Rutte’nin İtalya’daki ABD uçuşları açıklaması yeni bir krize yol açtı
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’nin, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyonları sırasında İtalya’daki Amerikan üslerinden 500 uçağın kalktığı ve Avrupa genelinde 4-5 bin uçuş gerçekleştiği yönündeki sözleri, İtalya ile ABD arasında askerî üs krizi çıkardı. Daha önce yaşanan “fotoğraf krizi”nin ardından gelen bu açıklama, Roma’nın üslerin kullanımına ilişkin bilgilendirme ve egemenlik hassasiyetini gündeme taşıdı. NATO Sözcüsü Allison Hart, Rutte’nin ifadelerine açıklık getirerek durumu yatıştırmaya çalıştı. Ancak bazı basın organları bu açıklamayı, İran’a giden uçakların İtalya’dan kalktığının “itirafı” olarak değerlendirdi. Kriz, müttefikler arasındaki koordinasyon ve üslerin denetimi konusunda yeni soru işaretleri yarattı. Olay, ABD’nin bölgedeki askerî varlığının NATO üyeleriyle iş birliği çerçevesinde nasıl yönetildiğine dair tartışmaları alevlendirdi. İtalya’nın tepkisi, benzer durumlarda müttefik üslerin izinsiz kullanımına karşı diplomatik gerilimlerin tırmanabileceğini gösteriyor.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
ABD gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 25 Haz- Güvenlik24 Haz 14:54
ABD ile İtalya arasında bu kez de askeri üs krizi çıktı! NATO'nun "500 uçak" açıklamasına tepki
ABD ile İtalya arasında geçtiğimiz günlerde yaşanan fotoğraf krizi sonrası bu kez askeri üs krizi yaşanıyor. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, ABD'nin İran'a yönelik operasyonları sırasında İtalya'daki...Devamı için tıklayınız
- Güvenlik24 Haz 15:54
NATO'dan, Rutte'nin İran'a yönelik savaşta "İtalya'dan 500 ABD uçağı kalktı" ifadesi hakkında açıklama
NATO Sözcüsü Allison Hart, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'nin, "İtalya'daki Amerikan üslerinden 500 ABD uçağı kalktı" ve "Avrupa'nın tamamına baktığınızda, 4 bin ile 5 bin arasında uçuştan bahsediyoruz" ifadeleri hakkında açıklama yaptı.
- Güvenlik24 Haz 21:35
NATO’dan Rutte’nin ‘5 bin uçuş’ sözlerine itiraf gibi açıklama: İran'a giden uçaklar İtalya'dan kalkmış
NATO Sözcüsü Allison Hart, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'nin, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik savaşı sırasında "İtaly...
- Siyasi24 Haz 19:21
Almanya Başbakanı, Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi'ni "başarılı kılmak istediklerini" belirtti
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi'ni başarılı kılmak istediklerini söyledi. Merz, başkent Berlin'de E5 olarak adlandırılan Almanya, Fransa, İngiltere, İtalya ve Polonya'nın liderleri ile NATO Genel Sekreteri Mark Rutte arasında yapılan görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu. Ankara'da yapılacak NATO Zirvesi'ne iki hafta kaldığını belirten Merz, "Bu önemli zirveyi birlikte başarılı kılmak istiyoruz. Bu, tehlikeli dönemde güvenliğimize hizmet eder, transatlantik ilişkilerimizi güçlendirir ve Avrupalılar olarak bizleri bir araya getirir." dedi Bu yüzden Fransa, İngiltere, İtalya ve Polonya liderlerini Ankara'da yapılacak zirve için Berlin'e davet ettiğini dile getiren