İçeriğe atla
Hikayeler
Hikaye
Gelişiyor

TBMM Başkanı Kurtulmuş'tan Manisa'daki silahlı saldırıya ilişkin 'geçmiş olsun' mesajı

Başlangıç 22 Eyl 09:15 24 olay Güncellendi 4 sa önce
Paylaş
Bağlam · AI üretimi

Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.

Bu gündemi takip et

gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.

Bu gündeme tepki ver:

Zaman çizelgesi

en güncel: 4 sa önce
  1. Güvenlik22 Eyl 09:15

    TBMM Başkanı Kurtulmuş'tan Manisa'daki silahlı saldırıya ilişkin 'geçmiş olsun' mesajı

    Kurtulmuş, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, şunları kaydetti: "Manisa'nın Turgutlu ilçesinde bir okulun yakınında meydana gelen saldırıdan etkilenen başta öğrencilerimiz ve ailelerimiz olmak üzere herkese geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Yaralanan evlatlarımıza acil şifalar diliyor, en kısa sürede sağlıklarına kavuşmalarını temenni ediyorum." Manisa'da okul önünde silahlı saldırı! 2'si ağır 11 öğrenci yaralı

    Milliyet
  2. Güvenlik22 Eyl 12:21

    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz'dan Manisa'daki silahlı saldırıya ilişkin açıklama

    Yılmaz, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, şunları kaydetti: "Manisa'nın Turgutlu ilçesinde meydana gelen ve öğrencilerimizin yaralandığı elim hadise hepimizi derinden üzmüştür. Yaralanan evlatlarımıza acil şifalar diliyor, ailelerine, arkadaşlarına ve eğitim camiamıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Fail gözaltına alınmış olup olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için ilgili kurumlarımız tarafından yürütülen süreci yakından takip ediyoruz." Manisa'da okul önünde silahlı saldırı! 2'si ağır 11 öğrenci yaralı

    Milliyet
  3. İnsani22 Eyl 16:58

    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz'dan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın BM 81. Genel Kurulu'na hitabına ilişkin paylaşım

    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Gazze'den yükselen insanlık çığlığını ve Filistin halkının haklı mücadelesini dünyaya duyuran, uluslararası sistemde reform çağrısını güçlü bir şekilde yineleyen Sayın Cumhurbaşkanı'mız, daha adil bir dünyanın mümkün olduğunu BM kürsüsünden bir kez daha haykırdı." ifadelerini kullandı.

  4. Siyasi22 Eyl 20:02

    Emine Erdoğan'dan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın BM'deki hitabına ilişkin paylaşım

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi, Birleşmiş Milletler (BM) Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı Emine Erdoğan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın BM Genel Kurulu'nda barışın, insan onurunun ve hakkaniyetin esas alındığı bir dünya için yaptığı güçlü çağrının, uluslararası toplumun vicdanında karşılık bulmasını temenni etti.

