Katar'dan İran'a eleştiri: Saldırılar sivil yerleşimleri de hedef alıyor
Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Macid el-Ensari, İran'ın güvenlik risk değerlendirmesinde kullandığı ifadeleri eleştirerek, misilleme saldırılarının yalnızca ABD üsleri ve varlıklarını değil, sivil yerleşim alanlarını da hedef aldığını belirtti. Ensari, açıklamayı sosyal medya hesabından yaptı. Körfez'de gerilimin sürdüğü bir dönemde gelen bu açıklama, Katar'ın İran'ın resmi belgelerine atıfla yaptığı değerlendirmeye dikkat çekiyor. Bölgede askeri ve diplomatik hareketlilik devam ederken, Doha yönetiminin sivil yerleşim alanlarına yönelik risk vurgusu öne çıkıyor.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Afganistan gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 1 sa önce- Güvenlik04 Eyl 17:40
Körfez'de gerilim sürüyor! 'İran sivil yerleşimi de hedef alıyor'
Katar, İran'ın ülkedeki saldırılara ilişkin güvenlik risk değerlendirmesinde kullandığı bazı ifadeleri eleştirerek, misilleme saldırılarının yalnızca ABD üsleri ve varlıklarını değil sivil yerleşim alanlarını da hedef aldığını belirtti. Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Macid el-Ensari sosyal medya hesabından paylaşımda bulundu. Ensari, İran'ın saldırılara ilişkin resmi belgelere atıfta bulunmak istemesi halinde operasyonel amaçlarla hazırlanan güvenlik risk değerlendirmesinden seçilen ifadeler yerine Katar'ın Birleşmiş Milletlere sunduğu resmi kayıtlara başvurması gerektiğini belirtti. Katarlı Sözcü, paylaşımında şu ifadeleri kullandı: "Katar, 1 Mart 2026 tarihli mektubunda, İran füzelerinin sivil, ticari ve yerleşim alanlarının üzerinden fırlatıldığını, saldırılarda 16 kişinin yaralandığını ve hasar meydana geldiğini kayıt altına almıştır. 20 Temmuz tarihli mektupta ise devam eden saldırılarda, aralarında bir çocuğun da bulunduğu 3 kişinin yaralandığı belirtilmiştir." İran’ın atıfta bulunduğu belgenin, Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU) Tam Yetkili Temsilciler Konferansı için hazırlanmış emniyet ve güvenlik risk değerlendirmesi olduğunu aktaran Ensari, bunun olayların kapsamlı bir kaydı veya hukuki değerlendirmesi olmadığını vurguladı. Ensari, sunulan belgelerde İran'ın Katar topraklarına yönelik doğrudan saldırılarının açıkça kabul edildiğini belirterek, 18 Mart'ta Ras Laffan'daki gaz tesislerine düzenlenen saldırının yanı sıra Katar hava sahasının geçici olarak kapatılması ve bunun sivil yaşam üzerindeki etkilerine de yer verildiğini kaydetti. Sözcü Ensari, belgeden tek bir cümlenin seçilerek daha geniş bağlamın göz ardı edilmesinin ise yanıltıcı olduğunu ifade etti. Son dakika... Berhan Şimşek CHP MYK'dan istifa etti "KATAR ÇATIŞMANIN TARAFI DEĞİL" Ensari, Katar Silahlı Kuvvetlerinin İran'a ait füze ve İHA'ları engellemesinin saldırıların ciddiyetini azaltmadığını ve sorumluların hesap vermesi gerektiğini belirterek, Ras Laffan'a yönelik saldırının "iddia edilen" şeklinde nitelendirilmesine tepki gösterdi. Saldırının Katar'ın Birleşmiş Milletlere sunduğu mektupta resmen belgelendiğini hatırlatan Ensari, Ras Laffan'daki tesislerin hem Katar halkına ait ulusal varlıklar hem küresel enerji güvenliği açısından kritik öneme sahip altyapılar olduğunu vurguladı. Katar'ın çatışmanın tarafı olmadığını vurgulayan Ensari, ülke toprakları ve sivil altyapının hedef alınmasının, halkın tehlikeye atılmasının ve Hürmüz Boğazı'ndaki istikrarsızlaştırıcı eylemlerin "meşru karşılık" olarak gerekçelendirilemeyeceğini ifade etti. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD'ye karşı düzenledikleri misilleme saldırılarında Katar'daki ABD üsleri ve varlıklarının hedef alındığını, sivillerin ise hedef alınmadığını savunmuştu. Bekayi, Katar'ın Birleşmiş Milletlere bağlı Uluslararası Telekomünikasyon Birliğine (ITU) sunduğu raporlarda da bu durumun kabul edildiğini öne sürmüştü. Son dakika: Savcılığa ifade veren Melih Gökçek'ten çıkışta ilk açıklama
Milliyet
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
Taliban'dan Her Türlü Protestoya Yasak: Yönetim Savundu
Afganistan'daki Taliban yönetimi, ülkede her türlü protestoyu yasaklayan yeni düzenlemeyi savundu. Yönetim, kararın İslam hukukuna uygun olduğunu öne sürdü. Taliban'ın yeniden iktidara gelmesinden bu yana ülkede protestolar nadiren düzenleniyordu. İnsan hakları örgütleri yasağa tepki gösterdi. Düzenleme, Taliban yönetiminin ifade ve toplanma özgürlüğü üzerindeki kısıtlamalarını genişletiyor. Uluslararası toplumun Afganistan'daki insan hakları durumuna ilişkin endişeleri sürüyor.
