ABD Senatosu'nda 1,15 trilyon dolarlık tasarıya fren
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
ABD gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 6 sa önce- Güvenlik15 Tem 06:27
ABD Senatosu'nda 1,15 trilyon dolarlık tasarıya fren
ABD Senatosundaki Demokratlar, İran'daki savaşa yönelik itirazları ve ABD Başkanı Trump'ın askeri güç gönderme kararında Kongreye danışmamasını gerekçe göstererek 1,15 trilyon dolarlık yıllık savunma yetkilendirme yasa tasarısını engelledi. ABD Senatosundaki Demokratlar, İran'daki savaşa yönelik hoşnutsuzluklarını ve ABD Başkanı Donald Trump'ın savaş bölgesine ABD kuvvetleri gönderme kararı alırken Kongreye danışmamasını gerekçe göstererek dün 1,15 trilyon dolarlık yıllık savunma politikası yasa tasarısını engelledi. Senato çoğunluk lideri ve New York Senatörü Demokrat Chuck Schumer, Senatoda yaptığı ve "hayır" oyu vereceğini duyurduğu konuşmasında, "Trump bu savaşı yetki almadan, bir strateji belirlemeden ve bir çıkış planı olmadan başlattı" ifadesini kullandı. Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası (NDAA) üzerindeki usul oylaması başarısızlıkla sonuçlandı. 100 üyeli Senatoda "evet" oyları 50 ile 46 olan "hayır" oylarından fazla olmasına rağmen tasarı, görüşmelerin ilerlemesi için gerekli olan 60 oy sınırının altında kaldı. Oylama parti çizgisine göre şekillendi. Senatonun Cumhuriyetçi çoğunluk lideri, Güney Dakota Senatörü John Thune dışındaki tüm Cumhuriyetçi senatörler tasarının ilerlemesi yönünde oy kullandı. Thune ise Senato kuralları gereği yalnızca tasarının yeniden değerlendirilmesi yönünde bir önerge sunabilmek amacıyla "hayır" oyu verdi. Silahlı Hizmetler Komisyonunun dokuz Demokrat üyesinin geçen ay komisyondaki değerlendirmede NDAA aleyhinde oy kullanmasının ardından, tasarının Senato genel kurulunda tıkanması bekleniyordu. NDAA normal şartlarda her iki partinin de güçlü desteğiyle kabul ediliyordu. Demokratlar, devasa bir Pentagon bütçesinin onaylanmasının, ABD ve İsrail'in 28 Şubat'taki hava saldırılarıyla başlayan İran savaşının onaylanması olarak algılanmasından endişe duyuyor. Oylama, tam da Trump yönetiminin çatışmadaki son tırmanış olarak tüm İran limanlarına yönelik deniz ablukasını yeniden yürürlüğe koyduğunu açıkladığı ve yeni bir saldırı dalgası başlattığı sırada yapıldı. Demokratlar aynı zamanda, Amerikalılara yönelik sosyal programlarda kesintiye gidilirken Trump yönetiminin askeri harcamaları toplamda 1,5 trilyon dolara çıkarma çabasına da karşı çıkıyor. Trump, NDAA kapsamında yetkilendirilen 1,15 trilyon doların yanı sıra, bütçe uzlaştırma süreci aracılığıyla Demokratların desteğine ihtiyaç duymadan geçebilecek 350 milyar dolarlık ek fonu da Kongreden talep etmişti. Destek çağrısında bulunan Cumhuriyetçi Thune ise Demokratları siyaseti güvenliğin önüne koymakla suçladı. Thune, "Bu tasarı, ordumuzun bugün hazır yer almasını ve yarına hazırlanmasını güvence altına almaya yardımcı olan bir tasarıdır" dedi. Bu yılki NDAA; kaç gemi, uçak ve füze sisteminin satın alınacağından asker maaşlarındaki artışlara ve jeopolitik tehditlerle nasıl mücadele edileceğine kadar her şeyi belirleyen 1,15 trilyon dolarlık eşi görülmemiş bir savunma bütçesini yetkilendiriyor. Tarihsel olarak her iki parti tarafından da "mutlaka geçmesi gereken bir yasa" olarak görülen NDAA, altmış yılı aşkın süredir her yıl yasalaşarak Kongreden kesintisiz geçen az sayıdaki büyük tasarıdan biri olma özelliğini taşıyor. Yaşanan bu aksamaya rağmen, NDAA sürecinin henüz başlarında bulunuluyor. Her yıl Temsilciler Meclisi ve Senato kendi NDAA tasarılarını kabul ediyor, ardından Silahlı Hizmetler Komisyonu müzakerecileri uzlaşı sağlanan ortak bir metin hazırlayarak bunu her iki kamara dâhilinde yeniden oylamaya sunuyor. Uzlaşılan metnin her iki kamaradan da geçmesi durumunda