Avustralya-Fiji savunma anlaşmasının ardından Çin'den Pasifik'te füze denemesi
Çin, Avustralya ile Fiji arasında imzalanan savunma anlaşmasından saatler sonra Güney Pasifik'te uzun menzilli stratejik bir füze denemesi gerçekleştirdi. Denemenin zamanlaması Canberra ve bölgesel liderler tarafından tepkiyle karşılandı. Uzmanlar, bu hamleyi Çin'in bölgede artan askeri varlığı ve Avustralya'nın Pasifik'teki güvenlik bağlarını güçlendirme çabalarına bir yanıt olarak değerlendiriyor. Olay, iki ülke arasında Güney Pasifik'teki nüfuz rekabetinin tırmandığına işaret ediyor.
This summary is currently in Turkish; automated English translation is coming soon.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Çin gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Timeline
latest: 12 Jul- Security10 Jul, 09:57
Savunma anlaşmasından saatler sonra füze denemesi
Çin, Avustralya ve Fiji arasında imzalanan savunma anlaşmasından saatler sonra Güney Pasifik'te uzun menzilli stratejik füze denemesi gerçekleştirdi. Çin, Güney Pasifik'te uzun menzilli bir füze denemesi gerçekleştirdi. Denemenin, Avustralya'nın Fiji ile bir savunma anlaşması imzalamasından yalnızca birkaç saat sonra yapılması, Canberra yönetimi ve bölgesel liderlerin tepkisini çekti. Avustralya Dışişleri Bakanı Penny Wong, füze denemesinin bölge için "istikrarsızlaştırıcı" olduğunu ifade etti. Yeni Zelanda Dışişleri Bakanı Winston Peters ise gelişmeyi "derin endişe verici" olarak nitelendirdi. Çin donanmasından yapılan açıklamada, bir nükleer denizaltının pazartesi günü "eğitim simülasyonu savaş başlığı taşıyan stratejik bir füze" fırlattığı ve füzenin "belirlenen deniz alanına tam isabetle ulaştığı" bildirildi. Sözcü Wang Xuemeng, WeChat üzerinden yaptığı açıklamada, "Bu füze deneme fırlatması, Çin'in yıllık askeri eğitimine yönelik rutin bir düzenlemedir ve ilgili ülkelere önceden bilgi verilmiştir" dedi. Testin gerçekleştirildiği net konum açıklanmadı. Yeni Zelanda hükümeti, planlanan fırlatma hakkında saatler öncesinden bilgilendirildiğini belirtti ve füzenin Güney Pasifik Nükleer Silahlardan Arındırılmış Bölgesi'ne fırlatıldığına dikkat çekti. Söz konusu deneme, Avustralya ve Fiji'nin, taraflardan birine saldırı yapılması durumunda diğerinin yardımına gelmesini taahhüt eden önemli bir savunma ittifakı imzalamasından saatler sonra gerçekleşti. Diğer ülkelerin katılımına da açık olan ve "Barış Okyanusu" (Ocean of Peace) adı verilen bu ittifak, Avustralya'nın Pasifik'teki bağlarını derinleştirme ve Pekin'in bölgedeki nüfuzunu artırma çabalarını sınırlandırma girişimlerinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Avustralya Stratejik Politika Enstitüsü (ASPI) kıdemli savunma analisti Malcolm Davis, testin zamanlamasının tesadüf olmadığından emin olduğunu dile getirdi. Davis, "(Bu test) Çin'in, küçük Pasifik devletlerini Avustralya ile daha yakın ilişkiler kurmaktan caydırmak amacıyla gözdağı vermek ve baskı uygulamak için askeri güç ya da askeri güç tehdidi kullanacağının açık bir göstergesidir" dedi. DENİZALTI