İsrail yanlısı Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham 71 yaşında öldü
ABD Senatosu'nun önde gelen isimlerinden Cumhuriyetçi Lindsey Graham, dün gece 71 yaşında hayatını kaybetti. Graham'ın ofisinden yapılan açıklamada, ölümün 'kısa süreli ve ani gelişen bir rahatsızlık' sonucu gerçekleştiği belirtildi. 2003 yılından bu yana Güney Carolina'yı temsil eden Graham, özellikle İsrail'e verdiği güçlü destekle tanınıyordu. Ön otopsi raporunun da aynı doğal ölüm nedenini teyit ettiği bildiriliyor. Graham'ın ani ölümü, ABD siyasetinde önemli bir boşluk yaratacak. Senatonun deneyimli isimlerinden biri olarak dış politika, savunma ve yargı komitelerinde etkili roller üstlenen Graham, aynı zamanda NATO ve transatlantik ilişkiler konusunda da belirleyici pozisyonlara sahipti. Son dönemde Türkiye'ye yönelik eleştirel açıklamalarıyla da gündeme gelmişti. Uluslararası toplum ve ABD'nin müttefikleri, Graham'ın kaybının Orta Doğu politikaları başta olmak üzere birçok alanda hissedileceğini değerlendiriyor. Senatörün ani vefatı, özellikle İsrail-ABD ilişkileri ve İran politikası ekseninde yeni bir dönemin habercisi olabilir.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
ABD gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 3 sa önce- Güvenlik13 Tem 04:57
İsrail ve ABD'yi sarsan ölüm! Graham'ın ön otopsi raporu açıklandı, ölüm nedeni belli oldu
ABD'de İsrail'e verdiği destekle tanınan Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham'ın 71 yaşında hayatını kaybettiği bildirildi. Graham'ın ofisinden konuya ilişkin açıklama yapıldı. Ofisten yapılan açıklama ve ABD basınında, 2003'ten bu yana Senatoda görev yapan 71 yaşındaki Graham'ın, dün gece "kısa süreli ve ani gelişen bir rahatsızlık" sonucu yaşamını yitirdiği belirtildi. Geçmişte Türkiye'ye yönelik F-35 kısıtlamalarını ve yaptırımları en hararetli savunan isimlerden biri olan Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham, 7-8 Temmuz'da Ankara'daki NATO Zirvesi'ne de bizzat katılmıştı. ÖLÜMÜNE İLİŞKİN ÖN RAPOR YAYIMLANDI ABD'li Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham'ın ölüm nedeninin, ana atardamarın iç tabakasında yırtılma meydana gelmesiyle oluşan aort diseksiyonu olduğu açıklandı. Washington Times'dan edinilen bilgilere göre Senatörün ofisinden yapılan açıklamada, Washington DC Adli Tıp Kurumu'nun ön raporuna göre Graham'ın ölümüne,aort diseksiyonunun yol açtığı bildirildi. Açıklamada, ölüm belgesinin tamamlanmasının ardından kesinleştirileceği kaydedildi. SON GÖRÜŞMESİ ZELENSKİY İLE OLDU 71 yaşındaki Graham, cumartesi gecesi ani rahatsızlanmasının ardından hayatını kaybetmişti. Güney Carolina Cumhuriyetçi Senatörü, ölümünden yalnızca saatler önce Ukrayna'nın başkenti Kiev'den dönmüş ve burada Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile görüşmüştü. TRUMP'TAN 'YIKILDIM' MESAJI ABD Başkanı Donald Trump, Graham ile cumartesi akşamı telefonda görüştüğünü belirterek, senatörün kendisine yalnızca "yorgun olduğunu" söylediğini aktardı. Trump, CNN'e yaptığı açıklamada, "Bunun son konuşması olabileceğini bilmiyordum. Onun ölüm haberini alınca yıkıldım" ifadelerini kullandı. NBC News'e konuşan Trump ise Graham'ın kendisi için "ailenin bir ferdi gibi" olduğunu söyledi. Graham'ın ölümüyle Cumhuriyetçilerin