İçeriğe atla
Deeplomap
Hikayeler
US
Gelişiyor

Trump'tan İran'a Haftalık Süre: 'Anlaşmak İçin Can Atıyorlar'

Özet · AI üretimi

ABD Başkanı Donald Trump, Rushmore Dağı'ndaki konuşmasında İran'ın anlaşmaya varmak için yoğun istek duyduğunu belirtirken, Hamaney için bir haftalık süre tanıdıklarını ifade etti. Trump, "İran anlaşmak için can atıyor. O kadar çok istiyorlar ki..." sözleriyle Tahran yönetiminin müzakerelere açık olduğunu öne sürdü. Bu açıklama, ABD'nin İran'a yönelik azami baskı politikası ve zaman zaman yükselen askeri gerilimlerin gölgesinde geldi. İki ülke arasında nükleer program ve bölgesel nüfuz konularında uzun süredir devam eden anlaşmazlıklar bulunuyor. Trump yönetimi, daha önce de diplomatik çözüm sinyalleri vermiş ancak karşılıklı güvensizlik nedeniyle somut ilerleme sağlanamamıştı. Trump'ın verdiği bir haftalık sürenin, müzakereleri hızlandırma veya İran'ı köşeye sıkıştırma amacı taşıdığı değerlendiriliyor. Tahran'dan henüz resmi bir yanıt gelmezken, bölgesel dengeler ve enerji piyasaları üzerindeki olası etkiler yakından izleniyor.

Başlangıç 04 Tem 05:35 2 olay Güncellendi 3 sa önce
Paylaş
Bağlam · AI üretimi

Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.

Bu gündemi takip et

ABD gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.

Bu gündeme tepki ver:

Zaman çizelgesi

en güncel: 3 sa önce
  1. Güvenlik04 Tem 05:35

    Son dakika...ABD Başkanı Trump'tan dikkat çeken İran çıkışı! 'Hamaney için bir hafta izin verdik'

    ABD Başkanı Donald Trump, Güney Dakota eyaletindeki Rushmore Dağı Ulusal Anıtı'nda, ABD'nin bağımsızlığının 250. yıl dönümü kutlamaları kapsamında düzenlenen etkinlikte konuştu. 'ANLAŞMAK İÇİN CAN ATIYORLAR' İran ile yürütülen müzakerelere değinen Trump, Tahran yönetiminin Washington ile anlaşmaya varmak istediğini öne sürerek, "İran anlaşmak için can atıyor. O kadar çok istiyorlar ki..." ifadelerini kullandı. 'BİR HAFTA İZİN VERDİK' Trump, İran'ın dini lideri AyetullahAli Hamaney'in cenaze törenleri nedeniyle müzakerelere geçici olarak ara verdiklerini söyledi. ABD Başkanı, "Biz nazik insanlarız. Cenaze nedeniyle onlara bir hafta izin verdik" diyerek görüşmelerin cenaze sürecinin ardından yeniden başlayacağı mesajını verdi. 'VENEZUELA'YI BİR GÜNDE YEDİK' Konuşmasında son dönemde yaşanan gelişmelere de değinen Trump, İran ve Venezuela hakkında sert ifadeler kullandı. Trump, "Venezuela'yı bir günde yendik. İran'ı da fena vurduk. Şimdi anlaşmak için can atıyorlar." iddiasında bulundu. 'GÜÇLÜ ORDU' VURGUSU Konuşmasında ABD'nin askeri gücüne de vurgu yapan Trump, ülkesinin dünyanın en güçlü ordusunu kurduğunu savundu. "Dünyanın en güçlü ve en kudretli ordusunu biz kurduk. İki dünya savaşını kazandık" diyen Trump, Soğuk Savaş'ın ardından ABD'nin düşmanlarını "tarihin derinliklerine gönderdiğini" ileri sürdü. 'DÜNYANIN EN ESKİ CUMHURİYETİ BİZİZ' ABD'nin kuruluşunun 250. yıl dönümüne dikkat çeken Trump, ülkesine ilişkin övgü dolu açıklamalarda bulundu. Trump, ABD'nin "250 yıllık geçmişiyle dünyanın en eski cumhuriyeti olduğunu" öne sürerken, Amerikalıların dünyanın en özgür halkı olduğunu ve ülkesinin en kalıcı anayasaya sahip olduğunu savundu. ABD'nin dünya tarihinde en fazla yardım yapan, en çok açlığı sona erdiren, en fazla hastalığa çare bulan ve insanlığa en büyük katkıyı sağlayan ülke olduğunu da iddia etti. 'ÖLÜMCÜL BİR TEHDİT' Trump, konuşmasının devamında iç politikaya da değinerek, ABD'de komünist fikirlerin yeniden yükselişe geçtiğini öne sürdü. Ülkeye gelen bazı göçmenlerin Amerikan yaşam tarzına tamamen aykırı fikirleri benimsediğini savunan Trump, "Komünizm Amerikan özgürlüğü için ölümcül bir tehdittir" dedi.

