Trump, Musk ve Netanyahu'nun Gazze'ye tatil merkezi planı iddiası
ABD Başkanı Donald Trump'ın ikinci başkanlık döneminin başlamasının ardından, iş insanı Elon Musk ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile yürütülen projeler kapsamında Gazze'de büyük bir tatil tesisi kurulması planlandığı iddia edildi. Milliyet'in derlediği habere göre, bu proje 7 Ekim 2023'ten bu yana Gazze'de yaşanan çatışmaların üzerini örtmek amacı taşıyor. Haberde, söz konusu girişimin 'dünyanın en güzel tatil merkezlerinden biri' olarak tanımlandığı ve Gazze'deki mevcut insani durumun gölgelenmesi için kullanılabileceği öne sürülüyor. Ayrıca, Trump'ın Musk ile kurduğu iletişimin Netanyahu ile ortak projelere uzandığı belirtiliyor.
This summary is currently in Turkish; automated English translation is coming soon.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
ABD gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Timeline
latest: 3h ago- Security15 Aug, 03:55
İsrail en büyük tesisleri kurdu! Soykırıma hazırlık mıydı: Tevrat’a meydan okuyorlar
Derleyen: Zeynep Dilara Akyürek / Milliyet.com.tr – ABD Başkanı Donald Trump, 2’nci kere başkan olmasının hemen ardından yapacağı projeleri de tanıtmaya başlamıştı. Elon Musk ile sıkı başlayan iletişimleri, Netanyahu ile ortaklık edilen projelere uzanmıştı. Özellikle de 7 Ekim 2023’ten beri Gazze’de yaşanan soykırımı ‘dünyanın en güzel tatil merkezlerinden birini inşa ederek’ örtmek istiyorlardı. Çocukların gözyaşlarıyla ıslanan, darmadağın hayatlara ev sahipliği yapan ve enkaza dönen Gazze’yi bir tatil köyüne çevirip, gökdelen ve lüks sahillerle donatma fikri bu 3 kişiye çok cazip geliyordu. Hatta yapay zeka destekli tanıtım filmleri bile piyasaya servis edilmişti. Böyle bir fikir bir anda ortaya çıkmış olamazdı. Zaten yıllardır süren soykırımın amaçları ve sonuçları da tek bir hedef için değildi. İşgalci İsrail, Gazzelileri evlerinden etmiş, ‘vadedilmiş topraklar’ iddiasıyla topraklara Yahudileri yerleştirmişti. Nüfusu 15 milyonu bulmayan İsrailliler için Gazzeliler ‘kurban’dı. Gerçek anlamda Siyonizm, kendisi dışındaki herkesi ‘goyim’ yani ‘ibadet için kurban’ olarak görüyordu. Onların hüznü ya da ölümü de haliyle Siyonistlerin ibadetinin bir parçasıydı. Gazze’de kurulacak Siyonist yerleşim için de bir hayli istekli olan Netanyahu ve işgalciler, uzun yıllar boyu derin bir hazırlık süreci içindeydiler. Kendi yerle bir ettikleri betonarmeleri kendi inşa edecekleri yenileri için toplama ve dönüştürmeleri gerekiyordu. Siyonistler 7 Ekim 2023’ten birkaç hafta önce bunu da halledip, soykırıma öyle başlamışlardı! YIKTIKLARINI YENİDEN İNŞA ETMEK İÇİN ENKAZI KALDIRMALARI GEREKİYOR! NASIL? Enkaz kaldırma çalışmaları hayli zahmetli ve maliyetli işlerdir. Hele ki yıkım tüm bir şehre yayılmışsa… Mesela ülkenizi ve hayatınızı işgal etmek isteyen Siyonistlere karşı mücadele eden bir Gazzeliyseniz, sevdiklerinizin cansız bedenleri de o molozların arasında aylarca yıllarca kalıyor, eviniz başınıza yıkılıyor, silahsız yavrularınız kurşuna dizilip sevdikleriniz idam bekliyor olabilir. Üstelik sizin topraklarınız size sormadan yeniden inşa edilip Siyonistlere eğlence merkezi yapılmak üzere projelendiriliyor olabilir. İsrail güçlerinin iş makineleri arasında kan ve cesetler olan enkazları kaldırıp karanlık bir ‘eğlence merkezi’ için çalışıyor olabilir. Her şey olabilir de, haksızlığın bir sonu olmaz mı? Dünyanın Gazze konusunda kenetlendiği, yardım için seferber olduğu söz konusuysa zalimlerin planları da yerle bir olabilir. Yani bugün Gazze’de olanların