Bakan Bayraktar: TR-2 Araştırma Reaktörü Yeniden Lisanslandı
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar, TEKNOFEST kapsamında bu yıl üçüncüsü düzenlenen Nükleer Enerji Teknolojileri Tasarım Yarışması'nın final etkinliğinde konuştu. TENMAK'ın İstanbul Küçükçekmece'deki yerleşkesinde gerçekleştirilen etkinlikte Bayraktar, TR-2 Araştırma Reaktörü'nün yeniden lisanslandığını bildirdi. Duyuru, Türkiye'nin nükleer araştırma altyapısındaki lisanslama süreçlerine ilişkin güncel bir gelişmeyi yansıtıyor. Açıklamada yeniden lisanslamanın kapsamı, tarihi veya teknik ayrıntıları hakkında ek bilgi paylaşılmadı. Etkinlik, Bakanlık yürütücülüğünde düzenlenen yarışmanın 'Detay Tasarım' kategorisi finali olarak kaydedildi.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Afganistan gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 1 sa önce- Ekonomik04 Eyl 17:07
Bakan Bayraktar, TR-2 Araştırma Reaktörü'nün yeniden lisanslandığını bildirdi
TEKNOFEST Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali kapsamında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı yürütücülüğünde bu yıl 3'üncüsü düzenlenen Nükleer Enerji Teknolojileri Tasarım Yarışması'nın final etkinliği, TENMAK'ın İstanbul Küçükçekmece'deki yerleşkesinde gerçekleştirildi. Bakan Bayraktar, etkinlikte Nükleer Enerji Teknolojileri Tasarım Yarışması'nın en ileri kategorisi olan "Detay Tasarım"da finale kalan 4 takımın sunum özetlerini dinledi, genç mühendislere tasarımlarına ilişkin sorular sordu. Türkiye'nin nükleer yarımadası olarak tanımladığı Çekmece yerleşkesinde önemli bir aşamanın kaydedildiğini belirten Bayraktar, "Buranın adı konmuş bir şekilde imar süreçlerini tamamladık. Daha da önemlisi, TR-2 Araştırma Reaktörümüz yeniden lisanslandı, çok uzun bir aradan sonra. Çok kısa bir zaman içinde burada artık yeniden nükleer araştırmalar, malzeme testleri yapılacak. Teorik çalıştığımız şeylerin neticelerini laboratuvarda, araştırma tesislerinde görme şansımız olacak." diye konuştu. İlginizi Çekebilir Nükleer Enerji Teknolojileri Tasarım Yarışması'nın büyümeye devam ettiğini anlatan Bayraktar, "Geçen sene 2 ülkeden 87 takım varmış. Bu sene 9 ülke, 192 takım var. TEKNOFEST ailesi büyüdüğü gibi nükleer tarafı da büyüyor." dedi. Bayraktar, Suudi Arabistan'ın Cidde kentinde düzenlenen Uluslararası Nükleer Bilim Olimpiyatı'nda Türkiye'nin bir altın ve üç bronz madalya kazandığını da anımsattı. TENMAK'ın lisans öğrencilerine yönelik burs desteğinin yanı sıra programa kabul edilen bursiyerlere mentör desteğinin de sağlanacağını aktaran Bayraktar, "Bizim tabii ki birçok kaynağa ihtiyacımız var ama en önemli kaynağımız insan kaynağımız. Dolayısıyla onların iyi yetişmesi için de elimizden gelen çabayı göstereceğiz." ifadelerini kullandı. Bakan Bayraktar, daha önce Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından açıklanan teşvik programının da Türkiye'nin küçük modüler reaktörlerini yerli ve milli imkanlarla geliştirmesi açısından önemine dikkati çekti. Dünyadaki gelişmelerin, Türkiye'nin daha fazla yerlileşme, milli imkanları kullanma ve kendi kabiliyetlerini geliştirme ihtiyacını ortaya koyduğunu aktaran Bayraktar, "Zaman daralmaya başladı. Onun için daha hızlı çalışmamız lazım." dedi. Bayraktar, bu farkındalığın oluşturulmasında TEKNOFEST'in önemli bir rolü olduğunu, organizasyonun Türkiye'nin artık en önemli uluslararası markalarından biri haline geldiğini vurguladı. YAPAY ZEKA VE VERİ MERKEZLERİ ELEKTRİK TALEBİNİ ARTIRIYOR Bakan Bayraktar, Türkiye'nin elektrik talebinin arttığını belirterek, "Dünyada da böyle, Türkiye'de de böyle. Talep artıyor. Bizim de bir kızılelmamız var. Kızılelmamız, enerjide Türkiye'yi bağımsız kılmak. Türkiye bugün kullandığı enerjinin üç biriminin ikisini ithal ediyor. Enerjide kendi kendine yeten bir ülke olmamız lazım." şeklinde konuştu. Nükleer enerji olmadan iklim değişikliği hedefleri ve karbonsuzlaşmanın mümkün olmadığına işaret eden Bayraktar, nükleer enerjinin enerjide dışa bağımlılığı azaltmada önemli bir çözüm olacağını ifade etti. Bayraktar, elektrik talebinde nüfusun, ekonominin ve sanayinin büyük etkisi olduğunu ancak yapay zeka ve veri merkezleri