BM Komisyonu: İsrail Gazze'de Çocukları Kasıtlı Hedef Aldı
Birleşmiş Milletler Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu, bugün yayımladığı raporda İsrail’in Gazze’de çocukları kasıtlı olarak hedef aldığını ve bu eylemlerin soykırım suçu oluşturduğunu bildirdi. Raporda, İsrail güçlerinin çocuklara yönelik doğrudan saldırılar gerçekleştirdiği, sağlık ve eğitim altyapısını tahrip ettiği belirtildi. Bölgede Ekim 2025’te sağlanan ateşkese rağmen can kayıpları sürdü ve ateşkesten bu yana binden fazla kişi hayatını kaybetti. Komisyon, ihlallerin sistematik olduğuna ve uluslararası hukuk kapsamında hesap verilmesi gerektiğine dikkat çekti. Rapor, İsrail-Filistin çatışmasında sivillere yönelik şiddetin boyutunu ortaya koyarken, uluslararası toplumun acil müdahale ve sorumluluk mekanizmalarını devreye sokması gerektiği yönündeki çağrıları güçlendiriyor.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
İsrail gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 2 sa önce- Güvenlik23 Haz 09:19
BM raporu: İsrail Gazze'de çocukları kasıtlı hedef aldı
Birleşmiş Milletler komisyonu, İsrail'in Gazze'de çocukları kasıtlı olarak hedef alarak soykırım suçu işlediğini bildirdi. Bölgede Ekim 2025'teki ateşkese rağmen can kayıpları bin kişiyi aştı. Doğu Kudüs dahil İşgal Altındaki Filistin Toprakları ve İsrail'e yönelik Birleşmiş Milletler (BM) Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu tarafından hazırlanan rapor bugün itibarıyla yayımlandı. Komisyon, İsrail makamlarının ve güvenlik güçlerinin Filistinli çocukları kasıtlı olarak hedef aldığını, bu eylemlerin Gazze'de soykırım, insanlığa karşı suçlar ve savaş suçları, işgal altındaki Batı Şeria'da ise savaş suçlarıyla sonuçlandığını açıkladı. 7 Ekim 2023 tarihinde başlayan savaştan bu yana çocuklara yönelik savaş suçlarını inceleyen raporda, Gazze'deki çatışmalarda yaşamını yitirenlerin yaklaşık yüzde 30'unun çocuk olduğu tespit edildi. Komisyonun geçen yıl eylül ayında yayımladığı bir önceki raporda da İsrail'in Gazze'de soykırım suçu işlediği ve aralarında Başbakan Binyamin Netanyahu'nun da bulunduğu üst düzey İsrailli yetkililerin bu eylemleri kışkırttığı sonucuna varılmıştı. İsrail'in Cenevre'deki daimi temsilciliği ise komisyonun bu çalışmasını "iftira niteliğindeki ikinci taraflı rapor" olarak nitelendirerek reddettiğini duyurdu. BM komisyonu, Ekim 2025'te yürürlüğe giren ateşkes sonrası dönemi de kapsayacak şekilde, savaş boyunca Filistinli çocukların kasıtlı olarak hedef alındığını ve öldürüldüğünü belirtti. Komisyon, bu durumun İsrail makamlarının ve güvenlik güçlerinin Gazze'deki Filistinlileri tamamen veya kısmen yok etmeye yönelik soykırım niyetini ortaya koyan temel bir unsur olduğunu vurguladı. Komisyon Başkanı Srinivasan Muralidhar, rapora eşlik eden açıklamasında, kanıtların Filistinli çocukların İsrail güvenlik güçleri tarafından kasıtlı olarak hedef alındığını ve öldürüldüğünü gösterdiğini belirtti. Muralidhar, İsrail'in çocukları hedef alarak Filistin halkının var olma ve kendi geleceğini tayin etme