KABİLİYETLERİ NÜKLEER CAYDIRICILIKTA KRİTİK ROL OYNUYOR Analistler ve diplomatlar, Çin'in pazartesi günü Güney Pasifik'e gerçekleştirdiği denizaltıdan fırlatılan balistik füze testinin, askeri liderliğe nükleer caydırıcılık kapasitesinin en karmaşık ve hassas operasyonlarını inceleme fırsatı sunduğunu belirtti. Uzmanlar, tespit edilmeden faaliyet göstermeye çalışan nükleer silahlı denizaltıların komuta, kontrol ve iletişim süreçlerinin büyük zorluklar barındırdığını kaydetti. Bunun da ordunun siyasi sadakatinin en üst düzeyde önem taşıdığı Çin Komünist Partisi liderliği tarafından da yakından hissedildiği ifade edildi. Singapur'daki S. Rajaratnam Uluslararası Çalışmalar Okulundan (RSIS) güvenlik uzmanı Collin Koh, konuya ilişkin değerlendirmesinde, "Bu husus, füzenin ve denizaltının teknik kabiliyetlerinin incelenmesinin yanı sıra kesinlikle çok ciddi şekilde değerlendirilmiş bir konudur" ifadelerini kullandı. Koh ayrıca, "Önlerinde hâlâ zorluklar var ancak burada operasyonel bir vuruş kabiliyetine yaklaştıkları görülüyor. Muhtemelen ABD ana karasını vuracak bir konuma gelemeseler bile Guam ve Hawaii'yi hedef alabileceklerini göstermeye çalışıyorlar" şeklinde konuştu. Çin'in sahte savaş başlığı taşıyan füze fırlatması bölge güçlerinin tepkisini çekerken, ABD fırlatılan silahın Güney Pasifik Okyanusu'na düşen bir kıtalararası balistik füze (ICBM) olduğunu açıkladı. Çin devlet medyası ve yetkilileri ise testi, belirli bir hedefi veya ülkeyi hedef almayan, profesyonelce yönetilen "rutin" bir askeri tatbikat olarak tanımladı. Çin Savunma Bakanlığı, cuma günü Reuters'ın sorularına verdiği yanıtta, bazı haberleri "tamamen çarpıtma ve propaganda" diyerek reddetti ve testin uluslararası hukuk ile uygulamalara uygun olarak yapıldığını ifade etti. Bakanlık açıklamasında, "Çin'in nükleer güçlerini modernize etme çabalarının ulusal stratejik güvenliği korumayı ve küresel stratejik istikrarı sürdürmeyi amaçladığı vurgulanmalıdır" denildi. Bu fırlatma, Çin Halk Kurtuluş Ordusunun Eylül 2024'te Güney Çin Denizi'ndeki Hainan Adası'nda bulunan mobil bir fırlatıcıdan Güney Pasifik Okyanusu'na silah ateşlemesinden bu yana gerçekleştirdiği en önemli uzun menzilli balistik füze testi oldu. PEKİN, NÜKLEER DENİZALTI OPERASYONLARINI YAKINDAN TAKİP EDİYOR Analistler ve akademisyenler, pazartesi günkü füzenin Çin'in "Type-094" olarak bilinen altı nükleer enerjili balistik füze denizaltısından (SSBN) birinden fırlatıldığını belirtti. Devlet medyası fırlatmanın bir stratejik füze denizaltısından yapıldığını kaydetti ancak sınıfını belirtmedi. SSBN'ler, nükleer silahlı kıtalararası balistik füzeleri fırlatmak üzere tasarlanmış büyük, nükleer enerjili denizaltılar olarak biliniyor. Bölgesel askeri ataşeler ve analistler, Hainan Adası merkezli Çin SSBN operasyonlarının, olası bir çatışmada ikinci vuruş kapasitesini garanti altına alması nedeniyle Çin'in nükleer caydırıcılığındaki kritik önemine işaret ederek, askeri modernizasyonun en yakından izlenen unsurlarından biri olduğunu vurguladı. Nükleer