gibi teknolojilerin de bu talebi artırdığını anlattı. Yeni teknolojilerin yüksek enerji talebine yol açtığını dile getiren Bayraktar, şunları kaydetti: "Bunu karşılamak için her yıl Japonya kadar kurulu güce sahip olunması gerekiyor. Elektrikli araçlar, soğutma amaçlı elektrik talepleri de bu zincire eklendi. Deniz suyunun arıtılıp kullanılma işi var. Bizim tahminimiz 2040 yeni enerji mimarisinde en az 3 ila 5 teravatsaatlik deniz suyunu arıtma ile ilgili elektriğe ihtiyacımız var. Şimdi bu ankonvansiyonel faktörleri işin içerisine koyduğunuzda ortada muazzam bir talep var. Bu yüzden kendi santralimizi üretmemiz çok büyük önem arz ediyor ve bu yeni enerji mimarisinde, tek kelimeyle bunu ifade etmek gerekirse elektrifikasyon diyorum." Gençlerin Türkiye'nin enerji bağımsızlığına ulaşmada önemli katkı sağlayacağını ifade eden Bayraktar, "Petrol ve doğal gaz aramada gençlerin özgüvenini oluşturmayı, kafa yapısını değiştirmeyi kısmen başardığımızı hissediyorum. O yüzden bugün Türkiye kendi denizlerinde, Gabar'da petrol ve doğal gaz arıyor, üretiyor. Somali de bizim için çok önemli bir ülke. Sizlerden bugün aldığımız, özgüveniniz çok yerinde. En önemli şey bu, sonuna kadar mücadele etmek, asla bırakmamak, pes etmemek. Bu anlayışla ben her alanda hedeflerimizi tutturacağımıza yürekten inanıyorum." değerlendirmesinde bulundu. "İTÜ'NÜN REAKTÖRÜ DE DEVREYE GİRECEK" Bayraktar, etkinlikte bir öğrencinin Türkiye'de kurulması planlanan nükleer enerji araştırma merkezi ve ulusal staj programları hakkındaki sorusuna ilişkin, öğrencilerin TENMAK ve diğer ilgili kurumlarda staj ve burs imkanları olduğunu anımsattı. Nükleer enerji alanında yurt dışına gönderilen öğrenciler olduğunu, bunların bir kısmının eğitimlerini tamamlayarak döndüklerini ve şu anda Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nde çalıştıklarını belirten Bayraktar, şöyle devam etti: "Çok önemli miktarda gencimizle direkt bağlantımız var. Onların hem eğitimlerine destek oluyoruz hem de eğitim sonrasında çalışma hayatında onlarla birlikte oluyoruz. Çünkü çok büyük bir insan kaynağına ihtiyacımız var. Sinop'ta kurmayı düşündüğümüz reaktörler, Trakya'daki reaktörler ve Küçük Modüler Reaktörlerle (SMR) birlikte Türkiye'nin nükleer alanı en hızlı büyüyecek, en büyük alanlardan bir tanesi olacak. Onun için bu alanda yetişmiş öğrencilere ihtiyacımız var." Türkiye'deki araştırma reaktörlerine ilişkin çalışmalara da değinen Bayraktar, "Araştırma reaktörümüz yakın zamanda çalışmaya başlayacak. Lisanslama, her şey bitti, her şey hazır. İstanbul Teknik Üniversitesinin çalışması var bu konuda. Orada reaktör de devreye girecek." bilgisini verdi. Bayraktar, ayrıca Türkiye'nin özellikle büyük ölçekli reaktörlere ilişkin yaptığı bütün uluslararası müzakerelerde masada olan iki konu olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti: "Her ülkeye, 'Bu işi yaparsan bize bir araştırma reaktörü de yapabilmeniz lazım.' diyoruz. Bunu Çin'le konuşurken söylüyoruz, diğerleriyle de söylüyoruz. İkinci konumuz da yakıtla alakalı, ne yapacağız, nasıl bir çözüm üreteceğiz? Yakıtı burada üretmeyi onlarla konuşuyoruz. Dolayısıyla bu konular bizim en önemli gündem maddelerimiz. Çünkü araştırma reaktörü olmadan bir nükleer sanayinin gelişmesinden söz etmek mümkün değil." Son dakika: Savcılığa ifade veren Melih Gökçek'ten çıkışta ilk açıklama
Milliyet
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
Üç Ay Kala: 1960'taki Nüfus Kıyameti Kehaneti Yeniden Gündemde
1960 yılında Avusturyalı fizikçi Heinz von Foerster ve çalışma arkadaşları, insan nüfusunun dünyaya sığamayacak kadar artacağı bir tarih hesapladı. Wio News'in aktardığına göre bu 'kıyamet' senaryosu, o dönemde ortaya atılan bir nüfus projeksiyonuna dayanıyor. Aradan geçen 66 yılın ardından iddia edilen tarih artık yalnızca üç ay uzaklıkta. Senaryoya göre felaketin kaynağı asteroid, savaş ya da küresel bir afet değil; insan nüfusunun dünya kapasitesini aşması. Haberde bu durumun 'sıkışarak ölme' ifadesiyle tanımlandığı belirtiliyor. Söz konusu tahminin bilimsel geçerliliği ya da güncel demografik verilerle örtüşüp örtüşmediği haberde ayrıntılı olarak yer almıyor.
