Polonya Cumhurbaşkanı (2025–)
Polonya, Türkiye'yi örnek alıyor! AB’de en büyük orduya sahip olma hedefi
Ukrayna'daki savaşla birlikte savunmaya ayırdığı bütçeyi hızla artıran ve Avrupa Birliği (AB) içinde en büyük orduya sahip üye ülke olmayı hedefleyen Polonya, kendi kendine yeterlillik ve savunma sanayisinde yerlilik oranının yükseltilmesi açısından Türkiye'yi model almak istiyor. Polonya 2014'te 100 bin olan asker sayısını iki kattan fazla artırarak 220 bine kadar yükseltti. Polonyalı yetkililer AB içinde en büyük orduya sahip olmak istediklerini açıklarken, ülkenin muvazzaf asker sayısının 300 bine ve yedek asker sayısının 200 bine çıkarılması hedefleniyor. İlginizi Çekebilir Polonya halihazırda NATO içinde ABD ve Türkiye'nin ardından en büyük üçüncü ordu konumuna yükseldi. Polonyalı yetkililer, Rusya kaynaklı endişeler nedeniyle asker sayısını artırmak yanında yerli ve milli bir savunma sanayisi oluşturmayı da hedefliyor. 'TÜRKİYE DEVASA BİR SIÇRAMA GERÇEKLEŞTİRDİ' Polonya Başbakan Yardımcısı ve Milli Savunma Bakanı Wladyslaw Kosiniak-Kamysz, Polonya’nın Kielce kentinde 8-11 Eylül'de düzenlenen 34. Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı MSPO'nun açılışında yaptığı konuşmada, ülkesinin savunma sanayisinin gelişiminde Türkiye'yi örnek aldıklarını bildirdi. Kosiniak-Kamysz, Türkiye'ye benzer bir modeli Polonya'da da uygulamak istediklerini belirterek, "Türkiye devasa bir sıçrama gerçekleştirdi. 20 yıl içerisinde büyük bir dönüşüm yaşadı. Geçmişte kendi ihtiyaçları için gereken teçhizatın yalnızca yüzde 20’sini üretiyor, yüzde 80’ini ise yurt dışından satın alıyordu. Bugün ise bu oranları tamamen tersine döndürmüş durumda" ifadelerini kullandı. AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Polonyalı savunma ve jeopolitik analisti Dr. Natalia Adrianna Potera, Türkiye ile Polonya’nın savunma alanındaki işbirliğinin teknoloji ve potansiyel ortak üretim alanlarına yöneldiğini, iki ülke arasında ortak girişim ve ortak üretimler için alan bulunduğunu söyledi. Türkiye-Polonya savunma işbirliğinin artık sadece Polonya'nın Türk ürünleri satın almasıyla sınırlı olmadığını, daha çok teknoloji ve potansiyel ortak üretime yöneldiğini belirten Potera, "Bu durum özellikle Kielce'deki son MSPO fuarında açıkça görüldü. Polonya Milli Savunma Bakanı (Wladyslaw Kosiniak-Kamysz) Türkiye'yi Polonya'nın savunma sanayisindeki dönüşümüne açıkça örnek olarak gösterdi ve bunun müttefiklerimiz için de çok büyük bir mesaj olduğunu düşünüyorum" dedi. 'İKİ ÜLKE ARASINDA ORTAK ÜRETİMLER İÇİN ALAN VAR' Potera, Türkiye'nin savunma sanayisi alanında yaptığı dönüşümün bir benzerini Polonya’nın da gerçekleştirmekte olduğuna değinerek, iki ülke arasında ortak girişim ve ortak üretimler için alan bulunduğunu ifade etti. Ortak üretim konusunda iki ülke arasında halihazırda sözleşmeler yapıldığına dikkati çeken Potera, buna Polonya’da 8-11 Eylül’de düzenlenen MSPO fuarında ASELSAN ile AMZ-Kutno arasında ilave ARSUS Keşif ve Gözetleme Sistemleri için sözleşme imzalanmasını örnek olarak gösterdi. Polonya ile Türkiye arasındaki savunma işbirliğinin üç aşamadan geçtiğini dile getiren Potera, ilk aşamada Polonya'nın Ukrayna'daki savaşın hemen öncesinde Bayraktar TB2 sistemini aldığını, ikinci aşamada Türk sistemleri, alt sistemleri ve elektronik sistemlerini satın almaya başladığını ve üçüncü aşamada ise iki ülkenin endüstriyel entegrasyon ve ortak geliştirmeye doğru ilerlediğini vurguladı. 'TÜRKİYE İHA ALANINDA TANINIYOR' Potera, Polonya'nın Türkiye ile radarlar, hava savunması, elektronik harp ve insansız hava araçlarına (İHA) karşı sistemler alanlarında işbirliği yapabileceğini kaydetti. Türkiye'nin insansız hava araçları alanında tanındığını belirten Potera, Polonya'nın da yalnızca Avrupa pazarına açılan bir kapı olmadığını, dönüşüm geçiren ve üretim yapan bir ülke olduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki arasında Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu kapsamında New York'ta yapılan görüşmeye de değinen Potera, şöyle konuştu: "Savunma alanıyla sınırlı olmayan mevcut ilişkilerimizi özetlemem gerekirse, (Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki tarafından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a) kılıç hediye edilmesi çok sembolikti. Çünkü herkes böyle bir kılıç alamaz ve size bir kılıç vermem, sizi dostum olarak gördüğüm ve o kılıçla beni sırtımdan bıçaklamayacağınıza güvendiğim anlamına gelir. Dolayısıyla iyi bir yönde ilerlediğimizi düşünüyorum." 