İsrail Medyası: Türkiye, İran Savaşının Gizli Kazananı Oldu
İsrail, ABD ile birlikte İran'a yönelik gerçekleştirdiği askeri harekâtın ardından üç temel hedefini de başardığını açıkladı. Gelişmelerin hemen sonrasında İsrail'in önde gelen yayın organlarından Maariv ve Kikar'da yayımlanan değerlendirmeler, Orta Doğu'daki yeni güç dengelerini mercek altına aldı. Analizlerde Türkiye'nin kriz sürecinden diplomatik ve ekonomik açıdan güçlenerek çıktığı belirtilerek, 'savaşın gizli kazananı' ifadesi kullanıldı. İsrail basını, Türkiye'nin bölgede artan nüfuzunu ve kriz ortamından yararlanma kapasitesini vurguladı. Özellikle enerji ve ticaret yolları üzerindeki konumunu pekiştiren Ankara'nın, savaş sonrası oluşan boşluktan faydalanarak jeostratejik kazanımlar elde ettiği öne sürüldü. Maariv gazetesi bunu 'Türkiye'nin altın fırsatı' olarak nitelendirdi. Bu yorumlar, İsrail'in askeri başarılarına rağmen Ankara'nın bölgesel rolünden duyulan rahatsızlığı ortaya koyuyor. Türkiye'nin kriz dönemlerinde dahi çok yönlü dış politika yürüterek kendine hareket alanı yaratması, Tel Aviv'de dikkatle izleniyor. Değerlendirmeler, Orta Doğu'daki güç mücadelesinin askeri boyuttan diplomasi ve ekonomik rekabet alanına kaydığına işaret ediyor.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
ABD gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 2 gün önce- Diplomatik18 Haz 04:53
İsrail 'üç hedeflerini de başardılar' diyerek duyurdu! 'Türkiye'nin altın fırsatı'
MİLLİYET.COM.TR / ABD-İsrail ile İran arasında yaşanan savaşın ardından Orta Doğu’da oluşan yeni dengeler İsrail basınının da gündeminde. ‘SAVAŞIN GİZLİ KAZANANI’ İsrail'in önde gelen yayın organlarından Maariv ve Kikar, yayımladıkları analizlerde Türkiye'nin kriz sürecinden güçlenerek çıktığını ve “savaşın gizli kazananı” haline geldiğini yazdı. ‘TÜRKİYE’NİN ALTIN FIRSATI’ Maariv gazetesinde yer alan analizde, "Herkes İran ve İsrail'e bakıyordu, Türkiye ise kendi altın fırsatını yarattı" ifadeleri kullanıldı. Gazete, savaşın başlangıcından beri Ankara'nın diplomatik girişimlerine hız verdiği ve hamleleriyle müzakere masasına yönelik bölgesel etkisini artırdığını; bunun ise küresel dengelerde nüfuzu güçlendirmek adına “altın bir fırsat” olduğunu yazdı. ‘NETANYAHU İKİNCİ PLANA ATILDI’ Analizde, ABD Başkanı Donald Trump'ın savaşın ilk döneminde İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun görüşlerine önem verdiği yönündeki değerlendirmelere yer verilirken, üç ay sonra tablonun değiştiği ve Trump'ın Türkiye'yi ABD-İran mutabakatına katkı sağlayan ülkeler arasında saydığı aktarıldı. ‘ATEŞKESTE TÜRKİYE’NİN ETKİSİ BÜYÜK’ İsrail basınına göre ABD ile İran arasında imzalanan mutabakat zaptı ve ateşkes sürecinin şekillenmesinde Türkiye önemli rol oynadı. Pazar günü Tahran ile Washington arasında varılan anlaşmanın ateşkesi 60 gün uzatmayı ve İran tarafından kapatılan Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını amaçladığı belirtilirken, Türk yetkililerin bunun yalnızca ilk adım olduğu görüşünde olduğu aktarıldı. Haberde görüşlerine yer verilen Türk yetkililer, asıl sınavın İran'ın nükleer programı ve taraflar