BM Genel Sekreteri Guterres: Görev sürem boyunca Gazze'de hiçbir şeye benzemeyen bir katliam ve yıkım yaşandı
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Timeline
latest: 1d ago- Economic22 Sept, 13:31
BM Genel Sekreteri Guterres: Görev sürem boyunca Gazze'de hiçbir şeye benzemeyen bir katliam ve yıkım yaşandı
Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu'nda konuşan BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, "Görev sürem boyunca Gazze'de hiçbir şeye benzemeyen bir katliam ve yıkım yaşandı. İki devletli çözümün gözlerimizin önünde yok olmasına izin veremeyiz." dedi.
- Security22 Sept, 13:38
BM Genel Sekreteri Guterres: Askeri güçle barış elde edilemez
Görev süresi 31 Aralık'ta dolacak olan Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, BM Genel Kurulu'nda veda konuşması yaptı. Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, dünya liderlerinin katıldığı BM Genel Kurulu'ndaki son konuşmasında uluslararası topluma işbirliği ve ortak hareket etme çağrısı yaptı. İşte Antonio Guterres'in açıklamalarından satırbaşları: "Uluslararası kurumlar görülmemiş tehditlere karşı kalan insanlığın ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyor. Hiçbir güç günümüzün sorunlarını tek başına çözemez. Rekabet çatışma anlamına gelmemeli. “DÜNYAYI EN ÇOK KİRLETENLER BEDELİNİ ÖDEMELİ” Süper güçlerin sınırları olduğunu gördük, askeri güçle barış elde edilemez. Küresel sorunların çözümü için bağlantılı çok kutuplu dünya inşa etmemiz gerekiyor. Gücün uluslararası hukuk çerçevesinde sorumlu şekilde kullanılması gerekiyor. BM Genel Kurulu Yüksek Düzeyli Haftası, Ortadoğu'da çatışmaları sonlandırmak için kullanılmalı. Dünyayı en çok kirletenler bedelini ödemeli. “ÖLÜM KALIM KARARI YAPAY ZEKADA OLMAMALI” Yapay zekada en büyük sorumluluk bu konuda en güçlü ülkelere düşüyor. Uluslararası yapay zeka risk yönetimi sistemine ihtiyaç var. Ölüm kalım kararları asla yapay zekaya verilmemeli, geleceğimizde katil robotlara yer yok. Dünyanın kendisiyle yüzleşebilecek güçte bir BM'ye ihtiyacı var."
- Security22 Sept, 14:26
BM Genel Sekreteri: İki devletli çözümün yok olmasına izin veremeyiz
Guterres, bugün başlayan BM 81. Genel Kurulu görüşmelerinin ilk gününde son kez BM Genel Kuruluna hitap etmek üzere kürsüye çıktı. “Dünyamızdaki fay hatları genişliyor. Çatlaklar kanyonlara dönüştü” diye konuşmasına başlayan Guterres, dünyada son 10 yılda yaşanan savaşlara dikkati çekti. Guterres, “Siviller hedef alındı. İnsan hakları çiğnendi. Açlık silah olarak kullanıldı. İnsani yardım çalışanları öldürüldü. Uluslararası hukuk bir kenara atıldı. Jeopolitik bölünmeler derinleşti. Eşitsizlikler yoğunlaştı. Güven sarsıldı” dedi. İlginizi Çekebilir Dünyada gücün devletler ile hükümetler ve teknoloji şirketleri arasında yer değiştirdiğini belirten Guterres, “Üçüncüsü de insanlar giderek gücü makinelere devrediyor, yapay zeka ajanları kontrolden çıkıyor ve ölümcül otonom silahlar bilim kurgudan askeri gerçekliğe dönüşüyor” diye konuştu. Guterres, “İnsanlığın eşi benzeri görülmemiş bir tehdit birleşimiyle karşı karşıya olduğu anda, kolektif eylem mekanizmalarımız giderek artan bir baskı altında” ifadesini kullandı. "ARTIK YETER!" Orta Doğu’da çatışmaların giderek arttığını anlatan Guterres, “Sözde ateşkesler, sivillerin bedelini ödemeye devam ettiği 'küçük çaplı ateşkeslerden' öteye geçmiyor. Artık yeter” şeklinde konuştu. Guterres, “Bölgeyi saran kargaşa ortamında, işgal altındaki Filistin topraklarındaki yıkıcı durumu gözden kaçırmamalıyız.” dedi. Hamas’ın 7 Ekim’deki saldırılarını takiben İsrail’in saldırılarına dikkati çeken Guterres, “Gazze'deki Filistinlilere yönelik, Genel Sekreter olarak görev yaptığım yıllar boyunca tanık olduğum hiçbir şeye benzemeyen bir katliam ve yıkım dalgası yaşandı” değerlendirmesinde bulundu. Guterres, işgal altındaki Batı Şeria'da da şiddet, yerinden edilme ve yerleşim genişlemelerinin barışa giden yolu tıkadığını ve etnik temizlik tehlikesini ortaya çıkardığını vurgulayarak, “İki devletli çözümün gözümüzün önünde yok olmasına izin veremeyiz” dedi. Ukrayna-Rusya savaşındaki sivil kayıplara, Sudan'da, “dış aktörler tarafından körüklenen” çatışmalara da işaret eden Guterres, Myanmar'da da artan şiddet, kitlesel yerinden edilme ve genişleyen uluslararası suçlarla birlikte başka bir krizin küresel dikkatten kaçma riski taşıdığını kaydetti.
Milliyet - Economic22 Sept, 13:31
Guterres: Görev sürem boyunca Gazze'de hiçbir şeye benzemeyen bir katliam ve yıkım yaşandı
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, 10 yıllık görev süresi boyunca Gazze'de hiçbir şeye benzemeyen bir katliam ve yıkım yaşandığını, Filistin’de iki devletli çözümün yok olmasına izin verilmemesi gerektiğini belirtti.
- Diplomatic22 Sept, 17:54
Cumhurbaşkanı Erdoğan BM Genel Sekreteri Guterres ile görüştü
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, BM Genel Kurul Salonu'nda BM'nin 81. Genel Kurul görüşmelerinde katılımcılara hitabının ardından Guterres ile görüştü. BM Genel Merkezi'ndeki görüşmede, Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM 81. Genel Kurulu'na ilişkin hazırlanan defteri de imzaladı. Görüşmede, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Cumhurbaşkanlığı Tarım ve Gıda Politikaları Kurulu Üyesi ve Türkiye tarafından BM Gıda ve Tarım Örgütü Genel Direktörlüğüne aday gösterilen Mehdi Eker ile Türkiye'nin New York Başkonsolosu Büyükelçi Muhittin Ahmet Yazal da yer aldı. ELE ALINAN KONULAR İletişim Başkanlığı görüşmeye ilişkin açıklamada bulundu: Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu #ErdoganTheVoiceOfJustice (Adaletin Sesi Erdoğan) için bulunduğu New York’taki BM binasında Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres ile bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede bölgesel ve küresel konular ele alındı. Cumhurbaşkanımız, görev süresinin sonuna yaklaşan Genel Sekreter Guterres ile küresel barış ve güvenliği ilgilendiren pek çok konuda yakın çalıştıklarını ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail’in Gazze’de barış istemediğinin bir kez daha ortaya çıktığını, Batı Şeria’daki yerleşimci terörü ile Kudüs’teki kutsal mekanlara yapılan saldırıların durumu daha da kötüleştirdiğini, iki devletli çözüm zemininin korunması gerektiğini belirtti. Cumhurbaşkanımız, İran ve Ukrayna’da tansiyonun düşürülmesi gerektiğini, Türkiye olarak diplomatik sürece bağlı kalınması için gayret gösterdiğimizi, Hürmüz konusunda bölge içinden doğacak bir sürecin fayda sağlayabileceğini ifade etti. Cumhurbaşkanımız, Karadeniz’deki seyrüsefer güvenliği için taraflardan sorumlu tutum sergilemelerini beklediğimizi, Türkiye'nin Karadeniz'de ticaret gemilerinin hedef alınmasından rahatsız olduğunu belirtti. Cumhurbaşkanımız görüşmede, Ada’da Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğini ve eşit uluslararası statüsünü tanımayan hiçbir önerinin netice vermeyeceğini söyledi. Görüşmede Cumhurbaşkanımızın yanı sıra Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye’nin BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Ahmet Yıldız, Büyükelçi Mehmet Güllüoğlu ile Cumhurbaşkanlığı Tarım ve Gıda Politikaları Kurulu Üyesi Mehdi Eker hazır bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan BM'ye İsrail resti: Mazlumların sesi olmaya devam edeceğim Cumhurbaşkanı Erdoğan konuştu! İsrail heyeti kaçtı: İşte o anlar
MilliyetHürriyet - Economic22 Sept, 17:52
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Guterres ile görüştü: Gazze, İran, Ukrayna ve Kıbrıs gündemde
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu kapsamında bulunduğu New York'taki BM binasında BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile görüştü. Görüşmede bölgesel ve küresel gelişmeler ile Gazze, İran, Ukrayna, Hürmüz, Karadeniz ve Kıbrıs konuları ele alındı.
- Economic22 Sept, 19:03
Cumhurbaşkanı Erdoğan ABD'de diplomasi trafiğini sürdürüyor
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, BM Genel Kurulu'ndaki hitabının ardından diplomatik temaslarını sürdürdü. Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM Genel Kurul Salonu'nda BM'nin 81. Genel Kurul görüşmelerinde katılımcılara hitabının ardından Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres ile görüştü. BM Genel Merkezi'ndeki görüşmede, Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM 81. Genel Kurulu'na ilişkin hazırlanan defteri de imzaladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Guterres ile görüşmesinde bölgesel ve küresel konular ele alındı. Erdoğan, görüşmede, Türkiye'nin Karadeniz'de ticaret gemilerinin hedef alınmasından rahatsız olduğunu belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ada'da Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğini ve eşit uluslararası statüsünü tanımayan hiçbir önerinin netice vermeyeceğini söyledi. İNGİLTERE BAŞBAKANI BURNHAM İLE GÖRÜŞTÜ Cumhurbaşkanı Erdoğan, New York’taki ikili temasları kapsamında, İngiltere Başbakanı Andy Burnham ile bir araya geldi. KATAR EMİRİ İLE GÖRÜŞTÜ Cumhurbaşkanı Erdoğan, ikili temaslarını Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani ile görüşerek sürdürdü. Türkiye-Katar ikili ilişkileri ile bölgesel ve küresel konuların ele alındığı görüşmede Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ve Katar olarak ikili ilişkileri yatırım, ticaret, enerji ve savunma sanayi başta olmak üzere her alanda daha ileri seviyelere taşımak için çalışmaya devam edeceklerini ifade etti. Bölgede enerji arzını olumsuz etkileyen gelişmelerin herkesi sıkıntıya soktuğunu belirten Erdoğan, enerji ve ulaştırma koridorları alanlarındaki işbirliğini ilerletmenin önemli olduğunu vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail'in Gazze'de barış yönünde adımlar atmamakta ısrar ettiğine dikkati çekerek, bölgedeki İsrail saldırganlığının dizginlenmesi için uluslararası toplumun güçlü bir şekilde baskı kurmasının önemli olduğunun altını çizdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Senegal Cumhurbaşkanı Bassirou Diomaye Faye'yle de bir araya geldi.
- Security22 Sept, 19:43
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD'de İran Savaşı zirvesine katılıyor
Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM Zirvesi için buluduğu ABD'de İran savaşı zirvesine katılıyor...
- Security22 Sept, 19:43
ABD Başkanı Trump'tan "İran savaşı zirvesinde" Cumhurbaşkanı Erdoğan'a övgü dolu sözler
Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM Zirvesi için buluduğu ABD'de İran savaşı zirvesine katıldı. Zirvede konuşma yapan ABD Başkanı Trump, Erdoğan'dan övgü dolu sözlerle bahsetti. Trump, "Erdoğan muhteşem bir insan ve benim çok iyi dostum. Türkiye’den arkadaşım, o tam bir sert adam. Onunla uğraşmayın, o sert biridir." dedi.
