ABD'de sığınma başvuru onay oranı son 10 yılın en düşük seviyesinde
Amerika Birleşik Devletleri'nde sığınma taleplerinin kabul edilme oranı, en az son on yılın en düşük seviyesine geriledi. Adalet Bakanlığı'na bağlı Göçmenlik İnceleme Dairesi (EOIR) verilerine göre, göçmenlik hakimleri başvuruların büyük kısmını reddediyor. Trump yönetiminin sıkılaştırdığı uygulama politikaları, ülkenin sığınma sistemini yeniden şekillendirirken başvuru sahiplerinin koruma elde etme şansını ciddi biçimde azaltıyor. Bu düşüş, idarenin sınır güvenliğini artırma ve sığınma sürecini zorlaştırma yönündeki adımlarının doğrudan bir sonucu olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, katılaşan kriterlerin ve hızlandırılmış mahkeme süreçlerinin, şiddet veya zulümden kaçan kişilerin uluslararası koruma altına alınma ihtimalini sınırladığını belirtiyor. İstatistikler, sığınmacı kabul oranlarındaki sert düşüşün ABD'nin geleneksel insani koruma misyonunda önemli bir kırılmaya işaret ettiğini ortaya koyuyor. Yeni politikaların gerek yasal gerekse diplomatik düzlemde tartışmalar yaratması beklenirken, binlerce başvuru sahibinin akıbeti belirsizliğini koruyor.
This summary is currently in Turkish; automated English translation is coming soon.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
ABD gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Timeline
latest: 4h ago- Security13 Jul, 01:59
US asylum approval rate falls to lowest in a decade
WASHINGTON: The rate at which asylum seekers are winning protection in the United States has fallen to its lowest level in at least a decade, according to immigration court data, as the Trump administration’s tougher enforcement policies reshape the country’s asylum system. Data from the US Department of Justice’s Executive Office for Immigration Review (EOIR) show that immigration judges decided more than 150,500 asylum cases during the first half of fiscal year 2026 but approved only 5,086 applications. Asylum grants accounted for just 3.4 per cent of all possible case outcomes. When only cases resulting in either approval or denial of asylum are counted, the approval rate stood at 8.8pc The decline represents a sharp reversal from previous years. The asylum approval rate was 24.4pc in fiscal year 2025, 45.7pc in fiscal year 2024 and 48.1pc in fiscal year 2023. Only 3.4pc of applications approved, compared to 24.4pc in 2025 The figures point to a major shift in how US immigration courts are handling asylum claims. Immigration advocates and policy analysts attribute the decline to stricter interpretations of asylum law, tighter court procedures and broader immigration enforcement priorities under President Donald Trump’s administration. Claims based on gang violence or domestic violence have become more difficult to win, while immigration judges have been given greater authority to dismiss incomplete applications more quickly. Many cases now reaching decisions involve migrants who entered the United States during the administration of former President Joe Biden and have only recently moved through the immigration court backlog. An analysis of EOIR court records by the Transactional Records Access Clearinghouse (TRAC), an independent research organisation at Syracuse University, found that removal orders accounted for roughly four-fifths of completed immigration court cases in fiscal year 2026. TRAC’s analysis also found a significant increase in asylum denials, with more than 59,000 asylum claims denied over a 12-month period, while the number of successful asylum applications fell to a small fraction of previous levels. The tougher court outcomes have coincided with a broader immigration enforcement campaign. The Department of Homeland Security (DHS) reports more than 605,000 removals and deportations since January 2025, while immigration monitoring groups and analysts have estimated the total