Bennett: Netanyahu Aşırı Sağcı Bakanların Etkisinde, Ülkeyi Yönetemiyor
Eski İsrail Başbakanı Naftali Bennett, Başbakan Binyamin Netanyahu hükümetinin aşırı sağcı bakanlar ve ultra-Ortodoks partiler arasında sıkıştığını, bu durumun Netanyahu'nun ülkeyi yönetme kabiliyetini tamamen ortadan kaldırdığını ifade etti. Bennett, Amerikalı yayıncı Mario Nawfal'e verdiği özel röportajda, mevcut siyasi yapının İsrail'in iç ve dış meselelerde etkili karar almasını engellediğini savundu. Bennett ayrıca Gazze ve Lübnan sınırında devam eden çatışmalara değinerek, hükümetin güvenlik politikalarının aşırı unsurlar tarafından şekillendirildiğine dikkat çekti. Netanyahu'nun koalisyon ortaklarına bağımlılığının, özellikle savaş döneminde stratejik esnekliği azalttığı ve ülkeyi uluslararası alanda zor duruma düşürdüğü değerlendirmesi yapıldı. Bennett'in açıklamaları, İsrail siyasetindeki derin bölünmeleri ve hükümetin karşı karşıya olduğu iç baskıları bir kez daha gündeme getirdi.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Afganistan gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 01 Tem- Güvenlik01 Tem 00:25
Eski İsrail Başbakanı Bennett: "Netanyahu aşırı sağcı bakanların esiri oldu''
Eski İsrail Başbakanı Naftali Bennett, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun, aşırı sağcı bakanlar ile ultra-Ortodoks partiler arasında sıkışıp kalarak ülkeyi yönetme kabiliyetini tamamen kaybettiğini belirtti. Bennett, Amerikalı yayıncı Mario Nawfal'e verdiği özel röportajda, İsrail iç siyasetinde ve Gazze ile Lübnan sınırında devam eden çatışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Netanyahu'nun kendi hükümeti üzerindeki kontrolünü yitirdiğini vurgulayan Bennett, "Bibi (Netanyahu) artık kendi kabinesine söz geçiremiyor. Ben-Gvir onu bir tarafa, Smotrich diğer tarafa çekiyor, ultra-Ortodoks partiler ise bambaşka bir yöne baskı yapıyor. Netanyahu iktidarda kalabilmek için bu isimlerin tamamına muhtaç olduğundan, hiçbirine 'hayır' diyebilecek gücü kendisinde bulamıyor." şeklinde konuştu. Bennett, mevcut hükümetin radikal unsurların esiri haline geldiğini savunarak, "Kendi hükümetimde Ben-Gvir ve Smotrich gibi aptalca beyanatlarda bulunan hiçbir 'aptala' yer vermezdim. Hatta Ben-Gvir'i en başta kabineye bile sokmazdım. Eğer hükümetimden biri çıkıp böyle saçma sapan konuşsaydı, onu derhal haddini bilmeye çağırırdım. Ancak Netanyahu, varlığı onlara bağlı olduğu için bunu artık yapamıyor." ifadelerini kullandı. "İSRAİL'İN İMAJ KRİZİNİN SORUMLUSU KENDİSİ" İsrail'in uluslararası arenada çöken itibarına ve diplomatik yalnızlığına da değinen Bennett, bu durumun sorumlusunun taraflı medya veya dış propaganda olmadığını, doğrudan hükümetin kendi politikaları olduğunu itiraf etti. Bennett, dünyadaki tepkilerin İsrail'in kendi hatalarından kaynaklandığını açıkça kabul ederek, ülkenin en büyük sorununun artık sadece sınırların dışındaki düşmanlar değil, içerideki aşırı uçların esiri olmuş mevcut yönetim anlayışı olduğunu kaydetti. "UZUN SÜREN SAVAŞLAR İSRAİL DOKTRİNİNE AYKIRI" Bennett, Filistin Devleti'nin kurulmasına karşı çıktığını, Hamas'ın yok