- Humanitarian22 Sept, 22:51
Fransa Cumhurbaşkanı Macron: Gazze'deki durum utanç verici
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'ndaki konuşmasında Gazze'de yaşananlardan utanç duyduğunu söyledi. Nisan ayında görev süresi dolacak olan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na son kez hitap etti. Gündeminde Gazze olan Macron, barış ilan edilmesine karşın bölgeye insani yardımların ulaştırılmasının engellenmesini "utanç verici" olarak nitelendirirken, “Gazze konusunda harekete geçmezsek, güvenilirliğimizin ne değeri kalır ki? Bazıları barışın sağlandığını iddia ediyor, ancak bu durum insani yardım sevkiyatlarının önünü açmadı. Bu, hepimizi utandıran bir manzaradır.” ifadelerini kullandı. "Savaş suçlarının endüstri haline geldiğini" söyleyen Emmanuel Macron, "barbarlık çağına girdik" diye konuştu. Batı Şeria'daki duruma da dikkat çeken Macron, “Batı Şeria'da her gün ihlaller görüyoruz peki ne için. Hamas zaten Batı Şeria'da hiçbir zaman çok aktif değildi.” dedi. Lübnan ve Suriye'nin toprak bütünlüğünden yana olduklarını söyleyen Macron, ABD Başkanı Donald Trump'ın Uluslararası Ceza Mahkemesi'ni hedef alan sözlerine de yanıt verdi. Macron, “Uluslararası ceza mahkemesinin merkezi rolüne destek olmayı sürdüreceğiz. Birilerinin oluşturmaya çalıştığı bu yeni cezasızlık düzenini kabul edemeyiz.” diye konuştu. Birleşmiş Milletler'de reform çağrılarına katılan Fransa Cumhurbaşkanı, Güvenlik Konseyinin daha etkin olabilmesi için yeni üyelere ve bölgelere açılması çağrısında bulundu.
- Security23 Sept, 00:37
Trump: Erdoğan çok çetin biri onu seviyorum
Başkan Erdoğan, New York'ta ABD Başkanı Donald Trump'ın Körfez ülkeleri liderleri ile düzenlediği İran Savaşı Zirvesi'ne katıldı. Trump toplantıda, "Erdoğan çok çetin biri ve o benim dostum. Onunla uğraşmayın....Devamı için tıklayınız
- Security23 Sept, 13:14
Suriye Cumhurbaşkanı Şara: İsrail geri çekilmeli
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda konuştu. Şara, İsrail'in ülkesine yönelik saldırılarına değinirken "İsrail, Suriye'den geri çekilmeli." ifadesini kullandı.
- Security23 Sept, 13:22
Şara: Suriye bir krizi fırsata dönüştürdü
81'inci BM Genel Kurulu'nda konuşma yapanSuriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, uluslararası suçla ettikleri mücadelenin altını çizerek istikrar ve güvenliği yeniden tesis sağlandığını belirterek, Suriye’nin krizi fırsata çevirdiğini belirtti. İnsan kaçakçılığının durdurulduğunu ve yaptırımlar kaldırıldığını vurgulayan Şara, bunların hepsinin Avrupa Birliği ile işbirliği içinde gerçekleştirildiğini ekledi. Güvenlik çağrısında bulunan Cumhurbaşkanı, "497 numaralı kararına uyan tüm aktörlere teşekkür ediyorum. Tüm aktörlere bu karara uyması çağrısında bulunuyorum. İsrail tarafından 500’den fazla hava ve binden fazla karar saldırısı düzenlendi, birçok gözaltı denemesinde bulunuldu. Bunlarla mücadele edeceğiz" şeklinde konuştu.
Milliyet - Political23 Sept, 14:29
İran lideri Pezeşkiyan New York'ta rest çekti: Soykırımı işliyorlar bize terörist diyorlar
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda konuştu. ABD ve İsrail'e BM kürsüsünden rest çeken Pezeşkiyan, "Soykırımı işliyorlar bize terörist diyorlar" ifadesini kullandı.
- Security23 Sept, 14:46
Şara'dan BM'de Golan vurgusu: Suriye toprağı olarak kalacak
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, İsrail güçlerinin 8 Aralık 2024 hatlarına çekilmesi çağrısını yineleyerek, Golan'ın Suriye toprağı olduğunu ve ilhaka ilişkin tüm kararların BM kararları uyarınca hükümsüz olduğunu söyledi. Şara, İsrail'in Suriye'ye yönelik saldırılarını reddettiklerini belirterek, bölgede adil ve herkesin haklarını koruyan bir barış için "tarihi bir fırsat" bulunduğunu ifade etti.
- Diplomatic23 Sept, 18:33
Cumhurbaşkanı Erdoğan, New York'ta iş adamlarıyla bir araya geldi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu'na katılmak üzere geldiği ABD'deki temaslarını sürdürüyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD'deki temaslarının ikinci gününde New York'ta iş dünyasından isimlerle bir araya geldi. Son Dakika! İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan BM kürsüsünde: Asla diz çökmeyeceğiz THY ve Boeing arasında dev anlaşma! İmzalar ABD'de Erdoğan'ın huzurunda atıldı
MilliyetSabah Gazetesi - Economic23 Sept, 18:34
Cumhurbaşkanı Erdoğan New York'ta iş dünyasıyla buluştu: Hedef 100 milyar dolarlık ticaret hacmi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu için bulunduğu New York'ta Türk-Amerikan iş dünyasının temsilcileriyle bir araya geldi. Erdoğan, sanayiden finansa, enerjiden ulaştırmaya, sağlıktan savunmaya kadar birçok sektörü değerlendirdikleri görüşmenin ardından, ABD ile 100 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefine kısa sürede ulaşacaklarına inandığını belirtti.
- Security23 Sept, 19:01
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan New York'ta diplomasi trafiği. Irak ile kritik mutabakat
Cumhurbaşkanı Erdoğan, New York'ta liderlerle temaslarını sürdürüyor. Erdoğan ile Irak lideri Zeydi görüşmesinde güvenlik ve ekonomik işbirliğini derinleştirme konusunda mutabakata varıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, BM 81. Genel Kurulu kapsamında bulunduğu New York’ta temaslarını sürdürüyor. Erdoğan, Türkevi’ndeki temasları kapsamında ilk olarak Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ile bir araya geldi. IRAK İLE GÖRÜŞME SONRASI ORTAK BASIN AÇIKLAMA Cumhurbaşkanı Erdoğan daha sonra Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi ile görüştü. Görüşmenin ardından yayımlanan ortak açıklamada, Türkiye ile Irak’ın güvenlik alanındaki işbirliğini derinleştirme konusunda mutabık kaldığı bildirildi. Taraflar, Sincar’da Irak devlet otoritesinin bütünüyle tesis edilmesi ve yasaklı yabancı silahlı unsurların bölgedeki varlığına son verilmesi konusunda anlaşmaya vardı. Irak hükümeti son günlerde Sincar’daki silahlı yapıların devlet kontrolüne alınması ve silahların merkezi yönetime teslim edilmesi yönünde adımlar atıyordu. Ortak açıklamaya göre, Irak’ın söz konusu güvenlik uygulamalarında kaydettiği ilerlemeye paralel olarak Türk Silahlı Kuvvetleri, Başika-Zilkan yerleşkesini kararlaştırılan mekanizma ve takvim çerçevesinde Irak Federal Hükümeti’ne kademeli olarak teslim edecek. Başika-Zilkan’daki Türk askeri varlığının geleceği uzun süredir Ankara-Bağdat ilişkilerinin güvenlik başlıklarından birini oluşturuyordu. Irak’ın kuzeyindeki söz konusu üslerin Irak tarafına devredilmesine ilişkin hazırlıkların gündemde olduğu daha önce de bildirilmişti. MUTABAKAT NE ANLAMA GELİYOR NEDEN ÖNEMLİ? Mutabakat terörsüz Türkiye vizyonu açısından kritik öneme sahip Mutabakata varılan hususlardan biri de terörsüz Türkiye ve dolayısıyla terörsüz bölge hedefine yönelik. Bu çerçevede Bağdat Hükümeti’nin Sincar’daki PKK bağlantılı yapılara silah bıraktırması ve uygun görülen kişileri Irak güvenlik kurumlarına dahil etmesinin ardından, Türkiye’nin de kademeli olarak Başika’da DEAŞ ile mücadele amacıyla bulundurduğu askeri varlığını azaltarak Bağdat Hükümetine devretmesi söz konusu olacak. KALKINMA YOLU HIZLANDIRILACAK Türkiye ve Irak ayrıca ikili ticaret ve yatırım hacminin artırılması, daha önce imzalanan anlaşmaların uygulamaya geçirilmesi ve ortak stratejik projelerin hızlandırılması konusunda görüş birliğine vardı. Bu kapsamda özellikle Kalkınma Yolu Projesi’nin ilerletilmesi konusunda ortak irade ortaya konuldu. Türkiye ve Irak, son aylarda enerji, ulaştırma ve ticaret alanlarındaki işbirliğini genişletmek için temaslarını yoğunlaştırmıştı. Erdoğan-Zeydi görüşmesine Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Adalet Bakanı Akın Gürlek, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, MİT Başkanı İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç ile Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün de katıldı. ZELENSKİ İLE DE GÖRÜŞTÜ Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir sonraki görüşmesi ise Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ile oldu.
- Security23 Sept, 19:00
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Zelenskiy'i kabul etti
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu kapsamında bulunduğu New York'ta Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile bir araya geldi. Türkevi'ndeki görüşmede Türkiye-Ukrayna ilişkilerinin yanı sıra bölgesel ve küresel gelişmeler ile Rusya-Ukrayna Savaşı ele alındı.
- Security23 Sept, 22:28
Cumhurbaşkanı Erdoğan New York'ta uğradığı kafede vatandaşlarla sohbet etti
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu dolayısıyla BM Genel Merkezi'nde düzenlenen "BM Genel Sekreteri İklim Etkinliği" sonrası Türkevi'nin yanında yer alan bir pastaneye geçti. Burada vatandaşlarla sohbet edip fotoğraf çektiren Erdoğan, çay içti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra temaslarını sürdürmek üzere Türkevi'ne döndü. New York'ta kritik zirve! Türkiye ve Irak anlaştı: Terörsüz bölge için kritik adım
Milliyet - Security23 Sept, 20:56
Pezeşkiyan BM kürsüsünden ABD ve İsrail'e tepki gösterdi: Soykırım yapanlar bize 'terörist' diyor
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda konuştu. Pezeşkiyan, "Soykırımı işliyorlar bize terörist diyorlar. Çocuklarımızı bombalarla öldürdüler. Atom ve nükleer silahlar,...Devamı için tıklayınız
- Security24 Sept, 05:20
Pentagon sızıntıyı kabul etti: 'Çin, F-35 parçalarına el koydu'
ABD basını, Çinli yetkililerin F-35 savaş uçağına ait kritik parçalara el koyduğunu öne sürdü. Avustralya'dan ABD'ye gönderilen bir kokpit parçası ve silah bölmesi kapısını taşıyan uçak, açıklanamayan bir şekilde Hong Kong'a yönlendirildi. Çin'in, yanlış adrese gönderilen parçaların ABD'ye iade edilmesine izin vermediği iddia edildi. Pentagon, olayla ilgili soruşturma başlattığını bildirdi.