da bir sonu olabilir! Alıntı Metni İŞGALİN PERDE ARKASI! HAYALLERİNDEKİ TATİL KÖYÜ İÇİN MİYDİ? Gazze soykırım yaparken yılları ve yuvaları da yerle bir eden Siyonistlere karşı dimdik duruyordu. Dünya Gazzelilerle gönül gönüle vermiş, filo filo yardım gönderiyordu. Hiçbirinin umudun savaşçılarına ulaşmayacağını bile bile… Dünyanın dört bir yanında Gazzelileri destekleyen protestolar yayılıyor, birileri soykırıma ses çıkarıyordu. Bir yandan da İsrail’in ‘haklı savunması’ olduğunu savunan, silahsız masumların ölümüne göz yuman ‘büyükler’ vardı. Devlet yöneticileri, iş insanları, kanaat önderleri İsrail’i savunan, hatta bebeklerin cesetleri üzerine eğlenceli merkezleri kuran zihniyeti destekliyordu. Çalışmalar ve projeler, Gazzelilerin acıları üzerine inşa ediliyordu. Öyle ki bunlar öyle basit birkaç fikir de değildi. Dünyaya yön veren liderlerin tanıtım kampanyaları, dünyanın en önemli zirvelerinde milyonlarca dolarlık imzaları Gazze’nin kumsallarına koca bir karanlık gibi çökmüştü. Ocak 2026'da, ABD destekli ‘Yeni Gazze’ planı, kıyı turizmi bölgeleri, yüksek katlı oteller, bir havaalanı ve bir liman içeren bir proje olarak Dünya Ekonomik Forumu'nda sunuldu. Davos daha önce de Gazze için kirli planların yapıldığı bir platformdu. Bu onlar için ilk değil ama Gazze’nin esas sahipleri için sondu. Sergilenen görsellerde Akdeniz kıyı şeridi boyunca 170 ila 180 lüks gökdelen, konut kompleksi ve teknoloji veri merkezine yer verilmişti. Bu karanlık ‘eğlence’ projesinin maliyeti bile hesaplanmıştı. Davos’taki destekçiler, bölgenin tamamen yeniden yapılandırılması için 25 milyar doları aşan, yatırım öngörüyordu. Tabii bu finansal maliyetti. Gazze’de milyarlarca dolar harcansa da onarılamayacak yaralar açılmış, açılmaya da devam ediyordu. Hastaneler bombalanıyor, bebek ve kadınlar öldürülüyor, erkekler idam ediliyordu. İsrail’e dur demek isteyenlere inat ABD ve Siyonistler hayallerini kurdukları ‘Yeni Gazze’ için yıkımı bir dakika durdurmuyordu. Saldırıların perde arkasında vadedilmiş topraklar iddiası vardı. Siyonistler kendilerine göre kutsal olanı yaparken, Tevrat’ın ilk 10 emrinden biri olan ‘öldürmeyin’ maddesini çiğnemekten geri durmuyordu. Tevrat'ta kan, yaşamın simgesiydi. Haksız yere dökülen kanın da ‘topraktan Tanrı'ya haykırdığı’ yazıyordu. Ancak Siyonistlere göre Gazzelilerin kanı, haksız yere dökülmüyordu. Yiyecek ekmek bulamayan çocuk ve kadınların, kendilerine silah doğrultan teröristler olduğunu savunan İsrail, kirli emellerinden vazgeçmiyordu. İSİMLERİ GİZLİ: HEPSİNİ İSRAİL SEÇİYOR! ÇOKTAN BAŞLAMIŞLAR Duvarlarında Gazze’nin acı çığlıklarını duyacakları gökdelenler için önce kendi yaptıkları enkazı toplamak zorunda olan Siyonistler, bunun için çoktan hazırlıklara başlamıştı. 3 Ağustos tarihli bir habere göre “İsrail güçleri, İsrailli sivil yüklenicilerle birlikte, Gazze Şeridi'nde yıktıkları mahalle ve tesislerin enkazını temizlemek ve askeri kontrolleri altındaki bölgelerden Şeridin dışına taşımak için geniş ve organize bir operasyon yürütüyor.” İsrail basınındaki raporlara göre, İsrail güvenlik kurumları Gazze Şeridi'ndeki yapıların geniş ölçekli yıkımı, molozların taşınması ve arazinin yeni konut/altyapı projeleri için düzleştirilmesi amacıyla İsrail menşeli şirketlerle müzakereler yürütüyor ve çalışacak kişi ve kurumları isimlerini gizli tutarak bizzat seçiyordu. Arasından masum bedenler çıkan enkazları bir bir kaldırıyordu. İsrail'in yasadışı askeri kontrolü altındaki bölgelerde (Gazze'nin yaklaşık %66'sı) en az 10 milyon ton molozun kaldırıldığı, ezildiği