İçeriğe atla
Kişi dizinine dön
FM
Hükümet Başkanı

Friedrich Merz

Almanya Federal Cumhuriyeti Başbakanı

10. Almanya şansölyesi (2025–görevde)

278
Toplam olay
50
Son 30 gün
Son hareketleren güncel: 1 gün önce
  1. Ekonomik01 Eki· MoscowRusya

    Europe braces for ‘severe hybrid attacks’ from Russia, says Merz

    German chancellor says Moscow’s escalation shows ‘desperation’ over war in Ukraine

  2. Güvenlik01 EkiAlmanya

    Germany bracing for 'serious' hybrid attacks by Russia, Chancellor Merz says

    Merz said Germany would respond 'quickly and clearly,' while Russian ‌President Vladimir Putin warned that harsh retaliation can lead to 'a fatal point of no return'

    Germany news: Merz lauds NATO with Westphalian Peace Prize
  3. Siyasi01 EkiAlmanya

    Almanya'daki Vestfalya Barış Ödülü bu sene NATO'ya verildi. Törene protestolar eşlik etti

    Uluslararası Vestfalya Barış Ödülü'ne bu yıl NATO layık görüldü. Ödül töreninde konuşan Almanya Başbakanı Merz, Rusya'ya uyarılarda bulunurken, tören dışında toplanan eylemciler ödülün NATO'ya verilmesini protesto etti.

  4. Güvenlik01 Eki· BerlinAlmanya

    Merz warns of more Russian hybrid attacks as he reaffirms support for Ukraine

    BERLIN, Oct 1 - Chancellor Friedrich Merz warned on Thursday that Germany faced more hybrid attacks from Russia as he pledged to continue support for Ukraine ahead of what is likely to be its harshest winter since the start of Russia's invasion in 2022.

    Germany news: Merz lauds NATO with Westphalian Peace Prize
  5. Güvenlik01 EkiAlmanya

    German chancellor accuses Russia of refusing negotiations over Ukraine war

    Friedrich Merz says ongoing war poses 'security threat' across Europe

    Germany news: Merz lauds NATO with Westphalian Peace Prize
  6. Güvenlik01 EkiAlmanya

    Germany news: Merz lauds NATO with Westphalian Peace Prize

    At a ceremony to honor NATO, the German chancellor warned that Russia will threaten the rest of Europe if it isn't stopped in Ukraine. In other news, the German military will set up its first drone regiment. DW has more.

    Germany news: Merz lauds NATO with Westphalian Peace Prize
  7. Ekonomik29 EylAlmanya

    Germany news: Merz revolts over EU budget, report says

    Chancellor Friedrich Merz and his counterparts from five countries have threatened to withhold approval to the EU budget proposal unless it's cut by billions of euros. Follow DW.

  8. Ekonomik24 EylBelçika

    AB içinde "Made in Europe" kavgası. Milyarlarca euroluk teşvik kime gidecek?

    Avrupa Birliği, kamu ihaleleri ve sübvansiyonlarda yerli üretimi şart koşan Sanayi Hızlandırma Yasası tasarısı nedeniyle derin bir görüş ayrılığına sürüklendi. Avrupa Birliği, kamu kaynaklarını stratejik yerli sanayiyi ayağa kaldırmak amacıyla kullanmaya hazırlanırken, Brüksel'de "Made in Europe" (Avrupa'da Üretilmiştir) kavramının sınırları üzerine şiddetli bir anlaşmazlık yaşanıyor. Avrupa Komisyonu tarafından Mart ayında sunulan Sanayi Hızlandırma Yasası tasarısı, otomotiv ve temiz enerji gibi kritik alanlarda kamu ihaleleri, açık artırmalar ve devlet sübvansiyonlarından yararlanmak isteyen şirketlere yerli üretim şartı getiriyor. Plan, AB'nin yıllık 2 trilyon euroyu aşan ve birlik gayrisafi hasılasının yüzde 14'ünü oluşturan dev kamu alım gücünü devreye sokmayı amaçlıyor. Temel hedef ise Avrupa'daki yüksek enerji fiyatları ve sıkı regülasyonlardan muaf olan yabancı rakiplerle mücadele etmek ve bilhassa güneş paneli bileşenleri gibi temiz teknolojilerde küresel pazara hakim olan Çin'e bağımlılığı azaltmak. PARİS İLE BERLİN ARASINDA SANAYİ CEPHESİ Tasarı, Avrupa Birliği üyesi 27 ülkenin yanı sıra ortak pazarın parçası olan İzlanda, Lihtenştayn ve Norveç'ten gelen ürünleri doğrudan kapsıyor. Komisyon, tedarik zincirlerinin kopmasını önlemek ve müttefiklerle ticari bağları korumak amacıyla serbest ticaret anlaşmaları, gümrük birlikleri veya karşılıklı kamu alım sözleşmelerine sahip ortak ülkeleri de sisteme dahil etmeyi planlıyor. Fransa ise bu çerçevenin fazlasıyla geniş tutulduğu görüşünde. AFP ajansının aktardığına göre Fransız Sanayi Bakanı Sebastien Martin, Brüksel'deki toplantı öncesinde yaptığı açıklamada, "Avrupalıların kamu parası, Avrupalı işçileri ve Avrupa fabrikalarını desteklemelidir" diyerek sınırların dar tutulmasını istedi. Buna karşılık Almanya, Belçika ve bazı üye ülkeler "Avrupa ile Üretilmiş" yaklaşımını savunuyor. Almanya Ekonomi Bakanı Katherina Reiche, üretimi Avrupa içinde artırırken İsviçre, Norveç ve Kanada gibi güvenilir ortaklara dayanmayı sürdürmek gerektiğini kaydetti. Belçika Başbakan Yardımcısı David Clarinval de kurallara uyan ülkeleri içeren açık bir liste talep ettiklerini belirterek İngiltere, Güney Kore, Kanada ve İsviçre'yi örnek gösterdi. İsveç ve Çekya katı kuralların yatırımları caydırabileceği ve fiyatları tırmandırabileceği uyarısında bulunurken, Almanya Başbakanı Friedrich Merz daha önce sadece Avrupa'yı önceleyen kuralların "son çare" olması gerektiğini dile getirmişti. Polonya adına konuşan Michal Baranowski ise dengeli bir yaklaşımı desteklediklerini, kuralların şirketler için "bürokratik bir kabusa" dönüşmemesi gerektiğini, İngiltere, Avustralya, Japonya veya İsviçre'nin kapsama alınıp alınmayacağını söylemek için henüz erken olduğunu vurguladı. SEKTÖRLERE ÖZEL YERLİLİK KOTALARI GELİYOR Komisyon'un hazırladığı tasarı çelik, alüminyum, çimento, elektrikli araçlar, bataryalar, güneş ve rüzgar enerjisi, hidrojen teknolojisi ve nükleer enerji gibi kritik alanları hedefliyor. Her sektör için farklı yerlilik ve düşük karbon eşikleri öngörülüyor: Kamu kaynaklarıyla alınacak elektrikli araçların montajının AB sınırlarında yapılması ve yasa yürürlüğe girdikten altı ay sonra, batarya haricindeki parçalarının yüzde 70'inin AB menşeili olması zorunlu tutuluyor. Güneş panellerinde evirici (inverter) ve hücrelerin üç yıl içinde Avrupa'da üretilmesi şartı aranıyor. Alüminyum alımlarında yüzde 25 AB üretimi ve düşük karbon kriteri getirilirken, çelik alımlarında sadece yüzde 25 düşük karbon şartı aranıyor; Avrupa menşei zorunluluğu uygulanmıyor. Öte yandan çelik üreticileri kendi sektörlerinin de yerlilik kapsamına alınması için kulis yürütüyor. Tasarının getirdiği kurallar, ürünlerin Avrupa'da tedarik edilemediği veya tedarikçi değiştirmenin maliyetleri fahiş biçimde yükselttiği hallerde muafiyet tanıyor. Tasarı, yabancı yatırımlara yönelik ağır denetim hükümleri de içeriyor. Yatırımcının kendi ülkesinin küresel üretim kapasitesinin en az yüzde 40'ını elinde tuttuğu stratejik sektörlerde, 100 milyon euronun üzerindeki doğrudan yatırımlara özel şartlar getiriliyor. Reuters'ın haberine göre Çin'i hedef aldığı belirtilen bu madde uyarınca; yabancı yatırımcılar Avrupalı bir şirkette çoğunluk hissesine sahip olamayacak, ağırlıklı olarak Avrupalı işçileri istihdam edecek ve fikri mülkiyet lisansını AB'deki yatırımın faydasına sunacak. İNGİLTERE VE KÜRESEL ORTAKLAR TEDİRGİN Mevzuatın dışarıda bırakacağı ülkelere dair belirsizlik uluslararası alanda kaygıları artırdı. İngiltere Başbakanı Andy Burnham, ülkesinin "güvenilir ortak" sayılması için girişimde bulunacağını belirterek, dışlanmanın İngiliz otomotiv sektörüne ağır darbe vuracağı uyarısını yaptı. İngiliz Motorlu Araç Üreticileri ve Tüccarları Derneği (SMMT), Birleşik Krallık'ın kapsam dışı kalmasının 80 milyar euroluk ikili ticaret hacmini ve ortak yatırımları riske atacağını bildirdi. Japon otomobil üreticileri de kuralların küresel tedarik ağlarına zarar verebileceğine dikkat çekti. Yıl sonuna kadar AB dönem başkanlığını yürüten İrlanda, 27 ülkeyi ortak bir metinde uzlaştırmaya çalışıyor. Masadaki formüllerden biri, kuralların her sektör ve hatta her ürün bazında ayrı ayrı esnetilmesini içeriyor. Mevzuatın yasalaşması için Avrupa Parlamentosu ve üye devletlerin ortak bir metin üzerinde uzlaşması gerekiyor. Parlamentoda süreci yönetecek olan Alman raportör Anna Cavazzini ile Fransız parlamenterler Christophe Grudler ve Pierre Jouvet değişiklik önergelerini sunmaya hazırlanırken, nihai onayın gelecek yıl çıkması hedefleniyor.

