Türkiye terörü bitirme sürecinde silah teslim mekanizmaları kuruyor
AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, 'Terörsüz Türkiye' hedefiyle hazırlanan ve TBMM Başkanlığına sunulan kanun teklifi hakkında açıklama yaptı. Teklif, milli dayanışma ve toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesini amaçlıyor. Ala, düzenlemenin geniş siyasi destekle Meclis'e geldiğini vurguladı. Ala'nın açıklamasına göre, silahların teslimine ilişkin mekanizmalar kuruluyor. Bu adım, Türkiye'nin terörle mücadele ve iç barışı pekiştirme çabalarında somut bir aşama olarak öne çıkıyor. Henüz ayrıntıları netleşmemekle birlikte, sürecin silah bırakma ve entegrasyonu kapsadığı belirtiliyor. Kanun teklifinin Meclis gündemine taşınması, iç siyasette kritik bir dönüşüme işaret ederken, bölgesel güvenlik açısından da yakından izleniyor. Düzenlemenin yasalaşması halinde, Türkiye'nin terörsüzleşme sürecini nasıl şekillendireceği merak konusu.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Afganistan gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 13 Ağu- Ekonomik07 Ağu 07:10
AK Parti Genel Başkanvekili Ala: Türkiye terörü bitiriyor, silahların teslimine ilişkin mekanizmalar kuruyor
AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında hazırlanan ve TBMM Başkanlığına sunulan "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi"ne ilişkin soruları yanıtladı, sürece dair açıklamalarda bulundu. Bundan sonraki sürecin nasıl işleyeceğine ilişkin soru üzerine Ala, kanun teklifinin çok büyük bir siyasal destekle Meclis'e sunulduğunu belirterek, AK Parti ve MHP'nin başından bu yana süreci yürüttüğünü söyledi. İsrail ve Yunanistan'da alarm zilleri çalıyor! Üç ülkeye işaret ettiler: 'Türkiye'den yeni savunma ekseni, ölümcül ittifak' Kanun teklifini, AK Parti ve MHP'nin yanı sıra DEM Parti, HÜDA PAR, Cumhuriyet Halk Partisi, bağımsız ve başka partilerden 360'a yakın milletvekilinin imzaladığını kaydeden Ala, "Biz 360'ı da aşacağını düşünüyoruz. Çok önemli bir siyasal destek var. Toplumsal destek zaten çok yüksek düzeyde." diye konuştu. "TERÖRSÜZ TÜRKİYE, 86 MİLYONUN HUZUR VE GÜVENLİĞİNİ TESİS EDECEK BİR HEDEF" Ala, terörün, kimseye fayda sağlamayan bir insanlık suçu olduğunu vurgulayarak, "Terörsüz Türkiye, 86 milyonun huzur ve güvenliğini tesis edecek, temin edecek bir hedeftir. Terörün kazanma imkanı ve ihtimali yoktur ama zarar verme kapasitesi çoktur. Onun için Türkiye, bu prangalarından kurtulup hedeflerine doğru emin adımlarla yürümelidir." ifadelerini kullandı. AK Parti hükümetleri olarak bugüne kadar haklar ve özgürlükler konusunda çok değişiklik yaptıklarını anımsatan Ala, şöyle konuştu: "Biz her zaman vatandaşımızı terörden ayrı tuttuk. Yani terör örgütü ayrı, Kürt vatandaşlarımız ayrı. Hep bu ayrımı yaparak yolumuza devam ettik. Şimdi de yasa, Meclis'e sunuldu. Meclis'te görüşülecek, kabul edilip yayımlandıktan sonra artık bir mekanizma devreye girecek. Nedir bu mekanizma? Silahların teslimi ve örgütün kendini tamamen feshettiğinin teyit ve tespiti, Milli Güvenlik Kurulu tarafından da buna ilişkin kararın alınması ve bunun Resmi Gazete'de ilanıyla diğer mekanizmalar yürürlüğe girecek, adımlar atılacak." Ala, yasa teklifinin, terör sorununu Türkiye'nin gündeminden çıkarmak için gerekli olan mekanizmaları barındırdığını belirterek, "Türkiye'de 86 milyonun lehine olacak bir atmosferi oluşturma imkanını getiriyor. Türkiye, kardeşlik ve huzur içerisinde hedeflerine doğru yürüme fırsatını yakalasın diye çalışmaları devam ettiriyoruz ve yolumuza böyle devam edeceğiz." değerlendirmesinde bulundu. "TÜRKİYE, TERÖRDEN KURTULMA AŞAMASINA GELDİYSE EN BÜYÜK PAY, ŞEHİT VE GAZİLERİMİZİN" Yasa teklifiyle ilgili çekinceleri olan