number of migrants deported or returned during this period at between 600,000 and 675,000. According to watchdog organisations and immigration advocacy groups, the administration’s expanded enforcement drive has also been accompanied by an estimated 1.9 million additional undocumented immigrants leaving the United States voluntarily. US officials say about 38pc to 40pc of those removed had criminal records. Immigration advocacy groups, however, argue that the broader enforcement campaign has also affected long-term undocumented residents and, in some disputed cases, US citizens. The American Civil Liberties Union has criticised expanded deportation measures, describing the administration’s fast-track deportation policy as “chaotic, unfair, and inhumane”. America’s Voice, an immigration advocacy organisation, has warned that “mass deportation is making America poorer, weaker, and less safe”. Published in Dawn, July 13th, 2026
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
Burgenstock'ta ABD-İran Barışı İçin 60 Günlük Yol Haritası
ABD ve İran, İsviçre'nin Burgenstock beldesinde Pakistan ve Katar arabuluculuğunda gerçekleştirilen görüşmeler sonucunda, 60 gün içinde nihai barış anlaşmasına varmayı hedefleyen bir yol haritası üzerinde anlaştı. Pazar günü başlayıp Pazartesi gününe uzayan müzakereler, daha önce imzalanan İslamabad Mutabakat Zaptı çerçevesinde yürütüldü. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ve İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan'ın katıldığı açılışta tarafların barışa yönelik samimiyetine vurgu yapıldı. Arabulucuların ortak açıklamasında, teknik detayların belirlenmesinin ardından nihai anlaşmaya 60 gün içinde ulaşılmasının kararlaştırıldığı duyuruldu. Mutabakat aylardır süren çatışmaları sonlandırma potansiyeli taşırken, İsrail'in "mücadelemiz bitmedi" açıklaması, ABD'deki ara seçimler ve taraflar arasındaki derin güvensizlik ateşkesin kalıcılığını tehdit eden unsurlar olarak öne çıkıyor. Eşzamanlı olarak İran ve ABD, Hürmüz Boğazı'nda askeri çatışmaları önlemek için bir iletişim hattı kurdu. ABD ayrıca Lübnan'daki ateşkesi denetlemek üzere bir mekanizma oluşturdu. İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan'ın Pakistan ziyaretinde bölgesel güvenlik yapısı çağrısı ve İslam ülkeleri arasında birlik vurgusu, diplomatik hareketliliğin genişlediğine işaret ediyor. Uzmanlar ise barış sürecinin "bozguncu" aktörlerce sekteye uğratılabileceği uyarısında bulunuyor.
ABD38 olay39 dk önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD, Kudüs'te kalıcı büyükelçilik binası için anlaşma imzaladı
Amerika Birleşik Devletleri, Çarşamba günü Kudüs'te yeni bir büyükelçilik yerleşkesi inşa etmek üzere bir anlaşma imzaladı. İsrail, bu adımı iki ülke arasındaki 'sarsılmaz ittifakın' bir yansıması olarak değerlendirdi. ABD Başkanı Donald Trump, ilk döneminde Aralık 2017'de Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanımış ve Tel Aviv'deki diplomatik misyonun taşınması talimatını vermişti. Mevcut hizmetler birden fazla geçici mekâna yayılmış durumdaydı; yeni yerleşke ile kalıcı bir yapıya kavuşulacak. Anlaşma, ABD'nin Kudüs'teki diplomatik varlığını kurumsallaştırma yönündeki somut bir adım olarak öne çıkıyor. Trump yönetiminin kararı, uluslararası toplumun büyük bölümü tarafından tartışmalı bulunmuş ve İsrail-Filistin gerilimlerini artırmıştı. Birçok ülke, Kudüs'ün nihai statüsünün müzakerelerle belirlenmesi gerektiği görüşünü korurken, ABD'nin bu hamlesi İsrail'in başkent iddiasına verilen en üst düzey destek olarak yorumlanıyor. Yeni büyükelçilik kompleksinin inşası, iki ülke ilişkilerindeki stratejik yakınlaşmanın sembolik ve pratik bir ifadesi. Proje, ABD'nin bölgedeki diplomatik duruşunu pekiştirirken, Filistin yönetimi ve Arap dünyasında tepkiyle karşılanması bekleniyor. Anlaşmanın zamanlaması ve kapsamı, Ortadoğu'daki mevcut dengeler açısından dikkatle izlenecek.
