ICE Tarihinin En Yüksek Aylık Tutuklaması: 51 Bin Göçmen
ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi (ICE), geçen ay yaklaşık 51 bin göçmeni tutukladı. Bu, kurumun tarihindeki en yüksek aylık tutuklama rakamı olarak kayıtlara geçti. Günlük ortalama 1645 tutuklama gerçekleşti. Trump yönetiminin ülke çapında yoğunlaştırdığı göçmenlik uygulama kampanyası kapsamında bu rekor seviyeye ulaşıldı. Veriler ICE ve ABD medyası tarafından yayımlandı. Gelişme, yönetimin katı göç politikalarının somut bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
ABD gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 3 sa önce- Siyasi08 Ağu 03:13
US immigration arrests reach record high
WASHINGTON: The US Immigration and Customs Enforcement (ICE) made approximately 51,000 arrests last month, the highest monthly total in the agency’s history, as the Trump administration intensified its nationwide immigration enforcement campaign. According to figures released by ICE and reports from US media outlets, the agency averaged about 1,645 arrests per day last month. The monthly total surpassed the previous record of roughly 43,000 arrests in June, marking two consecutive months of record-breaking enforcement. The surge in arrests reflects President Donald Trump’s renewed effort to expand immigration enforcement after returning to office. The administration has directed federal agencies to increase operations aimed at identifying and removing people living in the United States without legal status. The increased activity has been reported across the country. In Georgia, an enhanced immigration enforcement operation resulted in the arrest of 1,226 people accused of violating immigration laws. Data also showed that the agency arrested more than 30 people at airports last month as part of expanded enforcement actions. The increase in arrests comes as the Department of Homeland Security (DHS) and ICE report a rise in deportations. In June, the DHS announced that 356,389 people had been deported during the fiscal year to date. The department has defended the crackdown as necessary to enforce immigration laws and remove people it describes as posing a threat to public safety. Homeland Security Secretary Markwayne Mullin said: “There’s a reason that 80 per cent of Americans support our commonsense efforts to deport criminal illegals from our communities. By removing these criminals, we are making America safe again.” The expanded enforcement campaign has also drawn criticism. Reports indicate that some people detained in recent operations had no criminal records and possessed valid work authorisation or parole documents, raising concerns among immigrant advocates about whether enforcement efforts are affecting people beyond those with criminal histories. Even some supporters of the administration’s immigration agenda have argued that enforcement should go further. Mike Howell, president of the Trump-aligned Oversight Project, said the numbers remained below what he expected and called for workplace enforcement to become a central part of the strategy. The record arrests mark a major escalation in the Trump administration’s immigration policy and are likely to remain a politically significant issue in the United States. Published in Dawn, August 8th, 2026
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
ABD, İran’a yönelik saldırı hazırlığında ama bölgesel misillemeden çekiniyor
ABD yönetimi, İran’a karşı askeri seçenekleri değerlendirirken, bölgesel bir çatışmanın içine çekilme endişesi taşıyor. CNN International’ın haberine göre, Başkan Trump’ın ekibi bir yandan İran’ın nükleer programını ve bölgesel etkisini hedef alan saldırı planları üzerinde çalışırken, diğer yandan bu tür eylemlerin daha geniş çaplı bir savaşı tetikleyebileceği kaygısı giderek artıyor. Washington’da zamanın daraldığı ve diplomatik bir çıkış yolu arandığı bildiriliyor. ABD’nin olası bir askeri operasyonunun, İran’ın müttefikleri üzerinden bölgesel misillemelere yol açabileceği ve ABD’yi Ortadoğu’da uzun süreli bir çatışmanın içine sürükleyebileceği vurgulanıyor. Beyaz Saray’ın bu ikilem karşısında hamlelerini gözden geçirdiği belirtiliyor.
ABD1 olay20 dk önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD, savunma tedarik zinciri için kritik minerallere 3 milyar dolar yatırım yapıyor
ABD Başkanı Donald Trump, Cuma günü madencilik yöneticileri, eğitimciler, yatırımcılar ve siyasetçilerden oluşan 200'den fazla kişiye hitaben yaptığı konuşmada, kritik mineraller ve batarya projelerine 3 milyar dolar yatırım yapılacağını duyurdu. Trump, "Amerika'nın dünyanın maden süper gücü olarak hak ettiği yeri geri alıyoruz" ifadesini kullandı. Yatırım, yerli üretimi artırarak ulusal güvenliği güçlendirme ve sanayi politikasını destekleme hedefi taşıyor. Karar, ABD'nin savunma ve ileri teknoloji için hayati önem taşıyan minerallerde dışa bağımlılığı azaltma çabalarının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Trump yönetiminin bu adımı, kritik tedarik zincirlerini güvence altına almayı ve stratejik özerkliği pekiştirmeyi amaçlayan daha geniş bir sanayi politikasının parçası olarak görülüyor.