    AB içinde "Made in Europe" kavgası. Milyarlarca euroluk teşvik kime gidecek?
  9. Ekonomik24 Eyl· BerlinAlmanya

    Seçim sonuçları Almanya'yı sarstı. Başbakan Merz'e reform çağrısı

    Almanya'nın önde gelen düşünce kuruluşları, bölgesel seçim yenilgilerine rağmen Başbakan Friedrich Merz hükümetine ekonomik reformlara devam etmesi yönünde çağrıda bulundu. Almanya'nın önde gelen ekonomi enstitüleri, eyalet seçimlerindeki ağır kayıpların ardından Başbakan Friedrich Merz liderliğindeki koalisyon hükümetine reform takvimine sadık kalma çağrısı yaptı. Berlin, Münih, Kiel, Halle ve Essen merkezli düşünce kuruluşları, siyasi baskılar sebebiyle önlemlerin gevşetilebileceği yönündeki tartışmalara karşı uyarılarda bulundu. Merz'in liderliğindeki merkez sağ Hristiyan Demokrat Birlik (CDU), bu ay içinde düzenlenen üç eyalet seçiminde ciddi oy kaybına uğradı. Aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisinin ise bölgesel sandıklardan büyük kazanımlarla çıkması, başbakanın siyasi geleceğine yönelik tartışmaları alevlendirdi. Hükümet ortakları arasındaki önde gelen isimler, temmuz ayında uzlaşılan kapsamlı ekonomik reform paketinin yeniden gözden geçirilebileceğini dile getirdi. Emeklilik yaşının kademeli olarak 67'nin üzerine çıkarılması ve kamu sağlık sisteminde planlanan düzenlemeler, seçmen tabanında yoğun tepki topluyor. "BELİRSİZLİK YATIRIMLARI KAÇIRIYOR" AFP ajansına konuşan Kiel Dünya Ekonomisi Enstitüsü (IfW) araştırmacısı Stefan Kooths, sürekli ertelenen ve içeriği değiştirilen adımların piyasalardaki güven ortamını zedelediğini söyledi. Kooths, "Reform paketlerinin duyurulup hemen ardından her üç ayda bir ertelenmesi yatırımcıları huzursuz ediyor. İnsanlar neyle karşılaşacaklarını ve çerçeve şartların neler olduğunu öngöremedikleri için beklemede kalıyor" değerlendirmesini yaptı. Ayrıca uzman, belirsiz ekonomi politikalarının Avrupa'nın en büyük ekonomisindeki uzun süreli zayıflığın temel nedenlerinden biri olduğunu vurguladı. Halle Ekonomik Araştırma Enstitüsü (IWH) bünyesinde çalışan Oliver Holtemoeller ise Alman ekonomisinin geleceğine yönelik bir güven eksikliği yaşandığına dikkat çekti. Holtemoeller, "Ekonomik kararlar açısından bu durum kritik bir önem taşıyor. İnsanların bu ülkede işlerin yeniden makul bir seyirde ilerleyeceğine inanacağı bir ortama ihtiyaç duyuyoruz" dedi. CDU ile hükümet ortağı Sosyal Demokrat Parti (SPD) arasındaki çetin pazarlıkların ardından şekillenen paket; vergi, sosyal yardım ve emeklilik politikalarını içeriyor. BU YILKİ BÜYÜME BEKLENTİSİ İKİ KATINA ÇIKTI DIW, RWI, Ifo, IWH ve IfW enstitülerinin ortaklaşa yayımladığı son raporda, siyasi çalkantılara rağmen büyüme tahminleri yukarı yönlü güncellendi. Kuruluşlar, Almanya ekonomisinin bu yıl yüzde 1,3 oranında büyüyeceğini öngördü. Nisan ayında bu oran yüzde 0,6 seviyesinde kalmıştı. Kurumlar, 2027 yılına yönelik ekonomik genişleme tahminini de yüzde 0,9'dan yüzde 1,1'e yükseltti. Ekonominin yılın ilk yarısında tahmin edilenden daha dirençli bir performans sergilediği belirtilen raporda, küresel pazarların sağlam duruşu ve yapay zeka alanındaki yatırımların bu toparlanmayı desteklediği aktarıldı. ABD ve İsrail'in İran'a yönelik savaşının tetiklediği enerji şokuna rağmen, yükselen akaryakıt ve ısınma giderlerinin tüketici fiyatlarının geneline yayılma etkisinin sınırlı kaldığı kaydedildi. ENFLASYON, İSTİHDAM VE BÜTÇE BASKISI Enstitülerin projeksiyonlarına göre toparlanma süreci dar bir tabana dayanıyor. Yüksek seyreden enerji maliyetleri ve yapısal darboğazlar iktisadi faaliyet üzerinde baskı kurmaya devam ediyor. Reuters ajansının haberine göre enflasyonun 2026 yılında yüzde 2,8'e, 2027'de yüzde 3,2'ye çıkacağı, 2028'de ise yüzde 2,0 seviyesine gerileyeceği tahmin ediliyor. Ekonomik büyümenin 2028 yılında demografik değişim, azalan iş gücü ve gerileyen büyüme potansiyeli nedeniyle yüzde 0,4'e kadar yavaşlaması bekleniyor. İş gücü piyasasının toparlanmaya gecikmeli yanıt vereceği öngörülürken, istihdamdaki gerilemenin bir süre daha süreceği, işsizlik oranının ise 2026 yılındaki yüzde 6,4 seviyesinden 2027'de yüzde 6,2'ye, 2028'de ise yüzde 5,8'e ineceği hesaplanıyor. Yıllardır zayıf dış talep, sertleşen Çin rekabeti, ABD gümrük tarifeleri ve pahalı enerji faturalarıyla mücadele eden Almanya'da, mevcut toparlanmanın önemli bir bölümü savunma ve altyapı alanlarındaki kamu harcamalarından kaynaklanıyor. Düşünce kuruluşları, harcamaların borç yükünü hızla artıracağına işaret ederek, mali disiplinin ve bütçe konsolidasyonunun zorunlu hale geldiğini vurguladı. Öte yandan Ifo Enstitüsü'nün perşembe günü açıkladığı eylül ayı verileri, iş dünyası güven endeksinin 1,1 puanlık artışla 89,9 seviyesine ulaştığını ortaya koydu. Finansal veri sağlayıcısı FactSet anketine katılan analistler, endekste yalnızca 0,1 puanlık bir artış öngörmüştü.

    Seçim sonuçları Almanya'yı sarstı. Başbakan Merz'e reform çağrısı
  10. Siyasi22 Eyl· BerlinAlmanya

    Berlin’de Elif zamanı

    Almanya’da Başbakan Merz için felaket gecesine dönüşen seçimlerin kazananı Berlin’de tarihi bir oyla birinci gelen Sol Parti ve eyalet başbakan adayı Elif Eralp oldu. Berlin’in ilk göçmen kökenli başbakanı olmaya hazırlanan Eralp’i şimdi koalisyon pazarlığı bekliyor.

    Almanya'da tarihi seçim. Tarkan şarkıları ve halayla kutladılar
  11. İnsani21 EylAlmanya

    Merz'in siyasi krizi, istikrar konusunda takıntılı Almanya için risk oluşturuyor

    BBC Avrupa Editörü Katya Adler'in analizine göre, Almanya'daki siyasi değişimler Avrupa'da ve ötesinde yakından izleniyor.

  12. İnsani21 EylAlmanya

    Merz's political crisis threatens Germany's obsession with stability

    Political shifts in Germany are being watched closely in Europe and beyond, Katya Adler writes.

