İçeriğe atla
Hikayeler
TR
Gelişiyor

Chatham House analizi: Orta Doğu'da yeni dönem ve Türkiye'nin yükselişi

İngiltere merkezli düşünce kuruluşu Chatham House, ABD ve İsrail'in İran'a karşı başlattığı savaşın Orta Doğu'da dengeleri kökten değiştirdiğini ve bölgede yeni bir dönemi başlattığını ileri sürdü. Yayımladığı analizde, çatışmaların bölgesel aktörlerin konumlarını yeniden şekillendirdiğine dikkat çekildi. Ortaya çıkan yeni tabloda Türkiye'nin etkisini artırabilecek en önemli ülkelerden biri olarak öne çıktığı vurgulanırken, Ankara'nın jeopolitik konumu ve kapasitesiyle önemli avantajlar elde edebileceği öngörüldü. Analiz, Türkiye'nin önümüzdeki dönemde bölgesel güç olarak yıldızının parlayacağı değerlendirmesini içeriyor.

Başlangıç 05 Haz 11:25 2 olay Güncellendi 06 Haz
Paylaş
Bağlam · AI üretimi

Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.

Bu gündemi takip et

Türkiye gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.

Zaman çizelgesi

en güncel: 06 Haz
  1. Ekonomik05 Haz 11:25

    İngiliz basını 'sürpriz olmayacak' diyerek duyurdu! 'Türkiye'nin yıldızı parlayacak, önemli avantaj sağlayacak'