kesimlere ilişkin soru üzerine Ala, "Türkiye'yi bugüne getirdiysek, Türkiye, terörden tamamen kurtulma aşamasına geldiyse burada en büyük pay, şehit ve gazilerimizindir. Şehitlerimizi rahmetle anıyorum. Ailelerini, gazilerimizi saygıyla selamlıyorum. Onların fedakarlıklarıyla Türkiye bölünmekten kurtulmuştur." ifadelerini kullandı. Ala, Türkiye'nin teröre karşı bugüne kadar önemli mücadele yürüttüğünü hatırlatarak, "Geliştirdiğimiz mekanizmalarla terörle mücadeleyi Türkiye'nin dışına taşımışızdır ama bundan tamamen kurtulmanın son adımıdır bu. Bugüne kadar zaten şehitlerimizin, gazilerimizin fedakarlığıyla geldi. Türkiye bunu başardıysa en çok borçlu olduğu kesim, şehitlerimiz ve gazilerimizdir." dedi. Şehit aileleri ve gazilerin terörün toptan yok edilmesini en fazla arzu eden vatandaşlar olduğunu dile getiren Ala, şunları kaydetti: "Dolayısıyla başından söyledik, onları incitecek, onların memnuniyetini bertaraf edecek hiçbir konuda adım atmayız. Hep bunu sağlayacak mekanizmaları dikkate alarak adımlarımızı attık. Burada mesele şudur; Türkiye terörü bitiriyor, örgütün tasfiyesi ve silahların teslimine ilişkin mekanizmalar kuruyor. Bu sürecin tescil ve tespitini de devlet kurumlarına emanet ederek birlik, beraberlik ve huzur içinde yoluna devam etmesini sağlıyor. Bundan daha iyi ne olabilir? Artık geldiğimiz noktada Türkiye, önüne bakıp bu sıkıntıdan, problemden tamamen kurtulmanın adımlarını atıyor. Bu, 86 milyonun lehinedir, 86 milyonun kardeşliğini tesis eden şeyler var. Gönül birliği içerisinde hedeflerine doğru devam etmesini sağlayan mekanizmalar var." Mahkemeden milyonlarca kiracıyı ilgilendiren karar: UYAP’taki tek hareket her şeyi değiştirdi
Milliyet - Güvenlik10 Ağu 04:00
Meclis’te tarihi oturum
Terörsüz Türkiye süreci için hazırlanan tarihi yasada gözler bugün Meclis’te. TBMM Adalet Komisyonu’nda kabul edilen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun teklifinin Genel Kurul maratonu bugün başlıyor.
- Güvenlik10 Ağu 20:09
MHP Lideri Devlet Bahçeli: “Hayırlı uğurlu olsun”
Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında hazırlanan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulunda 468 oyla kabul edilerek yasalaştı. MHP Genel Başkanı...Devamı için tıklayınız
- Güvenlik10 Ağu 20:31
İletişim Başkanı Duran: “Terörsüz Türkiye” hedefi için önemli bir adım atıldı
İletişim Başkanı Burhanettin Duran, “Terörsüz Türkiye” hedefi kapsamında hazırlanan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'nin TBMM Genel Kurulu'nda 468 oyla kabul edilmesini, ortaya konulan kararlı iradenin önemli bir göstergesi olarak değerlendirdi. Duran, yasanın Türkiye'nin terörden tamamen kurtulması ve daha güvenli bir geleceğe ilerlemesi adına hayırlı sonuçlara vesile olacağına inandığını belirtti.
- Güvenlik10 Ağu 20:09
MHP lideri Devlet Bahçeli'den Terörsüz Türkiye Yasası'na ilk yorum: Hayırlı uğurlu olsun
"Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında hazırlanan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulunda 468 oyla kabul edilerek yasalaştı. MHP Genel Başkanı...Devamı için tıklayınız
- Güvenlik10 Ağu 20:38
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Terörsüz Türkiye sürecinde kazanan 86 milyon olacak
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında TBMM Genel Kurulu'nda 468 oyla kabul edilen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un önemli bir siyasi mutabakat ve toplumsal sahiplenme göstergesi olduğunu belirtti. Yılmaz, silahları bırakma ve tasfiye süreçlerinin en hızlı şekilde hayata geçirilmesini beklediklerini ifade ederek, sürecin başarıyla tamamlanması halinde “kaybeden olmayacak, kazanan Türkiye Cumhuriyeti ve 86 milyon vatandaşımız olacaktır” dedi.