edilmesi ve Hizbullah'ın silahsızlandırılması yönündeki görüşlerini koruduğunu ve İran'ı hala en büyük stratejik tehdit olarak gördüğünü belirterek, mevcut askeri stratejinin ülkeye zarar verdiğini savundu. Uzun süren savaşlara inanmadığına işaret eden Bennett, şunları kaydetti: "Gazze'de, Lübnan'da ve İran ekseninde yürütülen bu topyekun savaşın ucu açık şekilde uzayıp gitmesi İsrail'in askeri doktrinine aykırıdır. Eğer bir savaşa girmek zorundaysanız bunu hızlı ve yoğun bir şekilde yapar, kazanır, bölgeyi istikrara kavuşturur ve yolunuza devam edersiniz. Ancak savaşı bu kadar uzun süreye yaydığınızda, bu durum hem ekonomimizi tüketiyor hem de yedek askerlerimizi yıpratıyor. İsrail'in, her diplomatik teması ilhak ve kalıcı çatışma söylemleriyle baltalayan koalisyon bakanlarından kurtulması, bölgedeki Mısır, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) gibi ülkelerle ilişkileri yeniden inşa edebilecek ve bu bitmek bilmeyen savaşları nasıl sonlandıracağını bilen basiretli bir hükümete ihtiyacı var."
- Güvenlik01 Tem 05:43
İsrail'de Netanyahu krizi! Eski Başbakan Bennett'ten zehir zemberek sözler: 'Esir oldu, söz geçiremiyor'
Eski İsrail Başbakanı Naftali Bennett,Amerikalı yayıncı ve blogger Mario Nawfal'e verdiği özel röportajda, İsrail iç siyasetinde ve Gazze ile Lübnan sınırında devam eden çatışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 'SÖZ GEÇİREMİYOR' Netanyahu'nun kendi hükümeti üzerindeki kontrolünü yitirdiğini vurgulayan Bennett, "Netanyahu artık kendi kabinesine söz geçiremiyor. Ben-Gvir onu bir tarafa, Smotrich diğer tarafa çekiyor, ultra-Ortodoks partiler ise bambaşka bir yöne baskı yapıyor. Netanyahu iktidarda kalabilmek için bu isimlerin tamamına muhtaç olduğundan, hiçbirine 'hayır' diyebilecek gücü kendisinde bulamıyor" şeklinde konuştu. Bennett, mevcut hükümetin radikal unsurların esiri haline geldiğini savunarak, "Kendi hükümetimde Ben-Gvir ve Smotrich gibi aptalca beyanatlarda bulunan hiçbir 'aptala' yer vermezdim. Hatta Ben-Gvir'i en başta kabineye bile sokmazdım. Eğer hükümetimden biri çıkıp böyle saçma sapan konuşsaydı, onu derhal haddini bilmeye çağırırdım. Ancak Netanyahu, varlığı onlara bağlı olduğu için bunu artık yapamıyor" ifadelerini kullandı. 'SORUMLU KENDİSİ' İsrail'in uluslararası arenada çöken itibarına ve diplomatik yalnızlığına da değinen Bennett, bu durumun sorumlusunun taraflı medya veya dış propaganda olmadığını, doğrudan hükümetin kendi politikaları olduğunu itiraf etti. Bennett, dünyadaki tepkilerin İsrail'in kendi hatalarından kaynaklandığını açıkça kabul ederek, ülkenin en büyük sorununun artık sadece sınırların dışındaki düşmanlar değil, içerideki aşırı uçların esiri olmuş mevcut yönetim anlayışı olduğunu kaydetti. 