Sloven politikacı (d. 1958)
Donanmadan büyük gemi siparişi: Değeri milyar doları aşıyor
The War Zone’un ABD Donanması yetkililerinin resmi açıklamalarına dayandırdığı habere göre anlaşma, Galliano MarineServices (Edison Chouest), Huntington Ingalls Industries (HII) ve Saronic Technologies olmak üzere üç şirketten her birinden 10'ar geminin satın alınmasını öngörüyor. İlginizi Çekebilir Sözleşmeler, ABD Donanması’nın uzun bürokratik prosedürlere gerek kalmadan geliştirme ve test süreçlerini hızlandırmasına olanak tanıyan, özel ve basitleştirilmiş “Diğer İşlem Yetkisi” (OTA) mekanizması kapsamında imzalandı. ABD Donanması’nın robotik ve otonom sistemler programının vekil başkanı Chris Miller’a göre, her bir geminin ortalama maliyeti 40 milyon dolar olup, bu da sözleşmelerin toplam değerini 1,2 milyar dolara çıkarmaktadır. İLK TESLİMAT GELECEK YIL Gemilerin üretimine Louisiana'daki tersanelerde derhal başlanacak ve ilk teslimatların 2027 gibi erken bir tarihte gerçekleşmesi bekleniyor. MUSV programının ilk aşamasında, gemiler 26 saatten fazla süreyle otonom olarak çalışabilme ve 360 deniz milinden fazla yol kat edebilme yeteneklerini sergiledi. İsrail basınından Netanyahu'ya yalanlama! 'Saldırı hazırlığı tespit edilmedi' İsrail'i aklamaya çalışırken rezil oldu! Slovenya Başbakanı Jansa'dan kürsüde skandal gaf
Donanmadan büyük gemi siparişi: Değeri milyar doları aşıyor2027 yılını işaret etmişti! Baba Vanga'dan altın için dikkat çeken kehanet: 'Büyük sarsıntı'
Altın piyasasında gözler geleceğe çevrilmişken, yıllardır konuşulan bir kehanet yeniden ortaya çıktı. Öngörüleriyle dünya gündeminden düşmeyen Bulgar kahin Baba Vanga'ya atfedilen iddiaya göre 2027 yılı, küresel ekonomi açısından kritik bir döneme dönüşebilir ve yaşanabilecek büyük bir finansal sarsıntının ardından yatırımcıların yönü bir kez daha altına dönebilir. Wio News'ün aktardığına göre bu iddianın arkasında cevaplanması gereken çok önemli bir soru var: Baba Vanga gerçekten bunu söyledi mi? 2027'DE NE OLACAK? İnternette yeniden dolaşıma giren iddialarda, 2027 yılında küresel ölçekte ciddi bir finansal kriz ve büyük sarsıntı yaşanabileceği öne sürülüyor. Senaryoya göre geleneksel bankacılık sistemlerine duyulan güvenin zayıflaması ve küresel çapta bir nakit sıkışıklığının ortaya çıkması, yatırımcıları farklı çıkış yolları aramaya itebilir. İşte tam bu noktada altın öne çıkıyor. İddialara göre yatırımcıların belirsizlik dönemlerinde güvenli liman olarak gördüğü değerli metale yönelmesi, fiyatlarda sert bir yükselişin kapısını aralayabilir. İnternetteki bazı yorumlarda altının böyle bir kriz ortamında dünya genelinde yüzde 25 ila yüzde 40 arasında değer kazanabileceği ileri sürülüyor. Ancak kehanetin en dikkat çekici kısmı kadar, en büyük soru işareti de burada başlıyor. İlginizi Çekebilir BABA VANGA GERÇEKTEN SÖYLEDİ Mİ? Baba Vanga'ya bu spesifik ekonomik öngörünün ait olduğunu gösteren doğrulanmış bir yazılı kayıt bulunmuyor. Kendisine atfedilen çok sayıda