'TÜRKİYE'Yİ ORTAK OLARAK GÖRÜYORUZ' Potera, Polonya'da iktidardaki değişikliklere rağmen Türkiye'ye yönelik tutumun değişmediğini ve Türkiye'yi ortak olarak gördüklerini söyledi. Türkiye'nin ihtiyaç duyulması halinde Polonya'ya yardım etmesini umduklarını kaydeden Potera, kendilerinin de müttefiklerine yardım etmeye hazır olduklarını vurguladı. Türk askerinin Polonya ve Baltık bölgesinin güvenliğinin sağlanmasına katkıda bulunduğunun çok fazla bilinmediğinin altını çizen Potera, bunun daha sık vurgulanmasının iki taraf için de faydalı olacağını dile getirdi. Potera, Polonya'nın yanı başında savaş yaşandığı için jeopolitik olarak zor bir dönemden geçtiğini vurgulayarak, "Bu bizim zamanımız. Herkesin Türkiye'ye, herkesin Polonya'ya baktığı bir dönemdeyiz. Biz, NATO'nun sınır ülkeleri olduğumuz için, bence en önemli iki ülkeyiz ve bunu sonuna kadar değerlendirmeli, ortaklığımızı güçlendirmeliyiz çünkü bu bizim için bir fırsat ve bu fırsatı kaçırmak istemiyoruz" diye konuştu. Almanya’dan AB’ye ültimatom! Bütçeyi veto etmekle tehdit ettiler Kuzey Kore'den Netanyahu'ya zehir zemberek sözler! 'Katil canavar rezil oldu'
Polonya, Türkiye'yi örnek alıyor! AB’de en büyük orduya sahip olma hedefiPolish president “doesn’t like” Trump inviting Putin to G20 but will still attend summit
"If it were up to us, Russia should be isolated in all international forums," says President Nawrocki's chief foreign policy aide.
Trump administration invites Putin to attend G20 summit in MiamiCumhurbaşkanı Erdoğan'dan Birleşmiş Milletler'de yoğun diplomasi trafiği
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, BM Genel Kurulu temasları kapsamında devlet ve hükümet başkanlarıyla yoğun bir diplomasi trafiği yaşadı. 16 ikili görüşme yaptı, 4 toplantıya katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM 81. Genel Kurulu'na katılmak ve çeşitli temaslarda bulunmak üzere geldiği ABD'nin New York şehrinde Genel Kurul başta olmak üzere birçok toplantıya katıldı, ülke liderleri ve uluslararası kuruluşun üst düzey temsilcisiyle önemli görüşmeler gerçekleştirdi. BM Genel Merkezi karşısında yer alan Türkevi'nde yoğun diplomatik görüşmeler yapan Erdoğan'ın görüşme ve kabullerinde ikili ilişkiler ile bölgesel ve küresel gelişmeler ele alındı. Türkiye'nin barış, istikrar ve diyalog temelindeki yaklaşımını muhataplarıyla paylaşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 22 Eylül'de Vietnam Devlet Başkanı To Lam ile görüştü. Türkiye'nin, iki ülke ilişkilerinin "Stratejik Ortaklık" seviyesine yükseltilmesi önerisine Vietnam'ın olumlu yanıt vermesinden memnuniyet duyduğunu belirten Erdoğan, Vietnam ile yatırım, ticaret, savunma sanayisi başta olmak üzere birçok alanda işbirliğini geliştirmek için çalıştıklarını ifade etti. Erdoğan, iki ülkenin uluslararası alanda da birlikte çalışmaya devam etmesinin önem arz ettiğini ve bunu sürdürmek gerektiğini belirtti. Vietnam Devlet Başkanı To Lam'in ardından Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed Yunus el-Menfi ile görüşen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin Libya'da istikrarın devamı için gayret gösterdiğini, diyalog ve uzlaşıyı amaçlayan sürecin devamının önemli olduğunu, Türkiye'nin Libya'nın menfaatine olmayan hiçbir formüle rıza göstermeyeceğini kaydetti. Erdoğan, Menfi ile görüşmesinde iki ülkenin enerji, savunma ve madencilik alanlarındaki işbirliğini artırmak için çalışmaların sürdüğünü ifade etti. Menfi ile görüşmesinden sonra Kuveyt Veliaht Prensi Sabah Halid el-Hamed es-Sabah'ı kabul eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin, bölgedeki zorlu ve çatışmalı süreçte Kuveyt gibi kardeş ülkelerin yanında olduğunu belirtti. Görüşmede, iki ülkenin ticaret ve enerji başta olmak üzere birçok alanda işbirliğini geliştirmek için çalıştığını anlatan Erdoğan, Türkiye'nin bölgedeki zorlu ve çatışmalı süreçte Kuveyt gibi kardeş ülkelerin yanında olduğunu bir kez daha ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail'in bölgedeki saldırganlığının önünün alınması gerektiğini vurgulayarak, bunu sağlamak için uluslararası gayretlerin desteklenmesinin önemine işaret etti. İlk günkü temaslarında Kosova Başbakanı Albin Kurti'yi de kabul eden Erdoğan, Türkiye'nin Kosova'ya, uluslararası camiada hak ettiği yeri alması için desteğinin devam edeceğinin, Türkiye'nin Balkan ülkeleri arasındaki diyaloğu da desteklediğinin altını çizdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmede, iki ülkenin ticaret hacmini potansiyeline yakışır şekilde artırmak için adımlar atmayı sürdüreceklerini, güvenlik ve savunma sanayii alanlarındaki işbirliğini de ilerleteceklerini ifade etti. Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam'ı da Türkevi'nde kabul eden Erdoğan, Türkiye'nin Lübnan'da kalıcı huzur ve istikrarın sağlanması için gayret gösterdiğini, BM Lübnan Geçici Görev Gücü'nün yerini almak üzere uluslararası bir girişime ihtiyaç olduğunu belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, zor zamanlarda Türkiye'nin Lübnan halkının yanında olmaya devam edeceğini, Lübnan'a insani yardım ve tıbbi destek göndermeyi sürdüreceğini kaydetti. Gürcistan Başbakanı İrakli Kobakhidze'yi kabul eden Erdoğan, görüşmede, Türkiye'nin, Gürcistan'ın 18 yıldır en büyük ticaret ortağı olmasından memnuniyet duyduğunu, ticaret, ulaştırma, güvenlik başta olmak üzere birçok alanda işbirliğini daha ileri taşıyacak adımlar atmaya devam edeceklerini ifade etti. İki ülkenin uluslararası alanda dayanışmasını sürdürmesinin önemli olduğunu vurgulayan Erdoğan, Türkiye-Gürcistan-Azerbaycan işbirliği mekanizmalarından en verimli şekilde istifade edilmesinin de ülkelere fayda sağlayacağını belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilk günkü diplomasi trafiğini Doktor Patrick Soon-Shiong ile tamamlayarak, "100 Yıllık Dostluk: Türkiye-Amerika Birleşik Devletleri" etkinliğinde katılımcılara hitap etti. Türkiye-ABD ilişkilerinin ikinci yüzyılına girerken işbirliğinin yeni alanlarda geliştirilmesine yönelik yaklaşımını ortaya koyan Erdoğan, "Bölgemizde ve dünyada karşı karşıya bulunduğumuz çatışmalar, savaşlar ve krizler, Türkiye ile Amerika'nın yakın diyalog içinde olmasını gerektiriyor. Amerika'yla tesis ettiğimiz diyalog ve eş güdüm sayesinde Orta Doğu başta olmak üzere Afrika'dan Asya'ya küresel etkilerine tanık olduğumuz birçok meselede ülkelerimiz için olumlu neticeler alıyoruz. Önümüzdeki dönemde de gayretlerimizi artırarak bunu sürdürmekte kararlıyız." ifadelerini kullandı. BM GENEL KURULU'NA HİTAP New York'taki temaslarının ikinci gününde BM Genel Kurulu'na hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçmiş yıllarda başbakan, ardından cumhurbaşkanı sıfatıyla katıldığı 16'ncı BM Genel Kurulundaki hitabını 4'üncü sırada yaptı. Konuşmasına BM'nin 81'inci Genel Kurulu'nun başta mazlumlar olmak üzere, tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını dileyerek başlayan Erdoğan, konuşmasının büyük bölümünü Filistin'e, Gazze'de devam eden soykırıma ayırdı. Bir gün herkesin, insanlığın ortak vicdanına sığınmak zorunda kalacağına işaret eden Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Bugün kendimizi güven içinde, refah içinde, esenlik içinde hissedebiliriz. Çatışma bölgelerinden, kriz bölgelerinden uzakta konfor içinde yaşayabiliriz. Fakat yarın ne olacağını, başımıza ne geleceğini hiçbirimiz bilemeyiz. Bunun için uluslararası sisteme duyulan güvenin yeniden tesisine odaklanan bu yılki Genel Kurul temasını fevkalade isabetli buluyorum." Erdoğan, "190'dan fazla ülkenin iradesinin 5 ülkenin keyfine bağlı olduğu bir yapı, kabul edelim ki ne adildir ne de güveni tam manasıyla tesis edebilir. Güvenlik Konseyi, 'Dünya 5'ten büyüktür' ilkesine göre mutlaka reforme edilmelidir." dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, hitabında, "Tayyip Erdoğan olarak vicdanıyla, tarihiyle, merhametiyle büyük bir milletin Cumhurbaşkanı olarak, Rabb'im ömür verdikçe, bu kürsüden mazlumların, mağdurların, kimsesizlerin hakkını savunmaya, onların da sesi olmaya, onlar için de konuşmaya, mücadele vermeye inşallah devam edeceğim." ifadelerini kullandı. GUTERRES İLE GÖRÜŞME BM 81. Genel Kurul görüşmelerinde katılımcılara hitabının ardından ikili temaslarını sürdüren Erdoğan, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile bir araya geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, görev süresinin sonuna yaklaşan Guterres ile küresel barış ve güvenliği ilgilendiren pek çok konuda yakın çalıştıklarını söyledi. İsrail'in Gazze'de barış istemediğinin bir kez daha ortaya çıktığını, Batı Şeria'daki yerleşimci terörü ile Kudüs'teki kutsal mekanlara yapılan saldırıların durumu daha da kötüleştirdiğini belirten Erdoğan, iki devletli