Trump: 'Ben Olmasam İsrail Yok Olurdu', Gücüm Sınırsız
ABD Başkanı Donald Trump, Axios Show programında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve İran hakkında çarpıcı ifadeler kullandı. Trump, İran'a yönelik savaşın ardından gücünün sınırı olmadığını fark ettiğini söylerken, yakında yayımlanacak bir kitaba atıfla kendisini tarihteki en güçlü liderler arasında konumlandıran bir güç anlayışı geliştirdiği belirtildi. 'Ben olmasam yok olurlardı' sözleriyle Netanyahu'yu işaret eden Trump, ABD-İsrail ilişkilerindeki kişisel boyutu öne çıkardı. Bu ifadeler, iki lider arasındaki gerilimin yanı sıra Trump'ın başkanlık yetkilerine dair giderek iddialılaşan yorumlarını gün yüzüne çıkarıyor ve Orta Doğu'da diplomatik dengelerin liderler arası dinamiklerle şekillenebileceğine işaret ediyor.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
ABD gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 26 Haz- Güvenlik19 Haz 10:36
ABD-İsrail gerilimi büyüyor mu? Trump bir kez daha Netanyahu'yu işaret etti: Ben olmasam yok olurlardı
ABD Başkanı Donald Trump, Axios Show programında İran ve İsrail Başbakanı Netanyahu hakkında dikkat çeken ifadeler kullandı. ‘GÜCÜMÜN BİR SINIRI YOK’ Trump, İran’a yönelik savaşın ardından ‘gücünde hiçbir sınır olmadığını’ fark ettiğini söyledi. Yakında yayımlanacak bir kitaba atıfla, Trump’ın kendisini tarihteki en güçlü liderler arasında konumlandıran daha iddialı bir güç anlayışı geliştirdiği ifade edildi. ‘G7 LİDERLERİ BENİ ‘PATRON’ OLARAK GÖRÜYOR Axios’un aktardığına göre Trump, G7 liderlerinin kendisini ‘patron’ olarak gördüğünü, İsrail’in ise kendisine ‘büyük saygı duyduğunu’ ve yönlendirmelerine uyduğunu belirtti. Habere göre, The New York Times muhabirleri Maggie Haberman ve Jonathan Swan’ın yakında yayımlanacak ‘Regime Change’ adlı kitabında, Trump’ın Attila, Cengiz Han, Napolyon, Stalin, Mao ve Hitler gibi tarihsel figürlerle kıyaslandığı bir belgeyi incelediği ve bu figürlerin ‘kendi başkanlık gücünün gerisinde kaldığını’ savunduğu iddia edildi. Axios’un haberinde, Trump’ın Büyük İskender, Sezar ve William the Conqueror gibi tarihsel liderleri değerlendirirken ‘uçak ve modern ulaşım imkanlarının olmamasının’ onların gücünü sınırladığını söylediği aktarıldı. ÇİN VE HİNDİSTAN LİDERLERİNE ÖVGÜ Habere göre Trump, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ve Hindistan Başbakanı Modi’yi en çok saygı duyduğu liderler arasında sayarken, Xi’yi ‘tam bir iş insanı’, Modi’yi ise ‘çok sert biri’ olarak tanımladı. Axios, Trump’ın Rusya Devlet Başkanı Putin’in G7’den dışlanmasını eleştirdiğini ve Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un Versailles’da kendisine verdiği yemeği ‘imparatorluk sahnesi’ olarak nitelendirdiğini bildirdi. Haberde ayrıca Trump’ın İsrail ile ilgili olarak, ‘İsrail’in varlığının kendi politikaları sayesinde sürdüğünü’ öne sürdüğü ve İsrail Başbakanı Netanyahu ile ilişkisini ‘iyi ancak kontrollü’ olarak tanımladığı ifade edildi. ‘BEN OLMASAYDIM İSRAİL BUGÜN YOK OLURDU’ Trump, “Ben olmasaydın, İsrail bugün yok olurdu. Netanyahu’yu dengede tutmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı. Axios’a göre Trump, İran’la ilgili sürecin ekonomik etkilerine dikkat çekerek savaşın genişlemesinin küresel bir ekonomik krize yol açabileceğini, petrol fiyatlarındaki düşüş ve borsa yükselişini ise aldığı kararların doğruluğuna işaret olarak sundu. Haberde, Trump’ın ABD ekonomisinin sınırlayıcı bir unsur olduğunu kabul ettiği ve ‘büyük buhranla özdeşleşmek istemediğini’ söylediği de yer aldı. GREAT MAN BELGESİ ‘SAHTE TARİHÇİ’YE AİT ÇIKTI Axios’un aktardığına göre Trump, Truth Social’da paylaştığı ve ‘Great Man’ olarak adlandırılan belgede, tarih boyunca birçok lideri geride bıraktığını savunan bir değerlendirmeye yer verdi. Belgenin yazarının ise resmi bir tarihçi değil, golfçü Gary Player’ın uzun süredir yakın çevresinde bulunan bir isim olduğu öne sürüldü. Belgenin sonuç bölümünde, Trump’ın küresel ölçekte güç kullanma kapasitesinin onu ‘dünya tarihinde yaşamış en güçlü insan’ yaptığı iddia edildi. NE OLMUŞTU? The Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin konuya yakın kaynaklara dayandırdığı haberinde, Trump ile Netanyahu'nun sık sık yaptığı görüşmelerin artık dostane olmadığı ve Trump'ın ABD ekonomisini zorlayan ABD-İsrail/İran Savaşı'na son vermeye çalışırken kendisini bu savaşa iten Netanyahu'ya sert sözler sarf ettiği öne sürüldü. Trump'ın Lübnan konusunda son zamanlarda yaptığı bir telefon görüşmesinde, Netanyahu'ya "Neden binaları havaya uçuruyorsunuz? Binaları havaya uçurmayı bırakın." dediği aktarılan haberde, bir başka görüşmede ise Trump'ın savaşın tetiklediği küresel ekonomik gerilemenin kendisini 1930'lardaki Büyük Buhran ve Herbert Hoover ile ilişkilendirebileceğinden şikayet ettiği belirtildi. Haberde açıklamalarına yer verilen bir kaynak, mutabakat öncesi nükleer silahlarla ilgili hükümler hakkında yapılan bir görüşmede Netanyahu'nun Trump'a "Donald, bunu nasıl doğrulayacaksın?" sorusunu sorduğunu ve diğer görüşmelerde de geçmişteki olaylara dayanarak İranlılara güvenilmemesi gerektiğini söylediğini iddia etti. Üst düzey bir yönetim yetkilisi de görüşmelerde Netanyahu'nun daha fazla askeri harekat yapılması yönünde ısrarcı olduğunu ve Trump'ın ise bu durumdan bıktığını belirterek "Bibi (Netanyahu), başkana neden bir şeyi havaya uçurması gerektiğini, İsrail istihbaratının bunu nasıl ve ne zaman yapacağını bildiğini anlatıyor. Başkan da dinliyor. Görüşmeler genellikle aynı şekilde geçiyor." dedi. Söz konusu iddialara ilişkin görüşleri sorulan İsrail Başbakanlık Ofisi, yorum taleplerini yanıtsız bıraktı. Bir Beyaz Saray yetkilisi ise "Trump'ın Netanyahu ve İsrail ile harika bir ortaklığı olduğunu" ancak "hiçbir ülke ya da liderin Başkan Trump'a bir şey yapması için baskı uygulayamayacağını" söyledi. TRUMP, SAVAŞ İLERLEDİKÇE NETANYAHU'NUN İDDİALARINA ŞÜPHEYLE YAKLAŞMAYA BAŞLADI Durumu yakından takip eden kaynaklar, Trump'ın İran ile savaşa girmeye, danışmanlarının çoğundan ve İsraillilerin tahmin ettiğinden daha fazla istekli olduğunu belirterek Netanyahu'nun İran'a yönelik ayrıntılı saldırı planları hazırladığını ve bunları başkana sunduğunu ifade etti. Başlangıçta Trump'ın Netanyahu ile birlikte saldırıların hedefleri isabetli vurması, kaç İranlı liderin etkisiz hale getirildiği ve bir sonraki bombalamanın nereye yapılacağı konusunda heyecan duyduğunu aktaran kaynaklar, savaş ilerledikçe Trump'ın Netanyahu'nun bazı iddialarına şüpheyle yaklaştığını ve İran hükümetini devirmek için Iraklı silahlı Kürt grupların İran'a girmesi planını reddettiğini belirtti. Kaynaklar, ateşkes olmasına rağmen İsrail'in Lübnan'ı bombalamaya devam etmesinin Trump'ı en çok sinirlendiren şey olduğunu ve Trump'ın bir ara İsrailli ve Lübnanlı yetkilileri Oval Ofis'e çağırarak anlaşmayı bizzat arabuluculuk yoluyla sağlamaya çalıştığını aktardı. İki fay hattı aynı anda kırılabilir! ABD'yi bekleyen korkunç deprem senaryosu Dünyanın en çok balistik füzeye sahip 10 ülkesi belli oldu! Türkiye kaçıncı sırada?