  13. Siyasi21 Eyl· BerlinAlmanya

    Almanya’da seçim yenilgisi sonrası Merz’e sert tepki

    Almanya’daki eyalet seçimlerinde bekledikleri sonuçları alamayan Sosyal Demokrat Parti’nin (SPD) Mecklenburg-Vorpommern adayı Manuela Schwesig, Başbakan Friedrich Merz’e sert tepki gösterdi. Almanya’daki eyalet seçimlerinde hayal kırılığı yaşayan Sosyal Demokrat Parti’nin (SPD) Mecklenburg-Vorpommern adayı Manuela Schwesig, Başbakan Friedrich Merz’e yönelik eleştirisinde, "Başbakan, şimdiye kadar neyi yanlış yapmış olabileceğini kendine eleştirel bir şekilde sormalıdır. Başbakana tavsiyem eğer güveni yeniden kazanmak istiyorsa ki bunun tekrar başarılabileceğini bilmiyorum yerel yönetimlerle yakından ilgilenmesidir" ifadelerini kullandı. Almanya’da Berlin ve Mecklenburg-Vorpommern eyaletlerinde bekledikleri sonuçları alamayan Sosyal Demokrat Parti (SPD) Yönetim Kurulu, seçim sonuçlarını değerlendirmek üzere sabah saatlerinde toplandı. Toplantının ardından SPD eş genel başkanları Lars Klingbeil ve Barbel Bas, Mecklenburg-Vorpommern’de yeniden başbakan adayı olan Manuela Schwesig ve Berlin eyaleti başbakan adayı Steffen Krach ile birlikte ortak basın toplantısı düzenledi. SPD eş genel başkanı Barbel Bas, her iki eyalette seçim sonuçlarının da aşırı sağcı Almanya için Alternatif Partisi’ne (AfD) karşı mücadele için ekonomi ve istihdam konularına odaklanılması gerektiği mesajı verdiğini belirtti. Sol Parti’nin sandıktan birinci çıktığı Berlin’de SPD’nin aldığı sonuçlar için ‘en kötü sonuçlar’ nitelemesi yapan Bas, "Bu, bizim hedefimiz değildi. Başkentte yeniden öne çıkmak istiyoruz. Bu nedenle elbette bundan doğru dersleri çıkarmalıyız. Bizim için açık olan şu ki federal hükümette sorumluluk üstlendik, koalisyondayız ve bunu sürdürmek istiyoruz. Yine de seçim kampanyalarında şu analizi de yapmak gerekir: İnsanlar yaklaşan reformlardan memnun değiller. Bu da bizim için koalisyon ortağımızla birlikte bir çözüm aramamız gerektiği anlamına gelir. Sonuçta, uygun fiyatlı bir yaşam isteyen, ama her şeyden önce işlerinin güvende olmasını ve ekonomik büyümenin sağlanmasını isteyen insanlara nasıl yardımcı olabileceğimizi bulmalıyız" diye konuştu. SPD, KOALİSYONUN YOL HARİTASINDA DEĞİŞİKLİK TALEP EDİYO Bas, "Saksonya-Anhalt’taki seçimlerden sonra da söylediğim gibi bu şekilde devam edemeyeceğimizi vurgulamak istiyorum ve koalisyon içinde ortak bir çözüm bulmalıyız" ifadelerini kullandı. Bas, "Koalisyonda yaptığı işleri, bu ülkedeki vatandaşların yaşamını yapısal reformlar yoluyla uzun vadede iyileştireceğini net bir şekilde ortaya koyamadığımız için düşünce tarzımızı değiştirmeliyiz. Ancak bunu ortak bir uzlaşma içinde yapmalıyız. CDU içinde de şu anda devam eden tartışmalar olduğuna inanıyorum. Reformların artık adil olması gerektiği konusunda kesinlikle düşünmemiz gerekiyor. Bunları bu açıdan incelemeliyiz ve sonra ortak bir çözüm bulacağız. Şu anda bu koalisyonu herhangi bir mesele yüzünden parçalamaktan daha ölümcül bir şey yoktur. Bence bu konuda ortak bir çözüm bulacağız ve SPD olarak bu iradeyi ortaya koymak istiyoruz" dedi. “AFD’NİN ELDE ETTİĞİ SONUÇ DEMOKRASİ ADINA BİR MÜCADELE GÖREVİDİR” SPD’nin diğer eş genel başkanı Lars Klingbeil de "AFD’nin elde ettiği sonuç da bizim için sosyal demokrasi adına bir mücadele görevidir bu görevi yerine getireceğimizi burada çok net bir şekilde belirtmek istiyorum. Almanya’nın reformlara ihtiyacı var. SPD, bu ülke için reformların ve somut adımların arkasındadır. Sadece iletişimimizin iyileştirilmesi gerekmez, bazı noktalarda reformun içeriğinin de iyileştirilmesi gerekir ve emeklilik tartışması bunun en önemli örneğidir" sözleriyle seçim sonuçlarını değerlendirdi. “KOALİSYONA BAĞLIYIZ AMA SON DÖNEMDE YAŞANANLARIN DEVAMINA İZİN VEREMEYİZ” Lars Klingbeil , "Almanya’nın şu anda karşı karşıya olduğu tüm ekonomik zorluklar karşısında, dış politika açısından baktığımda, iç güvenliğimizin de tehdit altında olduğunu görüyoruz. SPD Yürütme Kurulu, bu federal hükümette üstlendiği sorumluluğun arkasında duruyor. İşleri farklı şekilde yapmalıyız, reform rotası konusunda hükümet içinde açık ve verimli tartışmalara ihtiyacımız var. Ancak SPD, Almanya için üstlendiği sorumluluğun arkasında duruyor. Bu konuda hiçbir tereddüt yok ve bunu çok net bir şekilde ifade etmek istiyorum. Bu benim için de kişisel olarak aşılmaması gereken bir sınırdır; bu sabah da bazı tartışmaları dinlerken, üstlendiğimiz sorumluluğa ilişkin tavrımızdan geri adım atmayacağımızı görüyorum. Bu koalisyona bağlıyız, ancak son aylarda yaşananların devam etmesine izin veremeyiz. Bir değişikliğe ihtiyacımız var ve net bir yol haritasıyla koalisyon ortağımızla görüşmelere başlıyoruz" şeklinde konuştu. “NEYİ YANLIŞ YAPMIŞ OLABİLECEĞİNİ KENDİNE ELEŞTİREL BİR ŞEKİLDE SORMALIDIR” Mecklenburg-Vorpommern’de yeniden başbakan adayı olan Manuela Schwesig ise Başbakan Friedrich Merz’e yönelik eleştirilerde bulundu. Schwesig, "Sanırım, benim eyaletimde artık sadece yüzde 5'in altında destek gören bir başbakan - ki bu benim görüşüm değil, halkın görüşüdür - ve sadece yüzde 6'lık bir destek oranına sahip bir federal hükümet varken, Almanya genelinde halkın yüzde 81'i reformları adaletsiz buluyor. Bu başbakan, şimdiye kadar neyi yanlış yapmış olabileceğini kendine eleştirel bir şekilde sormalıdır. Sadece reklamlara parmakla işaret etmek yeterli değildir. Buna alıştım, bu CDU’nun programı ve suçlu Schwesig’dir. Ancak başbakana tavsiyem eğer güveni yeniden kazanmak istiyorsa ki bunun tekrar başarılabileceğini bilmiyorum yerel yönetimlerle yakından ilgilenmesidir" ifadelerini kullandı. Schwesig, Mecklenburg-Vorpommern'de Yeşiller ve Sol Parti ile hükümet kurmak istediğini de söyledi. SPD’nin Başbakan adayı olan Steffen Krach ise "SPD Berlin’in hükümet kurma görevi yok bu görev diğer partilere düşüyor ve şimdi eyalet yönetim kurulunda bu felaket sonuçla nasıl başa çıkacağımızı görüşeceğiz. Yıllar boyunca, hatta on yıllar boyunca Berlin’in partisiydik. Yüzde 12’lik bir oy oranıyla artık Berlin’in partisi olduğumuzu söyleyemeyiz ve bu nedenle şimdi önümüzde Berlin SPD’sini yeniden inşa etme görevi var. Koalisyon konusunda net bir tavır sergiledim. Antisemitizme karşı açık bir taahhüt bekliyorum. Bunu sadece baş adaylardan ve eyalet başkanlarından değil, Sol Parti’nin meclis grubunda yer alan tüm üyelerden de bekliyorum" değerlendirmesinde bulundu. BERLİN'DE SOL PARTİ, MECKLENBURG-VORPOMMERN'DE AFD KAZANDI Almanya'da hafta sonu yapılan Berlin eyalet meclisi seçiminde geçici resmi sonuçlara göre Sol Parti yüzde 25,7 oy oranıyla sandıktan birinci çıktı. Hristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU) yüzde 18,8 ile ikinci sırada yer alırken, Almanya için Alternatif Partisi (AfD) yüzde 16,2 oy aldı. Yeşillerin yüzde 14,3, Sosyal Demokrat Parti (SPD) yüzde 12,1 oranında oy olarak Berlin Eyalet Meclisinde temsil hakkı kazandı. Mecklenburg-Vorpommern seçiminde ise geçici resmi sonuçlara göre aşırı sağcı Almanya için Alternatif Partisi AfD yüzde 38,2 oyla birinci, SPD yüzde 35,5 ile ikinci sırada yer aldı. Bu eyaletteki en büyük sürpriz ise Başbakan Merz’in partisi CDU’nun baraj altında kalması oldu. CDU yüzde 4,9'ar oyla yüzde 5 seçim barajının altında kaldı. Böylece CDU tarihinde ilk kez ülkede yapılan bir seçimde yüzde 5 seçim barajını aşamamış oldu.

  14. Güvenlik21 Eyl· MoscowRusya

    Germany’s AfD calls for ‘different’ approach to end Russia-Ukraine war

    Germans want Chancellor Friedrich Merz to travel to Moscow for talks, says party co-chair

    Russian drones kill at least nine in strikes targeting warehouses and ports in Ukraine – Europe live
  15. Siyasi21 Eyl· BerlinAlmanya

    REPLAY: German Chancellor Friedrich Merz in post-vote comments

    German Chancellor Friedrich Merz and CDU representatives held a press conference on Monday, September 21, after the party suffered its worst regional election defeat in postwar Germany. Merz called the result in Mecklenburg-Western Pomerania a “disaster”, as the CDU fell below the 5% threshold for entering the state parliament. According to FRANCE 24 Europe editor Armen Georgian, Merz and his party’s Berlin candidate, Stefan Evers, offered no concrete solutions to address the historic defeat, despite pledging to keep the coalition together in the name of a “democratic future.”

  16. Siyasi21 Eyl· BerlinAlmanya

    Almanya'da eyalet seçimleri: Berlin'de Sol Parti birinci, Mecklenburg-Vorpommern'de AfD önde

    Almanya Başbakanı ve CDU Genel Başkanı Merz, Mecklenburg-Vorpommern'deki sonucu "felaket" olarak nitelendirerek, toplumda "otoriterliğe duyulan hayranlık" üzerinden yayıldığını söylediği "otoriter zehir" konusunda uyarıda bulundu.

  17. Siyasi21 EylAlmanya

    Merz insists he will stay as German chancellor despite heavy losses in state elections – Europe live

    CDU suffered heavy losses in two regional elections, including in home state of former leader Angela Merkel, where it polled just 4.9% Also rolling in this morning are the numbers from Russia’s orchestrated lower-house election, where Vladimir Putin’s party has retained a huge majority against token opposition. Electoral officers say the ruling United Russia party is on track to gain 355 of the 450 seats in the State Duma - even larger than the previous 2016 record. It’s the first election since the Kremlin launched the full-scale invasion of Ukraine four-and-a-half years ago and parties critical of Putin were excluded from the vote. The EU’s Kaja Kallas has slammed the sham this morning, calling it “another major setback for Russian democracy.” Continue reading...

  18. Siyasi21 Eyl· BerlinAlmanya

    Five takeaways from Germany's regional elections

    BERLIN/FRANKFURT, Sept 21 - Elections in two German states on Sunday resulted in severe losses for the country's leading Christian Democrats, whose Chancellor Friedrich Merz is facing pressure to keep the far-right Alternative fuer Deutschland party at bay.

  19. Siyasi21 Eyl· BerlinAlmanya

    Şansölye için ‘felaket’ günü... İki eyalette merz’i üzen sonuç

    Almanya’nın iki eyaleti dün sandık başındaydı. Berlin’de Türk kökenli Elif Eralp’in lider adayı olduğu Sol Parti sandıktan birinci çıktı. Aşırı sağcı AfD’nin kazandığı Mecklenburg-Vorpommern eyaletindeki seçimlerde ise Başbakan Merz’in partisi CDU baraj altında kaldı. Merz sonuçlar için ‘felaket’ dedi.

    Almanya'da tarihi seçim. Tarkan şarkıları ve halayla kutladılar
  20. Siyasi21 Eyl· BerlinAlmanya

    Berlin’de Elif Eralp’in zaferi

    Başkent Berlin’de Türk kökenli Elif Eralp’in eyalet başbakan adayı olduğu Sol Parti (Die Linke), ilk sonuçlara göre yaklaşık yüzde 24.9 oyla seçimi birinci tamamladı. Hristiyan Birlik Partisi (CDU) yüzde 20 ile ikinci sırada, Yeşiller yüzde 15, AfD ise yüzde 14 ile dördüncü sırada yer aldı. Kesin sandalye dağılımı resmi sonuçların ardından belli olacak. Sol Parti’nin merkezinde büyük bir coşku yaşandı. Partisinin birinci sıraya yerleşmesinin ardından kameraların karşısına geçen Eralp, Türkçe olarak “Tarih yazdık arkadaşlar. Bugünden itibaren Berlin’i birlikte değiştireceğiz ve daha iyi bir yer haline getireceğiz. Şehrimizde sevgi ve adalet, nefrete karşı galip geldi” diye konuştu. Tarkanlı kutlama Seçim zaferinin ardından “Senin veya benim gibilerin belediye başkanı olması öngörülmüyordu. Fakat hep birlikte başardık!” diyen Eralp, Alman ve Türk partililerle birlikte Tarkan’ın “Şımarık” parçası eşliğinde kutlama yaptı. AfD dönemi Aynı gün yapılan Mecklenburg-Vorpommern seçimlerinde de ilk sonuçlara göre SPD ile AfD arasında başa baş bir yarış yaşandı. Resmi olmayan sonuçlara göre AfD yaklaşık yüzde 37, SPD ise yüzde 35 seviyesinde oy aldı. CDU ise yaklaşık yüzde 5,5 ile parlamentoya girebilmek için yüzde 5 barajında. Almanya Başbakanı Friedrich Merz ise seçimlerin ardından Berlin’de kameralar karşısına geçti. İki farklı sonuç aldıkları iki seçim yaşadıklarını belirten Merz, “Mecklenburg-Vorpommern’deki seçim sonucunu güzelleştiremeyiz. Bu bir felaket” dedi. Merz, partisinin “çok mücadele ettiğini, ancak SPD ve AfD arasındaki gerilimde ezildiğini” belirtti. Kimdir? Elif Eralp, 1981 yılında bir meslek öğretmeni anne ve doktor bir babanın kızı olarak Almanya’nın Münih kentinde doğdu. Aile, 12 Eylül 1980 darbesinden sonra Türkiye’den Almanya’ya iltica etti. Eralp, liseden mezun olduktan sonra 2001-2007 yılları arasında Hamburg Üniversitesi’nde hukuk okudu. 2009 yılında da Hamburg’da İkinci Devlet Hukuk Sınavı’nı geçerek hukuk eğitimini bitirdi. Evli ve iki çocuk annesi olan Eralp, Türkçe ve Almanca’nın yanı sıra İspanyolca ve İngilizce biliyor.

