İsrail'de seçimlerin kilidi konumundaki Filistinlileri temsil eden partilere yasak
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Afganistan gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Timeline
latest: 1d ago- Political24 Sept, 11:34
İsrail'de seçimlerin kilidi konumundaki Filistinlileri temsil eden partilere yasak
İsrail Meclisi Merkez Seçim Komitesi, 27 Ekim'de yapılacak seçimlerin kilidi konumundaki Filistinlileri temsil eden partilere seçime katılma yasağı getirdi. Son kararı ise Yüksek Mahkeme verecek. İsrail'de yapılan kamuoyu yoklamalarına göre, Filistinlileri temsil eden partiler, 27 Ekim'de yapılacak seçimlerin kilidi konumunda bulunuyor. İsrail Meclisi Merkez Seçim Komitesi, dün düzenlenen toplantıda, Mansur Abbas liderliğindeki Raam Partisi ile Hadash, Taal ve Balad partilerinin bir araya gelerek oluşturduğu Ortak Liste'nin seçimlere katılımının yasaklanması yönünde karar aldı. Komite ayrıca, Hadash Milletvekili Ofer Cassif ile Balad Partisi lideri Sami Ebu Şehade'nin adaylıklarını da engelleme kararına imza attı. İnsan hakları ve hukuk örgütü "Adalah", yaptığı açıklamada, Filistinlileri temsil eden partilerin seçimlere katılma başvurularının reddine ilişkin alınan kararların hiçbir geçerli gerekçesi olmadığına dikkati çekti. Söz konusu partilerin ve adayların seçimlere katılıp katılamayacağına dair son kararı ise İsrail Yüksek Mahkemesi'nin vermesi bekleniyor. ANKETLER SEÇİM SONRASI BELİRSİZLİĞE İŞARET EDİYOR İsrail'de 27 Ekim'deki seçimler öncesinde yapılan kamuoyu yoklamaları ne mevcut hükümetin ne de muhalif kanadın, 120 sandalyeli İsrail Meclisi'nde hükümeti kurabilmek için gerekli 61 milletvekilinin desteğine ulaşabileceğini gösteriyor. Son yapılan anketlere göre, mevcut Başbakan Binyamin Netanyahu'nun liderliğindeki aşırı sağcılar ve Ultra Ortodoks Yahudilerden (Haredi) oluşan mevcut iktidar bloğu 50-52 milletvekilinde kalıyor. Eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot liderliğindeki Yashar Partisi 23-24 sandalye dolaylarında seçim yarışını Netanyahu liderliğindeki Likud'unun önünde götürse de blok olarak muhalefet ancak 54-56 sandalyeye ulaşabiliyor. Gerek iktidar gerekse de muhalefet kanadının hükümet kurmak için yeterli sayıya ulaşamaması, seçimler sonrasında belirsizliğe ve çetin koalisyon pazarlıklarına işaret ediyor. FİLİSTİNLİLERİ TEMSİL EDEN PARTİLER KİLİT KONUMDA Kamuoyu yoklamalarından çıkan bu sonuçlar, İsrail Meclisi Merkez Seçim Komitesi'nin yasaklama kararı aldığı, İsrail vatandaşı Filistinlileri temsil eden partileri kilit konuma taşıyordu. Yaklaşık 10 milyon nüfusa sahip İsrail'de, nüfusun hemen hemen yüzde 20'sini "1948 Arapları" diye isimlendirilen Filistin asıllı İsrail vatandaşları oluşturuyor. Bu tablo, anketlerin ortaya koyduğu belirsizlikle birlikte değerlendirildiğinde, Filistin asıllı vatandaşların yapılacak seçimlerde İsrail'in siyasi geleceğine önemli bir etkisi olacağını gösteriyordu. Nitekim anketlere göre, Hadash, Taal ve Balad partilerinden oluşan ve Yusuf Cebarin'in liderliğini yaptığı Ortak Liste'nin meclise 7-8, Mansur Abbas'ın Raam Partisi'nin ise 5-6 milletvekili; yani iki listenin toplamda 12-14 milletvekiliyle İsrail meclisinde temsil edilmesi bekleniyordu. Özellikle 2021'de koalisyona katılan Mansur Abbas'ın Eisenkot'un başını çektiği muhalif blokla birlikte hareket edebileceği, bunun da Arap oylarının Eisenkot'u koalisyon kurma yarışında Netanyahu'nun bir adım önüne geçmesini sağlayacağı yönünde yorumların yapıldığı İsrail'de, Filistinlileri temsil eden partilere yönelik yasaklama kararının gelmesi dikkati çekti. KOALİSYON KURULAMAMASI NETANYAHU'YA YARIYOR Gazze'deki soykırım nedeniyle Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin hakkında yakalama kararı çıkardığı, ülkesinde ise yolsuzlukla yargılanan Başbakan Netanyahu, seçimler öncesinde koltuğunu kaybetme korkusu yaşıyor. Ülkede 27 Ekim'de yapılacak seçimler sonrasında koalisyon pazarlıklarının uzaması, hükümetin