ABD Savunma Bakanı Hegseth'ten NATO 3.0 Açıklaması: Avrupa Daha Fazla Sorumluluk Almalı
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, Brüksel'deki NATO Savunma Bakanları Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, müttefiklerin artık 'kayıp yıllara' geri dönemeyeceğini belirterek daha fazla sorumluluk üstlenmeleri gerektiğini vurguladı. Hegseth, bu çerçevede Avrupa'daki ABD kuvvetlerinin konuşlanmasını ve üslenmesini inceleyecek altı aylık bir Pentagon değerlendirmesi başlattıklarını duyurdu ve bunu 'NATO 3.0' olarak nitelendirdi. Bu adım, Washington'un transatlantik savunma mimarisinde bir dönüşümü işaret ediyor. Değerlendirme, ABD'nin Avrupa'daki askeri varlığını yeniden şekillendirme ihtimalini gündeme getirirken, Avrupa başkentlerini savunma harcamaları ve kabiliyetleri konusunda daha somut adımlar atmaya zorlayabilir. NATO içindeki yük paylaşımı tartışmalarının alevlendiği ve Rusya kaynaklı güvenlik tehditlerinin sürdüğü bir dönemde gelen açıklama, Avrupa'nın stratejik özerklik arayışını da etkileyecek nitelikte. Değerlendirme sonuçlarının ittifakın geleceğine ve ABD-Avrupa ilişkilerine yön vermesi bekleniyor.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Afganistan gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 1 gün önce- Güvenlik18 Haz 10:02
ABD'den dikkat çeken 'NATO 3.0' açıklaması! 'Kayıp yıllara geri dönemeyiz'
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, Brüksel'deki NATO karargahında düzenlenen Savunma Bakanları Toplantısı'nın başlangıcında yaptığı konuşmada, NATO müttefiklerinin artık daha fazla sorumluluk üstlenmek zorunda olduğunu söyledi. 'NATO 3.0 DEĞERLENDİRMESİ' Bu kapsamda bugün Avrupa'daki ABD kuvvetlerinin konuşlanmasını ve üslenmesini inceleyecek 6 aylık bir "Savunma Bakanlığı Değerlendirmesi" başlattıklarını duyuran Hegseth, "6 aya kadar sürebilir, daha kısa da olabilir. Buna 'NATO 3.0 Değerlendirmesi' diyelim" ifadelerini kullandı. Pete Hegseth, çalışmanın ABD ordusu, Kongre ve müttefiklerle istişarelere yer vereceğini kaydederek, "Ancak kimsenin şüphesi olmasın, bu gerçek bir inceleme olacaktır" diye konuştu. Temel amacın, NATO'nun Avrupa'nın savunmasında liderliği üstlenmesi yönünde hızlı ve geri döndürülemez biçimde ilerlediğinden emin olmak olduğunu ifade eden Hegseth, Avrupa'nın kendi savunmasının birincil sorumluluğunu üstlenmesi, ABD kuvvetlerinin küresel ihtiyaçlara uygun şekilde konuşlandırılması ve üs ile hava sahası erişimlerinin açık ve güvence altında olmasını sağlamayı hedeflediklerini aktardı. 'BİZİM HARCAMAMIZ MÜTTEFİKLERİN KATKILARINA BAĞLI OLACAK' Hegseth, aynı zamanda bundan sonra ABD'nin NATO'ya yaptığı yıllık mali katkıların diğer ülkelerin savunma harcaması hedeflerini karşılamasına bağlı olacağına değinerek, "Diğer müttefikler gerekli harcamaları yapmazsa bizim katkımız da azalacaktır." uyarısında bulundu. ABD'nin Avrupa'nın savunmasına Avrupalı müttefiklerinden daha fazla önem veremeyeceğini ve onlar adına daha fazla ödeme yapamayacağını vurgulayan Hegseth, gerekeni yapmayan müttefikleri de yakından izleyeceklerini dile getirdi. Pete Hegseth, "Bu bazı ülkelerin başarısız olacağı, bazılarının ise başarıyla geçeceği bir değerlendirme olacaktır. Nihai amaç hem ABD'nin kuvvet konuşlanmasını iyileştirmek hem de NATO 3.0'ı güçlendirmektir." dedi. Yaklaşımın