Emine Erdoğan: Srebrenitsa’yı anmak vicdanı ayakta tutmaktır
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Srebrenitsa Soykırımı’nın 31. yıl dönümünde sosyal medya hesabından bir anma mesajı paylaştı. Erdoğan, mesajında anmanın yalnızca yas tutmak olmadığını, insanlığın aynı karanlığa sürüklenmemesi için vicdanı ayakta tutmak anlamına geldiğini vurguladı. Temmuz 1995’te Bosna Savaşı sırasında Sırp güçlerince yaklaşık 8 bin Boşnak erkeğin katledildiği Srebrenitsa, uluslararası mahkemelerce soykırım olarak tanımlanıyor. Türkiye, tarihi ve kültürel bağlara sahip olduğu Bosna Hersek’teki Boşnak toplumu ile dayanışmasını her yıl çeşitli anma etkinlikleri ve üst düzey mesajlarla sürdürüyor. Emine Erdoğan’ın bu kişisel mesajı, soykırımın hatırlanmasının sadece geçmişe değil, geleceğe yönelik bir sorumluluk olduğu fikrini öne çıkarıyor. Anma, Türkiye’nin Balkanlar’daki insani ve diplomatik duruşunun bir parçası olarak görülürken, benzer vahşetlerin tekrarlanmaması için tarih bilincinin canlı tutulması gerektiğine işaret ediyor.
This summary is currently in Turkish; automated English translation is coming soon.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Afganistan gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Timeline
latest: 4h ago- Political11 Jul, 07:53
Emine Erdoğan: Srebrenitsa'yı anmak vicdanı ayakta tutmaktır
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, katliamın 31. yılında Srebrenitsa'da hayatını kaybedenleri andı. Emine Erdoğan, sosyal medya hesabından Srebrenitsa paylaşımında bulundu. Paylaşımında "Srebrenitsa’yı anmak, sadece yas tutmak değil; insanlığın bir daha aynı karanlığa sürüklenmemesi için vicdanı ayakta tutmaktır." ifadelerini kullanan Erdoğan, "Srebrenitsa Soykırımı’nın yıl dönümünde hayattan koparılan Boşnak kardeşlerimizi rahmetle anıyor, ailelerine ve sevdiklerine sabır diliyorum." dedi. 31. YIL DÖNÜMÜ İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Avrupa'da en büyük soykırım olarak nitelendirilen Srebrenitsa'daki katliamının üzerinden 31 yıl geçti. Bosna Hersek'in doğusundaki Srebrenitsa şehrinin 11 Temmuz 1995'te Ratko Mladic komutasındaki Sırp askerleri tarafından ele geçirilmesinin akabinde başlayan kanlı soykırım, sadece kurban yakınlarının değil, tüm Boşnak milletinin de en derin yarası olarak kabul ediliyor. Öte yandan, aradan neredeyse çeyrek asır geçmesine rağmen, hala binin üzerinde soykırım kurbanının cenazesine ulaşılamaması Srebrenitsa yarasının hala kapanamamasının en büyük sebebi olarak gösteriliyor. NASIL BAŞLADI? Savaş suçlusu Ratko Mladic komutasındaki Sırp birlikleri, 11 Temmuz 1995 günü Srebrenitsa'yı ele geçirdi. Şehirde yaşayan siviller, BM bünyesinde bölgede görev yapan Hollandalı askerlere sığınarak hayatta kalmayı umsa da Hollandalı askerler onları Sırp güçlerine teslim etti. Savaştan sonra yargılanarak aralarında Srebrenitsa soykırımının da bulunduğu birçok savaş suçundan müebbet hapse mahkum edilen Mladic'in 11 Temmuz 1995 günü söyledikleri, adeta birkaç gün içinde olacakların da habercisiydi. Sırp bayramı arifesinde şehri Sırp milletine armağan ettiklerini söyleyen Mladic, "Nihayet bu topraklarda Türklerden (bölge Müslümanları için kullanılan ifade) intikam alma zamanı gelmiştir." ifadelerini kullandı. Nihayetinde sadece birkaç gün içinde en az 8 bin 372 Boşnak sivil katledildi, çok sayıda kadın ve çocuk evlerinden sürgün edildi.