Merz, NATO Genel Sekreteri Rutte'nin Washington'dan, uzaktan bu görüşmeye katıldığını ifade etti. Merz, Rutte'nin birkaç saat içinde ABD Başkanı Donald Trump ile görüşeceğini belirterek, "Ben de daha sonra kendim Başkan Trump'ı, (NATO Zirvesi'nin) ev sahibi Cumhurbaşkanı (Recep Tayyip) Erdoğan'ı ve diğer ortakları yapılan görüşmeler hakkında bilgilendireceğim." diye konuştu. Avrupa'nın 5 büyük ülkesi olarak bugün 5 mesaj verdiklerini söyleyen Merz, "Birincisi, tüm müttefiklerin çıkarları doğrultusunda Euro-Atlantik bölgesinde güvenliği güçlü ve birlikte koruyan bir NATO'yu destekliyoruz." diye konuştu. İkinci olarak, İttifakı yenilemek istediklerini dile getiren Merz, NATO'nun Avrupa ayağını güçlendirdiklerini, geçen yıl Lahey'de düzenlenen NATO Zirvesi'nde kararlaştırılan konuları hayata geçireceklerini ve savunma harcamalarını Gayrisafi Yurt İçi Hasıla'nın (GSYİH) yüzde 3,5'ine çıkaracaklarını söyledi. Merz, Almanya'nın bu orana 2029'da ulaşmak istediğini ifade etti. Fransa, İngiltere, İtalya ve Polonya'nın da yoğun bir şekilde savunmaya yatırım yaptıklarına işaret eden Merz, "Bu, daha dengeli bir transatlantik ortaklığın temelini oluşturur." değerlendirmesinde bulundu. Üçüncü olarak bu yolu birlikte gideceklerinin altını çizen Merz, savunma politikasında ulusal düzeyde tek başına hareket etmenin yanlış yol olacağını dile getirdi. Merz, "Transatlantikte ve Avrupa'da daha fazla işbirliği istiyoruz. Biz Almanlar için bu, tarihimizden, coğrafyamızdan ve anayasamızdan kaynaklanmaktadır. Almanya güçlendikçe komşularımız kendilerini daha güvende hissetmeli." diye konuştu. Başbakan Merz, bu nedenle Almanya'yı, Alman ordusunu ve Almanya'nın savunma sanayisini İttifak içinde ve Avrupa'da sağlam şekilde konumlandırmak istediklerini vurgulayarak, "Bu konuda derin ve kendi çıkarımız var. Savunma sanayimizin karşı karşıya olduğu büyük görevlerin üstesinden gelmek için de takım çalışmasına ihtiyacımız var." ifadesini kullandı. Bunun, hava savunması, uzun menzilli silahlar, yapay zeka ve başka modern kilit sistemler için de geçerli olduğunu belirten Merz, "Dördüncüsü, Ankara'da Ukrayna'ya yönelik güçlü bir destek mesajı vermek istiyoruz." dedi. Merz, Alman hükümetinin, Avrupalı NATO müttefiklerinin Kiev'e güçlü mali taahhütte bulunmasını önerdiğini dile getirerek, "Rusya'ya verilen mesaj şudur, Ukrayna güçlü kalacak, Avrupa'nın desteği azalmayacak." ifadesini kullandı. G7 Zirvesi'nden sonra transatlantik düzeyde uzun zamandan beri görülmemiş bir şekilde fikir birliği içinde olduklarını söyleyen Merz, Moskova yönetiminin bundan ders çıkarmasını ümit ettiklerini, barış görüşmelerinin başlamasının zamanının geldiğini belirtti. Beşinci mesaj olarak da ABD ile İran arasındaki mutabakatı memnuiyetle karşıladıklarını ifade eden Merz, İsviçre'nin Bürgenstock kasabasında yapılan müzakereleri desteklediklerini dile getirdi. "Ön koşullar sağlandığında biz de üzerimize düşen katkıyı sunacağız." diyen Merz, bu mesajın da Ankara'da yapılacak zirve öncesi verilmesi gerektiğini kaydetti. Basın toplantısından sonra akşam yemeğine geçen liderlerin, burada da uluslararası konuları ele alacağı ifade edildi.