- Güvenlik11 Ağu 15:01
Başkan Erdoğan, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'u Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde kabul etti
Başkan Recep Tayyip Erdoğan ve MHP lideri Devlet Bahçeli'nin adımlarıyla başlayan Terörsüz Türkiye sürecinde kritik eşik aşıldı. Terörsüz Türkiye hedefine ilişkin 12 maddelik kanun teklifi Meclis Genel...Devamı için tıklayınız
- Güvenlik11 Ağu 20:59
Bakan Göktaş duyurdu. Terörle mücadelede malul sayılmayanlar için başvuru tarihi belli oldu
TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilen kanun kapsamında, terörle mücadelede yaralanan ancak malul sayılmayan vatandaşlar için başvurular 1 Eylül'de başlıyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilerek yasalaşan kanun kapsamında, terörle mücadelede yaralanan ancak malul sayılmayan vatandaşlara yönelik başvuruların 1 Eylül 2026'da başlayacağını duyurdu. BAŞVURULAR NASIL YAPILACAK? Bakan Göktaş sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “e-Devlet kapısı üzerinden arama bölümüne '3713 Sayılı Kanun Kapsamında Terörle Mücadelede Yaralanıp Malul Sayılmayanlara İlişkin' yazılarak başvurular gerçekleştirebilecek.” dedi. KİMLER BAŞVURABİLECEK? Göktaş'ın paylaştıığı bilgilere göre, TSK, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığının erbaş ve erler dahil askeri personeli, Milli İstihbarat Teşkilatı personeli, Emniyet Teşkilatının Emniyet Hizmetleri Sınıfı personeli ve güvenlik korucuları başvuruda bulunabilecek. Başvurular, olay tarihinde mensubu olunan kurumlara yapılacak. KANUN TBMM'DE KABUL EDİLDİ Şehit aileleri ve gazilerin haklarına yönelik düzenlemeleri içeren kanun teklifi TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi. Tüm vazife malullerinden hayatını kaybedenlerin anne ve babalarına bağlanacak toplam aylık tutarının bir aylık asgari ücretin net tutarından az olmayacak. Bakıma muhtaç olan gazi ve malullere yapılan ek ödeme miktarı arttırılıyor. Söz konusu ödeme net asgari ücretin 2,5 katına çıkarılıyor. Vazife malulü olan erbaş ve erler ile güvenlik korucuları, askeri öğrenciler ve sivillerin aylıklarında artış yapılıyor. Vazife malullüğü aylıkları eğitim durumuna bakılmaksızın en az 10. derecenin 1. kademesi, 4 yıllık yükseköğretim mezunları için 8. derecenin birinci kademesi esas alınarak hesaplanacak. Terör eylemleri nedeniyle yaralanmış olmakla birlikte ilgili mevzuata göre malul sayılmayan ancak Nizamname hükümlerine göre derece tespiti yapılan kişilerin gösterge tablosu güncellenerek aylıklarında artış yapılacak. Terörle mücadele görevlerinin ifası sırasında yaralanan ancak mevzuata göre malul sayılmayanlara aylık bağlanacak. Vazife malulü er ve erbaşların durumlarında meydana gelen değişimler nedeniyle muayene edilme haklarına ilişkin yaş haddi 55 yaş doldurdukları tarih esas alınıyor. 15 Temmuz darbe teşebbüsü ve terör eylemlerini bertaraf etmeye çalışırken yaralanan kamu görevlileri ve sivillerden malul sayılmayanlara aylık bağlanacak.
- Siyasi12 Ağu 08:38
467 oyla Meclis’ten geçti! Numan Kurtulmuş’tan ‘Terörsüz Türkiye’ mesajı
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un 467 oyla kabul edilmesine ilişkin, "Milletin, Terörsüz Türkiye'ye verdiği desteğin siyasete yansımasıdır. Barış ve esenlik havasını toplumun tamamı satın aldı. Bunun siyasete yansımasıdır." dedi. Kurtulmuş, şunları kaydetti: Komisyona 1 parti hariç herkes katıldı. Demokrasinin gücü böyle ölçülür. Komisyon demokratik araçlardan bir tanesi oldu ve toplumsal desteğin ortaya çıkmasına vesile oldu. Geneş çerçeveye uygun bir yasadır. 467 çok nadir ulaşılan bir rakamdır. Milletin verdiği desteğin siyasete yansımasıdır. Geçen sene Gabar'a bu sene Cudi'ye gittim. Artık burada şenlikler yapılıyor. Barış ve esenlik havasını toplumun tamamı satın aldı. Müzakereci demokrasinin tüm dinamiklerini çalıştırdık. Bazı hassasiyetleri ortaya koyduk. Şehitlerimizin yakınları, gazilerimiz ve halkımızın duygularını incitmeyecek şekilde hareket ettik komisyon ve yasa çalışmalarında bunu dikkate aldık. Bu yasadan önce şehit ve gazi hakları için önemli bir yasayı Meclis’ten geçirdik ve herkes buna destek verdik. Barış ve kardeşliği sağlayacak bir yasa için çalıştık. Bu yasa devlet ile etnik grubun barışması diye bir şey yoktur. Bu terör örgütünü ortadan kaldırmak için yapılan bir yasadır. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mekke Savunma Anlaşması'nın amacını açıkladı: Bölgede paradigmayı değiştirecek Bir devlet aklı ile yürütülen bir süreç vardır. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve MHP lideri Devlet Bahçeli’nin katkıları çok önemlidir. “TÜM DÜNYAYA ÖRNEK OLACAKTIR” Bölgemiz çok kritik bir süreçten geçiyor. Biz Türkiye olarak bölünmenin değil birleşmenin merkezi olmalıyız. Barış ve esenlik süreci tamamlandığında tüm dünyaya örnek olacaktır. Türkiye modeli olarak ders olarak okutulacaktır. Süreç şeffaf şekilde ilerleyecek. Devletin temel ilkeleriyle çelişki yoktur. İç kaleyi tahkim etmemiz gerekir. Türkiye’nin terörle meşgul olmaması ve kaynaklarını buraya akıtmaması gerekir. Türklerle Kürtlerin asırlardır devam eden birlikteliği vardır. Varoluş mücadelemiz hep birlikte olmuştur. Bu yasa her şeyin bittiği anlamına gelmiyor. Artık kapı açılmıştır ve önümüzde yeni bir yol vardır. Kardeşlik ortamını sağlayacak bir atmosfer oluşacaktır. Buna karşı çıkacaklar da olacaktır. Herkes yeni dönemin hassasiyetlerine uymalıdır ve barış ve kardeşliğe uygun konuşmalıdır. "İSRAİL’İN PROVOKASYONLARI DA MUTLAKA OLACAKTIR" Herkes fikrini söylemeli ama dikkat etmelidir. Ayrıştırıcı ve ötekileştirici dili geride bırakmalıyız. Bu vatanın tamamı bizimdir. Dilimize dikkat etmeliyiz bileştiren de ayrıştıran da dildir. Herkes buna göre hareket etmelidir. Dış tehditlere karşı dikkatli olmalıyız. İsrail’in provokasyonları da mutlaka olacaktır. İyi niyetli çabaların tamamı bir takım şer odakları ve Türkiye düşmanları tarafından akamete uğratılmıştır. Bu süreçte çok dikkatli olmalı ve uyanık davranmalıyız. Türkiye’de ciddi bir ittifak ortamı oluşmuştur. Bunun kıymetini bilmeliyiz.