kapasitesini baltaladığını söyledi. Rapora göre, 7 Ekim 2023 ile 7 Ekim 2025 tarihleri arasında en az 20 bin 179 çocuk hayatını kaybetti. Bu sayı, Gazze'de öldürülen Filistinlilerin yaklaşık yüzde 30'unu oluşturdu. Buna karşılık, Gazze'de 2008-2009 ve 2014 yıllarında yaşanan çatışmalarda çocuk ölümleri toplam can kayıplarının yaklaşık yüzde 24'ünü teşkil etmişti. Komisyon, çocuk ölümlerinin artmasına rağmen İsrail güçlerinin yoğun nüfuslu yerleşim bölgelerinde yüksek tahrip gücüne sahip mühimmatlar ve geniş alanda etkili silahlar kullanmaya devam ettiğine dikkat çekti. Raporda, "Bu veriler, çocukların bu denli yüksek sayılarda ölmesine yol açan bu tür saldırıların kasıtlı olduğunu göstermektedir" ifadesine yer verildi. Komisyon, İsrail güvenlik güçlerinin sivil nüfusun tamamını Hamas ve diğer silahlı gruplarla ilişkili gördüğü için çocukların kolektif olarak hedef alındığı kanaatinde olduğunu bildirdi. Raporda ayrıca, İsrail'in Gazze'deki geniş çaplı saldırılarının; yardım, gıda ve ilaç ablukasının yol açtığı açlığın ve zorunlu göçlerin çocukların sağlığına ve gelişimine ciddi zararlar verdiği, bunun da önlenebilir ölümlere ve travmalara yol açtığı kaydedildi. Sağlık ve üreme tesislerine yönelik saldırıların yenidoğanların hayatta kalma şansını düşürdüğü, düşük vakalarında artış yaşandığı ve Gazze'deki çocukların neredeyse tamamının psikolojik desteğe ihtiyaç duyduğu aktarıldı. GAZZE'DE ATEŞKES SONRASI CAN KAYBI BİNİ AŞTI Gazze Sağlık Bakanlığı, ABD'nin ara buluculuğunda Ekim 2025'te sağlanan ateşkesin ardından İsrail'in düzenlediği saldırılarda hayatını kaybeden Filistinlilerin sayısının 1008'e ulaştığını açıkladı. Sağlık görevlileri, arabulucuların yeni bir ateşkes girişimine rağmen bölgedeki saldırıların sürdüğünü ve son olarak Gazze Kenti'ndeki ana Ömer Muhtar caddesinde bir araca düzenlenen saldırıda üç kişinin öldüğünü bildirdi. İsrail ordusu ise bu olayla ilgili olarak hemen bir açıklama yapmadı. Hamas'ın silah bırakmasını ve İsrail'in Gazze Şeridi'nden çekilmesini öngören, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze planının sonraki aşamalarının uygulanması konusunda taraflar arasında henüz ilerleme sağlanamadı. Yürütülen görüşmelere dair bilgi sahibi iki kaynağın Reuters'a verdiği bilgilere göre, Trump'ın Gazze Barış Kurulu temsilcisi Nickolay Mladenov, Hamas ve diğer Filistinli grupların sunduğu geri bildirimlerin ardından bu hafta Kahire'de Mısır, Katar ve Türkiye'den gelen arabulucularla bir araya geldi. Reuters'a konuşan kaynaklar, Mladenov'un dün Hamas ve diğer gruplara sunduğu revize edilmiş yol hartasında planın temel kırmızı çizgilerinin korunduğunu, ancak grupların bazı endişelerinin giderildiğini aktardı. Bir Hamas yetkilisi de belgeyi incelemekte olduklarını bildirdi. Gazze topraklarının halen yüzde 60'ından fazlasını kontrol altında tutan İsrail ordusu, bu bölgelerdeki Filistinlileri yerlerinden ederek ayakta kalan binaları yıkmaya devam ediyor. Çoğu birden fazla kez yerinden edilmiş olan 2 milyonluk nüfusun neredeyse tamamı, şu anda Hamas'ın kontrolü