- Güvenlik25 Haz 19:55
Rutte'den Türkiye ve ASELSAN açıklaması: Devrime öncülük ediyor
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Türkiye'nin en büyük savunma elektroniği şirketi ASELSAN'ın NATO'nun her üyesine fayda sağlayacak savunma sanayisi devrimine öncülük ettiğini, Ankara Zirvesi'nde büyük bir savunma sanayisi günü düzenleneceğini söyledi. Rutte, 7-8 Temmuz'da yapılacak Ankara Zirvesi öncesinde Washington'a düzenlediği ziyaret kapsamında Atlantik Konseyinde yaptığı konuşmada, Ankara Zirvesi'nin İttifak'ın caydırıcılığını, birlikteliğini ve savunma kapasitesini ortaya koyacağına dikkati çekti. NATO'nun tüm müttefiklerini ve topraklarının her karışını savunmaya hazır olduğunu göstereceğini belirten Rutte, zirveden en büyük beklentisinin savunma yatırımlarında tarihi bir dönüşüm yaşanması olduğunu ifade etti. DÖNÜŞTÜRÜCÜ GELİŞME Lahey Zirvesi'nde 2035 yılına kadar gayrisafi yurt içi hasılanın (GSYH) yüzde 5'inin savunmaya ayrılması yönünde tarihi bir karar alındığını anımsatan Rutte, Estonya, Letonya, Litvanya ve Polonya'nın bu hedefin de üzerine çıktığını, Almanya'nın ise 2029'a kadar savunma harcamalarını iki katına çıkarma yolunda ilerlediğini anlattı. Rutte, Avrupalı müttefikler ile Kanada'nın 2016-2026 döneminde savunmaya ilave 1,2 trilyon dolar ayırdığını, 2025 yılında ise savunma yatırımlarının yaklaşık yüzde 20 artırıldığını belirterek, "Bu, dönüştürücü bir gelişmedir." dedi. DAHA GÜÇLÜ AVRUPA, DAHA GÜÇLÜ NATO Savunma harcamalarındaki bu değişimin on yıl önce hayal bile edilemeyeceğini dile getiren Rutte, tehdit ortamının bu dönüşümde etkili olduğuna ancak ABD Başkanı Donald Trump'ın liderliğinin de belirleyici rol oynadığına işaret etti. Rutte, Avrupalı müttefikler ile Kanada'nın savunma harcamalarında ABD ile aradaki farkı kapatma sürecine girdiğine dikkati çekerek, NATO komuta yapısında daha fazla sorumluluk üstlendiklerini, doğu kanadı, Baltık bölgesi ve Arktik'teki caydırıcılık faaliyetlerine daha fazla katkı sunduklarını ve Ukrayna'ya desteğe öncülük ettiklerini söyledi. Bu süreci "İşte NATO 3.0 budur: Daha güçlü bir Avrupa ve daha güçlü bir NATO; amaç birliği, büyük ölçekli adımlar ve gerçek bir dönüşüm." sözleriyle tanımlayan Rutte, artık artan savunma talebini karşılayacak üretim kapasitesine ihtiyaç duyulduğunu vurguladı. Rutte, Ankara Zirvesi'nde savunma sanayisi ile yenilikçi teknolojilerin öne çıkacağını aktararak, "Ankara'da, güvenilir caydırıcılık ve etkili savunmanın gerektirdiği kabiliyetleri sağlayabilmemiz için sanayi ve inovasyonun sürece dahil olduğunu görmeyi bekliyorum." diye konuştu. Müttefiklerin savunma bütçelerini artırdığını ancak ihtiyaç duyulan askeri kabiliyetlerin yeterli hız ve ölçekte üretilemediğini kaydeden Rutte, bunun yalnızca stok meselesi olmadığını, aynı zamanda yenilikçi çözümler geliştirilmesini gerektirdiğini anlattı. Rutte, transatlantik savunma sanayisinde köklü bir dönüşüm hedeflediklerinin altını çizerek, "İhtiyacımız olan ve teşvik etmeye çalıştığımız şey, gerçek bir transatlantik savunma sanayi devrimidir." ifadesini kullandı. GÜVENLİK TEHDİTLERİ Konuşmasında güvenlik tehditlerine de değinen Rutte, Rusya'nın uzun vadeli tehdit olmaya devam ettiğini, Çin'in askeri kapasitesini ve nükleer gücünü hızla geliştirdiğini, Kuzey Kore'nin nükleer programını sürdürdüğünü ve Ukrayna savaşından askeri tecrübe kazandığını anlattı. Rutte, İran'ın da gündemlerindeki önemli başlıklardan biri olduğunu ve müttefiklerin uzun yıllardır