arasındaki derin anlaşmazlıkların çözümünde yaşanacağını ifade etti. ‘TÜRK GÜCÜNÜ HAFİFE ALAMAYIZ’ İsrail basınındaki analizlerde dikkat çeken bir diğer ayrıntı ise Netanyahu hükümetindeki bazı isimlerden geldiği belirtilen "İran'dan sonra sırada Türkiye var" söylemi oldu. Maariv, bu tür açıklamaları yaparken Tel Aviv’in tüm hesapları doğru yapmasının ve Türkiye'nin hafife alınmayacak bir güçte olduğunu unutmamasının gerektiğini ifade etti. Gazete, Türkiye'nin yalnızca İran'ın geleceğini değil, savaş sonrası oluşabilecek yeni güvenlik risklerini de yakından takip ettiğini yazdı. ‘ANKARA’NIN NATO'DA ELİ GÜÇLENDİ’ Maariv'e göre savaşın Türkiye açısından en önemli sonuçlarından biri NATO içerisindeki konumunun güçlenmesi oldu. İran kaynaklı tehditlerin ardından ABD, Almanya ve İtalya'nın Türkiye'ye ek füze savunma sistemleri konuşlandırdığı belirtilirken, bunun Ankara'nın stratejik önemini yeniden ortaya koyduğu ifade edildi. Gazete, bu gelişmenin Türkiye ile Batılı müttefikleri arasındaki ilişkilerin yeniden canlanmasına katkı sağladığını yazdı. ‘BÖLGENİN GÜVENİLİR TEDARİKÇİSİ’ Bununla birlikte İsrail basını, savaşın Türk savunma sanayisine de yeni fırsatlar sunduğunu belirtti. Haberde, İran'ın füze ve insansız hava aracı misillemelerinin ardından Körfez ülkelerinin hava savunma sistemlerine yöneldiği, Türkiye'nin ise Katar, Kuveyt ve Suudi Arabistan gibi ülkelerle yüz milyonlarca dolarlık anlaşmalar imzaladığı öne sürüldü. Ankara'nın bu süreçte kendisini bölgenin güvenilir güvenlik tedarikçilerinden biri olarak konumlandırdığı ifade edildi. Ayrıca Türkiye'nin uzun menzilli balistik füze savunma sistemi geliştirme planlarını hızlandırdığı ve bu alanda Körfez ülkeleriyle ortak yatırım seçeneklerinin gündeme geldiği belirtildi. ‘GÜVENLİ YATIRIM MERKEZİ’ Maariv analizinde savaşın ekonomik sonuçlarına da yer verdi. Gazete, Körfez'deki enerji merkezlerinin ve finans sistemlerinin dokunulmaz olduğu yönündeki algının zayıfladığını, bunun da Türkiye'nin kendisini daha güvenli ve istikrarlı bir yatırım merkezi olarak sunmasına imkan tanıdığını yazdı. Analizde ayrıca Ankara'nın Irak-Türkiye Petrol Boru Hattı'nın Basra'ya uzatılması, Katar-Türkiye doğalgaz hattı ve Hicaz Demiryolu'nun yeniden canlandırılması gibi projeleri yeniden gündeme taşıdığı belirtildi. ‘TÜRKİYE’NİN ÜÇ HEDEFİ’ Kikar gazetesi ise Türkiye'nin savaş boyunca belirlediği üç temel hedefe ulaştığını savundu. Gazeteye göre Ankara'nın ilk hedefi arabulucu rolünü güçlendirmek, ikinci hedefi İran kaynaklı bir Kürt yapılanmasını önlemek, üçüncü hedefi ise bölgesel istikrarsızlığın Türkiye'ye sıçramasını engellemekti. Analizde bu üç başlıkta da Türkiye'nin istediği sonucu elde ettiği öne sürüldü. ‘YENİ DÖNEMİN KAPISI ARALANDI’ İsrail basınına göre İran-İsrail savaşı yalnızca bölgesel dengeleri değiştirmedi; aynı zamanda Türkiye'nin diplomasi, savunma, enerji ve güvenlik alanlarında etkisini artırdığı yeni bir dönemin de kapısını araladı. Maariv'in haberinde görüşlerine yer verilen Avrupalı bir diplomatın sözleri ise dikkat çekti: "Türkler bölgesel krizleri kendi lehlerine fırsata dönüştürme konusunda uzmanlaştılar."