veya orijinal yerlerinden taşındığı tahmin ediliyor. Siyonistler bu molozları ortadan kaldırmak ve kullanılabilir bir şekle dönüştürmek için bile çoktan plan yapmışlardı. Yakıp yıkacakları günlerin hayallerini kuranlar, inşa edeceklerinin de hayallerini kurmuş olacak ki, inşaat konusunda küresel bir güç olan şirketler beton geri dönüşüm tesisleri açıp, var olanların kapasiteleri 2’ye 3’e katlanmıştı. İsmini eski Siyonist başbakanları Ariel Şaron’dan alan park, geri dönüşüm tesisi olarak tam kapasite çalışmaya başlamış ve İsrail büyük bir dönüşüm potansiyeli olan, 500-600 bin tonluk atığı işleyebilen sistemlerini devreye almıştı. Üstelik de bunu 7 Ekim 2023’te başlayan saldırılardan kısa bir süre önce yapmıştı. 2023’ün Eylül ayında sistem tamamen devreye alınmıştı. Alıntı Metni
Milliyet
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
Trump New York'ta suç ve güvenlik konuşması yapacak
Donald Trump, New York ziyareti kapsamında Long Island'daki bir polis akademisini ziyaret ederek suç ve güvenlik konulu bir konuşma yapacak. Ziyaret, Kasım ayında yapılacak ara seçimler öncesinde Cumhuriyetçi adaylara destek sağlama amacı taşıyor. Trump'ın konuşması, özellikle çekişmeli geçmesi beklenen bölgelerde seçmen güvenliği ve suçla mücadele konularını öne çıkarmayı hedefliyor. Bu adım, Cumhuriyetçilerin ara seçim kampanyasında güvenlik mesajını güçlendirme çabasının bir parçası olarak değerlendiriliyor.
ABD1 olay20 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD Göçmenlik Ajanlarına Elektroşok Eldiveni Planı Tepki Çekti
Washington'da, ABD göçmenlik uygulama birimlerine elektrik şoku verebilen eldivenler sağlanması planı, aşırı gayretli ve yetersiz eğitimli olduğu eleştirilen bu birimde olası suistimallere ilişkin endişeleri artırdı. Eldivenlerin göçmenlik uygulama süreçlerinde nasıl denetleneceği ve hangi koşullarda kullanılacağına dair ayrıntı paylaşılmadı. Florida Demokrat Temsilcisi Maxwell Frost, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, insanlara sokaklarda şiddet uygulanmasının yeterince sorunlu olduğunu belirterek yeni plana tepki gösterdi. Eleştirmenler, mevcut güç kullanımı pratikleri göz önüne alındığında bu tür araçların kötüye kullanım riskini artırabileceğini ifade ediyor.
ABD1 olay4 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Trump Yönetimi Hürmüz Boğazı Geçiş Ücretini Kabullenmek Zorunda
ABD ile İran arasındaki mutabakat zaptının çökmesinin ardından Washington ve Tahran, müzakerelerin yeniden başlaması ihtimaline karşı pozisyonlarını güçlendiriyor. Başkan Trump'ın doğrudan tehditleri ve İran'ın stratejik hedeflerine yönelik kapsamlı bombalama kampanyası sinyalleri, ABD'nin askeri seçeneği masada tuttuğunu gösteriyor. Ancak Responsible Statecraft'ta yayımlanan bir analiz, Trump yönetiminin Hürmüz Boğazı'ndan geçişler için İran'a bir tür geçiş ücreti ödenmesini kabullenmek zorunda kalacağını öne sürüyor. Hürmüz Boğazı, küresel petrol taşımacılığının kritik bir noktası olarak İran'a önemli bir jeostratejik koz sağlıyor. ABD'nin askeri tehditlerine rağmen, Tahran'ın boğaz üzerindeki fiili kontrolü ve deniz yolu ulaşımını aksatma kapasitesi, Washington'ı ekonomik ve diplomatik gerçeklerle yüzleştiriyor. Herhangi bir askeri operasyonun küresel enerji piyasalarında yaratacağı istikrarsızlık ve olası bir çatışmanın maliyeti, geçiş ücreti gibi bir uzlaşmanın kaçınılmaz olduğu argümanını destekliyor. Bu durum, ABD'nin maksimum baskı politikasından kısmen geri adım atması anlamına gelirken, İran için sembolik ve ekonomik bir kazanç niteliğinde.