Milliyet - Güvenlik20 Haz 00:22
ABD Başkanı Trump: Ben olmasaydım bugün İsrail diye bir yer olmazdı
ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yönelik saldırıların bir zorunluluk olduğunu ve nükleer silaha sahip olmamaları gerektiğini belirterek "Ben olmasaydım bugün İsrail diye bir yer olmazdı" dedi.Devamı için tıklayınız
- Güvenlik21 Haz 16:38
Trump tehdit etti, İran'dan yanıt geldi: 'Ciddiye almıyoruz'
ABD ile müzakereler için İsviçre’de bulunan, İran Meclis ve Müzakere Heyeti Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik saldırı tehdidine ilişkin, “ABD’lilerin tehditlerini ciddiye almıyoruz” dedi.
- İnsani23 Haz 11:35
Trump: İran en üst düzey nükleer denetimleri kabul etti
ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın en üst düzey nükleer denetimleri kabul ettiğini ve bunun karşılığında Hürmüz Boğazı'ndaki deniz ablukasını kaldırmayı kabul ettiğini açıkladı. ABD Başkanı Donald Trump, Truth Social hesabından yaptığı açıklamada İran'ın uzun yıllar boyunca en üst düzey nükleer denetimleri kabul ettiğini öne sürerek bunun "nükleer dürüstlüğü" sağlayacağını söyledi. Trump, İran'ın bu koşulları kabul etmemesi halinde müzakerelerin devam etmeyeceğini belirtti. İran'ın çeşitli tavizler verdiğini savunan ABD Başkanı, “İran'ın tavizleri sebebiyle Hürmüz Boğazı'nı açık bırakmayı kabul ettim, deniz ablukası kaldırıldı.” dedi. “ABLUKA YENİDEN UYGULANABİLİR” Trump, ABD donanmasına ait unsurların bölgede kalmaya devam edeceğini belirterek, gerekli görülmesi halinde ablukanın yeniden devreye alınabileceğini ifade etti. Ancak mevcut koşullarda böyle bir ihtimalin oldukça düşük olduğunu savunan Trump, İran ile yürütülen görüşmelerin olumlu ilerlediğini söyledi. “FONLAR SADECE İLAÇ VE GIDA İÇİN KULLANILACAK” ABD Başkanı, ABD Hazine Bakanlığı tarafından serbest bırakılan fonlar ile yaptırım gelirlerinin ABD kontrolündeki emanet hesaplarda tutulacağını belirtti. Söz konusu kaynakların yalnızca ABD'den satın alınacak gıda ve tıbbi malzemeler için kullanılacağını kaydeden Trump, mısır, buğday ve soya fasulyesi gibi ürünlerin de bu kapsamda İran'a sağlanacağını ifade etti. İran'da insani bir kriz yaşandığını öne süren Trump, yardımın gecikmeden ulaştırılması gerektiğini söyledi. HÜRMÜZ'DEN REKOR PETROL GEÇİŞİ Trump ikinci paylaşımında ise Hürmüz Boğazı'ndan bir günde 19 milyon varil petrol geçtiğini ve bunun tüm zamanların rekoru olduğunu savundu. Petrol fiyatlarının gerilediğini belirten Trump, "Dünya artık çok daha güvenli bir yer." ifadelerini kullandı. Trump'ın açıklamaları, Washington ile Tahran arasında yürütülen müzakerelerin geleceğine ilişkin yeni bir işaret olarak değerlendirilirken, İran tarafından henüz resmi bir doğrulama gelmedi.
