İçeriğe atla
Hikayeler
US
Kapatıldı

Trump İran Anlaşmasından Vazgeçti: 'Bitti, Onlar Hasta İnsanlar'

Özet · AI üretimi

ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yürütülen müzakerelerde önce bir hafta süre tanıyıp Tahran'ın anlaşmaya istekli olduğunu söylerken, son saldırıların ardından sert bir dönüş yaptı. Trump, İran'ın kendisini ortadan kaldırmak istediğini iddia ederek 'Artık benim için bitti' dedi ve İranlı yetkilileri 'aşağılık mahluklar, hasta insanlar' olarak niteledi. Bu açıklama, daha önce Ankara yolunda İran'ın elektrik santrallerini bir saatte imha edebilecekleri tehdidinin ve 'anlaşma olmazsa güzel olmayan bir şekilde kazanırız' sözlerinin hemen ardından geldi. BBC Türkçe'nin analizine göre, taraflar arasındaki ateşkes Trump 'bitti' demeden önce zaten çökmüştü; Tahran ve Washington, savaş sonrası düzeni şekillendirmek için sert bir rekabet içinde kilitlenmiş durumda. Karşılıklı taviz arayışı yerine güç mücadelesinin ağır basması, yıpratıcı çatışmadan çıkışı zorlaştırırken, diplomatik çözüm umutlarını da şimdilik rafa kaldırmış görünüyor.

Başlangıç 04 Tem 05:35 9 olay Güncellendi 10 Tem
Paylaş
Bağlam · AI üretimi

Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.

Bu gündemi takip et

ABD gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.

Bu gündeme tepki ver:

Zaman çizelgesi

en güncel: 10 Tem
  1. Güvenlik04 Tem 05:35

    Son dakika...ABD Başkanı Trump'tan dikkat çeken İran çıkışı! 'Hamaney için bir hafta izin verdik'

    ABD Başkanı Donald Trump, Güney Dakota eyaletindeki Rushmore Dağı Ulusal Anıtı'nda, ABD'nin bağımsızlığının 250. yıl dönümü kutlamaları kapsamında düzenlenen etkinlikte konuştu. 'ANLAŞMAK İÇİN CAN ATIYORLAR' İran ile yürütülen müzakerelere değinen Trump, Tahran yönetiminin Washington ile anlaşmaya varmak istediğini öne sürerek, "İran anlaşmak için can atıyor. O kadar çok istiyorlar ki..." ifadelerini kullandı. 'BİR HAFTA İZİN VERDİK' Trump, İran'ın dini lideri AyetullahAli Hamaney'in cenaze törenleri nedeniyle müzakerelere geçici olarak ara verdiklerini söyledi. ABD Başkanı, "Biz nazik insanlarız. Cenaze nedeniyle onlara bir hafta izin verdik" diyerek görüşmelerin cenaze sürecinin ardından yeniden başlayacağı mesajını verdi. 'VENEZUELA'YI BİR GÜNDE YEDİK' Konuşmasında son dönemde yaşanan gelişmelere de değinen Trump, İran ve Venezuela hakkında sert ifadeler kullandı. Trump, "Venezuela'yı bir günde yendik. İran'ı da fena vurduk. Şimdi anlaşmak için can atıyorlar." iddiasında bulundu. 'GÜÇLÜ ORDU' VURGUSU Konuşmasında ABD'nin askeri gücüne de vurgu yapan Trump, ülkesinin dünyanın en güçlü ordusunu kurduğunu savundu. "Dünyanın en güçlü ve en kudretli ordusunu biz kurduk. İki dünya savaşını kazandık" diyen Trump, Soğuk Savaş'ın ardından ABD'nin düşmanlarını "tarihin derinliklerine gönderdiğini" ileri sürdü. 'DÜNYANIN EN ESKİ CUMHURİYETİ BİZİZ' ABD'nin kuruluşunun 250. yıl dönümüne dikkat çeken Trump, ülkesine ilişkin övgü dolu açıklamalarda bulundu. Trump, ABD'nin "250 yıllık geçmişiyle dünyanın en eski cumhuriyeti olduğunu" öne sürerken, Amerikalıların dünyanın en özgür halkı olduğunu ve ülkesinin en kalıcı anayasaya sahip olduğunu savundu. ABD'nin dünya tarihinde en fazla yardım yapan, en çok açlığı sona erdiren, en fazla hastalığa çare bulan ve insanlığa en büyük katkıyı sağlayan ülke olduğunu da iddia etti. 'ÖLÜMCÜL BİR TEHDİT' Trump, konuşmasının devamında iç politikaya da değinerek, ABD'de komünist fikirlerin yeniden yükselişe geçtiğini öne sürdü. Ülkeye gelen bazı göçmenlerin Amerikan yaşam tarzına tamamen aykırı fikirleri benimsediğini savunan Trump, "Komünizm Amerikan özgürlüğü için ölümcül bir tehdittir" dedi.