Milliyet - Güvenlik12 Ağu 15:03
Bahçeli'den çerçeve yasa açıklaması
MHP lideri Bahçeli, Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin yasanın Meclis'te kabul edilmesiyle ilgili "Bütüncül irade nihayet hayat buldu" dedi. Bahçeli, hukuki ve idari süreçlerin en kısa sürede hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti. Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'nin, TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaşmasıyla ilgili açıklamalarda bulundu. "Kaybedecek vaktimiz yoktur" diyen Bahçeli, kanunun yürürlüğe girmesine müteakip hukuki ve idari süreçlerin en kısa sürede hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti. Bahçeli'nin açıklamaları şöyle: "Gazi Meclisimiz tarafından ve milli iradeyle kabul edilen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun; Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin terörle mücadele müktesebatının; milletimizin tahammül sınırlarını senelerce zorlayan çetin zamanların; yiğit vatan evlatlarımızın kanıyla ve canıyla ödenen ağır bedellerin; milli teknoloji hamleleriyle gücüne güç katan, etkin, caydırıcı, saygın, yerli ve milli savunma sanayii birikiminin ve nihayet terörü sınırlarımızın ötesinden olduğu kadar ülkemiz içinden de besleyen siyasi, sosyolojik ve silahlı mahfilleriyle beraber kökünden tasfiye etme mecburiyetinin hukuk sahasındaki mütemmim ve müessir neticesidir. Türkiye’nin terörden bütünüyle arındırılması; yalnızca dağdaki silahlı unsurun etkisizleştirilmesi ve örgütsel kapasitenin zayıflatılmasıyla mahdut bir güvenlik meselesi olmayıp; terörün yeniden neşvünema bulabileceği siyasi, sosyolojik ve jeopolitik zeminlerin kurutulmasını, milletimizin arasına etnik veya mezhebi mülahazalarla sokulmak istenen ihtilaf ve husumet damarlarının kesilmesini ve devletimizin egemenlik hukukunun hiçbir gayrimeşru odağın, vekalet unsurunun yahut harici hesap sahiplerinin müdahalesine açık bırakılmaksızın ülkenin tamamında tartışmasız biçimde hakim kılınmasını ihtiva eden çok katmanlı bir milli güvenlik meselesidir. 22 Ekim 2024 tarihinde Milliyetçi Hareket Partisi Grup Toplantımızda ilk defa dile getirdiğimiz Terörsüz Türkiye iradesinin fikri, siyasi ve stratejik membaı da tam olarak bu hakikatin özünde aranmalıdır. Nitekim zaman bizi haklı çıkarmıştır. Türkiye’nin mücavir coğrafyasında terör örgütlerinin ve vekalet unsurlarının jeopolitik nüfuz mücadelelerinde araçsallaştırıldığı; etnik ve mezhebi farklılıkların bölgesel hesapların manivelasına dönüştürüldüğü bir süreçte, Türkiye’nin terör meselesini kendi milli iradesi içerisinde nihai surette çözüme kavuşturması ertelenemez bir milli beka zarureti haline gelmiştir. İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri’nin İran’a yönelik saldırılarıyla başlayarak İran’ın bölgedeki üçüncü ülkeleri ve askeri hedefleri de içine alan mukabeleleriyle genişleyen çatışma sarmalı; bölgesel bir ihtilafın ne kadar kısa sürede sınırları aşan ve birbirine eklemlenen krizler silsilesine dönüşebileceğini göstermiştir. Söz konusu çatışma, enerji arzından küresel ticarete kadar geniş bir sahada bölgenin geleceğiyle beraber küresel istikrarı da tehdit eden bir mahiyet kazanmıştır. Gerek terör şebekesi İsrail’in Gazze’de akıttığı kan henüz durmamışken Lübnan ve İran’a kadar genişlettiği saldırganlık ve çatışma siyaseti; gerekse İran’ın üçüncü ülkeleri de hedef alan mukabeleleri, Hürmüz Boğazı’ndaki seyrüseferi sekteye uğratan hamleleri ve Körfez’e yayılan tehditleri; bölgemizde harlanan ateşin yeni devletleri, yeni cepheleri ve yeni çatışma sahalarını içine çekebilecek tehlikeli bir yayılma istidadı taşıdığını açıkça göstermiştir. İşte bu şartlar altında Türkiye’nin kendi iç cephesinde terörün açtığı bütün gedikleri kapatması, hayati bir mesele haline gelmiştir. Bu doğrultuda Terörsüz Türkiye hedefi; Türkiye’ye karşı yaklaşık yarım asırdır kullanılan en kanlı jeopolitik müdahale vasıtalarından birini, onu sevk ve idare eden gafillerin elinden geri dönmemek üzere alma gayesi üzerine bina edilmiştir. Nitekim 22 Ekim 2024 tarihinde yaptığımız çağrıyla başlayan, PKK terör örgütünün fesih