kehanetin, doğrudan kendi kaleminden çıkmış metinlere değil, ikinci el anlatımlara ve yıllar sonra yayımlanan kaynaklara dayandığı belirtiliyor. Bu nedenle 2027'de altının yükseleceğine ilişkin söz konusu iddianın doğrulanmış bir kehanet değil, internette dolaşan spekülatif bir iddia olarak değerlendirilmesi gerekiyor. Yine de kehanetin yeniden gündeme gelmesinin başka bir nedeni var. PİYASALARDAN DA DİKKAT ÇEKEN SİNYAL Baba Vanga'nın adıyla yayılan iddialardan bağımsız olarak, büyük finans kuruluşları da altının geleceğine ilişkin yükseliş beklentilerini tartışıyor. J.P. Morgan Global Research, altının önümüzdeki dönemde yükselişini sürdürebileceğini ve 2027'nin sonlarına doğru daha yüksek seviyelerin görülebileceğini öngörüyor. Bankanın değerlendirmesinde jeopolitik belirsizlikler, mali endişeler, enflasyon riskleri ve merkez bankaları ile yatırımcıların altına yönelik talebi öne çıkan unsurlar arasında bulunuyor. Yani altının geleceğiyle ilgili hareketlilik yalnızca yıllar önce ortaya atıldığı söylenen kehanetlerden ibaret değil. DÜNYADA PARA SIKIŞIRSA ALTINA NE OLUR? Küresel ekonomide yaşanabilecek büyük bir sarsıntı, yatırımcıların tercihlerini de değiştirebilir. Bankacılık sistemine ilişkin endişelerin artması, yüksek enflasyon, para politikalarındaki değişiklikler ve jeopolitik gerilimler altına olan talebi etkileyebiliyor. Merkez bankalarının altın alımlarını artırması ve yatırımcıların daha riskli varlıklardan uzaklaşması da değerli metal üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturabilecek faktörler arasında gösteriliyor. Ancak hiçbir senaryo altının kesin olarak yükseleceği anlamına gelmiyor. KEHANETİN PERDE ARKASINDAKİ BÜYÜK SORU Baba Vanga'nın adı yıllardır dünyanın dört bir yanında birbirinden farklı kehanetlerle birlikte anılıyor. Ancak özellikle belirli yıllara ve ekonomik gelişmelere ilişkin pek çok tahminin doğrulanabilir birincil kaynağı bulunmuyor. Bazı iddiaların, olaylar yaşandıktan sonra geriye dönük yorumlarla şekillendirildiği de belirtiliyor. Bu nedenle 2027'ye ilişkin altın kehanetinin de dikkatle ele alınması gerekiyor. Bir tarafta kaynağı doğrulanamayan gizemli bir kehanet, diğer tarafta ekonomik göstergelere ve piyasa dinamiklerine dayanan finans kuruluşlarının analizleri bulunuyor. GÖZLER ŞİMDİ 2027'DE Baba Vanga'nın gerçekten böyle bir öngörüde bulunup bulunmadığı belirsizliğini koruyor. Ancak küresel ekonomideki gelişmeler, merkez bankalarının kararları, jeopolitik riskler ve yatırımcıların tercihlerinin altının geleceğinde belirleyici olması bekleniyor. İsrail'i aklamaya çalışırken rezil oldu! Slovenya Başbakanı Jansa'dan kürsüde skandal gaf İsrail'i aklamaya çalışırken rezil oldu! Slovenya Başbakanı Jansa'dan kürsüde skandal gaf
İsrail'i aklamaya çalışırken rezil oldu! Slovenya Başbakanı Jansa'dan kürsüde skandal gaf