  5. NATURAL_DISASTER23 Eyl 07:47

    Emine Erdoğan BM'de konuştu: Kullan-at kültüründen uzaklaşmalıyız

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, BM'de yaptığı konuşmada, "Birincil meselemiz, tek kullanımlık ürünler etrafında şekillenmiş kullan-at kültüründen uzaklaşmak olmalıdır." dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi, Birleşmiş Milletler (BM) Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı Emine Erdoğan, "Birincil meselemiz, tek kullanımlık ürünler etrafında şekillenmiş kullan-at kültüründen uzaklaşmak olmalıdır. Hepimizin refahı ve nesiller arası adalet için uzun ömürlü ve dayanıklı ürünler etrafında şekillenecek bir sürdürülebilirlik kültürüne geçmeliyiz." dedi. BM Genel Merkezi'nde "Uluslararası Enerji Ajansı (UEA) Yüksek Düzeyli Enerji Dönüşümü Diyaloğu Toplantısı"na katılan Emine Erdoğan, salona gelişinde, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ve UEA İcra Direktörü Fatih Birol tarafından karşılandı. Emine Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, toplantıya katılmaktan duyduğu mutluluğu dile getirerek, davetleri için Birol ve ekibine teşekkür etti. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP-31 Başkanı Murat Kurum'a ortaya koyduğu liderlik için şükranlarını sunan Erdoğan, COP-31 müzakerelerinin başkanlığını yürüten Chris Bowen'a, Birleşmiş Milletler adına Selwin Hart'a ve tüm paydaşlara teşekkürlerini iletti. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'e de ilk günden beri iklim meselesine verdiği destek için derin şükran duyduğunu ifade eden Emine Erdoğan, şunları kaydetti: "Son yıllarda her yaz, söz konusu iklim olduğunda gazetelerde benzer manşetlerle karşılaşıyoruz. Birkaç örnek vermek gerekirse 'Sıcaklıklar rekor kırdı', 'Tarihin en şiddetli sıcak hava dalgalarından biri yaşanıyor', 'Son 10 yılın en sıcak yazı' gibi bir zamanlar olağanüstü kabul ettiğimiz bu başlıklar artık neredeyse sıradanlaştı. Çünkü her yıl sıcaklık değerlerinde yeni bir eşik geçiliyor, ardından orman yangınları, sel baskınları, yeri göğe katan fırtınalar geliyor. Bu olanlar, her an büyüyen tüketimin doğurduğu enerji ihtiyacının ve artan sera gazlarının bir sonucudur. Bir taraftan da doğanın hal lisanıdır." "ŞAPKAMIZI ÖNÜMÜZE KOYUP DÜŞÜNMEMİZ GEREK" Emine Erdoğan, doğanın üzerindeki stresi kaldıramadığını bu şekilde açıkça söylediğini belirterek, "Bu nedenle enerji dönüşümü meselesini yalnızca 'Nasıl daha fazla temiz enerji üretebiliriz' sorusuyla sınırlandırmamalıyız. Meseleyi önce 'Neden daha çok enerji üretmek zorundayız?' sorusuyla ele almalıyız. Şapkamızı önümüze koyup kaynaklarımızı nasıl kullandığımızı ve sınırsız tüketim alışkanlıklarımızın sonuçlarını düşünmemiz gerekiyor." diye konuştu. Kalıcı çözümün, semptomları yönetmekten ziyade onları var eden kök nedenleri ortadan kaldırmakla olacağını, bugün insanlığın tarihsel ayak izlerinin atıktan oluştuğuna işaret eden Erdoğan, şöyle devam etti: "Kaynakları çıkarıyor, işliyor ve tüketiyoruz. Tüm bu süreçlerde enerji harcıyor, sonra ürettiklerimizi atığa dönüştürerek sistemin dışına bırakıyoruz. Oysa atık dediğimiz her şeyin içinde enerji, doğal kaynaklar ve insan emeği var. İşte bu nedenle Uluslararası Sıfır Atık Günü kapsamında Birleşmiş Milletler Genel Merkezi'nde gerçekleştirdiğimiz kutlamalarda bu çok boyutlu israfa dikkat çekmek için her yıl çok önemli bir tema seçiyoruz. Mesela bu sene gıda israfını küresel gündeme taşıdık. Çünkü her yıl küresel olarak 5,8 trilyon tabak yemeğe eş değer gıda tüketilmeden israf ediliyor ve biz gıda israfını nadiren enerji israfıyla ilişkilendiriyoruz. Dolayısıyla gıdanın üretimi, paketlenmesi, hazırlanması, korunması ve dağıtımı için harcanan enerjiyi boşa harcadığımız gerçeğini ıskalıyoruz. Konuyu yalnızca teknik boyutuyla ele alıyor, manevi ve kültürel dünyamızdaki depremlerin nasıl devasa bir tüketim tsunamisi meydana getirdiğini göz ardı ediyoruz." “ÜRETİM SÜREÇLERİNİ ATIK OLUŞTURMAYACAK ŞEKİLDE DİZAYN EDEBİLİRİZ” Yapılan araştırmaların, insanların yüzde 85'inin, ihtiyacından hep daha fazlasını alma temayülü içinde olduğunu söylediğini aktaran Emine Erdoğan, bunun, insanların anlam dünyasının daraldığı, manevi toprağının çölleştiği anlamına geldiğini ifade etti. Emine Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "O nedenle bizim birincil meselemiz, tek kullanımlık ürünler etrafında şekillenmiş kullan-at kültüründen uzaklaşmak olmalıdır. Hepimizin refahı ve nesiller arası adalet için uzun ömürlü ve dayanıklı ürünler etrafında şekillenecek bir sürdürülebilirlik kültürüne geçmeliyiz. Pekala üretim süreçlerini atık oluşturmayacak şekilde dizayn edebiliriz. Atığı, yeniden ham madde haline getirebilir ve sisteme kazandırabiliriz. Bu noktada doğanın bizatihi kendisi, döngüsellik için harika bir okuldur. Çünkü doğada hiçbir şey atığa dönüşmez. Suyun, toprağın ve havanın sürekli devridaimi üzerine kurulu bu muhteşem sistemde bir canlının çıktısı, başka bir canlının girdisine dönüşür. O halde biz de bu okuldan gerekli dersleri çıkaralım. Zira doğrusal üretim ve tüketim sistemimizin içinde biriktirdiğimiz sorunları, ancak döngüsel düşünmeyi öğrenerek çözebiliriz." Türkiye'de 2017'de başlattıkları ve bugün küresel bir harekete dönüşen Sıfır Atık Projesi'nin, enerji ve kaynak güvenliği için önemli bir yol haritası olduğunu vurgulayan Erdoğan, Uluslararası Enerji Ajansının çalışmalarının da sıfır atık ile enerji dönüşümü arasındaki güçlü bağı açık biçimde ortaya koyduğuna işaret etti. “KURULU GÜCÜMÜZÜ 120 BİN MEGAVATA ÇIKARMAYI HEDEFLİYORUZ” Emine Erdoğan, yapılan analizlerin, döngüsel atık yönetimi güçlendirildiği takdirde enerji sektöründe önemli ölçüde emisyon azaltımı sağlanabileceğini gösterdiğini belirterek, şöyle konuştu: "Türkiye olarak biz de bu dönüşüme, sıfır atık uygulamalarımızı ve temiz enerji yatırımlarımızı hızlandırarak hazırlanıyoruz. Bugün yenilenebilir enerji kurulu gücü bakımından Avrupa'da 5'inci, dünyada ise 11'inci sıradayız. 2035 yılına kadar güneş ve rüzgar kurulu gücümüzü 120 bin megavata çıkarmayı hedefliyoruz. Bu hedefimizi, temiz enerjiyi en az israfla üretme ilkesi üzerine inşa ediyoruz. Bu nedenle sıfır atık yaklaşımını, kasım ayında ev sahipliğini yapacağımız COP-31'in eylem gündemi kapsamında daha da ileri taşımayı arzu ediyoruz. Çünkü sıfır atık, üretimden tüketime kadar her alanda gerçek bir dönüşümün kapısını aralayan en güçlü yoldur." Geçen haziran ayında İstanbul'da düzenledikleri 2. Uluslararası Sıfır Atık Forumu'nun da bu yönde önemli bir adım olduğunu anımsatan Erdoğan, 183 ülkeden 120 bakan ve 7 binden fazla katılımcıyı bir araya getiren forumun, atıksız bir dünyanın, ortak bir iradeyle ulaşılabilir bir hedef olduğunu bir kez daha gösterdiğini söyledi. YUVARLAK MASA TOPLANTISI DÜZENLENDİ Doğru politikalar ve güçlü işbirlikleriyle bu konudaki taahhütleri kağıt üzerinde bırakmayarak hayata aktarabilmenin önemine vurgu yapan Erdoğan, bu önemli diyaloğun, herkes için adil ve yaşanabilir bir dünyaya vesile olmasını diledi. Emine Erdoğan'ın konuşmasının ardından yuvarlak masa toplantısına geçildi. Toplantıya, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım ve Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş ile diğer ilgililer katıldı.

  6. Diplomatik23 Eyl 19:45

    Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan BM İklim Zirvesi'nde önemli açıklamalar

    BM Genel Merkezi'nde 'İklim Etkinliği' programında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamaları şöyle oldu: Hatırlayacaksınız, geçtiğimiz yıl yine burada Türkiye'nin COP31 başkanlığına talip olduğunu ifade etmiştim. Bu yıl COP31'i 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya'da düzenleyeceğiz. Bu buluşmanın iklim değişikliğine dair aldığımız kararların uygulamaya geçtiği bir etkinlik olması için çalışıyoruz. Avustralya ile birlikte farklı coğrafyaların beklentilerini gündeme taşıyacak bir anlayışla hazırlıkları yürütüyoruz. Fiji'de düzenlenecek, bir COP'un ve Tuvalu'daki liderler buluşmasının Pasifik ülkelerinin seslerinin duyurulmasına vesile olacağına inanıyorum. Kıymetli katılımcılar, son 11 yıl, son bir yıl kayıtlara geçen en sıcak dönem oldu. Nepal'de meydana gelen sel felaketi artık kaybedecek vaktimiz olmadığını çok acı bir şekilde gösterdi. Bu vesileyle ülkem ve milletim adına Nepal halkına bir kez daha geçmiş olsun dileklerimi ifade ediyorum. Malumunuz Paris Anlaşması'nın ilk 10 yılında ortak hedeflerimizi belirlemiştik. İkinci 10 yılın başarılı olabilmesi için geçtiğimiz sene önemli kararlar aldık. Antalya'da çok daha fazlasını başarmak durumundayız. İddia ile imkanı, hedef ile uygulamayı birbirine yaklaştırmalıyız. COP31 vizyonumuzu uygulama COP'u anlayış itibariyle inşa ettik. Bilhassa elektrifikasyon ve sıfır atık gibi öncelikli alanlarda 2035'e giden süreçte yeni hedefleri belirledik. Sizlerden bu gündeme güçlü destek vermenizi bekliyoruz. Değerli dostlarım, iklim hedeflerimizi toplumsal ve ekonomik gerçeklerle buluşturamadığımız her öneri başarısızlığa mahkum olacaktır. Ülkelerin refahını güçlendirecek adımların kendi şartları, imkanları, kalkınma öncelikleri doğrultusunda şekillenmesi gerekiyor. Finansman ve teknolojiye erişimdeki eşitsizlikler sürerken bütün ülkelerden aynı hızla ilerlemelerini beklemek gerçekçi değildir. İklim hedefleri ile kalkınma ve refah arasında güçlü bir bağ kurabildiğimiz ölçüde adil geçişi de kalıcı hale getirebiliriz. Bu düşüncelerle toplantımızın hayırlı olmasını diliyor, sizlerle Antalya'da tekrar bir araya gelme temennisiyle hepinizi saygıyla selamlıyorum.

