ABD basını: Trump, Netanyahu’dan Suriye ve Lübnan'dan çekilmesini istedi
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
ABD gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 21 sa önce- Güvenlik14 Tem 17:51
ABD basını: Trump, Netanyahu’dan Suriye ve Lübnan'dan çekilmesini istedi
ABD Başkanı Donald Trump’ın, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’dan İsrail ordusunun Suriye ve Lübnan’daki varlığını azaltmasını istediği öne sürüldü. Axios’un ABD’li ve İsrailli yetkililere dayandırdığı haberine göre Trump, geçen perşembe Netanyahu ile yaptığı telefon görüşmesinde, İsrail askerlerinin Suriye topraklarındaki varlığının gerilimi artırdığını ve yeni bir tırmanmaya yol açabileceğini söyledi. Haberde, Trump’ın Netanyahu’ya, “Sizi orada istemiyorlar. Yeniden konuşlanmalısınız.” dediği aktarıldı. Trump’ın İsrail’in Lübnan’daki askeri varlığı konusunda da benzer bir talepte bulunduğu belirtilirken, Netanyahu’nun İsrail’in sınırları boyunca güvenlik bölgelerine ihtiyaç duyduğunu savunduğu kaydedildi. Axios’a göre telefon görüşmesi, Trump’ın Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi kapsamında Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile bir araya gelmesinden bir gün sonra gerçekleştirildi. Görüşme, Washington yönetiminin İsrail ile Suriye arasında yeni bir güvenlik düzenlemesi oluşturma yönündeki girişimlerini sürdürdüğü bir dönemde yapıldı. İSRAİL’İN SURİYE’DEKİ VARLIĞI İsrail ordusu, Suriye’de Esad yönetiminin devrilmesinin ardından iki ülke arasındaki tampon bölgeye ve çevresindeki stratejik noktalara asker konuşlandırmıştı. İsrail yönetimi, bu bölgelerdeki askeri varlığını sınır güvenliği ve silahlı gruplardan gelebilecek tehditlerle gerekçelendirirken, Şam yönetimi İsrail güçlerinin Suriye topraklarından tamamen çekilmesini istiyor. ABD yönetimi ise İsrail’in Suriye’deki askeri varlığının kalıcı hale gelmesinin, yeni Suriye yönetimiyle yürütülen diplomatik süreci zorlaştırabileceği ve bölgede yeni çatışmalara yol açabileceği görüşünde. Axios’un haberine göre Washington, bu nedenle İsrail güçlerinin geri çekilmesini ya da daha sınırlı bir bölgede yeniden konuşlandırılmasını istiyor. LÜBNAN DOSYASI Trump yönetimi son aylarda İsrail ile Lübnan arasındaki gerilimi azaltmaya yönelik girişimlerini de artırdı. ABD’nin arabuluculuğunda İsrail ile Lübnan arasında gelecekte kapsamlı bir anlaşmanın önünü açmayı amaçlayan bir çerçeve üzerinde uzlaşı sağlandı. Ancak Hizbullah’ın silahlı varlığı ve İsrail’in Lübnan topraklarındaki askeri faaliyetleri, sürecin önündeki başlıca sorunlar arasında bulunuyor. Trump daha önce de Netanyahu’ya Lübnan’da geniş çaplı askeri operasyonlardan kaçınılması ve yalnızca sınırlı, hedef odaklı saldırılar düzenlenmesi gerektiğini söylemişti. Trump’ın son talebinin, ABD yönetiminin İsrail’in bölgedeki askeri hareket alanını sınırlandırarak Suriye ve Lübnan’da diplomatik düzenlemelerin önünü açma çabasının bir parçası olduğu değerlendiriliyor.
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
In Trump meeting, Iraq PM says US troops to withdraw by Sept. 30
ABD1 olay23 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Burgenstock'ta ABD-İran Barışı İçin 60 Günlük Yol Haritası
ABD ve İran, İsviçre'nin Burgenstock beldesinde Pakistan ve Katar arabuluculuğunda gerçekleştirilen görüşmeler sonucunda, 60 gün içinde nihai barış anlaşmasına varmayı hedefleyen bir yol haritası üzerinde anlaştı. Pazar günü başlayıp Pazartesi gününe uzayan müzakereler, daha önce imzalanan İslamabad Mutabakat Zaptı çerçevesinde yürütüldü. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ve İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan'ın katıldığı açılışta tarafların barışa yönelik samimiyetine vurgu yapıldı. Arabulucuların ortak açıklamasında, teknik detayların belirlenmesinin ardından nihai anlaşmaya 60 gün içinde ulaşılmasının kararlaştırıldığı duyuruldu. Mutabakat aylardır süren çatışmaları sonlandırma potansiyeli taşırken, İsrail'in "mücadelemiz bitmedi" açıklaması, ABD'deki ara seçimler ve taraflar arasındaki derin güvensizlik ateşkesin kalıcılığını tehdit eden unsurlar olarak öne çıkıyor. Eşzamanlı olarak İran ve ABD, Hürmüz Boğazı'nda askeri çatışmaları önlemek için bir iletişim hattı kurdu. ABD ayrıca Lübnan'daki ateşkesi denetlemek üzere bir mekanizma oluşturdu. İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan'ın Pakistan ziyaretinde bölgesel güvenlik yapısı çağrısı ve İslam ülkeleri arasında birlik vurgusu, diplomatik hareketliliğin genişlediğine işaret ediyor. Uzmanlar ise barış sürecinin "bozguncu" aktörlerce sekteye uğratılabileceği uyarısında bulunuyor.
