Netanyahu, işgal altındaki güney Lübnan'da çekilmeme mesajı verdi
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Salı günü İsrail ordusunun işgal altında tuttuğu güney Lübnan'daki birlikleri ziyaret etti. Askerlere hitaben, Hizbullah'ın tehdit oluşturmaya devam etmesi durumunda İsrail'in bu bölgeden çekilmeyeceğini ifade etti. Ziyaret, İsrail ile Lübnan hükümetleri arasında geçen Cuma günü bir güvenlik anlaşması imzalanmasının hemen ardından gerçekleşti. Netanyahu'nun bu sözleri, güvenlik anlaşmasının uygulanmasına yönelik belirsizlik işaretleri olarak yorumlandı. Anlaşmanın detayları tam olarak bilinmezken, İsrail'in çekilme takvimini Hizbullah'ın askeri varlığının sonlanmasına bağlaması, diplomatik sürecin kırılganlığını ortaya koyuyor.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
İsrail gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 3 sa önce- Güvenlik01 Tem 02:23
Netanyahu visits occupied southern Lebanon
TEL AVIV/BEIRUT: Israeli Prime Minister Benjamin Netanyahu on Tuesday visited Lebanese territory occupied by the Israeli military, telling soldiers that Israel would not withdraw from the country’s south as long as Hezbollah continued to pose a threat. It was the first visit by Netanyahu to occupied Lebanese territory since the Israeli and Lebanese governments reached a security agreement on Friday mediated by the United States under which Israel will hand over two areas to Lebanon’s army. “Our insistence is that we will not leave southern Lebanon until the threat is removed,” Netanyahu told troops, according to a statement released by his office, referring to Hezbollah. “And as long as Hezbollah remains here, armed and threatening us, we will remain here as well,” he said. Netanyahu, who last publicly visited occupied Lebanese territory in April, was joined by Defence Minister Israel Katz and senior military officials. Hundreds of thousands head home as fighting eases, many still stranded Pilot zones Under the US-backed security agreement, Israeli forces are to withdraw from two “pilot zones” and allow the Lebanese armed forces to take control of the areas. Few details have been made public on how the project will work in practice. Israel invaded Lebanon on March 2, sparking a regional war that killed thousands, mostly in Iran and Lebanon but also in the Gulf and in Israel. Israel’s military has created a “buffer zone” about 10 km into Lebanon along the entire length of the Israeli border. Israeli officials say the zone is necessary to protect northern Israeli communities from attacks launched by Hezbollah. The military has forced the local Lebanese population from their homes and carried out raids of villages, destroying buildings. The military says it is destroying infrastructure, including underground tunnels, used by Hezbollah. Over 4,000 Lebanese have been killed and more than a million displaced by Israel’s campaign in Lebanon since March. At least 32 Israeli soldiers and four Israeli civilians have been killed by Hezbollah, most of them in southern Lebanon. Netanyahu told Israeli troops on Tuesday that Hezbollah still had around 12,000 rockets and missiles in its arsenal and that the Israeli military had killed 9,000 militants in Lebanon. He gave no timeframe for the latter figure but appeared to be referring to the number killed since March 2. Thousands head home Some 400,000 Lebanese uprooted by war have returned to southern Lebanon, with more expected to follow in the coming week, the social affairs minister said on Tuesday, encouraged by a lull in the four-month-long conflict between Israel and Hezbollah. Yet many remain unable to go back. Since March, around 1 million people have been forced to flee their homes, and large numbers are still in shelters or temporary housing because their homes are destroyed or uninhabitable, said Hanine El Sayed. Roughly 40pc of those displaced have now returned to their towns and villages. The number of people staying in collective shelters has fallen sharply, to about 13,000 from 37,000, she said. While some shelters will remain