  7. Diplomatik23 Eyl 19:53

    Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan iklim mesajı. "Artık kaybedecek vaktimiz kalmadı"

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM İklim Zirvesi'ndeki konuşmasında Nepal'deki felaketi hatırlatarak, "Bu artık kaybedecek vaktimiz olmadığını çok acı bir şekilde gösterdi" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, BM İklim Zirvesi'nde açıklamalarda bulundu. Son 1 bir yılın kayıtlara geçen en sıcak dönem olduğunun altını çizen Erdoğan, “Nepal'de meydana gelen sel felaketi, artık kaybedecek vaktimiz olmadığını çok acı bir şekilde gösterdi. Bu vesileyle ülkem ve milletim adına Nepal halkına bir kez daha geçmiş olsun dileklerimi ifade ediyorum” dedi. Bu yıl COP 31'in Antalya'da düzenleneceğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu yıl 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da gerçekleşecek bu buluşmanın, iklim değişikliğine dair aldığımız kararların uygulamaya geçtiği bir etkinlik olması için çalışıyoruz. Farklı coğrafyaların beklentilerini dikkate alarak hazırlıkları yapıyoruz” diye konuştu. Antalya'daki COP 31'in hedefler hakkında Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Malumunuz, Paris Anlaşması’nın ilk 10 yılında ortak hedeflerimizi belirlemiştik. İkinci 10 yılın başarılı olabilmesi için geçtiğimiz sene önemli kararlar aldık. Antalya’da çok daha fazlasını başarmak durumundayız. Sıfır atık gibi öncelikli alanlarda 2035’e giden süreçte yeni hedefler belirledik. Sizlerden de güçlü destek vermenizi bekliyoruz” dedi. İklim hedeflerinin toplumsal ve ekonomik gerçeklerle buluşması gerektiğini ifade eden Erdoğan “Ülkelerin refahını güçlendirecek adımların kendi şartlarına ve imkânlarına göre şekillenmesi gerekiyor. İklim hedefleriyle kalkınma ve refah arasında güçlü bir bağ kurabildiğimiz ölçüde adil geçişi de kalıcı hâle getirebiliriz.” açıklamalarında bulundu.

  8. NATURAL_DISASTER24 Eyl 04:02

    Kullan-at kültüründen uzaklaşmalıyız

    Emine Erdoğan, konuşmasında enerji dönüşümü meselesini yalnızca “Nasıl daha fazla temiz enerji üretebiliriz” sorusuyla sınırlandırmamak gerektiğini belirterek, “Kaynakları çıkarıyor, işliyor ve tüketiyoruz. Tüm bu süreçlerde enerji harcıyor, sonra ürettiklerimizi atığa dönüştürerek sistemin dışına bırakıyoruz. Oysa atık dediğimiz her şeyin içinde enerji, doğal kaynaklar ve insan emeği var. Bu nedenle Uluslararası Sıfır Atık Günü kapsamında BM Genel Merkezi’ndeki kutlamalarda bu çok boyutlu israfa dikkat çekmek için her yıl çok önemli bir tema seçiyoruz. Bu sene gıda israfını küresel gündeme taşıdık. Gıda israfını nadiren enerji israfıyla ilişkilendiriyoruz. Dolayısıyla gıdanın üretimi, paketlenmesi, hazırlanması, korunması ve dağıtımı için harcanan enerjiyi boşa harcadığımız gerçeğini ıskalıyoruz. Konuyu yalnızca teknik boyutuyla ele alıyor, manevi ve kültürel dünyamızdaki depremlerin nasıl devasa bir tüketim tsunamisi meydana getirdiğini göz ardı ediyoruz” ifadelerini kullandı. Araştırmalara göre insanların yüzde 85’inin, ihtiyacından hep daha fazlasını alma temayülü içinde olduğunu söyleyen Erdoğan, şöyle devam etti: “O nedenle bizim birincil meselemiz, tek kullanımlık ürünler etrafında şekillenmiş kullan-at kültüründen uzaklaşmak olmalı. Hepimizin refahı ve nesiller arası adalet için uzun ömürlü ve dayanıklı ürünler etrafında şekillenecek bir sürdürülebilirlik kültürüne geçmeliyiz. Pekala üretim süreçlerini atık oluşturmayacak şekilde dizayn edebiliriz. Atığı, yeniden ham madde haline getirebilir ve sisteme kazandırabiliriz.” COP31’in eylem gündemi Yapılan analizlerin, döngüsel atık yönetimi güçlendirildiği takdirde enerji sektöründe önemli ölçüde emisyon azaltımı sağlanabileceğini gösterdiğini kaydeden Erdoğan, “Türkiye olarak biz de bu dönüşüme, sıfır atık uygulamalarımızı ve temiz enerji yatırımlarımızı hızlandırarak hazırlanıyoruz. Sıfır atık yaklaşımını, kasım ayında ev sahipliğini yapacağımız COP-31’in eylem gündemi kapsamında daha da ileri taşımayı arzu ediyoruz” dedi. ‘Geleceğimiz için zorunluluk’ Emine Erdoğan, New York’ta Dünya Ekonomik Forumu tarafından düzenlenen “Sürdürülebilir Kalkınma Etki Toplantıları”nın açılışına mesaj gönderdi. Erdoğan mesajında “Gezegenimiz talan edilmiş bir maden ocağına benziyor, okyanuslar nefes alamıyor, şehirler atıklarıyla mücadele edemiyor. Dolayısıyla döngüsel ekonomi, önümüzdeki seçeneklerden biri değil, geleceğimiz için bir zorunluluktur” ifadelerini kullandı. Erdoğan, “İhtiyacımız olan, yeni ekonomik modellerden ziyade üretimden tüketime bütün sistemi dönüştürecek yeni bir anlayıştır” dedi. Rachel Ruto ile görüştü Erdoğan, dün Türkevi’nde Kenya Cumhurbaşkanı William Samoei Ruto’nun eşi Rachel Ruto ile de bir araya geldi.

