İsrail ordusu üçüncü yıl BM kara listesinde: Çocuk hakları ağır ihlali
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in 2025 raporuna göre İsrail ordusu, hükümet güçleri arasında çocuklara yönelik ağır ihlallerde ilk sırada yer aldı. Raporda, işgal altındaki Filistin topraklarında doğrulanmış olayların benzeri görülmemiş seviyelere ulaştığı ve küresel ihlallerin yaklaşık üçte birini oluşturduğu belirtildi. Bu, İsrail ordusunun söz konusu BM listesine üst üste üçüncü kez girmesi anlamına geliyor. Veriler, çocukların çatışmalardan korunmasına yönelik uluslararası hukukun ciddi şekilde ihlal edildiğini gözler önüne seriyor. Listeye dahil edilme, diplomatik baskıyı artırma potansiyeli taşırken, raporun yayımlanmasıyla birlikte İsrail’in uluslararası toplum nezdindeki hesap verebilirlik tartışmalarının yeniden alevlenmesi bekleniyor.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
İsrail gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 18 Haz- Güvenlik18 Haz 06:10
Israeli army on UN blacklist for 3rd year over child 'grave violations'
UN Secretary-General Antonio Guterres said the Israeli military ranked first among government forces committing grave violations against children in 2025, with verified incidents in the Occupied Palestinian Territory reaching unprecedented levels and accounting for nearly one-third of all global violations, according to a report.
- Güvenlik18 Haz 13:51
UN may blacklist Israeli settlers for violating Palestinian child rights
U.N. Secretary-General Antonio Guterres warned Wednesday that Israeli settler groups could be added to a global blacklist for violations against children, voicing alarm at a 'stagg...
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
İsrail Lübnan'da Çekilmiyor, Batı Şeria'da Yerleşimci Şiddeti ve Baskılar Tırmanıyor
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun işgal altındaki güney Lübnan'ı ziyareti sırasında Hizbullah tehdidi sürdüğü müddetçe çekilmeyeceklerini açıklaması, bölgedeki askeri varlığın devam edeceğine işaret etti. Lübnan'da ABD arabuluculuğundaki çerçeve anlaşmasına ve ateşkese rağmen İHA saldırıları sürüyor; son olarak Nebatiye'de iki kişi öldü, çok sayıda sivil yaralandı. Netanyahu ayrıca güneydeki bazı Hristiyan köylerinin İsrail'e ilhak talebinde bulunduğunu iddia etti. Bu gelişmeler, İsrail'in Lübnan'daki askeri operasyonlarını ve toprak hedeflerini sürdürdüğünü gösteriyor. Batı Şeria'da ise yerleşimci şiddeti ve İsrail askeri baskıları hız kesmeden devam ediyor. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Ofisi, yerleşimci saldırılarının ve yeni karakol inşasının tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştığını, ilhak planlarının Filistin topluluklarını tehdit ettiğini belirtti. Son günlerde Nablus yakınlarındaki Tell köyünde İsrail güçleri evleri askeri kışlaya çevirdi, yerleşimciler Filistinlilere ateş açarak yaraladı, bir çocuk gerçek mermiyle vuruldu. ABD'li Kongre üyesi Ro Khanna'nın yerleşimciler tarafından gözaltına alınması, uluslararası toplumun dikkatini çeken bir başka olay oldu. Lübnan'da ateşkes ihlalleri ve Batı Şeria'da tırmanan şiddet dalgası, bölgedeki gerilimin derinleştiğini ve diplomatik girişimlerin etkisiz kaldığını ortaya koyuyor. İsrail'in askeri varlığını sürdürme ve yerleşim faaliyetlerini genişletme yönündeki adımları, hem insani hem siyasi sonuçlar doğuruyor.
İsrail86 olay14 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Ürdün, İsrail’in Mescid-i Aksa Tehdidi Üzerine Acil Toplantı Çağrısı Yaptı
Ürdün, İsrail’in Kudüs’teki Mescid-i Aksa ve Kubbet-üs-Sahra yerleşkesini ele geçirme tehlikesinin ‘yakın’ olduğu uyarısıyla Arap ve İslam ülkeleri dışişleri bakanlarını acil toplantıya çağırdı. Guardian’ın haberine göre, Ürdün yetkilileri İsrail’in söz konusu adımlarının dini bir çatışmayı tetikleyebileceğini belirtti. Kudüs’ün en kutsal mekânları arasında yer alan Harem-i Şerif’in statüsüne yönelik bu uyarı, Orta Doğu’da zaten gergin olan krizi daha da derinleştirebilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Ürdün, Mescid-i Aksa’nın uluslararası hukuka aykırı biçimde ele geçirilmesi durumunda bölgedeki dengelerin sarsılacağını ve çatışmanın boyutlarının genişleyebileceğini vurguladı. Acil toplantı çağrısı, İsrail-Filistin hattında son dönemde tırmanan şiddet ve statüko tartışmalarının gölgesinde yapılıyor. Ürdün’ün diplomatik girişimi, İslam dünyasını ortak bir tepki etrafında birleştirmeyi ve uluslararası kamuoyunun dikkatini yeniden Kudüs’ün korunması gereken dini karakterine çekmeyi amaçlıyor.
