Etiyopya'da barış çöktü. Tigray güçleri topyekun savaş ilan etti
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
ABD gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Timeline
latest: 7h ago- Security24 Sept, 10:11
Etiyopya'da barış çöktü. Tigray güçleri topyekun savaş ilan etti
Etiyopya'nın kuzeyindeki Tigray bölgesinde silahlı gruplar federal polisin kontrolündeki üç havalimanını ele geçirerek komşu eyaletlere taarruz başlattı. Etiyopya'da federal hükümet ile ülkenin kuzeyindeki Tigray bölgesi arasındaki gerilim yeniden açık çatışmaya dönüştü. Tigray Halk Kurtuluş Cephesi (TPLF), federal güçlere karşı geniş çaplı bir taarruz başlatarak üç havalimanının kontrolünü ele geçirdi ve komşu Afar ile Amhara eyaletlerine doğru ilerleyişe geçti. TPLF Genel Başkan Yardımcısı Amanuel Assefa, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, "Şu anda topyekun bir savaş durumundayız" dedi. Çatışmalar, 2020-2022 yılları arasında yüz binlerce insanın hayatını kaybetmesine yol açan ve Pretoria Barış Anlaşması ile sona eren iç savaşın ardından sağlanan kırılgan sükuneti tamamen bozdu. Çatışmaların fitili çarşamba günü TPLF güçlerinin federal polisin denetimindeki üç havalimanını ele geçirmesi ve komşu eyaletlere saldırılar düzenlemesiyle ateşlendi. Taraflar çatışmaları yeniden başlatmakla birbirlerini suçluyor. Afar'daki bir insani yardım kaynağı, Tigray sınırına yakın Yallo kasabasını ele geçirmeye çalışan silahlı unsurların perşembe günü ağır topçu atışları gerçekleştirdiğini bildirdi. Etiyopya merkezli yabancı bir güvenlik kaynağı ise savaşçıların yine Tigray-Afar sınırındaki Abala'nın kontrolünü sağladığını aktardı. Yabancı güvenlik kaynağı, başkent Addis Ababa'ya giden az sayıdaki güzergahtan biri olan Amhara'daki Weldiya kenti çevresinde de şiddetli çatışmalar yaşandığını belirtti. Uzmanlar, bu adımların 2020-2022 savaşındaki ikmal hatlarını kesme ve başkente ilerleme stratejisiyle örtüştüğüne dikkat çekiyor. AFP'ye konuşan Oslo Yeni Üniversite Koleji'nden bölge uzmanı Kjetil Tronvoll, TPLF'nin nihai hedefinin Addis Ababa'yı ele geçirmek olduğunu, ancak kente ulaşmak için izlenecek taktik hamlelerin henüz bilinmediğini söyledi. Tronvoll, Afar taarruzunun Etiyopya'nın yakıt dahil uluslararası ticaret kargosunun neredeyse tamamını sağlayan Cibuti ile olan ikmal hattını kesmeyi amaçladığını ifade etti. Etiyopya Cumhurbaşkanı Taye Atske Selassie Amde, çarşamba günü Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada "yıkım ve kaos güçleri" ile "hasım unsurların iç işlerine müdahalesini" kınadı. ESKİ DÜŞMANLAR BİRLEŞTİ: TPLF ALTI SİLAHLI GRUPLA İTTİFAK KURDU Sahadaki ittifak dengeleri de son savaşa kıyasla köklü biçimde değişti. TPLF, Amhara'daki Fano milisleri dahil diğer altı silahlı grupla Başbakan Abiy Ahmed hükümetini devirmeyi hedefleyen yeni bir ittifak kurdu. Oysa önceki iç savaşta Fano milisleri ve Eritre, Tigray güçlerine karşı federal ordunun yanında yer almıştı. İki taraf, 2022'de imzalanan barış anlaşmasından duydukları hoşnutsuzluk sonrası federal hükümetten uzaklaştı. Pretoria Anlaşması, TPLF içindeki bölünmeler ve partideki şahin kanadın bölgedeki geçici yönetimi uzaklaştırarak denetimi yeniden ele almasıyla fiilen aşındı. İnsan hakları örgütleri, TPLF'yi son savaştan kalan yaklaşık bir milyon kişi halen yerinden edilmiş durumdayken yeniden silahlanmak ve insanları