İran'ın nükleer silaha sahip olmaması gerektiği konusunda ortak görüş taşıdığını ifade etti. Rusya'yla ilişkilere de değinen Rutte, "Rusya, bugün de uzun vadede de en büyük tehdidimizdir." şeklinde konuştu. Rutte, bu ülkelerin giderek daha yakın işbirliği içinde hareket ettiğini belirterek, "İşte karşı karşıya olduğumuz tablo budur." dedi. "DEVRİME ÖNCÜLÜK EDİYOR" İlkbaharda Türkiye'yi ziyaret ettiğini ve ASELSAN'da genç mühendislerle görüştüğünü anlatan Rutte, "Türkiye'nin en büyük savunma elektroniği şirketi ASELSAN, İttifakımızın her üyesine fayda sağlayacak olan Türkiye'nin savunma sanayisi devrimine öncülük ediyor." diye konuştu. Rutte, Ankara Zirvesi'nde savunma sanayisindeki fırsatların sergileneceğini anımsatarak, on milyarlarca dolarlık yeni sözleşmelerin açıklanacağını, "Arlington'dan Ankara'ya" uzanan savunma sanayi işbirliğinin hem güvenliği artıracağını hem de Atlantik'in iki yakasında yüz binlerce kişiye istihdam sağlayacağını ifade etti. Mark Rutte, şunları kaydetti: "(Savunma sanayiyi güçlendirme) Bunu gerçekten transatlantik bir şekilde yapmamız ve bu sanayi tabanının California'dan Türkiye'ye kadar uzandığını anlamamız gerekiyor. Türkiye'nin NATO genelinde faaliyet gösteren yaklaşık 3 bin savunma sanayisi şirketi var. Ankara'da düzenlenecek zirvede büyük bir savunma sanayisi günü düzenleyeceğiz." Müttefiklerin Ukrayna'ya da desteğini sürdüreceklerini yineleyen Rutte, NATO 3.0 sürecinin ABD'ye daha az bağımlı ancak ABD'nin ittifak içindeki güçlü konumunu koruduğu yeni bir yapıyı ifade ettiğini vurguladı. Rutte, Ankara Zirvesi'nin bu kapsamlı dönüşüme yönelik ortak kararlılığın ortaya konacağı toplantı olacağını sözlerine ekledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan: Polisimize en güçlü desteği sunmaya kararlıyız Bakan Tekin'den özel okul fiyatlarıyla ilgili uyarı! YKS'de sistem değişecek mi?
MilliyetTRT Haber
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
Trump'ın Hürmüz Boğazı'ndaki Süveyş Anı: Masadaki Anlaşma ABD'nin Çıkarına
Umman ve İran, Hürmüz Boğazı'nı yeniden trafiğe açmak üzere geçici bir düzenlemeye yakın görünüyor. Bu adım, mevcut çatışma sarmalından çıkış sağlarken daha kalıcı bir deniz düzeninin temelini atabilir. Washington'ın, İran'ın boğaz trafiğinde bir ölçüde yetki sahibi olmasını kabul etse bile böyle bir anlaşmayı memnuniyetle karşılaması gerektiği belirtiliyor; zira ABD'nin çıkarı, boğazın ayrım gözetmeksizin açık kalmasını zorunlu kılıyor. Bu durum, Trump yönetimi için Eisenhower'ın Süveyş Krizi'ndekine benzer bir diplomatik dönüm noktası anlamına gelebilir.
ABD3 olay22 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD, İran’a yönelik saldırı hazırlığında ama bölgesel misillemeden çekiniyor
ABD yönetimi, İran’a karşı askeri seçenekleri değerlendirirken, bölgesel bir çatışmanın içine çekilme endişesi taşıyor. CNN International’ın haberine göre, Başkan Trump’ın ekibi bir yandan İran’ın nükleer programını ve bölgesel etkisini hedef alan saldırı planları üzerinde çalışırken, diğer yandan bu tür eylemlerin daha geniş çaplı bir savaşı tetikleyebileceği kaygısı giderek artıyor. Washington’da zamanın daraldığı ve diplomatik bir çıkış yolu arandığı bildiriliyor. ABD’nin olası bir askeri operasyonunun, İran’ın müttefikleri üzerinden bölgesel misillemelere yol açabileceği ve ABD’yi Ortadoğu’da uzun süreli bir çatışmanın içine sürükleyebileceği vurgulanıyor. Beyaz Saray’ın bu ikilem karşısında hamlelerini gözden geçirdiği belirtiliyor.
