İranlı Yetkili: ABD, İsrail Karşıtı Duruşları Yüzünden İran ve Güney Afrika'yı Cezalandırıyor
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı, Washington'ın İsrail'e yönelik tutumları nedeniyle hem İran'ı hem de Güney Afrika'yı hedef aldığını öne sürdü. Yetkili, ABD'nin İran'ı terörizmin devlet sponsoru olarak tanımlaması gibi, Güney Afrika hakkında da beyaz soykırımı iddialarını kasıtlı olarak yaydığını savundu. Bu açıklama, Güney Afrika'nın İsrail aleyhine Uluslararası Adalet Divanı'nda soykırım davası açmasının ardından ABD ile yaşadığı gerilimin arttığı bir dönemde geldi. İranlı yetkiliye göre, ABD'nin her iki ülkeye yönelik baskısı, İsrail politikalarına karşı çıkmalarının doğrudan bir sonucu. Uzun yıllardır terör listesinde bulunan İran'ın yanı sıra, Güney Afrika'nın da benzer bir muameleyle karşı karşıya olduğu iddia edildi. ABD'li bazı çevreler, Güney Afrika'daki toprak reformu ve çiftlik saldırılarını 'beyaz soykırımı' olarak nitelendirirken, Pretoria yönetimi bunu reddediyor. Bu söylem, İsrail'e yönelik eleştirilerin küresel ölçekte yoğunlaştığı ve Batılı ülkelerin bu eleştirilere yaklaşımının tartışıldığı bir ortamda, diplomatik kutuplaşmanın derinleşebileceğine işaret ediyor. İran'ın, kendi deneyimini Güney Afrika'nınkiyle birleştirerek ABD'yi suçlaması, gelişmekte olan ülkeler arasında ortak bir mağduriyet söyleminin güçlenmesine katkıda bulunabilir.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
ABD gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 3 sa önce- Güvenlik24 Haz 08:54
Iran and South Africa paying price for Israel stance, says Iranian official
Washington is driving false claims of a white genocide against South Africa because of its stance against Israel, just as it designated Iran a state sponsor of terrorism, Iran’s deputy foreign minister has said.
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
İran, UAEA teftişlerini ABD ile anlaşma şartına bağladı
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) müfettişlerinin ülkeye yapacağı ziyareti, ABD ile varılacak nihai bir anlaşmanın tamamlayıcı unsuru olarak değerlendireceklerini bildirdi. Açıklama, İran’ın nükleer programının denetimini doğrudan siyasi müzakere sürecine endekslediğini ortaya koyuyor. Bu tutum, Tahran yönetiminin teknik iş birliğini diplomatik kazanımlarla eş zamanlı yürütme stratejisini yansıtıyor. Garibabadi’nin ifadeleri, İran’ın kapsamlı bir mutabakat olmadan nükleer faaliyetlerine ilişkin şeffaflık adımlarını sınırlı tutabileceği sinyalini veriyor. Gelişme, iki ülke arasında dolaylı görüşmelerin sürdüğü bir dönemde, denetim mekanizmalarının müzakere kozu olarak kullanılma ihtimalini gündeme taşıyor. Uluslararası toplum, İran’ın nükleer programının barışçıl niteliğini doğrulamak için UAEA denetimlerini kritik görüyor. Denetimlerin askıya alınması veya koşullara bağlanması, Tahran’ın uranyum zenginleştirme kapasitesindeki ilerlemelerle birleştiğinde, mevcut diplomatik çabaları daha da karmaşık hale getirebilir. Açıklama, nükleer anlaşmanın restorasyonu veya yeni bir çerçeve için belirleyici olması beklenen önümüzdeki haftalarda taraflar arasındaki güven bunalımının sürdüğüne işaret ediyor.
ABD1 olay1 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD ve İran Pakistan Arabuluculuğunda Barış Görüşmeleri Çerçevesinde Anlaştı
ABD ve İran, aylar süren yoğun arka kanal diplomasisinin ardından barış görüşmeleri için bir çerçeve üzerinde anlaşmaya vardı. Pakistan'ın arabuluculuğunda ve bölge ülkelerinin desteğiyle gerçekleşen müzakereler sonucunda ortaya çıkan geçici anlaşmanın ayrıntıları henüz kamuoyuna açıklanmadı. Anlaşmanın 60 günlük bir süreyi kapsadığı belirtiliyor. Bu gelişme, uzun süredir devam eden ve ABD'nin kaybettiği bir savaş olarak nitelendirilen çatışmaların sona erdirilmesi yönündeki beklentileri artırdı. Taraflar arasında güven tesis edilmesi ve kalıcı bir barışın sağlanması için önümüzdeki dönem kritik önem taşıyor. Pakistan'ın öncülük ettiği arabuluculuk çabaları ve bölgesel iş birliği, çatışmanın diplomatik yollarla çözümüne yönelik uluslararası bir iradenin varlığına işaret ediyor. 60 günlük sürecin nasıl işleyeceği ve müzakerelerin hangi aşamalardan geçeceği ise ilerleyen günlerde netlik kazanacak.