- Economic24 Sept, 07:28
Cumhurbaşkanı Erdoğan New York'ta Türk ve Müslüman toplumuyla buluştu: Entegrasyona evet, asimilasyona hayır
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD'nin New York kentinde düzenlenen buluşmada Türk vatandaşları ile ABD'de yaşayan Müslüman toplumunun temsilcilerine hitap etti. İletişim Başkanı Burhanettin Duran da programla ilgili yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı; "Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, New York’ta Türk-Amerikan Ulusal Yönlendirme Komitesi (TASC), Uluslararası Demokratlar Birliği (UID), MÜSİAD ve ABD Müslüman Kuruluşlar Konseyi (USCMO) tarafından düzenlenen buluşmada vatandaşlarımız ve ABD’de yaşayan Müslüman toplumunun temsilcileriyle bir araya geldi. Türk ve Amerikan Müslüman toplumlarını bir araya getiren buluşmanın, pasaportların, sınırların ve coğrafyaların ötesinde güçlü bir kardeşlik ve dayanışma ruhunu yansıttığını belirten Cumhurbaşkanımız, kardeşliğin gereğinin birbirine destek olmak, birbirinin hukukuna riayet etmek ve görüş farklılıkları sebebiyle araya duvarlar örmemek olduğunu ifade etti. Amerika’da Türk, soydaş ve Müslüman toplumlarının önemli bir insan kaynağı, tecrübe ve kurumsal kapasiteye ulaştığını kaydeden Cumhurbaşkanımız, iş dünyasından bilime, akademiden sağlığa, hukuktan teknolojiye kadar pek çok alanda elde edilen başarıların Türkiye ile ABD arasındaki dostluğa da katkı sunduğunu söyledi. "ENTEGRASYONA EVET, ASİMİLASYONUN HER ÇEŞİDİNE İSE HAYIR" Türk toplumunun bulunduğu ülkedeki sosyal, ekonomik ve kültürel hayata güçlü şekilde katılırken kendi dilini, kültürünü ve ana vatanıyla bağlarını korumasının önemine dikkat çeken Cumhurbaşkanımız, entegrasyona “evet”, asimilasyonun her çeşidine ise “hayır” dediklerini vurguladı. Çocukların ve gençlerin nitelikli eğitim almasının, elde edilen bireysel başarıların güçlü kurumlara ve kuşaktan kuşağa aktarılan kalıcı bir birikime dönüşmesinin önemini dile getirdi. Müslüman düşmanlığı, yabancı karşıtlığı ve her türlü ayrımcılıkla daha güçlü mücadele etmenin; Gazze’de yaşananların başka yerlerde tekrar etmesini engellemenin ve Türkiye ile ABD arasındaki ticaret, yatırım ve ekonomik iş birliklerini geliştirmenin güçlü bir dayanışmadan geçtiğini belirten Cumhurbaşkanımız, Türk ve Müslüman toplumlarının birlik ve beraberlik içinde çalışmalarını sürdürmelerini istedi. Türkiye’nin her daim yanlarında olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanımız, Amerika’da yaşayan vatandaşlarımızın ve Türkiye ile gönül bağı kurmuş dostlarımızın başarılarıyla iftihar ettiklerini belirterek, birlik ve kardeşlik içinde yürütülen çalışmaların daha da güçlenmesi temennisinde bulundu."
Milliyet - Economic24 Sept, 08:17
Bakan Bolat, Türkiye ile ABD'nin ticaret hacminin 50 milyar dolara ulaşacağını söyledi
Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu dolayısıyla New York'ta bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a eşlik eden Bolat, AA muhabirine ABD'deki temaslarına ilişkin değerlendirmede bulundu. New York'un eylül ayında dünya siyasetinin kalbi ve merkezi konumuna geldiğini belirten Bolat, ekonomi, finans, dış ticaret, enerji, sanayi ve çevre gibi konularda hem mevkidaşlarıyla hem de Amerikan iş ve yatırım çevreleriyle görüşmeler gerçekleştirdiklerini ifade etti. Bolat, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-ABD İş Konseyi (TAİK), Türk-Amerikan İşadamları Derneği (TABA-AmCham), Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği (ASKON) ve Global Turks Vakfı tarafından düzenlenen çeşitli iş ve yatırım etkinliklerine katıldıklarını anlattı. Bu etkinliklerde gündeme gelen konulara ilişkin olarak Bolat, "Türkiye'nin ekonomideki başarılarını, yatırım ve ticaret fırsatlarını ve yabancı yatırımları çekmek için uygulanan teşvik sistemini anlattık." diye konuştu. "Türk-Amerikan ilişkilerinde bir hızlanma var" Bolat, Türk-Amerikan ekonomik ilişkilerinde özellikle son iki yılda bir hızlanma yaşandığına işaret ederek, "Bu yıl yüzde 10'un üzerinde bir artışla toplam ticaretimizin 42-43 milyar dolara ulaşması çok mümkün. 8 ayın verileri bunu gösteriyor." ifadesini kullandı. Türkiye'de yaklaşık 2 bin 300 Amerikan şirketinin yatırım yaptığını belirten Bolat, bu şirketlerin sermaye stoku olarak 16,5 milyar dolarlık yatırımının bulunduğunu, on yıllara yayılan süreçte de Türkiye'ye getirdikleri toplam sermayenin ise 60 milyar dolara yaklaştığını söyledi. Bolat, Türkiye'den de ABD'deki ticaret ve yatırım fırsatlarını değerlendirmek üzere ülkede faaliyet gösteren şirketlerin yaklaşık 14,5 milyar dolarlık yatırımı bulunduğunu ifade etti. Türkiye-ABD ekonomik ilişkilerinin dış ticaretin yanı sıra savunma sanayisi, ortak yatırımlar, karşılıklı yatırımlar, enerji, ulaşım ve turizm gibi alanlarda da yüksek seviyede olduğunu dile getiren Bolat, ABD'nin Türkiye'nin önemli dış ticaret ortaklarından biri olduğunu söyledi. Bolat, ABD'nin Türkiye'nin ihracatında ikinci, ithalatında dördüncü sırada yer aldığını belirterek, Türkiye'ye gelen yatırımlar bakımından da ABD'nin ikinci sırada bulunduğunu kaydetti. "Özel sektörlerimiz hedef doğrultusunda yoğun şekilde çalışıyor" Bolat, "Cumhurbaşkanımız ile Sayın (ABD Başkanı Donald) Trump'ın 100 milyar dolarlık hedefi yönünde emin adımlarla ilerliyoruz. Bu yıl 43 milyar dolara ulaşmamız mümkün demiştik, 2028 sonunda 50 milyar dolara inşallah ulaşmış olacağız." dedi. Bu hedef doğrultusunda iki ülkenin özel sektörlerinin yoğun şekilde çalıştığını ifade eden Bolat, Ticaret Bakanlığı olarak da sektörel ve genel fuarlar, sektörel ticaret heyetleri, alım heyetleri, genel ticaret heyetleri ve e-ticaret çalışmalarıyla Türkiye'nin ihracatını artırmaya yönelik faaliyetleri sürdürdüklerini anlattı. Bolat, ekonomilerin ve sektörlerin sürekli gelişip dönüştüğüne dikkati çekerek, geçmişte yatırımların ağırlıklı olarak imalat sektörlerinde yoğunlaştığını, son 10-15 yılda ise enerji, hava ulaşımı, hizmetler, tedarik, lojistik, dijital ekonomi ve sosyal medya ekonomisinin öne çıktığını kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın TAİK'in düzenlediği 19. Türkiye Yatırım Konferansı'na başkanlık ettiğini dile getiren Bolat, Amerikan şirketlerini Türkiye'ye yatırım yapmaya davet ettiğini aktardı. Bolat, konferansa katılanların önemli bölümünün finans, hava ulaşımı, havacılık, dijital sektör, hizmetler, elektronik ve bilişim alanlarında faaliyet gösterdiğini ifade ederek, bu sektörlerin Türkiye açısından yatırım fırsatları sunduğunu söyledi. ABD'nin gümrük tarifeleriyle ilgili müzakereler sürüyor ABD'nin 2 Nisan 2025'te başlattığı gümrük tarifeleri hamlesine de değinen Bolat, süreç içerisinde farklı kararlar alındığını anımsattı. Bolat, "ABD Yüksek Mahkemesi tarafından iptal edilen gümrük vergileri oldu. Başka bir mekanizmayla yeniden ilave gümrük vergileri getirildi. Bunun dışında milli güvenlik sebebiyle bazı sektörlerde ilave kotalar veya yüzde 25'ten yüzde 50'ye varan oranlarda ilave gümrük vergileri getirildi. Bu konuları konuşuyoruz." şeklinde konuştu. ABD'li yetkililerle bu konuda görüştüklerini belirten Bolat, şunları kaydetti: "Türkiye ABD ile olan ticaretinde açık veren bir ülke. Yani ABD ile ticaretinde büyük fazla veren bir ülke konumunda değil. ABD'nin de bu korumacılıktaki esas hedefi büyük açıklar verdiği ülkeler. Bu anlamda biz sektörlerimizin durumunu, ticaretini, genel ekonomik menfaatlerimizi düşünerek karşılıklı olarak müzakerelerimizi devam ettiriyoruz." "G20'de ülkemizin argümanlarını seslendireceğiz" Gelecek hafta ABD'nin Wisconsin eyaletinin Milwaukee şehrinde düzenlenecek G20 Ticaret Bakanları Toplantısı'na da değinen Bolat, toplantı gündeminin ev sahibi ülke tarafından belirlendiğini anlattı. Bolat, toplantıda dünya konjonktüründeki gelişmelere göre belirlenen gündem başlıklarının ele alınacağını belirterek, "Orada ülkemizin sesi olacağız, ülkemizin argümanlarını seslendireceğiz." dedi. G20 toplantılarının diğer ülkelerin ticaret bakanlarıyla ikili görüşmeler gerçekleştirmek açısından da fırsat sunduğunu aktaran Bolat, bu görüşmelerde tarafların gündemlerinin karşılıklı olarak değerlendirildiğini söyledi.
