Trump: 'Ben Olmasam İsrail Yok Olurdu', Gücüm Sınırsız
ABD Başkanı Donald Trump, Axios Show programında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve İran hakkında çarpıcı ifadeler kullandı. Trump, İran'a yönelik savaşın ardından gücünün sınırı olmadığını fark ettiğini söylerken, yakında yayımlanacak bir kitaba atıfla kendisini tarihteki en güçlü liderler arasında konumlandıran bir güç anlayışı geliştirdiği belirtildi. 'Ben olmasam yok olurlardı' sözleriyle Netanyahu'yu işaret eden Trump, ABD-İsrail ilişkilerindeki kişisel boyutu öne çıkardı. Bu ifadeler, iki lider arasındaki gerilimin yanı sıra Trump'ın başkanlık yetkilerine dair giderek iddialılaşan yorumlarını gün yüzüne çıkarıyor ve Orta Doğu'da diplomatik dengelerin liderler arası dinamiklerle şekillenebileceğine işaret ediyor.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
ABD gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 9 sa önce- Güvenlik19 Haz 10:36
ABD-İsrail gerilimi büyüyor mu? Trump bir kez daha Netanyahu'yu işaret etti: Ben olmasam yok olurlardı
ABD Başkanı Donald Trump, Axios Show programında İran ve İsrail Başbakanı Netanyahu hakkında dikkat çeken ifadeler kullandı. ‘GÜCÜMÜN BİR SINIRI YOK’ Trump, İran’a yönelik savaşın ardından ‘gücünde hiçbir sınır olmadığını’ fark ettiğini söyledi. Yakında yayımlanacak bir kitaba atıfla, Trump’ın kendisini tarihteki en güçlü liderler arasında konumlandıran daha iddialı bir güç anlayışı geliştirdiği ifade edildi. ‘G7 LİDERLERİ BENİ ‘PATRON’ OLARAK GÖRÜYOR Axios’un aktardığına göre Trump, G7 liderlerinin kendisini ‘patron’ olarak gördüğünü, İsrail’in ise kendisine ‘büyük saygı duyduğunu’ ve yönlendirmelerine uyduğunu belirtti. Habere göre, The New York Times muhabirleri Maggie Haberman ve Jonathan Swan’ın yakında yayımlanacak ‘Regime Change’ adlı kitabında, Trump’ın Attila, Cengiz Han, Napolyon, Stalin, Mao ve Hitler gibi tarihsel figürlerle kıyaslandığı bir belgeyi incelediği ve bu figürlerin ‘kendi başkanlık gücünün gerisinde kaldığını’ savunduğu iddia edildi. Axios’un haberinde, Trump’ın Büyük İskender, Sezar ve William the Conqueror gibi tarihsel liderleri değerlendirirken ‘uçak ve modern ulaşım imkanlarının olmamasının’ onların gücünü sınırladığını söylediği aktarıldı. ÇİN VE HİNDİSTAN LİDERLERİNE ÖVGÜ Habere göre Trump, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ve Hindistan Başbakanı Modi’yi en çok saygı duyduğu liderler arasında sayarken, Xi’yi ‘tam bir iş insanı’, Modi’yi ise ‘çok sert biri’ olarak tanımladı. Axios, Trump’ın Rusya Devlet Başkanı Putin’in G7’den dışlanmasını eleştirdiğini ve Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un Versailles’da kendisine verdiği yemeği ‘imparatorluk sahnesi’ olarak nitelendirdiğini bildirdi. Haberde ayrıca Trump’ın İsrail ile ilgili olarak, ‘İsrail’in varlığının kendi politikaları sayesinde sürdüğünü’ öne sürdüğü ve İsrail Başbakanı Netanyahu ile ilişkisini ‘iyi ancak kontrollü’ olarak tanımladığı ifade edildi. ‘BEN OLMASAYDIM İSRAİL BUGÜN YOK OLURDU’ Trump, “Ben olmasaydın, İsrail bugün yok olurdu. Netanyahu’yu dengede tutmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı. Axios’a göre Trump, İran’la ilgili sürecin ekonomik etkilerine dikkat çekerek savaşın genişlemesinin küresel bir ekonomik krize yol açabileceğini, petrol fiyatlarındaki düşüş ve borsa yükselişini ise aldığı kararların doğruluğuna işaret olarak sundu. Haberde, Trump’ın ABD ekonomisinin sınırlayıcı bir unsur olduğunu kabul ettiği ve ‘büyük buhranla özdeşleşmek istemediğini’ söylediği de yer aldı. GREAT MAN BELGESİ ‘SAHTE TARİHÇİ’YE AİT ÇIKTI Axios’un aktardığına göre Trump, Truth Social’da paylaştığı ve ‘Great Man’ olarak adlandırılan belgede, tarih boyunca birçok lideri geride bıraktığını savunan bir değerlendirmeye yer verdi. Belgenin yazarının ise resmi bir tarihçi değil, golfçü Gary Player’ın uzun süredir yakın çevresinde bulunan bir isim olduğu öne sürüldü. Belgenin sonuç bölümünde, Trump’ın küresel ölçekte güç kullanma kapasitesinin onu ‘dünya tarihinde yaşamış en güçlü insan’ yaptığı iddia edildi. NE OLMUŞTU? The Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin konuya yakın kaynaklara dayandırdığı haberinde, Trump ile Netanyahu'nun sık sık yaptığı görüşmelerin artık dostane olmadığı ve Trump'ın ABD ekonomisini zorlayan ABD-İsrail/İran Savaşı'na son vermeye çalışırken kendisini bu savaşa iten Netanyahu'ya sert sözler sarf ettiği öne sürüldü. Trump'ın Lübnan konusunda son zamanlarda yaptığı bir telefon görüşmesinde, Netanyahu'ya "Neden binaları havaya uçuruyorsunuz? Binaları havaya uçurmayı bırakın." dediği aktarılan haberde, bir başka görüşmede ise Trump'ın savaşın tetiklediği küresel ekonomik gerilemenin kendisini 1930'lardaki Büyük Buhran ve Herbert Hoover ile ilişkilendirebileceğinden şikayet ettiği belirtildi. Haberde açıklamalarına yer verilen bir kaynak, mutabakat öncesi nükleer silahlarla ilgili hükümler hakkında yapılan bir görüşmede Netanyahu'nun Trump'a "Donald, bunu nasıl doğrulayacaksın?" sorusunu sorduğunu ve diğer görüşmelerde de geçmişteki olaylara dayanarak İranlılara güvenilmemesi gerektiğini söylediğini iddia etti. Üst düzey bir yönetim yetkilisi de görüşmelerde Netanyahu'nun daha fazla askeri harekat yapılması yönünde ısrarcı olduğunu ve Trump'ın ise bu durumdan bıktığını belirterek "Bibi (Netanyahu), başkana neden bir şeyi havaya uçurması gerektiğini, İsrail istihbaratının bunu nasıl ve ne zaman yapacağını bildiğini anlatıyor. Başkan da dinliyor. Görüşmeler genellikle aynı şekilde geçiyor." dedi. Söz konusu iddialara ilişkin görüşleri sorulan İsrail Başbakanlık Ofisi, yorum taleplerini yanıtsız bıraktı. Bir Beyaz Saray yetkilisi ise "Trump'ın Netanyahu ve İsrail ile harika bir ortaklığı olduğunu" ancak "hiçbir ülke ya da liderin Başkan Trump'a bir şey yapması için baskı uygulayamayacağını" söyledi. TRUMP, SAVAŞ İLERLEDİKÇE NETANYAHU'NUN İDDİALARINA ŞÜPHEYLE YAKLAŞMAYA BAŞLADI Durumu yakından takip eden kaynaklar, Trump'ın İran ile savaşa girmeye, danışmanlarının çoğundan ve İsraillilerin tahmin ettiğinden daha fazla istekli olduğunu belirterek Netanyahu'nun İran'a yönelik ayrıntılı saldırı planları hazırladığını ve bunları başkana sunduğunu ifade etti. Başlangıçta Trump'ın Netanyahu ile birlikte saldırıların hedefleri isabetli vurması, kaç İranlı liderin etkisiz hale getirildiği ve bir sonraki bombalamanın nereye yapılacağı konusunda heyecan duyduğunu aktaran kaynaklar, savaş ilerledikçe Trump'ın Netanyahu'nun bazı iddialarına şüpheyle yaklaştığını ve İran hükümetini devirmek için Iraklı silahlı Kürt grupların İran'a girmesi planını reddettiğini belirtti. Kaynaklar, ateşkes olmasına rağmen İsrail'in Lübnan'ı bombalamaya devam etmesinin Trump'ı en çok sinirlendiren şey olduğunu ve Trump'ın bir ara İsrailli ve Lübnanlı yetkilileri Oval Ofis'e çağırarak anlaşmayı bizzat arabuluculuk yoluyla sağlamaya çalıştığını aktardı. İki fay hattı aynı anda kırılabilir! ABD'yi bekleyen korkunç deprem senaryosu Dünyanın en çok balistik füzeye sahip 10 ülkesi belli oldu! Türkiye kaçıncı sırada?