kurulamaması ve tekrar seçimlere gidilmesi ise Netanyahu'ya yarıyor. İsrail siyasi sistemine göre, seçimlerin yapılmasının ardından Cumhurbaşkanı Isaac Herzog'un, hükümeti kurması en muhtemel, en fazla milletvekilinin desteğini alan adaya, bir hafta içerisinde hükümet kurma yetkisi vermesi bekleniyor. Yetkiyi alan adaya hükümeti kurması için 4 hafta süre tanırırken bu süre 2 hafta daha uzatılabiliyor. Bu süre içerisinde hükümetin kurulamaması durumunda ise bu kez Cumhurbaşkanı'nın yetkiyi diğer adaylardan birine vermesi ve yine toplamda 6 haftalık bir sürecin işletilmesi gerekiyor. İkinci adayın da hükümeti kuramaması halinde, herhangi bir adayın 61 milletvekilinin imzasını toplayıp toplayamayacağını görmek için 3 haftalık süre tanınacak ve bu da gerçekleşmezse meclis feshedilerek ülkede 3 aylık propaganda süresiyle seçimler tekrarlanacak. Filistinlileri temsil eden partilerin seçimlere katılımının yasaklanmasının seçimler sonrasında koalisyon kurulma ihtimalini daha da zorlaştırdığı İsrail'de, başarısız koalisyon görüşmeleri neticesinde seçimlerin tekrarlanması durumunda, bir sonraki seçimlerin ardından işletilecek süreç ile birlikte Netanyahu, yaklaşık 10 ay daha başbakanlık koltuğunda kalabilecek. "SİYASİ BİR KARAR" Adalah’ın komite toplantısına katılan avukatlarından Hadeel Ebu Salih, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, İsrail Meclisi Merkez Seçim Komitesi’nin siyasi parti temsilcilerinden oluştuğuna dikkati çekerek hukuki dayanağı olmamasına rağmen “İsrail devletinin, Yahudi veya demokratik niteliğini reddetmek, terör faaliyetlerini desteklemek ve ayrımcılığı kışkırtmak” kapsamında, fakat hiçbir delil sunulmaksızın, siyasi bir yasak kararı verdiğine işaret etti. Ebu Salih, 29 Eylül Salı gününe kadar karara itiraz edeceklerini, ardından itirazın Yüksek Mahkeme’de görüşüleceğini ve mahkemenin itirazı haklı bulacağını düşündüğünü belirterek şunları söyledi: “Arap partilerinin seçimlerden dışlanması Netanyahu'ya fayda sağlar, çünkü bir sonraki İsrail Meclisi’nde ne kadar çok Filistinli temsilci olursa bu, Netanyahu'nun hükümet kurma şansının o kadar azalması anlamına gelecektir.” Yüksek Mahkeme’nin itirazı kabul ederek kararı iptal etmesi durumunda işlerin değişebileceğine işaret eden Ebu Salih, bu durumun daha fazla Filistinliyi seçimlerde sandık başına gitmeye teşvik edebileceğine dikkati çekti.
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Ortak aktörcanlı
Batı Şeria'da şiddet, 12 ülkeden İsrail'e yaptırım, Lübnan'da ilhak sinyali
Batı Şeria'da İsrail güçlerinin baskınları ve yerleşimci saldırıları son günlerde can kayıplarını artırdı. Hebron'da sekiz Filistinli yaralandı, Aqraba'da bir kişi evinin kuşatılıp bombalanması sonucu öldü, Nablus yakınlarında bir Filistinli öldürülerek cenazesi alıkondu. El-Mughayyir'de bu yıl altı kişinin öldüğü bildirilirken, öğrenciler yerleşimcilerden korunmak için dikenli tellerle çevrili okula döndü. ABD'li Demokrat Temsilci Ro Khanna, Batı Şeria ziyareti sırasında M4 tüfekli yerleşimciler tarafından alıkonulduğunu açıkladı. Bu şiddet dalgasına karşı Birleşik Krallık, Batı Şeria'daki yasa dışı İsrail yerleşimlerinde üretilen mallara ticaret yasağı getirdi. Fransa ve Kanada'nın öncülüğündeki 12 ülke benzer adımları desteklerken, AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi Kallas yerleşim genişlemesinin iki devletli çözümü baltaladığını belirtti. Türkiye de 12 ülkenin yaptırım kararını memnuniyetle karşıladığını açıkladı; Washington ise bu girişime karşı uyarılarda bulundu. Öte yandan İsrail Başbakanı Netanyahu, işgal altındaki güney Lübnan'ı ziyaret ederek Hizbullah tehdit oluşturduğu sürece çekilmeyeceklerini söyledi ve bazı Hristiyan köylerinin İsrail'e ilhak talebinde bulunduğunu öne sürdü. Ateşkese rağmen İsrail insansız hava araçlarının Lübnan'da düzenlediği saldırılarda iki kişinin öldüğü bildirildi; Uluslararası Af Örgütü daha önce 24 sivilin öldüğü saldırıların soruşturulmasını istedi.