ve silah bırakma istikametinde gelişen safhalarla somutlaşan, meselenin TBMM eliyle milli iradenin denetimine alınmasıyla yeni bir mahiyet kazanan silsile ile devam eden süreç; Türkiye’nin içinde bulunduğu bölgesel şartların doğru okunmasıyla tayin edilmiş, her merhalesi bir öncekini ikmal eden bir bütüne vücut vermiştir. Devletimizin bükülmez bileği ile toplumsal bütünleşmeyi, Terörsüz Türkiye hedefi ile “Terörsüz Bölge” ülküsünü aynı stratejik istikamette buluşturan bütüncül bir irade, nihayet hayat bulmuştur. Gazi Meclisimizin iradesiyle hukuki bir zemine kavuşan Terörsüz Türkiye hedefinde bundan sonraki safhanın kutup yıldızı; Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne ağır bedeller ödeten terör belasını gelecek nesillerimizin omuzlarına bir yük olarak bırakmadan devlet ve toplum hayatımızdan bütünüyle çıkarmak, terörün silahla ulaşamadığı çeşitli hedeflerin farklı kisveler altında ve vasıtalar aracılığıyla yeniden üretilmesine hiçbir surette imkân tanımamak olacaktır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin üniter yapısının, milli egemenlik üzerine inşa edilen yönetim biçiminin, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünün, Türk milletinin müşterek tarih ve gelecek tasavvurunun herhangi bir müzakerenin konusu haline getirilmesi mümkün değildir. Kabul edilen kanunun; terör örgütünün ve onunla iltisaklı yapılanmaların fiili varlıklarına son verdiğinin, kontrol ettikleri silah ve mühimmatın teslim edildiğinin, örgütsel komuta ve sevk kabiliyetinin ortadan kalktığının yetkili devlet kurumlarınca tespit ve teyit edilmesini müteakip işletilecek hukuki mekanizmaları ihtiva etmesi, düzenlemenin maksadını bütün açıklığıyla ortaya koymaktadır. Çarpıtmalara, savrulmalara ve hamasi kılıflara sokulmuş laf ebeliğine, siyasi cambazlıklara lüzum yoktur; söz konusu kanunu peşin hükümlerle çepeçevre sarılmış sözde muhalif nazardan değil; lafzıyla ve gerekçesiyle birlikte millet lehine doğuracağı önemli sonuçları dikkate alarak Türk milletinin ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin cephesinden okumak lazımdır. Bu noktada aziz şehitlerimizin hatırası ile kahraman gazilerimizin fedakarlığına dair en küçük bir tereddüdün dahi zihinlerde yer bulmasına müsaade edilmemelidir. Türkiye bugün terörü tarihe havale edebilecek bir kudrete erişmişse bunun temelinde, vatan toprağının her karışını canıyla müdafaa eden aziz şehitlerimizin mübarek kanı; bedeninde patlama izleri ve şarapnel parçalarıyla yaşayan gazilerimizin destansı fedakarlığı; üç bin yıllık şanlı tarihiyle Türk Silahlı Kuvvetlerimizin, Emniyet Teşkilatımızın, Jandarmamızın, güvenlik korucularımızın ve bütün güvenlik unsurlarımızın yıllara yayılan mücadelesi ile milletimizin sergilediği metanet bulunmaktadır. Terörün bütünüyle tasfiye edilmesi; bu toprakları bizlere vatan kılan kahramanlarımızın mücadelesinin boşa çıkmadığının, terör örgütü PKK’nın ve onun bütün uzantılarının tarihin karanlık sayfalarına gömüldüğünün en açık tescili olacaktır. Kanunun kabulüyle birlikte ulaşılan bu merhalenin bir nihayet değil; esasen hukuki ve idari bakımdan daha müteyakkız olunması gereken yeni bir safhanın başlangıcı olduğu da unutulmamalıdır. Kaybedecek vaktimiz yoktur. Kanunun yürürlüğe girmesini müteakip öngörülen hukuki ve idari süreçlerin mümkün olan en kısa sürede hayata geçirilmesi, kurumlar arasında herhangi bir yetki ve koordinasyon boşluğunun meydana gelmesine izin verilmemesi ve ortaya çıkan tarihi fırsatın çeşitli gayri milli cephe, söylem ve söylevlerin istismar alanına dönüşmesine kati surette müsaade edilmemesi gerekmektedir. Türkiye’nin istikameti bellidir. Terörsüz Türkiye hedefi, Türkiye’nin bundan sonraki büyük yürüyüşünün başlangıç şartlarından biridir. Yıllarca terörün korku iklimi altında ekonomik, sosyal ve beşerî potansiyelini tam olarak harekete geçiremeyen bölgelerimizin yatırım, üretim, sanayi, tarım, turizm, eğitim ve istihdam imkanlarıyla buluşturulması; devlet ile vatandaş arasına örülmeye çalışılan suni mesafelerin ortadan kaldırılması ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti vatandaşlığının müşterek tarih, kader ve birlikte yaşama ülküsü üzerinde daha da kuvvetlendirilmesi, terörün kalıcı tasfiyesinin somut neticeleri olacaktır. 