Pew araştırması: Trump'a ve ABD'ye küresel güven azalıyor
Washington merkezli Pew Araştırma Merkezi'nin 36 ülkede 42 bin 151 yetişkinle yaptığı ankete göre, ABD Başkanı Donald Trump'ın liderliğine duyulan küresel güven düşük seyrederken, ülkenin güvenilir bir ortak olduğu algısı da gerilemeye devam ediyor. Şubat-Mayıs 2026 dönemini kapsayan saha çalışması, Çin ile jeopolitik rekabetin yoğunlaştığı bir döneme denk geldi. Anket sonuçları, ABD'nin uluslararası alandaki imajının Trump yönetimi altında aşındığını ortaya koyuyor. Katılımcıların büyük bölümü ABD'yi istikrarlı ve öngörülebilir bir müttefik olarak görmekte zorlanırken, bu durumun özellikle Asya-Pasifik ve Avrupa'daki geleneksel ortaklar nezdinde belirginleştiği değerlendiriliyor. Küresel güvendeki bu erozyon, çok kutuplu dünya düzeninde ittifak ilişkilerini yeniden şekillendirebilecek bir dinamik olarak öne çıkıyor. ABD'nin liderlik algısındaki düşüş, Çin ve Rusya gibi rakip güçlerin etki alanlarını genişletme çabalarıyla birleştiğinde, uluslararası kurumlar ve işbirlikleri üzerindeki baskıyı artırma potansiyeli taşıyor.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
ABD gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 1 sa önce- Güvenlik24 Haz 06:00
New poll shows eroding global trust in Trump and America
Global confidence in US President Donald Trump’s leadership remains low around the world, while views of his country as a reliable partner continue to decline, a new survey from the Washington-based Pew Research Centre showed on Tuesday. The survey of 42,151 adults across 36 countries was conducted between February and May 2026, a period marked by geopolitical competition with China and the US-Israeli military conflict with Iran that began in late February. On average, just 23 per cent of adults...
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
Trump'ın TPS Kararı ABD'de Hemşire ve Hastaları Mağdur Etti
Trump yönetiminin Geçici Koruma Statüsü'nü (TPS) sona erdirme kararı, ABD sağlık sisteminde kritik roller üstlenen göçmen çalışanları belirsizliğe sürükledi. The Guardian'ın haberine göre, bu politika değişikliği özellikle hemşireler gibi hayati pozisyonlardaki kişileri sınır dışı riskiyle karşı karşıya bırakırken, zaten kırılgan olan sağlık sisteminde personel açığını derinleştirme tehlikesi taşıyor. Dolores Jacoby'nin hikayesi üzerinden aktarılan haberde, lösemi teşhisi konulan bir hastanın tedavi sürecinde yaşadığı zorluklar, göçmen karşıtı politikaların insani boyutunu gözler önüne seriyor. Trump yönetiminin göçmenlere yönelik sertleşen tutumu, sadece doğrudan etkilenenleri değil, bakım hizmetine erişen Amerikalıları da olumsuz etkiliyor. Sağlık sektöründe halihazırda yaşanan iş gücü sıkıntısı, TPS statüsünün kaybıyla birlikte daha da kötüleşebilir. Uzmanlar, bu tür kısıtlamaların ülke genelinde hasta bakım kalitesini düşürebileceği ve özellikle kırsal ile yetersiz hizmet alan bölgelerde sağlık hizmetlerine erişimi daha da zorlaştırabileceği uyarısında bulunuyor.
ABD3 olay1 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD-İran Geçici Anlaşması Cuma İmzalanıyor, Trump'tan Netanyahu'ya Sert Uyarı
ABD ile İran, 19 Haziran Cuma günü İsviçre'de geçici bir anlaşma imzalamaya hazırlanıyor. 14 maddelik mutabakat zaptı, iki aylık ateşkesin uzatılmasını ve İran'ın nükleer programına ilişkin kapsamlı müzakerelerin başlamasını öngörüyor. ABD Başkanı Donald Trump, anlaşmayı 'başarılı' olarak nitelendirirken İran'ın asla nükleer silah sahibi olamayacağını vurguladı. Her iki taraf da anlaşmadan zaferle çıktığını iddia ediyor. Washington, İran'ın zenginleştirilmiş uranyumunun elden çıkarılmasını talep ederken Tahran'dan henüz resmî bir açıklama gelmedi. Analistler bu adımı nihaî bir çözümden ziyade sıkı denetimli bir müzakere sürecinin başlangıcı olarak değerlendiriyor. Trump ise anlaşmanın imzalanmaması durumunda savaşın yeniden başlayacağı uyarısında bulunarak masada sert gücü elden bırakmadığını gösterdi. Aynı gün Trump'ın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya yönelik 'biraz aklını başına alması gerektiği' çıkışı dikkat çekti. İsrail basını, Netanyahu'nun bakanlarına Trump'ı şahsen eleştirmemeleri talimatı verdiğini yazdı. Bu söylemler, müttefik iki ülke arasında İran'a yaklaşım konusundaki gerilimin su yüzüne çıktığına işaret ediyor.