Milliyet - Economic24 Sept, 08:19
Bakan Kacır, uluslararası yatırımlarda ileri teknolojinin öne çıkacağını söyledi
Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kuruluna katılmak üzere New York'ta bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a eşlik eden Kacır, buradaki görüşmelerine ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtladı. Kacır, üç gün boyunca küresel şirketlerin temsilcileri ve farklı ülkelerden katılımcılarla bir araya gelerek Türkiye'nin hedeflerini ve vizyonunu paylaştıklarını, Türkiye'ye yatırımları yönlendirme konusunda adımlar attıklarını söyledi. Sanayi ve Yüksek Teknoloji Yuvarlak Masa Toplantısı'nda çok sayıda Amerikan ve küresel şirketle bir araya geldiklerini aktaran Kacır, son yıllarda yaşanan jeostratejik gelişmelerin yatırımların güvenliği ve sürdürülebilirliği konusunu en önemli unsurlardan biri haline getirdiğini ifade etti. Kacır, "Türkiye bu anlamda bir istikrar adası olarak aslında yatırımcıların tercihlerini daha fazla yönlendirdiği bir adres haline geliyor. Bizler de bu süreçleri hızlandırmak için hem altyapı anlamında hem kamu teşvikleri, destekleri anlamında yeni programları hayata geçiriyoruz." dedi. "HIT-30 kapsamında ayrıcalıklı destekler sağlıyoruz" Türkiye'nin en büyük ölçekli yatırım teşvik programının HIT-30 olduğunu hatırlatan Kacır, yarı iletkenlerden mobiliteye, güneş enerjisinden rüzgar türbinlerine, veri merkezlerinden yapay zeka yatırımlarına kadar ileri teknoloji alanlarına ayrıcalıklı destekler sağladıklarını bildirdi. Kacır, Türkiye'nin bu alanlardaki yol haritasını net şekilde paylaştığını belirterek, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın geçen aylarda Yapay Zeka Eylem Planı'nı ve 2030 yılı hedeflerini açıkladığını anımsattı. Bu kapsamda kamu yatırım bütçesinin yüzde 2'sinin yapay zeka projelerine ayrılacağını, 2 bin kamu veri setinin yapay zeka geliştiricilerine sunulacağını ve yerli yapay zeka çözümlerinin önünün açılacağını belirten Kacır, veri merkezi altyapısının mevcut seviyesinin 4 katına çıkarılarak gigavat seviyesine ulaştırılacağını ifade etti. Bakan Kacır, yapay zeka büyüme bölgeleri oluşturulacağı ve enerji tedariki konusunda kolaylaştırıcı adımlar atılarak veri merkezi yatırımlarının hızlandırılacağı bilgilerini verdi. Bu alanda en az 10 milyar dolarlık özel sektör yatırımının hayata geçirilmesinin hedeflendiğini dile getiren Kacır, "Bu küresel şirketlerin de çok dikkatini çekiyor ve onlar da bu yol haritasında kendi projeleriyle, yatırımlarıyla yer alma arzusu taşıyorlar." diye konuştu. "Şirketler Türkiye'deki faaliyetlerini ve yatırımlarını büyütme arzusu taşıyor" Bakan Kacır, bu toplantılar vesilesiyle hem söz konusu başlıklarda hem de yeni nesil nükleer teknolojiler başta olmak üzere gelecek dönemde Türkiye'ye değer katacak diğer konularda adımlarını hızlandırmaya gayret ettiklerini kaydetti. Çok sayıda küresel şirketin Türkiye'nin yatırımcılar için sunduğu değer teklifini olumlu karşıladıklarına dikkati çeken Kacır, bu şirketlerin gelecek dönemde Türkiye'deki faaliyetlerini ve yatırımlarını büyütme arzusu taşıdıklarına işaret etti. Kacır, özellikle teknoloji şirketlerinin öngörülebilirlik konusundaki beklentilerine Türkiye'nin yanıt verdiğini gördüklerini belirterek, "Ortaya koyduğumuz eylem planlarının, stratejilerin aslında çok önemli bir karşılık bulduğunu memnuniyetle müşahede ettik. Ben inanıyorum ki önümüzdeki dönemde Türkiye'de uluslararası yatırımlarda, özellikle ileri teknoloji başlıkları çok önemli bir yer tutacak." dedi. Türkiye-ABD ekonomik ilişkilerinde ileri teknoloji hedefi Türkiye ile ABD arasındaki 100 milyar dolarlık ikili ticaret hacmi hedefine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Kacır, son 10 yılda ikili ticaretin 2 katına çıktığını ancak mevcut potansiyelin daha yüksek olduğunu vurguladı. Kacır, ikili ticaret hacminin yalnızca ticareti değil, yeni ortaklıkları, karşılıklı yatırımları, teknoloji geliştirme işbirliklerini ve bilimsel altyapılarda yeni ortaklıklar kurulmasını da ifade ettiğini dile getirdi. ABD'nin Türkiye'nin en önemli ticari partnerlerinden ve ekonomik paydaşlarından biri olduğunu vurgulayan Kacır, "Bu konuda yakaladığımız son 10 yıldaki ivmeyi inşallah önümüzdeki dönemde özellikle ileri teknolojiler alanında da taçlandıracağız." diye konuştu. Türkiye'nin bağlantısallık alanında yeni fırsatlar elde ettiğine, bunun yalnızca kara ve demir yolu bağlantılarıyla sınırlı olmadığına, dijital bağlantısallığın ve fiber altyapıların da önemine işaret eden Kacır, Orta Koridor, Zengezur Koridoru ve Kalkınma Yolu'nun Türkiye'ye önemli bir perspektif sunduğunu, Kuzey Marmara demir yolu bağlantısıyla Türkiye'nin Avrupa'nın değer ve tedarik zincirlerinde önemli bir konuma geleceğini söyledi. Bakan Kacır, "Dolayısıyla bütün bunlar Amerikan şirketleri için de Türkiye'ye daha fazla yatırım yapma ve Türkiye ile işbirliklerini güçlendirme konusunda yeni imkanlar sunacak." dedi. "Türk ekonomisinin kalkınmasında yapay zeka odaklı projeler öncü bir rol üstlenecek" Kacır, ABD'nin yapay zekaya en fazla yatırım yapan ülkelerin başında geldiğine, dünyadaki toplam veri merkezi yatırımlarının neredeyse yüzde 70'inin Amerikan şirketleri tarafından gerçekleştirildiğine dikkati çekti. Türkiye'nin bu alandaki öncü şirketlerle yakın diyalog içinde olduğunu aktaran Kacır, "Bazıları yatırımları Türkiye'ye yönlendirme konusunda bir irade ortaya koydular. İnşallah önümüzdeki dönemde yenileri de olacak." ifadelerini kullandı. Kacır, Türkiye'nin dijitalleşme hızının ve 86 milyon nüfuslu pazarının şirketler açısından önemli olduğunu, bunun yanı sıra Türkiye'nin teknoloji geliştirme kabiliyetleri ve üretim yetkinliklerinin de farkında olduklarını kaydetti. Türkiye'nin geniş sektörel çeşitliliğinin dijitalleşmede katma değer fırsatlarını çok ileri seviyeye taşıdığını belirten Kacır, "Hem üretim sektörlerinde hem hizmet sektörlerinde, eğitim, sağlık gibi başlıklarda yapay zeka ile birlikte ortaya konacak dijitalleşme muazzam bir verimlilik getirecek ve Türk ekonomisinin kalkınmasında yapay zeka odaklı projeler öncü bir rol üstlenecek." değerlendirmesinde bulundu. Türkiye uzay alanında daha fazla pay almak istiyor Bakan Kacır, Türkiye'nin Milli Uzay Programı kapsamında ortaya koyduğu hedeflere de değinerek, ilk insanlı uzay misyonunun gerçekleştirildiğini, Türkiye'nin kendi haberleşme uydusunu ürettiğini ve uzaya gönderdiğini anımsattı. Kacır, Türkiye'nin bugün hem haberleşme hem görüntüleme uydusu üretebildiğini, uzaya bağımsız erişim için Somali'de uzay limanı inşa ettiğini ve Ankara'da uzay teknoparkı kurduğunu anlattı. Türkiye'de bu alanda büyük bir ekosistem oluştuğunu belirten Kacır, Ay programıyla da derin uzay projelerine adım attılarını dile getirdi. Kacır, "Uzay hem ekonomik hem stratejik açıdan çok kıymetli bir başlık. Dünyada her yıl 600 milyar doların üzerinde uzay alanında harcama gerçekleşiyor ve Türkiye olarak biz buradan daha fazla pay almak istiyoruz." dedi. Derin uzay operasyonlarında teknoloji geliştiren bir ülke olmanın önemine işaret eden Kacır, gelecek yıl hayata geçirilmesi planlanan Ay projesinin bu hedef doğrultusunda ilk adım olacağını belirtti. Kacır, Türkiye'nin kendi hibrit roket teknolojisini derin uzayda kullanacağı projede, yüzde 80'in üzerinde yerlilik oranıyla üretilen Ay uzay aracının Türkiye'nin Ay'a erişebilen 9 ülke arasında yer almasını sağlayacağını ifade etti. Bu projenin Türkiye'nin gelecek dönemde uluslararası Ay programlarında teknoloji geliştirme paydaşı olarak konumlanmasına kapı aralayacağını aktaran Kacır, Türkiye'nin Artemis Anlaşmaları'na imza atmasının da ülkenin özellikle derin uzay ve Ay projelerinde daha fazla rol üstlenmesi için yeni imkanlar oluşturacağını sözlerine ekledi.
Milliyet - Diplomatic24 Sept, 09:29
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan BM'de yoğun diplomasi trafiği
Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM Genel Kurulu temasları kapsamında çok sayıda diplomatik temasta bulundu. Ülke liderleri ve uluslararası kuruluşun üst düzey temsilcisiyle önemli görüşmeler gerçekleştiren, Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump'ın, Körfez İşbirliği Konseyi üyesi ülke liderlerinin katıldığı İran konulu toplantıya iştirak etti
- Political24 Sept, 09:54
Son dakika... Cumhurbaşkanı Erdoğan: Pasaportların, sınırların ötesinde bir kardeşlik var
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu kapsamında bulunduğu New York'ta Türk ve Amerikan Müslüman toplumunun temsilcileriyle bir araya geldi. Türk-Amerikan Ulusal Yönlendirme Komitesi (TASC), Uluslararası Demokratlar Birliği (UID), MÜSİAD ve ABD Müslüman Kuruluşlar Konseyi (USCMO) tarafından düzenlenen “Türk ve Kardeş Topluluklar Buluşması” programında konuşan Erdoğan, ABD'deki Türk ve Müslüman toplumuyla dayanışma mesajı verdi. Fon soruşturmasında 750 milyon liralık tutar donduruldu ve el konuldu Erdoğan, paylaştığı mesajda "Amerika’nın farklı eyaletlerinden buluşmamıza iştirak eden her bir kardeşime yürekten teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. "Amerika’da yaşayan kıymetli vatandaşlarımızla, Amerikan Müslüman toplumunun değerli temsilcileriyle New York’ta bir araya geldik. Amerika’nın farklı eyaletlerinden buluşmamıza iştirak eden her bir kardeşime yürekten teşekkür ediyorum. Amerika’da yaşayan Türk ve Amerikan Müslüman toplumunu buluşturan bu programda pasaportların, sınırların ve coğrafyaların ötesinde bir kardeşlik var. Türkiye Cumhurbaşkanı olarak bu kardeşlik ruhunun bir parçası, bir üyesi olmaktan büyük memnuniyet duydum. Bu birlikteliği teşkilatlanmaya, teşkilatlanmayı da topluma değer üreten kalıcı bir güce dönüştürmek mecburiyetindeyiz. Bugün Amerika’da Türk, soydaş ve Müslüman toplumlarının ulaştığı noktaya baktığımızda önemli bir insan kaynağı, ciddi bir tecrübe ve giderek büyüyen bir kurumsal kapasite görüyoruz. Türk vatandaşı olmadığı halde Türkiye’ye ve milletimize samimi bir muhabbet besleyen, Türk milletine yönelik ön yargılara ve haksızlıklara karşı sözünü esirgemeyen dostlarımızın varlığını da çok önemsiyoruz. Türkiye’nin dostluğunu çoğaltan, ülkemizin daha doğru anlaşılmasına katkı sunan ve ihtiyaç duyduğumuz zamanlarda dayanışmasını gösteren bütün dostlarımıza en kalbî şükranlarımı sunuyorum." Şanlıurfa'da 5.4 büyüklüğünde deprem! Prof. Dr. Naci Görür'den açıklama: Enerji biriktiriyor
Milliyet - Political24 Sept, 10:16
Bahçeli: Birleşmiş Milletler'in mevcut yapısı sürdürülemez
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Birleşmiş Milletler'in (BM) mevcut yapısının sürdürülemez olduğunu söyledi. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ABD'de Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu temasları kapsamında yazılı açıklama yaptı. Bahçeli mesajında şu ifadelere yer verdi: "81’inci Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda sessiz milyonların sesi olan, hakkın ve haklının yanında duran; açık, güçlü ve etkileyici mesajlarıyla Türk milletinin haklı duruşunu ve iradesini bütün dünyaya duyuran Sayın Cumhurbaşkanımıza bir kez daha teşekkürlerimi ifade ediyorum. Uluslararası sistemin mevcut yapısı, dünyada yaşanan savaşlar, krizler, insani dramlar ve adaletsizlikler karşısında her geçen gün daha fazla sorgulanır hâle gelmiştir. Birleşmiş Milletler başta olmak üzere küresel karar alma mekanizmalarının, dünyanın değişen siyasi, ekonomik ve jeopolitik gerçeklerini yeterince yansıtamadığı açıktır. Özellikle Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin mevcut yapısı ve daimî üyelerin sahip olduğu veto imtiyazı, adil, etkin ve kapsayıcı bir uluslararası düzenin önündeki temel sorunlardan biri olarak karşımızda durmaktadır. Bu çerçevede Sayın Cumhurbaşkanımızın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda sıklıkla ortaya koyduğu 'Dünya 5’ten büyüktür' yaklaşımı, yalnızca Türkiye’nin değil, daha adil, temsil gücü yüksek ve hakkaniyete dayalı bir dünya düzeni arayışının güçlü bir ifadesidir. Sözde kurallara dayalı uluslararası sistemin itibar ve inandırıcılığının kalmadığını uzun zamandır dile getiriyoruz. İkinci Dünya Savaşı’nı müteakip galip ülkelerin, değer ve kurumlarının referansıyla şekillendirilen mevcut uluslararası sistem geldiğimiz aşamada kendi kuruluş değerleriyle de bağdaşmayan bir hal almıştır. Haklının güçsüz, güçlünün haklı olduğu adaletsiz bir yapının sürdürülebilir olması da mümkün değildir. Nitekim 81’inci Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantısının yapıldığı 21’inci yüzyılın ikinci çeyreğinde hala işgaller, haksız saldırılar, devletlerin egemenlik haklarının ihlali gibi uluslararası hukuka aykırı eylemler dünya huzurunu baltalamakta, barış ve güvenliği tehdit etmektedir. Böyle bir ortamda Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan, 22 Eylül'de BM Genel Kurulunda yaptığı konuşmada hem bölgesel ve küresel düzeyde yaşanan haksızlıklara, hem de BM’nin yenilenme ihtiyacına değinerek Güvenlik Konseyinin reforme edilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Bu kapsamda 1967 sınırlarında, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve toprak bütünlüğüne sahip Filistin Devleti'nin vücut bulacağı günleri göreceğimize işaret etmiş ayrıca Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün tescil edilmesi ve maruz bırakıldığı gayriinsani izolasyonun artık son bulması gerektiğini vurgulayarak Uluslararası toplumu, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni tanımaya ve bu devletle siyasi, diplomatik ve ekonomik ilişkiler tesis etmeye davet etmiştir. Cumhurbaşkanımızın Blomberg için yazdığı makalede de son yıllarda dünyanın karşı karşıya olduğu krizlerin çözümünü birkaç başkentin iradesine bırakmanın bugünün gerçekleriyle bağdaşmadığını, küresel karar alma mekanizmalarının bugünün şartlarına uyum sağlamasının artık ertelenemez olduğuna dikkat çekmiştir. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinde daha etkin, adil ve hesap verebilir bir temsil anlayışının zorunluluk arz ettiğini, bunun yolunun da temsili genişletmenin yanında, liderlik sorumluluğunu adil biçimde paylaşmaktan geçtiğini, farklı coğrafyaların tecrübesini, kapasitesini ve iradesini küresel ve bölgesel meselelerin çözümüne dâhil etmek mecburiyetinde olduğumuzu, 'Dünya 5'ten büyüktür' çağrısının bu yönüyle daha geniş bir sorumluluk anlayışına davet olduğunu, reform ihtiyacını artık somut bir yol haritasına dönüştürmenin zorunlu bulunduğunu ve bu yol haritasının merkezinde ise veto imtiyazının kaldırılmasının yer aldığını belirtmiştir."