'Ben Allah'tan yalnız iki şey istiyorum: Yurdum mesut olsun, yuvam bahtiyar.'diyen merhum şairimiz Ziya Gökalp’in duası, Terörsüz Türkiye idealinin de en sade ve en samimi hülasasıdır. Ulaşılan bu tarihi merhalenin aziz milletimize, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne ve bölgemizin huzur, istikrar ve selametine hayırlı neticeler getirmesini temenni ediyor; vatanımızın birliği ve devletimizin bekası uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle yad ediyor, kahraman gazilerimize hürmet ve şükranlarımı sunuyorum"
- Güvenlik12 Ağu 15:02
Terörsüz Türkiye yasası! MHP Lideri Bahçeli: Kaybedecek vaktimiz yok, hukuki ve idari süreçler hayata geçirilmeli
MHP Lideri Devlet Bahçeli, Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin yaptığı yazılı açıklamada şu ifadeleri kullandı: Gazi Meclisimiz tarafından ve milli iradeyle kabul edilen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun; Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin terörle mücadele müktesebatının; milletimizin tahammül sınırlarını senelerce zorlayan çetin zamanların; yiğit vatan evlatlarımızın kanıyla ve canıyla ödenen ağır bedellerin; milli teknoloji hamleleriyle gücüne güç katan, etkin, caydırıcı, saygın, yerli ve milli savunma sanayii birikiminin ve nihayet terörü sınırlarımızın ötesinden olduğu kadar ülkemiz içinden de besleyen siyasi, sosyolojik ve silahlı mahfilleriyle beraber kökünden tasfiye etme mecburiyetinin hukuk sahasındaki mütemmim ve müessir neticesidir. Türkiye’nin terörden bütünüyle arındırılması; yalnızca dağdaki silahlı unsurun etkisizleştirilmesi ve örgütsel kapasitenin zayıflatılmasıyla mahdut bir güvenlik meselesi olmayıp; terörün yeniden neşvünema bulabileceği siyasi, sosyolojik ve jeopolitik zeminlerin kurutulmasını, milletimizin arasına etnik veya mezhebi mülahazalarla sokulmak istenen ihtilaf ve husumet damarlarının kesilmesini ve devletimizin egemenlik hukukunun hiçbir gayrimeşru odağın, vekalet unsurunun yahut harici hesap sahiplerinin müdahalesine açık bırakılmaksızın ülkenin tamamında tartışmasız biçimde hakim kılınmasını ihtiva eden çok katmanlı bir milli güvenlik meselesidir. 22 Ekim 2024 tarihinde Milliyetçi Hareket Partisi Grup Toplantımızda ilk defa dile getirdiğimiz Terörsüz Türkiye iradesinin fikri, siyasi ve stratejik membaı da tam olarak bu hakikatin özünde aranmalıdır. Nitekim zaman bizi haklı çıkarmıştır. Türkiye’nin mücavir coğrafyasında terör örgütlerinin ve vekalet unsurlarının jeopolitik nüfuz mücadelelerinde araçsallaştırıldığı; etnik ve mezhebi farklılıkların bölgesel hesapların manivelasına dönüştürüldüğü bir süreçte, Türkiye’nin terör meselesini kendi milli iradesi içerisinde nihai surette çözüme kavuşturması ertelenemez bir milli beka zarureti haline gelmiştir. İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri’nin İran’a yönelik saldırılarıyla başlayarak İran’ın bölgedeki üçüncü ülkeleri ve askeri hedefleri de içine alan mukabeleleriyle genişleyen çatışma sarmalı; bölgesel bir ihtilafın ne kadar kısa sürede sınırları aşan ve birbirine eklemlenen krizler silsilesine dönüşebileceğini göstermiştir. Söz konusu çatışma, enerji arzından küresel ticarete kadar geniş bir sahada bölgenin geleceğiyle beraber küresel istikrarı da tehdit eden bir mahiyet kazanmıştır. Gerek terör şebekesi İsrail’in Gazze’de akıttığı kan henüz durmamışken Lübnan ve İran’a kadar genişlettiği saldırganlık ve çatışma siyaseti; gerekse İran’ın üçüncü ülkeleri de hedef alan mukabeleleri, Hürmüz Boğazı’ndaki seyrüseferi sekteye uğratan hamleleri ve Körfez’e yayılan tehditleri; bölgemizde harlanan ateşin yeni devletleri, yeni cepheleri ve yeni çatışma sahalarını içine çekebilecek tehlikeli bir yayılma istidadı taşıdığını açıkça göstermiştir. İşte bu şartlar altında Türkiye’nin kendi iç cephesinde terörün açtığı bütün gedikleri kapatması, hayati bir mesele haline gelmiştir. Bu doğrultuda Terörsüz Türkiye hedefi; Türkiye’ye karşı yaklaşık yarım