    MİLLİYET.COM.TR / İngiltere merkezli düşünce kuruluşu Chatham House, ABD ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı savaş ile birlikte Orta Doğu'da yeni bir dönemin başladığını belirterek dikkat çeken bir analiz yayımladı. Analizde, savaşın bölgesel dengeleri kökten değiştirdiği ve ortaya çıkan yeni tabloda Türkiye'nin etkisini artırabilecek en önemli aktörlerden biri haline geldiği vurgulandı. ‘TÜRKİYE’NİN YILDIZI PARLAYACAK’ İngiliz uzmanlara göre çatışmaların ardından güvenlik, ticaret ve diplomasi alanlarında oluşan yeni ihtiyaçlar Ankara'ya önemli fırsatlar sunarken “Türkiye'nin son yıllarda attığı adımlar, savaş sonrası şekillenecek Orta Doğu düzeninde daha görünür ve daha etkili bir rol üstlenmesini sağlayabilecek. Yani Türkiye’nin yıldızı parlayacak” denildi. SAVUNMA SANAYİSİNDE ANKARA VURGUSU Analizde özellikle Türk savunma sanayisinin yükselişine dikkat çekildi. Körfez ülkelerinin güvenlik alanında uzun yıllardır ABD'ye bağımlı olduğu ancak son gelişmelerin bölge ülkelerini alternatif ortaklıklar aramaya yönelttiği belirtildi. Bu noktada Türkiye'nin güçlü savunma sanayisi, insansız hava araçları ve gelişen askeri teknolojileriyle öne çıktığı kaydedildi. ‘ÖNEMLİ AVANTAJ SAĞLIYOR’ Chatham House'a göre Ankara ile Körfez ülkeleri arasındaki iş birliği yalnızca savunma ürünleri satışlarıyla sınırlı kalmayacak. Önümüzdeki dönemde ortak üretim projeleri, teknoloji transferleri, yatırım anlaşmaları ve stratejik güvenlik ortaklıklarının da gündeme gelmesi bekleniyor. Uzmanlar, Türkiye'nin hem NATO üyesi olması hem de bölge ülkeleriyle geliştirdiği ilişkiler sayesinde bu süreçte önemli avantajlar elde ettiğine dikkat çekiyor. TİCARET YOLLARI YENİDEN ÇİZİLİYOR İngiliz düşünce kuruluşunun dikkat çektiği bir diğer başlık ise küresel ticaret koridorları oldu. İran çevresinde yaşanan gerilimlerin ardından enerji ve ticaret güzergâhlarının yeniden şekillenmeye başladığı belirtilirken, Türkiye'nin bu değişimden fayda sağlayabilecek ülkelerin başında geldiği ifade edildi. Analizde Ankara'nın desteklediği Kalkınma Yolu Projesi ve Orta Koridor girişiminin öneminin daha da arttığı vurgulandı. Bu projelerin yalnızca ticaret akışını hızlandırmakla kalmayacağı, aynı zamanda bölgedeki jeopolitik dengeleri de yeniden şekillendirebileceği kaydedildi. ‘AVRUPA, ASYA VE KÖRFEZ ARASINDA GEÇİŞ NOKTASI’ Türkiye'nin Avrupa, Asya ve Körfez arasında doğal bir geçiş noktası haline geldiğine dikkat çekilen analizde, savaş sonrası dönemde yeni ulaştırma ve lojistik projelerinin Ankara'nın stratejik konumunu daha da güçlendirebileceği belirtildi. Chatham House ayrıca Türkiye, Suriye, Ürdün ve Suudi Arabistan'ı birbirine bağlaması planlanan kara ulaşım projelerinin de giderek daha fazla ilgi gördüğünü ifade etti. Bu tür girişimlerin hayata geçirilmesi halinde Türkiye'nin bölgesel ticaret ağlarının merkezinde yer alabileceği değerlendirildi. YENİ İTTİFAKLARDA TÜRKİYE ETKİSİ Analizde savaşın yalnızca ekonomik ve askeri alanlarda değil, diplomatik cephede de yeni oluşumları hızlandırdığı belirtildi. Türkiye, Pakistan, Suudi Arabistan ve Mısır arasında gelişen iş birliği platformu buna örnek gösterildi. İngiliz uzmanlara göre bu yapı henüz resmi bir ittifak niteliği taşımasa da savaş sonrası Orta Doğu'nun siyasi ve güvenlik mimarisinde etkili rol oynayabilecek bir platform olarak görülüyor. Ankara'nın bu oluşum içinde aktif konumda bulunmasının Türkiye'nin diplomatik ağırlığını daha da artırabileceği ifade ediliyor. Öte yandan Türkiye ile Körfez İş birliği Konseyi arasındaki ekonomik ilişkilerin de yeni dönemde ivme kazanabileceği belirtiliyor. Analize göre devam eden serbest ticaret görüşmeleri savaş sonrası oluşan yeni atmosferin etkisiyle hızlanabilir. Ankara'nın son dönemde yatırım ortamını güçlendirmek amacıyla attığı adımların da Körfez sermayesini Türkiye'ye çekme potansiyeli taşıdığı değerlendiriliyor. ‘SÜRPRİZ OLMAYACAK’ Chatham House, İran savaşı sonrasında Ortadoğu'daki güç dengelerinin yeniden şekillendiğini ve bölgenin eski statüsünün hızla değiştiğini belirtti. Analizde, kazananların ve kaybedenlerin henüz tam olarak ortaya çıkmadığı ancak mevcut gelişmelerin Türkiye'nin bölgesel rolünü genişletme ihtimalini güçlendirdiği vurgulandı. İngiliz düşünce kuruluşuna göre savunma sanayisindeki yükselişi, ticaret koridorlarındaki stratejik konumu ve gelişen diplomatik ilişkileri sayesinde Türkiye, savaş sonrası oluşacak yeni Orta Doğu denkleminde etkisini artırabilecek başlıca ülkeler arasında yer alıyor. Bu nedenle uzmanlara göre Ankara'nın önümüzdeki dönemde bölgesel siyasetin en belirleyici aktörlerinden biri haline gelmesi sürpriz olmayacak.

    milliyet.com.tr
  2. Güvenlik06 Haz 04:51

    İsrail'de Türkiye'nin son hamlesi yankılandı! 'Orta Doğu'yu sarsacak, uzun vadeli planları var'