Milliyet - Güvenlik20 Haz 00:22
ABD Başkanı Trump: Ben olmasaydım bugün İsrail diye bir yer olmazdı
ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yönelik saldırıların bir zorunluluk olduğunu ve nükleer silaha sahip olmamaları gerektiğini belirterek "Ben olmasaydım bugün İsrail diye bir yer olmazdı" dedi.Devamı için tıklayınız
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
Netanyahu, kabinedeki Trump eleştirilerini yatıştırma çabasında
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, kabine üyelerinin ABD Başkanı Donald Trump’ı hedef alan eleştirilerini kontrol altına almak için harekete geçti. İsrail devlet televizyonu KAN’ın haberine göre Netanyahu, son günlerde Beyaz Saray ile gerilimi azaltmak amacıyla bakanlara uyarılarda bulundu ve kendi yaklaşımını yansıtmayan sosyal medya paylaşımlarına açıklık getirmeye çalıştı. Özellikle ABD-İran mutabakatı ve Trump’a dönük sert ifadelerin yer aldığı paylaşımlar, iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerde rahatsızlık yaratmıştı. Netanyahu’nun bu girişimi, İsrail hükümeti içindeki farklı seslerin Washington ile koordinasyonu zedeleyebileceği endişesini yansıtıyor. ABD ile İsrail arasındaki stratejik işbirliğinin kritik bir dönemden geçtiği şu günlerde, İsrail Başbakanı müttefik ilişkilerini koruma çabası içinde. Kabine üyelerinin kişisel görüşlerinin hükümetin resmi tutumu olmadığının altını çizen Netanyahu, İran politikası başta olmak üzere ortak çıkarların zarar görmesini engellemeyi hedefliyor. Gelişme, İsrail-ABD ilişkilerinde hassas bir döneme işaret ediyor. Trump yönetiminin İran ile vardığı mutabakat, İsrail’de rahatsızlık yaratırken, Netanyahu’nun bu rahatsızlığın kontrolsüz biçimde dışa vurulmasını engelleme çabası, hem iç siyasette hem de uluslararası diplomaside denge arayışını ortaya koyuyor. Olay, İsrail’in güvenlik kaygıları ile ABD ile stratejik ortaklığın sürdürülmesi arasındaki gerilimi gözler önüne seriyor.
ABD1 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Trump'tan İran Anlaşması İçin Kongre Denetimi Sinyali
ABD Başkanı Donald Trump, Fransa'da Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Muhammed bin Zayid Al Nahyan ile yaptığı görüşme sırasında, yeni müzakere edilen İran anlaşmasını Kongre denetimine sunmaya sıcak baktığını belirtti. Salı günü yaptığı açıklamada Trump, anlaşmanın şartlarının yakından korunduğu bir dönemde, her iki partiden yasa yapıcıların detaylara erişim talebine yanıt olarak bu sinyali verdi. Anlaşmanın tam metni henüz kamuoyuyla paylaşılmazken, Kongre üyeleri inceleme yetkisi talep ediyor. Trump'ın bu hamlesi, başkanlık yetkileri ile yasama denetimi arasındaki dengeyi ve İran ile yürütülen diplomatik sürecin şeffaflığını öne çıkaran bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
ABD15 olay2 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
İsrail Elçisi Danon'dan BM Yetkilisi Patten'a İstifa Çağrısı
New York'ta düzenlenen Çatışmalarda Cinsel Şiddetin Önlenmesi Uluslararası Günü toplantısında, İsrail'in BM Daimî Temsilcisi Danny Danon, BM Genel Sekreteri'nin Çatışmalarda Cinsel Şiddet Özel Temsilcisi Pramila Patten'ın istifasını talep etti. Danon, Patten'ın hazırladığı ve İsrail'i çatışma bölgelerinde cinsel şiddet uygulayan taraflar arasında ilk kez listeye alan raporu 'önyargılı' olmakla suçladı. Toplantı, Patten'ın yıllık raporunun yayımlandığı döneme denk geldi. Raporda, İsrail güvenlik güçlerinin işgal altındaki Filistin topraklarında cinsel şiddet eylemlerine karıştığı iddialarına yer verilmesi, İsrail yönetiminin sert tepkisine yol açtı. İsrail, daha önce benzer raporlarda yer almamıştı; bu durum raporun siyasi saiklerle hazırlandığı yönündeki eleştirileri yoğunlaştırdı. İsrail ile BM arasındaki gerilim, Gazze'deki savaş ve Batı Şeria'daki uygulamalar nedeniyle giderek artıyor. İsrail, BM mekanizmalarını sistematik olarak taraflı olmakla eleştiriyor; bu olay, iki taraf arasındaki diplomatik sürtüşmelerin bir başka örneği olarak kayda geçti. Patten'ın raporunun bağlayıcı olmamakla birlikte, uluslararası kamuoyunda İsrail üzerindeki siyasi baskıyı artırması bekleniyor.