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
Srebrenitsa soykırımının üzerinden 31 yıl geçti, acılar hâlâ taze
Bosnalı Sırpların Temmuz 1995'te Srebrenitsa'da Müslüman Boşnaklara yönelik gerçekleştirdiği ve İkinci Dünya Savaşı sonrası Avrupa'nın en büyük insanlık trajedisi olarak kabul edilen soykırımın 31. yıldönümü anılıyor. Uluslararası mahkemelerce soykırım olarak tanımlanan katliamda yaşamını yitiren binlerce kişinin acısı, yakınları ve Bosna-Hersek toplumu için tazeliğini koruyor. Resmî rakamlara göre 8 binden fazla Boşnak sivilin öldürüldüğü saldırılar, Birleşmiş Milletler'in güvenli bölge ilan ettiği bir alanda yaşanmış ve uluslararası toplumun müdahaledeki yetersizliğini gözler önüne sermişti. Kayıpların kimliklendirilmesi ve toplu mezarlardan çıkarılan cenazelerin defnedilmesi çalışmaları hâlâ devam ediyor. Balkanlar'daki etnik gerilimlerin ve savaşın yol açtığı derin yaralar, bölgedeki siyasi ve toplumsal istikrarsızlığın altında yatan temel nedenler arasında yer alıyor. Srebrenitsa, soykırımın inkârına yönelik söylemler ve kurban yakınlarının adalet arayışıyla birlikte, uluslararası hukuk ve insan hakları açısından güncelliğini koruyan bir utanç lekesi olarak hafızalardaki yerini sürdürüyor.
Afganistan2 olay57 dk önce - Aynı ülke gündemicanlı
Balochistan'da Operasyon Şaban: 5 Temmuz'dan Bu Yana 75 Terörist Öldürüldü
Balochistan Başbakanı Sarfraz Bugti, eyalette 5 Temmuz'dan bu yana düzenlenen istihbarata dayalı operasyonlarda toplam 75 teröristin öldürüldüğünü açıkladı. Bugti, Mangi Dam Polis Karakolu'na yönelik saldırının ardından başlatılan Operasyon Şaban'ın başarıyla ilerlediğini belirtti. Operasyon kapsamında 39 teröristin etkisiz hale getirildiği ayrıca vurgulandı. Duyuru, Cuma günü resmi sosyal medya hesaplarından yapıldı. Balochistan, uzun süredir ayrılıkçı grupların silahlı eylemlerine sahne olan ve Pakistan'ın güvenlik gündeminde öncelikli yer tutan bir eyalet. Bölgedeki operasyonlar, özellikle Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru gibi kritik altyapı projelerinin korunması açısından da yakından izleniyor. Hükümetin son dönemde operasyonel başarılara yaptığı vurgu, iç güvenlik anlatısının bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Afganistan1 olay17 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Afganistan'da İyi Hasada Rağmen Gıda İhtiyacı Artacak
FEWS NET analizine göre, Afganistan'ın Daykundi, Faryab ve Ghor vilayetlerinde, birkaç yıldır süren kuraklığın etkilerinden yavaş toparlanma, ortalamanın altında üretim ve sınırlı iş imkanları nedeniyle Ocak 2027'ye kadar IPC 3. Aşama (Kriz) düzeyinde gıda güvensizliği bekleniyor. Ülke genelinde 2026 yılındaki olumlu hasat ve istikrarlı fiyatlar kısa vadede rahatlama sağlasa da, hasat stoklarının tükenmesiyle ihtiyaçların yeniden yükseleceği öngörülüyor. Uzun süreli kuraklık ve ekonomik zorluklar, özellikle kırsal kesimde geçim kaynaklarını olumsuz etkiledi. Bu bölgelerde tarımsal üretimdeki düşüş ve alternatif gelir fırsatlarının yetersizliği, hanelerin gıdaya erişimini zorlaştırıyor. Uluslararası yardım kuruluşları, stokların azalacağı dönem için acil destek çağrısında bulunurken, durumun bölgesel göç ve istikrar üzerindeki etkileri de yakından izleniyor.