- Political24 Sept, 10:20
Bahçeli'den Cumhurbaşkanı Erdoğan'a BM teşekkürü
Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a BM Genel Kurulu'ndaki konuşması nedeniyle teşekkür ederek, "Sessiz milyonların sesi olan, hakkın ve haklının yanında duran; açık, güçlü ve etkileyici mesajlarıyla Türk milletinin haklı duruşunu ve iradesini bütün dünyaya duyuran Sayın Cumhurbaşkanımıza bir kez daha teşekkürlerimi ifade ediyorum. Uluslararası sistemin mevcut yapısı, dünyada yaşanan savaşlar, krizler, insani dramlar ve adaletsizlikler karşısında her geçen gün daha fazla sorgulanır hâle gelmiştir. Birleşmiş Milletler başta olmak üzere küresel karar alma mekanizmalarının, dünyanın değişen siyasi, ekonomik ve jeopolitik gerçeklerini yeterince yansıtamadığı açıktır. Şanlıurfa'da 5.4 büyüklüğünde deprem! Prof. Dr. Naci Görür'den açıklama: Enerji biriktiriyor Özellikle Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin mevcut yapısı ve daimî üyelerin sahip olduğu veto imtiyazı, adil, etkin ve kapsayıcı bir uluslararası düzenin önündeki temel sorunlardan biri olarak karşımızda durmaktadır. Bu çerçevede Sayın Cumhurbaşkanımızın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda sıklıkla ortaya koyduğu “Dünya 5’ten büyüktür” yaklaşımı, yalnızca Türkiye’nin değil, daha adil, temsil gücü yüksek ve hakkaniyete dayalı bir dünya düzeni arayışının güçlü bir ifadesidir. Sözde kurallara dayalı uluslararası sistemin itibar ve inandırıcılığının kalmadığını uzun zamandır dile getiriyoruz. İkinci Dünya Savaşı’nı müteakip galip ülkelerin, değer ve kurumlarının referansıyla şekillendirilen mevcut uluslararası sistem geldiğimiz aşamada kendi kuruluş değerleriyle de bağdaşmayan bir hal almıştır. Haklının güçsüz, güçlünün haklı olduğu adaletsiz bir yapının sürdürülebilir olması da mümkün değildir. Nitekim 81’inci Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantısının yapıldığı 21’inci yüzyılın ikinci çeyreğinde hala işgaller, haksız saldırılar, devletlerin egemenlik haklarının ihlali gibi uluslararası hukuka aykırı eylemler dünya huzurunu baltalamakta, barış ve güvenliği tehdit etmektedir. Böyle bir ortamda Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan, 22 Eylülde BM Genel Kurulunda yaptığı konuşmada hem bölgesel ve küresel düzeyde yaşanan haksızlıklara, hem de BM’nin yenilenme ihtiyacına değinerek Güvenlik Konseyinin reforme edilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Bu kapsamda 1967 sınırlarında, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve toprak bütünlüğüne sahip Filistin Devleti'nin vücut bulacağı günleri göreceğimize işaret etmiş ayrıca Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün tescil edilmesi ve maruz bırakıldığı gayriinsani izolasyonun artık son bulması gerektiğini vurgulayarak Uluslararası toplumu, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni tanımaya ve bu devletle siyasi, diplomatik ve ekonomik ilişkiler tesis etmeye davet etmiştir. Fon soruşturmasında 750 milyon liralık tutar donduruldu ve el konuldu Cumhurbaşkanımızın Blomberg için yazdığı makalede de son yıllarda dünyanın karşı karşıya olduğu krizlerin çözümünü birkaç başkentin iradesine bırakmanın bugünün gerçekleriyle bağdaşmadığını, küresel karar alma mekanizmalarının bugünün şartlarına uyum sağlamasının artık ertelenemez olduğuna dikkat çekmiştir. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinde daha etkin, adil ve hesap verebilir bir temsil anlayışının zorunluluk arz ettiğini, bunun yolunun da temsili genişletmenin yanında, liderlik sorumluluğunu adil biçimde paylaşmaktan geçtiğini, farklı coğrafyaların tecrübesini, kapasitesini ve iradesini küresel ve bölgesel meselelerin çözümüne dâhil etmek mecburiyetinde olduğumuzu, 'Dünya 5'ten büyüktür' çağrısının bu yönüyle daha geniş bir sorumluluk anlayışına davet olduğunu, reform ihtiyacını artık somut bir yol haritasına dönüştürmenin zorunlu bulunduğunu ve bu yol haritasının merkezinde ise veto imtiyazının kaldırılmasının yer aldığını belirtmiştir. Nitekim BM Genel Sekreteri Guterres’in veda hitabında BMGK’nın Afrika’sız yapısını "savunulamaz" ilan edip Batı Şeria’da etnik temizlik yapıldığını itiraf etmesi ve Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un Gazze’yi "utanç manzarası" olarak niteleyip veto sınırlama teklifi sunması, küresel sistemin iflasını en yetkili ağızlardan tescil etmiş, yıllardan beri dile getirdiğimiz uluslararası sistemin anarşik ve arızalı yapısına yönelik eleştirilerimizi haklı çıkarmıştır. Milliyetçi Hareket Partisi olarak, başta BM özelinde olmak üzere uluslararası sistemdeki sorunların yarattığı hukuksuzlukları sıkça dile getirmek suretiyle BM’in sürdürülemez yapısının değiştirilmesine yönelik önerilerimizi de ifade etmiştik. Parti Programımızda uluslararası sistemin sorunlu yapısı başlığında, yaşanan gelişmeler karşısında uluslararası sistemin işlevselliğinin daha fazla sorgulandığına işaret edilerek uluslararası barış ve güvenliğin tesisi ve idamesinde en büyük sorumluluğu taşıyan Birleşmiş Milletler’in, artık kendisinden beklenen katkıları sunmaktan uzak olduğunu, savaşın galiplerini kayıran ve günümüzün siyasî, ekonomik ve diplomatik gerçeklerini yansıtmaktan çok uzak kalan mevcut sistemde acilen reforma gidilmesi gerektiği vurgulanmış, bu çerçevede Güvenlik Konseyi’nin beş daimî üyesinin BM sistemini sadece kendi çıkarları doğrultusunda hareket eden bir kuruluş haline getirmesini, küresel adalet ve barışın tesisi açısından çok sakıncalı bulduğumuza dikkat çekilmiştir. 2023 Seçim Beyannamemizde de BM’nin yapısı ve işleyişi dâhil her yönüyle reforma tâbi tutulması gerektiğine vurgu yapılmıştır. YouTube çocuk güvenliği konusunda Meta'nın 'uzlaşma' yolunu izlemeyecek Hatırlanacağı gibi 1 Ekim 2024 tarihli TBMM Grup Toplantısında yapmış olduğum konuşmada; “Birleşmiş Milletler ve Güvenlik Konseyi yapısı yeni baştan ve derhal reforme edilmelidir. Bu reform ihtiyacının gecikmesi çok ciddi ve sancılı gelişmelere sebep olacaktır.” demiş, “Aynı zamanda, ülkelerin eşit katılım ve oy hakkını ihtiva eden alternatif dünya birliği konusunda çalışmalar hızlanmalı ve dünya beş ülkenin ağzına bakmaktan kurtulmalıdır.” ifadelerini kullanmıştım. Diğer yandan 30 Nisan 2024 tarihli TBMM Grup Toplantısında yaptığım konuşmada da özetle; “Güvenlik Konseyi’ndeki veto sistemi makul çözüm arayışlarını devamlı tıkamakta, demokratik olmayan, ahlaki ve şeffaflıktan yoksun olarak kabul edilmekte, bu da Birleşmiş Milletlerin temel ilkeleriyle çelişmektedir. Konsey, yapısı ve daimî üyelerin veto yetkisi nedeniyle dünya barışı ve çatışmaların önlenmesi için bir umut olmaktan bugünkü haliyle çok uzaktır. Konseydeki üyelik şartlarının ve veto yetkilerinin değişikliği için BM Antlaşması’nda değişiklikler yapılması zorunluluğu ertelenemez düzeydedir. Fakat bunun sağlanabilmesi için Genel Kurulda üçte iki çoğunluk sağlanması ve daimî 5 üyenin onayı gerekmektedir. Tarihsel sürece bakıldığında veto yetkisinin karar alma mekanizmalarını neredeyse her krizde kısıtlamış olması, bu yetkinin kaldırılması ya da sınırlandırılması gerekliliğinin dünya genelinde kabul görmesiyle sonuçlanmıştır.” demiştim. Bu kapsamda Cumhurbaşkanımızın milletimizi ve insanlığı ferahlatan makale ve konuşması bizi de ziyadesiyle memnun etmiştir. Bize göre; “Dünya 5’ten büyüktür” çağrısı, Güvenlik Konseyi’nin mevcut üye yapısına yönelik bir eleştiri yanında dünya nüfusunun, farklı coğrafyaların ve farklı medeniyetlerin küresel karar alma süreçlerinde daha adil biçimde temsil edilmesi gerektiğine yönelik kapsamlı bir reform çağrısıdır. Zira Güvenlik Konseyi’nin beş daimî üyesine tanınan veto yetkisi, uluslararası toplumun ortak iradesini çoğu zaman birkaç ülkenin kararına bağımlı hâle getirmekte; bu durum özellikle savaş, çatışma ve insani kriz dönemlerinde Birleşmiş Milletlerin etkinliğini ve güvenilirliğini zedelemektedir. Dünya barışını korumakla görevli bir mekanizmanın, barışın tesisi konusunda karar alamaz hâle gelmesi kabul edilebilir değildir. BM reformu şüphesiz ki Güvenlik Konseyi’nin üye yapısının değiştirilmesinden ibaret görülmemelidir. Genel Kurulun etkinliği, temsil adaleti, karar alma mekanizmalarının şeffaflığı, hesap verebilirlik ve uluslararası hukukun uygulanmasında çifte standartların ortadan kaldırılması da reform gündeminin ayrılmaz parçaları olmalıdır. Krizler karşısında etkili karar alabilen, temsil kabiliyeti yüksek, hesap verebilir ve uluslararası hukuku bütün devletler bakımından eşit şekilde uygulayan daha adil bir küresel düzenin inşa edilmesi; barış, huzur ve adalet bekleyen insanlık gibi bizim de acil beklentimizdir. İhtiyaç duyulan şey, güçlünün hukuk oluşturduğu bir anarşizm yerine hukukun gücünü esas alan; birkaç ülkenin iradesine bağımlı olmayan; farklı kıtaların, milletlerin ve medeniyetlerin söz sahibi olduğu; barışın, adaletin ve insan onurunun merkezde bulunduğu yeni ve hakkaniyetli bir uluslararası düzendir. Sonuç olarak; Birleşmiş Milletler ve uluslararası sistemin mevcut yapısının, bugünün dünyasının ihtiyaçlarına cevap verebilmesi için kapsamlı, adil ve gerçekçi bir reforma tabi tutulması ertelenemez bir zorunluluktur. Temsilde adaletin güçlendirilmesi, veto imtiyazının kaldırılması veya sınırlandırılması, farklı coğrafyaların küresel karar alma süreçlerine etkin biçimde dâhil edilmesi ve uluslararası hukukun herkes için eşit şekilde işletilmesi, ayrıca daha insani ve ahlaki bir düzen; küresel düzlemde kalıcı barış ve adaletin temel şartlarıdır. Parti olarak, yıllardır dile getirdiğimiz bu hususların, Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından uluslararası kamuoyuna güçlü biçimde taşınmasını önemli ve değerli buluyor; Türkiye’nin daha adil, daha kapsayıcı ve insanlığın ortak vicdanını yansıtan yeni bir uluslararası düzenin inşasına yönelik iradesini kararlılıkla destekliyoruz.