    Milliyet
  2. Güvenlik04 Tem 06:19

    Trump: Komünist tehlike canlandı

    ABD Başkanı Trump, ülkenin 250'nci kuruluş yıl dönümü kutlamaları kapsamında Mount Rushmore'da yaptığı konuşmada, ilerici Demokratların "komünist" bir tehdit oluşturduğunu dile getirdi. ABD Başkanı Donald Trump, ülkesinin 250'nci kuruluş yıl dönümü arifesinde Güney Dakota eyaletinde yer alan ve dört Amerikan başkanının başlarının kazındığı Mount Rushmore'da (Rushmore Dağı) konuşma yaptı. Trump, Amerikalıları, ulusun kurucularının 250 yıl önce öngördüğü özgürlükleri, ilerici Demokratların oluşturduğunu ifade ettiği "komünist" tehdide karşı korumaya çağırdı. Kendisinden önceki dört başkanın devasa oymalarının bulunduğu granit dağdaki anıtın eteklerinde konuşan Trump, "Bu kahramanların, inanılmaz insanlardan oluşan gerçek bir grubun anıtının altında duruyoruz ve kendimizi bu Amerikan devleri kadar büyük, cesur, asil ve harika bir ulus olmaya yeniden adıyoruz, bunu yapmak kolay değil ama biz bunu yapacağız" ifadelerini kullandı. Görkemli yıl dönümüne yaklaşırken Amerikan kimliğinin "yeniden bir saldırı altında" olduğunu gördüklerini belirten ABD Başkanı, "Son yıllarda bu istisnai karakteri değiştirmeye, Amerikan ruhunu içimizden söküp atmaya, bizi tarihimize yabancılaştırmaya yönelik inkar edilemez bir girişim var" dedi. SOLCULARI VE GÖÇMENLERİ HEDEF ALDI Trump'ın konuşmasında öne çıkan unsurlardan biri, "komünist tehlike" ile göçmenlik konusunu birleştirmesi oldu. Demokrat Parti'nin sol kanadının ön seçimlerdeki yükselişiyle bağlantılı olarak, "komünistlerin" ülkeye büyük bir tehdit oluşturduğunu dile getiren Trump, "Ülkemizde, yaşam tarzımıza ve büyük başarımıza tamamen zıt fikirleri benimseyen ülkemize yeni gelenler de dahil olmak üzere, komünist tehlikenin yeniden canlanması söz konusu. Bunun olmasına izin vermeyeceğiz" şeklinde konuştu. Bu retoriğini, seçim kampanyasını besleyen ve ABD'de komünizm eleştirisinin tarihsel bir parçası olan göçmen karşıtı temaya bağlayan Trump, söz konusu "yeni gelenlerin" sınır dışı edilmesi gerektiğini savunduğu bölümünde şu ifadeleri kullandı: "Amerika Birleşik Devletleri vatandaşlarının komünizmi hızla yok edeceğine herkesin duyması için yemin ve söz veriyoruz... Onları hızla uzaklaştıracağız ve ülkemizi her zamankinden daha büyük, daha iyi ve daha güçlü inşa etmeye devam edeceğiz. Amerika asla komünist bir ülke olmayacak!" Trump, bu sözlerinin ardından, "Burada doğmuş olmanıza gerek yok ama inşa ettiğimiz şeyi sevmek zorundasınız" diyerek aidiyet vurgusu yaptı. EKONOMİDE TABLO KÖTÜYE GİDİYOR ABD Başkanı'nın bu temayı yaklaşık bir haftadır Demokratik sosyalistlerin elde ettiği kazanımlar üzerinden işlediği biliniyor. Üçü demokratik sosyalist olmak üzere dört ilerici aday, geçen hafta New York'ta ve Salı günü Colorado'da çekişmeli Demokrat ön seçimlerini kazandı. İlerici adaylar ayrıca Kentucky, New Jersey, Ohio, Pennsylvania ve Teksas'ta da başarı elde etti. Cumhuriyetçi Kongre üyeleri, sol kanat Demokrat adayların son dönemdeki bu başarı dizisini dikkate alırken, çatışmaların Kasım ayındaki ara seçimlerde Kongre'nin en az bir kanadının kontrolüne