ABD ve İran Arasında 14 Maddelik Mutabakat: 60 Günde Nihai Anlaşma Hedefi
ABD'li bir yetkili, iki ülke arasında varılan 14 maddelik mutabakatın ayrıntılarını paylaştı. Metinde askeri operasyonların sona erdirilmesi, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması, yaptırımların kaldırılması ve İran'ın nükleer silah geliştirmeyeceğine dair taahhüt yer alıyor. Taraflar, 60 gün içinde nihai bir anlaşmaya ulaşmayı hedefliyor. Uzun süredir devam eden diplomatik gerilim ve nükleer program tartışmalarının ortasında gelen bu gelişme, bölgesel güvenlik ve küresel enerji arzı açısından kritik önem taşıyor. Özellikle Hürmüz Boğazı'nın yeniden güvenli geçişe açılması, petrol taşımacılığı üzerindeki baskıyı hafifletebilir. Yaptırımların kaldırılması ise İran ekonomisine nefes aldırırken, uluslararası ticaretin önünü açabilir. Mutabakat, nükleer silahsızlanma adımlarını içermesiyle önceki anlaşma girişimlerinin devamı niteliğinde. Ancak 60 günlük süre zarfında aşılması gereken teknik ve siyasi engeller bulunuyor. Uzmanlar, tarafların bu takvime sadık kalmasının, kalıcı bir çözüm için belirleyici olacağını belirtiyor.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
ABD gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 13 dk önce- Güvenlik17 Haz 19:04
ABD'li yetkili paylaştı: İşte ABD ile İran arasında varılan anlaşmanın detayları
ABD ile İran arasında varılan 14 maddelik mutabakatın detayları açıklandı. Tarafların 60 gün içinde nihai anlaşmaya ulaşmayı hedeflediği metinde, askeri operasyonların sona erdirilmesi, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması, yaptırımların kaldırılması ve İran’ın nükleer silah geliştirmeyeceğine yönelik taahhüdü yer aldı.
- Güvenlik17 Haz 21:36
SON DAKİKA I ABD basını duyurdu: ABD ile İran arasında mutabakat metni imzalandı!
Son Dakika Haberleri... ABD/İsrail ile İran arasında savaş resmi olarak sona erdi. Beyaz Saray tarafından yapılan açıklamaya göre, ABD Başkanı Donald Trump, mutabakat metninin bir kopyasını imzaladı ve...Devamı için tıklayınız
- Diplomatik18 Haz 04:01
ABD ve İran anlaşmasının 14 maddelik metni yayınlandı
Ateşkes anlaşması küresel enerji piyasalarındaki krizi sonlandırıyor. Trump ve İran Cumhurbaşkanı Pezeshkian 14 maddelik mutabakat zaptını imzaladı. Hürmüz Boğazı ticarete açılırken yaptırımlar kalkıyor.
- Güvenlik18 Haz 07:32
İranABD mutabakatı yürürlüğe girdi: Müzakerelerin kısa sürede başlaması bekleniyor
İran ile ABD arasında savaşı durduran ve taraflar arasındaki sorunların görüşmelerle çözülmesini öngören mutabakat, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve ABD Başkanı Donald Trump tarafından dijital ortamda uzaktan imzalanırken müzakere sürecinin kısa süre içinde başlaması bekleniyor.
- Diplomatik19 Haz 02:34
World leaders rally behind landmark US-Iran deal
• Putin says deal could stabilise Middle East, ease energy pressures; Beijing calls it ‘positive step’ for de-escalation • Qatar praises ceasefire terms and Hormuz assurances • G7 leaders back deal, call it key to blocking nuclear escalation risk • Hezbollah calls truce extension a ‘major victory’; Israel signals caution as Netanyahu says ‘challenges lie ahead’ WORLD powers and international leaders on Thursday welcomed a landmark ‘Islamabad Memorandum of Understanding’ signed by the United States and Iran to end their conflict, with many hailing Pakistan’s mediation efforts and expressing hope that the deal would pave the way for lasting peace. Among the first to react were China and Russia, both of which welcomed the agreement and urged all parties to build on the momentum created by the ceasefire. Russian President Vladimir Putin, speaking at an ASEAN summit in Kazan, praised the agreement, noting that Middle East stabilisation will significantly benefit global energy markets. The Russian Foreign Ministry formally welcomed the pact signed on Wednesday by US President Donald Trump and Iranian President Masoud Pezeshkian. In Beijing, Chinese Foreign Ministry spokesperson Lin Jian called the first-phase MoU a move of “positive significance for easing tensions”. Highlighting intense diplomatic efforts, including a five-point initiative jointly issued by China and Pakistan, Lin emphasised that force cannot solve problems. “Equal-footed negotiation is the right path,” he said, urging both nations to approach second-phase negotiations with a rational, pragmatic attitude to achieve positive outcomes. The Qatari Ministry of Foreign Affairs released a statement welcoming the document’s electronic signing in both English and Farsi. Doha praised the deal for addressing outstanding issues, including the cessation of military operations and ensuring freedom of