- Güvenlik23 Haz 12:18
Trump: İran, sonsuza dek üst düzey nükleer denetimlere tam ve eksiksiz razı oldu
ABD Başkanı Donald Trump, İran tarafının, nükleer programına yapılacak üst düzey denetlemelere "tam ve eksiksiz razı olduğunu", aksi takdirde müzakerelerin sürmeyeceğini belirtti.
- Güvenlik23 Haz 19:11
ABD Başkanı: Adil bir anlaşma yapmaya çalışıyoruz
ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın nükleer silaha sahip olamayacağına dair açıklamasını yinelerken, "İşler yolunda gidiyor." ifadesini kullandı. Trump, İran ile adil bir anlaşmaya varmaya çalıştıklarını dile getirdi.
- Güvenlik24 Haz 03:50
Çelişkili ilişki
ABD ve İran arasında imzalanan mutabakat sonrası teknik görüşmelerin devam etmesi beklenirken, iki taraftan yapılan açıklamalar genellikle çelişiyor. ABD Başkanı Donald Trump, İran tarafının, nükleer programına yapılacak üst düzey denetlemelere “tam ve eksiksiz razı olduğunu”, aksi takdirde müzakerelerin sürmeyeceğini belirtti. Trump, İran tarafının buna razı olmadığı bir senaryoda müzakerelerin bitmiş olacağını belirterek, “İran’ın verdiği bu ve diğer önemli tavizlere dayanarak Hürmüz Boğazı’nın açık kalmasına ve deniz ablukasının artık uygulanmamasına izin vermeyi kabul ettim. Bu şu anda çok düşük bir ihtimal gibi görünüyor ancak olur da ablukanın yeniden uygulanması gerekirse diye tüm gemiler yerinde kalacak” ifadelerini kullandı. İlginizi Çekebilir Hürmüz’de hızlı geçiş Öte yandan ABD Hazine Bakanlığı’nın serbest bırakacağı İran varlıkları ve kaldıracağı yaptırımlar sonucu açığa çıkacak kaynakların, yine Amerika’nın kontrol ettiği bir hesaba aktarılacağını belirten Trump, bunların Amerikalı üreticilerden gıda ve tıbbi malzeme satın almak için kullanılacağını kaydetti. Trump, önceki gün “Eğer İran anlaşmanın gereklerini yerine getirmez ya da uygun davranmazsa, yapmam gerekeni yaparım” derken, “İki önemli sonuç elde ettik. Birincisi Boğaz açık ve açık kalacak. İkincisi ise İran hiçbir zaman nükleer silaha sahip olmayacak” değerlendirmesinde bulunmuştu. Trump, başka bir paylaşımında da Hürmüz Boğazı’ndan 19 milyon varil petrol taşınmasıyla “rekor kırıldığını” aktararak, “Petrol fiyatları düşüyor ve dünya daha güvenli bir yer” görüşünü paylaştı. ‘Füzeler konuşulmayacak’ Bu açıklamalar İran tarafında ise karşılık bulmadı. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, İran’ın dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılmasının ardından belirli ürünlerin satın alımında kullanılacağı iddialarına ilişkin, “Dondurulmuş varlıklarla ilgili bir sınırlama söz konusu değil” dedi. Bekayi “Ülkenin faydasına nasıl olursa o yönde kullanılacak” ifadelerini kullandı. Nükleer meseleler ve yaptırımların kaldırılması konusunda müzakerelere başlanması için mutabakat zaptındaki yükümlülüklerin yerine getirilmesi gerektiğinin altını çizen Bekayi, “İran’ın savunma kapasitesi ve füze programı hiçbir şekilde görüşmelerde konuşulmadı ve hiçbir zaman müzakere konusu olmayacak” dedi. İran basını da, ABD ile teknik görüşmelerde ülkenin balistik füzelerinin de konuşulacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını bildirdi. ‘İki aya imzalanabilir’ Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ise, ABD ile İran arasındaki teknik görüşmelerde İran’ın nükleer programı, balistik füze kapasitesi, yaptırımların kaldırılması ve dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması gibi konuların ele alınacağını söyledi. Şerif, “Eğer süregelen müzakereler başarıyla sonuçlanırsa, 60 gün içinde mutabakat zaptı kalıcı ve uzun vadeli bir anlaşmaya dönüşebilir” diye konuştu. İran ile ABD arasında İsviçre’de gerçekleştirilen müzakerelerin ilk turunda, mutabakat zaptının uygulanmasına ilişkin teknik detaylar ele