altındaki kıyı şeridinde yer alan küçük bir alanda, derme çatma çadırlarda veya hasarlı binalarda yaşam mücadelesi veriyor. GÜNEY LÜBNAN'DA YAPISAL HASARIN MALİYETİ MİLYAR DOLARI GEÇTİ Diğer yandan Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ve Lübnan Ulusal Bilimsel Araştırma Konseyi, Güney Lübnan'daki binalarda meydana gelen hasara yönelik değerlendirme raporu dün itibarıyla yayımladı. Uydu görüntüleri ve coğrafi yapay zeka (GeoAI) teknolojileri kullanılarak hazırlanan raporda, 23 Ekim 2025 ile 29 Nisan 2026 tarihleri arasında özellikle Litani Nehri'nin güneyinde ve kısmen kuzeyinde tespit edilen görünür yapısal hasar analiz edildi. İlk bulgulara göre, bölgede 11 bin 95 bina tamamen yıkılırken, 2 bin 242 bina kısmen, 9 bin 311 bina ise hafif hasar gördü. Ortalama 150 metrekarelik daire alanı varsayımıyla yapılan hesaplamalara göre, tamamen yıkılan konut birimi sayısının yaklaşık 17 bin 891 olduğu tahmin ediliyor. Kısmen hasar gören konut sayısı 5 bin 219, hafif hasarlı konut sayısı ise 18 bin 282 olarak öngörülüyor. Savaşın yol açtığı enkaz hacminin ise 3 milyon 107 bin 756 metreküp olduğu tahmin ediliyor. Metrekare başına 450 dolarlık standart ikame maliyeti üzerinden yapılan hesaplamalara göre, binalardaki hasarın ilk maliyeti 1,384 milyar dolar olarak belirlendi. Bu hasarın 1,053 milyar doları Nebatiye vilayetinde, 331 milyon doları ise Güney vilayetinde gerçekleşti. İlçeler düzeyinde hasar dağılımı ise şu şekilde açıklandı: -Bint Cübeyl: 688 milyon dolar -Mercayun: 333 milyon dolar -Sur: 315 milyon dolar -Nebatiye: 32 miyon dolar -Sayda: 16 milyon dolar En yüksek yıkım seviyeleri Bint Cübeyl ilçesinde kaydedildi. Bu kapsamda Aytarun'da1658, Bint Cübeyl kentinde 1076, Ayta eş-Şaab'da539, Beyt Lif'te 371, Yarun'da 242 ve Aynata'da 227 bina tamamen yıkıldı. Mercayun ilçesinde ise Meys el-Cebel'de 969, Et-Taybe'de 824, Hula'da 285, Merkaba'da 199, Blida'da 184 ve Deyr Siryan'da 174 bina yıkıma uğradı. Nebatiye ilçesinde Yahmar eş-Şakif'te 71, Zavtar eş-Şarkiye'de 69 ve Kefr Sir'de 37 bina yıkıldı. Sur ilçesinde Burc eş-Şemali'de 370, Nakura'da 216, Abbasiye'de 162, Sur kentinde 80 ve El-Mansuri'de 65 yapı yerle bir oldu. Sayda ilçesinde ise yıkım Zarariye'de 65, Arzi'de 62 bina olarak kaydedildi. Değerlendirmede, elde edilen verilerin bir nihai bilanço niteliği taşımadığına dair önemli kısıtlamalar paylaşıldı. Raporda yer alan kısıtlamalar ve yöntemsel detaylar şu şekilde sıralandı: Çalışma, tüm Güney Lübnan sınırlarını değil, yalnızca uydu görüntülerinin kapsama alanındaki bölgeleri temel aldı. Bint Cübeyl ilçesindeki tüm alanlar incelenirken, Sur'da 75 bölgeden 74'ü tamamen, 1'i kısmen; Mercayun'da 33 bölgeden 17'si tamamen, 21'i kısmen; Nebatiye'de 52 bölgeden 4'ü tamamen, 15'i kısmen; Sayda'da ise 77 bölgeden sadece 5'i kısmen taranabildi. Yol, köprü, elektrik, su ve iletişim gibi temel altyapı unsurlarındaki hasarlar hesaplamaya dahil edilmedi. Bodrum katları ve yeraltı tesislerindeki hasarlar belirlenemedi. Konut, ticari ve sanayi binaları arasında net bir ayrım