MilliyetHabertürk - Security24 Sept, 10:18
Bahçeli'den BM mesajı: Ertelenemez düzeyde
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Konsey, yapısı ve daimî üyelerin veto yetkisi nedeniyle dünya barışı ve çatışmaların önlenmesi için bir umut olmaktan bugünkü haliyle çok uzaktır. Konseydeki üyelik şartlarının ve veto yetkilerinin değişikliği için BM Antlaşması’nda değişiklikler yapılması zorunluluğu ertelenemez düzeydedir" dedi
- Political24 Sept, 11:46
Emine Erdoğan'ın ABD temaslarında ana gündem: Çocuklar, iklim ve kalkınma
Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu dolayısıyla New York'ta bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan; iklim, dijital güvenlik, çocuk hakları ve kalkınma temalı pek çok programa katıldı. New York İklim Haftası açılışında sürdürülebilirlik vurgusu yapan Emine Erdoğan, çocukların sanal tehlikelerden korunması için BM çatısı altında küresel standartlar geliştirilmesi çağrısında bulundu.
- Security24 Sept, 12:48
Cumhurbaşkanı Erdoğan: ABD ile işbirliğimiz barışa katma değer üretecek
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD'li düşünce kuruluşu temsilcileriyle bir araya geldi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "ABD ile yakın işbirliğimizin sadece iki planda değil, bölgemizde barış, istikrar ve huzurun tesisi noktasında da katma değer üreteceğine inanıyoruz." ifadesini kullandı. Erdoğan, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu dolayısıyla bulunduğu New York'ta, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ile Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) eş güdümünde Türkevi'de düzenlenen toplantıda ABD'li düşünce kuruluşu temsilcileriyle bir araya geldi. Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ve SETA'ya bu buluşmayı tertipledikleri için teşekkür ederek, "Geleneksel hale gelen bu toplantılar, birbirimizi daha iyi anlamamıza, dünya meselelerine dair ufuk turu yapmamıza vesile oluyor." diye konuştu. MEKKE ORTAK SAVUNMA ANLAŞMASI Pakistan ve Suudi Arabistan ile Mekke'de imzaladıkları ortak savunma anlaşmasına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Bu anlaşmayla coğrafyamızda eksikliğini en fazla hissettiğimiz istikrar eksenini tesis etmeyi amaçlıyoruz. Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer serbestisinin ve bölge ülkelerinin egemenliğinin tesis edilmesi zaruridir. Suriye'de ise ülkenin toprak bütünlüğünün korunması, tüm etnik ve dini toplulukların haklarının güvence altına alınması ve ülkenin terör örgütlerinden tamamen arındırılması önceliğimiz olmayı sürdürüyor. ABD ile yakın işbirliğimizin sadece iki planda değil, bölgemizde barış, istikrar ve huzurun tesisi noktasında da katma değer üreteceğine inanıyoruz."
- Political24 Sept, 13:55
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Birleşmiş Milletler'de yoğun diplomasi trafiği
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, BM Genel Kurulu temasları kapsamında devlet ve hükümet başkanlarıyla yoğun bir diplomasi trafiği yaşadı. 16 ikili görüşme yaptı, 4 toplantıya katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM 81. Genel Kurulu'na katılmak ve çeşitli temaslarda bulunmak üzere geldiği ABD'nin New York şehrinde Genel Kurul başta olmak üzere birçok toplantıya katıldı, ülke liderleri ve uluslararası kuruluşun üst düzey temsilcisiyle önemli görüşmeler gerçekleştirdi. BM Genel Merkezi karşısında yer alan Türkevi'nde yoğun diplomatik görüşmeler yapan Erdoğan'ın görüşme ve kabullerinde ikili ilişkiler ile bölgesel ve küresel gelişmeler ele alındı. Türkiye'nin barış, istikrar ve diyalog temelindeki yaklaşımını muhataplarıyla paylaşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 22 Eylül'de Vietnam Devlet Başkanı To Lam ile görüştü. Türkiye'nin, iki ülke ilişkilerinin "Stratejik Ortaklık" seviyesine yükseltilmesi önerisine Vietnam'ın olumlu yanıt vermesinden memnuniyet duyduğunu belirten Erdoğan, Vietnam ile yatırım, ticaret, savunma sanayisi başta olmak üzere birçok alanda işbirliğini geliştirmek için çalıştıklarını ifade etti. Erdoğan, iki ülkenin uluslararası alanda da birlikte çalışmaya devam etmesinin önem arz ettiğini ve bunu sürdürmek gerektiğini belirtti. Vietnam Devlet Başkanı To Lam'in ardından Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed Yunus el-Menfi ile görüşen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin Libya'da istikrarın devamı için gayret gösterdiğini, diyalog ve uzlaşıyı amaçlayan sürecin devamının önemli olduğunu, Türkiye'nin Libya'nın menfaatine olmayan hiçbir formüle rıza göstermeyeceğini kaydetti. Erdoğan, Menfi ile görüşmesinde iki ülkenin enerji, savunma ve madencilik alanlarındaki işbirliğini artırmak için çalışmaların sürdüğünü ifade etti. Menfi ile görüşmesinden sonra Kuveyt Veliaht Prensi Sabah Halid el-Hamed es-Sabah'ı kabul eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin, bölgedeki zorlu ve çatışmalı süreçte Kuveyt gibi kardeş ülkelerin yanında olduğunu belirtti. Görüşmede, iki ülkenin ticaret ve enerji başta olmak üzere birçok alanda işbirliğini geliştirmek için çalıştığını anlatan Erdoğan, Türkiye'nin bölgedeki zorlu ve çatışmalı süreçte Kuveyt gibi kardeş ülkelerin yanında olduğunu bir kez daha ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail'in bölgedeki saldırganlığının önünün alınması gerektiğini vurgulayarak, bunu sağlamak için uluslararası gayretlerin desteklenmesinin önemine işaret etti. İlk günkü temaslarında Kosova Başbakanı Albin Kurti'yi de kabul eden Erdoğan, Türkiye'nin Kosova'ya, uluslararası camiada hak ettiği yeri alması için desteğinin devam edeceğinin, Türkiye'nin Balkan ülkeleri arasındaki diyaloğu da desteklediğinin altını çizdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmede, iki ülkenin ticaret hacmini potansiyeline yakışır şekilde artırmak için adımlar atmayı sürdüreceklerini, güvenlik ve savunma sanayii alanlarındaki işbirliğini de ilerleteceklerini ifade etti. Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam'ı da Türkevi'nde kabul eden Erdoğan, Türkiye'nin Lübnan'da kalıcı huzur ve istikrarın sağlanması için gayret gösterdiğini, BM Lübnan Geçici Görev Gücü'nün yerini almak üzere uluslararası bir girişime ihtiyaç olduğunu belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, zor zamanlarda Türkiye'nin Lübnan halkının yanında olmaya devam edeceğini, Lübnan'a insani yardım ve tıbbi destek göndermeyi sürdüreceğini kaydetti. Gürcistan Başbakanı İrakli Kobakhidze'yi kabul eden Erdoğan, görüşmede, Türkiye'nin, Gürcistan'ın 18 yıldır en büyük ticaret ortağı olmasından memnuniyet duyduğunu, ticaret, ulaştırma, güvenlik başta olmak üzere birçok alanda işbirliğini daha ileri taşıyacak adımlar atmaya devam edeceklerini ifade etti. İki ülkenin uluslararası alanda dayanışmasını sürdürmesinin önemli olduğunu vurgulayan Erdoğan, Türkiye-Gürcistan-Azerbaycan işbirliği mekanizmalarından en verimli şekilde istifade edilmesinin de ülkelere fayda sağlayacağını belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilk günkü diplomasi trafiğini Doktor Patrick Soon-Shiong ile tamamlayarak, "100 Yıllık Dostluk: Türkiye-Amerika Birleşik Devletleri" etkinliğinde katılımcılara hitap etti. Türkiye-ABD ilişkilerinin ikinci yüzyılına girerken işbirliğinin yeni alanlarda geliştirilmesine yönelik yaklaşımını ortaya koyan Erdoğan, "Bölgemizde ve dünyada karşı karşıya bulunduğumuz çatışmalar, savaşlar ve krizler, Türkiye ile Amerika'nın yakın diyalog içinde olmasını gerektiriyor. Amerika'yla tesis ettiğimiz diyalog ve eş güdüm sayesinde Orta Doğu başta olmak üzere Afrika'dan Asya'ya küresel etkilerine tanık olduğumuz birçok meselede ülkelerimiz için olumlu neticeler alıyoruz. Önümüzdeki dönemde de gayretlerimizi artırarak bunu sürdürmekte kararlıyız." ifadelerini kullandı. BM GENEL KURULU'NA HİTAP New York'taki temaslarının ikinci gününde BM Genel Kurulu'na hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçmiş yıllarda başbakan, ardından cumhurbaşkanı sıfatıyla katıldığı 16'ncı BM Genel Kurulundaki hitabını 4'üncü sırada yaptı. Konuşmasına BM'nin 81'inci Genel Kurulu'nun başta mazlumlar olmak üzere, tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını dileyerek başlayan Erdoğan, konuşmasının büyük bölümünü Filistin'e, Gazze'de devam eden soykırıma ayırdı. Bir gün herkesin, insanlığın ortak vicdanına sığınmak zorunda kalacağına işaret eden Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Bugün kendimizi güven içinde, refah içinde, esenlik içinde hissedebiliriz. Çatışma bölgelerinden, kriz bölgelerinden uzakta konfor içinde yaşayabiliriz. Fakat yarın ne olacağını, başımıza ne geleceğini hiçbirimiz bilemeyiz. Bunun için uluslararası sisteme duyulan güvenin yeniden tesisine odaklanan bu yılki Genel Kurul temasını fevkalade isabetli buluyorum." Erdoğan, "190'dan fazla ülkenin iradesinin 5 ülkenin keyfine bağlı olduğu bir yapı, kabul edelim ki ne adildir ne de güveni tam manasıyla tesis edebilir. Güvenlik Konseyi, 'Dünya 5'ten büyüktür' ilkesine göre mutlaka reforme edilmelidir." dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, hitabında, "Tayyip Erdoğan olarak vicdanıyla, tarihiyle, merhametiyle büyük bir milletin Cumhurbaşkanı olarak, Rabb'im ömür verdikçe, bu kürsüden mazlumların, mağdurların, kimsesizlerin hakkını savunmaya, onların da sesi olmaya, onlar için de konuşmaya, mücadele vermeye inşallah devam edeceğim." ifadelerini kullandı. GUTERRES İLE GÖRÜŞME BM 81. Genel Kurul görüşmelerinde katılımcılara hitabının ardından ikili temaslarını sürdüren Erdoğan, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile bir araya geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, görev süresinin sonuna yaklaşan Guterres ile küresel barış ve güvenliği ilgilendiren pek çok konuda yakın çalıştıklarını söyledi. İsrail'in Gazze'de barış istemediğinin bir kez daha ortaya çıktığını, Batı Şeria'daki yerleşimci terörü ile Kudüs'teki kutsal mekanlara yapılan saldırıların durumu daha da kötüleştirdiğini belirten Erdoğan, iki devletli çözüm zemininin korunması gerektiğini bildirdi. Erdoğan, İran ve Ukrayna'da tansiyonun düşürülmesi gerektiğini, Türkiye olarak diplomatik sürece bağlı kalınması için gayret gösterdiklerini, Hürmüz konusunda bölge içinden doğacak bir sürecin fayda sağlayabileceğini kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Karadeniz'deki seyrüsefer güvenliği için taraflardan sorumlu tutum sergilemelerini beklediklerini, Türkiye'nin Karadeniz'de ticaret gemilerinin hedef alınmasından rahatsız olduğunu vurguladı. Erdoğan, görüşmede, Ada'da Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğini ve eşit uluslararası statüsünü tanımayan hiçbir önerinin netice vermeyeceğini bildirdi. "İSRAİL SALDIRGANLIĞININ DİZGİNLENMESİ İÇİN ULUSLARARASI TOPLUMUN BASKI KURMASI ÖNEMLİ" Guterres ile görüşmesinin ardından BM Genel Merkezi'nde Senegal Cumhurbaşkanı Bassirou Diomaye Faye ile bir araya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani ile görüştü. Türkiye ve Katar olarak ikili ilişkileri yatırım, ticaret, enerji ve savunma sanayisi başta olmak üzere her alanda daha ileri seviyelere taşımak için çalışmaya devam edeceklerini ifade eden Erdoğan, bölgede enerji arzını olumsuz etkileyen gelişmelerin herkesi sıkıntıya soktuğunu belirtti. Erdoğan, enerji ve ulaştırma koridorları alanlarındaki işbirliğini ilerletmenin önemli olduğunu vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail'in Gazze'de barış yönünde adımlar atmamakta ısrar ettiğine dikkati çekerek, bölgedeki İsrail saldırganlığının dizginlenmesi için uluslararası toplumun güçlü bir şekilde baskı kurmasının önemli olduğunun altını çizdi. Görüşmenin ardından İngiltere Başbakanı Andy Burnham'ı da kabul eden Erdoğan, Türkiye-İngiltere ilişkilerinin her alanda güçlendiğini, savunma sanayisi ve ticaret başta olmak üzere, birçok başlıkta atılacak adımlarla işbirliğinin daha ileriye taşınacağına inandığını ifade etti. İsrail'in Gazze ve Batı Şeria'da barış istemediğini defalarca eylemleriyle ortaya koyduğunu, buna karşı uluslararası toplum baskısının önemli olduğunu vurgulayan Erdoğan, İran ve Ukrayna'da gerilimin arttığını, Hürmüz konusunda mutabakat sağlanmasıyla müzakere sürecinin yeniden sağlanabileceğini kaydetti. Erdoğan, Ukrayna konusunda bir yenişememe halinin hakim olduğunu belirterek, Karadeniz'de Türk veya yabancı ticaret gemilerinin hedef alınmasının durumu daha da karmaşıklaştırdığına işaret etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kıbrıs Türk halkının Ada'daki egemen eşitliği ve uluslararası statüsünün tanınmadığı hiçbir formülün sonuç vermeyeceğinin altını çizdi. BM Genel Merkezi'nde Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae'yi de kabul eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile Japonya'nın ikili ticaret hacmini kısa sürede dengeli bir şekilde artırma potansiyelinin bulunduğunu, enerji, altyapı ve savunma sanayisi alanlarındaki işbirliği fırsatlarını değerlendirmenin önemli olduğunu ifade etti. Türkiye'nin, bölgesinde ve dünyada barış için gayret gösterdiğini kaydeden Erdoğan, savaşların tahrip ettiği Suriye, Gazze ve Ukrayna'nın yeniden imarının da önemli olduğunu belirtti. KÖRFEZ İŞBİRLİĞİ KONSEYİ ÜYESİ ÜLKE LİDERLERİYLE TOPLANTI Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump'ın, Körfez İşbirliği Konseyi üyesi ülke liderlerinin katıldığı İran konulu toplantıya iştirak etti. ABD Başkanı Trump, Gazze konusunda önemli adımlar attıkları ve bölgedeki krizi sona erdirmek için çaba gösterdikleri sürece ilişkin konuşurken Cumhurbaşkanı Erdoğan'a dönerek, "Tam olarak bir yıl önce, birçok ülke Birleşmiş Milletlerin yan etkinlikleri kapsamında burada bir araya gelerek Gazze'deki kanlı savaşı nasıl sona erdirebileceğimizi tartışmıştık ve neredeyse aynı isimler buradaydı. Aralarında Türkiye'den gelen, tam şuradaki dostum da vardı. Kendisi sert bir adamdır. Onunla uğraşmayın. Kendisi gerçekten harika bir adamdır." ifadesini kullandı. BM Genel Merkezi'ndeki temaslarının ardından Türkevi'ne gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki ile görüştü. Türkiye ve Polonya arasındaki ticaret hacmini artıracak adımlar atmanın faydalı olacağını, savunma sanayisi başta olmak üzere birçok alanda işbirliğini ileri taşımak için çalışmalar yürütüldüğünü ifade eden Erdoğan, Türkiye olarak Rusya-Ukrayna Savaşı'nın sona ermesi için gayret gösterdiklerini, özellikle Karadeniz'deki seyrüsefer güvenliği için çalıştıklarını belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze'de barış ve huzurun hakim olması için uluslararası toplumun iki devletli çözüme desteğinin sürmesinin önemli olduğunu ifade etti. Nawrocki ile görüşmesinin ardından Erdoğan, Bangladeş Başbakanı Tarık Rahman'ı kabul etti. Türkiye ile Bangladeş arasındaki ilişkilerin daha kurumsal zemine taşınması ihtiyacından söz ederek, savunma sanayisi alanında işbirliğinin geliştirilmesi gerektiğini ve karşılıklı ticaret hacminin artırılması için adımlar atılmasının faydalı olacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bangladeş'in 1 milyonu aşkın Rohingyalı Müslümana kucak açmış olmasının takdirle karşılandığını, Türkiye olarak barınma, eğitim ve altyapı alanlarındaki insani yardımların süreceğini ifade etti. Erdoğan, Lotte NY Palace Hotel'de ABD Başkanı Donald Trump tarafından BM 81. Genel Kurulu'na katılan devlet başkanları ve eşleri onuruna verilen davete iştirak ederek ikinci günkü temaslarını tamamladı. PAŞİNYAN'I KABUL Cumhurbaşkanı Erdoğan, üçüncü günkü temaslarına Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan'ı kabul ederek başladı. Görüşmede, Türkiye ile Ermenistan arasındaki ikili ticaret ve ulaştırma alanlarındaki normalleşme sürecini desteklediklerini, ilişkilerde yakalanan olumlu ivmenin devamının önemli olduğunu belirten Erdoğan, Türkiye olarak Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki barış sürecinde karşılıklı adımlar atılmasını memnuniyetle karşıladıklarını ifade etti. Erdoğan, Ermenistan ile uluslararası organizasyonlarda gelişen işbirliğinin, normalleşme sürecine katkı sağladığını söyledi. Paşinyan'ın ardından Erdoğan'ın Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi'yi kabulünden sonra Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, "Türkiye-Irak ortak basın açıklaması"nı paylaştı. Buna göre, Türkiye ve Irak makamlarının iki ülke arasındaki stratejik ilişkileri tüm veçheleriyle ele aldıkları görüşmelerde, taraflar güvenlik alanında işbirliğini derinleştirme konusunda mutabık kaldı. Bu çerçevede Sincar'da devlet otoritesinin bütünüyle tesisi ve yasaklı yabancı silahlı unsurların varlığına son verilmesi konusunda anlaşıldı. Irak'ın bu güvenlik uygulamalarında kaydettiği ilerleme çerçevesinde, kararlaştırılan mekanizma ve zaman çizelgesi doğrultusunda, Türk kuvvetleri Başika-Zilkan yerleşkesini Irak Federal Hükümetine kademeli olarak teslim edecek. Taraflar ayrıca, ikili ticaret ve yatırım hacminin genişletilmesi, imzalanan anlaşmaların derhal uygulamaya konulması ve başta Kalkınma Yolu Projesi olmak üzere ortak stratejik projelerin hızlandırılması hususlarında görüş birliğine vardı. Türkevi'nde Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile görüşen Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, Ukrayna-Rusya Savaşı'nın kalıcı barışla neticelenmesi için Türkiye'nin elinden geleni yapmaya her zaman hazır olduğunu, doğrudan müzakerelerin canlandırılması için çalışmaların devam edeceğini belirtti. Karadeniz'deki seyrüsefer güvenliği konusunda adım atılmasının gerekli olduğunu, ticari gemilere saldırının izahının olamayacağını, taraflardan sorumlu davranış beklediklerini ifade eden Erdoğan, Türkiye-Ukrayna ilişkilerinin geliştirilmesi için de adımlar atmayı sürdüreceklerini söyledi. Erdoğan, enerji, madencilik ve savunma sanayisi başta olmak üzere birçok alanda işbirliğini artırmanın iki ülke açısından yararlı olacağını kaydetti. TÜRKİYE-ABD İŞ KONSEYİ TOPLANTISI Türkiye-ABD İş Konseyi Toplantısı'na katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "ABD ile stratejik işbirliğimiz her alanda gelişiyor. Siyasi ilişkilerimizde yakaladığımız ahengi ekonomik, ticari ilişkilerimize de yansıtmayı arzu ediyoruz." dedi. Sanayide katma değeri artırmak için hedefli ve seçici politikalar uyguladıklarını belirten Erdoğan, "Yapay zekada bize güç katacak ve dijital dönüşümü destekleyecek altyapı yatırımlarını hızlandırıyoruz. Sağlık alanında Ankara'da kurmakta olduğumuz endüstri bölgesiyle yatırımcılara güçlü teşvikler sağlıyoruz. Bölgesel potansiyelimizi harekete geçirmek için Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda kararlılıkla ilerliyoruz. Kısacası, Türkiye şoklara yalnızca tepki veren değil, şoklara direnç kazanmış, dayanıklılığa, verimliliğe ve ekonomik güvenliğe yatırım yapan bir ekonomidir." ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Amerika ile ekonomik münasebetleri yalnızca ticaret rakamları üzerinden okumanın doğru olmayacağını belirterek, "Küresel ekonomik düzenin yeniden kurgulandığı bir dönemde Türkiye ile stratejik bir ekonomik işbirliği modeline ihtiyaç olduğu kanaatindeyim." dedi. “BM GENEL SEKRETERİ İKLİM ETKİNLİĞİ” Cumhurbaşkanı Erdoğan, temasları kapsamında BM Genel Merkezi'nde düzenlenen "BM Genel Sekreteri İklim Etkinliği"ne katıldı. Bu buluşmanın, iklim değişikliğine dair aldıkları kararların uygulamaya geçtiği bir etkinlik olması için çalıştıklarını dile getiren Erdoğan, "Avustralya ile birlikte farklı coğrafyaların beklentilerini gündeme taşıyacak bir anlayışla hazırlıkları yürütüyoruz. Fiji'de düzenlenecek Pre-COP'un ve Tuvalu'daki liderler buluşmasının Pasifik ülkelerinin seslerinin duyurulmasına vesile olacağına inanıyorum." ifadesini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, COP31 kapsamında bilhassa elektrifikasyon ve sıfır atık gibi öncelikli alanlarda 2035'e giden süreçte yeni hedefler belirlediklerini ve katılımcılardan bu gündeme güçlü destek vermelerini beklediklerini anlatarak, şunları kaydetti: "İklim hedeflerimizi toplumsal ve ekonomik gerçeklerle buluşturamadığımız her öneri başarısızlığa mahkum olacaktır. Ülkelerin refahını güçlendirecek adımların kendi şartları, imkanları, kalkınma öncelikleri doğrultusunda şekillenmesi gerekiyor. Finansman ve teknolojiye erişimdeki eşitsizlikler sürerken bütün ülkelerden aynı hızla ilerlemelerini beklemek gerçekçi değildir. İklim hedefleriyle kalkınma ve refah arasında güçlü bir bağ kurabildiğimiz ölçüde adil geçişi de kalıcı hale getirebiliriz." Cumhurbaşkanı Erdoğan, "BM Genel Sekreteri İklim Etkinliği" sonrası Türkevi'nin yanında yer alan, Türklere ait bir pastanede vatandaşlarla bir araya geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın New York programının son ayağı, TASC, UID, MÜSİAD ve ABD Müslüman Kuruluşlar Konseyince düzenlenen etkinlik oldu. Programda, "Avrupa başta olmak üzere dünyanın birçok bölgesinde maalesef sorunlar yaşanıyor. Müslümanlardan entegre olmasını değil, asimile olmaları bekleniyor. Biz ise entegrasyona evet, asimilasyonun her çeşidine hayır diyoruz" ifadesini kullanan Erdoğan, ABD'deki ara seçimlerle ilgili de "Yaklaşan ara seçimlerde tüm vatandaşlarımızı demokratik haklarını kullanmaya, seslerini duyurmaya davet ediyorum. İradenizi sandığa en üst seviyede yansıtmanız çok, çok önemlidir. Birlik içinde, beraberlik içinde en önemlisi de kardeşlik içinde buradaki faaliyetlerinizi başarıyla sürdürmenizi gönülden temenni ediyorum." değerlendirmesini yaptı.
