solution lies in India addressing the issue through a trilateral dialogue involving the legitimate representatives of the Kashmiri people and Pakistan. India’s rulers can continue to believe the fiction that occupied Kashmir is an ‘integral’ part of their country. But that does nothing to address the dissatisfaction that both the common Kashmiri and the political elite of the region feel towards Indian rule. The dispute has poisoned all chances of normalisation in South Asia. Instead of arrogantly dismissing talk of freedom, India’s rulers need to listen to voices from IHK, and together with Pakistan, work towards a just solution to this dispute. Published in Dawn, September 30th, 2026

  48. Güvenlik30 Eylİran

    İsrail kulislerinde yankılanan sözler! 'Harita değişiyor' itirafı: 'Türk aslanları etrafımızı sardı'

    MİLLİYET.COM.TR / Orta Doğu’da kartlar yeniden dağıtılırken İsrail cephesinden dikkat çeken bir Türkiye analizi daha geldi. İsrail’in eski Ulusal Güvenlik Konseyi Başkanı Meir Ben-Shabbat, Maariv’e verdiği özel röportajda, bölgedeki güç boşluğunun Türkiye’nin önündeki alanı genişlettiğini savundu. Ben-Shabbat’ın değerlendirmesinde Türkiye, Suriye’deki gelişmelerden Doğu Akdeniz’e, savunma ortaklıklarından Afrika’ya kadar uzanan geniş bir denklem içinde ele alındı. Ankara’nın attığı adımların yalnızca Türkiye’nin yakın çevresini değil, İsrail’in bölgesel hesaplarını da doğrudan ilgilendirdiği mesajı verildi. ‘TÜRK ASLANLARI ETRAFIMIZI SARDI’ İsrailli eski güvenlik yetkilisinin sözleri, İsrail tarafında Türkiye’nin yükselen bölgesel ağırlığına ilişkin dikkat çekici bir tablo ortaya koydu. Ben-Shabbat “Türkiye, küresel güçler arasındaki rekabet ve Orta Doğu’daki dönüşümün gölgesinde kendi bölgesel konumunu güçlendiriyor. Özellikle Suriye’de yaşanan gelişmelerin ardından Ankara’nın hareket alanının önemli ölçüde genişledi. Türkiye’nin ülkedeki etkisinin kuzey bölgelerinin çok ötesine taşınırken Türk aslanları etrafımızı sardı” dedi. ‘SADECE SURİYE DEĞİL’ Maariv’deki röportajda Türkiye’nin yükselen etkisinin Suriye ile sınırlı olmadığı özellikle vurgulandı. Ben-Shabbat, Ankara’nın Doğu Akdeniz’deki politikalarını, Afrika’daki faaliyetlerini, kıtalararası ticaret koridorlarını ve savunma iş birliklerini aynı büyük stratejinin parçaları olarak değerlendirdi. Türkiye’nin Suudi Arabistan ve Pakistan ile geliştirdiği savunma iş birliği de bu kapsamda gündeme getirildi. Ankara’nın farklı bölgesel aktörlerle kurduğu ilişkilerin, Türkiye’nin diplomatik ve stratejik hareket alanını genişlettiği savunuldu. ‘GÜÇ GÖSTERGESİ’ Bu noktada Mavi Vatan da röportajın dikkat çeken başlıklarından biri oldu. Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki denizcilik vizyonu, Ankara’nın bölgesel güç kapasitesinin bir başka göstergesi olarak ele alındı. ‘TÜRKİYE İRAN DEĞİL’ İsrailli yetkilinin Türkiye değerlendirmesinde ön plana çıkan ayrıntılardan biri ise Ankara ile Tahran’ın birbirinden ayrılması oldu. Ben-Shabbat, Türkiye’nin İran’dan farklı olduğunu özellikle vurguladı. Türkiye’nin NATO üyesi olması ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ABD Başkanı Donald Trump ile olumlu ilişkilerinin Ankara’yı farklı bir konuma yerleştiren unsurlar arasında olduğunu ifade etti. ‘KIRMIZI ÇİZGİLER’ Bu nedenle Ben-Shabbat, Türkiye ile yaşanabilecek stratejik rekabetin askeri çatışmaya dönüşmesini önlemek amacıyla İsrail’in Suriye’de kendi kırmızı çizgilerini net biçimde ortaya koyması gerektiğini savundu. ‘HARİTALAR YENİDEN ŞEKİLLENİYOR’ Röportajın Türkiye bölümünde ortaya çıkan tablo, Orta Doğu’daki güç merkezlerinin değiştiğine ilişkin değerlendirmelerle birlikte ele alınırken Ankara’nın Suriye’deki nüfuzu, Doğu Akdeniz, savunma diplomasisi, Afrika ve yeni bölgesel ortaklıkları aynı denklemin içinde gösterildi. Son olarak Ben-Shabbat “Orta Doğu’da eski dengelerin yerini yeni güç mücadelelerine bıraktığı bir dönemde İsrail’in gözü Ankara’nın üzerinde. Çünkü bölgenin haritası yeniden şekillenirken, İsrail’in çevresinde yalnızca eski aktörler yok. Ankara’nın artan siyasi, ekonomik ve askeri ağırlığıyla birlikte Türkiye bölgesel denklemde giderek daha belirgin bir şekilde sahneye çıkıyor” dedi. ‘Üsse saldırı’ tartışması büyüyor Yunanistan’da dikkat çeken ‘tatbikat’

