ABD, İran’a yönelik saldırı hazırlığında ama bölgesel misillemeden çekiniyor
ABD yönetimi, İran’a karşı askeri seçenekleri değerlendirirken, bölgesel bir çatışmanın içine çekilme endişesi taşıyor. CNN International’ın haberine göre, Başkan Trump’ın ekibi bir yandan İran’ın nükleer programını ve bölgesel etkisini hedef alan saldırı planları üzerinde çalışırken, diğer yandan bu tür eylemlerin daha geniş çaplı bir savaşı tetikleyebileceği kaygısı giderek artıyor. Washington’da zamanın daraldığı ve diplomatik bir çıkış yolu arandığı bildiriliyor. ABD’nin olası bir askeri operasyonunun, İran’ın müttefikleri üzerinden bölgesel misillemelere yol açabileceği ve ABD’yi Ortadoğu’da uzun süreli bir çatışmanın içine sürükleyebileceği vurgulanıyor. Beyaz Saray’ın bu ikilem karşısında hamlelerini gözden geçirdiği belirtiliyor.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
ABD gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 52 dk önce- Güvenlik08 Ağu 06:04
İran savaşında perde arkasında sessiz hareketlilik! ABD köşeye sıkıştı: 'Zaman daralıyor, çıkış yolu aranıyor'
ABD ile İran arasındaki savaşta Washington cephesinde hesaplar değişiyor. CNN International’ın haberine göre Trump yönetiminde bir yandan İran’ı etkisiz hale getirmeyi hedefleyen saldırılar masadayken, diğer yandan savaşın daha da büyümesinin ABD’yi bölgesel bir misilleme dalgasının içine çekebileceği endişesi giderek güçleniyor. ‘DAHA GENİŞ ÇAPLI SALDIRIYI TETİKLER’ ABD Genelkurmay Başkanı Orgeneral Dan Caine’in, Trump yönetiminin üst düzey isimlerini özel görüşmelerde savaşı tırmandırmak yerine gerilimi düşürecek bir yol bulmaya çağırdığı öne sürüldü. CNN’in üç kaynağa dayandırdığı habere göre Caine, mevcut askeri seçeneklerin İran’ı ABD’nin taleplerini kabul etmeye zorlamayabileceği ve daha geniş çaplı bir karşı saldırıyı tetikleyebileceği uyarısında bulundu. ‘İRAN GERİ ADIM ATMIYOR’ Caine’in endişelerini CIA Direktörü John Ratcliffe, Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Başkan Yardımcısı JD Vance’in de aralarında bulunduğu üst düzey yetkililerle paylaştığı belirtildi. Washington’daki değerlendirmelere göre hava gücünün tek başına İran’ı geri adım atmaya zorlaması kolay görünmüyor. Trump ise buna rağmen kara birliklerini kullanarak savaşı daha da büyütmekten kaçınmak istiyor. BEYAZ SARAY’IN SEÇENEKLERİ DARALIYOR Bu tablo, ABD yönetiminin önündeki seçenekleri giderek daraltıyor: İran’a yönelik saldırılar artırılırsa çatışmanın bölgeye yayılması riski büyüyor; saldırılar sınırlı tutulursa Washington’ın Tahran’ı istediği noktaya getirmesi zorlaşıyor. TEMMUZ SONUNDA PLANLANAN SALDIRI ERTELENDİ Bu çıkmazın en dikkat çekici örneklerinden biri temmuz sonunda yaşandı. CNN’e göre Caine ve bazı üst düzey yetkililer, İran’a karşı yeni bir askeri tırmanış planına sıcak bakmadı. Bunun başlıca nedenleri arasında İran’ın ABD’nin bölgedeki müttefiklerine ve kritik enerji altyapısına misilleme yapabileceği endişesi vardı. Körfez ülkelerinin olası saldırılar konusunda Washington’ı uyarmasının ardından Trump’ın planlanan saldırıyı ertelediği bildirildi. Böylece Washington’ın İran’a karşı atacağı adımın yalnızca Tahran’ı değil, Körfez ülkelerini, enerji tesislerini ve ABD’nin bölgedeki askeri varlığını da doğrudan çatışmanın hedefi haline getirebileceği görüldü. ABD’NİN MÜHİMMAT STOĞU DA BASKI ALTINDA Washington’ın önündeki bir diğer sorun ise uzun süreli savaşı taşıyabilecek