çözüm zemininin korunması gerektiğini bildirdi. Erdoğan, İran ve Ukrayna'da tansiyonun düşürülmesi gerektiğini, Türkiye olarak diplomatik sürece bağlı kalınması için gayret gösterdiklerini, Hürmüz konusunda bölge içinden doğacak bir sürecin fayda sağlayabileceğini kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Karadeniz'deki seyrüsefer güvenliği için taraflardan sorumlu tutum sergilemelerini beklediklerini, Türkiye'nin Karadeniz'de ticaret gemilerinin hedef alınmasından rahatsız olduğunu vurguladı. Erdoğan, görüşmede, Ada'da Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğini ve eşit uluslararası statüsünü tanımayan hiçbir önerinin netice vermeyeceğini bildirdi. "İSRAİL SALDIRGANLIĞININ DİZGİNLENMESİ İÇİN ULUSLARARASI TOPLUMUN BASKI KURMASI ÖNEMLİ" Guterres ile görüşmesinin ardından BM Genel Merkezi'nde Senegal Cumhurbaşkanı Bassirou Diomaye Faye ile bir araya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani ile görüştü. Türkiye ve Katar olarak ikili ilişkileri yatırım, ticaret, enerji ve savunma sanayisi başta olmak üzere her alanda daha ileri seviyelere taşımak için çalışmaya devam edeceklerini ifade eden Erdoğan, bölgede enerji arzını olumsuz etkileyen gelişmelerin herkesi sıkıntıya soktuğunu belirtti. Erdoğan, enerji ve ulaştırma koridorları alanlarındaki işbirliğini ilerletmenin önemli olduğunu vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail'in Gazze'de barış yönünde adımlar atmamakta ısrar ettiğine dikkati çekerek, bölgedeki İsrail saldırganlığının dizginlenmesi için uluslararası toplumun güçlü bir şekilde baskı kurmasının önemli olduğunun altını çizdi. Görüşmenin ardından İngiltere Başbakanı Andy Burnham'ı da kabul eden Erdoğan, Türkiye-İngiltere ilişkilerinin her alanda güçlendiğini, savunma sanayisi ve ticaret başta olmak üzere, birçok başlıkta atılacak adımlarla işbirliğinin daha ileriye taşınacağına inandığını ifade etti. İsrail'in Gazze ve Batı Şeria'da barış istemediğini defalarca eylemleriyle ortaya koyduğunu, buna karşı uluslararası toplum baskısının önemli olduğunu vurgulayan Erdoğan, İran ve Ukrayna'da gerilimin arttığını, Hürmüz konusunda mutabakat sağlanmasıyla müzakere sürecinin yeniden sağlanabileceğini kaydetti. Erdoğan, Ukrayna konusunda bir yenişememe halinin hakim olduğunu belirterek, Karadeniz'de Türk veya yabancı ticaret gemilerinin hedef alınmasının durumu daha da karmaşıklaştırdığına işaret etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kıbrıs Türk halkının Ada'daki egemen eşitliği ve uluslararası statüsünün tanınmadığı hiçbir formülün sonuç vermeyeceğinin altını çizdi. BM Genel Merkezi'nde Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae'yi de kabul eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile Japonya'nın ikili ticaret hacmini kısa sürede dengeli bir şekilde artırma potansiyelinin bulunduğunu, enerji, altyapı ve savunma sanayisi alanlarındaki işbirliği fırsatlarını değerlendirmenin önemli olduğunu ifade etti. Türkiye'nin, bölgesinde ve dünyada barış için gayret gösterdiğini kaydeden Erdoğan, savaşların tahrip ettiği Suriye, Gazze ve Ukrayna'nın yeniden imarının da önemli olduğunu belirtti. KÖRFEZ İŞBİRLİĞİ KONSEYİ ÜYESİ ÜLKE LİDERLERİYLE TOPLANTI Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump'ın, Körfez İşbirliği Konseyi üyesi ülke liderlerinin katıldığı İran konulu toplantıya iştirak etti. ABD Başkanı Trump, Gazze konusunda önemli adımlar attıkları ve bölgedeki krizi sona erdirmek için çaba gösterdikleri sürece ilişkin konuşurken Cumhurbaşkanı Erdoğan'a dönerek, "Tam olarak bir yıl önce, birçok ülke Birleşmiş Milletlerin yan etkinlikleri kapsamında burada bir araya gelerek Gazze'deki kanlı savaşı nasıl sona erdirebileceğimizi tartışmıştık ve neredeyse aynı isimler buradaydı. Aralarında Türkiye'den gelen, tam şuradaki dostum da vardı. Kendisi sert bir adamdır. Onunla uğraşmayın. Kendisi gerçekten harika bir adamdır." ifadesini kullandı. BM Genel Merkezi'ndeki temaslarının ardından Türkevi'ne gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki ile görüştü. Türkiye ve Polonya arasındaki ticaret hacmini artıracak adımlar atmanın faydalı olacağını, savunma sanayisi başta olmak üzere birçok alanda işbirliğini ileri taşımak için çalışmalar yürütüldüğünü ifade eden Erdoğan, Türkiye olarak Rusya-Ukrayna Savaşı'nın sona ermesi için gayret gösterdiklerini, özellikle Karadeniz'deki seyrüsefer güvenliği için