yapılmadı. Hafif hasarlar, enkaz hacmi ve maliyet hesaplamalarının dışında tutuldu. Binaların yoğunluğu, gölgeler ve dar sokaklar gibi etkenler hasar sınıflandırmasının doğruluğunu etkilemiş olabilir. Bulgular yalnızca masa başı fotoğraf incelemeleriyle doğrulanmış olup, Lübnan Ordusu veya BM Güvenlik ve Emniyet Birimi (UNDSS) ile saha doğrulaması gerçekleştirilmedi. UNDP, rapordaki verilerin yalnızca ön planlama ve programlama amaçlı olduğunu, ilerleyen süreçte yeni uydu görüntüleriyle güncelleneceğini ve saha çalışmalarının tamamlanmasıyla gerçek maliyetin çok daha yüksek olabileceğini vurguladı.
- Güvenlik23 Haz 09:47
Israel continues to commit genocide by targeting Palestinian children, UN says
'Israeli security forces have also used sexual violence against children as part of the collective shaming and oppression,' according to UN commission report
- Güvenlik23 Haz 10:45
Israel purposely targeted Gaza children: UN
Israeli authorities and security forces deliberately targeted Palestinian children, resulting in genocide, crimes against humanity and war crimes in Gaza, and war crimes in the occupied West Bank, an independent UN inquiry said on Tuesday. The report by the UN Independent International Commission of Inquiry on the Occupied Palestinian Territory, including East Jerusalem, and Israel examined violations against Palestinian children since the start of the war between Israel and Hamas on October 7,...
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Ortak aktörcanlı
ABD-İran Mutabakatına Doğru: İsrail ‘Geçici Çözüm’den Rahatsız
ABD ve İran arasında nükleer program ve Hürmüz Boğazı’nın açılmasını öngören geçici bir anlaşmaya varılması yönünde yoğun diplomasi sürdürülüyor. Başkan Trump büyük ölçüde taviz kopardıklarını iddia ederken, İran tarafı henüz nihai mutabakat olmadığını belirtiyor. Başkan Yardımcısı Vance yalnızca “birkaç pürüz” kaldığını söyledi. Ancak sahada ateşkes ihlalleri devam ediyor; taraflar son 48 saatte Hürmüz Boğazı çevresinde karşılıklı suçlamalarda bulundu. İsrail medyasına göre Tel Aviv yönetimi, anlaşmanın kapsamından duyduğu rahatsızlığı Washington’a iletti. Haaretz ve Kanal 12’nin haberlerinde, İran’ın nükleer programına ilişkin temel meseleleri ileri bir tarihe erteleyecek “sınırlı geçici anlaşma”nın İsrail’in stratejik hedefleriyle uyuşmadığı vurgulanıyor. İsrail’in özellikle İran’ın füze kapasitesi ve bölgesel vekil güçleri üzerindeki etkisinin sınırlandırılmamasından endişe ettiği belirtiliyor. Bu arada ABD istihbaratına dayandırılan uydu görüntüleri, İran’ın ağır bombardımana rağmen yer altı füze altyapısını ve insansız hava aracı üretimini beklenenden hızlı restore ettiğini ortaya koyuyor. İran Dışişleri Bakanı Erakçi, herhangi bir anlaşmanın Lübnan dahil tüm cepheleri kapsaması gerektiğini söyleyerek ateşkesin genişletilmesi talebini yineledi. Öte yandan ABD’nin Avrupa’daki askeri varlığını azaltma planlarını hızlandırması ve Körfez’deki gizli hava saldırılarına dair haberler, bölgesel denklemdeki karmaşık ittifak yapısını gözler önüne seriyor.