asırdır kullanılan en kanlı jeopolitik müdahale vasıtalarından birini, onu sevk ve idare eden gafillerin elinden geri dönmemek üzere alma gayesi üzerine bina edilmiştir. Nitekim 22 Ekim 2024 tarihinde yaptığımız çağrıyla başlayan, PKK terör örgütünün fesih ve silah bırakma istikametinde gelişen safhalarla somutlaşan, meselenin TBMM eliyle milli iradenin denetimine alınmasıyla yeni bir mahiyet kazanan silsile ile devam eden süreç; Türkiye’nin içinde bulunduğu bölgesel şartların doğru okunmasıyla tayin edilmiş, her merhalesi bir öncekini ikmal eden bir bütüne vücut vermiştir. Devletimizin bükülmez bileği ile toplumsal bütünleşmeyi, Terörsüz Türkiye hedefi ile “Terörsüz Bölge” ülküsünü aynı stratejik istikamette buluşturan bütüncül bir irade, nihayet hayat bulmuştur. Gazi Meclisimizin iradesiyle hukuki bir zemine kavuşan Terörsüz Türkiye hedefinde bundan sonraki safhanın kutup yıldızı; Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne ağır bedeller ödeten terör belasını gelecek nesillerimizin omuzlarına bir yük olarak bırakmadan devlet ve toplum hayatımızdan bütünüyle çıkarmak, terörün silahla ulaşamadığı çeşitli hedeflerin farklı kisveler altında ve vasıtalar aracılığıyla yeniden üretilmesine hiçbir surette imkân tanımamak olacaktır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin üniter yapısının, milli egemenlik üzerine inşa edilen yönetim biçiminin, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünün, Türk milletinin müşterek tarih ve gelecek tasavvurunun herhangi bir müzakerenin konusu haline getirilmesi mümkün değildir. Kabul edilen kanunun; terör örgütünün ve onunla iltisaklı yapılanmaların fiili varlıklarına son verdiğinin, kontrol ettikleri silah ve mühimmatın teslim edildiğinin, örgütsel komuta ve sevk kabiliyetinin ortadan kalktığının yetkili devlet kurumlarınca tespit ve teyit edilmesini müteakip işletilecek hukuki mekanizmaları ihtiva etmesi, düzenlemenin maksadını bütün açıklığıyla ortaya koymaktadır. Çarpıtmalara, savrulmalara ve hamasi kılıflara sokulmuş laf ebeliğine, siyasi cambazlıklara lüzum yoktur; söz konusu kanunu peşin hükümlerle çepeçevre sarılmış sözde muhalif nazardan değil; lafzıyla ve gerekçesiyle birlikte millet lehine doğuracağı önemli sonuçları dikkate alarak Türk milletinin ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin cephesinden okumak lazımdır. Bu noktada aziz şehitlerimizin hatırası ile kahraman gazilerimizin fedakarlığına dair en küçük bir tereddüdün dahi zihinlerde yer bulmasına müsaade edilmemelidir. Türkiye bugün terörü tarihe havale edebilecek bir kudrete erişmişse bunun temelinde, vatan toprağının her karışını canıyla müdafaa eden aziz şehitlerimizin mübarek kanı; bedeninde patlama izleri ve şarapnel parçalarıyla yaşayan gazilerimizin destansı fedakarlığı; üç bin yıllık şanlı tarihiyle Türk Silahlı Kuvvetlerimizin, Emniyet Teşkilatımızın, Jandarmamızın, güvenlik korucularımızın ve bütün güvenlik unsurlarımızın yıllara yayılan mücadelesi ile milletimizin sergilediği metanet bulunmaktadır. Terörün bütünüyle tasfiye edilmesi; bu toprakları bizlere vatan kılan kahramanlarımızın mücadelesinin boşa çıkmadığının, terör örgütü PKK’nın ve onun bütün uzantılarının tarihin karanlık sayfalarına gömüldüğünün en açık tescili olacaktır. Kanunun kabulüyle birlikte ulaşılan bu merhalenin bir nihayet değil; esasen hukuki ve idari bakımdan daha müteyakkız olunması gereken yeni bir safhanın başlangıcı olduğu da unutulmamalıdır. Kaybedecek vaktimiz yoktur. Kanunun yürürlüğe girmesini müteakip öngörülen hukuki ve idari süreçlerin mümkün olan en kısa sürede hayata geçirilmesi, kurumlar arasında herhangi bir yetki ve koordinasyon boşluğunun meydana gelmesine izin verilmemesi ve ortaya çıkan tarihi fırsatın çeşitli gayri milli cephe, söylem ve söylevlerin istismar alanına dönüşmesine kati surette müsaade edilmemesi gerekmektedir. Türkiye’nin istikameti bellidir. Terörsüz Türkiye hedefi, Türkiye’nin bundan sonraki büyük yürüyüşünün başlangıç şartlarından biridir. Yıllarca terörün korku iklimi altında ekonomik, sosyal ve beşerî potansiyelini tam olarak harekete