İsrail Ordusu Filistinli Ailenin Evini Yıktı, Suyunu Kesti
Filistin resmi ajansı WAFA'nın haberine göre, İsrail ordusu Batı Şeria'nın güneyindeki Kalkas beldesine baskın düzenledi. Askerler, Nayif Ebu Sinine'ye ait 500 metrekarelik iki katlı evi ağır iş makineleriyle yıktı. Aile, evde beş kişinin yaşadığını bildirdi. Baskında ayrıca suyun kesildiği ve ağaçların söküldüğü belirtildi. Olay, bölgede devam eden yerleşim faaliyetleri ve Filistinli mülklerine yönelik yıkımlar bağlamında yaşanan son insani krizi yansıtıyor. İsrail makamlarından yıkımın gerekçesine ilişkin henüz bir açıklama gelmedi.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
İsrail gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 5 gün önce- Güvenlik08 Haz 09:42
Evlerini yıktılar, suyunu kestiler, ağaçlarını söktüler! Filistin'de yine insanlık dramı
Filistin resmi ajansı WAFA'nın haberine göre, İsrail ordusu ağır iş makineleriyle Kalkas beldesine baskın düzenledi. İsrail askerleri beldede Filistinli Nayif Ebu Sinine'ye ait 500 metrekarelik alana inşa edilen 2 katlı evi yıktı. Yıkılan evin sahibi Nayif Ebu Sinine'nin oğlu Abdurrahman Ebu Sinine, söz konusu evde 5 kişinin yaşadığını aktardı. Abdurrahman Ebu Sinine ayrıca, İsrail askerlerinin beldedeki bir marangoz atölyesini de yıktığını, çok sayıda meyve ağacını ise söktüğünü belirtti. FİLİSTİN TOPRAKLARINI GASBEDEN İSRAİLLİLER, SU ŞEBEKESİNE ZARAR VERDİ Öte yandan Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler, Beytüllahim'in güneydoğusundaki Halayil el-Luz bölgesinde su şebekesine zarar verdi. WAFA'nın haberine göre, su şebekesinin bulunduğu arazinin sahibi Esat Muhammed Suveys, İsrailli saldırganların dikenli tellerle çevrili araziye zorla girdiğini, su şebekesini tahrip ettiğini ve 250 metreküplük su kuyusuna zarar verdiğini söyledi. Suveys, İsrailli saldırganların bir su toplama havuzunu boşalttığını ve vanalarını çaldığını belirtti. Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin benzer saldırılarının son dönemde arttığını vurgulayan Suveys, yaşanan olaylar sırasında bir parmağının kırıldığını, ekinlerinin tahrip edildiğini ve çiftlik hayvanlarının çalındığını kaydetti. İSRAİL, "RUHSATSIZ" OLDUĞU İDDİASIYLA FİLİSTİNLİLERE AİT YAPILARI YIKIYOR İsrail ordusu, işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te Filistinlilere ait yapıları sık sık "ruhsatsız" olduğu iddiasıyla yıkıyor. İsrail makamları, işgal altındaki Batı Şeria'nın "C" bölgesinde Filistinlilerin inşaat ve tarımsal faaliyetlere ciddi kısıtlamalar getiriyor, Filistinliler için "ruhsat" alımını da zorlaştırarak neredeyse imkansız hale getiriyor. Filistin yönetimi ile İsrail arasında 1995'te imzalanan İkinci Oslo Anlaşması çerçevesinde Batı Şeria; A, B ve C bölgelerine ayrılmıştı. İşgal altındaki Batı Şeria'nın yüzde 18'ini kapsayan A bölgesinin yönetimi, idari ve güvenlik olarak Filistin'e, yüzde 21'lik B bölgesinin idari yönetimi Filistin'e, güvenliği İsrail'e devredilirken, yüzde 61'ini kapsayan C bölgesinin idare ve güvenliği İsrail'e bırakılmıştı. İsrail'in Gazze Şeridi'ne saldırı başlattığı 7 Ekim 2023'ten bu yana işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te de Filistinlilere yönelik gözaltı, baskın ve saldırılarda artış yaşanıyor. NATO uçakları acil koduyla havalandı! Sınırı geçen İHA düşürüldü Şehir merkezine indi, tam 94 okul birden kapatıldı! Japonya'da ayı alarmı
milliyet.com.tr
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Ortak aktörcanlı
Trump'ın Uyarılarına Rağmen İsrail Lübnan'a Yönelik Saldırılarını Sürdürüyor
Ortadoğu'daki gerginlik, ABD Başkanı Donald Trump'ın uyarılarına rağmen dinmiyor. İsrail ve İran arasındaki karşılıklı saldırılar durmuş olsa da, İsrail ordusu güney Lübnan'a yönelik operasyonlarına devam ediyor. İran, saldırıların durdurulmaması halinde 'şiddetli bir karşılık' verileceği tehdidinde bulunduktan sadece bir gün sonra, İsrail ordusu Lübnan'ın güneyindeki hedeflere saldırılarını sürdürdü. Bu durum, bölgede tansiyonun yeniden yükselme riskini canlı tutuyor.