  21. Siyasi21 Eyl· BerlinAlmanya

    Far-right tops German state vote as Merz routed in worst result since 1949

    BERLIN/SCHWERIN: The Alternative for Germany (AfD) took first place in state elections in northeastern Germany on Sunday, exit polls showed, delivering a “disaster” for Chancellor Friedrich Merz, who vowed to push ahead with his reform agenda. The AfD was set to win 37 percent in the state of Mecklenburg-Western Pomerania, ahead of the centre-left Social Democrats on 35.5pc and far in front of Merz’s conservatives, who got 5.5pc and barely crossed the threshold to enter the state parliament, according to exit polls on ARD public television. But the far-right party is unlikely to govern as the other main parties rule out working with it. If confirmed, Sunday’s result would be the worst in any state election for Merz’s party since 1949. It would also be another first-place finish at state level in a month for the AfD party, which is shunned by mainstream parties but is topping national opinion polls. “It’s a disaster,” Merz said in televised remarks after the exit polls were published, but signalled that he would fight on as chancellor after speculation that a bad result could prompt him to resign. Far-left Elif Eralp wins Berlin vote on anti-AfD, pro-poor campaign In another election in the capital Berlin that also took place on Sunday, the far-left Linke party was on 24.5pc, while Merz’s conservatives were on 20pc and the AfD also gained in strength, hitting 16pc. Sunday’s results may not prove a knock-out blow for Merz, who last week received backing from eight conservative state premiers. But his low approval ratings, unpopular reforms and the triumph of the AfD in an earlier state election in Saxony-Anhalt have left his future in the balance. Merz has called a party meeting for Sunday to discuss the way forward. The elections in Mecklenburg-Western Pomerania, a largely rural state in the formerly communist east, and the capital Berlin follow the Sept 6 election in Saxony-Anhalt, where the AfD came close to the rare feat of winning an absolute majority. Elections in the two states would not usually draw much interest outside Germany, but the AfD’s success in Saxony-Anhalt, which it sees as the first step towards winning federal elections due in 2029, has sent shock waves through Europe. In just over a decade, the party, which wants to take tough action to deport foreigners with no right to stay in Germany, restore energy ties with Russia and quit the euro, has transformed itself from a fringe eurosceptic movement to the country’s most popular party. The exit polls underscore the advances the AfD has made in recent years and raise fresh questions over the “firewall” strategy, under which the other main parties refuse to enter coalition agreements with it. Merz shaken by far-right and far-left gains The far right and far left had more success in German state elections on Sunday, dealing yet another blow to embattled Chancellor Friedrich Merz — who has vowed to stay the course. In Berlin, the far-left Die Linke party with 24.5-26pc looked set to easily defeat the CDU, which is currently running the coalition government and which scored 20pc, according to exit polls. Merz — who had called a crisis meeting of his party leadership in anticipation of a poor result — quickly stepped before the cameras and vowed to stay the course, following recent speculation he may soon be ousted by his party. “The reforms have to come,” 70-year-old Merz said. “I am taking on this responsibility because I want to move our country forward.” The AfD also won 16pc in Berlin, although it looked set to remain shut out of power in both states because of a “firewall” of non-cooperation agreed by other major parties. Poor approval ratings Merz — with record low personal approval ratings after 16 months in office — has been fighting off rumours he may be ousted by his centre-right CDU/CSU bloc. On election night, he was huddling in a crisis meeting of the CDU party leadership to discuss the outcome of the regional polls. The chancellor has also cleared his calendar for the following days and skipped a trip to the UN General Assembly to deal with potential aftershocks from the votes. The latest polls came two weeks after the far-right, pro-Trump and Moscow-friendly AfD dealt a stunning defeat to the CDU in the state of Saxony-Anhalt. Sunday’s Berlin election was a historic first for Die Linke, which promises drastic steps to solve a housing crisis in the German capital, including expropriating flats held by large corporate landlords. A CDU defeat there, if confirmed in final results, is another black eye for Merz — especially at the hands of its nemesis Die Linke, which opposes big business, rejects military aid for Ukraine and wants Germany to exit Nato. Call for ‘stability’ When Merz took office in May last year, he vowed to reboot a flagging economy, rebuild the military to deter Russia, and reduce irregular immigration to soothe voters’ fears and lure them away from the AfD. But the AfD now leads nationwide polls and Merz’s personal approval ratings hover just above 10 percent, not helped by his occasionally blunt and abrasive comments. Published in Dawn, September 21st, 2026

    Far-right tops German state vote as Merz routed in worst result since 1949
  22. Siyasi21 Eyl· BerlinAlmanya

    Almanya'da tarihi seçim. Tarkan şarkıları ve halayla kutladılar

    Berlin'de Sol Parti Türk kökenli siyasetçi Elif Eralp liderliğinde sandıktan birinci çıktı. Kutlamalarda Tarkan şarkıları ve halay vardı. Mecklenburg-Vorpommern'de ise aşırı sağcı AFD rekor kırdı. Almanya'da siyasi açıdan kritik önem taşıyan iki eyalette dün seçim vardı. 6 Eylül'de aşırı sağcı Almanya için Alternatif Partisi'nin (AfD) zaferiyle sonuçlanan Saksonya-Anhalt eyalet seçimlerinin ardından bu kez Berlin ve Mecklenburg-Vorpommern eyaletlerinde seçmenler tarihi seçim için sandığa gitti. Berlin eyalet meclisi seçiminde ilk sonuçlara göre başbakanlığa Elif Eralp'i aday gösteren Sol Parti, yüzde 25.5 oy oranıyla ilk sırada yer aldı. Hristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU) yüzde 18.9 ile ikinci sırada yer alırken AfD yüzde 16.1 oy aldı. Yeşillerin oy oranı yüzde 14.3, Sosyal Demokrat Partinin (SPD) oy oranı yüzde 12.1'de kaldı. “SEVGİ VE ADALET, NEFRETE GALİP GELDİ” Sol Parti Berlin'de sandıktan zaferle çıksa da tek başına iktidar olmasına yetecek 80 sandalyeye tek başına ulaşamadı. Olası Sol Parti-SPD-Yeşiller ittifakı 95, CDU-SPD-Yeşiller ittifakı ise 83 sandalyeyle meclis çoğunluğunu sağlayabiliyor. Bu sonuçlarla, seçimden zaferle çıkan Sol Parti'nin Türk kökenli adayı Elif Eralp'in Berlin eyalet başbakanı olması bekleniyor. Sandıktan zaferle çıkan Sol Parti üyeleri, halaylar ve Tarkan şarkılarıyla tarihi geceyi kutladı. Sol Parti'nin başbakan adayı Elif Eralp, sonuçların netleşmeye başlaması sonrası yaptığı konuşmada partisine destek verenlere teşekkür etti. Berlin'i hep birlikte değiştirip daha iyi bir yer haline getireceklerini ifade eden Eralp, "Şehrimizde sevgi ve adalet, nefrete karşı galip geldi ve bu mesaj tüm dünyaya yayılıyor." dedi. Eralp, kamu yayıncısı ARD'ye yaptığı açıklamada, seçmenlerin kendisine ve Sol Parti'ye, herkesin insan onuru içinde iyi bir yaşam sürdürebileceği daha adil bir Berlin adına yeni bir sayfa açmak için görev verdiğini ifade etti. Berlin'de en büyük sosyal sorunun kira krizi olduğunu vurgulayan Elif Eralp, "Şehrimizde insanlar yeniden daha iyi bir yaşamı olması için Berlin eyaleti başbakanı olmak istiyorum." diye konuştu. AİLESİ 1981'DE TÜRKİYE'DEN GÖÇTÜ Seçimden zaferle çıkan Sol Parti'nin Türk kökenli adayı Elif Eralp'in Berlin eyalet başbakanı olması bekleniyor. Eralp, 1981 yılında Türkiye'den Almanya'ya göç eden bir ailenin kızı olarak Münih'te dünyaya geldi. Kariyeri boyunca göç, iltica hukuku ve ırkçılıkla mücadele gibi konularda çalışan Eralp; Hamburg'daki hukuk eğitiminin ardından Birleşmiş Milletler ve Alman diplomatik misyonlarında deneyim kazandı. 2017'de Sol Parti'ye katıldı. Daha önce yaptığı açıklamalarda Berlin'de Filistin'e destek amacıyla düzenlenen gösterilerdeki polis şiddetine tepki gösteren Eralp, seçilmesi halinde, çok ağır suçlar işleyen İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun tutuklanması için mücadele edeceğini söylemişti. AŞIRI SAĞIN ZAFERİ Almanya'da seçimin bir diğer adresi ise Mecklenburg-Vorpommern eyaletiydi. Berlin'in aksine burada Sol Parti değil, aşırı sağcı AFD zafere ulaştı. AfD yüzde 38.2 oyla birinci olurken, SPD yüzde 35.5 ile ikinci sırada kaldı. Berlin'de zafere ulaşan Sol Parti yüzde 6.5, Yeşiller ise yüzde 5.7 ile eyalet meclisine girmeyi başardı. 71 sandalyenin bulunduğu Eyalet Meclisinde AfD 32 sandalyeyle en fazla üyeye sahip parti olurken, SPD 29, Sol Parti ve Yeşiller ise 5'er sandalyeyle temsil edilecek. Oylarını bir önceki seçime göre katlayan AFD de birinci parti olsa da tek başına hükümet kuracak oy oranına ulaşamadı. Diğer partilerin AFD'yle koalisyona yanaşmayacağı belirtiliyor. Bu nedenle Mecklenburg-Vorpommern eyaletinde ikinci sıradaki Sosyal Demokratların koalisyon kurması gündemde. MERZ'İN PARTİSİ BARAJ ALTINDA Almanya Şansölyesi Friedrich Merz'in partisi Hırıstiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU) burada da büyük bir darbe aldı. Yüzde 4.9 oy alarak yüzde 5 barajının altında kalan CDU, 1945'ten bu yana ilk kez bir eyalette meclise giremedi. Seçimler sonrası kamera karşısına geçen Merz, her iki eyaletteki oy kaybını "felaket" diye yorumladı. Ancak Merz partisinin seçimdeki büyük oy kaybına rağmen konuşmasında görevine devam edeceği mesajını verdi.

    Almanya'da tarihi seçim. Tarkan şarkıları ve halayla kutladılar
  23. Siyasi20 EylAlmanya

    Germany’s Merz vows to press ahead with reforms after historic state election defeat

    German Chancellor Friedrich Merz suffered a bruising electoral setback in two state elections on Sunday, including a historic defeat for his party, but vowed to press ahead with potentially painful reforms to Europe’s biggest economy. Exit polls by public broadcaster ARD on Sunday night indicated that Merz’s centre-right Christian Democratic Union, or CDU, came in with just 5 per cent in Mecklenburg-Western Pomerania – the lowest result ever since World War II for the party in any state. The...