tasarı, yasalaşması veya veto edilmesi için Beyaz Saray'da ABD Başkanı Donald Trump'ın onayına sunulacak. DEMOKRATLARIN MUHALEFETİ Aralarında Chris Van Hollen, Bernie Sanders, Elizabeth Warren, Ed Markey, Jeff Merkley ve Peter Welch'in de yer aldığı birkaç Demokrat senatör, geçen hafta yayımladıklar ortak mektupla diğer senatörlere önlemler tartışılmadan önce NDAA tasarısının ilerletilmemesi çağrısında bulunmuştu. Senatörler, meslektaşlarını tasarıya karşı çıkmaya çağırdıkları mektupta, "Senato Demokratları olarak, Trump'ı Netanyahu'nun aşırılık yanlısı hükümetiyle ABD ilişkilerini derinleştirmeye zorlayacak oylar vermemeliyiz" ifadesine yer verdi. Oylama öncesinde sosyal medya platformu X üzerinden bir video paylaşan Van Hollen, yasanın Pentagon için "şişirilmiş bir bütçenin" önünü açacağını ve "Trump'ın İran'a karşı yürüttüğü yasadışı savaşa hiçbir sınır getirmeyeceğini" belirtti. Van Hollen ayrıca tasarıda yer alan ve "arka planda sessizce ilerleyen, çok az dikkat çekmiş olan" İsrail'e yönelik hükümlere de değindi. Van Hollen, "İsrail hükümeti ne yaparsa yapsın, Amerika Birleşik Devletleri Kongresi neden yürütme organına daha fazla istihbarat paylaşma talimatı versin?" sorusunu yöneltti. Senato Demokratlarının bu girişimleri, kasım ayındaki ara seçimler öncesinde İsrail'e yönelik desteğin ciddi şekilde gerilediği Demokrat Parti içindeki daha geniş bir eksen kaymasını yansıtıyor. Haziran ayında yapılan bir Reuters/Ipsos anketine göre, Demokratlar arasında İsrail'i olumlu görme oranı 2018 yılındaki yüzde 59 seviyesinden, mayıs ayında yüzde 22'ye geriledi.
- Güvenlik15 Tem 07:55
ABD’de 1,15 trilyon dolarlık savunma tasarısı kilitlendi
ABD Senatosu’ndaki Demokratlar, İran savaşına ve Kongre’ye danışılmamasına tepki göstererek 1,15 trilyon dolarlık savunma yasa tasarısını durdurdu. Tasarı 50’ye 46 destek bulsa da ilerlemek için gereken 60 oya ulaşamadı.
- Güvenlik15 Tem 08:19
İran savaşı ABD Senatosu’nda bütçe krizine dönüştü: Savunma tasarısı engellendi
ABD Senatosundaki Demokratlar, Donald Trump yönetiminin İran’a yönelik askeri operasyonlarını protesto ederek 1,15 trilyon dolarlık savunma yetkilendirme tasarısının görüşülmesini engelledi. Demokratlar, savaşın sona erdirilmesine yönelik sınırlamalar getirilmeden Pentagon bütçesindeki büyük artışa destek vermeyeceklerini açıkladı.
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
Hürmüz Boğazı’nda Ateşkes Çöktü, ABD Saldırısında 14 Ölü
ABD Başkanı Donald Trump, Pakistan arabuluculuğundaki ateşkesin sona erdiğini açıklayarak İran’a yönelik yeni askeri saldırıların başlatıldığını duyurdu. ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer özgürlüğünü tehdit eden İran unsurlarını hedef aldıklarını bildirdi. Saldırılarda, İran’ın güneyindeki Hürmüzgan eyaletinde Sirik ve Bender Abbas ile Sistan ve Beluçistan’daki Çabahar ve Kunarek kentleri vuruldu. İran makamları, saldırılarda 14 kişinin öldüğünü, 78 kişinin yaralandığını açıkladı. Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitri Medvedev ise ABD’nin saldırganlığını ‘sebepsiz’ olarak nitelendirdi. Saldırılar, Pakistan’ın ev sahipliğinde 11 Temmuz’da yapılması beklenen yeni tur müzakereler öncesinde ateşkesin çökmesiyle geldi. Daha önce İran, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) denetçilerine erişim izni vermiş, ABD de İran petrolüne yönelik yaptırımları 21 Ağustos’a kadar askıya almıştı. Ancak Başkan Yardımcısı JD Vance, İran’dan doğrulanabilir ve kalıcı nükleer taahhütler beklediklerini vurguladı. Trump’ın İran lideri Hamaney’in cenaze töreniyle ilgili alaycı ifadeleri ve Tahran’ın ABD ile İsrail’e karşı adalet sözü vermesi, taraflar arasındaki güvensizliği derinleştirdi. Hürmüz Boğazı’ndaki gerilim, küresel petrol akışını tehdit ederken, bölgesel istikrarsızlığın artması endişeleri de büyüyor.