askeri kapasite. CNN’in haberinde, ABD’nin hava savunma önleyicileri başta olmak üzere hassas güdümlü mühimmat stoklarının azaldığına dikkat çekildi. Stoklardaki bu gerilemenin, ABD’nin İran’la uzun süreli bir çatışmayı sürdürme kapasitesini sınırlayabileceği değerlendiriliyor. Caine’in daha önce Trump’ı askeri operasyonun yaratabileceği riskler konusunda uyardığı aktarıldı. Ancak Genelkurmay Başkanı’nın önemli bir noktayı da özellikle vurguladığı belirtildi. ABD’nin emir verilmesi halinde İran’a ciddi zarar verebilecek askeri güce hala sahip olduğu iddia edildi. Sorun ise bunun sonrasında ne olacağı. BİR ÇIKIŞ ARANIYOR İşte Washington’daki asıl arayış da burada başlıyor. CNN’e göre Trump yönetimi artık yalnızca İran’a nasıl daha ağır bir darbe vurulacağını değil, savaştan nasıl çıkılabileceğini de değerlendiriyor. Yetkililer, Trump’ın siyasi açıdan “zafer” olarak sunabileceği, ancak aynı zamanda diplomasinin önünü tamamen kapatmayacak bir sonuç arıyor. Bu kapsamda gündeme gelen seçeneklerden biri de Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını sağlayabilecek olası bir anlaşma. Böyle bir formül, Washington açısından iki hedefi aynı anda karşılayabilir: Trump yönetimi İran karşısında geri adım atmış görüntüsü vermeden savaşı büyütmekten kaçınabilir, diplomasi için de yeni bir alan açabilir. WASHİNGTON’IN ÖNÜNDEKİ DENKLEM ABD yönetimi şimdi giderek daha zor bir denklemle karşı karşıya. Savaşı büyütmek, İran’ın ABD müttefiklerine ve bölgedeki enerji altyapısına yönelik misillemelerini tetikleme riski taşıyor. Savaşı sınırlamak ise Trump yönetiminin İran üzerindeki baskısını istediği sonucu vermeden sonlandırması anlamına gelebilir. Bu nedenle Washington'da seçenekler daralırken, askeri zaferden çok savaşı daha büyük bir bölgesel çatışmaya dönüştürmeden Trump'ın siyasi olarak kazanım elde edebileceği bir çıkış formülü aranıyor. İsrail ve Yunanistan'da 'Mekke Savunma Anlaşması' paniği! 'Olası savaş senaryosuna' dikkat çektiler: 'Korktuğumuz başımıza geldi' 'Mekke Savunma Anlaşması' dünyanın gündemine oturdu! 'Üç büyük Müslüman güç tek güvenlik şemsiyesi altında'
MilliyetMilliyet
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
Trump: Her ABD Askerinin Ölümü İran'a Kat Kat Ödetilecek
Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, Orta Doğu'da hafta sonu üç askerin ölümü ve bir askerin kaybolmasıyla sonuçlanan olayların ardından İran'a sert bir uyarıda bulundu. Trump, 'Her bir Amerikan askerini öldürdüklerinde İran bunun bedelini kat kat ödeyecek' ifadelerini kullandı. Washington yönetimi, bölgede devam eden gerilimin ortasında askeri kayıpların arttığını doğruladı. Açıklama, ABD'nin İran'ı bölgedeki milis grupları desteklemek ve Amerikan güçlerine yönelik saldırıları teşvik etmekle suçladığı dönemde geldi. Kayıpların tam olarak hangi olaylar sonucu gerçekleştiği netlik kazanmazken, Trump'ın doğrudan İran'ı hedef alması Washington-Tahran hattındaki diplomatik krizin derinleştiğini gösteriyor. Son gelişmeler, bölgedeki askeri varlığını sürdüren ABD için güvenlik risklerinin arttığına işaret ediyor. Trump'ın sert mesajı, İran'a yönelik ekonomik ve siyasi baskıyı askeri tırmandırma tehdidiyle birleştiren bir politikanın parçası olarak görülüyor. Öte yandan, kayıp askerin akıbeti ve yaşanan ölümlerin faillerine dair soruşturmanın sonuçları, iki ülke arasındaki krizin seyrini belirleyecek unsurlar arasında yer alıyor.