Milliyet
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
Trump'tan İran Anlaşması İçin Kongre Denetimi Sinyali
ABD Başkanı Donald Trump, Fransa'da Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Muhammed bin Zayid Al Nahyan ile yaptığı görüşme sırasında, yeni müzakere edilen İran anlaşmasını Kongre denetimine sunmaya sıcak baktığını belirtti. Salı günü yaptığı açıklamada Trump, anlaşmanın şartlarının yakından korunduğu bir dönemde, her iki partiden yasa yapıcıların detaylara erişim talebine yanıt olarak bu sinyali verdi. Anlaşmanın tam metni henüz kamuoyuyla paylaşılmazken, Kongre üyeleri inceleme yetkisi talep ediyor. Trump'ın bu hamlesi, başkanlık yetkileri ile yasama denetimi arasındaki dengeyi ve İran ile yürütülen diplomatik sürecin şeffaflığını öne çıkaran bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
ABD15 olay2 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Trump: 'Ben Olmasam İsrail Yok Olurdu', Gücüm Sınırsız
ABD Başkanı Donald Trump, Axios Show programında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve İran hakkında çarpıcı ifadeler kullandı. Trump, İran'a yönelik savaşın ardından gücünün sınırı olmadığını fark ettiğini söylerken, yakında yayımlanacak bir kitaba atıfla kendisini tarihteki en güçlü liderler arasında konumlandıran bir güç anlayışı geliştirdiği belirtildi. 'Ben olmasam yok olurlardı' sözleriyle Netanyahu'yu işaret eden Trump, ABD-İsrail ilişkilerindeki kişisel boyutu öne çıkardı. Bu ifadeler, iki lider arasındaki gerilimin yanı sıra Trump'ın başkanlık yetkilerine dair giderek iddialılaşan yorumlarını gün yüzüne çıkarıyor ve Orta Doğu'da diplomatik dengelerin liderler arası dinamiklerle şekillenebileceğine işaret ediyor.
ABD2 olay9 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD-İran Mutabakatı İçin 14 Haziran'da Cenevre'de İmza İddiası
Bloomberg'in üst düzey yetkililere dayandırdığı haberde, ABD ve İran arasında bir mutabakat zaptının 14 Haziran Pazar günü Cenevre'de imzalanabileceği öne sürüldü. Yetkililer, belgenin nihai bir anlaşmadan ziyade taraflar arasındaki mutabakatı kayda geçireceğini belirtti. G7 liderlerinin 15-17 Haziran'da Fransa'da bir araya gelecek olması, diplomatik zamanlamanın dikkat çekici bir arka planı olarak sunuldu. Haberde, İran tarafının henüz resmî bir açıklama yapmadığına işaret ediliyor. Mutabakatın ayrıntıları netleşmemiş olsa da, uzun süredir gergin seyreden Washington-Tahran hattında yumuşama beklentisi yarattı. Diplomatik kaynaklar, bu adımın bölgesel gerilimlerin düşürülmesi ve nükleer programa ilişkin müzakerelerin canlandırılması için bir zemin oluşturabileceğini değerlendiriyor. Gelişme, özellikle Avrupa başkentlerinin yoğun diplomasi yürüttüğü bir dönemde geldi. G7 zirvesi öncesinde atılacak böyle bir imza, küresel aktörlerin İran meselesindeki tutumlarını da etkileyebilir. Ancak tarafların henüz doğrulama yapmaması, sürecin kırılganlığını koruyor.