    Milliyet
  9. İnsani24 Eyl 04:00

    Emine Erdoğan: Kullan-at kültüründen uzaklaşmalıyız

    CUMHURBAŞKANI Tayyip Erdoğan’ın eşi, Birleşmiş Milletler (BM) Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı Emine Erdoğan, “Birincil meselemiz, tek kullanımlık ürünler etrafında şekillenmiş kullan-at kültüründen uzaklaşmak olmalıdır. Hepimizin refahı ve nesiller arası adalet için uzun ömürlü ve dayanıklı ürünler etrafında şekillenecek bir sürdürülebilirlik kültürüne geçmeliyiz” dedi.

  10. Güvenlik24 Eyl 14:59

    Başkan Erdoğan'dan fon krizine ilişkin ilk açıklama: Türk ekonomisinde risk yok

    Başkan Recep Tayyip Erdoğan, BM 81. Genel Kurulu için bulunduğu New York'ta BM reformundan Hürmüz Boğazı'ndaki gerilime, F-35 ve Eurofighter tedarik süreçlerinden "Terörsüz Türkiye" adımlarına ve sermaye...Devamı için tıklayınız

  11. Diplomatik24 Eyl 15:27

    Erdoğan'dan fon soruşturması açıklaması: Sorumlulardan hesap sorulacak

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşmiş Milletler zirvesi için bulunduğu ABD'de fon krizine ilişkin konuştu. Erdoğan, "Sorumluluğu olan kim varsa hukuk önünde hesap sorulacaktır" dedi.

  12. İnsani24 Eyl 16:00

    Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan önemli mesajlar

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD’nin New York kentindeki Türkevi’nde gazetecilerle gerçekleştirdiği söyleşide Birleşmiş Milletler reformu, küresel krizler, Gazze, Hürmüz Boğazı, F-35 süreci ve Terörsüz Türkiye başta olmak üzere gündemdeki birçok konuya ilişkin açıklamalarda bulundu

  13. Güvenlik25 Eyl 12:07

    SON DAKİKA… Başkan Erdoğan’dan Newsweek dergisine önemli açıklamalar: Mekke Anlaşması müşterek sorumluluğun bir ifadesidir

    SON DAKİKA... Başkan Recep Tayyip Erdoğan ABD'de yayın yapan Newsweek dergisinin sorularını yanıtladı. Başkan Erdoğan'ın gündeminde ABD-İran Savaşı, bölgedeki İsrail gerilimi ve Mekke Anlaşması vardı....Devamı için tıklayınız

  14. Güvenlik25 Eyl 12:19

    Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Mekke Anlaşması'yla barışçıl geleceğin inşası için sorumluluk üstlendik"

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Amerikan Newsweek dergisine röportaj verdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan röportajında, Mekke Savunma Anlaşmasına ilişkin açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD'de yayın yapan Newsweek dergisinin sorularını yanıtladı. Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu'na ilişkin başlıca hedefleri sorulan Erdoğan, dünyanın ciddi kırılmalardan geçtiğini belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pakistan ve Suudi Arabistan ile imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın "ABD'nin güvenlik garantilerinden bağımsız olarak hem İran'a hem de İsrail'e karşı bölgesel caydırıcılığı tahkim etmeye yönelik bir adım" olarak değerlendirildiği belirtilerek yöneltilen, "Bu anlaşmanın verdiği mesaj ve stratejik önemi nedir? Ayrıca anlaşma, İran'ın veya Irak ve Yemen'deki müttefiklerinin Suudi Arabistan'a yönelik saldırıları karşısında Türkiye'nin müdahalede bulunması ihtimalini de beraberinde getiriyor mu?" sorusuna da yanıt verdi. Erdoğan, "Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nı İran'a, İsrail'e veya herhangi bir üçüncü ülkeye karşı kurulmuş bir ittifak olarak değerlendirmek doğru olmaz. Bu anlaşma daha güvenli, barışçıl ve müreffeh bir geleceğin inşası için üstlendiğimiz müşterek sorumluluğun bir ifadesidir." görüşünü paylaştı.

  15. Diplomatik25 Eyl 12:46

    Cumhurbaşkanı Erdoğan Newsweek'e konuştu

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD'de yayın yapan dergiye verdiği röportajda, BM Güvenlik Konseyi'nin daha temsili, daha etkin ve daha hesap verebilir bir yapıya kavuşması gerektiğini söyledi. Erdoğan, ABD ve İran hattında gerilimi büyütecek adımlardan kaçınmak ve tarafları müzakere zemininde buluşturmak gerektiğini vurguladı. Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın İran'a, İsrail'e veya herhangi bir üçüncü ülkeye karşı kurulmadığını söyleyen Erdoğan, "Bu anlaşma daha güvenli, barışçıl ve müreffeh bir geleceğin inşası için üstlendiğimiz müşterek sorumluluğun bir ifadesidir" değerlendirmesinde bulundu

  16. Güvenlik25 Eyl 23:15

    Bakan Uraloğlu: Bütün taraflarla görüşebilen bir lider varsa o da Recep Tayyip Erdoğan

    Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "İran-İsrail/ABD savaşı, çatışması gündemde. Bütün taraflarla görüşebilen, aynı şekilde Rusya-Ukrayna Savaşı'nda bütün taraflarla görüşebilen bir lider varsa o da Recep Tayyip Erdoğan'dır." dedi.

  17. Ekonomik26 Eyl 12:20

    Cumhurbaşkanı Erdoğan: Savaş suçlularının yeri BM kürsüsü değil, mahkeme salonlarıdır