zorla silah altına almakla suçluyor. Federal ordu da daha önce Tigray'a insansız hava araçlarıyla saldırılar düzenlemiş ve bölge sınırına askeri yığınak yapmıştı. ÖLGESEL ÇATIŞMA RİSKİ BÜYÜYOR Çatışmaların bölgesel bir savaşa dönüşmesinden duyulan endişe artıyor. Addis Ababa yönetimi, denize kıyısı olmayan Etiyopya'nın Kızıldeniz'e, özellikle de Assab Limanı'na erişimini uzun vadeli güvenlik ve kalkınması için hayati görüyor. Eritre ise Etiyopya'nın bu hedefe askeri güç kullanarak ulaşmasından korkuyor. Etiyopya hükümeti Eritre'yi kurulan isyancı ittifaka mali destek sağlamakla itham ediyor. Reuters ajansının Eritre'nin çatışmalara dahil olup olmayacağı sorusuna yanıt veren TPLF yöneticisi Assefa, ellerinde Eritre'nin planlarına dair bilgi olmadığını söyledi ve Asmara'dan henüz askeri müdahale talep etmediklerini ekledi. Son dönemde Afrika Boynuzu en çalkantılı dönemlerinden birini geçiriyor. Etiyopya, Sudan ordusunun savaştığı Hızlı Destek Kuvvetleri'ne destek vermekle suçlanıyor ve bu suçlamaları geri çeviriyor. Eritre ise Sudan ordusuna daha yakın dururken, Etiyopya'nın Nil Nehri üzerinde inşa ettiği Hedasi Barajı'nı hayati su kaynaklarına tehdit olarak gören Mısır ile temaslarını sıkılaştırıyor. Etiyopya'nın ayrıca Türkiye, Somali ve Mısır ile farklı başlıklarda gerilimleri sürüyor. Çatışmalar, kısa süre önce son iç savaşa bağlı yaptırımları ve silah ambargolarını kaldıran ABD için de diplomatik bir güçlük yarattı. Washington yönetimi, ulusal acil durum halinin sona erdiğini duyurarak Eritre Savunma Kuvvetleri ve bağlantılı yapılara yönelik yaptırımlara son vermişti. Fakat ABD'nin Addis Ababa Büyükelçiliği, TPLF yönetiminin geniş çaplı bir taarruz başlatmasından ötürü hayal kırıklığına uğradıklarını belirterek Etiyopya hükümetine destek verdi.
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Ortak aktörcanlı
Rebels seize airports, clash with govt forces in Ethiopia
Etiyopya3 olay6 sa önce - Ortak aktörcanlı
Russian President Vladimir Putin arrives in New Delhi to attend BRICS summit
Hindistan26 olay16 Eyl - Ortak aktörcanlı
Meeting with President of the Republic of South Africa Cyril Ramaphosa
Rusya5 olay15 Eyl - Ortak aktör
Trump'ın Afrika planları, Mısır-Etiyopya geriliminin gölgesinde
ABD Başkanı Donald Trump'ın Afrika danışmanı Massad Boulos, 19 Temmuz'da Kahire'de Mısır, Eritre ve Somali dışişleri bakanlarıyla bir araya geldi. Görüşmeler, Afrika Boynuzu ve Kızıldeniz'de güvenliğin artırılması çerçevesinde yürütüldü. Mısır ve Eritre, Kızıldeniz'in yönetiminin yalnızca kıyıdaş ülkelere ait olması gerektiğini vurguladı. Bu temaslar, Mısır ile Etiyopya arasında Büyük Rönesans Barajı (GERD) nedeniyle yaşanan anlaşmazlığın tırmandığı bir döneme denk geldi. Etiyopya'nın barajı doldurmaya devam etmesi, Mısır'ın su güvenliğine yönelik endişeleri körüklüyor. Washington, bölgede arabuluculuk yaparak etkisini korumaya çalışsa da, taraflar arasındaki derin güvensizlik ABD'nin diplomatik çabalarını zora sokuyor. Öte yandan, Mısır'ın Eritre ve Somali ile artan iş birliği, Etiyopya'ya karşı bir denge unsuru oluşturuyor. Bu durum, ABD'nin terörle mücadele ve jeopolitik nüfuz hedeflerini de içeren Afrika stratejisini sekteye uğratabilir. Zira Washington, bir yandan Etiyopya'daki geçiş sürecini desteklerken, diğer yandan geleneksel müttefiki Mısır'la ilişkilerini yönetmekte zorlanıyor.