open for families who cannot return, aid programmes including emergency cash support will continue. The number of shelters has dropped from 692 at the height of the crisis to 479, with additional centres opened in Nabatieh for those wanting to stay near their home areas. El Sayed said the headline figures conceal a gap between those able to return and those still displaced. “These are families that are able to return to something, at least the basic minimum,” she said. “The fact that the others have not returned means they have a much harder situation.” Authorities expect further returns in the coming days and hope within about a week to better gauge how many families cannot go back at all. “In about a week’s time ... we would really know the size of the problem how many absolutely cannot return because their homes have been totally damaged,” she said. Challenges For many, returning home does not mean a return to normal life. Families are often finding damaged houses, scarce electricity and water, and destroyed businesses and livelihoods, as the government works to restore basic services and expand cash assistance, rental support and employment programmes. Yet despite these hardships, many are choosing to return. Published in Dawn, July 1st, 2026
Dawn – WorldThe Korea Herald – WorldAl-Monitor – The Pulse of the Middle EastThe Straits Times – World
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
İsrail-Lübnan sınırında ateşkese rağmen drone saldırıları ve hava akınları sürüyor
İsrail ile Hizbullah arasında nisan ortasında yürürlüğe giren ateşkese karşın çatışmalar devam ediyor. Hizbullah, güney Lübnan'daki İsrail askerlerine ve kuzey İsrail'e yönelik insansız hava aracı (İHA) saldırılarını yoğunlaştırdı; bu saldırılarda bir tugay komutanı dahil çok sayıda İsrail askeri yaralandı veya öldü. İsrail ordusu, Hizbullah'ın silahlı İHA'larını durdurmakta zorlandığını bildiriyor. Buna karşılık İsrail, Lübnan'ın güneyine ve doğusuna düzenlediği hava saldırılarında çok sayıda kişiyi öldürdü; hedefler arasında acil müdahale merkezleri, evler ve motosikletli siviller yer aldı. Mart başından bu yana İsrail saldırılarında en az 3 bin 89 kişi hayatını kaybetti, 9 binden fazlası yaralandı. Katar ve Türkiye, İsrail'in Lübnan'daki saldırılarını kınayarak uluslararası topluma ve BM Güvenlik Konseyi'ne somut adım atma çağrısında bulundu. Hizbullah'tan bir milletvekili, İsrail askerlerinin Lübnan'dan çekilmesi koşuluyla tam ateşkesi desteklediklerini açıkladı ancak grup lideri Naim Qassem silahsızlanmaya karşı çıktı ve Beyrut yönetimini protestoya çağırdı. Bu söylemler, Lübnan hükümeti üzerindeki baskıyı artırırken ABD'nin tepkisini çekti. Bölgedeki kırılgan denge, karşılıklı ihlallerle sarsılıyor. Hizbullah'ın İHA saldırıları İsrail savunmasını aşarken, İsrail'in hava operasyonları Lübnan'da sivil kayıplara yol açarak insani durumu ağırlaştırıyor. Diplomatik girişimler ateşkesi kalıcı kılmakta yetersiz kalırken, çatışmaların yayılma riski ve uluslararası müdahale çağrıları gündemdeki yerini koruyor.
İsrail83 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Netanyahu: İsrail ABD askeri yardımından ‘kurtulmalı’
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ülkesinin ABD askeri yardımına bağımlılıktan kurtulması gerektiğini söyledi. Free Malaysia Today’in aktardığına göre Netanyahu, İsrail’in uzun vadede kendi savunma ihtiyacını karşılayabilecek kapasiteye ulaşmasını hedeflediklerini belirtti. 1948’deki kuruluşundan bu yana İsrail, enflasyona göre düzeltilmiş rakamlarla 300 milyar doların üzerinde ABD ekonomik ve askeri yardımı aldı. Netanyahu’nun açıklaması, bu tarihsel bağımlılığın sona erdirilmesi yönünde bir iradeyi ortaya koyuyor. Başbakan, özellikle savunma sanayiinde kendi kendine yeterliliğin stratejik önemine vurgu yaptı. Açıklama, ABD-İsrail ilişkilerinde yeni bir dönemi işaret edebileceği kadar, İsrail’in bölgesel tehdit algıları ve askeri teknoloji yatırımları bağlamında da değerlendiriliyor. Uzmanlar, böyle bir adımın iki ülke arasındaki askeri iş birliğini nasıl etkileyeceğini tartışıyor.