ABD14 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Hürmüz Boğazı’nda Ateşkes Çöktü, ABD Saldırısında 14 Ölü
ABD Başkanı Donald Trump, Pakistan arabuluculuğundaki ateşkesin sona erdiğini açıklayarak İran’a yönelik yeni askeri saldırıların başlatıldığını duyurdu. ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer özgürlüğünü tehdit eden İran unsurlarını hedef aldıklarını bildirdi. Saldırılarda, İran’ın güneyindeki Hürmüzgan eyaletinde Sirik ve Bender Abbas ile Sistan ve Beluçistan’daki Çabahar ve Kunarek kentleri vuruldu. İran makamları, saldırılarda 14 kişinin öldüğünü, 78 kişinin yaralandığını açıkladı. Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitri Medvedev ise ABD’nin saldırganlığını ‘sebepsiz’ olarak nitelendirdi. Saldırılar, Pakistan’ın ev sahipliğinde 11 Temmuz’da yapılması beklenen yeni tur müzakereler öncesinde ateşkesin çökmesiyle geldi. Daha önce İran, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) denetçilerine erişim izni vermiş, ABD de İran petrolüne yönelik yaptırımları 21 Ağustos’a kadar askıya almıştı. Ancak Başkan Yardımcısı JD Vance, İran’dan doğrulanabilir ve kalıcı nükleer taahhütler beklediklerini vurguladı. Trump’ın İran lideri Hamaney’in cenaze töreniyle ilgili alaycı ifadeleri ve Tahran’ın ABD ile İsrail’e karşı adalet sözü vermesi, taraflar arasındaki güvensizliği derinleştirdi. Hürmüz Boğazı’ndaki gerilim, küresel petrol akışını tehdit ederken, bölgesel istikrarsızlığın artması endişeleri de büyüyor.
ABD25 olay2 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD İran'ı Vurdu, İran'dan Körfez Ülkelerine Misilleme: Basra'da Gerilim Tırmanıyor
ABD, İran'daki 300'den fazla askeri hedefe yönelik kapsamlı bir saldırı gerçekleştirdi. Bu operasyonun ardından İran, dört Körfez ülkesine insansız hava aracı ve füze saldırıları düzenleyerek karşılık verdi. Saldırıların hedefindeki ülkeler hakkında ayrıntılı bilgi paylaşılmadı, ancak bölge genelinde güvenlik seviyesinin en üst düzeye çıkarıldığı belirtildi. Karşılıklı saldırılar, Hürmüz Boğazı'ndan geçen küresel enerji arzına yönelik riskleri artırdı. Çatışmaların genişleme ihtimali ve tedarik hatlarının kesintiye uğrayabileceği endişesi, uluslararası piyasalarda tedirginliği yükseltti. Bölgesel gerilimin tırmanması, diplomatik kanalların harekete geçirilmesi yönündeki çağrıları güçlendirirken, taraflardan henüz ateşkes yönünde bir sinyal gelmedi.
ABD3 olay2 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Almanya ABD'den Tomahawk füzesi alırken Avrupa savunma özerkliğini sorguluyor
Almanya, acil savunma açığını kapatmak için ABD yapımı Tomahawk füzelerini satın almaya hazırlanıyor. Bu adım, Avrupa Birliği'nin Amerikan silah sistemlerine bağımlılığı azaltma hedefiyle çelişiyor. Anlaşma, Fransa-Almanya ortak tank projesinin borsaya açılmasının ertelenmesi ve amiral gemisi Avrupa savaş uçağı projesinin çöküşünün ardından geldi. Gelişme, Avrupa'nın kendi kendine yetme çabalarının gerçekçiliğini tartışmaya açtı. Birlik içinde ortak savunma projelerinde yaşanan tıkanıklıklar, üye ülkelerin acil ihtiyaçlar halinde ABD'ye yönelmeye devam ettiğini gösteriyor. Avrupa'nın stratejik özerklik hedefi, siyasi irade eksikliği ve endüstriyel koordinasyon sorunları nedeniyle şimdilik uzak bir ideal olarak duruyor.
ABD1 olay23 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD-İran, çatışmalar sürerken Umman'da teknik görüşmelerle ateşkesi korumaya çalışıyor
Güney Körfezi'nde tehditler ve füze atışları sürerken, ABD ve İran ateşkesin devamı için müzakereleri canlı tutmaya çalışıyor. Son günlerde karşılıklı ateş, ateşkesin erken ve şiddetli bir sona yaklaştığı korkularını artırmıştı. Cumartesi günü iki ülkenin heyetleri, Umman'da ‘teknik’ görüşmeler için bir araya geldi. Bu çelişkili mesajlar, diplomatik çabaların askeri gerilimle eşzamanlı yürümesinin bölgesel istikrar açısından risklerini ortaya koyuyor. Görüşmelerin sonucu, mevcut ateşkesin sürdürülebilirliği ve Körfez'de tansiyonun düşürülmesi açısından belirleyici olabilir.
ABD1 olay1 gün önce