ABD35 olay5 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD'li Temsilci, Pentagon'a 350 milyar dolarlık ek bütçeyi, 'komünizmle mücadele' söylemiyle savundu
ABD1 olay6 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD-İran Gayri Resmi Mutabakatının Çöküşü Hürmüz Boğazı'nda Savaşa Yol Açtı
ABD ile İran arasında Hürmüz Boğazı'nın yönetimine dair varılan gayri resmi mutabakat fiilen sona erdi. Boğazın geçici yönetiminde yaşanan anlaşmazlık, iki tarafı yeniden açık savaşın eşiğine getirdi. Bu tırmanışın, tarafları nihai müzakereye zorlayacak temel gerçeklikleri değiştirmesi pek olası görünmüyor. Uzmanlar, yeni bir çatışma dalgasının stratejik dengeleri dönüştüremeyeceğini ve diplomatik çözüm dışında kalıcı bir seçenek bulunmadığını vurguluyor. Trump yönetimi döneminde şekillenen bu kırılgan durum, ABD'yi riskli bir çatışma zeminine taşırken, bölgesel istikrar ve küresel enerji geçiş yollarının güvenliği açısından kaygıları artırıyor.
ABD2 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Burgenstock'ta ABD-İran Barışı İçin 60 Günlük Yol Haritası
ABD ve İran, İsviçre'nin Burgenstock beldesinde Pakistan ve Katar arabuluculuğunda gerçekleştirilen görüşmeler sonucunda, 60 gün içinde nihai barış anlaşmasına varmayı hedefleyen bir yol haritası üzerinde anlaştı. Pazar günü başlayıp Pazartesi gününe uzayan müzakereler, daha önce imzalanan İslamabad Mutabakat Zaptı çerçevesinde yürütüldü. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ve İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan'ın katıldığı açılışta tarafların barışa yönelik samimiyetine vurgu yapıldı. Arabulucuların ortak açıklamasında, teknik detayların belirlenmesinin ardından nihai anlaşmaya 60 gün içinde ulaşılmasının kararlaştırıldığı duyuruldu. Mutabakat aylardır süren çatışmaları sonlandırma potansiyeli taşırken, İsrail'in "mücadelemiz bitmedi" açıklaması, ABD'deki ara seçimler ve taraflar arasındaki derin güvensizlik ateşkesin kalıcılığını tehdit eden unsurlar olarak öne çıkıyor. Eşzamanlı olarak İran ve ABD, Hürmüz Boğazı'nda askeri çatışmaları önlemek için bir iletişim hattı kurdu. ABD ayrıca Lübnan'daki ateşkesi denetlemek üzere bir mekanizma oluşturdu. İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan'ın Pakistan ziyaretinde bölgesel güvenlik yapısı çağrısı ve İslam ülkeleri arasında birlik vurgusu, diplomatik hareketliliğin genişlediğine işaret ediyor. Uzmanlar ise barış sürecinin "bozguncu" aktörlerce sekteye uğratılabileceği uyarısında bulunuyor.
ABD47 olay1 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Suikast İddiaları ve 'Haritadan Silme' Tehdidiyle ABD-İran Gerilimi Tırmanıyor
ABD ile İran arasındaki gerilim, karşılıklı suikast iddiaları ve sert tehditlerle yeni bir boyuta ulaştı. ABD basını, Washington yönetiminin İran'ı İsrail'in üst düzey İranlı yetkililere, özellikle Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ve Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf'a suikast planı konusunda uyardığını bildirdi. Kısa süre sonra ise İsrail'in ABD'ye İran'ın Başkan Trump'a yönelik somut bir suikast planına dair istihbarat ilettiği ortaya çıktı. ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee, bu istihbaratın 'spesifik bir plan' olduğunu doğruladı. Trump, New York Post'a verdiği demeçte, suikastın başarılı olması halinde İran'ın 'daha önce hiç görülmemiş seviyede bombalanması' talimatını verdiğini açıkladı. İran Dışişleri Bakanlığı ise her türlü ABD saldırısına meşru müdafaa kapsamında karşılık verileceğini belirtti ve Birleşmiş Milletler'i ABD'nin uluslararası hukuk ihlallerine karşı harekete geçmeye çağırdı. Bu arada İranlı müzakereci Kalibaf, İsrail'i tanımayacaklarını ve bölgedeki 'Direniş Cephesi'ne desteğin süreceğini vurguladı. Karşılıklı suikast iddiaları, kırılgan ateşkes ve çerçeve barış anlaşması görüşmelerinin sürdüğü, Hürmüz Boğazı'nda tansiyonun yüksek olduğu bir dönemde gündeme geldi. Uzmanlar, bu gelişmelerin hem diplomatik çabaları baltalayabileceğini hem de bölgede askeri tırmanış riskini artırdığına dikkat çekiyor. Tüm tarafların söylemleri, derin güvensizliği ve hesaplı mesajlaşma stratejisini yansıtıyor.
ABD20 olay6 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD basını: Trump, Netanyahu’dan Suriye ve Lübnan'dan çekilmesini istedi
ABD1 olay20 sa önce