İsrail1 olay23 Haz - Aynı ülke gündemicanlı
Microsoft'tan İstifa Eden İtalyan Teknisyen, Şirketi Soykırıma Destek Vermekle Suçladı
İtalya'da bir Microsoft veri merkezi teknisyeni, şirketin bulut altyapısı ve Avrupa'daki veri merkezleri aracılığıyla İsrail'in askeri operasyonlarına destek verdiğini öne sürerek istifa etti. Eski çalışan, kitlesel bir e-posta göndererek Microsoft'u 'Microsoft Destekli Soykırım' ifadesiyle suçladı. Bu iddialar, teknoloji şirketlerinin çatışma bölgelerindeki rolüne yönelik etik kaygıları yeniden gündeme getirdi. Microsoft'un Azure bulut hizmetlerinin askeri amaçlarla kullanılması, şirket içi muhalefeti ve kurumsal sorumluluk tartışmalarını alevlendirme potansiyeli taşıyor.
İsrail1 olay1 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Dawn: Ateşkese rağmen Gazze'de 60 bin çocuk kaybı
Pakistan merkezli Dawn gazetesi, Gazze'de devam eden çatışmalarda İsrail güçlerinin Filistinli çocukları kasıtlı olarak hedef aldığını ve son 32 ayda 60 binden fazla çocuğun öldüğünü veya yaralandığını iddia etti. Gazete, ateşkese rağmen bu kayıpların sürdüğünü ve uluslararası medyanın ABD-İran gerilimi nedeniyle konuyu görmezden geldiğini yazdı. Editöryelde UNICEF verilerine atıf yapılarak, yaşananlar 'soykırım' olarak tanımlandı.
İsrail1 olay3 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Türkiye, UNRWA'nın 'eşi görülmemiş siyasi baskı' altında olduğunu bildirdi
Türkiye'nin Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi, Salı günü yaptığı açıklamada, BM Filistinli Mültecilere Yardım Ajansı'nın (UNRWA) artan siyasi saldırılar ve kronik fon eksikliğiyle karşı karşıya olduğu uyarısında bulundu. Ajansa yönelik siyasi baskıların benzeri görülmemiş düzeyde olduğunu belirten büyükelçi, aynı zamanda 10 milyon dolarlık yeni bir mali katkıyı duyurdu. Açıklamada, İsrail'in ajans personeline yönelik eylemleri kınanırken, UNRWA'nın Filistinli mültecilere temel hizmetleri sunmadaki hayati rolüne dikkat çekildi. Türkiye'nin bu katkısı, ajansın yaşadığı mali darboğazda önemli bir destek olarak öne çıkarken, aynı zamanda uluslararası topluma ajansa yönelik siyasi ve mali saldırılara karşı durma çağrısı niteliği taşıdı. UNRWA, özellikle son yıllarda bazı bağışçı ülkelerin fonlarını kesmesi ve siyasi tartışmaların odağı haline gelmesiyle ciddi zorluklarla mücadele ediyor. Türkiye'nin hem mali destek hem de siyasi duruş sergileyerek yaptığı bu çıkış, ajansın faaliyetlerinin sürdürülebilirliği açısından kritik bir dönemde gerçekleşti ve bölgesel dengeleri etkileyebilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
İsrail1 olay8 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Varşova-Tel Aviv seferindeki uçaktan kaçırılma alarmı
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Polonya merkezli LOT Havayolları'na ait Varşova-Tel Aviv seferini yapan yolcu uçağının Bulgaristan hava sahasındayken 7500 kodu yayınladığını açıkladı. Bu kod, uluslararası havacılıkta uçak kaçırma veya yasa dışı müdahale anlamına geliyor. Açıklamaya göre uçak alarm sonrası Türk hava sahasına giriş yaptı. Olayın niteliği ve uçaktaki yolcuların durumuyla ilgili henüz resmi bir bilgi paylaşılmadı. Türk sivil havacılık otoriteleri gelişmeyi takip ederken, gerekli güvenlik prosedürlerinin uygulandığı belirtildi.
İsrail2 olay11 sa önce