mal olabileceğinden giderek daha fazla endişe duyuyor. Trump geçen hafta söz konusu adayların zaferlerini "kuruluşundan bu yana ülkemize yönelik en büyük tehdit" olarak nitelendirmişti. Mount Rushmore'da ise doğrudan ara seçimlere atıfta bulunarak, "Ara seçimleri ancak kendi kendimize kaybetmemize izin verirsek kaybedebiliriz" dedi. Bu siyasi tablo, Amerikalıların ABD-İsrail'in İran'a açtığı savaşın başlamasından bu yana süregelen enflasyon ve yüksek benzin fiyatlarıyla boğuştuğu bir döneme denk geliyor. 80 yaşındaki Cumhuriyetçi başkanın onay oranları, büyük ölçüde İran'daki savaş ve artan yaşam maliyetleri nedeniyle tarihi düşük seviyelerde seyrediyor. Demokrat muhalifleri ise Trump'ı göçmenlik politikaları, ailesinin artan serveti ve başkanlık yetkilerini genişletme girişimleri üzerinden eleştiriyor. KUTLAMALARA KATILIM DÜŞÜK Trump'ın Mount Rushmore'u seçmesi, pek çok kişinin kendi yüzünün de kayalara oyulduğunu görmek istediğinden şüphelendiği bir lider için anlamlı bir adım olarak değerlendiriliyor. Trump'ın destekçileri, onun benzerinin George Washington, Thomas Jefferson, Abraham Lincoln ve Theodore Roosevelt'in yanına yontulması için yasa tasarısı dahi sunmuştu. ABD'nin 250'nci kuruluş yıl dönümünü siyasi bir sahneye dönüştürme adımları Başkent Washington'daki etkinliklerde de hissedildi. Freedom 250 (Özgürlük 250) adlı Trump bağlantılı bir organizasyon, şenliklerin çoğunun kontrolünü partiler üstü America250 grubundan devraldı. Bu durum, pek çok kişinin kilit etkinliklerden uzak durmasına neden oldu. Başkentte ülkenin doğum günü kutlaması olarak tasarlanan "Büyük Amerikan Eyalet Fuarı", seyrek kalabalıklar çekti ve boş stantları nedeniyle alay konusu oldu. Kutlamaları etkileyen bir diğer unsur ise ülkenin büyük bir bölümünde tatil etkinliklerini sekteye uğratan rekor kıran sıcak hava dalgasıydı. Trump, Cumartesi günü National Mall'da askeri jetlerin uçuşları ve "dünyanın en büyük havai fişek gösterisi" olarak adlandırdığı etkinlik öncesinde kalabalığa hitap etmeyi planlıyor. Çarşamba günü sıcaklıklara dair yaptığı açıklamada Trump, "4 Temmuz'da dışarısı yaklaşık 107 derece (41 derece) olacak, oraya gideceğim ve sadece her şeyi yapabileceğimi göstermek için gerçekten uzun bir konuşma yapacağım" ifadelerini kullanmıştı. TOPLUMDA KARAMSARLIK HAKİM ABD iki buçuk asırlık tarihi boyunca yaşanan zaferler ve trajediler, kölelik ve özgürlük ile sivil ve dünya savaşlarını geride bırakırken, anketler ulusun "Amerikan Rüyası"nı gerçekleştirme şansı konusunda karamsar olduğunu gösteriyor. Quinnipiac Üniversitesi tarafından kısa süre önce yapılan bir anket, Amerikalıların yüzde 61'inin ABD'nin Bağımsızlık Bildirgesi'nde belirtilen ideallere uygun yaşamadığını düşündüğünü ortaya koydu. Çoğu Cumhuriyetçi ABD'nin bu ideallere uyduğuna, çoğu Demokrat ise uymadığına inanıyor. Kutuplaşmış atmosfere dair Los Angeles'ta Fransız haber ajansı AFP'ye konuşan 49 yaşındaki özel eğitim öğretmeni Amy Kimaara, "Dört Temmuz gerçekten bir özgürlük anı, ancak dürüst olmalıyım ki, bu siyasi zamanlarda benim için o kadar da heyecan verici olmadı" değerlendirmesini aktardı.

ilgili gelişmeler