navigation in the Hormuz, saying it considers the MoU a “renewed affirmation of the two sides’ commitment to resolving their differences” via peaceful means. While Qatar emphasised the agreement represents a “solid foundation” for talks and praised Pakistan’s mediation efforts, other Gulf countries have yet to issue official reactions to the diplomatic breakthrough. Western leaders expressed profound relief over the economic and security implications. G7 countries welcomed the deal, calling it a “historic opportunity to prevent Iran from acquiring any nuclear weapon”. French President Emmanuel Macron said the pact would stop a “situation of great instability that had terrible consequences for our economies.” “This agreement paves the way for lasting peace and allows the reopening of the Strait of Hormuz,” Macron wrote. “It is an important step in the right direction for our compatriots that will soon enable a decrease in energy prices.” Japanese Prime Minister Sanae Takaichi echoed these economic priorities, emphasising it was vital that “free and safe navigation” in the Strait of Hormuz be promptly restored through the “steady implementation of the memorandum by all parties”. In Lebanon, Hezbollah chief Naim Qassem hailed the diplomatic breakthrough as a “big victory”. In a televised address, Mr Qassem thanked Iran for linking the Lebanon front and forcing Israel to stop its aggression. However, he drew a hard line on domestic concessions. “The ceiling for the negotiations with the Israeli enemy is mutual security … and any proposal under the banner of disarmament will not pass, as this is an Israeli recipe for taking everything and wrecking the country,” he said. Conversely, Israeli Prime Minister Benjamin Netanyahu underscored the importance of maintaining close ties with the United States on Thursday, saying Washington had stood by Israel during the war. “The struggle is not yet over, and further challenges lie ahead,” Netanyahu said. “They require calm judgement, steadfast defence of Israel’s security interests, and at the same time the preservation of our vital relationship with our American friends, who stood shoulder to shoulder with us in this fight — a partnership we deeply appreciate.” Meanwhile, diplomatic support continued to ripple outward. Deputy Prime Minister and Foreign Minister of Pakistan Senator Mohammad Ishaq Dar received telephone calls from Azerbaijan Foreign Minister Jeyhun Bayramov, Egyptian FM Badr Abdelatty, Turkiye’s Hakan Fidan and Bahrain’s Abdullatif bin Rashid Al Zayani. They congratulated Dar on the signing of the memorandum and Pakistan endorsed as a mediator. They also appreciated Pakistan’s sincere and sustained diplomatic efforts that contributed to this development. Published in Dawn, June 19th, 2026
- Güvenlik19 Haz 08:29
İsrail yanlısı lobiden ABD'ye mutabakat tepkisi! Trump yönetimi askeri baskı unsurlarını kaybetti
İsrail yanlısı Amerikan lobi grubu Amerikan-İsrail Siyasi Eylem Komitesi (AIPAC), ABD-İran arasında varılan mutabakat sebebiyle ABD Başkanı Donald Trump yönetimine tepki gösterdi. Açıklamada, ABD yönetiminin...Devamı için tıklayınız
- Diplomatik20 Haz 09:15
Reuters: 'Devrim Muhafızları'nın kasasına milyarlarca dolar girebilir...'
Reuters’a konuşan üst düzey İranlı kaynaklar, ABD ile İran arasında savaşın sona erdirilmesi ve yaptırımların kaldırılmasına yönelik olası bir anlaşmanın en büyük kazananlarından birinin İran Devrim Muhafızları olabileceğini belirtti.
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Ortak aktörcanlı
ABD-İran Mutabakatı İçin 14 Haziran'da Cenevre'de İmza İddiası
Bloomberg'in üst düzey yetkililere dayandırdığı haberde, ABD ve İran arasında bir mutabakat zaptının 14 Haziran Pazar günü Cenevre'de imzalanabileceği öne sürüldü. Yetkililer, belgenin nihai bir anlaşmadan ziyade taraflar arasındaki mutabakatı kayda geçireceğini belirtti. G7 liderlerinin 15-17 Haziran'da Fransa'da bir araya gelecek olması, diplomatik zamanlamanın dikkat çekici bir arka planı olarak sunuldu. Haberde, İran tarafının henüz resmî bir açıklama yapmadığına işaret ediliyor. Mutabakatın ayrıntıları netleşmemiş olsa da, uzun süredir gergin seyreden Washington-Tahran hattında yumuşama beklentisi yarattı. Diplomatik kaynaklar, bu adımın bölgesel gerilimlerin düşürülmesi ve nükleer programa ilişkin müzakerelerin canlandırılması için bir zemin oluşturabileceğini değerlendiriyor. Gelişme, özellikle Avrupa başkentlerinin yoğun diplomasi yürüttüğü bir dönemde geldi. G7 zirvesi öncesinde atılacak böyle bir imza, küresel aktörlerin İran meselesindeki tutumlarını da etkileyebilir. Ancak tarafların henüz doğrulama yapmaması, sürecin kırılganlığını koruyor.