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Vicdanı ve ilkesi olmayan işgalci siyonist zihniyetin maskesini indirmekte kararlıyız, geri adım atmayacağız." dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, MÜSİAD Uluslararası Ticaret Fuarı ve Uluslararası İş Forumu Kapanış Programı'nda konuşuyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamaları şöyle: - Yapay zeka hem bireysel hem de iş hayatımızı yeniden şekillendiriyor. Gün geçtikçe gelişen yapay zeka modelleri ve robotik teknolojiler üretim ve tüketim süreçlerini doğrudan etkiliyor. Reel sektör, yapay zekanın imkanlarını ne kadar kullanıyorsa, girişimci, sanayici, yatırımcı da bu yeniliklerden o kadar istifade ediyor. - Dikkatlerden kaçmaması gereken asıl tehlike şudur; yapay zekayı geliştirirken insan faktörüne önem vermezseniz arzu ettiğinizin tam tersi neticelerle karşılaşabilirsiniz. İnsanı insan yapan değerleri korumazsanız, rekabeti ne pahasına olursa olsun galip gelmeyi merkeze koyarsanız, geliştirdiğiniz tüm teknolojiler fayda değil, zarar getirir. Bu konuların derinlikli bir şekilde ele alınması gerekiyor. Müslümanlar olarak ekonomik ve ticari münasebetlerimizi de hayatımıza yön veren değerler ışığında sürekli gözden geçirmek durumundayız. “DOĞRU BİLDİĞİMİZİ CESARETLE DİLE GETİRDİK” Küresel sistemin çıkmaza girdiği günlerden geçiyoruz. Pek çok alanda bu fırtınanın etkilerine hepimiz maruz kalıyoruz. Filistin'den Yemen'e, Sudan'dan Somali'ye, Arakan'dan İran'a içerisinden adaletin yer almadığı hiçbir reçetenin sahada karşılığı olmadığını ifade ettik. Gazze'de Lübnan'da on binlerce masumu katleden soykırımcı caniler, bizim gerçekleri yüzlerine vurmamızdan rahatsız olsalar da doğru bildiklerimizi cesaretle dile getirdik. “SAVAŞ SUÇLULARININ YERİ BM KÜRSÜSÜ DEĞİL” - Kendisini seçilmiş zanneden, kendisini diğer insanlardan üstün gören, vicdanı ve ilkesi olmayan işgalci siyonist zihniyetin maskesini indirmekte kararlıyız, geri adım atmayacağız. Savaş suçlularının yeri BM kürsüsü değil, işledikleri cinayetlerin, döktükleri kanların hesaplarını verecekleri mahkeme salonlarıdır. İnşallah o günler de gelecektir. Soykırım yapanlar adalete hesap vermezse aynı vahşet tekrar yaşanacak, aynı insanı trajedi ile biliniz ki çocuklarımız da karşılaşacak. Biz şahsen, son nefesimize kadar adalet mücadelesi içinde olacağız. Türkiye ve Türk milleti aynı şekilde bunun mücadelesi içinde olacak. "TÜRKİYE DİĞER ÜLKELERE CESARET AŞILAMIŞTIR" - Diplomatik heyetlerin salonu terk ederek sergiledikleri tavır, soykırım şebekesinin yüzüne tokat gibi inmiştir. Türkiye vicdanlı, onurlu, ahlaklı ve yürekli duruşuyla hem mazlumlara umut olmuş hem de diğer ülkelere cesaret aşılamıştır. Genel Kurul salonu ve kürsüsünde insanlığın vicdanına tercüman olan tüm ülkeleri gönülden tebrik ediyorum. Türkiye olarak ne pahasına olursa olsun, zalimin karşısında durmaya devam edeceğimizin bilinmesini istiyorum.

  18. Ekonomik26 Eyl 12:27

    Son dakika... Cumhurbaşkanı Erdoğan: İşgalci Siyonist zihniyetin maskesini indirmekte kararlıyız, geri adım atmayacağız