silahlı denizaltılarının tespit edilmeden faaliyet göstermesi, Çin'in daha geniş kapsamlı karasal silahlarının bir düşmanın ilk vuruşuyla yok edilmesi durumunda bile karşılık verebilmesini sağlıyor. Çatışmalarda nükleer silahı ilk kullanan taraf olmayacağına dair resmi bir politika yürüten Pekin için bu durumun kritik bir faktör olduğu değerlendiriliyor. Askeri ataşeler ve analistler; ABD ve müttefiklerinin, Çin denizaltılarını askeri gemiler, kritik geçiş noktalarındaki su altı sensör ağları ve gelişmiş deniz gözetleme cihazlarıyla donatılmış P-8 Poseidon uçaklarıyla yürütülen hava devriyeleri aracılığıyla izlemeye çalıştığını aktardı. Çin'in kabiliyetleri arttıkça bu tür operasyonların da yoğunlaşması bekleniyor. Pentagon'un 2022 tarihli raporunda, Çin'in SSBN'leri ile neredeyse kesintisiz caydırıcılık devriyeleri yürütmeye başladığı belirtilmişti. ABD, Rusya, Fransa ve İngiltere on yıllardır bu tür nükleer vuruş kabiliyetlerini rutin olarak konuşlandırırken, Hindistan da kendi SSBN'lerini geliştirmeyi sürdürüyor. Chicago merkezli araştırma kuruluşu Bulletin of the Atomic Scientists tarafından yayımlanan Çin'in nükleer silahlarına ilişkin çalışmada, ABD'li yetkililerin Çin SSBN'lerinin devriyeler sırasında gerçekten nükleer silahlarla donatılmış olduğunu kamuoyuna açıklamadığı, ancak bazı yetkililerin bunu yazarlara özel olarak ilettiği paylaşıldı. Resmi bir doğrulama bulunmadığına dikkat çekilen çalışmada, "Devlet Başkanı Şi Cinping'in, Halk Kurtuluş Ordusu roket kuvvetleri liderleri dahil olmak üzere askeri yetkililere yönelik tasfiyeleri göz önüne alındığında, nükleer savaş başlıklarının normal şartlar altında orduya teslim edilmesi pek olası görünmüyor" ifadelerine yer verildi. Pazartesi günkü denizaltı füze fırlatmasının kesin konumu ve kullanılan füze henüz açıklanmamış olsa da, Çin SSBN'lerinin kıyılarının ötesinde fark edilmeden manevra yapma kabiliyetinin yakından incelenmesi bekleniyor. Analistler, Type-094 denizaltısının yerini zamanla geliştirilmekte olan daha gelişmiş ve daha sessiz bir versiyonun alacağını belirtti. En gelişmiş denizaltı füzesi olan JL-3 ile ABD ana karasına ulaşabilmesi için bir Çin denizaltısının Güney Çin Denizi'nin ötesine, batı Pasifik'e geçmesi gerekiyor. Bu durumun ise rakip donanmalara ifşa olma riski taşıdığı kaydediliyor. Birden fazla savaş başlığı taşıyabildiğine inanılan ve Eylül 2025'te Pekin'deki bir askeri geçit töreninde sergilenen JL-3 füzesinin 10 bin kilometre menzile sahip olduğu biliniyor. Tüm bu bilinmeyenlere rağmen Çin'in Global Times gazetesi, fırlatmanın Çin'in nükleer silahları karadan, denizden ve havadan ateşleme kabiliyeti anlamına gelen "nükleer üçlü" stratejik güçlerini sürekli olarak güçlendirdiğini gösterdiğini yazdı. Global Times başyazısında, "Bu durum, dış güçleri ve onların takipçilerini, azami askeri baskı veya önleyici vuruşlar yoluyla Çin'i taviz vermeye zorlamayı amaçlayan girişimlerden vazgeçmeye zorlayacak, böylece büyük ölçekli bir çatışma riskini temelden azaltacaktır" ifadeleri kullanıldı.