    MİLLİYET.COM.TR / İsrail basınında Türkiye’nin yeni nesil savunma sanayii hamlesi geniş yankı uyandırdı. ‘ORTA DOĞU’YU SARSACAK’ Tel Aviv’in önde gelen gazetelerinden Maariv, Ankara’nın geliştirdiği İHA-230 füzesinin “Orta Doğu’yu sarsacak” kapasiteye sahip olduğunu öne sürerek, sistemin hava gücü dengesinde önemli bir değişim yaratabileceğini yazdı. Haberde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Türkiye’nin savunma sanayiinde yerli ve milli üretim kabiliyetini hızla artırdığı vurgulandı. ‘YÜKSEK HASSASİYETLE ÇALIŞABİLİR’ Türk savunma sanayi şirketi Roketsan tarafından geliştirilen İHA-230’un, insansız hava araçlarından fırlatılabilen süpersonik balistik özellikli bir mühimmat olduğu ve saldırı dronlarına entegre edilmek üzere tasarlandığı belirtildi. Maariv’e göre İHA-230, 150 kilometrenin üzerindeki hedefleri vurabilme kapasitesine sahip. Menzilin, platformun irtifası ve hızına bağlı olarak değiştiği ifade edilirken, sistemin elektronik harp koşullarında dahi yüksek hassasiyetle çalışabildiği kaydedildi. ‘ATEŞLE VE UNUT’ Füzenin, radar sistemleri, komuta-kontrol merkezleri, iletişim ağları, hafif zırhlı araçlar ve kritik altyapı unsurları gibi yüksek değerli hedeflere karşı kullanılmak üzere geliştirildiği aktarıldı. “Ateşle ve unut” prensibiyle çalışan sistemin, uydu destekli ataletsel navigasyon teknolojisi kullandığı ifade edildi. Sistemin Türk Hava Kuvvetleri’nin BAYRAKTAR AKINCI, TUSAŞ ANKA-S ve KIZILELMA platformlarına entegre edilmesinin planlandığı belirtildi. İlk testlerin 2022’de 25 bin feet irtifadan gerçekleştirildiği ve hedefin başarıyla vurulduğu hatırlatılırken, sonraki denemelerde menzilin 200 kilometre seviyelerine ulaştığı ifade edildi. ‘TÜRKİYE’NİN UZUN VADELİ PLANLARI VAR’ Analizde dikkat çeken bir diğer başlık ise Türkiye’nin bu alandaki uzun vadeli planları oldu. Roketsan’ın, 500 kilometre menzile ulaşması beklenen yeni nesil hava tabanlı balistik sistemler üzerinde de çalıştığı öne sürüldü. Maariv, bu gelişmeyi Türkiye’nin “hava gücü ve derin taarruz kapasitesinde önemli bir sıçrama” olarak değerlendirirken, savunma sanayisindeki ilerlemenin bölgesel dengeler açısından yakından takip edildiğini yazdı. İHA-230 ÖZELLİKLERİ NELERDİR? Gece ve gündüz görev yapabilecek şekilde tasarlanan İHA-230, kara ve deniz üzerindeki sabit hedeflerin yanı sıra hava savunma radarları, iletişim altyapıları, hafif zırhlı araçlar ve komuta merkezleri gibi kritik unsurlara karşı etkili bir taarruz kapasitesi sunuyor. Personel ve ani ortaya çıkan fırsat hedeflerine yönelik kullanım imkânıyla da çok yönlü bir sistem olarak öne çıkıyor. Füzenin operasyonel menzili, bırakıldığı hız ve irtifa koşullarına bağlı olarak 150 kilometrenin üzerine çıkabiliyor. Parçacık etkili harp başlığı taşıyan İHA-230 için farklı hedef tiplerine uygun başlık seçenekleri de geliştirilmiş durumda. Sistem, İHA’dan ayrılmadan önce tüm ateşleme hazırlıklarını tamamlayarak göreve hazır hale geliyor. Platformdan bırakıldıktan sonra kısa bir süre serbest düşüşle ilerliyor ve ardından katı yakıtlı motorunu otonom şekilde devreye alarak uçuşuna devam ediyor.

    milliyet.com.tr
ilgili gelişmeler