MSB Sözcüsü'nden Silah Kaydı İçin Kanunun 8. Maddesi Vurgusu
Millî Savunma Bakanlığı Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, haftalık basın bilgilendirme toplantısında “Terörsüz Türkiye” hedefi ve TBMM’de kabul edilen çerçeve yasa hakkında değerlendirmelerde bulundu. Aktürk, kanunun 8. maddesine işaret ederek silahların kaydı için çalışmaların başladığını belirtti. Açıklamada, terörün ülke gündeminden tamamen ve kalıcı olarak çıkarılması gerektiği vurgulandı. Silahların kayıt altına alınması sürecinin, yasal çerçevenin uygulanması açısından somut bir adım oluşturduğu kaydedildi.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Afganistan gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 2 sa önce- Güvenlik14 Ağu 04:02
MSB, Kanunun 8. Maddesi'ni işaret etti! Silahların kaydı için çalışma başladı
Aydın Hasan - Millî Savunma Bakanlığı (MSB) Sözcüsü, Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, haftalık basın bilgilendirme toplantısında “Terörsüz Türkiye” hedefi ve bu doğrultuda TBMM’de kabul edilen çerçeve yasaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Aktürk, şunları söyledi: “Terörün ülkemizin gündeminden tamamen ve kalıcı olarak çıkarılması, milletimizin huzur ve güvenliğinin güçlendirilmesi, toplumsal birlikteliğimizin pekiştirilmesi ve bölgemizde kalıcı barış ve istikrarın tesis edilmesi açısından tarihî öneme sahiptir. Bakanlığımızca, Kanun’un 8’inci maddesinin uygulanmasına yönelik olarak devletimizin ilgili kurumlarıyla tam bir uyum ve koordinasyon içerisinde gerekli çalışmalara başlanmıştır. TSK’mız; ülkemizin beka ve güvenliğine yönelen her türlü tehdit ve tehlikeye karşı mücadelesini, sınırlarımızda ve ötesinde kesintisiz ve kararlı şekilde sürdürmektedir.” ‘NATO’ya rakip değil’ Aktürk; Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’na değinirken, “Anlaşmanın temel hedefi; bölgesel güvenlik ve istikrara katkı sağlamak, ülkelerimiz arasındaki askerî iş birliğini geliştirmek ve muhtemel krizlere karşı ortak hareket kabiliyetini güçlendirmektir. Söz konusu anlaşma savunma amaçlı olup herhangi bir ülkeyi ortak düşman ya da hasım olarak tanımlamamaktadır. Anlaşma kapsamında; Savunma Bakanları, Dışişleri Bakanları ile Genelkurmay Başkanları/Silahlı Kuvvetler Komutanlarının katılımıyla stratejik siyasi ve askerî mekanizmaların oluşturulması ve üç ülke arasındaki koordinasyonun en üst düzeyde yürütülmesi öngörülmektedir” dedi. Aktürk, şöyle devam etti: “Anlaşma ile askerî iş birliğinin kademeli olarak geliştirilmesi planlanmaktadır. Anlaşma NATO’ya alternatif veya rakip bir yapı olmayıp bölgesel güvenlik ve istikrara katkı sağlayarak uluslararası güvenlik mimarisini tamamlayıcı bir mekanizma olarak değerlendirilmektedir. Bu iş birliğinin, ülkelerimizin güvenliğinin yanı sıra bölgesel barış, istikrar ve caydırıcılığa da önemli katkı sağlayacağını değerlendiriyoruz.” 8. madde Aktürk’ün işaret ettiği Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanunun 8. maddesi; “Kanun kapsamındaki örgüt mensuplarının beraberinde getirdiği veya beyan ettiği; silah, mühimmat, araç, gereç, patlayıcı madde, diğer malzemeler kayıt altına alınacak. Kayıt altına alma işleminin usul ve esasları, güvenlik kurumlarının görüşleri alınarak İçişleri Bakanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı tarafından belirlenecek” hükmünü içeriyor. ‘Üs bölgelerinde asker azaltma yok’ Türkiye, Somali’ye terörle mücadelede verdiği etkili desteği sürdürüyor. Milli Savunma Bakanlığı, gündemdeki konularla ilgili sorular üzerine şu açıklamalarda bulundu: SOMALİ ASKERİNE EĞİTİM: Somali Silahlı Kuvvetleri personeline gruplar hâlinde Komando Temel Eğitimi verilmektedir. Manisa’da 11 Mayıs-7 Ağustos 2026 tarihleri arasında eğitimlerini tamamlayan bin 521 personelin mezuniyet töreni, 7 Ağustos 2026 tarihinde Kara Kuvvetleri Komutanımız ile Somali Kara Kuvvetleri Komutanı’nın katılımıyla icra edilmiştir. Bin 523 Somali Silahlı Kuvvetleri personeline 17 Ağustos-9 Kasım 2026 tarihleri arasında eğitim verilmesi planlanmaktadır. HUDUT KARAKOLLARI: TSK’mız, hudutlarımızı “hudut namustur” anlayışıyla; her türlü hava ve arazi şartlarında 7 gün 24 saat esasına göre büyük bir özveri ve kararlılıkla korumaktadır. Bu kapsamda; hudut karakolları ve üs bölgelerimizde birlik veya personel azaltılması söz konusu değildir.