ABD12 olay22 dk önce - Aynı ülke gündemicanlı
Trump: 'Ben Olmasam İsrail Yok Olurdu', Gücüm Sınırsız
ABD Başkanı Donald Trump, Axios Show programında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve İran hakkında çarpıcı ifadeler kullandı. Trump, İran'a yönelik savaşın ardından gücünün sınırı olmadığını fark ettiğini söylerken, yakında yayımlanacak bir kitaba atıfla kendisini tarihteki en güçlü liderler arasında konumlandıran bir güç anlayışı geliştirdiği belirtildi. 'Ben olmasam yok olurlardı' sözleriyle Netanyahu'yu işaret eden Trump, ABD-İsrail ilişkilerindeki kişisel boyutu öne çıkardı. Bu ifadeler, iki lider arasındaki gerilimin yanı sıra Trump'ın başkanlık yetkilerine dair giderek iddialılaşan yorumlarını gün yüzüne çıkarıyor ve Orta Doğu'da diplomatik dengelerin liderler arası dinamiklerle şekillenebileceğine işaret ediyor.
ABD7 olay3 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
F-35 Filosu 1300'ü Aştı: ABD Envanterinde 832 Uçak
ABD Kongresi’nde yeni nesil savaş uçağı F-35 programına ilişkin düzenlenen oturumda, dünya genelinde operasyonel F-35 sayısının 1300’ü geçtiği açıklandı. Bu uçaklardan 832’si ABD Silahlı Kuvvetleri envanterinde bulunuyor. Geri kalanlar ise program ortağı ve yabancı askeri satış müşterisi ülkelere teslim edilmiş durumda. F-35’in ulaştığı bu sayı, programın üretim ve idame hedeflerine ilerlediğini gösteriyor. ABD ve müttefiklerinin hava kuvvetlerinde beşinci nesil savaş yeteneğinin giderek yaygınlaştığına işaret eden veri, aynı zamanda küresel askeri dengeler açısından da izlenen bir ölçüt niteliğinde. Toplantıda, uçakların operasyonel kabiliyetleri, modernizasyon takvimi ve tedarik zinciri dayanıklılığı gibi başlıkların da ele alındığı bildirildi. F-35 programı, savunma sanayii iş birlikleri ve transatlantik güvenlik bağlarının somut bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
ABD3 olay9 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD ve İran Pakistan Arabuluculuğunda Barış Görüşmeleri Çerçevesinde Anlaştı
ABD ve İran, aylar süren yoğun arka kanal diplomasisinin ardından barış görüşmeleri için bir çerçeve üzerinde anlaşmaya vardı. Pakistan'ın arabuluculuğunda ve bölge ülkelerinin desteğiyle gerçekleşen müzakereler sonucunda ortaya çıkan geçici anlaşmanın ayrıntıları henüz kamuoyuna açıklanmadı. Anlaşmanın 60 günlük bir süreyi kapsadığı belirtiliyor. Bu gelişme, uzun süredir devam eden ve ABD'nin kaybettiği bir savaş olarak nitelendirilen çatışmaların sona erdirilmesi yönündeki beklentileri artırdı. Taraflar arasında güven tesis edilmesi ve kalıcı bir barışın sağlanması için önümüzdeki dönem kritik önem taşıyor. Pakistan'ın öncülük ettiği arabuluculuk çabaları ve bölgesel iş birliği, çatışmanın diplomatik yollarla çözümüne yönelik uluslararası bir iradenin varlığına işaret ediyor. 60 günlük sürecin nasıl işleyeceği ve müzakerelerin hangi aşamalardan geçeceği ise ilerleyen günlerde netlik kazanacak.
ABD17 olay13 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Trump, Pompa Fiyatlarını İndirmeyen Petrol Şirketlerine Soruşturma Talimatı Verdi
ABD Başkanı Donald Trump, ham petrol maliyetlerindeki gerilemeye rağmen akaryakıt pompa fiyatlarında gerekli indirimi yapmamakla eleştirilen petrol şirketlerine yönelik soruşturma başlatılması için Adalet Bakanlığına talimat verdi. Trump çarşamba günü erken saatlerde yaptığı açıklamada, düşen ham petrol maliyetlerinin tüketiciye yansıtılmamasını 'kabul edilemez' olarak nitelendirdi. Soruşturma talimatı, ABD'de son dönemde düşen petrol fiyatlarının benzin ve motorin perakende satış fiyatlarına yeterince yansımadığı yönündeki kamuoyu şikayetlerini takip ediyor. Yönetim, petrol endüstrisindeki fiyatlama davranışlarının rekabet ihlali veya haksız kazanç içerip içermediğini mercek altına almayı planlıyor. Bu adım, enerji piyasalarındaki dalgalanmaların tüketici fiyatlarına etkisi ve devletin piyasa düzenleyici rolü tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Ham petrol arzındaki bolluğa karşın rafineri marjlarının yüksek kalması, sektörün yoğunlaşma eğilimi ve fiyat geçişkenliğindeki asimetriler, Washington'da hem Demokrat hem Cumhuriyetçi çevrelerin dikkatini çekiyor. Soruşturmanın kapsamı ve olası yaptırımlar henüz netleşmiş değil.
ABD1 olay1 sa önce