yapıcı olmayı hedeflediğini belirten Hegseth, Avrupa'nın Lahey Zirvesi'nde verdiği söz doğrultusunda kendi konvansiyonel savunmasının birincil sorumluluğunu üstlenmesi gerektiğinin altını çizerek, "Müttefiklerimizin bunu başarabileceğini biliyoruz. Artık zamanı gelmiştir." mesajını verdi. İlginizi Çekebilir 'CAYDIRICILIĞA ODAKLANAN İTTİFAK' ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin çok açık bir şekilde "NATO çok uzun süre sadece kağıt üzerinde güçlü görünen, tek taraflı işleyen bir yapı olduğu" konusunda uyardığını kaydeden Hegseth, artık bu dönemin sona erdiğinin altını çizdi. ABD Savunma Bakanı Hegseth, Lahey Zirvesi'nin ve savunma harcamalarına ilişkin taahhütlerin amacının da bu olduğuna işaret ederek şöyle devam etti: "Amaç, NATO'yu yeniden gerçek askeri güce ve caydırıcılığa odaklanan bir ittifaka dönüştürmektir. Soğuk Savaş'ı kazanan NATO 1.0 modelini esas alan bir NATO 3.0 inşa ediyoruz. Avrupa'nın konvansiyonel savunmasında müttefiklerimizin öncü rol üstlenmesi gerekiyor. NATO'nun her zaman olması gereken şey de buydu. Avrupa'nın ABD'ye bağımlı olması amaçlanmamıştı. Avrupa'nın, güçlü bir Amerika ile müttefik olan askeri bir güç olması gerekiyordu. NATO 1.0'ın özü buydu." Hegseth, daha sonra NATO 2.0 döneminde ittifakın Avrupa'nın savunulmasına odaklanmaktan uzaklaştığını, savaşma kabiliyetiyle ilgisi olmayan alan dışı operasyonlara yöneldiğini savundu. Bu dönemde tanklar, savaş uçakları ve hava savunma sistemleri yerine toplumsal cinsiyet eşitliği, iklim değişikliği ve savunma harcamalarında kısıtlamalar gibi hususların ön plana çıktığına işaret eden Hegseth, "Avrupa'nın sınırları sonuna kadar açıldı, sosyal devletler büyüdü, savunma bütçeleri küçüldü ve Avrupa'nın kendine ve medeniyetine olan inancı zayıfladı. NATO yönünü kaybetti. NATO 2.0 dikkat dağınıklığının, sanayisizleşmenin ve askeri kapasite kaybının dönemi oldu." değerlendirmesinde bulundu. 'KAYIP YILLARA GERİ DÖNEMEYİZ' Bakan Hegseth, bu dönemin aynı zamanda "bedavacılığın dönemi" de olduğunu belirterek artık bu "kayıp yıllara" geri dönmeyeceklerini söyledi. NATO 3.0 vizyonuyla ittifakın köklerine dönmesini, gerçek bir askeri ittifak haline gelmesini ve Avrupa'nın sürdürülebilir caydırabilecek güce ulaşmasını istediklerini aktaran Hegseth, bazı müttefiklerin gereken mesajlarını aldığını ancak göz ardı edilemeyecek ciddi gerilemeler de yaşandığını dile getirdi. Hegseth, "Tüm açıklığımıza rağmen bazı başkentler hala verilen mesajı anlamış görünmüyor. Başkan Trump'ın ortaya koyduğu tarihi gerekliliği ve NATO'nun yeniden güçlü ve etkili bir askeri ittifaka dönüştürülmesi ihtiyacını kavrayamayan çok fazla müttefik var. Başkan Trump müttefiklerimize basit bir sınav verdi: Amerika yardım istediğinde yanında olacaklar mı? Ne yazık ki çok sayıda ülke bu sınavı geçemedi." diye konuştu. 'BUNLAR OLMAMALIYDI' ABD'nin nesiller boyunca Avrupa'yı savunduğunu, ancak buna rağmen Trump'ın Avrupa üsleri ve limanlarını kullanma talebine çok sayıda müttefikin "hayır" dediğini anımsatan Hegseth, "Bu ülkeler, askerlerimizin güvenilir üs erişimi ve hava sahası geçiş haklarını engelleyerek Amerikalı kadın ve erkek askerleri riske attı. Oysa bunlar hiçbir zaman tartışma konusu olmamalıydı" dedi. Pete Hegseth, NATO'nun en büyük ekonomilerinden bazılarının hala "bedavacılık döneminin" devam ettiğini düşündüklerini belirterek artık bu yaklaşımın kabul edilmeyeceğini vurguladı. Bu nedenle NATO'nun olması gereken şeye dönüşmesi için çabalarını artırdıklarını aktaran Hegseth, bunu "Avrupa'nın kendi savunmasında başrolü üstlendiği dengeli bir ittifak" olarak tanımladı. Yunanistan'da SİPER 2 yankılandı! 'Aynı anda 10 hedef, gökyüzündeki tehlikeli perde' Dünyanın altındaki saatli bomba! En tehlikeli 10 fay hattı açıklandı: Listede Türkiye de var