alınmıştı. Taraflar nihai bir anlaşmaya 60 gün içinde ulaşılmasını hedefleyen bir yol haritası üzerinde uzlaştı. Pilot senkronize İHA filosu görmüş! İran üzerinde vurulduktan sonra düşen ve büyük bir kurtarma operasyonuyla İran dışına çıkartılan Amerikan savaş pilotunun olayla ilgili ifadeleri büyük dikkat çekti. CNN’in özel haberine göre, istihbarat yetkililerine bilgi veren pilot, uçaktan atlamadan önce, çok sayıda İran İHA’sının havada bir denizanası formasyonunda uçtuğunu gördüğünü belirtti. Pilotun bu açıklaması dikkat çekerken, İran’ın İHA programıyla ilgili kabiliyetleri konusunda soru işaretleri de oluşturdu. Uzmanlar, pilot gerçekten senkronize hareket eden bir filoyu gördüyse, bu İran’ın insansız hava aracı yeteneklerinde endişe verici bir ilerlemeye işaret ettiğini belirtiyor. Pezeşkiyan Pakistan’a gitti Washington ile Tahran arasında Katar ile birlikte arabuluculuk yapan Pakistan, savaşın başlamasından bu yana ilk yurt dışı seyahatini yapan İran Cumhurbaşkanı Mesut Pezeşkiyan’ı ağırladı. Ziyarette enerji, ticaret ve bölgesel güvenlik başlıklarının ele alındığı belirtilirken, Pakistan’ın başkenti İslamabad’ta adeta Pezeşkiyan seferberliği yaşanması dikkat çekti. Pezeşkiyan’ın uçağına Pakistan hava kuvvetlerine ait jetlerin eşlik ettiği belirtilirken, caddelere, İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, Pakistan Cumhurbaşkanı Asıf Ali Zardari ve Başbakan Şehbaz Şerif’in yer aldığı afişler göze çarptı.
Milliyet - Güvenlik26 Haz 18:48
Trump: Süleymani’yi öldürmem İran’ı da çok mutlu etti
ABD Başkanı Donald Trump, ABD'nin başkenti Washington'da düzenlenen İnanç ve Özgürlük Koalisyonu'nun "Çoğunluğa Giden Yol (Road to Majority) 2026" Konferansı'na katıldı. Konferans kapsamında konuşan Trump'ın sözlerinden satırbaşları şöyle; "İran’ın dron kapasitesi %80 azaldı, liderlerini öldürdük ikincisini öldürdük ve hiç kimse İran’ın lideri olmak istemiyor. ‘Kim başkan olmak ister’ dediler ve hepsi ‘hayır, teşekkürler.’ dedi. İran’ın bugün 4 ay öncesinden daha güçlü olduğunu söylüyorlar, donanmaları yok. Anlaşma yapmak için can atıyorlar. 47 yıllık süreç boyunca terör estirdiler kolları ve bacakları olmayan gençleri gördüğünüzde bombadan olduğunu biliyordunuz. Bize katılmayacaklarını söylediklerini duyduk. Bazı generallerimizle görüştük. ‘Ne düşünüyorsunuz? Sizce tek başımıza halledebilir miyiz?’ dedim. ‘Yapacağız efendim’ dediler ve ertesi gün kasım Süleymani ölmüştü. Nereden ve ne zaman geleceğini biliyorduk. Ben onları suçlamıyorum çünkü önceki akşam katılmayacaklarını söylediler ve biz bunu çok güzel bir biçimde hallettik. Ayrıca İran’ın İŞİD birimini de ortadan kaldırdık. Hayatta kalsaydı (Süleymani) çok iyi bir generaldi ama çok hastalıklı bir adamdı. İşinde iyiydi ama kötücül biriydi. Süleymani’nin ölümü geçtiğimiz yüzyılın en önemli olaylarından biriydi. Süleymani’yi öldürmem İran’ı da çok mutlu etti çünkü ondan korkuyorlardı. Dünya çok daha güvenli bir yer oldu. İran’ı defetmek için yolumuzdan saptık, piyasaları düşürmek zorunda kaldık ama buna değdi. Hürmüz Boğazı’ndan geçen bir gemiye dronla saldırdılar. Bir gemiyi vurdular ancak bunu yapamazlar. Petrolün düşeceğini söylüyorum. Her şey çok iyi gidiyordu. En iyi ekonomiye sahibiz ve finans uzmanlarımı odaya getirdim. Borsada ve her şeyde rekor kırdık. Bunların hepsini bir kenara koymamız gerektiğini ve savaşa girmemiz gerektiğini finansman uzmanlarıma söyledim. İran İslam Cumhuriyeti’ne gideceğiz ve onlara çok sert bir darbe vuracağız dedim. Barrack Obama’nın yaptığı nükleer sözleşmesini feshettim. Onlara on milyonlarca dolar verdi. Uçak bile yolladı. Onlarda füze üretti. Ben burada İran nükleer anlaşmasını ortadan kaldırdım. Gerçekten faciaydı. Ben vadesi dolmadan iptal etmiştim."