    Yapay zekanın hayatı şekillendirdiğini söyleyen Erdoğan, "Yatırımcı da bu yeniliklerden istifade ediyor." dedi.Küresel sistemin çıkmaza girdiğini belirten Erdoğan, "Ülkemizin merkezinde yer aldığı coğrafya kriz fırtınası yaşıyor." açıklamasını yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şöyle; MÜSİAD'ımızın kıymetli mensupları, dost ve kardeş ülkelerimizin değerli iş insanları, saygıdeğer misafirler; sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum. 21. MÜSİAD Expo Uluslararası Ticaret Fuarı ve 29. Uluslararası İş Forumu vesilesiyle sizlerle bir arada olmanın bahtiyarlığı içindeyim. Farklı kıtalardan, farklı bölgelerden, farklı coğrafyalardan özellikle bugün aramızda bulunan ve bizlerle beraber buraya teşrif eden tüm misafirlerimize dünyanın incisi güzel İstanbul'umuza hoş geldiniz, sefalar getirdiniz diyorum. Çarşamba günü başlayan fuarın bugün kapanışını gerçekleştiriyoruz. Stant ziyaretlerinden panel oturumlarına, ikili iş görüşmelerinden diplomatik misyonlar resepsiyonuna, ülke ve panel sunumlarından iş birliği anlaşmalarına hepinizin inşallah verimli, bereketli, somut neticeler üreten dolu dolu bir organizasyon geçirmiş olmanızı temenni ediyorum. Artık geleneksel hale gelen MÜSİAD Expo fuarlarının 21'incisini yine başarılı bir şekilde icra eden MÜSİAD ailemizi yürekten tebrik ediyorum. Aynı şekilde fuarın ve forumun tüm sponsorlarına, Ticaret Bakanlığımız başta olmak üzere bu programlarda emeği bulunan kurum, kuruluş ve firmalarımızın tamamına ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum. Sözlerimin hemen başında; kurulduğu günden bu yana kendi içinde bir ve bütün, dünyada söz ve nüfuz sahibi, etkin ve saygın, güçlü bir Türkiye için büyük bir fedakarlıkla çalışan MÜSİAD ailemizin tüm mensuplarına bugün bir kez daha canıgönülden teşekkür ediyorum. Bu süre boyunca gerek MÜSİAD'a gerekse ülkemize katkı yapmış fakat artık aramızda olmayan tüm kardeşlerime Cenab-ı Allah'tan rahmet niyaz ediyorum. Valilik, AKOM ve MGM'den üst üste uyarı: Önce fırtına sonra şidetli yağış! Sıcaklık çakılıyor Şu hususu özellikle ifade etmek isterim. Türkiye'nin ekonomik ve ticari potansiyelini dünya ile buluşturan MÜSİAD; yurt içi ve yurt dışındaki 14 binden fazla üyesiyle 60 bin işletmeyi temsil ediyor. Yaklaşık 3 milyon kişiyi istihdam ediyor. Ülkemizin yanı sıra dünyanın 84 ülkesindeki 184 şube ve temsilcilikle geniş yelpazedeki faaliyetlerini güçlü bir şekilde sürdürüyor. İş dünyasının görüş, öneri ve beklentilerini samimiyetle aktarmaya devam eden MÜSİAD'ımızı kutluyor, çalışmalarında başarılar diliyorum. İki yılda bir düzenlenen MÜSİAD Expo fuarlarımız ise Türkiye'nin üretim, ihracat ve yatırım kapasitesini küresel iş dünyasıyla bir araya getiren, firmalarımızın yeni pazarlara, yeni coğrafyalara erişimini kolaylaştıran, en önemlisi de Türkiye merkezli yeni ticari iş birliklerinin geliştirilmesine katkı sunan yapısıyla maşallah her seferinde göğsümüzü kabartıyor. Fuara ilgi ve katılımın bu yıl da fazlasıyla yüksek olduğunu memnuniyetle öğrendim. MÜSİAD Expo'nun bir fuar olmanın ötesine geçerek uluslararası ticaret, yatırım, iş diplomasisi platformu haline dönüşmesinden ülkemiz adına gurur duyuyorum. Kıymetli misafirler, insanlık tarihine şöyle bir baktığımızda şunu hepimiz çok net görüyoruz: Bazı kritik eşikler vardır ki bir defa aşıldığında artık hiçbir şey eskisi gibi olmaz. Son yıllarda yapay zekâ başta olmak üzere teknolojide yaşadığımız devrim niteliğindeki dönüşüm bunlardan biridir. Avantajlarını sağlıktan eğitime, bilişimden ulaşıma, tarımdan ekonomiye her alanda hissettiğimiz yapay zekâ hem bireysel hem de iş hayatımızı yeniden şekillendiriyor. Gün geçtikçe gelişen yapay zekâ modelleri ve robotik teknolojiler üretim ve tüketim süreçlerini doğrudan etkiliyor. Şurası bir gerçek ki reel sektör yapay zekânın imkânlarını ne kadar kullanıyorsa girişimci, sanayici, yatırımcı da bu yeniliklerden o kadar istifade ediyor. Burada dikkatlerden kaçmaması gereken asıl tehlike şudur: Yapay zekâyı geliştirirken insan faktörüne gerekli önemi vermezseniz arzu ettiğinizin tam tersi neticelerle karşılaşabilirsiniz. İnsanı insan yapan değerleri, aileyi, toplumu, millî ve manevi hasletlerinizi korumazsanız; iş ahlakınızı saf dışı bırakıp rekabeti, ne pahasına olursa olsun galip gelmeyi merkeze koyarsanız geliştirdiğiniz yazılım ve algoritmalar, tüm bu teknolojiler fayda değil tam aksine zarar getirir; Allah muhafaza geniş çaplı bir yıkıma sebebiyet verir. BÖYLE BİR MESELEYE DUYARSIZ KALMAMIZ DÜŞÜNÜLEMEZ Tam da bu yüzden kamu yönetiminden özel sektöre, akademiden iş dünyası ve sivil topluma bu konuların derinlikli bir şekilde ele alınması gerekiyor. Hele ki Ahilik gibi köklü bir kültürün mirasçıları olarak bizim böyle bir meseleye duyarsız kalmamız zaten düşünülemez. Müslümanlar olarak ekonomik ve ticari münasebetlerimizi de hayatımıza yön veren temel değerler ışığında sürekli gözden geçirmek durumundayız. 29. Uluslararası İş Forumu'nun 'Yapay Zekâ Çağında İnsanın ve İş Dünyasının Dönüşümü' başlığıyla tertiplenmiş olmasını bu bakımdan çok kıymetli buluyorum. Forum kapsamında düzenlenen oturumlarda fikir, tespit ve önerilerini dile getiren tüm katılımcılara bir vesile tebriklerimi iletiyorum. Bu platformlarda yapılan ufuk açıcı istişarelerin hepimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. İŞGALCİ SİYONİST SİSTEMİN MASKESİNİ İNDİRMEKTE KARARLIYIZ Kıymetli kardeşlerim, değerli iş insanlarımız; küresel sistemin hem meşruiyet hem temsil hem de adalet boyutlarıyla çıkmaza girdiği günlerden geçiyoruz. Bilhassa ülkemizin merkezinde yer aldığı coğrafya, tabiri caizse tam bir kriz fırtınası yaşıyor. Ticaretten enerji arzına, gıda güvenliğinden ekonomik yaptırımlara pek çok alanda bu fırtınanın etkilerine hepimiz az ya da çok maruz kalıyoruz. Yakın geçmişte fikir teatileriyle çözülen meseleler, bugün füze ve dron teatileriyle çözülmeye çalışılmaktadır. Gücü gücü yetene düzeni ilk defa bu kadar uluslararası ilişkilere damga vurmaktadır. Birleşmiş Milletler 81. Genel Kuruluna hitabımda bu soruna özellikle dikkat çektim. Filistin'den Yemen'e, Sudan'dan Somali'ye, Arakan'dan İran'a, içerisinde özellikle barışın, adaletin, sağduyunun yer almadığı hiçbir reçetenin sahada karşılığı olmadığını ifade ettik. Gazze'de, Lübnan'da on binlerce masumu katleden soykırımcı caniler bizim gerçekleri yüzlerine vurmamızdan rahatsız olsalar da hamdolsun biz bir kez daha doğru olanı, doğru bildiklerimizi cesaretle dile getirdik. Bundan sonra da hakkın hatırını yere düşürmeyecek; dilimiz döndüğü, gücümüz yettiği kadar hakikatleri anlatmaya, mazlum ve mağdurların sesi olmaya inşallah devam edeceğiz. Daha önce söyledim, bugün bir kez daha söylüyorum: Kendisini seçilmiş zanneden, kendisini diğer tüm insanlardan üstün gören; insafı, vicdanı, ahlakı, ilkesi olmayan işgalci siyonist zihniyetin maskesini indirmekte kararlıyız. Ne yaparlarsa yapsınlar, geri adım atmayacağız. Uluslararası Ceza Mahkemesinin hakkında yakalama kararı verdiği savaş suçlularının yeri Birleşmiş Milletler kürsüsü değil, işledikleri cinayetlerin, döktükleri kanların hesabını verecekleri mahkeme salonlarıdır. Yunanistan'da Netanyahu isyanı: Erdoğan ittifaklar kurarken biz vagon olduk Vanlı Kara Haydar'ın sakladığı 954 milyon liralık döviz bulundu

    Milliyet
  19. Diplomatik26 Eyl 16:21

    Bakan Fidan: Filistin başlıca gündem maddemiz

    New York'ta basın toplantısında konuşan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD'deki temaslarında Filistin'in başlıca gündem maddesi olduğunu söyledi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu haftasına ilişkin açıklamalarda bulundu. Bakan Fidan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 16 ikili görüşme gerçekleştirdiği söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Genel Kurul'a hitabının Türkiye'nin küresel vizyonunu ortaya koyan bir manifesto niteliğinde olduğunu belirtti. Fidan, “Cumhurbaşkanımız Filistin halkının yaşadığı dramı bir kez daha tüm çıplaklığıyla dünyanın dikkatine getirdi. Gazze'de yaşananların insanlığın ortak vicdanını ve uluslararası sistemin güvenilirliğini sınayan bir mesele olduğunu güçlü bir şekilde ifade etti. Filistin devletinin tanınması çağrısını yinelediler. Biz de Türk heyeti olarak katıldığımız toplantılarda İsrail'in soykırım politikalarını, ilhak ve işgal faaliyetlerini gündeme getirdik. Gazze'de, Batı Şeria'da yaşanan acıları aktardık.” dedi. Fidan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle; Cumhurbaşkanımız sayın Trump ve körfez ülkelerinin liderleriyle görüştü. Burada İsrail'in kural tanımazlığı ve körfezde yaşanan gelişmeler ele alındı. İsrail'in yaptığı zulüm, katliam artık sonuçsuz kalmıyor. Bu yalnızlaşma, ceza mahkemelerinin hukuki yaptırımları gibi daha önce hiç karşılaşmadığı durumlarla karşılaşıyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın müttefikleriyle birlikte ortaya koyduğu dirayetli, prensipli hareket eden bir politikanın sonucu.