Milliyet
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
ABD'li Yetkili 14 Maddelik İran Mutabakatını Duyurdu
ABD'li üst düzey bir yetkili, basın mensuplarına düzenlediği telekonferansta ABD ile İran arasında varılan 14 maddelik mutabakatın ayrıntılarını ilk kez paylaştı. Yetkili, mutabakat metninin tamamını okuduğunu ve kapsamlı değerlendirmelerde bulunduğunu belirtti. Mutabakata göre İran'ın nükleer silaha sahip olmayacağını kabul ettiğini vurgulayan yetkili, anlaşmanın Hürmüz Boğazı'nın açılmasına ilişkin hükümler de içerdiğini ifade etti. İki ülke arasındaki bu mutabakat, bölgesel güvenlik ve enerji piyasaları açısından kritik önem taşıyor.
Afganistan1 olay2 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
G7'de sızan taslak: İran nükleer silahı bırakacak, ABD 300 milyar dolar verecek
G7 zirvesinde dolaşıma giren bir ABD-İran çerçeve anlaşma taslağına göre İran, nükleer silah geliştirmeyi durdurmayı, ABD ise 300 milyar dolarlık mali teşvik sağlamayı taahhüt ediyor. Taslak metinde, anlaşmanın hayata geçmesiyle birlikte taraflar arasındaki savaşın sona ereceği belirtiliyor. Taslağın G7 liderler zirvesinde ortaya çıkması, uzun süredir devam eden nükleer gerilimin diplomatik çözümü için yoğun perde arkası temaslarının sürdüğüne işaret ediyor. İran'ın nükleer programı, 2015 Nükleer Anlaşması'nın (JCPOA) çöküşünden bu yana tırmanan bölgesel krizin merkezinde yer alıyor. Uluslararası toplumun yakından izlediği bu taslağın resmiyet kazanması halinde Orta Doğu'daki askeri gerginliğin azalması ve İran ekonomisinin rahatlaması bekleniyor. Ancak sızdırılan metnin taraflar arasında henüz kesinleşmiş bir mutabakatı yansıtmadığı, müzakere sürecinin devam ettiği değerlendiriliyor.
Afganistan1 olay2 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
İsveç'ten Afganistan İnsani Fonu'na 3 Milyon Dolar Destek
Birleşmiş Milletler İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi (OCHA), İsveç'in Afganistan İnsani Yardım Fonu'na (AHF) yaklaşık 3 milyon dolar aktardığını duyurdu. Bu katkı, Afganistan'da derinleşen insani kriz karşısında uluslararası toplumun sürdürdüğü mali yardımların bir parçası olarak kaydedildi. Afganistan, Taliban yönetimi altında ekonomik çöküş, kuraklık ve gıda güvensizliğiyle mücadele ederken, AHF üzerinden sağlanan fonlar temel ihtiyaçların karşılanmasında kritik rol oynuyor. İsveç'in desteği, özellikle yerinden edilmiş nüfus ve kış şartlarıyla başa çıkmaya çalışan topluluklar için acil yardım projelerine yönlendirilecek. Bu yardım, İskandinav ülkesinin Afganistan'a yönelik insani taahhütlerini teyit ederken, bağışçı yorgunluğunun endişe yarattığı bir ortamda fon akışının devamlılığına işaret ediyor. OCHA, 2024 yılı için talep ettiği yardım hedeflerine ulaşmakta zorlanırken, İsveç'in katkısı diğer donörlere de örnek teşkil edebilir.