ABD20 olay1 gün önce - Ortak aktörcanlı
İran ‘onurlu çerçeve’ ile savaşa son vermeye hazır, ABD anlaşma için bastırıyor
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Katar Emiri Tamim bin Hamad Al Sani ile yaptığı telefon görüşmesinde, devam eden savaşı sona erdirmek ve bölgesel gerilimi azaltmak için ‘onurlu bir çerçeve’yi hayata geçirmeye hazır olduklarını söyledi. Devlet medyasına yansıyan açıklamada Pezeşkiyan, Tahran’ın diyalog ve angajmana bağlılığını sürekli gösterdiğini vurguladı. BBC Uluslararası Editörü Jeremy Bowen ise Beyaz Saray’ın kamuoyu yoklamaları ve Körfez müttefiklerinin baskısı altında bir anlaşma için çabaladığını, ancak İran’ın taviz koparmadan geri adım atmadığını yazdı. İran’ın diplomatik açıklaması, bölgedeki çatışmaların tırmandığı bir dönemde geldi ve özellikle Katar’ın arabuluculuk rolünü teyit etti. Pezeşkiyan’ın ‘onurlu çerçeve’ vurgusu, Tahran’ın ulusal çıkarlarından ödün vermeden bir çözüm aradığını gösterirken, ABD tarafındaki hareketlilik Trump yönetiminin önümüzdeki seçimler öncesinde dış politika başarısına duyduğu ihtiyaca işaret ediyor. İki haber birlikte okunduğunda, taraflar arasında bir müzakere zemini arandığı ancak beklentilerin henüz örtüşmediği ortaya çıkıyor. Gelişmeler, Orta Doğu’daki geniş çaplı savaşın sadece askeri boyutuyla değil, diplomatik ve siyasi maliyetiyle de masaya yatırıldığını gösteriyor. İran’ın nükleer programı, bölgesel vekil güçler ve ABD’nin İsrail’e desteği gibi başlıkların müzakere paketinde yer alması muhtemel. Katar’ın kanalıyla yürütülen temaslar, olası bir ateşkes ya da gerilim düşürücü mekanizma için sinyal olarak değerlendiriliyor. Ancak BBC yorumu, İran’ın stratejik taleplerinden vazgeçmediğini ve Trump yönetiminin aceleci bir anlaşma riskiyle karşı karşıya olduğunu belirtiyor.
İran18 olay11 Haz - Ortak aktörcanlı
Trump İran Nükleer Anlaşması İçin Nihai Kararını Veriyor
ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın zenginleştirilmiş uranyum stokunun akıbetine ilişkin nihai kararını vermek üzere ulusal güvenlik ekibiyle Beyaz Saray Durum Odası'nda bir araya geldi. Trump, uranyumun ABD'ye teslim edilmesini ya da uluslararası denetimde imha edilmesini talep ederken, İran'ın nükleer silah geliştirmeyeceğini taahhüt etmesi, Hürmüz Boğazı'nın deniz trafiğine açılması ve bölgedeki mayınların temizlenmesi gibi koşulları sıraladı. İran liderinden gelen 'uranyumun ülkede kalması' yönündeki direktif ve Meclis Başkanı Galibaf'ın sert ifadeleri, müzakere sürecinde belirleyici oluyor. Rusya arabuluculuk önerirken, Kazakistan uranyuma ev sahipliği yapmaya hazır olduğunu bildirdi. İsrail Başbakanı Netanyahu'nun Trump'ı daha sert bir tutuma yönlendirme çabalarının şimdilik etkili olamadığı belirtiliyor. Türkiye Dışişleri Bakanı Fidan ise tarafların anlaşmaya yakın olduğu değerlendirmesinde bulundu. Uzmanlar, uranyum sorununun çözümünün bölgesel istikrar ve nükleer silahlanmanın önlenmesi bakımından hayati önem taşıdığına işaret ediyor.