  20. Ekonomik27 Eyl 04:02

    BM salonunda soykırım şebekesine tokat indi

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen 21. MÜSİAD EXPO Uluslararası Ticaret Fuarı ve 29. Uluslararası İş Forumu Kapanış Programı’nda yaptığı konuşmada, etkinliğe katılmaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi. Erdoğan, Türkiye’nin ekonomi ve ticari potansiyelini dünyayla buluşturan MÜSİAD’ın yurt içinde ve dışında 14 binden fazla üyesiyle 60 bin işletmeyi temsil ettiğini, yaklaşık 3 milyon kişiyi istihdam ettiğini aktararak, şunları kaydetti: KÜRESEL SİSTEMİN ÇIKMAZA GİRDİĞİ GÜNLER: Küresel sistemin hem meşruiyet hem temsil hem de adalet boyutlarıyla çıkmaza girdiği günlerden geçiyoruz. ‘Gücü gücü yetene’ düzeni ilk defa bu kadar uluslararası ilişkilere damga vurmaktadır.. DOĞRU BİLDİKLERİMİZİ DİLE GETİRDİK: (BM 81. Genel Kurulu’na hitabında özellikle bu konuya dikkat çektiğini belirterek) Filistin’den Yemen’e, Sudan’dan Somali’ye, Arakan’dan İran’a, içerisinde özellikle barışın, adaletin, sağduyunun yer almadığı hiçbir reçetenin sahada karşılığı olmadığını ifade ettik. Gazze’de, Lübnan’da on binlerce masumu katleden soykırımcı caniler bizim gerçekleri yüzlerine vurmamızdan rahatsız olsalar da hamdolsun biz bir kez daha doğru olanı, doğru bildiklerimizi cesaretle dile getirdik. HESABINI VERECEKLER: Kendisini seçilmiş zanneden, kendisini diğer tüm insanlardan üstün gören, insafı, vicdanı, ahlakı, ilkesi olmayan işgalci siyonist zihniyetin maskesini indirmekte kararlıyız. Uluslararası Ceza Mahkemesinin hakkında yakalama kararı verdiği savaş suçlularının yeri Birleşmiş Milletler kürsüsü değil, işledikleri cinayetlerin, döktükleri kanların hesabını verecekleri mahkeme salonlarıdır. ADALET MÜCADELESİ: Eğer soykırım yapanlar adalete hesap vermezse, eğer bunlardan hukuk önünde, tarih önünde hesap sorulmazsa aynı vahşet tekrar yaşanacak, aynı insani trajediyle biliniz ki çocuklarımız da karşılaşacak. Biz, şahsen son nefesimize kadar adalet mücadelesi içinde olacağız. GENEL KURUL GEREKEN CEVABI VERDİ: Filistin halkı yalnız değildir, asla sahipsiz değildir. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, bu gerçeği bir kez daha teyit etmiştir. İnsanlık ittifakının temsilcisi olarak genel kurul, savaş suçlularına hak ettikleri cevabı vermiştir. Diplomatik heyetlerin salonu terk ederek sergiledikleri ilkeli tavır, soykırım şebekesinin yüzüne adeta bir tokat gibi inmiştir. Şahsımızı ve ülkemizi ahlaksız iddialarla hedef koymalarının sebebi işte budur. Türkiye, vicdanlı, onurlu, ahlaklı ve yürekli duruşuyla hem mazlumlara umut olmuş hem de diğer ülkelere cesaret aşılamıştır. ABD dönüşü yoğun Ankara mesaisi BM Genel Kurulu için gittiği ABD’den dönen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni haftada iç ve dış politikadaki kritik başlıklara yoğunlaşacak. Erdoğan’ın hafta başında başkanlık edeceği Kabine ve MGK toplantılarında iki önemli başlık öne çıkacak. Kabine’nin ana gündemini ekonomideki “fon krizi” oluştururken, MGK’da “Terörsüz Türkiye” sürecinde gelinen son aşama ele alınacak. Bu kapsamda Kabine’de sermaye piyasalarında atılabilecek yeni adımlar, yatırımcıların durumu ve benzer likidite sorunlarının önüne geçilmesine yönelik olası düzenlemelerin ele alınması öngörülüyor. Erdoğan, perşembe günü de Meclis’te yeni yasama yılının açılış konuşmasını gerçekleştirecek. AYŞEGÜL KAHVECİOĞLU Ankara ‘Türk Dil Bayramı kutlu olsun’ Erdoğan, Türk Dil Bayramı dolayısıyla mesaj yayımladı. Erdoğan, “26 Eylül Türk Dil Bayramı vesilesiyle bizlere düşen görev, Türkçemizi geçmişten aldığımız büyük mirasın bir emaneti olarak korumak, zenginleştirmek ve gelecek nesillere en güçlü şekilde aktarmaktır. 26 Eylül Türk Dil Bayramımız kutlu olsun” dedi.

    Milliyet
  21. Diplomatik27 Eyl 04:00

    Cumhurbaşkanı Erdoğan: BM’de soykırım şebekesine tokat indi

    21. MÜİSAD İş Forumu’nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, savaş suçlularına hak ettikleri cevabı vermiştir. Diplomatik heyetlerin salonu terk ederek sergiledikleri ilkeli tavır, soykırım şebekesinin yüzüne adeta bir tokat gibi inmiştir” dedi.

  22. Güvenlik27 Eyl 05:21

    Lavrov: Filistin Devleti'nin BM kararları doğrultusunda kurulması için zaman geldi

    Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu'nda konuşan Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Filistin Devleti'nin BM kararları doğrultusunda kurulması için zamanın geldiğini belirtti. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, ABD'nin New York kentinde düzenlenen BM 81. Genel Kurulu'nda konuştu. Rusya Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre Lavrov, Filistin Devleti'nin Birleşmiş Milletler (BM) kararları doğrultusunda kurulması için zamanın geldiğini belirterek, "Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), ABD'nin Gazze Şeridi ile ilgili barış planını onayladı. Ancak orada barış sağlanmadı." dedi. Bakan Lavrov, Batı'nın eylemlerine değinerek, "Azınlıkta olan Batı, diğer ülkelere kendi kurallarını empoze etmeye çalışıyor. Batı, sıklıkla kaba kuvvete başvuruyor, öngörülemez ve maceracı bir şekilde hareket ediyor, ortak gezegenimizde yaşayan milyonlarca, hatta milyarlarca insanın hayatını ve refahını tehlikeye atıyor." ifadesini kullandı. ABD'nin yılın başında Venezuela’ya askeri müdahalede bulunarak Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu alıkoyduğunu anımsatan Lavrov, Venezuela lideri ve eşinin bir an önce serbest bırakılması ve gelecekte benzer olayların tekrarlanmaması gerektiğini belirtti. ABD ile İsrail saldırılarında İran lideri Ayetullah Ali Hamaney ve ailesinin öldürüldüğünü hatırlatan Lavrov, bunun kabul edilemez olduğunu vurguladı. Lavrov, İran'a yönelik saldırılarda sivil altyapıların yanı sıra barışçıl nükleer tesislerin de hedef alınmasının endişe verici olduğunu söyledi. Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı'nda zaman zaman silahlı çatışmalar yaşandığını dile getiren Lavrov, bunun denizdeki seyrüsefer güvenliği ve ticarete zarar verdiğinin altını çizdi. Mevcut krizin Arap ülkeleri ile İran arasındaki ilişkilerde güvenin sağlanmasıyla çözülebileceğini belirten Lavrov, Rusya'nın diğer ülkelerle birlikte bu bölgedeki durumun istikarara kavuşturulmasına katkıda bulunmaya hazır olduğunu ifade etti. Küba'nın ABD'nin baskısına maruz kaldığını söyleyen Lavrov, bu ülkedeki insani durumun düzeltilmesine yönelik acilen önlemler alınması gerektiğini belirtti. Lavrov, "Küba halkı ve yönetimiyle dayanışma içindeyiz. Özgürlük Adası'na yönelik abluka ve Küba ile ticarete yönelik tüm kısıtlamaların kaldırılmasına, ülkenin terörizmi destekleyen devletler listesinden çıkarılmasına çağırıyoruz." dedi. Batı'nın çifte standart uyguladığını ve her yerde durumu istikrarsızlaştırdığını vurgulayan Lavrov, Sırbistan'a Rusya'ya yaptırım uygulama konusunda baskı kurulduğunu söyledi. “GAZZE'DE İNSANİ DURUM KRİTİK” Sergey Lavrov, Filistin meselesine değinerek şöyle konuştu: "Filistin Devleti'nin BM kararları doğrultusunda kurulması için zaman geldi. BMGK, ABD'nin Gazze Şeridi ile ilgili barış planını onayladı. Ancak orada barış sağlanmadı. Orada halen yaşlılar, kadınlar ve çocuklar ölüyor, insani durum ise kritik. İsrail’in yerleşim faaliyetlerini genişlettiği Batı Şeria’daki durum da kötüleşiyor. Bu böyle devam ederse, Filistin Devleti kurulamayacak, çünkü devlet için ortada yer kalmayacak. Bu durumda, İsrail’in güvenliği sürekli tehdit altında olacak." BM'nin Orta Doğu'daki durumun olumsuz gidişatının durdurulmasına yönelik acilen adımlar atması gerektiğini vurgulayan Lavrov, bunun Lübnan, Suriye, Yemen, Irak, Sudan, Somali ve diğer Afrika ülkeleri için de geçerli olduğunu söyledi. “RUSYA'NIN GÜVENLİĞİNE YÖNELİK TEHDİTLER ORTADAN KALDIRILACAK” Ukrayna krizine de değinen Lavrov, şunları kaydetti: "Avrupa, barışçıl çözümü ve ABD Başkanı Donald Trump yönetimi dahil birçok ülkenin önem verdiği müzakere sürecini engellemek için elinden geleni yapıyor. Batı, Ukrayna yönetimine silah sağlıyor, insansız hava araçları (İHA) ve füzeleri siviller ile sivil altyapıya yöneltme konusunda yardımcı oluyor. Batı’da Rusya’yı stratejik yenilgiye uğratma hayalleri kuruluyor. Ancak geçmişte birçok kez olduğu gibi bu hayaller, savaşı kışkırtanları stratejik bir çıkmaza sürükleyecek." Ukrayna'da Rus dilinin yasak olduğuna dikkati çeken Lavrov, bunun BM Şartı'na ayrkırı olduğunu vurgulayarak, "(Ukrayna'da) Özel askeri operasyonumuzun hedeflerine ulaşılacak, Rusya'nın güvenliğine yönelik tehditler ortadan kaldırılacak, barışçıl yaşam yeniden tesis edilecek. Bu, her türlü koşula rağmen gerçekleşecek." dedi. NATO'nun eylemlerini eleştiren Lavrov, "NATO, kendi sorumluluk alanının dışında, Güneydoğu Asya ve Kuzeydoğu Asya'da yıkıcı etkisini yaymaya çalışıyor." diye konuştu. “ASYA, AFRİKA VE LATİN AMERİKA'NIN TEMSİLİNİN ARTMASINDAN YANAYIZ” Lavrov, BMGK'de reforma ilişkin ise "BMGK'nin reformu, Batı ülkelerine, özellikle de askerileşme yoluna giren Almanya ve Japonya’ya ilave koltukların verilmesini öngöremez. Asya, Afrika ve Latin Amerika’nın temsilinin artırılmasından yanayız. Brezilya ve Hindistan’ın daimi üyeliklerini destekliyor, Afrika kıtasının çıkarlarının gözetilmesini savunuyoruz." ifadesini kullandı. Bakan Lavrov, yapay zeka teknolojilerinin hızla gelişmesi karşısında BM’ye özel bir sorumluluk düştüğünü söyledi.

  23. Diplomatik27 Eyl 13:37

    Dışişleri Bakanı Fidan, BM haftasını değerlendirdi

    Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Birleşmiş Milletler (BM) 81’inci Genel Kurulu Yüksek Düzeyli Haftası kapsamında New York'ta temaslarda bulundu. Bakan Fidan, BM kapsamındaki çalışmalarına ilişkin sanal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Türkiye’nin öncülük ettiği girişimler ile krizlerin barışçıl çözümü için sunduğu önerilere gösterilen ilginin, Türkiye’nin artan diplomatik ağırlığını bir kez daha ortaya koyduğunu bildirdi. Filistin başta olmak üzere, iklim değişikliği, gıda güvenliği, ara buluculuk ve göç gibi konularda yürütülen çalışmalara katkı sunduklarını belirten Fidan, Türkiye’nin ev sahipliği yapacağı COP31 Zirvesi’ne ilişkin önceliklerini açıkladıklarını aktardı. Yemen'deki Husiler: Suudi Arabistan'ın Taiz'e saldırısında 7 kişi öldü Bakan Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında katıldıkları BM 81’inci Genel Kurulu Yüksek Düzeyli Haftası kapsamında New York’ta yoğun bir diplomasi trafiği yürüttüklerini kaydederek, “Cumhurbaşkanımızın temaslarına ilave olarak, Bakanlığımız ve ilgili diğer kurumlarımızdan yetkililer çok sayıda ikili görüşme gerçekleştirdi, toplantılarda ülkemizi temsil etti. Hafta boyunca sürdürdüğümüz çalışmalar, Türk diplomasisinin farklı coğrafyalara uzanan etkinliğini ve geniş bir gündemde inisiyatif alma kabiliyetini yansıttı. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, ülkemizin hak ve menfaatlerini korumak, bölgemizde barış ve istikrarı güçlendirmek ve daha adil bir uluslararası düzenin inşasına katkı sağlamak için aynı azimle çalışmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

    Milliyet
  24. Siyasi27 Eyl 14:16

    Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'dan BM paylaşımı

    Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurul haftasında yoğun bir diplomasi trafiği sürdürdüklerini kaydetti. Fidan, "Sayın Cumhurbaşkanı'mızın (Recep Tayyip Erdoğan) liderliğinde, ülkemizin hak ve menfaatlerini korumak, bölgemizde barış ve istikrarı güçlendirmek ve daha adil bir uluslararası düzenin inşasına katkı sağlamak için aynı azimle çalışmaya devam edeceğiz." dedi.

ilgili gelişmeler