Milliyet
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
Netanyahu'dan Washington'da F-35 Provokasyonu: Trump'ı Etkileme Çabası
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, hakkındaki tutuklama kararına rağmen dün Washington D.C.'ye giderek, Türkiye'ye F-35 satışıyla ilgili provokatif ve manipülatif haberlerle ABD Başkanı Donald Trump'ı etkileme girişimlerini sürdürdü. Daha önce Ankara'daki NATO Zirvesi sırasında da Amerikan basını aracılığıyla Türkiye'ye F-35 satışının bölgesel dengeleri bozacağını iddia eden Netanyahu, bu kez doğrudan Washington'da temaslarını yoğunlaştırdı. İsrail'in, Türkiye'nin F-35 programından çıkarılması yönündeki çabaları, iki ülke arasındaki gerilimin ve Doğu Akdeniz'deki rekabetin bir yansıması olarak öne çıkıyor. ABD yönetimi nezdinde yürütülen bu lobi faaliyeti, Türkiye-ABD savunma işbirliğinin geleceği ve bölgesel güç dengesi açısından kritik bir dönemece işaret ediyor.
ABD20 olay7 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Trump: Her ABD Askerinin Ölümü İran'a Kat Kat Ödetilecek
Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, Orta Doğu'da hafta sonu üç askerin ölümü ve bir askerin kaybolmasıyla sonuçlanan olayların ardından İran'a sert bir uyarıda bulundu. Trump, 'Her bir Amerikan askerini öldürdüklerinde İran bunun bedelini kat kat ödeyecek' ifadelerini kullandı. Washington yönetimi, bölgede devam eden gerilimin ortasında askeri kayıpların arttığını doğruladı. Açıklama, ABD'nin İran'ı bölgedeki milis grupları desteklemek ve Amerikan güçlerine yönelik saldırıları teşvik etmekle suçladığı dönemde geldi. Kayıpların tam olarak hangi olaylar sonucu gerçekleştiği netlik kazanmazken, Trump'ın doğrudan İran'ı hedef alması Washington-Tahran hattındaki diplomatik krizin derinleştiğini gösteriyor. Son gelişmeler, bölgedeki askeri varlığını sürdüren ABD için güvenlik risklerinin arttığına işaret ediyor. Trump'ın sert mesajı, İran'a yönelik ekonomik ve siyasi baskıyı askeri tırmandırma tehdidiyle birleştiren bir politikanın parçası olarak görülüyor. Öte yandan, kayıp askerin akıbeti ve yaşanan ölümlerin faillerine dair soruşturmanın sonuçları, iki ülke arasındaki krizin seyrini belirleyecek unsurlar arasında yer alıyor.
ABD21 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
25 Eyalet Trump'ın Tarifelerine Karşı Ticaret Mahkemesinde Dava Açtı
Aralarında California, Arizona ve Oregon'un da bulunduğu 25 ABD eyaletinin başsavcısı, Trump yönetiminin geçen ay yürürlüğe koyduğu gümrük tarifelerine karşı ABD Uluslararası Ticaret Mahkemesi'nde toplu dava açtı. Dava dilekçesinde, yönetimin 1974 Ticaret Yasası'nın 301. Bölümü uyarınca uyguladığı tarifelerin yasal dayanağının bulunmadığı öne sürüldü. Dava, federal hükümetin ticaret politikasına eyaletler düzeyinden gelen en kapsamlı hukuki itirazlardan biri olarak öne çıkıyor. Başsavcılar, söz konusu tarifelerin anayasal yetki aşımı oluşturduğunu ve eyalet ekonomilerine zarar verdiğini savunuyor. Dava sürecinin, ABD'nin ticaret politikasının yargı denetimi açısından emsal teşkil etmesi bekleniyor.