  24. Siyasi20 EylAlmanya

    Almanya'da sandıklar kapandı! Türk Aday Elif Eralp zirveye yerleşti

    Almanya'da sandık çıkış anketine göre, Berlin'deki eyalet seçiminde, başbakanlığa Elif Eralp'i aday gösteren Sol Parti yüzde 24,5 ile ilk sıraya yerleşti. Sol Parti'nin en yakın rakibi Hristiyan Birlik Partisi (CDU) ise yüzde 20 ile ikinci sırada. CDU, Stefan Evert'ı aday olarak göstermişti. Berlin'de üçüncü sırada ise yüzde 16 ile ülke genelinde kısmen aşırı sağcı olarak sınıflandırılan Almanya için Alternatif (AfD) partisi geliyor. İlginizi Çekebilir İKİ EYALET SANDIK BAŞINA GİTTİ Almanya'da siyasi açıdan önem taşıyan iki eyalette bugün sandık başına gidiliyor. Ülkede 6 Eylül'de aşırı sağcı Almanya için Alternatif Partisi'nin (AfD) zaferiyle sonuçlanan Saksonya-Anhalt eyalet seçimlerinin ardından bu kez Berlin ve Mecklenburg-Vorpommern eyaletlerinde seçmenler ülke tarihinin en kritik seçimleri için oy kullanmaya başladı. Yerel saatle 08:00'de seçim merkezlerinin açılmasıyla resmen başlayan oy verme işlemi 18:00'e kadar devam etti. Seçimlerin güvenli ve sorunsuz bir şekilde gerçekleştirilmesi için Berlin'de de geniş güvenlik önlemleri alındı. Berlin Polisi, kent genelindeki seçim merkezlerinde yaklaşık bin 100 polisin görev yaptığını duyurdu. FARKLI PARTİLERDEN 28 TÜRK ADAY Berlin'de yaklaşık 2 buçuk milyon seçmen 2 bin 542 sandıkta eyalet parlamentosu ve belediye meclis üyelerini belirlemek için oy kullanılacak. İlk kez 16 yaşını dolduranların da oy kullanabileceği seçim sürecinin tamamında yaklaşık 40 bin seçim görevlisi görev yapacak. Seçimlerde yüzde 5 barajını geçen partilerin adayları, 5 yıllığına görev yapacak. Berlin'deki eyalet seçimlerinde farklı partilerden 28 Türk kökenli aday da seçilebilmek için yarışıyor. Çalışma saatleri değişiyor mu? Esnek çalışma modelinde 5 saatlik detay GÖZLER TÜRK KÖKENLİ ERALP'İN ÜZERİNDE Bu adaylar arasında en dikkat çeken isim, Sol Parti'nin Berlin eyalet başbakanlığı için aday gösterdiği Elif Eralp oldu. Yapılan anketlerde ilk sırada yer alan Sol Parti'nin seçimi kazanması halinde Eralp, Berlin'in ilk göçmen eyalet başbakanı olacak. MECKLENBURG-VORPOMMERN'DE 28 YILLIK SPD YÖNETİMİNİN GELECEĞİ BELİRLENİYOR Mecklenburg-Vorpommern eyaletinde ise 1 buçuk milyon seçmen, 19 partinin yarıştığı seçimlerde 71 parlamento üyesini belirlemek için sandığa gidiyor. 2021 yılındaki eyalet seçimlerinde yüzde 39,6 oranında oy alan Sosyal Demokrat Parti (SPD) 28 yıldır eyaleti yönetiyor. Forex vurgununda ifadeler ortaya çıktı! İsrail bağlantısı iddiası... 'Türkçe konuşmak yasaktı' İKİ EYALETTEKİ SEÇİM SONUÇLARI MERZ'İN GELECEĞİNİ ETKİLEYEBİLİR Başkent Berlin'deki son anketlere göre Başbakan Friedrich Merz'in partisi Hristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU) ile muhalefetteki Sol Parti (Die Linke) birincilik için yarışıyor. Sol Parti yaklaşık yüzde 22 ile ilk sırada yer alırken, CDU yüzde 20 ile ikinci sırada bulunuyor. Anketlere göre aşırı sağcı AfD yüzde 18, Yeşiller yüzde 15, SPD yüzde 12 oy alması bekleniyor. Mecklenburg-Vorpommern eyalet seçimlerinde ise yarışın SPD ile AfD arasında geçmesi bekleniyor. Yapılan son anketlere göre SPD yüzde 37 ile AfD'nin bir puan önünde bulunuyordu. MERZ İÇİN KRİTİK VİRAJ Berlin ve Mecklenburg-Vorpommern seçimleri Almanya'da ülke siyasetinin geleceği için kritik öneme sahip. 6 Eylül'de Saksonya-Anhalt eyalet se-çimlerinde partisi CDU'nun hezimete uğraması sonrası Başbakan Merz'e yönelik eleştiriler arttı ve istifa etmesi yönünde sesler yükseldi. Berlin eyaletinde iktidarı kaybetmesi ve anket sonuçlarına göre yüzde 6 seviyesinde oy oranına sahip olduğu Mecklenburg-Vorpommern'de yüzde 5 barajının altında kalması halinde Merz üzerindeki baskıyı daha da artıracak. Özelikle Mecklenburg-Vorpommern'de eğer CDU barajı aşamaz ise bu parti tarihinde bir ilk olacak. Bu durum Merz'in koltuğuna kaybetmesinin en önemli nedeni olabilir. Gaziantep’te dehşet! Eşini öldürdü, sokağa çıkıp rastgele ateş etti: 3’ü çocuk 4 yaralı

  25. Siyasi20 Eyl· BerlinAlmanya

    AfD threatens fresh blow to Merz: Two German states hold key vote

    Two German states are heading to the polls today – in Berlin and the state of Mecklenburg-Western Pomerania. The far-right AfD party is expected to make further gains after securing a historic win in Saxony-Anhalt two weeks ago, though it has no realistic path to power in Berlin. Sunday's vote is a key test for Chancellor Friedrich Merz, one that could determine whether he can hold on to power. Details with Jamie Smith-Maillet, FRANCE 24 international affairs editor.

  26. Siyasi20 Eyl· BerlinAlmanya

    Almanya’da kritik seçim günü! Gözler Berlin ve Mecklenburg-Vorpommern’de: Merz için yeni sınav

    Almanya'da ülke siyasetini ve Başbakan Friedrich Merz'in geleceğini doğrudan etkilemesi beklenen Berlin ve Mecklenburg-Vorpommern eyalet seçimleri için oy verme işlemi başladı. Almanya'da siyasi açıdan önem taşıyan iki eyalette bugün sandık başına gidiliyor. Ülkede 6 Eylül'de aşırı sağcı Almanya için Alternatif Partisi'nin (AfD) zaferiyle sonuçlanan Saksonya-Anhalt eyalet seçimlerinin ardından bu kez Berlin ve Mecklenburg-Vorpommern eyaletlerinde seçmenler ülke tarihinin en kritik seçimleri için oy kullanmaya başladı. Yerel saatle 08:00'de seçim merkezlerinin açılmasıyla resmen başlayan oy verme işlemi 18:00'e kadar sürecek. ALMANYA'DA KRİTİK SEÇİM GÜNÜ Seçimlerin güvenli ve sorunsuz bir şekilde gerçekleştirilmesi için Berlin'de de geniş güvenlik önlemleri alındı. Berlin Polisi, kent genelindeki seçim merkezlerinde yaklaşık bin 100 polisin görev yaptığını duyurdu. FARKLI PARTİLERDEN 28 TÜRK ADAY Berlin'de yaklaşık 2 buçuk milyon seçmen 2 bin 542 sandıkta eyalet parlamentosu ve belediye meclis üyelerini belirlemek için oy kullanılacak. İlk kez 16 yaşını dolduranların da oy kullanabileceği seçim sürecinin tamamında yaklaşık 40 bin seçim görevlisi görev yapacak. Seçimlerde yüzde 5 barajını geçen partilerin adayları, 5 yıllığına görev yapacak. Berlin'deki eyalet seçimlerinde farklı partilerden 28 Türk kökenli aday da seçilebilmek için yarışıyor. GÖZLER TÜRK KÖKENLİ ERALP'İN ÜZERİNDE Bu adaylar arasında en dikkat çeken isim, Sol Parti'nin Berlin eyalet başbakanlığı için aday gösterdiği Elif Eralp oldu. Yapılan anketlerde ilk sırada yer alan Sol Parti'nin seçimi kazanması halinde Eralp, Berlin'in ilk göçmen eyalet başbakanı olacak. MECKLENBURG-VORPOMMERN'DE 28 YILLIK SPD YÖNETİMİNİN GELECEĞİ BELİRLENİYOR Mecklenburg-Vorpommern eyaletinde ise 1 buçuk milyon seçmen, 19 partinin yarıştığı seçimlerde 71 parlamento üyesini belirlemek için sandığa gidiyor. 2021 yılındaki eyalet seçimlerinde yüzde 39,6 oranında oy alan Sosyal Demokrat Parti (SPD) 28 yıldır eyaleti yönetiyor. İKİ EYALETTEKİ SEÇİM SONUÇLARI MERZ'İN GELECEĞİNİ ETKİLEYEBİLİR Başkent Berlin'deki son anketlere göre Başbakan Friedrich Merz'in partisi Hristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU) ile muhalefetteki Sol Parti (Die Linke) birincilik için yarışıyor. Sol Parti yaklaşık yüzde 22 ile ilk sırada yer alırken, CDU yüzde 20 ile ikinci sırada bulunuyor. Anketlere göre aşırı sağcı AfD yüzde 18, Yeşiller yüzde 15, SPD yüzde 12 oy alması bekleniyor. Mecklenburg-Vorpommern eyalet seçimlerinde ise yarışın SPD ile AfD arasında geçmesi bekleniyor. Yapılan son anketlere göre SPD yüzde 37 ile AfD'nin bir puan önünde bulunuyordu. MERZ İÇİN KRİTİK VİRAJ Berlin ve Mecklenburg-Vorpommern seçimleri Almanya'da ülke siyasetinin geleceği için kritik öneme sahip. 6 Eylül'de Saksonya-Anhalt eyalet se-çimlerinde partisi CDU'nun hezimete uğraması sonrası Başbakan Merz'e yönelik eleştiriler arttı ve istifa etmesi yönünde sesler yükseldi. Berlin eyaletinde iktidarı kaybetmesi ve anket sonuçlarına göre yüzde 6 seviyesinde oy oranına sahip olduğu Mecklenburg-Vorpommern'de yüzde 5 barajının altında kalması halinde Merz üzerindeki baskıyı daha da artıracak. Özelikle Mecklenburg-Vorpommern'de eğer CDU barajı aşamaz ise bu parti tarihinde bir ilk olacak. Bu durum Merz'in koltuğuna kaybetmesinin en önemli nedeni olabilir.