Milliyet
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
MSB'den Terörsüz Türkiye Vurgusu, 2026 YAŞ Tarihi Açıklandı
Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, haftalık basın bilgilendirme toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) terörle mücadeledeki kararlılığını yineleyerek "Terörsüz Türkiye" hedefine bağlı şekilde görevine devam edeceğini vurguladı. Aynı toplantıda, 2026 yılı Yüksek Askerî Şûra (YAŞ) toplantısının 4 Ağustos'ta Cumhurbaşkanı başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirileceği bilgisi paylaşıldı. Bu mesaj, Türkiye'nin yurt içi ve sınır ötesi operasyonlarla terör unsurlarını bertaraf etme stratejisinin sürdürüleceğine işaret ediyor. YAŞ toplantısının tarihinin duyurulması ise TSK komuta kademesinde yapılacak atama ve terfiler açısından yakın takip edilen bir gelişme. Açıklamalar, savunma ve güvenlik politikalarında sürekliliğin ve siyasi iradenin altını çiziyor.
Afganistan1 olay06 Ağu - Aynı ülke gündemicanlı
Türkiye terörü bitirme sürecinde silah teslim mekanizmaları kuruyor
AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, 'Terörsüz Türkiye' hedefiyle hazırlanan ve TBMM Başkanlığına sunulan kanun teklifi hakkında açıklama yaptı. Teklif, milli dayanışma ve toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesini amaçlıyor. Ala, düzenlemenin geniş siyasi destekle Meclis'e geldiğini vurguladı. Ala'nın açıklamasına göre, silahların teslimine ilişkin mekanizmalar kuruluyor. Bu adım, Türkiye'nin terörle mücadele ve iç barışı pekiştirme çabalarında somut bir aşama olarak öne çıkıyor. Henüz ayrıntıları netleşmemekle birlikte, sürecin silah bırakma ve entegrasyonu kapsadığı belirtiliyor. Kanun teklifinin Meclis gündemine taşınması, iç siyasette kritik bir dönüşüme işaret ederken, bölgesel güvenlik açısından da yakından izleniyor. Düzenlemenin yasalaşması halinde, Türkiye'nin terörsüzleşme sürecini nasıl şekillendireceği merak konusu.
Afganistan13 olay13 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Meclis'ten 467 'Evet' ile PKK'ya Silah Bırakma Yolu Açan Kritik Adım
Türkiye Büyük Millet Meclisi, PKK-KCK terör örgütünün silah bırakmasının önünü açacak yasal düzenlemeyi 467 kabul oyuyla geçirdi. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, oylamayı 'emperyalizme verilen güçlü bir cevap' olarak nitelendirerek, Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedefleri doğrultusunda tarihi bir adım atıldığını vurguladı. Düzenleme, örgütün silah bırakması için somut bir yasal zemin oluştururken, 467 oyluk büyük uzlaşı Meclis'teki geniş desteği yansıtıyor. Çelik'in 'emperyalizm' vurgusu, Türkiye'nin iç güvenlik hamlelerini dış müdahalelere karşı bir egemenlik mücadelesi olarak konumlandırdığını gösteriyor. Bu adım, on yıllardır süren çatışmalı sürecin sonlandırılması ve bölgesel istikrarın sağlanması açısından kritik önem taşıyor. Uluslararası toplumun da yakından izlediği gelişme, Türkiye'nin terörle mücadelede yeni bir sayfa açma iradesini ortaya koyuyor.