İsrail1 olay3 gün önce - Ortak aktörcanlı
Hamas, İsrail'i ateşkesi baltalamakla suçladı; çadır kampa saldırıda 5 ölü
Hamas, İsrail'in Gazze kentindeki bir çadır kampına düzenlediği ve en az beş kişinin ölümüne yol açan saldırıyı kınayarak, bunun ateşkes anlaşmasını sabote etme girişimi olduğunu öne sürdü. Örgüt, saldırıyı 'yerinden edilmiş Filistinlilere yönelik bir katliam' olarak nitelendirdi ve sivillere karşı savaşın tırmandığını savundu. İsrail'in saldırısı, uzun süredir kırılgan bir şekilde devam eden ateşkes müzakerelerinin gölgesinde gerçekleşti. Hamas'ın suçlaması, diplomatik çabaların zora girdiği bir dönemde taraflar arasındaki güvenin daha da aşınma riskini ortaya koyuyor. Bu gelişme, çatışmaların insani boyutunu bir kez daha gözler önüne sererken, uluslararası toplumun bölgedeki tansiyonu düşürme çabalarına rağmen sahada şiddetin arttığına işaret ediyor. Saldırıda hayatını kaybedenler arasında kadın ve çocukların bulunduğu belirtilirken, olayın ateşkes sürecini daha da karmaşık hale getirmesi bekleniyor.
Filistin6 olay5 gün önce - Ortak aktörcanlı
ABD-İran Anlaşma Taslağı İsrail’i Kaygılandırıyor: Hürmüz Boğazı ve Abraham Anlaşmaları Pazarlıkta
ABD ile İran arasında Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ve deniz ablukasının kaldırılması karşılığında Washington’un askerî varlığını çekmesini öngören bir mutabakat zaptı taslağı, İsrail’de rahatsızlık yarattı. Mayıs 2026 sonunda İran devlet televizyonunun duyurduğu taslak, 60 günlük ateşkesle başlayacak ve İran’ın ticari geçişleri eski hâline getirmesiyle ABD güçlerinin bölgeden uzaklaştırılmasını içeriyor. Ancak Başkan Trump yaptırımların hafifletilmeyeceğini vurgularken, İran ise uranyum ve Hürmüz’den geçiş ücreti alınmaması gibi ek talepleri reddetti. Görüşmeler Pakistanlı arabulucular aracılığıyla sürüyor ve taraflar henüz kilit meselelerde anlaşmaya varmadı. İsrail, anlaşmayı “başarısızlık” olarak nitelendirirken, Washington’daki etkisinin azaldığını savunuyor. Trump’ın İran ile müzakerelere Abraham Anlaşmaları’na uyum şartını eklemesi, Arap müttefiklerinin pozisyonuyla örtüşmediği gerekçesiyle eleştiriliyor. Öte yandan ABD ve İsrail’in Ürdün’ün Mescid-i Aksa’daki vesayetini hedef aldığı iddiaları da diplomatik gerilimi tırmandırıyor. Bu süreçte taraflar arasında askerî çatışmalar yaşandı; Washington Hürmüz Boğazı üzerinde beş İran İHA’sını düşürdüğünü, Tahran ise Kuveyt’teki ABD üssüne balistik füze saldırısı düzenlediğini bildirdi. Anlaşma, küresel petrol arzı açısından kritik olan Hürmüz Boğazı’ndaki tıkanıklığı giderme potansiyeli taşırken, İsrail’in güvenlik kaygıları ve bölgesel normalleşme çabalarını yeniden şekillendiriyor. Trump yönetimi diplomatik çözümü askerî seçeneğe tercih ettiğini belirtse de, Pakistan’ın Abraham Anlaşmaları’na katılma ihtimalinin düşük olması ve İran’ın tutumu müzakerelerin geleceğini belirsiz kılıyor.