Afganistan1 olay20 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Sumud Filosu Saldırısına İspanya'dan İsrailli Yetkililere Soruşturma
İspanya Ulusal Mahkemesi, 1 Ekim 2025'te Gazze'ye insani yardım taşıyan Küresel Sumud Filosu'na uluslararası sularda düzenlenen saldırıyla ilgili iki üst düzey İsrailli askeri yetkili hakkında soruşturma açılmasını kabul etti. Mahkeme, başvuruyu değerlendirerek olayın yasa dışı bir saldırı olduğu iddialarını incelemeye başlayacak. Bu karar, uluslararası sularda işlenen suçlarda bireysel sorumluluğun evrensel yargı ilkesiyle takip edilmesi açısından dikkat çekiyor. Soruşturma, İspanya ile İsrail arasında diplomatik gerginliğe yol açabilir ve Gazze'deki insani krizin uluslararası hukuk boyutunu yeniden öne çıkarıyor. Sürecin nasıl ilerleyeceği, benzer olaylar için emsal oluşturması ve tarafların tutumları önümüzdeki dönemde belirleyici olacak.
Afganistan2 olay21 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Türkiye Avrupa Parlamentosu'nun TSK'ya Yönelik Kıbrıs Kararını 'Yok Hükmünde' Saydı
Türkiye, Avrupa Parlamentosu'nun Kıbrıs konusunda kabul ettiği ve Türk Silahlı Kuvvetleri'ne yönelik iddialar içeren karara sert tepki gösterdi. Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, karardaki iddialar 'asılsız ve akıl dışı' olarak nitelendirildi ve kararın yok hükmünde olduğu belirtildi. Açıklamada ayrıca Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı'nın yaptığı değerlendirmeye tam destek verildiği vurgulandı. Bu tepki, Türkiye'nin Kıbrıs'taki askeri varlığına ve KKTC'nin statüsüne yönelik uluslararası eleştiriler karşısında geleneksel duruşunu yansıtıyor. Avrupa Parlamentosu'nun son dönemde aldığı kararlar, taraflar arasındaki diplomatik gerginliği artırırken, Ankara'nın müzakere ve tanıma konularındaki pozisyonunda değişiklik olmadığını ortaya koyuyor. Kıbrıs sorunu, Doğu Akdeniz'deki deniz yetki alanları ve enerji keşifleri bağlamında Türkiye-AB ilişkilerinin önemli bir sınavı olmaya devam ediyor. Bu tür açıklamalar, iki taraf arasında çözüm için gerekli zeminin henüz oluşmadığına işaret ediyor.
Afganistan1 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Başbakan Şehbaz Şerif Belucistan'daki Terör Saldırıları Sonrası Quetta'da Güvenlik Zirvesi Düzenledi
Pakistan Başbakanı Şehbaz Şerif, Belucistan eyaletinde son günlerde meydana gelen çok sayıda büyük terör olayının ardından, Quetta'da düzenlenen üst düzey bir güvenlik toplantısına başkanlık etti. Toplantıya Savunma Kuvvetleri Komutanı ve Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Asım Münir de katıldı. Toplantı, Ulusal Eylem Planı kapsamında terörle mücadeleye yönelik Eyalet Doruk Komitesi toplantısı olarak gerçekleşti. Görüşmede Belucistan'daki güvenlik durumu ve son saldırılar ışığında alınacak tedbirler değerlendirildi. Belucistan, uzun süredir ayrılıkçı ve cihatçı grupların eylemlerine sahne oluyor; son saldırılar bölgedeki istikrarsızlığın boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi. Başbakan'ın üst düzey askeri yetkililerle birlikte doğrudan Quetta'da toplantı yapması, federal hükümetin eyaletin güvenlik sorunlarına verdiği önceliği ve asker-sivil koordinasyonunun güçlendirilmesi çabalarını yansıtıyor.
Afganistan3 olay1 gün önce