Afganistan1 olay22 Ağu - Aynı ülke gündemicanlı
Katar'dan İran'a eleştiri: Saldırılar sivil yerleşimleri de hedef alıyor
Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Macid el-Ensari, İran'ın güvenlik risk değerlendirmesinde kullandığı ifadeleri eleştirerek, misilleme saldırılarının yalnızca ABD üsleri ve varlıklarını değil, sivil yerleşim alanlarını da hedef aldığını belirtti. Ensari, açıklamayı sosyal medya hesabından yaptı. Körfez'de gerilimin sürdüğü bir dönemde gelen bu açıklama, Katar'ın İran'ın resmi belgelerine atıfla yaptığı değerlendirmeye dikkat çekiyor. Bölgede askeri ve diplomatik hareketlilik devam ederken, Doha yönetiminin sivil yerleşim alanlarına yönelik risk vurgusu öne çıkıyor.
Afganistan1 olay1 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Srebrenitsa Mağduru: Mladiç Öldü, Ruhu Sırbistan’da Yaşıyor
Srebrenitsa Soykırımı'nın baş sorumlularından Ratko Mladiç, Hollanda'nın Lahey kentindeki cezaevinde hayatını kaybetti. 'Bosna Kasabı' olarak anılan Mladiç'in ölümünün ardından Sırbistan'ın 7 Eylül için devlet töreni hazırlığı yaptığı bildirildi. Soykırımdan sağ kurtulan Selma Jahic, CNN Türk'e verdiği röportajda Mladiç'in daha uzun süre acı çekmesini istediğini söyledi. Jahic, Mladiç ölmüş olsa da ruhunun Sırbistan'da yaşadığını ifade etti. Bu açıklama, failin ölümünün bölgedeki anma ve siyasi gerilimleri sona erdirmediğini gösteriyor.
Afganistan1 olay7 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Güney Kore'den Hürmüz Boğazı'na askeri konuşlanma iddiası
Güney Kore basınında hükümet kaynaklarına dayandırılan haberlere göre Seul yönetimi, Hürmüz Boğazı'nda seyir güvenliğini sağlama çabalarını desteklemek amacıyla bölgeye askeri unsurlar konuşlandırmaya hazırlanıyor. Söz konusu sevkiyatın yıl sonundan önce gerçekleştirilmesi hedefleniyor. İddia, ABD ile İran arasındaki askeri gerginliğin Hürmüz Boğazı'ndaki güvenlik endişelerini artırdığı bir dönemde gündeme geldi. Güney Kore'nin olası askeri varlığı, boğazdaki deniz trafiğinin korunmasına yönelik uluslararası çabaların bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Afganistan1 olay11 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Taliban'dan Her Türlü Protestoya Yasak: Yönetim Savundu
Afganistan'daki Taliban yönetimi, ülkede her türlü protestoyu yasaklayan yeni düzenlemeyi savundu. Yönetim, kararın İslam hukukuna uygun olduğunu öne sürdü. Taliban'ın yeniden iktidara gelmesinden bu yana ülkede protestolar nadiren düzenleniyordu. İnsan hakları örgütleri yasağa tepki gösterdi. Düzenleme, Taliban yönetiminin ifade ve toplanma özgürlüğü üzerindeki kısıtlamalarını genişletiyor. Uluslararası toplumun Afganistan'daki insan hakları durumuna ilişkin endişeleri sürüyor.
Afganistan1 olay2 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
BM: Afgan savaş mağdurları adalet ve tazminattan yoksun
Birleşmiş Milletler, Afganistan'da 2001-2021 arasındaki savaşın sivil mağdurlarının çoğunun yaşadıkları acı için 'adalet, tazminat ve hatta kabul' görmediğini açıkladı. Salı günü yapılan açıklamada, Kabil'de bir kişinin 'dünya bizi unuttu' sözlerine yer verildi. ABD, 11 Eylül 2001 saldırılarının ardından Afganistan'a askeri müdahale başlatmış, bu durum sivillerin zarar gördüğü yirmi yıllık bir çatışma sürecini beraberinde getirmişti. BM'nin değerlendirmesi, savaşın insani maliyetinin hesap verilebilirlik boyutunun hâlâ çözülmediğine işaret ediyor.
Afganistan1 olay2 gün önce