127 olay3 sa önce - Ortak aktörcanlı
Anlaşma umudu petrolü düşürdü, nükleer belirsizlik sürüyor
ABD ve İran arasında Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını hedefleyen müzakereler ilerleme kaydetti. Dışişleri Bakanı Marco Rubio, masada “oldukça sağlam” bir öneri bulunduğunu belirtirken, Reuters geçici ateşkes, ablukanın kaldırılması ve bazı yaptırımların hafifletilmesini öngören bir anlaşma üzerinde uzlaşıldığını ancak henüz sonuçlanmadığını aktardı. Petrol fiyatları, anlaşma iyimserliğiyle haftaya düşüşle başladı; Brent tipi ham petrol yüzde 4’ün üzerinde değer kaybetti. Buna karşın nükleer dosyada belirsizlik sürüyor. İran’ın BM misyonu, Tahran’ın barışçıl nükleer programı hakkında Washington’un “yalan ve dezenformasyon” yaydığını öne sürdü. İranlı yetkililer, ABD ile şu anda nükleer konuda doğrudan görüşme olmadığını ifade ediyor. Rubio ise önerinin nükleer meseleyi de ciddi ve zaman sınırlı bir müzakere sürecine bağlayacağını söyledi. Beyaz Saray’da düzenlenen toplantıda ateşkes planı hakkında nihai karar alınamaması, süreçteki kararsızlığı yansıtıyor. Jeopolitik gelişmeler ekonomik yansımalarını da gösteriyor. AB, Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer güvenliği için daha fazla Avrupa gemisine ihtiyaç olduğunu açıkladı. Bu arada İran savaşı Kanada’nın alüminyum ihracatını Avrupa’ya yöneltirken, Rusya-Belarus nükleer tatbikatları ve Ukrayna’nın BMGK’yi acil toplantıya çağırması küresel gerilimleri canlı tutuyor. ABD-İran hattındaki olumlu sinyaller enerji piyasalarında rahatlama yaratsa da, kalıcı bir çözümün önündeki siyasi belirsizlikler piyasalarda dalgalanmayı sürdürebilir.
193 olay48 dk önce - Ortak aktörcanlı
Dışişleri Bakanı Fidan, Putin ile görüşmek üzere Moskova'ya gidiyor
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Rus mevkidaşı Sergey Lavrov'un daveti üzerine 16-17 Haziran'da Moskova'yı ziyaret edecek. Ziyaret kapsamında Fidan'ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin tarafından kabul edilmesi ve Lavrov ile diğer üst düzey yetkililerle görüşmeler yapması planlanıyor. Ziyaret, Türkiye ile Rusya arasında son dönemde sürdürülen yoğun diplomatik temasların bir parçasını oluşturuyor. İki ülke Suriye, Libya, Ukrayna ve enerji işbirliği gibi bölgesel ve ikili konularda düzenli diyaloğa sahip. Bu çerçevede, görüşmelerin yeni somut adımların da önünü açması bekleniyor. Resmî açıklamada ziyaretin ayrıntılı gündemine yer verilmezken, üst düzeyli temasın iki ülke arasındaki stratejik iletişim kanallarının canlı tutulması açısından önem taşıdığı değerlendiriliyor. Fidan'ın Moskova programı, Türkiye'nin Rusya ile çok yönlü ilişkilerini sürdürme iradesini yansıtıyor.