İsrail228 olay1 gün önce - Ortak aktörcanlı
İsrail’de skandal karar... Herzog katili affetti
ABD1 olay4 gün önce - Ortak aktörcanlı
Hürmüz'de ateşkes ihlalleri: ABD-İran taslağı müttefiklerde, Rusya nükleer atağını sürdürüyor
ABD ile İran arasında Hürmüz Boğazı çevresindeki ateşkes ihlalleri sürerken, ABD Başkanı Donald Trump'ın hazırladığı anlaşma taslağı İsrail ve diğer müttefiklere dağıtıldı. İsrail medyası, Tel Aviv yönetiminin nükleer meseleleri erteleyen geçici bir mutabakattan endişe duyduğunu bildirdi. İran Dışişleri Bakanlığı, son 48 saatte ABD güçlerinin Hürmüzgan'da 'bariz ateşkes ihlali' gerçekleştirdiğini savunarak tepki göstereceğini açıkladı; ayrıca Trump'ın Umman'a yönelik tehditlerini kınadı. ABD istihbaratı ise İran'ın ateşkes sırasında insansız hava aracı üretiminin bir kısmını sürdürdüğünü ve ordusunu beklenenden hızlı toparladığını öne sürdü. Eş zamanlı olarak Rusya nükleer enerji alanındaki etkinliğini artırıyor. Bulgaristan, Kozloduy Nükleer Santrali için Rus ekipman alımına yönelik AB yaptırım muafiyetini onayladı; Rusya Devlet Başkanı Putin, küçük modüler nükleer santral konusunda başka ülke olmadığını söyledi. Rusya Başbakan Yardımcısı Novak, Çin ile yeni atom enerjisi projelerini görüşmeye hazır olduklarını belirtti; Rosneft CEO'su Sechin ise küresel petrol piyasasında OPEC yerine Çin'in belirleyici olduğunu savundu. Ukrayna'da Rusya kontrolündeki Zaporijya Nükleer Santrali'nde hasarlı enerji hattının onarımı için IAEA'nın arabuluculuğunda geçici ateşkes yürürlüğe girdi. Santralin iki haftayı aşkın süredir dizel jeneratörlerle çalıştığı ve olası bir istasyon kararması riskiyle karşı karşıya olduğu belirtildi. Bu gelişmeler, nükleer enerji ve silahlanma konularının hem Orta Doğu hem de Avrupa'daki jeopolitik gerilimlerin merkezinde yer aldığını gösteriyor.
507 olay1 sa önce - Ortak aktörcanlı
Israeli president pardons combat medic who shot dead wounded Palestinian attacker
İsrail6 olay4 gün önce - Ortak aktörcanlı
İsrailli silah şirketleri Kıbrıs’a ‘taşınıyor’
Avrupa Birliği1 olay14 Eyl - Ortak aktör
İsrail yanlısı Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham 71 yaşında öldü
ABD Senatosu'nun önde gelen isimlerinden Cumhuriyetçi Lindsey Graham, dün gece 71 yaşında hayatını kaybetti. Graham'ın ofisinden yapılan açıklamada, ölümün 'kısa süreli ve ani gelişen bir rahatsızlık' sonucu gerçekleştiği belirtildi. 2003 yılından bu yana Güney Carolina'yı temsil eden Graham, özellikle İsrail'e verdiği güçlü destekle tanınıyordu. Ön otopsi raporunun da aynı doğal ölüm nedenini teyit ettiği bildiriliyor. Graham'ın ani ölümü, ABD siyasetinde önemli bir boşluk yaratacak. Senatonun deneyimli isimlerinden biri olarak dış politika, savunma ve yargı komitelerinde etkili roller üstlenen Graham, aynı zamanda NATO ve transatlantik ilişkiler konusunda da belirleyici pozisyonlara sahipti. Son dönemde Türkiye'ye yönelik eleştirel açıklamalarıyla da gündeme gelmişti. Uluslararası toplum ve ABD'nin müttefikleri, Graham'ın kaybının Orta Doğu politikaları başta olmak üzere birçok alanda hissedileceğini değerlendiriyor. Senatörün ani vefatı, özellikle İsrail-ABD ilişkileri ve İran politikası ekseninde yeni bir dönemin habercisi olabilir.
ABD2 olay13 Tem