- Security12 Jul, 09:44
Avustralya'dan Çin'e sert Pasifik tepkisi! Nükleer füze denemesi 'istikrarı bozuyor'
Avustralya Savunma Sanayi Bakanı Pat Conroy, ABC News'e yaptığı açıklamada, Çin'in 6 Temmuz'da denizaltıdan fırlattığı ve Pasifik'teki birçok ada üzerinden geçerek Tuvalu'nun münhasır ekonomik bölgesine yakın sulara düştüğü bildirilen nükleer kapasiteye sahip balistik füze denemesini değerlendirdi. Pekin yönetiminin bu denemeyi "rutin" olarak nitelendirdiğini hatırlatan Conroy, Pasifik'teki birçok ülke liderinin denemeyi "kışkırtıcı" ve "istikrar bozucu" olarak değerlendirdiğini söyledi. 'İTİRABARINA ZARAR VERİYOR' Conroy, Fiji, Papua Yeni Gine, Palau, Solomon Adaları ve Tuvalu liderlerinin eleştirilerine dikkati çekerek, füze denemesinin Çin'in bölgedeki itibarına zarar verdiğini belirtti. Bu olayın Pasifik ülkelerinin öncülüğünde şekillenecek bir güvenlik düzenlemesine duyulan ihtiyacı ortaya koyduğuna işaret eden Conroy, bölgede olası güvenlik anlaşmasının hayata geçirilmesinin yıllar alabileceğini ve böyle bir adımın tüm Pasifik liderlerinin ortak mutabakatıyla atılması gerektiğini söyledi. Çin donanması, 6 Temmuz'da, stratejik nükleer denizaltıdan maket savaş başlığı taşıyan füzeyi başarıyla test etmişti. Çin Dışişleri Bakanlığının açıklamasında, füze fırlatmasının rutin bir askeri eğitim tatbikatı olduğu bilgisi verilmiş, "Fırlatmada herhangi bir ülke veya nokta hedef alınmamıştır. Çin, uluslararası hukuk ve uygulamalar doğrultusunda yapılan test öncesi ilgili ülkeleri bilgilendirmiştir." ifadesi kullanılmıştı. Son dakika...ABD'li Senatör Lindsey Graham hayatını kaybetti! NATO Zirvesi sonrası ‘yeni dönem’ analizi! Türkiye’nin F-35, KAAN ve savunma rotası Haber İçi Banner
Milliyet
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Ortak aktörcanlı
ABD-İran Mutabakatına Rağmen İsrail'den Lübnan'a Kanlı Saldırı: 4 Ölü
İsrail ordusu, ABD ile İran arasında sağlanan ateşkes mutabakatına ve mevcut ateşkese rağmen, Lübnan'ın güneyindeki Nebatiye kentine bağlı Meyfedun ve Şevkin beldelerinde üç aracı insansız hava aracıyla vurdu. Saldırıda dört kişi hayatını kaybetti. ABD Başkanı Donald Trump, İran'la bir ateşkes anlaşmasına varıldığını ve Hürmüz Boğazı'ndaki ablukanın sona erdiğini açıklamış, Tahran ise teklifi incelediğini bildirmişti. Buna karşın İsrail, Lübnan'ın güneyindeki 29 belde için tahliye uyarıları yaparak Beyrut'un Dahiye bölgesine hava saldırıları düzenledi. AB, Lübnan'ın ateşkes kapsamına alınması gerektiğini vurgularken BM çatışmalarda düşüş gözlendiğini belirtti. Saldırı, ABD-İran hattında ilerleyen diplomatik sürecin sahadaki kırılganlığını ortaya koyuyor. İsrail'in operasyonlarına devam etmesi, varılan mutabakatın kapsayıcılığına yönelik soru işaretlerini artırırken, Lübnan'da sivil kayıplar ve altyapı hasarı derinleşiyor. Uluslararası aktörler, kalıcı bir ateşkes için Lübnan'ın da sürece dahil edilmesi çağrısında bulunuyor.