Rusya14 olay3 gün önce - Ortak aktörcanlı
Trump'ın 80. Yaş Gününde Yoğun Diplomasi: İran Anlaşması ve Ukrayna Ateşkesi
ABD Başkanı Donald Trump’ın 80. yaş günü, İran ve Ukrayna ekseninde yoğun diplomatik trafiğe sahne oldu. Trump, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile ayrı ayrı telefon görüşmeleri yaparak Ukrayna’da ateşkes için girişimlerini hızlandırdı. Eş zamanlı olarak Pakistan’ın arabuluculuğunda İran ile nükleer anlaşma konusunda ilerleme sağlandığı açıklandı. Trump ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, anlaşmanın 24 saat içinde imzalanabileceğini belirtirken, İran Dışişleri Bakanlığı henüz net bir mutabakat olmadığını duyurdu. Küresel piyasalar bu beklentiyle pozitif seyretti. Diplomatik temasların perde arkasında, Orta Doğu’daki istikrarsızlığa dair uyarılar da yükseldi. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, bölgenin daha derin bir krize sürüklenmesinden endişe duyduğunu ifade ederken, Türkiye’nin BM Daimi Temsilci Yardımcısı Aslı Güven, Orta Doğu’da barışın bölgesel değil küresel bir zorunluluk olduğunu vurguladı. Kremlin ise bölgedeki gerilimin küresel ekonomiyi tehdit ettiğine dikkat çekti. Putin’in Trump’a doğum günü tebriği ilettiği ve yaklaşık bir saat süren samimi görüşmede İran, Basra Körfezi ve Ukrayna konularının ele alındığı bildirildi. Trump’ın doğum günü nedeniyle ertelenen G7 Zirvesi, Fransa’nın Evian kentinde başladı. Liderlerin ana gündeminde Ukrayna savaşı, İran ve Trump ile ilişkiler yer alıyor. Trump, hem Avrupa ortakları hem de Kiev üzerinde ateşkes için baskı kuracağını açıkladı. Tüm bu gelişmeler, önümüzdeki günlerde küresel diplomasinin seyrini belirleyecek kritik adımların işareti olarak değerlendiriliyor.
57 olay4 gün önce - Ortak aktörcanlı
ABD'li Yetkili 14 Maddelik İran Mutabakatını Duyurdu
ABD'li üst düzey bir yetkili, basın mensuplarına düzenlediği telekonferansta ABD ile İran arasında varılan 14 maddelik mutabakatın ayrıntılarını ilk kez paylaştı. Yetkili, mutabakat metninin tamamını okuduğunu ve kapsamlı değerlendirmelerde bulunduğunu belirtti. Mutabakata göre İran'ın nükleer silaha sahip olmayacağını kabul ettiğini vurgulayan yetkili, anlaşmanın Hürmüz Boğazı'nın açılmasına ilişkin hükümler de içerdiğini ifade etti. İki ülke arasındaki bu mutabakat, bölgesel güvenlik ve enerji piyasaları açısından kritik önem taşıyor.
Afganistan1 olay5 gün önce - Ortak aktörcanlı
ABD-İran Anlaşması Sızdı: 14 Madde ve Bürgenstock İmza Planı
Suudi merkezli El Arabiya, ABD ile İran arasında varıldığı iddia edilen 14 maddelik bir mutabakat metnini yayımladı. Belgenin ayrıntıları doğrulanmazken, tarafların 19 Haziran’da İsviçre’nin Bürgenstock kasabasında resmî imza töreni düzenlemeyi planladığı öne sürüldü. İran ve Arap medyasında geniş yankı bulan sızıntı, diplomatik bir atılım ihtimalini gündeme taşıdı. Washington ve Tahran’dan henüz resmî bir doğrulama gelmedi. İddia edilen anlaşma, özellikle nükleer müzakereler ve yaptırımlar bağlamında Orta Doğu’daki dengeleri etkileyebilecek potansiyele sahip. Ancak mutabakatın statüsü netleşmeden, bölgesel yansımaları belirsizliğini koruyor.
Lübnan2 olay6 gün önce