ABD47 olay2 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD Senatosu'nda 1,15 trilyon dolarlık tasarıya fren
ABD3 olay7 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Hürmüz Boğazı’nda Ateşkes Çöktü, ABD Saldırısında 14 Ölü
ABD Başkanı Donald Trump, Pakistan arabuluculuğundaki ateşkesin sona erdiğini açıklayarak İran’a yönelik yeni askeri saldırıların başlatıldığını duyurdu. ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer özgürlüğünü tehdit eden İran unsurlarını hedef aldıklarını bildirdi. Saldırılarda, İran’ın güneyindeki Hürmüzgan eyaletinde Sirik ve Bender Abbas ile Sistan ve Beluçistan’daki Çabahar ve Kunarek kentleri vuruldu. İran makamları, saldırılarda 14 kişinin öldüğünü, 78 kişinin yaralandığını açıkladı. Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitri Medvedev ise ABD’nin saldırganlığını ‘sebepsiz’ olarak nitelendirdi. Saldırılar, Pakistan’ın ev sahipliğinde 11 Temmuz’da yapılması beklenen yeni tur müzakereler öncesinde ateşkesin çökmesiyle geldi. Daha önce İran, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) denetçilerine erişim izni vermiş, ABD de İran petrolüne yönelik yaptırımları 21 Ağustos’a kadar askıya almıştı. Ancak Başkan Yardımcısı JD Vance, İran’dan doğrulanabilir ve kalıcı nükleer taahhütler beklediklerini vurguladı. Trump’ın İran lideri Hamaney’in cenaze töreniyle ilgili alaycı ifadeleri ve Tahran’ın ABD ile İsrail’e karşı adalet sözü vermesi, taraflar arasındaki güvensizliği derinleştirdi. Hürmüz Boğazı’ndaki gerilim, küresel petrol akışını tehdit ederken, bölgesel istikrarsızlığın artması endişeleri de büyüyor.
ABD35 olay6 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
UCM Yargıcı Bossa: Trump bizi teröristlerle aynı kefeye koyuyor
Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) yargıçlarından 70 yaşındaki Ugandalı Solomy Balungi Bossa, ABD’nin mahkemeye yönelik yaptırımlarını sert bir dille eleştirdi. Bossa, El País’e verdiği demeçte, eski ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin kendilerini ‘teröristler ve uyuşturucu tacirleriyle aynı şekilde gördüğünü’ ifade etti. Washington, UCM’nin ABD askerlerinin Afganistan’daki eylemleri ve İsrail’in Filistin topraklarındaki uygulamalarına ilişkin soruşturmaları nedeniyle Bossa’nın da aralarında bulunduğu mahkeme yetkililerine yaptırım uygulamıştı. Bu açıklama, uluslararası ceza adaleti ile egemen devletlerin yetki alanı arasındaki gerilimi gözler önüne seriyor. UCM, savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar konusunda evrensel yargı yetkisi iddiasında bulunurken, ABD mahkemeye taraf değil ve kendi vatandaşlarını yargılamasını kabul etmiyor. Bossa’nın sözleri, yaptırımların yalnızca hukuki bir anlaşmazlığı değil, aynı zamanda mahkeme personeline yönelik algıyı da ortaya koyduğunu gösteriyor. Uluslararası hukuk gözlemcileri, bu tür yaptırımların UCM’nin işleyişine zarar verebileceği ve mağdurların adalet arayışını baltalayabileceği uyarısında bulunuyor. Bossa’nın kişisel tanıklığı, hukukun üstünlüğü ile siyasi irade arasındaki çatışmanın insani boyutunu vurguluyor. ABAvrupa Birliği ve diğer aktörler mahkemeye desteklerini yinelerken, ABD’deki yeni yönetimin yaptırım politikasını gözden geçirip geçirmeyeceği belirsizliğini koruyor.
ABD10 olay1 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Suikast İddiaları ve 'Haritadan Silme' Tehdidiyle ABD-İran Gerilimi Tırmanıyor
ABD ile İran arasındaki gerilim, karşılıklı suikast iddiaları ve sert tehditlerle yeni bir boyuta ulaştı. ABD basını, Washington yönetiminin İran'ı İsrail'in üst düzey İranlı yetkililere, özellikle Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ve Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf'a suikast planı konusunda uyardığını bildirdi. Kısa süre sonra ise İsrail'in ABD'ye İran'ın Başkan Trump'a yönelik somut bir suikast planına dair istihbarat ilettiği ortaya çıktı. ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee, bu istihbaratın 'spesifik bir plan' olduğunu doğruladı. Trump, New York Post'a verdiği demeçte, suikastın başarılı olması halinde İran'ın 'daha önce hiç görülmemiş seviyede bombalanması' talimatını verdiğini açıkladı. İran Dışişleri Bakanlığı ise her türlü ABD saldırısına meşru müdafaa kapsamında karşılık verileceğini belirtti ve Birleşmiş Milletler'i ABD'nin uluslararası hukuk ihlallerine karşı harekete geçmeye çağırdı. Bu arada İranlı müzakereci Kalibaf, İsrail'i tanımayacaklarını ve bölgedeki 'Direniş Cephesi'ne desteğin süreceğini vurguladı. Karşılıklı suikast iddiaları, kırılgan ateşkes ve çerçeve barış anlaşması görüşmelerinin sürdüğü, Hürmüz Boğazı'nda tansiyonun yüksek olduğu bir dönemde gündeme geldi. Uzmanlar, bu gelişmelerin hem diplomatik çabaları baltalayabileceğini hem de bölgede askeri tırmanış riskini artırdığına dikkat çekiyor. Tüm tarafların söylemleri, derin güvensizliği ve hesaplı mesajlaşma stratejisini yansıtıyor.
ABD20 olay7 sa önce