İsrail1 olay1 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
İsrail, 7 Ekim Sonrası İlk Kez 27 Ekim'de Sandık Başında
İsrailliler, 7 Ekim 2023'teki Hamas saldırısının ardından ilk ulusal seçim için 27 Ekim'de oy kullanacak. Ülkeyi sarsan ve İsrail'in Gazze, Lübnan ve İran'da savaşa girmesiyle Orta Doğu'yu kargaşaya sürükleyen saldırı sonrası yapılacak bu seçim, bölgenin geleceği açısından kritik önem taşıyor. Seçim kampanyalarının, süregelen çatışmaların gölgesinde şekillenmesi bekleniyor. Bu seçim, İsrail'in iç siyasetinde ve bölgesel politikalarında yeni bir dönemin habercisi olabilir. Savaş yorgunluğu ve güvenlik endişelerinin seçmen davranışını nasıl etkileyeceği merak konusu. Seçim sistemi ve öne çıkan adaylar hakkındaki tartışmaların, önümüzdeki haftalarda siyasi gündemi belirlemesi öngörülüyor.
İsrail1 olay6 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Suriye liderinden İsrail’e güvenlik anlaşması mesajı
Suriye Devlet Başkanı Ahmed Şara, Katar merkezli Al Jazeera televizyonuna verdiği özel röportajda, İsrail ile bir güvenlik anlaşmasına varmayı hedeflediklerini açıkladı. Şara, bölgenin İsrail ile İran’ın nüfuz mücadelesi arasında seçim yapmaya zorlanmaması gerektiğini vurguladı. Bu açıklama, Suriye’de yeni yönetimin dış politika önceliklerini yansıtması açısından dikkat çekici. Ülkenin uzun süredir İran’ın müttefiki olarak konumlandığı ve İsrail ile gergin ilişkiler yaşadığı düşünüldüğünde, güvenlik anlaşması arayışı bölgesel dengeleri etkileyebilecek bir sinyal olarak değerlendiriliyor. Şara’nın sözleri, Suriye’nin yeniden inşa sürecinde uluslararası ilişkilerini çeşitlendirme ve komşularıyla normalleşme isteğine işaret ediyor. Ancak, İsrail ile somut bir anlaşmaya varılıp varılmayacağı ve bunun Suriye’nin diğer bölgesel aktörlerle olan ilişkilerini nasıl şekillendireceği belirsizliğini koruyor.
İsrail1 olay26 Tem - Aynı ülke gündemicanlı
Suudi Nükleer Anlaşması İsrail'de Endişe ve Umut Yarattı
ABD ile Suudi Arabistan arasında krallığın Amerikan teknolojisiyle nükleer reaktör inşa etmesine ve uranyum zenginleştirmesine olanak tanıyan anlaşma, İsrail'de hem silahlanma yarışı endişelerine hem de bölgesel barış umutlarına yol açtı. Eski Savunma Bakanı Avigdor Lieberman, Suudi Arabistan'ın sivil nükleer programının eninde sonunda nükleer silah üreteceğini ve bölgede bir silahlanma yarışını tetikleyeceğini öne sürdü. Los Angeles eski İsrail Başkonsolosu Yaki Dayan da anlaşmanın diğer bölgesel güçlerin kendi zenginleştirme anlaşmaları için bastırmasına neden olabileceği uyarısında bulundu. Öte yandan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, anlaşmanın hemen ardından Suudi Arabistan'ın İbrahim Anlaşmaları'na katılmasının 'Orta Doğu'da barış için tarihi bir sıçrama' olacağını söyledi. Bu çerçevede, nükleer iş birliğinin Suudi-İsrail normalleşmesi için bir basamak taşı olabileceği yorumları yapıldı. Uzmanlar, anlaşmanın kısa vadede diplomasi kapısını aralarken uzun vadede nükleer yayılma riskini artırdığına dikkat çekiyor.
İsrail4 olay25 Tem - Aynı ülke gündemicanlı
Mısır, İrlanda'nın İsrail Yerleşim Ürünlerine İthalat Yasağını Memnuniyetle Karşıladı
Mısır Dışişleri Bakanlığı, İrlanda'nın İsrail'in yasa dışı yerleşim yerlerinden gelen ürünlerin ithalatını yasaklayan kanunu tamamlamasından duyduğu memnuniyeti açıkladı. Açıklamada, bu tutumun uluslararası hukuk ve meşruiyet kararlarına bağlılığı yansıttığı belirtildi. İrlanda'nın aldığı bu karar, İsrail'in Batı Şeria ve Doğu Kudüs'teki yerleşim faaliyetlerine yönelik uluslararası eleştirilerin somut bir adıma dönüşmesi olarak değerlendiriliyor. Mısır'ın desteği, Arap ülkeleri ile Avrupa Birliği arasında bu konuda artan diplomatik yakınlaşmanın bir göstergesi sayılıyor. Daha önce bazı Avrupa ülkeleri yerleşim mallarına etiketleme zorunluluğu getirirken, İrlanda'nın doğrudan ithalatı yasaklaması daha sert bir tedbir olarak öne çıkıyor. Bu gelişme, İsrail-Filistin meselesinde uluslararası hukukun uygulanmasına yönelik baskının arttığına işaret ediyor.
İsrail1 olay27 Tem