ABD1 olay12 Ağu - Ortak aktör
Etiyopya Ekonomisinde Hızlı Büyüme, Kötü Gelir Dağılımı
Fransa merkezli France 24 kanalına konuşan Afrika uzmanı Dr. Douglas Yates, Etiyopya'nın Afrika'nın en hızlı büyüyen ekonomilerinden biri olduğunu ancak gelir dağılımının son derece adaletsiz olduğunu belirtti. Ülkede devam eden çatışmaların gölgesinde yapılması planlanan seçimlerin ne kadar 'özgür ve adil' olabileceği sorgulanıyor. Yates, seçim prosedürlerinin ülkenin bazı bölgelerinde işleyebileceğini kabul etmekle birlikte, çatışma, dışlanma, enflasyon ve dengesiz kalkınma gibi sorunların seçim sürecini zorlaştırdığını vurguladı. Uzmanın değerlendirmesi, ekonomik büyümenin toplumsal barışa yansımadığı bir tabloyu ortaya koyuyor. Etiyopya'nın iç istikrarı, Doğu Afrika ve Kızıldeniz jeopolitiği açısından kritik önem taşıyor. Ekonomik büyümenin kapsayıcı hale getirilememesi, mevcut çatışmalar ve siyasi kutuplaşmayla birleştiğinde bölgesel etkileri olabilecek bir kırılganlık yaratıyor.
Etiyopya1 olay01 Haz - Ortak aktör
Etiyopya seçimleri istikrarsızlığı gidermek için tek başına yeterli değil
Etiyopya, 1 Haziran 2026’da ulusal seçimlere giderken ülke içinde kalıcı bir istikrarsızlık ve bölgesel gerilimler sürüyor. Chatham House uzman yorumuna göre, bu seçimler 1991’de çok partili demokrasiye geçildiğinden beri düzenlenen yedi seçim arasında en az rekabetçi olanlardan biri olacak. Seçim süreci, derinleşen siyasi kutuplaşma ve güvenlik sorunlarının gölgesinde gerçekleşiyor. Ülke genelinde devam eden çatışmalar ve bölgesel anlaşmazlıklar, seçimlerin meşruiyetini ve kapsayıcılığını zayıflatıyor. Siyasi muhalefetin alanının daraldığı ve katılımın sınırlı kaldığı bir ortamda, sandıkların tek başına iç barışı ve bölgesel istikrarı sağlaması beklenmiyor. Uzmanlar, kalıcı çözüm için çok daha kapsamlı siyasi diyalog ve uzlaşı adımlarının gerekli olduğunu vurguluyor. Bu bağlamda seçimler, yalnızca bir yönetim değişikliği değil, aynı zamanda federal sistemin geleceği ve etnik temelli bölünmelerin nasıl yönetileceği açısından kritik bir sınav niteliğinde. Ancak mevcut koşullar, demokratik kurumların zayıflığı ve çok yönlü güvenlik krizleri dikkate alındığında, seçim sonrası dönemde de tansiyonun düşmesi kolay olmayabilir.
Güney Afrika1 olay28 May