ABD2 olay10 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Trump'ın sabrı tükenirken Pakistan İranlı yetkilileri davet etti
Pakistan, İran Meclis Başkanı Muhammed Bagher Galibaf ve Dışişleri Bakanı'nı bölgesel gelişmeler hakkında acil istişarelerde bulunmak üzere davet etti. Tahran yönetimi, İslamabad'ı ABD ile temel arabulucusu olarak tanımlarken, bu davet Washington'un İran'a yönelik sabrının tükendiği bir dönemde geldi. Aynı zamanda İran'ın ABD ile başmüzakerecisi olan Galibaf, Pakistan Meclis Başkanı Ayaz Sadık tarafından davet edildi. Pakistan Dışişleri Bakanı İshak Dar da İranlı mevkidaşına çağrıda bulundu. Görüşmelerin, iki ülke arasındaki arabuluculuk çabalarını yoğunlaştırması bekleniyor.
ABD1 olay11 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Trump'ın Seçmen Desteği Yüzde 32'ye Gerileyerek Yeni Dibe Ulaştı
ABD'de yapılan bir kamuoyu anketi, Başkan Donald Trump'a yönelik genel seçmen desteğinin yüzde 32 seviyesine düştüğünü ortaya koydu. Anket sonuçlarına göre, katılımcıların çoğunluğu artan enerji maliyetleri ve 18 ABD askerinin hayatını kaybettiği askerî bir harekâtı gerekçe göstererek yönetimden memnuniyetsizliklerini dile getirdi. Bu düşüş, Trump yönetiminin ekonomi ve dış politika alanlarında karşılaştığı zorlukların seçmen nezdindeki yansıması olarak değerlendiriliyor. Özellikle enerji fiyatlarındaki artışın hanelere getirdiği yük ve askerî kayıplar, yönetimin kamuoyu desteğini aşındıran başlıca faktörler arasında sıralandı. Anket sonuçlarının, önümüzdeki seçim dönemleri için siyasi dengeler üzerinde etkili olabileceği belirtiliyor. Trump'a destekteki azalma, muhalefete alan açarken, yönetimin politikalarını gözden geçirme baskısını da beraberinde getirebilir.
ABD15 olay14 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
New York Times: Trump İran'da Kontrolü Kaybetti, Dünya Felakete Sürükleniyor
ABD basını, Başkan Donald Trump'ın İran'a yönelik askeri müdahalesinde durumu yönetemediği ve kontrolü kaybettiği uyarısında bulundu. New York Times, Trump'ın izlediği savaş politikasının dünyayı felakete sürüklediğini ve acilen diplomatik adımlar atılması gerektiğini vurguladı. Diğer basın kuruluşları da yönetimin İran karşısında tırmandırma riskine dikkat çekerek küresel bir krizin eşiğinde olunduğunu belirtti. Değerlendirmeler, ABD'nin İran'a dair stratejisinin giderek belirsizleştiğini ve uluslararası toplumda derin kaygıya yol açtığını ortaya koyuyor. Uzmanlar, askeri gerilimin ekonomik ve insani maliyetlerinin yanı sıra bölgesel istikrarsızlığı da tetikleyebileceğine işaret ediyor. Trump yönetiminin, baskı ve müzakere arasında sıkışan politikasının öngörülemez sonuçlarından endişe ediliyor. ABD medyasına yansıyan haberler, Washington'da savaş karşıtı seslerin yükseldiğini ve diplomatik çözüm çağrılarının güçlendiğini gösteriyor. Gelişmeler, Kasım 2024 seçimleri öncesinde iç siyaseti de etkileme potansiyeli taşıyor. İran ise gerilimin tırmanması durumunda karşılık vereceğini yineliyor.
ABD1 olay1 gün önce