    Milliyet
  2. Güvenlik04 Tem 06:19

    Trump: Komünist tehlike canlandı

    ABD Başkanı Trump, ülkenin 250'nci kuruluş yıl dönümü kutlamaları kapsamında Mount Rushmore'da yaptığı konuşmada, ilerici Demokratların "komünist" bir tehdit oluşturduğunu dile getirdi. ABD Başkanı Donald Trump, ülkesinin 250'nci kuruluş yıl dönümü arifesinde Güney Dakota eyaletinde yer alan ve dört Amerikan başkanının başlarının kazındığı Mount Rushmore'da (Rushmore Dağı) konuşma yaptı. Trump, Amerikalıları, ulusun kurucularının 250 yıl önce öngördüğü özgürlükleri, ilerici Demokratların oluşturduğunu ifade ettiği "komünist" tehdide karşı korumaya çağırdı. Kendisinden önceki dört başkanın devasa oymalarının bulunduğu granit dağdaki anıtın eteklerinde konuşan Trump, "Bu kahramanların, inanılmaz insanlardan oluşan gerçek bir grubun anıtının altında duruyoruz ve kendimizi bu Amerikan devleri kadar büyük, cesur, asil ve harika bir ulus olmaya yeniden adıyoruz, bunu yapmak kolay değil ama biz bunu yapacağız" ifadelerini kullandı. Görkemli yıl dönümüne yaklaşırken Amerikan kimliğinin "yeniden bir saldırı altında" olduğunu gördüklerini belirten ABD Başkanı, "Son yıllarda bu istisnai karakteri değiştirmeye, Amerikan ruhunu içimizden söküp atmaya, bizi tarihimize yabancılaştırmaya yönelik inkar edilemez bir girişim var" dedi. SOLCULARI VE GÖÇMENLERİ HEDEF ALDI Trump'ın konuşmasında öne çıkan unsurlardan biri, "komünist tehlike" ile göçmenlik konusunu birleştirmesi oldu. Demokrat Parti'nin sol kanadının ön seçimlerdeki yükselişiyle bağlantılı olarak, "komünistlerin" ülkeye büyük bir tehdit oluşturduğunu dile getiren Trump, "Ülkemizde, yaşam tarzımıza ve büyük başarımıza tamamen zıt fikirleri benimseyen ülkemize yeni gelenler de dahil olmak üzere, komünist tehlikenin yeniden canlanması söz konusu. Bunun olmasına izin vermeyeceğiz" şeklinde konuştu. Bu retoriğini, seçim kampanyasını besleyen ve ABD'de komünizm eleştirisinin tarihsel bir parçası olan göçmen karşıtı temaya bağlayan Trump, söz konusu "yeni gelenlerin" sınır dışı edilmesi gerektiğini savunduğu bölümünde şu ifadeleri kullandı: "Amerika Birleşik Devletleri vatandaşlarının komünizmi hızla yok edeceğine herkesin duyması için yemin ve söz veriyoruz... Onları hızla uzaklaştıracağız ve ülkemizi her zamankinden daha büyük, daha iyi ve daha güçlü inşa etmeye devam edeceğiz. Amerika asla komünist bir ülke olmayacak!" Trump, bu sözlerinin ardından, "Burada doğmuş olmanıza gerek yok ama inşa ettiğimiz şeyi sevmek zorundasınız" diyerek aidiyet vurgusu yaptı. EKONOMİDE TABLO KÖTÜYE GİDİYOR ABD Başkanı'nın bu temayı yaklaşık bir haftadır Demokratik sosyalistlerin elde ettiği kazanımlar üzerinden işlediği biliniyor. Üçü demokratik sosyalist olmak üzere dört ilerici aday, geçen hafta New York'ta ve Salı günü Colorado'da çekişmeli Demokrat ön seçimlerini kazandı. İlerici adaylar ayrıca Kentucky, New Jersey, Ohio, Pennsylvania ve Teksas'ta da başarı elde etti. Cumhuriyetçi Kongre üyeleri, sol kanat Demokrat adayların son dönemdeki bu başarı dizisini dikkate alırken, çatışmaların Kasım ayındaki ara seçimlerde Kongre'nin en az bir kanadının