ABD5 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Ukrayna'nın Yeni Baskı Planı Washington'a Hâlâ Ulaşmadı
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, 12 Ağustos'ta Kiev ve uluslararası ortakların Rusya'yı savaşı sona erdirmeye zorlamak amacıyla baskıya dayalı ortak bir plan geliştirdiğini açıkladı. Ancak ABD'li bir yetkili, Washington'un bu planı henüz teslim almadığını belirtti. Planın içeriği ve zamanlaması belirsizliğini koruyor. Ukrayna'nın en önemli askeri ve mali destekçisi olan ABD'nin plandan haberdar olmaması, iki ülke arasındaki koordinasyon açısından dikkat çekiyor. Zelenski yönetiminin planı ne zaman paylaşacağı veya hangi baskı araçlarını öngördüğü konusunda resmi bir açıklama yapılmadı.
ABD1 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Hürmüz krizi derinleşiyor: Görüşmeler çıkmazda, deniz trafiği dibe vurdu
ABD ile İran arasında Hürmüz Boğazı ve nükleer program ekseninde yürüyen krizde diplomasi çıkmaza girdi. Washington'un hava saldırılarını durdurmasının ardından Tahran, ABD'nin ateşkesi sürdürmesi koşuluyla saldırıları durduracağını duyurmuştu; Trump ise yeni müzakereleri 'son şans' olarak nitelendirmişti. Ancak İran, görüşmelerin yeniden başladığı haberlerini reddetti ve Hürmüz'ün yalnızca ABD'nin koşullarını kabul etmesiyle açılacağını yineledi. Umman arabuluculuğundaki yeni deniz koridoru anlaşması son aşamada olsa da tamamlanmadı. İran ayrıca ABD'nin memorandumu ihlal ederek Hürmüz'de seyrüseferi yeniden açma sorumluluğunu tartışmaya açtığını savundu. Son gelişmeler sahada gerilimin sürdüğünü gösteriyor: Yemen'deki Husiler ile ABD ayrı ayrı gemiciliğe yönelik saldırılar bildirdi; Hürmüz'den geçen gemi sayısı bir haftanın en düşüğü olan sekize indi. Petrol fiyatları yükselirken küresel hisse senetleri geriledi. ABD'de mühimmat stoklarının azaldığı raporlarını Trump yalanlarken, New York Times analizi İran'ın ABD savunma sistemlerini aşan yeni taktikler geliştirdiğine dikkat çekti. Pakistan ordusu da Çin yapımı füzelerin İran'a taşınmasına yardım ettiği iddialarını reddetti.
ABD22 olay24 dk önce - Aynı ülke gündemicanlı
9 ay denizde: USS Abraham Lincoln mürettebatıyla ilgili raporlar Kongre'de alarm yarattı
ABD'ye ait uçak gemisi USS Abraham Lincoln, İran savaşı sürerken dokuzuncu ayını denizde geçiriyor. Mürettebatın durumuna ilişkin raporlarda, bazı denizcilerin kendilerini denize atmaya çalıştığı, temel malzemelerin zaman zaman tükenebildiği ve hijyen koşullarının bozulduğu belirtiliyor. Bu haberler ABD Kongresi'nde alarma yol açtı. Orta Doğu'da görev yapan geminin yerine USS George Washington'ın gelmesi bekleniyor. Uzayan sefer süresi ve bildirilen yaşam koşulları, mürettebatın refahı açısından dikkat çekiyor. Kongre'deki tepkiler, raporların siyasi düzeyde ciddiye alındığını gösteriyor.
ABD1 olay14 sa önce