  27. Güvenlik17 Eyl· BerlinAlmanya

    Merz, Trump discuss Ukraine war, Gulf crisis

    In phone call, US, German leaders agree Strait of Hormuz, Red Sea waterway 'need to be reopened quickly,' says Berlin spokesman

  28. Siyasi17 EylUkrayna

    EU chief pitches ‘associate member’ status for Canada

    STRASBOURG: EU chief Ursula von der Leyen raised the prospect on Wednesday of Canada becoming the 27-nation bloc’s first “associate member’, as she pitched closer cooperation on tech, defence and energy to Canadian leader Mark Carney. Von der Leyen told the European Parliament in Strasbourg that, as democracies face a “fracture in the international rules-based system”, Brussels and Ottawa needed to pull closer together. “I would like to work with you on opening the door for Canada to be the first associate member of the EU,” von der Leyen told the Canadian prime minister, who was attending her annual keynote speech — drawing a standing ovation in the chamber. Carney has been pursuing closer ties with the European Union, as both seek to pivot away from a hostile United States under President Donald Trump. The first foreign head of government to attend the annual “State of the European Union” speech — before addressing the parliament himself the next day — his visit is meant to act as a catalyst ahead of an EU-Canada summit in Montreal next month. Von der Leyen says democracies face dangerous ‘fracture in the international rules-based system’ Von der Leyen said it was time to move from cooperation based on trade to a broader “alliance for the future” and “bring the relationship with Canada to the highest level possible”. “We will work on intelligent manufacturing. We will create a tech alliance. We will integrate defence industrial bases. We will make the Arctic a flagship joint project,” she said. She listed energy, critical minerals, batteries, AI, cyber and economic security, as other fields of cooperation. “This is a partnership not against anyone else, but for our common strength,” she added. What’s in a name EU treaties do not envision the possibility of becoming an “associate member”. But the idea was first floated by German Chancellor Friedrich Merz this year vis-a-vis Ukraine. Under that plan, which met a cold reception in Kyiv as it pushes for full membership, Ukraine would have been allowed to attend the bloc’s summits and have a representative in the European Commission. It would have also benefited from parts of the EU budget, but without full voting rights. “We don’t really know yet what it means,” said Tobias Cremer, a centre-left European lawmaker from Germany and the main sponsor of a March resolution urging stronger EU-Canada cooperation, after von der Leyen’s “associate membership” pitch. But a closer alliance “inherently” made sense, he added. “Not just because we share values and history but because we share common interests, we share a strategic vision,” he said. Valerie Hayer, the head of the centrist Renew group, envisaged an even broader partnership as she took the floor after von der Leyen, telling lawmakers Ottawa and Brussels must respond together to tariffs and “trade coercion”, and foster university exchanges among other things. Others were less enthusiastic. Published in Dawn, September 17th, 2026

    EU chief pitches ‘associate member’ status for Canada
  29. Siyasi17 Eyl· ParisFransa

    EU unveils proposal to ban social media for children under 13

    PARIS: The European Union unveiled proposals on Wednesday to ban social media for children under 13, as a growing number of countries look to restrict children’s access to the platforms following a global backlash. More than 20 countries around the world have now taken steps to block or restrict children going online on social media, according to a tally. Seven have measures already in place or set to be implemented, with their policies targeting children under the age of 15 or 16. Australia was the first country to introduce a blanket ban on social media for under-16s, at the end of 2025. The US state of California has also recently moved to tighten restrictions on minors’ access to social media. Under plans unveiled Wednesday by EU chief Ursula von der Leyen in the European Parliament, the bloc will also only allow limited, supervised access until the age of 15, after months of considering ways to protect minors from features designed to keep users hooked. Restrictions in place Social media has been banned for under-16s in Australia since December 2025. However the ban so far appears to have been widely circumvented by teenagers, according to data released in August. Brazil began implementing measures in March requiring platforms to link the accounts of users aged under 16 to those of their parents, while also requiring platforms to verify users’ ages. In China, where the internet is tightly regulated by the state, minors’ access to social media has been restricted progressively since 2019. Initial measures imposed time limits and curfews on online gaming, before similar restrictions were extended in 2023 to social media and streaming platforms. Indonesia has banned social media for under-16s since March. Malaysia has taken a similar approach, with legislation coming into force in June excluding under-16s from major platforms. Turkiye is set to join the list after passing legislation to bar under-15s from social media in April. The law is expected to take effect in late 2026. The United Arab Emirates announced a ban on social media for under-15s last month, with implementation set for around in a year’s time. The governor of the US state of California, Gavin Newsom, signed around a dozen laws on Sept 10 aimed at protecting children online, including one banning platforms from offering addictive features to under-16s. The law will take effect in early 2027. Restrictions announced Across the 27-nation EU, the Greek government announced in early April that it intends to ban social media access for under-15s from January 2027. In Germany, where Chancellor Friedrich Merz supports restricting or even banning social media for children, an expert commission has proposed two options: gradual restrictions by age, or platform-specific restrictions. Austria and Slovenia are also preparing legislation to prohibit access for under-14s and under-15s, respectively. A similar debate is under way in Sweden, where a government commission has proposed banning social media for under-15s by early 2028. In Denmark, the government announced in October 2025 that it would propose banning “several social media platforms” for under-15s. The Irish government has warned that it is considering legislating in the absence of an EU decision. Outside the EU, the Norwegian government will present a bill by the end of the year to ban access for those under 16. Britain is looking to ban social media for under-16s by early 2027 under a measure planned by its former prime minister, Keir Starmer. Published in Dawn, September 17th, 2026

  30. Siyasi15 EylAlmanya

    US cannot trust Merz’s words — Trump’s envoy

    "Merz is mad that Americans want the German government to pay its NATO obligations," Richard Grenell said

  31. Siyasi15 EylAlmanya

    Iraqi prime minister arrives in Germany as part of European tour

    Ali al-Zaidi to meet German Chancellor Friedrich Merz to discuss regional, international issues, ways to strengthen cooperation

  32. Siyasi14 EylAlmanya

    Merz’den Rusya uyarısı: “Sonuçları eşi benzeri görülmemiş olur”

    Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Rusya-Ukrayna Savaşı'nda Rusya'nın başarılı olmasının Almanya ve Avrupa için öngörülemez sonuçları olacağı uyarısında bulundu.

  33. Güvenlik14 EylFinlandiya

    Europe's security trumps debates about my future, Germany's Merz says

    ROVANIEMI, Finland, Sept 14 - Germany's under-fire Chancellor Friedrich Merz called on colleagues to look beyond debates about his political future on Monday, warning that the protection of Europe was entering a decisive phase in the coming weeks and months.

  34. Siyasi14 EylAlmanya

    Merz'den, "Rusya'nın başarılı olmasının Almanya ve Avrupa için öngörülemez sonuçlar doğuracağı" uyarısı

    Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Rusya-Ukrayna Savaşı'nda Rusya'nın başarılı olmasının Almanya ve Avrupa için öngörülemez sonuçları olacağı uyarısında bulundu.

  35. Güvenlik14 EylAlmanya

    Germany's Merz warns Ukraine war entering most decisive period ahead

    Chancellor vows to keep military aid flowing despite rising opposition from right-wing AfD and other populist parties

  36. Güvenlik14 EylAlmanya

    Almanya'da savaş hazırlığı!Arka planı ortaya çıktı: Süreç Ankara'da hızlandı

    Almanya, Rusya'ya karşı uzun menzilli saldırı kapasitesini güçlendirmek için ABD yapımı Tomahawk füzeleri ve Typhon sistemlerini satın almaya hazırlanıyor. Berlin'in milyarlarca avroluk planında kritik dönüm noktası ise Trump ve Merz'in Ankara'daki NATO Zirvesi'nde yaptığı görüşme oldu.

    Almanya'da savaş hazırlığı!Arka planı ortaya çıktı: Süreç Ankara'da hızlandı
  37. Güvenlik13 Eyl· KyivUkrayna

    Boris Johnson and Merz adviser's train stopped near Polish border for evacuation due to drone attack, but all-clear given

    The Kyiv-Poland service stopped after a drone struck a locomotive on the same line. Günter Sautter, European security advisers and Bundestag MPs were on board.

    Ukrayna: Rusya ülke genelinde büyük çaplı vuruşlar düzenledi
  38. Siyasi12 Eyl· BerlinAlmanya

    Tens of thousands protest against far right in Germany

    Tens of thousands of protesters took part in demonstrations across Germany on Saturday against the far-right AfD, after the party scored a crushing victory in a state election last week. The Alternative for Germany (AfD) topped the vote in the eastern region of Saxony-Anhalt, and is now seeking to form the first extreme-right state government in Germany since World War II. About 150,000 demonstrators took to the streets in around 20 cities nationwide, including Berlin, Hamburg and Munich, in protests that were called by Pruef, which advocates for a ban on the AfD, organisers said. They waved signs emblazoned with slogans that read “Ban the AfD now,” and “Democracy needs no alternatives”. A counter-protester holds a sign reading “Who replaces remigrated caregivers” during a final election campaign rally of far-right Alternative for Germany (AfD) party ahead of Berlin’s state election in Germany on September 12, 2026. — AFP “A broad cross-section of civil society is taking to the streets to prevent the enemies of the constitution, the AfD in Saxony-Anhalt, from gaining government power,” said Christoph Bautz, head of campaign group Campact, also involved in the demonstrations. The rise of the AfD has unnerved many who feel Germany has a special responsibility to atone for its Nazi past, and calls have grown for mainstream parties to seek to ban the group. But hurdles for a formal ban are high in Germany, and Chancellor Friedrich Merz, of the centre-right CDU party, remains sceptical about taking such an approach. In Berlin, police said several thousand protesters took part in several demonstrations. The AfD held a counter-demonstration in the capital, attended by Kristin Brinker, its lead candidate in next weekend’s regional elections in Berlin. Campact said there were around 25,000 demonstrators in Hamburg and 12,000 in Munich. The anti-immigration, Russia-friendly party took almost 44 per cent of the vote in last Sunday’s election in Saxony-Anhalt, against 17pc for the CDU. It fell three seats short of an absolute majority and has started talks with other groups and MPs in an effort to form a state government.

    Saksonya-Anhalt'ta aşırı sağ AfD ezici zafer ilan etti
  39. Güvenlik11 Eyl· BerlinAlmanya

    Germany's AfD says arms production could aid deportation drive in Saxony-Anhalt

    BERLIN, Sept 11 (Reuters) - The likely leader of the eastern German state of Saxony-Anhalt, the far-right Alternative for Germany's Ulrich Siegmund, suggested a weapons producer could be allowed to operate in the state to provide resources for his party's planned deportation campaigns. The AfD, which wants to restore ties with Russia and brands itself a "party of peace", opposes Germany's record defence spending under Chancellor Friedrich Merz and military support for Ukraine, raising questions about the future of a planned defence industry investment in the city of Sangerhausen.