ABD20 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
İsrail Elçisi Danon'dan BM Yetkilisi Patten'a İstifa Çağrısı
New York'ta düzenlenen Çatışmalarda Cinsel Şiddetin Önlenmesi Uluslararası Günü toplantısında, İsrail'in BM Daimî Temsilcisi Danny Danon, BM Genel Sekreteri'nin Çatışmalarda Cinsel Şiddet Özel Temsilcisi Pramila Patten'ın istifasını talep etti. Danon, Patten'ın hazırladığı ve İsrail'i çatışma bölgelerinde cinsel şiddet uygulayan taraflar arasında ilk kez listeye alan raporu 'önyargılı' olmakla suçladı. Toplantı, Patten'ın yıllık raporunun yayımlandığı döneme denk geldi. Raporda, İsrail güvenlik güçlerinin işgal altındaki Filistin topraklarında cinsel şiddet eylemlerine karıştığı iddialarına yer verilmesi, İsrail yönetiminin sert tepkisine yol açtı. İsrail, daha önce benzer raporlarda yer almamıştı; bu durum raporun siyasi saiklerle hazırlandığı yönündeki eleştirileri yoğunlaştırdı. İsrail ile BM arasındaki gerilim, Gazze'deki savaş ve Batı Şeria'daki uygulamalar nedeniyle giderek artıyor. İsrail, BM mekanizmalarını sistematik olarak taraflı olmakla eleştiriyor; bu olay, iki taraf arasındaki diplomatik sürtüşmelerin bir başka örneği olarak kayda geçti. Patten'ın raporunun bağlayıcı olmamakla birlikte, uluslararası kamuoyunda İsrail üzerindeki siyasi baskıyı artırması bekleniyor.
ABD1 olay3 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Trump'ın uçan Beyaz Saray'ı ilk seferini Türkiye'ye yapabilir
ABD Hava Kuvvetleri, Katar tarafından hediye edilen yaklaşık 500 milyon dolar değerindeki Boeing 747-8'i 'uçan Beyaz Saray' olarak hizmete aldı. Uçağın Air Force One filosuna katıldığı ve Donald Trump'ın başkan olarak kullanacağı ilk uluslararası görevin Türkiye ziyareti olabileceği bildiriliyor. Henüz resmi bir takvim açıklanmamakla birlikte, bu olasılık iki ülke arasındaki diplomatik temasların seyrine dair ipuçları taşıyor.
ABD1 olay3 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD ve İran Arasında 14 Maddelik Mutabakat: 60 Günde Nihai Anlaşma Hedefi
ABD'li bir yetkili, iki ülke arasında varılan 14 maddelik mutabakatın ayrıntılarını paylaştı. Metinde askeri operasyonların sona erdirilmesi, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması, yaptırımların kaldırılması ve İran'ın nükleer silah geliştirmeyeceğine dair taahhüt yer alıyor. Taraflar, 60 gün içinde nihai bir anlaşmaya ulaşmayı hedefliyor. Uzun süredir devam eden diplomatik gerilim ve nükleer program tartışmalarının ortasında gelen bu gelişme, bölgesel güvenlik ve küresel enerji arzı açısından kritik önem taşıyor. Özellikle Hürmüz Boğazı'nın yeniden güvenli geçişe açılması, petrol taşımacılığı üzerindeki baskıyı hafifletebilir. Yaptırımların kaldırılması ise İran ekonomisine nefes aldırırken, uluslararası ticaretin önünü açabilir. Mutabakat, nükleer silahsızlanma adımlarını içermesiyle önceki anlaşma girişimlerinin devamı niteliğinde. Ancak 60 günlük süre zarfında aşılması gereken teknik ve siyasi engeller bulunuyor. Uzmanlar, tarafların bu takvime sadık kalmasının, kalıcı bir çözüm için belirleyici olacağını belirtiyor.
ABD7 olay12 dk önce