Afganistan1 olay2 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Taliban'ın eğitim yasağı: 2,4 milyon Afgan kız okula gidemiyor
Birleşmiş Milletler, Taliban'ın 2021'de Afganistan'da yeniden yönetimi ele geçirmesinden bu yana yaklaşık 2,4 milyon kız çocuğunun ortaöğretime erişiminin engellendiğini açıkladı. BM, bu "ayrımcılığa" son verilmesi çağrısında bulunarak, Taliban yönetiminin kadınlara yönelik kısıtlamalarını "toplumsal cinsiyet apartheid'ı" olarak nitelendirdi. Taliban hükümeti, yalnızca Rusya tarafından resmen tanınıyor. Ağustos 2021'den bu yana kız çocuklarının altıncı sınıftan sonra okula gitmesini yasaklayan yönetim, üniversiteleri de kadınlara kapatmış, çalışma ve seyahat özgürlüklerini ciddi şekilde kısıtlamıştı. Bu politikalar uluslararası toplum tarafından geniş çapta kınanıyor ve ülkenin tanınmasının önünde büyük bir engel oluşturuyor. Afganistan'daki eğitim yasağının insani ve kalkınma üzerindeki etkileri ağır. BM verilerine göre, kız çocuklarının eğitim dışı bırakılması yalnızca bireysel gelecekleri değil, ülkenin uzun vadeli istikrarı ve toparlanması açısından da ciddi riskler taşıyor. Uluslararası yardım kuruluşları ve diplomatlar, yardımların sürdürülmesi için Taliban'a koşullu yaklaşımı sürdürürken, kız çocuklarının eğitim hakkının en kısa sürede iade edilmesi gerektiğini vurguluyor.
Afganistan2 olay2 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Muson Yağışlarının Azlığı Balochistan'da Kötü Kharif Hasadı ve Gıda Krizine Yol Açacak
FEWS NET'in son raporuna göre, ortalamanın altındaki muson yağışları, Balochistan Eyaleti'nde kharif hasadının düşük olmasına neden olacak. Bu durum, halihazırda IPC 3. Aşama (Kriz) seviyesinde seyreden gıda güvensizliğinin en az Ocak 2027'ye kadar sürmesine yol açacak. Hane halkının gıdaya erişimi, son rabi hasadından kalan sınırlı stoklar, düşük gelir seviyeleri ve yüksek gıda fiyatları nedeniyle kısıtlanıyor. Devam eden kharif hasat dönemi boyunca üretimin yetersiz kalması, mevcut arz açığını derinleştirecek ve gıda fiyatları üzerindeki baskıyı artıracak. Bölgede tarım sektörü büyük ölçüde muson yağışlarına bağımlı olduğundan, iklim kaynaklı bu şok, ekonomik kırılganlıklarla birleşerek gıda krizini tetikleyen temel faktörler arasında yer alıyor. Uluslararası yardım kuruluşları ve yerel yönetimlerin önümüzdeki aylarda insani yardım operasyonlarını artırması gerekebilir.
Afganistan1 olay3 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Netanyahu, Gazze Planına 'Şans Vermeye Hazırım' Dedi
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun, geçen hafta ABD eski başkan danışmanı Jared Kushner ile yaptığı telefon görüşmesinde, Hamas'ın silah bırakacağına inanmadığını ancak Gazze için sunulan plana şans vermeye hazır olduğunu söylediği bildirildi. Milliyet'in İsrail Kanal 12 muhabirine dayandırdığı habere göre Netanyahu, plan kapsamında Gazze'ye yönelik saldırıların azaltılması ve İsrail ordusunun "Sarı Hat"ın batısına ilerlememesi yönünde adımlar atabileceğini belirtti. Henüz detayları kamuoyuna yansımayan planın içeriği belirsizliğini korurken, Netanyahu'nun açıklamaları ateşkes veya gerilimi düşürme çabalarına yeşil ışık yakma sinyali olarak değerlendiriliyor. İsrail liderinin Hamas'ın silahsızlanma ihtimaline kuşkuyla yaklaşması, sürecin derin güvensizlik ortamında ilerlediğine işaret ediyor. Uluslararası diplomasi trafiğinde Kushner'ın rolü dikkat çekerken, önerilen adımların sahadaki çatışma dinamiklerini nasıl etkileyeceği merak konusu. Daha önce benzer girişimlerin hızla çöktüğü Gazze'de, "Sarı Hat" vurgusu olası bir tampon bölge veya ateşkes hattına atıfta bulunuyor olabilir.
Afganistan2 olay3 gün önce