    Saksonya-Anhalt'ta aşırı sağ AfD ezici zafer ilan etti
  40. İnsani11 EylRusya

    Merz currently 'step away from agony,' which makes him sting AfD — Russian legislator

    Leonid Slutsky noted that Friedrich Merz found himself in this situation because of his own short-sightedness and "pursuit of a Russophobic policy to the detriment of the national interests of Germans"

  41. İnsani11 EylAlmanya

    PM Modi, German Chancellor Merz reaffirm commitment to strengthen cooperation

    In a phone call, the leaders exchanged views on regional and global developments of mutual interest and agreed to continue working closely to promote global peace, stability and prosperity

  42. Siyasi10 Eyl· BerlinAlmanya

    BAE Almanya’ya 40 milyar euro ilave yatırım yapacak

    Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Devlet Başkanı Muhammed bin Zayed Al Nahyan ve Almanya Başbakanı Friedrich Merz'in başkent Berlin’de gerçekleştirdikleri görüşme ardından yapılan ortak açıklamada, BAE'nin Almanya'ya 40 milyar euro ilave yatırım yapacağı bildirildi.

  43. Diplomatik10 Eyl· BerlinAlmanya

    Deals worth billions to be signed as UAE leader visits Germany

    The leader of the United Arab Emirates began a state visit to Germany on Thursday, during which deals worth billions of euros will be signed in sectors including energy and technology, Emirati diplomats said. Berlin rolled out the red carpet for Sheikh Mohamed bin Zayed Al Nahyan, who was received with military honours by President Frank-Walter Steinmeier and was later to meet Chancellor Friedrich Merz. Security was tight for the visit, with Berlin cordoning off flag-lined streets and deploying large numbers of police.

  44. Siyasi10 Eyl· WashingtonABD

    Friedrich Merz cancels White House call after Trump hails far-right win

    BERLIN: German Chancellor Friedrich Merz cancelled a planned phone call with US President Donald Trump on Wednesday, hours after Trump publicly celebrated a regional election win by Germany’s far-right AfD party. A spokesman for Merz declined to give a reason for the cancellation, but noted in response to questions fr­­­om journalists that it was not due to scheduling conflicts. Trump, in a po­­­st on his Truth Social platform, ha­­­­­­i­­­led the “really big night” for the AfD. “They finally got tired of the absolutely horrible Immigration rul­es and regulations which have hurt Germany so badly,” Trump wrote on Tu­­e­­sday night Washington time. Merz’s spokesman did not directly respond to Trump’s comments, but noted that the chancellor had frequently objected “in general terms” to “interfering in or commenting on the domestic political situation, particularly regarding elections”. A new date for a phone call between the two leaders had not yet been set, the spokesman added. The German chancellor accuses AfD of calling for ‘ethnic cleansing’ The AfD — which Merz has repeatedly attacked as racist and a threat to democracy — scored a breakthrough win on Sunday in a regional election in the eastern German state of Saxony-Anhalt. At the end of his message, Trump also wrote the acronym “MGGA”, an apparent pro-AfD play on his own “MAGA” slogan standing for “Make Germany Great Again”. Other figures in Donald Trump’s political orbit, including a former ambassador to Germany and billionaire Elon Musk, also publicly celebrated the AfD’s victory. Musk has openly endorsed and supported the AfD for several years, including while serving in the Trump administration as the head of the “DOGE” effort. Musk made an appearance by video at an AfD campaign rally during German national elections in early 2025, which Merz’s centre-right CDU/CSU bloc won. ‘Ethnic cleansing’ German Chancellor Friedrich Merz accused the Alternative for Germany on Wednesday of supporting Russia against Germany’s interests and advocating anti-migration policies that were tantamount to “ethnic cleansing”. Merz was addressing the German parliament following his party’s bruising defeat against the AfD, which surged to victory in an election in the eastern state of Saxony-Anhalt on a platform to curb migration and restore ties with Moscow. In an email, the AfD said Merz was deliberately mischaracterising its position as a way of demonising the party, and said its policies were legal. Merz is trying to regain the initiative after Sunday’s election loss and his own record-low approval ratings put his position and his government’s reform programme in question. He has brushed off suggestions that he might resign. “If what is being advocated here, namely ‘remigration’, were to become reality, it would be nothing other than a synonym for ethnic cleansing based on origin and skin colour,” Merz said, in answer to an earlier speech by AfD co-leader Alice Weidel. Published in Dawn, September 10th, 2026

  45. Diplomatik09 EylAlmanya

    Germany’s Merz downbeat on prospects for ending Ukraine war despite US diplomatic push

    ‘At the moment, we have little indication that the Russian government or the Russian president is ready to enter into serious talks about ending the war,’ chancellor says

  46. Siyasi09 EylAlmanya

    Merkel'den aşırı sağcı AfD'nin seçim zaferi sonrası ilk yorum. "İçim kan ağlıyor"

    Eski Almanya Başbakanı Merkel, Saksonya-Anhalt eyalet seçimlerinde aşırı sağcı AfD'nin zaferini "şoke edici bir dönüm noktası" olarak tanımladı. Eski Almanya Başbakanı Angela Merkel, Saksonya-Anhalt eyalet meclisi seçimlerinde aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisinin elde ettiği başarıyı "tarihi bir dönüm noktası" olarak niteledi. Alman kamu yayın kurumu Deutschlandfunk'un haberine göre Köln'de düzenlenen Digital X teknoloji konferansında konuşan Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) üyesi Merkel, seçim tablosunun kendisini derinden sarstığını söyledi. Pazar günü yapılan oylamada oyların yüzde 43,8'ini alarak birinci sıraya yerleşen AfD, eyalet seçimleri tarihindeki en yüksek sonucuna ulaştı. Eyalet Başbakanı Sven Schulze liderliğindeki CDU ise oy oranının yarısını kaybederek yüzde 17,2 ile ikinci sırada kaldı. "İÇİM KAN AĞLIYOR" Önceki haftaların kamuoyu araştırmalarını takip ettiğini belirten Merkel, pazar akşamı çıkan kesin sonucu değerlendirdi: "Bir CDU üyesi olarak için kan ağlıyor. Federal Almanya Cumhuriyeti tarihinde gerçek bir kırılma anına tanıklık ediyoruz. Ancak bunu pazar akşamı siyah beyaz gördüğünüzde durum tam anlamıyla şoke edici oluyor." Köln'deki Rheinauhafen bölgesinde yayıncı Miriam Meckel ile söyleşi gerçekleştiren Merkel, partisinin AfD ile arasına koyduğu mesafeyi ifade eden "güvenlik duvarı" (Brandmauer) kavramını da doğrudan eleştirdi. CDU ve Başbakan Friedrich Merz'in benimsediği bu stratejinin seçmeni ikna etmeye yaramadığını vurgulayan Merkel, "Bu kavramı ben icat etmedim, zaten pek de sevmiyorum" dedi. Demokratik partilerin AfD saplantısından sıyrılarak kendi hedeflerini halka anlatması gerektiğini savunan eski Başbakan, şu ifadeleri kullandı: "Siyaset, ülke için ne istediğini açıkça ortaya koymalı ve somut hedefler belirlemeli. Kendi duruşunuzu gerekçelendirdiğinizde, aşırı sağcı bir partiyle ortaklığın neden imkansız olduğu kendiliğinden anlaşılır." Merkel emeklilik sistemini buna örnek gösterdi: "AfD yüzde 70 güvence düzeyi talep ediyor, SPD bunu yüzde 48 seviyesinde tutuyor, CDU için ise bu oran bile yüksek. Kendi pozisyonunu anlatan herkes, AfD ile hiçbir iş yapılamayacağını doğrudan kavrar. Çünkü onların talebi aydan gelmiş gibi mantık dışı." "FAKTÖRLER YERİNE HİSLER GEÇERSE MEDENİYET YOK OLUR" Aşırı sağın somut veriler yerine hisleri öne sürmesinden duyduğu endişeyi aktaran Merkel, Saksonya-Anhalt eyaletinde işsizliğin gerilediğini ve kişisel refahın arttığını hatırlattı. AfD'nin liste başı adayının bu istatistiklere karşı "Olabilir ama öyle hissedilmiyor" yanıtını verdiğini belirten Merkel, sözlerini şöyle sürdürdü: "Duyguların gerçeklerin yerine geçtiği yerde medeniyet geriye gider. İnsanlığın olgular üzerinde uzlaşabilmesi aydınlanmanın en büyük kazanımıydı." Merkel, sosyal medya platformlarındaki kişiselleştirilmiş akışların ortak bilgi zeminini yok ettiğine de dikkat çekti. Welt gazetesinin aktardığına göre yaklaşık 82 milyon nüfuslu ülkede herkesin farklı bir gerçeklik kesiti gördüğünü vurgulayan Merkel, AfD'nin TikTok gibi ağlarda kimi zaman bilgi üstünlüğünü ele geçirdiğini söyledi. Demokratik partilerin seçmeni olduğu yerde yakalaması gerektiğini belirten Merkel, "Yine de o seçmenlerin tamamını geri kazanamayacağız" uyarısını yaptı.

    Saksonya-Anhalt'ta aşırı sağ AfD ezici zafer ilan etti
  47. Güvenlik09 EylAlmanya

    Germany's Merz attacks AfD in stormy debate after far-right election win

    Germany's chancellor clashes with AfD leader Alice Weidel, saying her migration policy amounts to "ethnic cleansing" for skilled workers.

    Saksonya-Anhalt'ta aşırı sağ AfD ezici zafer ilan etti
  48. Güvenlik09 Eyl· BerlinAlmanya

    Merz says disaster narrowly averted in Russia-prepared drone attack at airport

    BERLIN, Sept 9 - German Chancellor Friedrich Merz said on Wednesday that an attempted drone attack at Leipzig/Halle airport had been prepared in Russia over an extended period and that a disaster was only narrowly averted.