kontrolüne mal olabileceğinden giderek daha fazla endişe duyuyor. Trump geçen hafta söz konusu adayların zaferlerini "kuruluşundan bu yana ülkemize yönelik en büyük tehdit" olarak nitelendirmişti. Mount Rushmore'da ise doğrudan ara seçimlere atıfta bulunarak, "Ara seçimleri ancak kendi kendimize kaybetmemize izin verirsek kaybedebiliriz" dedi. Bu siyasi tablo, Amerikalıların ABD-İsrail'in İran'a açtığı savaşın başlamasından bu yana süregelen enflasyon ve yüksek benzin fiyatlarıyla boğuştuğu bir döneme denk geliyor. 80 yaşındaki Cumhuriyetçi başkanın onay oranları, büyük ölçüde İran'daki savaş ve artan yaşam maliyetleri nedeniyle tarihi düşük seviyelerde seyrediyor. Demokrat muhalifleri ise Trump'ı göçmenlik politikaları, ailesinin artan serveti ve başkanlık yetkilerini genişletme girişimleri üzerinden eleştiriyor. KUTLAMALARA KATILIM DÜŞÜK Trump'ın Mount Rushmore'u seçmesi, pek çok kişinin kendi yüzünün de kayalara oyulduğunu görmek istediğinden şüphelendiği bir lider için anlamlı bir adım olarak değerlendiriliyor. Trump'ın destekçileri, onun benzerinin George Washington, Thomas Jefferson, Abraham Lincoln ve Theodore Roosevelt'in yanına yontulması için yasa tasarısı dahi sunmuştu. ABD'nin 250'nci kuruluş yıl dönümünü siyasi bir sahneye dönüştürme adımları Başkent Washington'daki etkinliklerde de hissedildi. Freedom 250 (Özgürlük 250) adlı Trump bağlantılı bir organizasyon, şenliklerin çoğunun kontrolünü partiler üstü America250 grubundan devraldı. Bu durum, pek çok kişinin kilit etkinliklerden uzak durmasına neden oldu. Başkentte ülkenin doğum günü kutlaması olarak tasarlanan "Büyük Amerikan Eyalet Fuarı", seyrek kalabalıklar çekti ve boş stantları nedeniyle alay konusu oldu. Kutlamaları etkileyen bir diğer unsur ise ülkenin büyük bir bölümünde tatil etkinliklerini sekteye uğratan rekor kıran sıcak hava dalgasıydı. Trump, Cumartesi günü National Mall'da askeri jetlerin uçuşları ve "dünyanın en büyük havai fişek gösterisi" olarak adlandırdığı etkinlik öncesinde kalabalığa hitap etmeyi planlıyor. Çarşamba günü sıcaklıklara dair yaptığı açıklamada Trump, "4 Temmuz'da dışarısı yaklaşık 107 derece (41 derece) olacak, oraya gideceğim ve sadece her şeyi yapabileceğimi göstermek için gerçekten uzun bir konuşma yapacağım" ifadelerini kullanmıştı. TOPLUMDA KARAMSARLIK HAKİM ABD iki buçuk asırlık tarihi boyunca yaşanan zaferler ve trajediler, kölelik ve özgürlük ile sivil ve dünya savaşlarını geride bırakırken, anketler ulusun "Amerikan Rüyası"nı gerçekleştirme şansı konusunda karamsar olduğunu gösteriyor. Quinnipiac Üniversitesi tarafından kısa süre önce yapılan bir anket, Amerikalıların yüzde 61'inin ABD'nin Bağımsızlık Bildirgesi'nde belirtilen ideallere uygun yaşamadığını düşündüğünü ortaya koydu. Çoğu Cumhuriyetçi ABD'nin bu ideallere uyduğuna, çoğu Demokrat ise uymadığına inanıyor. Kutuplaşmış atmosfere dair Los Angeles'ta Fransız haber ajansı AFP'ye konuşan 49 yaşındaki özel eğitim öğretmeni Amy Kimaara, "Dört Temmuz gerçekten bir özgürlük anı, ancak dürüst olmalıyım ki, bu siyasi zamanlarda benim için o kadar da heyecan verici olmadı" değerlendirmesini aktardı.