Senato'daki sandalye sayısı 53'ten 52'ye düştü. Güney Carolina yasalarına göre eyalet Valisi Henry McMaster, görev süresi ocak ayında sona erecek koltuğa geçici atama yapabilecek. İSRAİL'DEN İLK AÇIKLAMA: EN BÜYÜK DOSTLARIMIZDAN BİRİNİ KAYBETTİK İsrailli aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, X üzerinden Graham'ın ölümüne ilişkin açıklama yayımladı. Ben Gvir'in açıklaması şu şekilde: Alıntı Metni NETANYAHU'DAN AÇIKLAMA İsrail Başbakanı Netanyahu da, Graham'ın ölümüne ilişkin açıklamada bulundu. Netanyahu, X üzerinden yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: 'DAHA İYİ BİR DOSTUMUZ YOK' Alıntı Metni İsrail Cumhurbaşkanı Herzog, Graham'ı büyük bir Amerikan vatanseveri ve ahlaki netliğin simgesi olarak nitelendirerek, en zor zamanlarda İsrail'in yanında cesurca durduğunu vurguladı. 'İKİ KEZ OKUMAK İSTİYORUM' İran'daki bazı televizyon kanallarının sunucuları, Graham'ın ölüm haberini izleyicilere "müjde" olarak duyurdu. Bir sunucu, haberi, "İran düşmanı Lindsey Graham öldü. Bu haber o kadar iyi ki iki kez okumak istiyorum." sözleriyle duyurdu. Aynı sunucu, "İran karşıtı Lindsey Graham öldü. ABD Kongresi'nin İran karşıtı en sert üyelerinden biriydi ve birçok kez Trump'ın İran'a yönelik saldırılarını destekledi." ifadelerini kullandı. Bir başka sunucu ise Graham'ın ölümünü, "Savaş yanlısı ve İran karşıtı Lindsey Graham'ın ölümü büyük İran halkına kutlu olsun." sözleriyle değerlendirdi. Haber İçi Banner ABD İran'ı vurdu, Tahran misilleme yaptı! Saldırılar büyüyor: 3 ülkedeki üsler hedef oldu İran'da birçok noktada patlama sesleri! CENTCOM resmen duyurdu: Yeni saldırı dalgası başladı
Milliyet
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Ortak aktörcanlı
ABD-İran Mutabakatına Doğru: İsrail ‘Geçici Çözüm’den Rahatsız
ABD ve İran arasında nükleer program ve Hürmüz Boğazı’nın açılmasını öngören geçici bir anlaşmaya varılması yönünde yoğun diplomasi sürdürülüyor. Başkan Trump büyük ölçüde taviz kopardıklarını iddia ederken, İran tarafı henüz nihai mutabakat olmadığını belirtiyor. Başkan Yardımcısı Vance yalnızca “birkaç pürüz” kaldığını söyledi. Ancak sahada ateşkes ihlalleri devam ediyor; taraflar son 48 saatte Hürmüz Boğazı çevresinde karşılıklı suçlamalarda bulundu. İsrail medyasına göre Tel Aviv yönetimi, anlaşmanın kapsamından duyduğu rahatsızlığı Washington’a iletti. Haaretz ve Kanal 12’nin haberlerinde, İran’ın nükleer programına ilişkin temel meseleleri ileri bir tarihe erteleyecek “sınırlı geçici anlaşma”nın İsrail’in stratejik hedefleriyle uyuşmadığı vurgulanıyor. İsrail’in özellikle İran’ın füze kapasitesi ve bölgesel vekil güçleri üzerindeki etkisinin sınırlandırılmamasından endişe ettiği belirtiliyor. Bu arada ABD istihbaratına dayandırılan uydu görüntüleri, İran’ın ağır bombardımana rağmen yer altı füze altyapısını ve insansız hava aracı üretimini beklenenden hızlı restore ettiğini ortaya koyuyor. İran Dışişleri Bakanı Erakçi, herhangi bir anlaşmanın Lübnan dahil tüm cepheleri kapsaması gerektiğini söyleyerek ateşkesin genişletilmesi talebini yineledi. Öte yandan ABD’nin Avrupa’daki askeri varlığını azaltma planlarını hızlandırması ve Körfez’deki gizli hava saldırılarına dair haberler, bölgesel denklemdeki karmaşık ittifak yapısını gözler önüne seriyor.