ABD23 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD Donanması Geleceğin Saldırı Denizaltıları İçin Gelişmiş Yük Fırlatıcı Arıyor
ABD Donanması, 29 Temmuz'da yaptığı duyuruda, gelecekteki saldırı denizaltılarına entegre edilmek üzere su altı silahları ve insansız araçları destekleyebilecek gelişmiş yük fırlatıcılarına yönelik talebini açıkladı. Denizaltı Programları Direktörlüğü, mevcut filodan daha geniş yelpazede yük taşıyabilen fırlatıcılara duyulan ihtiyacı vurgulayarak, bu kapsamda bir sektör günü düzenleneceğini bildirdi. Bu girişim, ABD'nin su altı harp yeteneklerini çeşitlendirme ve modernize etme stratejisinin bir parçası olarak öne çıkıyor. Yeni fırlatıcılar sayesinde saldırı denizaltılarının, torpido ve seyir füzelerinin yanı sıra insansız su altı araçlarını da konuşlandırabilmesi, çoklu görev esnekliğini artıracak ve platformların operasyonel değerini yükseltecek. Özellikle denizaltı teknolojilerinde yaşanan küresel rekabet ortamında, ABD Donanması'nın bu adımı, su altı üstünlüğünü koruma çabalarının somut bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Planlanan sektör günü, savunma sanayisinin yeni nesil fırlatıcı konseptlerini sunması ve ortaya koyması için kritik bir fırsat niteliği taşıyor.
ABD1 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD-İran Deniz Çatışması Hürmüz ve Babülmendep'i Tehdit Ederken Diplomasi Belirsiz
ABD ile İran arasındaki beş aylık savaş, deniz boyutunda kritik bir eşiğe ulaştı. ABD, İran'a yönelik deniz ablukası kapsamında 17 ticari geminin rotasını değiştirdi, iki gemiyi hizmet dışı bıraktı. Başkan Trump, Hürmüz Boğazı'nın ABD kontrolünde olduğunu ve bir anlaşma ya da tam teslimiyet sağlanmadan hiçbir şeyin geçemeyeceğini açıkladı. İran ise ablukanın sürmesi halinde Hürmüz ve diğer su yollarını kapatma tehdidinde bulundu. Bu restleşme, Babülmendep Boğazı'nı yeni bir darboğaz olarak gündeme getirirken, son olarak Hürmüz'de bir gemiye düzenlenen saldırı küresel enerji akışına yönelik riskleri somutlaştırdı. Pakistan ve Türkiye'nin arabuluculuğunda sağlanan kısa süreli ateşkesin ardından müzakerelerin durumu belirsizliğe girdi. İran misilleme saldırılarını durdurdu, ABD ise füze stoklarındaki sıkıntılar ve askeri itirazlar nedeniyle bombardımana ara verdi. Buna rağmen Washington ve Tahran'dan gelen çelişkili sinyaller diplomasi umutlarını zayıflatıyor. Çin'in uydu görüntülerine dayanarak ABD'nin çatışma iddialarını sorgulaması ise bilgi savaşının boyutlarını ortaya koyuyor. Deniz darboğazlarındaki tıkanma riski, küresel ticaret ve enerji piyasaları üzerinde yıkıcı etki yaratma potansiyeli taşıyor. ABD'nin abluka stratejisi ile İran'ın asimetrik tehditleri arasında sıkışan uluslararası deniz trafiği, bölgedeki gerilim diplomasiyle çözülmediği takdirde daha geniş bir ekonomik krize yol açabilir.