çalıştıklarını belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze'de barış ve huzurun hakim olması için uluslararası toplumun iki devletli çözüme desteğinin sürmesinin önemli olduğunu ifade etti. Nawrocki ile görüşmesinin ardından Erdoğan, Bangladeş Başbakanı Tarık Rahman'ı kabul etti. Türkiye ile Bangladeş arasındaki ilişkilerin daha kurumsal zemine taşınması ihtiyacından söz ederek, savunma sanayisi alanında işbirliğinin geliştirilmesi gerektiğini ve karşılıklı ticaret hacminin artırılması için adımlar atılmasının faydalı olacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bangladeş'in 1 milyonu aşkın Rohingyalı Müslümana kucak açmış olmasının takdirle karşılandığını, Türkiye olarak barınma, eğitim ve altyapı alanlarındaki insani yardımların süreceğini ifade etti. Erdoğan, Lotte NY Palace Hotel'de ABD Başkanı Donald Trump tarafından BM 81. Genel Kurulu'na katılan devlet başkanları ve eşleri onuruna verilen davete iştirak ederek ikinci günkü temaslarını tamamladı. PAŞİNYAN'I KABUL Cumhurbaşkanı Erdoğan, üçüncü günkü temaslarına Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan'ı kabul ederek başladı. Görüşmede, Türkiye ile Ermenistan arasındaki ikili ticaret ve ulaştırma alanlarındaki normalleşme sürecini desteklediklerini, ilişkilerde yakalanan olumlu ivmenin devamının önemli olduğunu belirten Erdoğan, Türkiye olarak Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki barış sürecinde karşılıklı adımlar atılmasını memnuniyetle karşıladıklarını ifade etti. Erdoğan, Ermenistan ile uluslararası organizasyonlarda gelişen işbirliğinin, normalleşme sürecine katkı sağladığını söyledi. Paşinyan'ın ardından Erdoğan'ın Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi'yi kabulünden sonra Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, "Türkiye-Irak ortak basın açıklaması"nı paylaştı. Buna göre, Türkiye ve Irak makamlarının iki ülke arasındaki stratejik ilişkileri tüm veçheleriyle ele aldıkları görüşmelerde, taraflar güvenlik alanında işbirliğini derinleştirme konusunda mutabık kaldı. Bu çerçevede Sincar'da devlet otoritesinin bütünüyle tesisi ve yasaklı yabancı silahlı unsurların varlığına son verilmesi konusunda anlaşıldı. Irak'ın bu güvenlik uygulamalarında kaydettiği ilerleme çerçevesinde, kararlaştırılan mekanizma ve zaman çizelgesi doğrultusunda, Türk kuvvetleri Başika-Zilkan yerleşkesini Irak Federal Hükümetine kademeli olarak teslim edecek. Taraflar ayrıca, ikili ticaret ve yatırım hacminin genişletilmesi, imzalanan anlaşmaların derhal uygulamaya konulması ve başta Kalkınma Yolu Projesi olmak üzere ortak stratejik projelerin hızlandırılması hususlarında görüş birliğine vardı. Türkevi'nde Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile görüşen Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, Ukrayna-Rusya Savaşı'nın kalıcı barışla neticelenmesi için Türkiye'nin elinden geleni yapmaya her zaman hazır olduğunu, doğrudan müzakerelerin canlandırılması için çalışmaların devam edeceğini belirtti. Karadeniz'deki seyrüsefer güvenliği konusunda adım atılmasının gerekli olduğunu, ticari gemilere saldırının izahının olamayacağını, taraflardan sorumlu davranış beklediklerini ifade eden Erdoğan, Türkiye-Ukrayna ilişkilerinin geliştirilmesi için de adımlar atmayı sürdüreceklerini söyledi. Erdoğan, enerji, madencilik ve savunma sanayisi başta olmak üzere birçok alanda işbirliğini artırmanın iki ülke açısından yararlı olacağını kaydetti. TÜRKİYE-ABD İŞ KONSEYİ TOPLANTISI Türkiye-ABD İş Konseyi Toplantısı'na katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "ABD ile stratejik işbirliğimiz her alanda gelişiyor. Siyasi ilişkilerimizde yakaladığımız ahengi ekonomik, ticari ilişkilerimize de yansıtmayı arzu ediyoruz." dedi. Sanayide katma değeri artırmak için hedefli ve seçici politikalar uyguladıklarını belirten Erdoğan, "Yapay zekada bize güç katacak ve dijital dönüşümü destekleyecek altyapı yatırımlarını hızlandırıyoruz. Sağlık alanında Ankara'da kurmakta olduğumuz endüstri bölgesiyle yatırımcılara güçlü teşvikler sağlıyoruz. Bölgesel potansiyelimizi harekete geçirmek için Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda kararlılıkla ilerliyoruz. Kısacası, Türkiye şoklara yalnızca tepki veren değil, şoklara direnç kazanmış, dayanıklılığa, verimliliğe ve ekonomik güvenliğe yatırım yapan bir ekonomidir." ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Amerika ile ekonomik münasebetleri yalnızca ticaret rakamları üzerinden okumanın doğru olmayacağını belirterek, "Küresel ekonomik düzenin yeniden kurgulandığı bir dönemde Türkiye ile stratejik bir ekonomik işbirliği modeline ihtiyaç olduğu kanaatindeyim." dedi. “BM GENEL SEKRETERİ İKLİM ETKİNLİĞİ” Cumhurbaşkanı Erdoğan, temasları kapsamında BM Genel Merkezi'nde düzenlenen "BM Genel Sekreteri İklim Etkinliği"ne katıldı. Bu buluşmanın, iklim değişikliğine dair aldıkları kararların uygulamaya geçtiği bir etkinlik olması için çalıştıklarını dile getiren Erdoğan, "Avustralya ile birlikte farklı coğrafyaların beklentilerini gündeme taşıyacak bir anlayışla hazırlıkları yürütüyoruz. Fiji'de düzenlenecek Pre-COP'un ve Tuvalu'daki liderler buluşmasının Pasifik ülkelerinin seslerinin duyurulmasına vesile olacağına inanıyorum." ifadesini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, COP31 kapsamında bilhassa elektrifikasyon ve sıfır atık gibi öncelikli alanlarda 2035'e giden süreçte yeni hedefler belirlediklerini ve katılımcılardan bu gündeme güçlü destek vermelerini beklediklerini anlatarak, şunları kaydetti: "İklim hedeflerimizi toplumsal ve ekonomik gerçeklerle buluşturamadığımız her öneri başarısızlığa mahkum olacaktır. Ülkelerin refahını güçlendirecek adımların kendi şartları, imkanları, kalkınma öncelikleri doğrultusunda şekillenmesi gerekiyor. Finansman ve teknolojiye erişimdeki eşitsizlikler sürerken bütün ülkelerden aynı hızla ilerlemelerini beklemek gerçekçi değildir. İklim hedefleriyle kalkınma ve refah arasında güçlü bir bağ kurabildiğimiz ölçüde adil geçişi de kalıcı hale getirebiliriz." Cumhurbaşkanı Erdoğan, "BM Genel Sekreteri İklim Etkinliği" sonrası Türkevi'nin yanında yer alan, Türklere ait bir pastanede vatandaşlarla bir araya geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın New York programının son ayağı, TASC, UID, MÜSİAD ve ABD Müslüman Kuruluşlar Konseyince düzenlenen etkinlik oldu. Programda, "Avrupa başta olmak üzere dünyanın birçok bölgesinde maalesef sorunlar yaşanıyor. Müslümanlardan entegre olmasını değil, asimile olmaları bekleniyor. Biz ise entegrasyona evet, asimilasyonun her çeşidine hayır diyoruz" ifadesini kullanan Erdoğan, ABD'deki ara seçimlerle ilgili de "Yaklaşan ara seçimlerde tüm vatandaşlarımızı demokratik haklarını kullanmaya, seslerini duyurmaya davet ediyorum. İradenizi sandığa en üst seviyede yansıtmanız çok, çok önemlidir. Birlik içinde, beraberlik içinde en önemlisi de kardeşlik içinde buradaki faaliyetlerinizi başarıyla sürdürmenizi gönülden temenni ediyorum." değerlendirmesini yaptı.
BM Genel Sekreteri Guterres: Görev sürem boyunca Gazze'de hiçbir şeye benzemeyen bir katliam ve yıkım yaşandıPolonya Cumhurbaşkanı açıkladı. ABD üssünün adı "Fort Trump" olacak
Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki, ABD'nin ülkesinde kurmayı planladığı kalıcı askeri üssün "Fort Trump" olarak adlandırılacağını bildirdi. Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki, Bloomberg'e verdiği röportajda ABD'nin Polonya'da kalıcı bir askeri üs kurma planlarını sonuçlandırmasını umduğunu söyledi. Eğer bu gerçekleşirse üssün “Fort Trump” olarak adlandırılacağını ifade eden Nawrocki, altyapı hazırlıklarının sürdüğünü, ABD'den danışmanların Polonya'yı ziyaret ettiğini aktardı. Nawrocki, çalışmaların tamamlanmasının ardından Trump'ın "Fort Trump" olarak adlandırılacak üssün açılışına bizzat katılabileceğini dile getirdi. Üssün kurulması için halen idari ve mali konuların çözülmesi gerektiğini kaydeden Nawrocki, kesin tarihler vermenin zor olduğunu ancak projenin gerçekleşeceğine inandığını söyledi. Rusya ile NATO arasındaki gerilime de değinen Nawrocki, "Hibrit savaşın ortasındayız." ifadesini kullandı. Nawrocki, Rusya'nın provokasyonlarının NATO'nun dayanıklılığını da test ettiğini belirterek, durumun ciddi olduğunu vurguladı. "PUTİN YALNIZCA TRUMP’TAN KORKUYOR" Trump olmadan Rusya ile Ukrayna arasındaki meselenin çözülemeyeceğine dikkati çeken Nawrocki, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in yalnızca Trump'tan korktuğunu öne sürdü. ABD Başkanı Trump, Polonya'da ABD üssü kurulması konusunda önemli bir mesafe katettiklerini ve yakında yeni üssün yerini açıklayacaklarını duyurmuştu. Polonya Milli Savunma Bakan Yardımcısı Stanislaw Wziatek, açılması planlanan ABD üssünde 15 bine kadar ABD askerinin konuşlanmasının planlandığını bildirmişti.