Afganistan1 olay2 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD'nin İran'a Azami Baskı Stratejisi Siyasi Çözümden Yoksun
ABD'nin Orta Doğu'daki güncel stratejisi, İran'ı anlaşmaya zorlamak amacıyla askeri çevreleme ve ekonomik yaptırımları birleştiren 'azami baskı' olarak tanımlanıyor. Ancak bu yaklaşım, sivil yönetim tarafından belirlenen net siyasi hedeflerden yoksun ve askeri araçlarla siyasi amaçlar arasındaki uyumsuzluğu ortaya koyuyor. Askeri baskı koşulları oluşturabilir, kararlılık sergileyebilir ve sivil süreç için zaman kazandırabilir; fakat tek başına İran'ı müzakere masasına getirmiyor. Siyasi bir çözüm sağlanmadan İran'ın geri adım atmayacağı değerlendiriliyor.
Afganistan1 olay24 Ağu - Aynı ülke gündemicanlı
Bakan Bayraktar: TR-2 Araştırma Reaktörü Yeniden Lisanslandı
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar, TEKNOFEST kapsamında bu yıl üçüncüsü düzenlenen Nükleer Enerji Teknolojileri Tasarım Yarışması'nın final etkinliğinde konuştu. TENMAK'ın İstanbul Küçükçekmece'deki yerleşkesinde gerçekleştirilen etkinlikte Bayraktar, TR-2 Araştırma Reaktörü'nün yeniden lisanslandığını bildirdi. Duyuru, Türkiye'nin nükleer araştırma altyapısındaki lisanslama süreçlerine ilişkin güncel bir gelişmeyi yansıtıyor. Açıklamada yeniden lisanslamanın kapsamı, tarihi veya teknik ayrıntıları hakkında ek bilgi paylaşılmadı. Etkinlik, Bakanlık yürütücülüğünde düzenlenen yarışmanın 'Detay Tasarım' kategorisi finali olarak kaydedildi.
Afganistan1 olay1 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Srebrenitsa Mağduru: Mladiç Öldü, Ruhu Sırbistan’da Yaşıyor
Srebrenitsa Soykırımı'nın baş sorumlularından Ratko Mladiç, Hollanda'nın Lahey kentindeki cezaevinde hayatını kaybetti. 'Bosna Kasabı' olarak anılan Mladiç'in ölümünün ardından Sırbistan'ın 7 Eylül için devlet töreni hazırlığı yaptığı bildirildi. Soykırımdan sağ kurtulan Selma Jahic, CNN Türk'e verdiği röportajda Mladiç'in daha uzun süre acı çekmesini istediğini söyledi. Jahic, Mladiç ölmüş olsa da ruhunun Sırbistan'da yaşadığını ifade etti. Bu açıklama, failin ölümünün bölgedeki anma ve siyasi gerilimleri sona erdirmediğini gösteriyor.
Afganistan1 olay7 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Güney Kore'den Hürmüz Boğazı'na askeri konuşlanma iddiası
Güney Kore basınında hükümet kaynaklarına dayandırılan haberlere göre Seul yönetimi, Hürmüz Boğazı'nda seyir güvenliğini sağlama çabalarını desteklemek amacıyla bölgeye askeri unsurlar konuşlandırmaya hazırlanıyor. Söz konusu sevkiyatın yıl sonundan önce gerçekleştirilmesi hedefleniyor. İddia, ABD ile İran arasındaki askeri gerginliğin Hürmüz Boğazı'ndaki güvenlik endişelerini artırdığı bir dönemde gündeme geldi. Güney Kore'nin olası askeri varlığı, boğazdaki deniz trafiğinin korunmasına yönelik uluslararası çabaların bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Afganistan1 olay11 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
BM: Afgan savaş mağdurları adalet ve tazminattan yoksun
Birleşmiş Milletler, Afganistan'da 2001-2021 arasındaki savaşın sivil mağdurlarının çoğunun yaşadıkları acı için 'adalet, tazminat ve hatta kabul' görmediğini açıkladı. Salı günü yapılan açıklamada, Kabil'de bir kişinin 'dünya bizi unuttu' sözlerine yer verildi. ABD, 11 Eylül 2001 saldırılarının ardından Afganistan'a askeri müdahale başlatmış, bu durum sivillerin zarar gördüğü yirmi yıllık bir çatışma sürecini beraberinde getirmişti. BM'nin değerlendirmesi, savaşın insani maliyetinin hesap verilebilirlik boyutunun hâlâ çözülmediğine işaret ediyor.
Afganistan1 olay2 gün önce