ABD24 olay6 gün önce - Ortak aktörcanlı
İsrail medyası: Ülkeyi terk edenlerin sayısı gelenleri geçti
İsrail basınında yer alan derlemelere göre, son dönemde İsrail'den ayrılanların sayısı ülkeye giriş yapanlardan daha fazla. Bu eğilim, gönüllü göç olarak tanımlanırken, iç siyasetteki belirsizlikler ve güvenlik endişelerinin etkili olduğu yorumları yapılıyor. Aynı basın taramasında, üst düzey bir subayın cinsel istismar nedeniyle görevden alındığı ve Netanyahu'ya yakın bir ismin koalisyon birliğini tehlikeye atmakla suçlandığı da bildiriliyor. Net göç verileri, İsrail'in demografik ve sosyoekonomik dinamikleri açısından dikkate değer bir gösterge olarak öne çıkıyor.
İsrail1 olay03 Haz - Ortak aktörcanlı
Trump İran Nükleer Anlaşması İçin Nihai Kararını Veriyor
ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın zenginleştirilmiş uranyum stokunun akıbetine ilişkin nihai kararını vermek üzere ulusal güvenlik ekibiyle Beyaz Saray Durum Odası'nda bir araya geldi. Trump, uranyumun ABD'ye teslim edilmesini ya da uluslararası denetimde imha edilmesini talep ederken, İran'ın nükleer silah geliştirmeyeceğini taahhüt etmesi, Hürmüz Boğazı'nın deniz trafiğine açılması ve bölgedeki mayınların temizlenmesi gibi koşulları sıraladı. İran liderinden gelen 'uranyumun ülkede kalması' yönündeki direktif ve Meclis Başkanı Galibaf'ın sert ifadeleri, müzakere sürecinde belirleyici oluyor. Rusya arabuluculuk önerirken, Kazakistan uranyuma ev sahipliği yapmaya hazır olduğunu bildirdi. İsrail Başbakanı Netanyahu'nun Trump'ı daha sert bir tutuma yönlendirme çabalarının şimdilik etkili olamadığı belirtiliyor. Türkiye Dışişleri Bakanı Fidan ise tarafların anlaşmaya yakın olduğu değerlendirmesinde bulundu. Uzmanlar, uranyum sorununun çözümünün bölgesel istikrar ve nükleer silahlanmanın önlenmesi bakımından hayati önem taşıdığına işaret ediyor.
83 olay52 dk önce - Ortak aktörcanlı
İran ve ABD Arasında Hürmüz Boğazı Gerilimi, Diplomasi ve Suçlamalar Sürüyor
İran’ın BM misyonu, ABD’yi Tahran ve nükleer programı hakkında “yalan, asılsız suçlama ve dezenformasyon yaymakla” suçladı. Açıklamada, Washington’un deniz ablukalarıyla uluslararası hukuku ihlal ettiği öne sürüldü. Buna karşın ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ve nükleer konularda zamana bağlı müzakereleri içeren “oldukça sağlam” bir önerinin masada olduğunu duyurdu. Taraflar arasında ateşkesin uzatılması, boğazdaki geçiş serbestisinin sağlanması ve bazı yaptırımların kaldırılmasını öngören bir anlaşma ihtimali gündemde; ancak nükleer program konusundaki temel uyuşmazlık sürüyor. Küresel enerji piyasaları, anlaşma beklentisiyle hareketlendi. Brent petrolü yüzde 4,2 düşerek varil başına 99,16 dolara geriledi. İran, boğaz üzerindeki egemenliğinin serbest ticareti engellemek için değil, güvensizlik ve askeri girişimleri önlemek amacı taşıdığını savundu. ABD’li yetkililer ise boğazda mayın bulunmadığını açıkladı. AB dış politika şefi Kaja Kallas, seyrüsefer serbestisini güvence altına almak için daha fazla deniz unsuruna ihtiyaç duyulduğunu belirtti. ABD Başkanı Trump’ın “acelemiz yok” açıklaması ve İran’ın nükleer konuda doğrudan müzakereleri reddetmesi, sürecin kırılganlığını ortaya koyuyor. Çatışmaların gölgesinde Rusya-Belarus nükleer tatbikatları ve Ukrayna’nın BMGK’de acil toplantı talebi, geniş çaplı jeopolitik belirsizliği derinleştiriyor. Hürmüz Boğazı’ndaki tansiyon, enerji arzı, uluslararası deniz hukuku ve küresel güvenlik dengeleri açısından yakından izleniyor.
69 olay4 sa önce