223 olay11 sa önce - Ortak aktör
Trump'tan Netanyahu'ya: 'Sen kahrolası bir delisin, bensiz hapisteydin'
ABD merkezli Axios, üst düzey yetkililere dayandırdığı haberinde, Başkan Trump'ın İsrail Başbakanı Netanyahu ile telefon görüşmesinde sert ifadeler kullandığını yazdı. İddiaya göre Trump, Lübnan'la gerilimi tırmandırdığı için öfkelenerek Netanyahu'ya 'Sen kahrolası bir delisin, ben olmasam hapisteydin' dedi. Görüşmede Trump'ın, Hizbullah'ın saldırılarının farkında olduğunu belirttiği ancak İsrail'in karşılığının bölgeyi daha fazla istikrarsızlaştırdığını düşündüğü öne sürüldü. Axios haberi, Trump yönetiminin İsrail'e askeri ve diplomatik desteği sürerken, iki lider arasındaki gerilimin perde arkasına ışık tutuyor. Bu tür söylemler, ABD-İsrail ilişkilerindeki karmaşık dinamikleri ve Trump'ın kişisel tarzının diplomasiye yansımasını yansıtıyor.
Lübnan1 olay02 Haz - Aynı ülke gündemicanlı
Soğuk Savaş'ın Son Büyük Savaşçısı Lindsey Graham 71 Yaşında Hayatını Kaybetti
ABD Senatörü Lindsey Graham, Ukrayna'ya yaptığı son ziyaretin ardından 'kısa ve ani' bir hastalık sonucu 71 yaşında öldü. Güney Carolina Cumhuriyetçi senatörü, Capitol Hill'deki son büyük Soğuk Savaş savaşçılarından biri olarak görülüyordu. Graham'ın ölümü, Ukrayna'ya Rusya'ya karşı ABD yardımını taahhüt eden son Ukrayna seyahatinin hemen ardından geldi. Başkan Donald Trump, senatörün vefatı üzerine başsağlığı diledi. Bu kayıp, ABD'nin Ukrayna'ya askeri ve mali desteği konusundaki iç tartışmaları etkileyebilir. Graham, Kongre'deki en güçlü müdahaleci seslerden biriydi ve yokluğu Cumhuriyetçi Parti içindeki izolasyonist eğilimleri güçlendirebilir. Senatörün hastalığına ilişkin detaylar açıklanmadı.
ABD3 olay1 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
İran’ın Kuveyt Saldırısında 6 Amerikalı Öldü, Uyarılar Görmezden Gelindi
İran-Irak savaşının ikinci gününde İran’a ait bir insansız hava aracının Kuveyt’teki bir tesisi vurması sonucu altı Amerikalı hayatını kaybetti. AzerNEWS’in The Washington Post’a dayandırdığı habere göre, saldırıdan önce tesisin savunmasız olduğuna dair yapılan uyarıların askeri komutanlar tarafından dikkate alınmadığı iddia ediliyor. Olay, İran-Irak çatışmasının sınırları aşarak bölgesel boyut kazandığına işaret ediyor. Kuveyt topraklarında Amerikan personelinin hedef alınması, çatışmanın seyrini ve uluslararası müdahale olasılığını etkileyebilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Saldırıda ölenlerin sayısı ve uyarıların görmezden gelindiği iddiası, ABD askeri karar alma süreçlerine yönelik soru işaretlerini artırırken, Washington yönetimini bölgedeki varlığını gözden geçirmeye itebilir.