'EKONOMİ TÜKENDİ' Bennett, Filistin Devleti'nin kurulmasına karşı çıktığını, Hamas'ın yok edilmesi ve Hizbullah'ın silahsızlandırılması yönündeki görüşlerini koruduğunu ve İran'ı hala en büyük stratejik tehdit olarak gördüğünü belirterek, mevcut askeri stratejinin ülkeye zarar verdiğini savundu. Uzun süren savaşlara inanmadığına işaret eden Bennett, şunları kaydetti: "Gazze'de, Lübnan'da ve İran ekseninde yürütülen bu topyekun savaşın ucu açık şekilde uzayıp gitmesi İsrail'in askeri doktrinine aykırıdır. Eğer bir savaşa girmek zorundaysanız bunu hızlı ve yoğun bir şekilde yapar, kazanır, bölgeyi istikrara kavuşturur ve yolunuza devam edersiniz. Ancak savaşı bu kadar uzun süreye yaydığınızda, bu durum hem ekonomimizi tüketiyor hem de yedek askerlerimizi yıpratıyor. İsrail'in, her diplomatik teması ilhak ve kalıcı çatışma söylemleriyle baltalayan koalisyon bakanlarından kurtulması, bölgedeki Mısır, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) gibi ülkelerle ilişkileri yeniden inşa edebilecek ve bu bitmek bilmeyen savaşları nasıl sonlandıracağını bilen basiretli bir hükümete ihtiyacı var."
Milliyet
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
Netanyahu, Gazze Planına 'Şans Vermeye Hazırım' Dedi
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun, geçen hafta ABD eski başkan danışmanı Jared Kushner ile yaptığı telefon görüşmesinde, Hamas'ın silah bırakacağına inanmadığını ancak Gazze için sunulan plana şans vermeye hazır olduğunu söylediği bildirildi. Milliyet'in İsrail Kanal 12 muhabirine dayandırdığı habere göre Netanyahu, plan kapsamında Gazze'ye yönelik saldırıların azaltılması ve İsrail ordusunun "Sarı Hat"ın batısına ilerlememesi yönünde adımlar atabileceğini belirtti. Henüz detayları kamuoyuna yansımayan planın içeriği belirsizliğini korurken, Netanyahu'nun açıklamaları ateşkes veya gerilimi düşürme çabalarına yeşil ışık yakma sinyali olarak değerlendiriliyor. İsrail liderinin Hamas'ın silahsızlanma ihtimaline kuşkuyla yaklaşması, sürecin derin güvensizlik ortamında ilerlediğine işaret ediyor. Uluslararası diplomasi trafiğinde Kushner'ın rolü dikkat çekerken, önerilen adımların sahadaki çatışma dinamiklerini nasıl etkileyeceği merak konusu. Daha önce benzer girişimlerin hızla çöktüğü Gazze'de, "Sarı Hat" vurgusu olası bir tampon bölge veya ateşkes hattına atıfta bulunuyor olabilir.
Afganistan2 olay4 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Taliban'ın Küresel Diplomasi Açılımı İnsan Hakları Endişelerini Büyütüyor
Taliban'ın Afganistan'da iktidarı ele geçirmesinden beş yıl sonra, rejim uluslararası izolasyonu kırmak için diplomatik bir girişim başlattı. Bölgesel ve küresel güçler, sistematik insan hakları ihlallerine rağmen Taliban'la daha yakın temas kurmaya hazır görünüyor. The Guardian'ın haberine göre aktivistler, derinleşen diplomatik temasların insan hakları alanında iyileştirme taleplerini zayıflatmasından endişe ediyor. Taliban yönetimi, uluslararası toplumla ilişkileri normalleştirmek için çaba gösterirken, artan sayıda ülke bu temasları güvenlik, göç ve ekonomik çıkarlar çerçevesinde değerlendiriyor. Ancak insan hakları savunucuları, bu angajmanın rejimin baskıcı politikalarını meşrulaştırabileceği ve kadınlar ile azınlıklara yönelik kısıtlamaların göz ardı edilmesine yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Diplomatik tanınma veya ekonomik işbirliği adımlarının, Taliban üzerinde reform baskısı oluşturmak yerine statükoyu pekiştirebileceği belirtiliyor.