165 olay19 sa önce - Ortak aktörcanlı
ABD-İran anlaşması eşiğinde ateşkes ihlalleri ve İsrail'in kaygıları
ABD ile İran arasında nükleer program ve Hürmüz Boğazı'nı kapsayan bir anlaşmaya varılmasına yönelik müzakereler kritik bir aşamaya ulaştı. ABD Başkanı Trump anlaşmayı onaylamaya yakın olduğunu açıklarken, İranlı yetkililer henüz nihai bir uzlaşı sağlanmadığını belirtiyor. Taslak metinde İran'ın nükleer faaliyetlerini durdurması ve boğazın yeniden açılması öngörülürken, Rusya'nın uranyum planına itirazı ve İran'ın tüm cephelerde ateşkes talebi masadaki pürüzler arasında. Buna karşın sahada ateşkes ihlalleri sürüyor. İran, ABD'yi Hürmüzgan'da ateşkesi bozmakla suçlarken, Washington Umman'ı hedef alan tehditler savurdu. Bu gerilim, İran'ın hava saldırılarında hasar gören füze altyapısını ve İHA üretimini öngörülenden hızlı onardığını gösteren istihbarat raporlarıyla birleşince, anlaşmanın kalıcılığı sorgulanıyor. İsrail ise anlaşmanın nükleer meseleyi ertelemesinden ve kendi stratejik çıkarlarını yansıtmamasından endişeli. Tel Aviv yönetimi, geçici bir çözümün İran'ın bölgesel etkisini sınırlandırmayacağını düşünüyor. ABD'nin anlaşma taslağını müttefikleriyle paylaşması, diplomatik sürecin bölgesel denklemlere etkisini gözler önüne seriyor.
116 olay17 sa önce - Ortak aktörcanlı
İran, ABD ve İsrail'in Denetim Anlaşması Kapsamındaki Nükleer Tesislere Saldırılarını Kınadı
İran'ın Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (IAEA) Guvernörler Kurulu toplantısındaki delegasyonu, ABD ve İsrail'in Denetim Anlaşması kapsamındaki nükleer tesislere yönelik saldırılarını kınadı. Tahran’ın 6 Haziran’da yaptığı açıklamaya göre, söz konusu saldırılar uluslararası denetim altındaki tesisleri hedef aldı. İran, saldırıların nükleer silahların yayılmasını önleme rejimine zarar verdiğini savundu. Denetim Anlaşması, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması (NPT) çerçevesinde IAEA’nın nükleer faaliyetlerin barışçıl amaçlı olduğunu doğrulamasını sağlar. Bu kapsamdaki tesislere yapılan müdahaleler, hem uluslararası hukuk açısından hem de bölgesel güvenlik bağlamında ciddi sonuçlar doğurabilir. İran’ın tepkisi, özellikle kendi nükleer programıyla ilgili uzun süredir devam eden gerilimlerin IAEA zemininde yeni bir boyut kazandığını gösteriyor. İran’ın bu çıkışı, ABD ve İsrail ile yaşanan diplomatik çatışmanın kurumsal platforma taşınması olarak değerlendirilebilir. Aynı zamanda Tahran, nükleer anlaşma müzakerelerinin sürdüğü bir dönemde uluslararası kamuoyunu yanına çekmeyi hedefliyor. Gelişme, IAEA’nın tarafsızlık ilkesi ve nükleer denetim mekanizmasının geleceği açısından da önem taşıyor.
İran47 olay20 dk önce - Ortak aktörcanlı
Pakistan'dan ABD-İran Anlaşması: Hürmüz Açılıyor, Abluka Kalkıyor
Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, ABD ile İran arasında 'İslamabad Mutabakat Zaptı' adlı bir anlaşmanın elektronik ortamda imzalandığını açıkladı. Şerif, iki ülkenin devlet başkanları tarafından imzalanan belgeyi arabulucu olarak kendisinin de onayladığını belirtti. Anlaşma uyarınca İran'ın Hürmüz Boğazı'nı derhal açması, ABD'nin ise bölgedeki ablukayı hemen kaldırması öngörülüyor. Söz konusu mutabakat, küresel petrol sevkiyatının yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı'ndaki aylardır süren gerginliği sona erdirme potansiyeli taşıyor. Pakistan'ın diplomatik girişimi, İslamabad yönetiminin bölgesel krizlerde arabuluculuk rolünü öne çıkarırken, anlaşmanın en üst düzeyde imzalanması tarafların taahhüdünü yansıtıyor. Ancak sahada uygulamanın ne zaman başlayacağı ve taraflardan resmî bir teyit gelip gelmediği henüz belirsizliğini koruyor. Duyuru, Pakistan medyasında geniş yer bulurken, uluslararası toplumdan gelecek tepkiler yakından izleniyor. Enerji piyasaları ve deniz ticareti açısından kritik öneme sahip boğazın yeniden güvenli geçişe açılması, petrol fiyatları üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturabilir.
Pakistan1 olay2 gün önce