ABD12 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
İran ve Umman Hürmüz Boğazı Anlaşmasında Son Aşamaya Geldi
İran ve Umman arasında Hürmüz Boğazı'nın ticari trafiğe açık tutulmasını hedefleyen müzakerelerin sonuna yaklaşıldığı bildiriliyor. İran yarı resmi Fars Haber Ajansı'nın aktardığına göre, taraflar anlaşmanın şartları üzerinde uzlaşmaya çalışırken, yeni düzenlemeler ve yasa tasarısı iddiaları tartışma yarattı. Küresel enerji taşımacılığının kilit noktalarından olan boğazın statüsüne ilişkin olası bir anlaşma, bölgesel istikrar ve uluslararası ticaret açısından kritik önem taşıyor. Tahran'ın ileri sürdüğü yeni şartlar, İran'ın stratejik çıkarları ile serbest geçiş talepleri arasındaki hassas dengenin altını çiziyor. Müzakerelerin seyri, boğazın gelecekteki yönetimini doğrudan etkileyecek.
ABD1 olay2 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD, savunma tedarik zinciri için kritik minerallere 3 milyar dolar yatırım yapıyor
ABD Başkanı Donald Trump, Cuma günü madencilik yöneticileri, eğitimciler, yatırımcılar ve siyasetçilerden oluşan 200'den fazla kişiye hitaben yaptığı konuşmada, kritik mineraller ve batarya projelerine 3 milyar dolar yatırım yapılacağını duyurdu. Trump, "Amerika'nın dünyanın maden süper gücü olarak hak ettiği yeri geri alıyoruz" ifadesini kullandı. Yatırım, yerli üretimi artırarak ulusal güvenliği güçlendirme ve sanayi politikasını destekleme hedefi taşıyor. Karar, ABD'nin savunma ve ileri teknoloji için hayati önem taşıyan minerallerde dışa bağımlılığı azaltma çabalarının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Trump yönetiminin bu adımı, kritik tedarik zincirlerini güvence altına almayı ve stratejik özerkliği pekiştirmeyi amaçlayan daha geniş bir sanayi politikasının parçası olarak görülüyor.
ABD1 olay1 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Trump 'Son Şans' Dedi Ama İran Ateşkesi Bozup Yeni Saldırılar Düzenledi
ABD’nin 13 gece süren hava saldırılarını askıya almasının ardından İran da misillemelerini durduracağını açıkladı. Ancak Tahran, kısa süre sonra Hürmüz Boğazı’ndaki ticari gemilere ve Ürdün’deki ABD güçlerine sürpriz saldırılar düzenledi. Trump, İran’la kısa sürede bir anlaşma sağlanması umuduyla şimdilik yeni bir saldırıdan kaçınacağını söyledi; görüşmeleri Tahran için savaşın genişlemesini önlemede ‘son şans’ olarak niteledi. İran ise Washington ile doğrudan müzakereleri yeniden başlatmadığını belirtti. Bu sırada Pakistan Başbakan Yardımcısı, İran Dışişleri Bakanı ile yaptığı görüşmede ikili mutabakat zaptındaki taahhütlerin ilerletilmesi gerektiğini vurguladı ve Çin silahlarının geçişine aracılık edildiği iddialarını yalanladı. İran, ABD’yi Hürmüz’deki seyrüseferin yeniden açılmasına ilişkin savaş sonrası anlaşmayı ihlal etmekle suçladı. Trump ise mühimmat kıtlığı haberlerini reddederek ABD’nin ‘çok büyük miktarda’ mühimmata sahip olduğunu öne sürdü. ABD ham petrol stokları dalgalanırken, piyasalar belirsizliğe tepki gösterdi. İran’ın saldırılarına devam etmesi, kırılgan ateşkesi ve diplomatik çabaları gölgeliyor.
ABD16 olay1 gün önce