Polonya Cumhurbaşkanı açıkladı. ABD üssünün adı "Fort Trump" olacakCumhurbaşkanı Erdoğan tabanca hediye etmişti. Polonya lideri Nawrocki'den kılıç hediyesi
Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a kılıç hediye etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Zirvesi'ne katılan liderlere kişiselleştirilmiş tabanca hediye etmişti. İKİ LİDERDEN SIRA DIŞI HEDİYELEŞME Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu kapsamında New York'ta bir araya geldi. Görüşmede Nawrocki'nin Erdoğan'a törensel bir kılıç hediye etmesi dikkati çekti. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Nawrocki'nin görüşmesinde Türkiye-Polonya ilişkilerinin yanı sıra bölgesel ve küresel gelişmeler ele alındı. TABANCAYA KARŞILIK KILIÇ HEDİYESİ Nawrocki'nin hediyesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın temmuz ayında Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi sırasında Polonya liderine verdiği sıra dışı hediyeyi yeniden gündeme getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirveye katılan liderlere isimlerinin işlendiği Gümüşay marka revolverlar ve mühimmat hediye etmişti. Nawrocki'ye verilen kişiselleştirilmiş tabanca da gerekli gümrük işlemlerinin ardından Polonya'ya götürülmüştü. HEDİYE SİLAH DÜNYA GÜNDEMİNE OTURMUŞTU Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderlere hediye ettiği silah NATO Zirvesi'nin ardından da çok konuşuldu. Hediye, Türkiye’nin savunma sanayisindeki üretim gücünü ve yerli silah üretimini göstermek amacıyla seçilmişti. Ancak liderlerin büyük çoğunluğu ülkelerine götürmekte bazı lojistik sıkıntılar yaşadı. Üretimi duran ve piyasada az bulunan Gümüşay .357 Magnum silah meraklıları arasında nadir bir koleksiyon parçası olarak kabul ediliyor. Hediyeyi alan liderlerin çoğu, ülkelerinde müzelerde sergileme kararı aldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan tabanca hediye etmişti. Polonya lideri Nawrocki'den kılıç hediyesi"Polonya'daki ABD üssü konusunda önemli ilerleme kaydedildi"
ABD Başkanı Trump, yakında Polonya'da ABD üssü kurulacağını işaret etti ve Polonya Cumhurbaşkanı Nawrocki'nin "cesur liderliğine" atıf yaparak, "Polonya’da bir ABD askeri üssünün kurulması yönünde önemli ilerlemeler kaydediliyor. Bu gerçekleşirse, üssün yeri çok yakında açıklanacak" dedi
Diplomatik trafik hızlandı
ABD ve İran arasındaki savaşın ardından Yemen’deki gelişmelerle sarsılan Ortadoğu’da perde arkasındaki görüşme trafiğinin hızlandığı görülüyor. ABD yönetiminin Yemen konusunda hem Körfez ülkeleriyle hem de İran destekli Husilerle temas halinde olduğu iddia ediliyor. Axios’un haberinde, ABD’li yetkililerin, Husilerle Umman’da kamuoyuna duyurulmayan bir görüşme gerçekleştirdiği öne sürüldü. Görüşmede Husilerin ABD ve İsrail gemilerine saldırmama ve 2025’teki ateşkese bağlı kalma sözü verdiği, ancak Suudi Arabistan’a ait gemileri bu taahhüdün dışında tuttuğu ve ABD’den de Suudiler’e destek verilmemesini istediği aktarıldı. Yine Axios’un bir başka haberinde, ABD, Körfez ülkeleri ve İsrail’den üst düzey komutanların geçen hafta Almanya’da gizli bir toplantı gerçekleştirdiği öne sürülmüştü. Toplantıda CENTCOM komutanı Brad Cooper’ın dışında İsrail, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Kuveyt, Katar, Ürdün ve Mısır’ın genelkurmay başkanları da katıldı. New York’ta sürecek ABD’nin Körfez ülkeleriyle görüşmelerinin BM Genel Kurulu kapsamında New York’ta devam etmesi bekleniyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın Trump’ın, New York’ta düzenlenecek BM Genel Kurulu toplantısı kapsamında Körfez ülkelerinin liderleriyle bir araya gelerek İran savaşında atılacak sonraki adımları ele alması beklendiği bildirildi. Salı günü gerçekleşmesi planlanan görüşmede İran savaşı sonrası döneme ilişkin ABD’nin önerileri yer alacağı öne sürüldü. Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump, anlaşma yapmak amacıyla Tahran’ın kendileriyle doğrudan temasa geçtiğini belirterek, “Umarım (İran’la) savaşın sonuna doğru ilerliyoruz” dedi. “İran bir anlaşma yapmayı çok istiyor, bakalım bu süreç nasıl sonuçlanacak” diye konuşan Trump, İran’dan doğrudan mı yoksa aracılar üzerinden mi haber aldığının sorulması üzerine, “doğrudan haber aldığını” kaydetti. Trump, Axios’a yaptığı açıklamada da İran’la savaşın nereye evrileceği konusunda kritik bir karar aşamasında olduğunu ifade ederek “Önümde vermem gereken önemli bir karar var. İçeri girip onları yok etmek istiyor muyum, istemiyor muyum? Bu, büyük bir karar. Benim için her şey mümkün” dedi. BM raporu: ABD savaş suçu işlemiş olabilir Birleşmiş Milletler İran Uluslararası Bağımsız Soruşturma Komisyonu, ABD’nin İran’da ayrım gözetmeksizin düzenlediği saldırılarda sivillerin ölümüne yol açarak savaş suçu işlediğine inanmak için makul gerekçeler bulunduğunu bildirdi. Raporda, İran’daki sivillerin hükümetleri tarafından işlenen ağır insan hakları ihlalleri ve insanlığa karşı suçlar ile ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları arasında sıkışıp kaldığı kaydedildi. ABD üslerinde ağır hasar İran’ın Ortadoğu’daki birçok ABD tesisine düzenlediği saldırılar sonucu oluşan yaygın hasarı gösteren görüntüler dikkat çekti. Aktif görevdeki askeri personel tarafından sağlanan fotoğraflarda, parçalanmış bir radar uçağı, devrilmiş römorklar ve ağır hasar görmüş binalar görülüyor. CBS News’in özel olarak elde ettiği ancak tarihi olmayan fotoğraflar, ABD’nin Suudi Arabistan ve Kuveyt’teki üslerinde ve tesislerinde çekildi. Polonya’da ABD üssü kuruluyor ABD Başkanı Donald Trump, Polonya’da ABD üssü kurulması konusunda önemli bir mesafe katettiklerini açıkladı. Truth Social hesabından paylaşım yapan Trump, Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki’nin “cesur liderliğine” atıf yaparak, “Polonya’da bir ABD askeri üssünün kurulması yönünde önemli ilerlemeler kaydediliyor. Bu gerçekleşirse, üssün yeri çok yakında açıklanacak” dedi. ABD Başkanı, söz konusu adımın iki ülke arasındaki ittifak için “tarihi” bir adım olacağını vurguladı. Nawrocki ise Trump’a teşekkür ederek, ABD askeri üssü için en iyi konumu sağlayacaklarını söyledi.
Diplomatik trafik hızlandıABD Polonya'da askeri üs kuruyor
ABD Başkanı Donald Trump, Polonya'da ABD üssü kurulması konusunda önemli mesafe katettiklerini ve yakında yeni üssün yerini duyuracaklarını açıkladı. Polonya'dan da doğrulama geldi. Rusya-Ukrayna savaşı 4'üncü yılında karşılıklı saldırılarla devam ederken, ABD'den doğu Avrupa'da kritik bir adım geldi. ABD Başkanı Trump, Polonya ile ABD arasındaki askeri işbirliğine ilişkin önemli bir gelişmeyi duyurdu. Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Trump, Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki'nin "cesur liderliğine" atıf yaparak, "Polonya’da bir ABD askeri üssünün kurulması yönünde önemli ilerlemeler kaydediliyor. Bu gerçekleşirse, üssün yeri çok yakında açıklanacak." dedi. ABD Başkanı, üssün iki ülke arasındaki ittifak için "tarihi" bir adım olacağını vurguladı. POLONYALI LİDERLER MEMNUN Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki ise sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda ABD Başkanı Trump'a teşekkür ederek, savunma işbirliğini ciddi ve sorumlu bir şekilde birlikte güçlendirmeye devam etmeye hazır olduklarını ifade etti. Nawrocki, Polonya hükümetinin ABD askeri üssü için mümkün olan en iyi konumu sağlamak üzere elinden geleni yapacağını vurguladı. Polonya Başbakan Yardımcısı ve Milli Savunma Bakanı Wladyslaw Kosiniak-Kamysz de Trump ve Nawrocki'nin iyi işbirliğinin olumlu sonuçlar getirdiğini kaydederek, "Bu, stratejik işbirliğimizin önemli bir teyidi. Polonya'da kalıcı Amerikan üssünün kurulması için gösterdiğiniz tüm çabalar için teşekkür ederim. Güvenliğimiz için birlikte çalışıyoruz." ifadelerini kullandı.
ABD Polonya'da askeri üs kuruyorTrump says ‘major progress’ made towards US base in Poland
US President Donald Trump said on Thursday that there had been “major progress” towards establishing an American military base in Poland, after Warsaw said it was holding talks with Washington on the issue. “Thanks to the bold leadership of my friend, Karol Nawrocki, President of Poland, major progress is being made toward establishing a U.S. Army base in Poland,” Trump said on social media. “If this happens, the location will be announced very soon. This will be a historic step for our Great...