ABD1 olay16 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Hürmüz'de tanker saldırıları sonrası ABD İran'a yaptırımları sıkılaştırdı, üslerini İsrail'e taşımayı planlıyor
Hürmüz Boğazı'nda bir petrol tankerine 'bilinmeyen mermi' isabet ettiği ve İran'ın en az üç gemiye saldırdığı bildirildi. Olaylar, ABD ile İran arasında sağlanan ateşkesi ve barış çabalarını tehlikeye attı. İran saldırıların 'sistemlerindeki bir arıza' olduğunu öne sürerken, Washington iddiaları reddetti ve saldırıların durmasını talep etti. ABD, saldırıların ardından İran'a yönelik geçici petrol yaptırım muafiyetini iptal etti ve İran'daki 80 hedefe hassas mühimmatla hava saldırısı düzenledi. Ayrıca Körfez ülkelerindeki ABD üslerine yönelik saldırılar nedeniyle bu üslerin İsrail'in Necef Çölü'ne taşınması gündeme geldi. Bu adımlar, İran'a yönelik ekonomik ve askeri baskıyı artırırken, bölgedeki gerilimi tırmandırdı. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ve diğer aktörler, tarafları itidale çağırarak 'güçlükle kazanılan barış kazanımlarını' korumaya davet etti. Hürmüz Boğazı küresel enerji arzı için kritik önem taşıdığından, yaşanan tırmanış uluslararası diplomaside yeni bir krize yol açtı.
ABD9 olay48 dk önce - Aynı ülke gündemicanlı
Kudüs'te Kalıcı Elçilik Anlaşması ve Karşılıklı Suikast İddiaları
ABD, İsrail ile Kudüs'te kalıcı bir büyükelçilik inşası için anlaşma imzaladı. İsrail tarafı bu adımı 'kırılmaz ittifakın' yansıması olarak nitelendirirken, gelişme 2017'deki Kudüs'ü başkent tanıma kararının ardından somut bir diplomatik pekiştirme olarak değerlendiriliyor. Eşzamanlı olarak, ABD basınına yansıyan istihbarat iddiaları bölgedeki güvenlik dengelerini sarstı. Washington Post'a göre, ABD yönetimi İsrail'in İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ve Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf'a yönelik suikast planlarını öğrenerek aracılar üzerinden Tahran'ı uyardı ve olası saldırıları engelledi. Diğer yandan, Wall Street Journal ve CNN'in haberlerine dayandırılan bilgilere göre, İsrail istihbaratı İran'ın Başkan Trump'a karşı yeni ve somut bir suikast planı hazırladığına dair Washington'ı bilgilendirdi. İsrail'in ABD Büyükelçisi Mike Huckabee bu istihbarat akışını doğruladı. Karşılıklı suikast iddiaları, devam eden ateşkes görüşmeleri ve askeri gerginliğin gölgesinde ortaya çıktı. Trump, kendisine yönelik bir suikastın gerçekleşmesi halinde İran'ın 'daha önce hiç görülmemiş seviyede bombalanması' talimatını verdiğini açıklarken, İran Meclis ve Müzakere Heyeti Başkanı Kalibaf İsrail'i resmi olarak tanımayacaklarını ve gerektiğinde Direniş Cephesi'ne füze ve siyasi destek vereceklerini belirtti. İran'ın BM Temsilcisi, Tahran'ın geçen ay imzalanan barış çerçeve anlaşmasına bağlılığının Washington'ın yükümlülüklerini yerine getirmesine bağlı olduğunu vurgulayarak ABD'nin uluslararası hukuk ihlallerine karşı BM'yi göreve çağırdı. Bu gelişmeler, ABD-İsrail-İran üçgenindeki derin güvensizliği ve çok katmanlı çatışma dinamiklerini gözler önüne seriyor. Kudüs'teki büyükelçilik anlaşması, İran'ın 'ABD ile barış yok' çıkışı ve direniş söylemini güçlendirirken, perde arkasındaki istihbarat paylaşımları tarafların bir yandan diplomasi yürütüp diğer yandan caydırıcılık ve ön alıcı müdahale stratejilerini sürdürdüğünü gösteriyor. Kırılgan barış süreci, suikast iddialarının tetiklediği sert tehditler ve karşılıklı suçlamalarla dar bir koridorda ilerlemeye çalışıyor.
ABD15 olayAz önce