ABD1 olay3 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Trump'ın uçan Beyaz Saray'ı ilk seferini Türkiye'ye yapabilir
ABD Hava Kuvvetleri, Katar tarafından hediye edilen yaklaşık 500 milyon dolar değerindeki Boeing 747-8'i 'uçan Beyaz Saray' olarak hizmete aldı. Uçağın Air Force One filosuna katıldığı ve Donald Trump'ın başkan olarak kullanacağı ilk uluslararası görevin Türkiye ziyareti olabileceği bildiriliyor. Henüz resmi bir takvim açıklanmamakla birlikte, bu olasılık iki ülke arasındaki diplomatik temasların seyrine dair ipuçları taşıyor.
ABD1 olay3 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Trump'ın 'Fotoğraf İçin Yalvardı' İddiası İtalya ile ABD Arasında Gerilim Yarattı
ABD Başkanı Donald Trump, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni'nin G7 Zirvesi sırasında kendisiyle fotoğraf çektirebilmek için 'yalvardığını' öne sürdü. Bu ifadeler Roma ile Washington arasında diplomatik bir gerginliğe yol açtı. Meloni, sosyal medya hesabından yayımladığı video mesajla Trump'ın iddiasına sert tepki gösterdi. Tartışma, İtalya'da siyasi çevrelerde geniş yankı buldu. Meloni'nin açıklaması, iddiayı 'uydurma' olarak nitelendirdiği ve Trump'ın sözlerinin gerçeği yansıtmadığı yönünde oldu. İki lider arasındaki bu sözlü atışma, NATO müttefiki ülkeler arasındaki ilişkilerin mevcut durumuna dair soru işaretlerini artırdı. Olay, uluslararası toplantılardaki lider diyaloglarının ne kadar kırılgan olabileceğini bir kez daha gösterdi. İtalya'da muhalefet, Başbakan Meloni'ye Trump karşısında daha sert bir duruş sergilemesi yönünde çağrılar yaparken, diplomatik kaynaklar iki ülke arasındaki iş birliğinin bu tür açıklamalardan etkilenmemesi gerektiğini vurguladı.
ABD1 olay21 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD ve İran Arasında 14 Maddelik Mutabakat: 60 Günde Nihai Anlaşma Hedefi
ABD'li bir yetkili, iki ülke arasında varılan 14 maddelik mutabakatın ayrıntılarını paylaştı. Metinde askeri operasyonların sona erdirilmesi, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması, yaptırımların kaldırılması ve İran'ın nükleer silah geliştirmeyeceğine dair taahhüt yer alıyor. Taraflar, 60 gün içinde nihai bir anlaşmaya ulaşmayı hedefliyor. Uzun süredir devam eden diplomatik gerilim ve nükleer program tartışmalarının ortasında gelen bu gelişme, bölgesel güvenlik ve küresel enerji arzı açısından kritik önem taşıyor. Özellikle Hürmüz Boğazı'nın yeniden güvenli geçişe açılması, petrol taşımacılığı üzerindeki baskıyı hafifletebilir. Yaptırımların kaldırılması ise İran ekonomisine nefes aldırırken, uluslararası ticaretin önünü açabilir. Mutabakat, nükleer silahsızlanma adımlarını içermesiyle önceki anlaşma girişimlerinin devamı niteliğinde. Ancak 60 günlük süre zarfında aşılması gereken teknik ve siyasi engeller bulunuyor. Uzmanlar, tarafların bu takvime sadık kalmasının, kalıcı bir çözüm için belirleyici olacağını belirtiyor.
ABD7 olay21 dk önce