  49. Siyasi07 EylFransa

    The AfD’s victory in Saxony-Anhalt marks a turning point for Germany – but perspective is important

    The AfD’s victory in Saxony-Anhalt marks a turning point for Germany – but perspective is important Expert comment jon.wallace 7 September 2026 Ulrich Siegmund’s highly successful campaign points to a more durable AfD electorate and flags the tests ahead for Chancellor Merz’s government, the CDU and the federal institutions that have shaped post-war German democracy. The Alternative for Germany (AfD)’s victory in Saxony-Anhalt’s election is a historic breakthrough and, without doubt, a turning point in German democracy. Since 1945 no party labelled extreme right has secured such a win in a state election. The party won 43.8 per cent of the vote on 6 September, more than doubling its 2021 result. It now holds 39 of the state Landtag’s 83 seats, though this is three short of an absolute majority. The question of who will govern Magdeburg is therefore still open. BSW, the new party of former Die Linke (‘The Left’) leader Sahra Wagenknecht, succeeded in crossing the 5 per cent threshold. Its positions on migration are not that remote from those of the AfD in some respects. Its entry into the Landtag gives it a potential role in forming a government in Saxony-Anhalt. Beyond the political emotion, the result should be treated cautiously. Its main significance clearly lies in the way the AfD has mobilized voters and kindled a more positive political appeal. That may prove more consequential than whether the AfD manages to form a government. That said, Saxony-Anhalt is one of Germany’s least populated states, and the AfD’s victory should therefore be considered according to the demographic scale. If not a seismic political event, it can at least be interpreted as the forewarning tremor of an approaching earthquake – if the appeal of mainstream parties keeps eroding. The CDU, Chancellor Friedrich Merz’s party, saw its share of the vote fall to 17.2 per cent. A state shaped by decline For its low demographics, Saxony-Anhalt is a useful laboratory to analyse the political transformation at work in Germany and Europe. Depopulation has left many smaller communities ageing and struggling to sustain local services. Saxony-Anhalt experienced a substantial decline since reunification to around 2.12 million inhabitants today. The accompanying closure of public services has reinforced residents’ belief that the region is neglected by mainstream parties. The state has also been hit by industrial restructuring. The chemical industry is central to the region’s socioeconomic identity, but high energy costs and weak demand have heightened pressure on the sector. Pharmaceutical giant Bayer is one of the last major employers in a region whose unemployment rate stood at 8.2 per cent in August 2026, compared with 6.5 per cent nationally. Insolvencies should not be mistaken with factory closures, but the figures are telling: corporate insolvency filings rose by 23.9 per cent in the state in 2025, more than twice the national increase of 10.3 per cent. The prospect of further plant closures made the future of skilled employment a sensitive political concern in the campaign. The figures on migration present a paradox here. Saxony-Anhalt has a comparatively low foreign-national share. Approximately 7.9 per cent of the population were immigrants at the end of 2025, compared with around 14.9 per cent nationally – yet the issue has consistently topped voters’ concerns for over a decade, a paradox familiar from research on Eastern Germany. In Saxony-Anhalt, the AfD has shaped its narratives around anxieties about public services, security and industrial decline, presenting migration as a contributing factor. From rejection to adhesion Analysing the rise of the National Rally (RN), French political scientists speak of the shift from a passive protest vote (‘vote de protestation’) to an active support vote (‘vote d’adhésion’). Saxony-Anhalt suggests that such a shift has occurred. In July, 36 per cent of voters trusted the AfD most to solve the state’s problems, compared with just 9 per cent before the 2021 election. 44 per cent preferred an AfD-led government. The electorate’s motivation has clearly shifted from punishing the CDU to granting the AfD power. Why? Become a corporate member Join organizations with access to trusted geopolitical analysis, policy insight, and expert networks that help their leaders anticipate risk, navigate business critical issues and inform strategic decision making. AfD candidate Ulrich Siegmund’s campaign adopted an upbeat, personalized style, combining large public events with a forceful social media presence. The slogan ‘Alles ist möglich’ (‘Everything is possible’) was launched in June, replacing the old negative slogan ‘enough is enough’. This strategy paid off. Mobilization was quite exceptional. Preliminary voter-flow analysis estimates that the AfD gained 157,000 former non-voters and 83,000 former CDU voters. Digital campaigning cannot alone explain the AfD’s electoral success. But established parties showed far less inventiveness in reaching disengaged voters. Logically, mainstream parties throughout Europe should respond by reconsidering their strategies. France’s experience with the RN shows the limits of relying on political stigma to combat the hard right. Germany’s ‘Brandmauer’ (‘firewall’) around hard right parties has also ceased to contain the AfD electorally. New thinking is needed. Three seats short: an opportunity for the AfD? The AfD’s near-majority may itself become a political advantage. Three additional MPs would be enough to give it an absolute majority. Siegmund can therefore pressure CDU representatives to defect to his party or vote for his election as minister-president. Even unsuccessful approaches could expose divisions within the CDU and weaken the credibility of an alternative government. BSW has rejected joining a ‘firewall’ and expressed willingness to cooperate with the AfD on individual policies, particularly on Russia and energy. But it has ruled out electing Siegmund as minister-president. The CDU, SPD and Greens hold only 31 seats together, rendering a majority against the AfD impossible without support from the Left Party or the BSW. But the CDU’s refusal to cooperate with either the AfD or the Left complicates this picture – and could lead to a prolonged impasse. That could work to Siegmund’s advantage, allowing him to argue that the other parties are playing an undemocratic game by preventing the largest party from governing. The consequences beyond Magdeburg The AfD’s victory also piles pressure on German Chancellor Merz, whose unpopularity is already a significant problem. The state election in Mecklenburg-Vorpommern on 20 September will present another immediate test, with the AfD leading in recent polls. A further defeat could intensify demands within the CDU for a change of strategy or even leadership. Any attempt to replace Merz as chancellor would, however, require a parliamentary majority through Germany’s constructive vote of no confidence. There is no indication at this point that the SPD, the CDU’s coalition partner, would support a move against the chancellor. The AfD’s near-majority may itself become a political advantage…Siegmund can pressure CDU representatives to defect to his party or vote for his election as minister-president. The most significant repercussion will surely be on the Bundesrat, the upper chamber of the German parliament. Saxony-Anhalt’s government has four votes in the federal chamber and could use them to oppose federal legislation, especially on state finances or administration. Four votes cannot obstruct federal bills, but they may become decisive in close motions and lend the party strategic weight. An AfD-led state government would also amplify the party’s calls for an end to sanctions on Russia and military support for Ukraine. But it would remain very much rhetorical for now: foreign policy is a federal responsibility and the Land’s four votes would offer only limited scope for obstruction. Saxony-Anhalt’s AfD was classified as a right-wing extremist endeavour by the state intelligence service in November 2023. That does not prohibit the party from governing. But should it take control, its implementation of its proposals concerning education, migration, policing and cultural institutions will be closely watched, particularly measures that may violate constitutional rights or federal law. Challenges would mostly arise through Saxony-Anhalt’s constitutional court, ordinary administrative courts and, where relevant, the Federal Constitutional Court. Judicial scrutiny depends on concrete acts and the relevant procedures, not a government’s programme as such. The appointment of officials and the control of state institutions will therefore deserve as much attention as legislation itself. Much will be written about this vote. But some perspective is important. The AfD received 576,037 second votes in a state with 1.71 million eligible voters. That is roughly 1 per cent of Germany’s 59.2 million strong electorate. The breakthrough is very localized for now. Whether it remains so depends on how far Siegmund’s campaign recipe can be replicated – and if the AfD can now turn electoral backing into durable governing power.

    Saksonya-Anhalt'ta AfD zaferi Almanya için dönüm noktası
  50. Diplomatik07 Eyl· BerlinAlmanya

    A test of nationalist right, German AfD victory echoes across Europe

    Legislative elections in the eastern German state of Saxony-Anhalt have ended with a huge victory for the nationalist-populist Alternative for Germany (AfD). The final results have AfD with just under 44% percent of the vote and the incumbent Christian Democrats (CDU) at just over 17%, followed by the Social Democrats (SPD), Greens and the Left (Linke) at about 9% each. The left-populist Sahra Wagenknecht Alliance (BSW) received 5.3% and won five seats. The turnout was above 75%. Although the population of Saxony-Anhalt is just over two million, this election has been closely watched across Europe, since Germany’s mainstream parties have agreed not to allow right populists ever to have a role in governing at the national or state level. It may be difficult to impose a governing coalition that excludes the AfD after this decisive popular victory. The AfD will have 39 seats, three seats short of a majority in the 83-seat body, putting the so-called firewall stopping a AfD control under acute pressure. The BSW has offered to cooperate with AfD in Saxony Anhalt, but the terms of any such arrangement would be the subject of negotiation. In the former East Germany (GDR), the AfD polls strongly, as does the Linke party, which was formed in part from the ruling communist party after Germany’s reunification. Both parties respond to popular grievances in the East about how the region lags behind western Germany on social and economic indicators. There is also a lingering sense of being considered inferior or “other” by western compatriots. Instead of angry grievance, the AfD leader in Saxony Anhalt, the 35-year-old Ulrich Siegmund, led a campaign with the slogan “Everything in Possible,” projecting a friendly and non-threatening image. In mid-August, the cover of Der Spiegel magazine featured his photo with the caption “Germany’s most dangerous man.” Siegmund cheerfully signed copies of the magazine in good-natured and festive campaign appearances. Under Germany’s federal system, states have authority over education, cultural matters, and some aspects of economic management and law enforcement. They have virtually no authority in foreign and security policy. Siegmund has stated that schools will follow a more traditional curriculum and will display the national tricolor rather than the rainbow flag. He said the Russian language should be offered in schools and educational exchanges with Russia should be relaunched. Unsuccessful asylum seekers would be detained pending deportation, and his administration would consider limiting the reach of national public broadcasting in the state. Implications for national politics Chancellor Friedrich Merz and the CDU-CSU govern in coalition with SPD at the federal level, with Merz’s personal net approval rating at -65% in July, the lowest among European leaders. Throughout the campaign in Saxony-Anhalt, the CDU incumbent minister president Sven Schulze held Merz at arm’s length, because Merz is even less popular in eastern Germany than elsewhere. The only CDU minister-president (governor) in the former GDR, Michael Kretschmer, who leads Saxony’s administration, urged reconsideration of the firewall. Other CDU leaders attribute the party’s historically low popular support to the necessity of governing in coalition with the center-left SPD, beginning during the governments headed by former Chancellor Angela Merkel. The AfD’s economic and immigration agenda is now not so far removed from that of the CDU. But the AfD is strongly euro-skeptic and opposes continued support for Ukraine. Merz, unlike the SPD and Greens, does not favor attempting to ban the AfD on the grounds that its political orientation violates the country’s constitution (Grundgesetz). Merz considers the AfD a challenge to CDU’s leading position on the right and therefore seeks to attract voters back to the CDU by, for example, introducing tougher limits on migration and asylum. There is little evidence that his strategy has succeeded. Since Merz took office, the AfD has become the most popular party in Germany with 28% support, while support for the CDU has declined to 22%. Some analysts suggest that the firewall, by forcing mainstream parties into broad coalitions, has blurred the distinctions among them and vindicated AfD’s claim to present the only available alternative. Merz has been adamant that the firewall should not be allowed to collapse. To complicate matters further, the CDU also rules out ever going into coalition with the Left party, which they characterize as post-communist, or “hard left.” What does the breakthrough mean for Ukraine War? Siegmund and the national AfD leadership have announced openness to cooperation in government with others but seem in no mood to make substantial policy concessions to accomplish this. It is unclear therefore how the AfD will govern alone. The impact on the federal governing coalition, most especially Chancellor Merz’ standing in the CDU, could be significant. The government of Saxony-Anhalt does not have any direct role in foreign policy. But this election, by opening the novel prospect of admitting the AfD into governing coalitions, including at the federal level, could eventually influence national policy toward AfD’s preferred approach to relations with Russia. The issue was not downplayed by AfD’s leaders during its campaign and will likely play a similar role in the party’s campaign later this month in two other state elections in eastern Germany: Mecklenburg-Vorpommern and Berlin.

    Saksonya-Anhalt'ta aşırı sağ AfD ezici zafer ilan etti