ABD1 olay16 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Körfez'in Yeni Güvenlik Mimarisi: Mekke Ortak Savunma Anlaşması
Pakistan, Suudi Arabistan ve Türkiye tarafından imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması, ilk bakışta İslami bir NATO'yu çağrıştırsa da, bu nitelikten uzak. Anlaşma, özellikle geleneksel güvenlik düzenlemelerine duyulan güvenin sarsıldığı bir dönemde, Körfez'in savunma mimarisindeki kademeli ama belirgin dönüşümün bir parçası olarak öne çıkıyor. ABD'nin bölgedeki angajmanına dair belirsizlikler ve çok kutuplu dinamikler, bölgesel güçlerin kendi aralarındaki askeri iş birliğini derinleştirmesine yol açıyor. Üç ülke arasında tesis edilen bu yapı, ortak tatbikatlar, eğitim ve savunma sanayii iş birliğini kapsayan esnek bir çerçeve sunuyor. Anlaşmanın, İran'ın bölgesel nüfuzu ve Yemen'deki gelişmeler gibi ortak tehdit algılarına karşı bir cevap niteliği taşıdığı değerlendiriliyor. Her ne kadar NATO benzeri bir kolektif savunma taahhüdü içermese de, Körfez ve Güney Asya arasındaki stratejik bağları kurumsallaştırarak yeni bir güvenlik ekseninin temellerini atıyor.
ABD4 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD petrol rezervleri İran saldırıları sonrası 43 yılın dibine indi
ABD, İran'a yönelik saldırıların ardından küresel petrol arzındaki kaybı telafi etmek amacıyla stratejik rezervlerinden salım yapmaya başladı. Bu süreç, rezervlerin 1983'ten bu yana en düşük seviyesine gerilemesine yol açtı. Petrol salım programının tamamlanması durumunda stokların 243 milyon varile kadar düşmesi bekleniyor. Uzmanlar, bu seviyenin ABD'nin acil durumlarda piyasaya müdahale kapasitesini sınırlayabileceğine dikkat çekiyor. Söz konusu gelişme, Orta Doğu'daki jeopolitik gerilimlerin küresel enerji piyasaları üzerindeki doğrudan etkisini ortaya koyarken, ABD'nin enerji güvenliği stratejileri açısından da kritik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
ABD1 olay14 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Florida'daki nükleer santral, Amerikan timsahları için beklenmedik bir yuva oldu
Florida'daki Turkey Point Nükleer Santrali'nin soğutma kanalları, nesli tükenme tehlikesi altındaki Amerikan timsahları için önemli bir yaşam alanı haline geldi. Santralin inşa edildiği 1970'lerden bu yana, insan müdahalesinden uzak ve sıcak suya sahip kanallarda timsah popülasyonu giderek arttı. Bugün burada yüzlerce timsah yaşıyor ve bölge, türün korunmasında kritik bir rol oynuyor. Uzmanlar, nükleer tesisin çevresel etkilerini izlerken, timsahların bu yapay ortama başarıyla uyum sağlamasının ekolojik bir kazanım olduğunu belirtiyor. Soğutma kanalları, yuvalama için ideal koşullar sunarken, santralin güvenlik protokolleri timsahlarla insan etkileşimini asgari düzeyde tutuyor. Bu durum, endüstriyel alanların doğal yaşamla nasıl bir arada var olabileceğine dair önemli bir örnek teşkil ediyor. Amerikan timsahları, geçmişte aşırı avlanma ve habitat kaybı nedeniyle sayıları ciddi şekilde azalmış bir türdü. Turkey Point'teki popülasyonun artışı, koruma çabalarının başarısını yansıtırken, nükleer enerji ve çevre tartışmalarına yeni bir boyut katıyor. Yetkililer, santral faaliyetleri sona erse bile timsahlar için oluşturulmuş bu ekosistemin sürdürülebilirliğini sağlamaya yönelik planlar üzerinde çalışıyor.
ABD1 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD, savunma tedarik zinciri için kritik minerallere 3 milyar dolar yatırım yapıyor
ABD Başkanı Donald Trump, Cuma günü madencilik yöneticileri, eğitimciler, yatırımcılar ve siyasetçilerden oluşan 200'den fazla kişiye hitaben yaptığı konuşmada, kritik mineraller ve batarya projelerine 3 milyar dolar yatırım yapılacağını duyurdu. Trump, "Amerika'nın dünyanın maden süper gücü olarak hak ettiği yeri geri alıyoruz" ifadesini kullandı. Yatırım, yerli üretimi artırarak ulusal güvenliği güçlendirme ve sanayi politikasını destekleme hedefi taşıyor. Karar, ABD'nin savunma ve ileri teknoloji için hayati önem taşıyan minerallerde dışa bağımlılığı azaltma çabalarının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Trump yönetiminin bu adımı, kritik tedarik zincirlerini güvence altına almayı ve stratejik özerkliği pekiştirmeyi amaçlayan daha geniş bir sanayi politikasının parçası olarak görülüyor.
ABD1 olay17 sa önce