Afganistan1 olay24 dk önce - Aynı ülke gündemicanlı
Filistin halkı Hamas'ın silah bırakma kararına temkinli yaklaşıyor
10 Ekim 2025'te ilan edilen ateşkesin ikinci aşaması kapsamında Hamas'ın silah bırakmayı kabul etmesi, Filistin halkı arasında tereddütle karşılanıyor. 7 Ekim 2023'ten bu yana süren savaşın ardından gelen bu adım, Gazze'deki toplumsal kesimler tarafından direnişin geleceği açısından sorgulanıyor. Habere göre, ateşkesin ikinci aşamasına ilişkin süreçte Hamas'ın silahsızlanma yönündeki tutumu, Filistinliler arasında güvenlik garantileri, İsrail'in askeri varlığı ve olası siyasi sonuçlar üzerinden tartışılıyor. Bu tereddüt, ateşkesin uygulanabilirliği ve bölgedeki siyasi dengeler açısından dikkatle izleniyor.
Afganistan1 olay4 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Fransa'da 15 Yaş Altı Sosyal Medya Yasağına Yargı Engeli
Fransa Anayasa Konseyi, 15 yaş altı çocukların sosyal medya kullanmasını yasaklayan yasa tasarısını ifade özgürlüğünü ihlal ettiği gerekçesiyle iptal etti. Yüksek mahkeme, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un desteklediği ve temmuz ayında parlamentoda onaylanan düzenlemeye ilişkin kararını açıkladı. Karar, çocukları çevrimiçi risklerden koruma amacı taşıyan yasal düzenlemelerin anayasal sınırlarını ortaya koyuyor. Macron yönetiminin desteklediği tasarı, parlamentoda kabul edilmesine rağmen yüksek yargı denetimine takıldı. Böylece 15 yaş altı kullanıcılara yönelik getirilmek istenen kısıtlamalar şimdilik uygulanamayacak.
Afganistan1 olay14 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
MSB Sözcüsü'nden Silah Kaydı İçin Kanunun 8. Maddesi Vurgusu
Millî Savunma Bakanlığı Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, haftalık basın bilgilendirme toplantısında “Terörsüz Türkiye” hedefi ve TBMM’de kabul edilen çerçeve yasa hakkında değerlendirmelerde bulundu. Aktürk, kanunun 8. maddesine işaret ederek silahların kaydı için çalışmaların başladığını belirtti. Açıklamada, terörün ülke gündeminden tamamen ve kalıcı olarak çıkarılması gerektiği vurgulandı. Silahların kayıt altına alınması sürecinin, yasal çerçevenin uygulanması açısından somut bir adım oluşturduğu kaydedildi.
Afganistan1 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Türkiye terörü bitirme sürecinde silah teslim mekanizmaları kuruyor
AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, 'Terörsüz Türkiye' hedefiyle hazırlanan ve TBMM Başkanlığına sunulan kanun teklifi hakkında açıklama yaptı. Teklif, milli dayanışma ve toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesini amaçlıyor. Ala, düzenlemenin geniş siyasi destekle Meclis'e geldiğini vurguladı. Ala'nın açıklamasına göre, silahların teslimine ilişkin mekanizmalar kuruluyor. Bu adım, Türkiye'nin terörle mücadele ve iç barışı pekiştirme çabalarında somut bir aşama olarak öne çıkıyor. Henüz ayrıntıları netleşmemekle birlikte, sürecin silah bırakma ve entegrasyonu kapsadığı belirtiliyor. Kanun teklifinin Meclis gündemine taşınması, iç siyasette kritik bir dönüşüme işaret ederken, bölgesel güvenlik açısından da yakından izleniyor. Düzenlemenin yasalaşması halinde, Türkiye'nin terörsüzleşme sürecini nasıl şekillendireceği merak konusu.
Afganistan13 olay1 gün önce