geçiremeyen bölgelerimizin yatırım, üretim, sanayi, tarım, turizm, eğitim ve istihdam imkanlarıyla buluşturulması; devlet ile vatandaş arasına örülmeye çalışılan suni mesafelerin ortadan kaldırılması ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti vatandaşlığının müşterek tarih, kader ve birlikte yaşama ülküsü üzerinde daha da kuvvetlendirilmesi, terörün kalıcı tasfiyesinin somut neticeleri olacaktır. “Ben Allah'tan yalnız iki şey istiyorum: Yurdum mesut olsun, yuvam bahtiyar.” diyen merhum şairimiz Ziya Gökalp’in duası, Terörsüz Türkiye idealinin de en sade ve en samimi hülasasıdır. Ulaşılan bu tarihi merhalenin aziz milletimize, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne ve bölgemizin huzur, istikrar ve selametine hayırlı neticeler getirmesini temenni ediyor; vatanımızın birliği ve devletimizin bekası uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle yad ediyor, kahraman gazilerimize hürmet ve şükranlarımı sunuyorum.
Milliyet - Güvenlik13 Ağu 12:57
12 maddelik çerçeve yasa kabul edilmişti! Terörsüz Türkiye sürecinde aşiretlerden destek
Kamuoyunda çerçeve yasa olarak da bilinen, 'Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi TBMM'de kabul edilmişti. Türkiye'de 25 ilde temsilciliği olan ve 102 aşireti...Devamı için tıklayınız
- Güvenlik13 Ağu 16:35
Cumhurbaşkanı Erdoğan: TBMM'de kabul edilen kanun tarihi bir adımdır
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM'de kabul edilen Terörsüz Türkiye yasası için "Tarihi bir adım" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi Mezuniyet Töreni'nde konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Modern, meşakkatli bir eğitim sürecini başarıyla gerçekleştiren kardeşlerimiz tebrik ediyorum. Vatan ve millet sevgisiyle, cesaret ve dirayetleri yüzlerinden okunan bu gençlerimizi büyüten anne ve babalarımızdan Allah razı olsun” dedi. 5 bin 915 subay ve astsubayı kutlayan Erdoğan, 504 kadın subay ve astsubayın yer almasını önemli bulduğunu belirtti. TERÖRSÜZ TÜRKİYE MESAJI Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM'de kabul edilen Terörsüz Türkiye yasasıyla ilgili, “Ülkemizin 40 yılına ve on binlerce canımıza mal olan bu meseleyi inşallah kalıcı biçimde çözeceğiz. Üç gün önce gazi Meclisimizde 467 oyla kabul edilen kanun teklifini bu yolda atılmış tarihi bir adım olarak görüyoruz. Sayın Devlet Bahçeli ve Meclis Başkanımız sayın Numan Kurtulmuş başta olmak üzere emeği geçen, katkı ve desten herkes yürekten teşekkür ediyorum.” diye konuştu. Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle; “Birileri 30 yıl öncesinin kodları içinde gelişmeleri ele almaya çalışırken biz yeni sistemin kutup başlarından biri olmak için ne gerekiyorsa onu yapıyoruz. Askeri caydırıcılığımızı çok boyutlu stratejik ortaklıklarımızla perçinliyoruz. Savunma sanayimizi kendi mühendisimiz kendi kaynağımızla geliştiriyoruz. Hem bölgesinde hem de dünyada çatışmaların barışçıl yollarla çözüme ulaştırılması için elini taşın altına koyan ülkelerden biri Türkiye'dir. Sizler bu Türkiye'yi çok daha güçlü ve müessir hale getireceksiniz. Biz bin yıldır bu topraklarda başımız dik yaşıyoruz. İnşallah kıyamete kadar da böyle yaşayacağız. Bu vatanın ehr karışı şehit ve gazilerimizin kanlarıyla sulanmıştır."
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
Avrupa'nın otomotiv politikalarında Türkiye'ye Çin freni
Afganistan1 olay6 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Antalya’da SUP yaparken hayatını kaybetti! 22 yaşındaki gencin annesi cenaze aracının önünü kesti
Afganistan1 olay22 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
KP CM Afridi blames deteriorating security situation on ‘failed’ foreign policy
Afganistan1 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Tesla, ölümlü otopilot kazası davasında uzlaşmaya gitti
Afganistan1 olay2 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Sivas'ta kaybolan 11 aylık Büşra bebek her yerde aranıyor
Afganistan1 olay3 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
LHC extends suspension of PMDC directive for Afghan medical students' return
Afganistan1 olay3 gün önce