    İsrail kulislerinde yankılanan sözler! 'Harita değişiyor' itirafı: 'Türk aslanları etrafımızı sardı'
  49. Diplomatik30 EylFransa

    Fransız Büyükelçi Dumont Hürriyet’e konuştu... Ankara’ya ortaklık mesajı

    Fransa’nın Ankara Büyükelçisi Isabelle Dumont, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın BM Güvenlik Konseyi reformu çağrısına destek verdi. Ankara ile Paris’in Gazze konusunda yakın diyalog içinde olduğunu da kaydeden Dumont, “İsrail bölgeyi tehdit ediyor, Türkiye ise Avrupa güvenliğinde rol üstlenebilir” dedi.

  50. Güvenlik30 EylIrak

    MGK bugün toplanıyor. Gündem Terörsüz Türkiye

    Milli Güvenlik Kurulu (MGK) bugün toplanacak. Toplantının ana gündem başlığı Terörsüz Türkiye süreci olacak. Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Beştepe'de gerçekleştirilecek. Toplantıda Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin yasal düzenlemelerin devreye girmesi için silah bırakmanın tamamlandığına dair MGK kararı gerekiyor. Bu kapsamda toplantıda, sahadaki son durumun kapsamlı olarak değerlendirilmesi bekleniyor. MASADAKİ BAŞLIKLAR Başta Sincar olmak üzere, terör örgütünün boşaltmaya hazırlandığı bölgelerde atılacak adımlarla, silah bırakma sürecinde Irak Merkezi Hükümeti ve Irak Kürt Bölgesel yönetimi ile yürütülen temaslar MGK'da ele alınacak. Kurul toplantısında Ukrayna-Rusya savaşı ve Karadeniz'deki seyir güvenliği ile ABD-İran arasında devam eden müzakere sürecine ilişkin son gelişmeler değerlendirilecek. Toplantıda Yemen'deki Husi güçlerinin Suudi Arabistan'a yönelik saldırıları ve Bab-ül Mendep boğazında seyir güvenliğinin sağlanmasına dönük çabaların da masada olması bekleniyor. MGK KARARI BEKLENİYOR Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin hazırlanan ve kamuoyunda çerçeve yasa olarak bilinen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un ilk maddesine göre, bütün işlemlerin başlayabilmesi için PKK/KCK’nin ve bağlantılı oluşumların fiili varlığına son verdiğinin, kontrolündeki silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespit edilmesi gerekiyor. Bu tespitin Milli Güvenlik Kurulu (MGK) kararıyla teyit edilmesi ve kararın Resmi Gazete’de yayımlanması şartı aranacak. MGK kararının Resmi Gazete'de yayınlanmasının ardından çerçeve yasa resmen yürürlüğe girecek ve 6 aylık başvuru süresi başlayacak.

    Kabine yarın toplanıyor. Masada fon soruşturması ve terörsüz Türkiye süreci var