Afganistan1 olay5 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Polonya’dan Zelenskiy’e Nişan Şoku: Beyaz Kartal Geri Alındı
Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’e 2023 yılında verilen Beyaz Kartal Nişanı’nın iptal edildiğini açıkladı. Kararın gerekçesi olarak, Ukrayna’nın İkinci Dünya Savaşı sırasında Polonyalıları öldüren Ukrayna İsyan Ordusu’nun (UPA) adını bir askeri birliğe vermesi gösterildi. Nawrocki, bu adımın Polonya toplumunda güveni zedelediğini vurguladı. Gelişme, Rusya’nın Ukrayna’yı işgaline karşı dayanışma içinde olan iki ülke arasındaki tarihi anlaşmazlıkların hassasiyetini yeniden ortaya koydu. Polonya, Ukrayna’ya askeri ve siyasi destekte öncü rol üstlenirken, özellikle Volhynia katliamı gibi konular ikili ilişkilerde kırılganlık yaratıyor. Nişanın geri alınması, Varşova’nın bu meseleyi diplomatik bir araç olarak kullandığını gösteriyor. Ukrayna’dan henüz resmi bir yanıt gelmedi.
Afganistan1 olay36 dk önce - Aynı ülke gündemicanlı
Taliban İktidarında Afgan Kadınların Görünmezliğe Mahkum Edilişi
Ağustos 2021'de Kabil'in Taliban kontrolüne geçmesiyle birlikte Afgan kadınlar için karanlık bir dönem başladı. Dini metinleri kendi otoritesini pekiştirecek şekilde yorumlayan Taliban, kadınların kamusal alanda tamamen örtünmesini ve bir erkek refakatçi olmadan sokağa çıkmasını yasaklayan kararnameleri yürürlüğe koydu. 1990'lardaki geçici iktidarına benzer bir tutum sergileyen yönetim, bu adımlarıyla kadınların eğitim, istihdam ve sosyal yaşamdan dışlanmasını resmileştirdi. Uluslararası kınamalara rağmen geri adım atmayan Taliban'ın politikaları, ülkedeki insani durumu ağırlaştırırken toplumsal cinsiyet eşitliği umutlarını da tüketiyor. 'Not all men?' başlıklı haber, bu katı kurallar karşısında eril rollerin çeşitliliğine işaret ederek farklı bir tartışma kapısı aralıyor.
Afganistan1 olay1 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Yılmaz: Türkiye Lübnan'ın Güvenliğini ve İstikrarını Desteklemeyi Sürdürecek
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Lübnan Başbakan Yardımcısı Mitri ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından Türkiye'nin Lübnan'ın güvenliği, istikrarı ve ekonomik kalkınmasına yönelik desteğini sürdüreceğini açıkladı. Yılmaz, İsrail'in yayılmacı politikalarına dikkat çekerek bölgesel dayanışmanın güçlendirilmesinin büyük önem taşıdığını vurguladı. Bu açıklama, Türkiye'nin Doğu Akdeniz ve Orta Doğu'daki diplomatik angajmanını yansıtırken, Lübnan'ın ekonomik kriz ve siyasi istikrarsızlıkla mücadele ettiği bir dönemde Ankara'nın Beyrut'a verdiği desteğin altını çizdi. İki ülke arasındaki temasların, özellikle İsrail'in bölgedeki askeri varlığının arttığı bir süreçte güvenlik iş birliğini kapsadığı belirtiliyor. Türkiye'nin Lübnan'a yönelik taahhüdü, uzun süredir devam eden ikili ilişkiler bağlamında ele alınırken, bölgedeki çatışmaların yayılmasını önlemeye yönelik diplomatik çabaların bir parçası olarak değerlendiriliyor. Yılmaz'ın mesajı, aynı zamanda Türkiye'nin Orta Doğu'da daha etkin bir rol üstlenme stratejisinin de işareti olarak yorumlandı.
Afganistan2 olay12 sa önce