- Security24 Sept, 14:27
Filistin Devlet Başkanı: İsrail devlet terörü işliyor
Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda açıklamalarda bulundu. Filistin lideri Abbas, "İsrail devlet terörü işliyor" ifadesini kullandı.
- Economic24 Sept, 14:42
Mahmud Abbas: Filistin halkı en tehlikeli dönemini yaşıyor
Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, video konferans yoluyla BM Genel Kurulu'na hitap etti. Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, BM Genel Kurulu'na video konferansla hitap etti. Abbas'ın açıklamalarından satır başları şöyle: -Uluslararası hukuka bağlılığımızı sürdürüyoruz -Filistin heyetini engellemek BM şartına uymamak demektir -İki devletli çözümün sağlanması gerekmektedir -İsrail, Filistin'de en gerekli ihtiyaçları hedef aldı -BM'ye İsrail'in yanlış politikasını defalarca bildirdik -Filistin halkı en tehlikeli dönemini yaşıyor -Gazze Şeridi'nde halkımız, İsrail işgal güçlerinin elinde öldürme, yıkım, aç bırakma ve yerinden etme girişimlerine maruz bırakılıyor -Filistin halkı ve yönetimi işgalin sona ermesini talep ettiği için cezalandırılmamalı -Uluslararası toplum; Filistin halkını korumak, onların topraklarında varlıklarını sürdürmelerini güvence altına almak, İsrail işgaline son vermek ve uluslararası meşruiyet temelinde iki devletli çözümü hayata geçirmek için daha neyi bekliyor? -Trump'a geçen Eylül ayında Arap ve İslam ülkelerinin liderlerine verdiği, Filistin topraklarının ilhakını önleme ve yerinden edilmeyi reddetme yönündeki taahhütlerini yerine getirmesi çağrısında bulunuyoruz -Filistin devletini tanıyan ülkelere teşekkür ediyorum
- Security24 Sept, 14:27
Filistin Devlet Başkanı Abbas: İsrail devlet terörü işliyor... ‘Filistin halkı en zor günlerinde’
Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda açıklamalarda bulundu. Filistin lideri Abbas, "İsrail devlet terörü işliyor" ifadesini kullandı.
- Security24 Sept, 14:27
Filistin Devlet Başkanı Abbas: İsrail devlet terörü işliyor
Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda açıklamalarda bulundu. Filistin lideri Abbas, "İsrail devlet terörü işliyor" ifadesini kullandı. ‘Filistin halkı en zor günlerinde’
- Security24 Sept, 16:41
Mahmud Abbas BM'ye telekonferansla hitap etti: Yeni bir Nekbe (Büyük Felaket) ve katliama izin verilmemeli
Filistin heyetinin BM toplantılarına katılmasının engellenmesini reddettiklerini belirten Abbas, "Filistin halkı ve yönetimi işgalin sona ermesini talep ettiği için cezalandırılmamalı." dedi. Uluslararası hukuka ve kurumlarına başvurmanın barışçıl ve medeni bir tercih olduğunu vurgulayan Abbas, bunun barışa aykırı bir eylem olmadığını ifade etti. Abbas, Filistin heyetinin BM Genel Merkezi'ne girişinin engellenmesinin, ABD'nin ev sahibi ülke olarak yükümlülüklerinin ihlali olduğunu kaydetti. "FİLİSTİN HALKI TARİHİNİN EN TEHLİKELİ DÖNEMLERİNDEN BİRİYLE KARŞI KARŞIYA" Filistin halkının tarihinin en tehlikeli dönemlerinden biriyle karşı karşıya olduğunu dile getiren Abbas, Gazze'de İsrail saldırıları nedeniyle öldürme, yıkım, aç bırakma ve zorla yerinden etme girişimlerinin sürdüğünü söyledi. Batı Şeria'da yasa dışı yerleşimlerin genişletilmesinin ve Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırılarının İsrail ordusunun koruması altında hız kazandığını belirten Abbas, İsrail'in uygulamalarının iki devletli çözümü ortadan kaldırdığını ifade etti. Abbas, dünya liderlerine seslenerek, “Halkımıza yönelik yeni bir Nekbe (Büyük Felaket) ve katliama izin verilmemesi, ayrıca yerleşimci şiddetine müsaade edilmemesi çağrısında bulunuyoruz.” ifadelerini kullandı. ABD yönetimine yaptırım ve kısıtlamaları kaldırma, diyalog ve karşılıklı saygıya dönme çağrısı yapan Abbas, Washington'dan uluslararası toplumla birlikte uluslararası meşruiyete dayalı iki devletli çözümün uygulanması için çalışmalarını istedi. İki devletli çözümün herkes için barışı sağlayacağını belirten Abbas, bunun "Büyük İsrail"in kurulması ve Filistin halkının varlığının ortadan kaldırılması” anlayışına alternatif olduğunu söyledi. ABD Başkanı Donald Trump'ın barış planını memnuniyetle karşıladıklarını ancak sahada bu yönde herhangi bir somut gelişme görmediklerini vurgulayan Abbas, Trump'a Arap ülkelerine verdiği, Filistinlilerin zorla yerinden edilmesinin ve Filistin topraklarının ilhakının önlenmesine ilişkin sözlerini yerine getirme çağrısında bulundu. Abbas, geçiş döneminin Gazze ve Batı Şeria'nın tek bir devlet ve tek bir meşru silahlı güç altında birleşmesiyle sonuçlanması gerektiğini kaydetti. Özellikle İsrail'in "E1" yasa dışı yerleşim planının uygulanmaması uyarısında bulunan Abbas, söz konusu planın Batı Şeria'nın güneyini orta kesimlerinden ayıracağını belirtti. İsrail'in Kudüs ve Batı Şeria'daki BM binalarına yönelik saldırılarının Birleşmiş Milletler Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansının (UNRWA) görevlerini yerine getirme kapasitesini zayıflattığını söyleyen Abbas, bu saldırıların durdurulmasını istedi. İsrail hükümetinin Filistin halkına ait 6 milyar dolardan fazla parayı zorla alıkoyduğunu ifade eden Abbas, söz konusu fonların derhal serbest bırakılması çağrısında bulundu. “Halkımız toprağında kalmaya devam ediyor ve zorla yerinden edilmeyi kabul etmeyecek.” diyen Abbas, askeri işgalin, yasa dışı yerleşimlerin genişletilmesinin, ilhakın ve Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırılarının güvenlik sağlayan kalıcı bir çözüm oluşturamayacağını vurguladı. "KİMDEN GELİRSE GELSİN SİVİLLERE YÖNELİK SALDIRILARI REDDEDİYORUZ" Abbas, İsrail devletiyle yan yana yaşayacak, silahsız bir Filistin devleti istediklerini belirterek, “Herkes için güvenlik ve barış istiyoruz. Kimden gelirse gelsin sivillere yönelik saldırıları reddediyoruz ve antisemitizmle mücadele ediyoruz.” ifadelerini kullandı. Filistinli mültecilerin geri dönmesini ve başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız Filistin devletinin kurulmasını istediklerini kaydeden Abbas, Filistin devletine BM'de tam üyelik verilmesi çağrısında bulundu. BM'nin 2803 sayılı kararı almasından ve Barış Kurulu oluşturulmasından bu yana bir yıl geçtiğini ve geçiş döneminin sona ermesine sadece bir yıl kaldığını söyleyen Abbas, "Bu yüzden, bir an önce (ateşkesin) ikinci aşamasına geçilmesi çağrısında bulunuyoruz. Geçiş dönemi, Gazze ve Batı Şeria'nın tek bir devlet ve tek bir meşru güç altında birleşmesine yol açmalıdır." diye konuştu. Abbas, BM Genel Kurulu'nda daha önce de İsrail'in ihlallerinin iki devletli çözümü yok ettiği konusunda uyarıda bulunduklarını hatırlatarak, “Şimdi ise Filistin halkının varlığı tehdit edilir hale gelmiştir.” dedi. MKE PİRANA'dan Denizkurdu-I Tatbikatı'nda gövde gösterisi: Su üstü hedefi başarıyla vurdu Fon soruşturması: 1 milyar 800 milyon TL'lik 2 özel jet ve yata el konuldu
Milliyet
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Ortak aktörlercanlı
BM Genel Kurulu için New York'ta güvenlik önlemleri en üst seviyeye çıkarıldı
ABD20 olay1 gün önce - Ortak aktörcanlı
Trump administration invites Putin to attend G20 summit in Miami
Rusya2 olay1 sa önce - Ortak aktörcanlı
ABD-İran Mutabakatına Rağmen İsrail'den Lübnan'a Kanlı Saldırı: 4 Ölü
İsrail ordusu, ABD ile İran arasında sağlanan ateşkes mutabakatına ve mevcut ateşkese rağmen, Lübnan'ın güneyindeki Nebatiye kentine bağlı Meyfedun ve Şevkin beldelerinde üç aracı insansız hava aracıyla vurdu. Saldırıda dört kişi hayatını kaybetti. ABD Başkanı Donald Trump, İran'la bir ateşkes anlaşmasına varıldığını ve Hürmüz Boğazı'ndaki ablukanın sona erdiğini açıklamış, Tahran ise teklifi incelediğini bildirmişti. Buna karşın İsrail, Lübnan'ın güneyindeki 29 belde için tahliye uyarıları yaparak Beyrut'un Dahiye bölgesine hava saldırıları düzenledi. AB, Lübnan'ın ateşkes kapsamına alınması gerektiğini vurgularken BM çatışmalarda düşüş gözlendiğini belirtti. Saldırı, ABD-İran hattında ilerleyen diplomatik sürecin sahadaki kırılganlığını ortaya koyuyor. İsrail'in operasyonlarına devam etmesi, varılan mutabakatın kapsayıcılığına yönelik soru işaretlerini artırırken, Lübnan'da sivil kayıplar ve altyapı hasarı derinleşiyor. Uluslararası aktörler, kalıcı bir ateşkes için Lübnan'ın da sürece dahil edilmesi çağrısında bulunuyor.
484 olay1 sa önce - Ortak aktörcanlı
Polonya Cumhurbaşkanı açıkladı. ABD üssünün adı "Fort Trump" olacak
Mali1 olay3 gün önce - Ortak aktörcanlı
Cumhurbaşkanı Erdoğan tabanca hediye etmişti. Polonya lideri Nawrocki'den kılıç hediyesi
ABD1 olay3 gün önce - Ortak aktörcanlı
Emine Erdoğan, BM'de konuştu! Çocuklar, zihinlerine göz konulmuş hedef kitleye dönüştürüldü
Afganistan2 olay3 gün önce