Slovenya Başbakanı Janez Jansa, dün parlamentoda Slovenya hükümetini Gazze konusunda İsrail’i fazla destekleyici olmakla suçlayan muhalefetin sorularına cevap verdi. Konuşmasında Gazze’de "uluslararası hukuka göre soykırım kararı verilmediğini" ve "soykırım" ifadesinin siyasi bir söylem olarak kullanıldığını söyleyen Başbakan Jansa, muhalefete neden sadece Gazze’deki ölümlerden bahsedildiğini ve Hristiyan ölümlerinin görmezden gelindiğini sordu. 'BİR YIĞIN CESET VAR' Gazze’de soykırım yaşanmadığını kanıtlamaya çalıştığı konuşması sırasında Jansa, Gazze’de çekilmiş bir fotoğrafı tutarak, "Burası Sudan, bir yığın ceset var. Gazze’de gördüklerinizden çok daha fazla. İşte öldürülen Hristiyanlar" dedi. Diğer yandan Jansa’nın "öldürülen Hristiyanlar" ifadesiyle milletvekillerine gösterdiği fotoğrafın Gazze'de çalışmış olan İngiliz deniz piyadesi David McIntosh tarafından paylaşıldığı ortaya çıktı. 2025 yılı Ağustos ve Ekim ayları arasında Gazze’de insani yardım faaliyetlerinde yer alan McIntosh, fotoğrafın Gazze’deki yardım noktalarında çekildiğini ve korkuya teslim olmayı reddederek ailelerinin aç kalmasına izin vermeyen Filistinlileri gösterdiğini yazmıştı. McIntosh, İsrail ordusunu ise yardım noktalarının çevresinde sivillere ve kendilerine ateş etmekle suçlamıştı. TEPKİYE NEDEN OLDU Yaşananlara tepki gösteren ana muhalefet partisi Özgürlük Hareketi lideri Robert Golob, "Sözün bittiği yerdeyiz. Daha ne kadar aşağı düşebiliriz. Parlamentomuz böylesine insanlık dışı bir alaycılığın sahnesine dönüştü" ifadelerini kullandı. Golob, Jansa’ya özür dileme çağrısı yaptı. 'İSRAİL’İN TAŞERONU' Sol Parti, basın açıklamasında yaşananları "fiyasko" olarak nitelendirerek, Başbakanı "İsrail’in taşeronu" olmakla suçladı. 'UTANÇ' VE 'AŞAĞILANMA' Avrupa Parlamentosu Üyesi Matjaz Nemec, Jansa’ya yönelik bir açık mektup yayınlayarak, Jansa’nın Gazze’de uluslararası hukuka göre soykırım olmadığı açıklamalarını eleştirdi. Nemec, hükümetin İsrail ile dostluğunu ise Slovenya’nın boynuna bağlanan "utanç" ve "aşağılanma" olarak nitelendirdi. 'BİLSEYDİ, BUNU MUHTEMELEN İNKAR EDECEKTİ' 8 Mart Enstitüsü Direktörü Nika Kovac, "Dün tuhaf bir şey oldu. Janez Jansa, konuşmasında Gazze’de aç bırakılmış insanların fotoğrafını gösterdi. Fotoğraf, yürek parçalayıcı. Gazze’de insani yardım alamayan ve yardım bekleyen insanları gösteriyor. Bu insanlar, soykırımcıların aldığı kararlar nedeniyle aç bırakılıyor. Jansa, bunun Sudan’da çekilmiş bir fotoğraf olduğunu iddia etti. Fotoğrafı gösterirken aslında bunların ahlaken yanlış olduğunu ve kabul edilemez olduğunu itiraf etmiş oldu. Bunu, fotoğrafın Gazze’de çekildiğini bilmediği için yaptı. Bilseydi, bunu muhtemelen inkar edecekti" dedi. 'BU İKTİDARIMIZIN SAVAŞ SUÇLARINI DESTEKLEDİĞİ ANLAMINA GELİYOR' Jansa’nın parlamentodaki görüntülerini paylaşan Kovac, "Bu, devletimizin ele geçirildiği anlamına geliyor. Hükümetimizin Netanyahu hükümetiyle körü körüne iş birliği yaptığı anlamına geliyor. İktidarımızın savaş suçlarını desteklediği anlamına geliyor" ifadelerini kullandı.
İsrail'i aklamaya çalışırken rezil oldu! Slovenya Başbakanı Jansa'dan kürsüde skandal gaf