ABD17 olay18 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD-İran Çerçeve Anlaşması 300 Milyar Dolarlık Fon İçeriyor
Reuters'a bilgi veren bir kaynağa göre, ABD-İran çerçeve anlaşması İran'a yatırımı tetiklemek üzere 300 milyar dolarlık özel bir fonun kurulmasını öngörüyor ve bu tutarın yarısından fazlası için şimdiden taahhüt alınmış durumda. Dubai çıkışlı haber, fonun nihai anlaşmanın tamamlanması için her iki tarafa da ekonomik teşvik sağlama amacı taşıdığını belirtiyor. Bu açıklama, İran'ın nükleer programına ilişkin müzakerelerin ekonomik boyutuna ışık tutuyor. Söz konusu fon, yaptırımların kalkması hâlinde İran'ın küresel ekonomiyle yeniden bütünleşmesini hızlandırabilecek büyüklükte. Henüz resmî olarak doğrulanmayan bilgi, tarafların anlaşmaya yönelik taahhütlerini somutlaştırma çabası olarak değerlendiriliyor ve önümüzdeki dönemdeki diplomatik sürecin seyri açısından önem taşıyor.
ABD12 olay17 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD-İran Geçici Anlaşması Cuma İmzalanıyor, Trump'tan Netanyahu'ya Sert Uyarı
ABD ile İran, 19 Haziran Cuma günü İsviçre'de geçici bir anlaşma imzalamaya hazırlanıyor. 14 maddelik mutabakat zaptı, iki aylık ateşkesin uzatılmasını ve İran'ın nükleer programına ilişkin kapsamlı müzakerelerin başlamasını öngörüyor. ABD Başkanı Donald Trump, anlaşmayı 'başarılı' olarak nitelendirirken İran'ın asla nükleer silah sahibi olamayacağını vurguladı. Her iki taraf da anlaşmadan zaferle çıktığını iddia ediyor. Washington, İran'ın zenginleştirilmiş uranyumunun elden çıkarılmasını talep ederken Tahran'dan henüz resmî bir açıklama gelmedi. Analistler bu adımı nihaî bir çözümden ziyade sıkı denetimli bir müzakere sürecinin başlangıcı olarak değerlendiriyor. Trump ise anlaşmanın imzalanmaması durumunda savaşın yeniden başlayacağı uyarısında bulunarak masada sert gücü elden bırakmadığını gösterdi. Aynı gün Trump'ın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya yönelik 'biraz aklını başına alması gerektiği' çıkışı dikkat çekti. İsrail basını, Netanyahu'nun bakanlarına Trump'ı şahsen eleştirmemeleri talimatı verdiğini yazdı. Bu söylemler, müttefik iki ülke arasında İran'a yaklaşım konusundaki gerilimin su yüzüne çıktığına işaret ediyor.
ABD14 olay36 dk önce - Aynı ülke gündemicanlı
Pew araştırması: Trump'a ve ABD'ye küresel güven azalıyor
Washington merkezli Pew Araştırma Merkezi'nin 36 ülkede 42 bin 151 yetişkinle yaptığı ankete göre, ABD Başkanı Donald Trump'ın liderliğine duyulan küresel güven düşük seyrederken, ülkenin güvenilir bir ortak olduğu algısı da gerilemeye devam ediyor. Şubat-Mayıs 2026 dönemini kapsayan saha çalışması, Çin ile jeopolitik rekabetin yoğunlaştığı bir döneme denk geldi. Anket sonuçları, ABD'nin uluslararası alandaki imajının Trump yönetimi altında aşındığını ortaya koyuyor. Katılımcıların büyük bölümü ABD'yi istikrarlı ve öngörülebilir bir müttefik olarak görmekte zorlanırken, bu durumun özellikle Asya-Pasifik ve Avrupa'daki geleneksel ortaklar nezdinde belirginleştiği değerlendiriliyor. Küresel güvendeki bu erozyon, çok kutuplu dünya düzeninde ittifak ilişkilerini yeniden şekillendirebilecek bir dinamik olarak öne çıkıyor. ABD'nin liderlik algısındaki düşüş, Çin ve Rusya gibi rakip güçlerin etki alanlarını genişletme çabalarıyla birleştiğinde, uluslararası kurumlar ve işbirlikleri üzerindeki baskıyı artırma potansiyeli taşıyor.
ABD1 olay6 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Trump: 'Ben Olmasam İsrail Yok Olurdu', Gücüm Sınırsız
ABD Başkanı Donald Trump, Axios Show programında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve İran hakkında çarpıcı ifadeler kullandı. Trump, İran'a yönelik savaşın ardından gücünün sınırı olmadığını fark ettiğini söylerken, yakında yayımlanacak bir kitaba atıfla kendisini tarihteki en güçlü liderler arasında konumlandıran bir güç anlayışı geliştirdiği belirtildi. 'Ben olmasam yok olurlardı' sözleriyle Netanyahu'yu işaret eden Trump, ABD-İsrail ilişkilerindeki kişisel boyutu öne çıkardı. Bu ifadeler, iki lider arasındaki gerilimin yanı sıra Trump'ın başkanlık yetkilerine dair giderek iddialılaşan yorumlarını gün yüzüne çıkarıyor ve Orta Doğu'da diplomatik dengelerin liderler arası dinamiklerle şekillenebileceğine işaret ediyor.
ABD7 olay8 sa önce