ABD1 olay49 dk önce - Aynı ülke gündemicanlı
Pasifik Ateş Çemberinde Art Arda Depremler: Sandwich, Kuril ve Fiji Açıklarında Sarsıntı
ABD Jeolojik Araştırma Kurumu (USGS), Güney Sandwich Adaları bölgesinde 5.1 büyüklüğünde bir deprem kaydedildiğini duyurdu. 35 kilometre derinlikte gerçekleşen sarsıntının hemen ardından Kuril Adaları’nın doğusunda 4.6, Fiji Adaları’nın güneyinde ise 4.8 büyüklüğünde iki ayrı deprem daha rapor edildi. Kuril depremi 10 kilometre gibi sığ bir odak derinliğine sahipken, Fiji açıklarındaki sarsıntı 537 kilometre derinlikte meydana geldi. Her üç olay da Pasifik Ateş Çemberi üzerinde, okyanus tabanında gerçekleşti. Depremlerin açık denizde ve yerleşim yerlerinden uzakta olması nedeniyle can veya mal kaybı bildirilmedi. USGS’nin kamuya açık verilerine dayanan bu ölçümler, bölgedeki tektonik hareketliliğin olağan seyrini yansıtıyor.
ABD105 olay1 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Halktan Kopuk Cumhuriyetçi Şahinler İran Savaşı’nın Ekonomik Yükünü Görmezden Geliyor
2026 ara seçimleri öncesinde anketler, Amerikalı seçmenlerin en büyük önceliğinin ekonomi olduğunu ortaya koyuyor. ABD’nin İran’da yürüttüğü savaşın iç piyasada fiyatları yükselttiği yönündeki kaygılar öne çıkıyor. Buna rağmen Cumhuriyetçi Parti’nin şahin kanadı, seçmen endişelerini göz ardı eden bir tutum sergiliyor. Responsible Statecraft’ta yer alan değerlendirmeye göre, etkili bir Cumhuriyetçi isim, “İran’ı nükleer silahtan arındırmak için birkaç ay 4 dolar petrol fiyatına katlanamıyorsak süper güç değiliz” ifadelerini kullandı. Bu söylem, elitlerin halkın geçim sıkıntılarından ne denli koptuğunu gösteriyor. Savaşın uzamasının enerji maliyetlerini artırması ve bunun sandığa yansıması, Cumhuriyetçiler açısından siyasi bir risk oluşturuyor. Analiz, halkın ekonomik gerçeklerinden uzak bu tür açıklamaların, partinin şahin kanadına seçimlerde pahalıya mal olabileceğine dikkat çekiyor.
ABD1 olay2 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
İran ve Umman Hürmüz Boğazı Anlaşmasında Son Aşamaya Geldi
İran ve Umman arasında Hürmüz Boğazı'nın ticari trafiğe açık tutulmasını hedefleyen müzakerelerin sonuna yaklaşıldığı bildiriliyor. İran yarı resmi Fars Haber Ajansı'nın aktardığına göre, taraflar anlaşmanın şartları üzerinde uzlaşmaya çalışırken, yeni düzenlemeler ve yasa tasarısı iddiaları tartışma yarattı. Küresel enerji taşımacılığının kilit noktalarından olan boğazın statüsüne ilişkin olası bir anlaşma, bölgesel istikrar ve uluslararası ticaret açısından kritik önem taşıyor. Tahran'ın ileri sürdüğü yeni şartlar, İran'ın stratejik çıkarları ile serbest geçiş talepleri arasındaki hassas dengenin altını çiziyor. Müzakerelerin seyri, boğazın gelecekteki yönetimini doğrudan etkileyecek.
ABD1 olay2 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Trump'ın Hürmüz Boğazı'ndaki Süveyş Anı: Masadaki Anlaşma ABD'nin Çıkarına
Umman ve İran, Hürmüz Boğazı'nı yeniden trafiğe açmak üzere geçici bir düzenlemeye yakın görünüyor. Bu adım, mevcut çatışma sarmalından çıkış sağlarken daha kalıcı bir deniz düzeninin temelini atabilir. Washington'ın, İran'ın boğaz trafiğinde bir ölçüde yetki sahibi olmasını kabul etse bile böyle bir anlaşmayı memnuniyetle karşılaması gerektiği belirtiliyor; zira ABD'nin çıkarı, boğazın ayrım gözetmeksizin açık kalmasını zorunlu kılıyor. Bu durum, Trump yönetimi için Eisenhower'ın Süveyş Krizi'ndekine benzer bir diplomatik dönüm noktası anlamına gelebilir.
ABD3 olay6 sa önce