  3. Güvenlik06 Tem 08:00

    NASA Başkanı Isaacman F-5 uçurdu

    ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) Başkanı Jared Isaacman, ABD'nin 250. kuruluş yılı kutlamaları kapsamında başkent Washington'da düzenlenen hava gösterisine katıldı. Federal Havacılık İdaresinin (FAA) güvenlik gerekçesiyle izin vermediği Isaacman, uyarılara rağmen "Northrop F-5 Tiger II" savaş uçağı kullandı.

  4. Diplomatik06 Tem 15:31

    Trump'tan Ankara yolunda İran çıkışı: Anlaşalım, yoksa 1 saatte imha ederiz

    ABD Başkanı Donald Trump, NATO Zirvesi için Ankara'ya hareket etmeden önce İran'a ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Trump, ABD'nin önceliğinin diplomatik çözüm olduğunu belirterek, İran ile anlaşmaya varmayı tercih ettiğini ifade etti. Ancak askeri seçeneğin de masada olduğunu vurgulayan Trump, "İran'la anlaşma yapmayı tercih ederim. Aksi takdirde elektrik üretim santrallerinin tamamını bir saat içinde imha edebiliriz." dedi. TRUMP'IN ANKARA PROGRAMI BELLİ OLDU Beyaz Saray tarafından yapılan açıklamaya göre, ABD Başkanı Donald Trump'ın salı günü Ankara'ya gelmesi bekleniyor. Ziyaret kapsamında Trump'ın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından resmi törenle karşılanacağı bildirildi. Programına NATO Liderler Yemeği ile başlayacak olan Trump, çarşamba günü gerçekleştirilecek NATO Liderler Zirvesi oturumu ile aile fotoğrafı çekimine de katılacak. Trump'ın, programı kapsamında Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ve Suriye Devlet Başkanı Ahmed Şara ile görüşmeler gerçekleştirmesi beklenirken, temaslarının ardından düzenleyeceği basın toplantısında Türkiye ziyaretine ilişkin değerlendirmelerde bulunacağı ifade edildi. ABD Başkanı'nın aynı akşam, ilk yurt dışı ziyaretinde kullandığı "Boeing 747" tipi yeni Air Force One uçağıyla Washington'a dönmesi öngörülüyor. TRUMP'IN ANKARA TEMASI PEK ÇOK STRATEJİK HEDEFİ İÇERİYOR ABD’li üst düzey yetkililerin, Anadolu Ajansına verdiği bilgide, Ukrayna’daki savaşın sona erdirilmesine yönelik diplomatik çabaların, Başkan Trump’ın Zelenskiy ile yapacağı görüşmenin merkezinde olacağı belirtildi. Üst düzey ABD’li yetkililer, Trump’ın, Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy ile yapacağı görüşmenin ana gündeminin, savaşın sona erdirilmesi olacağını aktardı. ABD'li yetkili, Ukrayna cephesindeki durumla ilgili "Cephe hattı, son aylarda büyük ölçüde donmuş durumda. Savaşın sona erdirilmesi için aciliyet hissediyoruz." değerlendirmesinde bulundu. ABD tarafı, hem Rusya hem Ukrayna ile temasların sürdüğünü ve Başkan Trump’ın arabuluculuk rolü oynadığını vurguladı. İlginizi Çekebilir Yetkililer, savaşın devam etmesinin "her iki taraf için de ağır kayıplara ve yıkıma" neden olduğunu ifade ederek, diplomatik çözüm çabalarının hızlandırılacağının altını çizdi. Bir diğer üst düzey ABD’li yetkili, Ankara’daki zirvede, İran kaynaklı bölgesel güvenlik riskleri ve deniz ticaret hatlarının korunmasının gündeme geleceğini bildirdi. Yetkili, NATO müttefiklerinin katkı vermeye hazır olduğunu, ancak birçok ülkenin yeterli deniz unsuru ve askeri kapasiteye sahip olmadığını belirterek, "İhtiyacımız olan şey, kabiliyetli müttefikler. Bazı ülkelerin anlamlı katkı sunacak gemi ve varlığı yok." sözlerini sarf etti. ABD savunma sanayisine yönelik yeni işbirlikleri ve üretim anlaşmalarının zirve sırasında açıklanabileceği, milyarlarca dolarlık savunma projelerinin gündeme geleceği de kaydedildi. Netanyahu'dan Trump'a Ankara ziyareti öncesi çağrı: Türkiye'ye F-35 satmayın

    Milliyet
  5. Güvenlik07 Tem 01:23

    Trump: İran bir anlaşma yapmak için can atıyor

    ABD Başkanı Donald Trump, İran’ı askeri açıdan yıkıma uğrattıkları iddiasını yineleyerek, "Bir anlaşma yapmak için can atıyorlar. Ama ne olacağını göreceğiz. Öyle ya da böyle biz kazanacağız. Ya güzellikle kazanacağız ya da güzel olmayan bir şekilde" açıklamasında bulundu.

  6. Güvenlik07 Tem 02:36

    Trump threatens to strike Iran if deal not reached

    • Netanyahu acknowledges ‘differences’ with Washington, plays down ‘deeper rifts’ • Israel continues to test Lebanon ceasefire as four killed in fresh strike • Lebanese president says Israeli occupation preventing army deployment in southern regions WASHINGTON: As the country focuses on bidding farewell to its late supreme leader, President Donald Trump said on Monday that they would either reach a deal with Iran, or “finish the job”, renewing his threat of military action. Indirect US-Iran talks ended last week without any public sign of headway toward a lasting peace, despite a 60-day ceasefire intended to create space for diplomacy following the US and Israeli strikes that triggered the conflict. “We’re either going to make a deal or we’re going to finish the job. OK. And it won’t be tough to finish the job. I’d rather make a deal, because I don’t want to affect 91 million people,” Trump told reporters in the Oval Office. “We can knock down their bridges in one hour, we can knock out their energy supply…. They don’t have any money now. We haven’t given them any money.” The 60-day ceasefire was intended by Washington to revive diplomacy on stopping Iran developing a nuclear arsenal. Separately, speaking to US media on Monday, Israeli Prime Minister Benjamin Netanyahu has acknowledged “differences of opinion” between Washington and Tel Aviv, but denies a deeper rift. “We see eye-to-eye on just about everything,” he said in an interview with Fox News. “My relationship with the president is fine, and we have a way of ironing out our differences as allies who respect each other,” he added. Meanwhile, the situation in Lebanon, which was also part of the ceasefire negotiated under the US-Iran agreement, has continued to spiral with Israeli attacks continuing to test the fragile truce. In its latest salvo, Lebanese state media said an Israeli strike on a car in the country’s south on Monday killed four people, including three women. Lebanon’s official National News Agency said a school principal, her mother, a foreign female domestic worker and a male Syrian worker were killed when an Israeli drone targeted their car as they returned from inspecting their family home in Nabatieh al-Fawqa. Israel has kept up intermittent strikes on south Lebanon, particularly in the Nabatieh area, despite the two-week-old truce, usually saying it is targeting Hezbollah sites and operatives. A lawmaker for Hezbollah, Ihab Hamade, denounced Monday’s strike as “a heinous crime against civilians” and blamed it “first and foremost” on the Lebanese state. Lebanese authorities say Israeli attacks since March 2 have killed around 4,300 people. The conflict also displaced more than one million people, but according to the United Nations more than 640,000 have returned home since June 22. Meanwhile, Lebanon’s President Joseph Aoun said on Monday that Israel’s occupation was preventing the Lebanese army’s deployment to the south. A statement from his office said he emphasised the need to pressure Israel to withdraw because “the occupation undermines the legitimacy of the (Lebanese) state and prevents the army from deploying, and the laying of foundations for achieving a just and lasting peace”. A day earlier, Netanyahu had reiterated that Israel’s military would maintain its presence “as long as necessary in order to protect the residents of the north and all the citizens of Israel”. Published in Dawn, July 7th, 2026

  7. Güvenlik07 Tem 04:56

    ABD Başkanı Trump: İran bir anlaşma yapmak için can atıyor

    ABD Başkanı Donald Trump, İran’ı askeri açıdan yıkıma uğrattıkları iddiasını yineleyerek, "Bir anlaşma yapmak için can atıyorlar. Ama ne olacağını göreceğiz. Öyle ya da böyle biz kazanacağız. Ya güzellikle kazanacağız ya da güzel olmayan bir şekilde" açıklamasında bulundu.

  8. Güvenlik08 Tem 21:00

    ABD Başkanı Trump: İran beni ortadan kaldırmak istiyor, anlaşmak istemiyorum

    ABD ve İran arasında önceki gün gerçekleşen saldırılar sonrası Donald Trump’tan sert açıklamalar geldi. İran ile mutabakata ilişkin “Benim için bitti” diyen Trump, İran’ın kendisini ortadan kaldırmak istediğini öne de sürdü. Trump, "Zaten onlarla uğraşmak istemiyorum ama onlar aşağılık mahluklar. Onlar hasta insanlar" dedi.

  9. Güvenlik10 Tem 02:10

    ABD-İran ateşkesi Trump 'Bitti' demeden önce zaten neden çökmüştü?

    Hürmüz Boğazı, Lübnan ve yatırım fonu; Tahran ile Washington'ın hala karşılıklı tavizlerin getireceği ortak faydalara odaklanmak yerine, savaş sonrası düzeni şekillendirmek için sert bir rekabet içinde kilitli kaldığını gösteriyor. Bu da yıpratıcı çatışmadan çıkış yolunu bulmayı zorlaştırıyor.

ilgili gelişmeler