311 olay4 sa önce - Ortak aktörcanlı
İsrail'in 1915 Kararına Ankara ve Bakü'den Sert Tepki: 'Kendi Suçunu Örtbas Çabası'
İsrail hükümeti, Dışişleri Bakanı Gideon Sa'ar'ın girişimiyle 1915 olaylarını 'Ermeni soykırımı' olarak tanıdı. Karar, İsrail'in Gazze'deki askerî operasyonları nedeniyle Uluslararası Adalet Divanı'nda soykırım suçlamasıyla yargılandığı bir dönemde alındı. Türkiye, bu adımın tarihî gerçeklerle bağdaşmadığını ve İsrail'in kendi suçlarını örtbas etme çabası olduğunu savundu. Dışişleri Bakanlığı, İsrail'in Filistin halkına yönelik sistematik zulmünü vurgulayarak kararı siyasi ve geçersiz saydı. Azerbaycan da İsrail'in bu kararını 'ciddi endişe verici' bularak kınadı ve tarihî olguların çarpıtıldığını belirtti. Bakü, bölgesel bölünmeleri derinleştirdiği gerekçesiyle kararın yeniden gözden geçirilmesini istedi. İsrail ile müttefik olmasına rağmen en yakın partneri Türkiye olan Azerbaycan'ın bu çıkışı, iki ülke ilişkilerinde gerilime yol açabileceğinin sinyalini verdi. Karar, diplomatik çevrelerde İsrail'in Türkiye'ye yönelik bir hamlesi olarak da değerlendiriliyor.
285 olay1 gün önce - Ortak aktörcanlı
Yeni Zelanda Ateşli Silah Ruhsat İnceleme Komitesi'ne sekiz üye atandı
Yeni Zelanda Hükümeti, 2026 Silah Yasası kapsamında kurulan Ateşli Silah Ruhsat İnceleme Komitesi'ne sekiz ilk üyeyi atadı. Adalet Bakan Yardımcısı Nicole McKee atamaları memnuniyetle karşıladı. McKee, yeni Silah Yasası'nın ruhsatlı silah sahipleri ve genel kamuoyu nezdinde ateşli silah düzenlemesine güveni yeniden tesis etmeyi amaçladığını belirtti. Komitenin, ruhsatlandırma süreçlerinin gözden geçirilmesinde kritik bir rol üstleneceği vurgulandı.
Yeni Zelanda1 olay7 sa önce - Ortak aktörcanlı
Zelenskyy Askeri Komutayı Değiştirdi, Rusya’nın Büyük Saldırısı Can Aldı
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskyy, ülkedeki haftalık protestoların ardından ordu komutanını görevden aldı. Bu değişiklik, 2022’deki tam ölçekli işgalden bu yana en büyük siyasi krizlerden birine işaret ederken, Zelenskyy aynı günlerde Rusya’nın 48 saat içinde büyük bir füze ve insansız hava aracı saldırısı başlatacağı uyarısında bulundu. Ayrıca Moskova’nın sonbaharda geniş çaplı seferberlik hazırlığında olduğunu ve Rus kayıplarının asker alımını aştığını açıkladı. Rusya, belirtilen süre içinde Ukrayna genelinde yoğun saldırılar düzenledi; 70’ten fazla füze ve 280 İHA fırlatıldı. Başkent Kiev dahil birçok bölgede en az 14 sivil hayatını kaybetti, aralarında çocukların da bulunduğu çok sayıda yaralı var. Rusya Savunma Bakanlığı, saldırıların askerî havaalanları, savunma sanayi tesisleri ve lojistik merkezleri hedef aldığını, ayrıca Karadeniz’de Ukrayna’nın askerî yük taşıyan gemilerine yönelik ayrı bir operasyon yapıldığını duyurdu. Ukrayna ise Rusya topraklarına insansız hava aracı taarruzlarıyla karşılık verdi: Ryazan petrol rafinerisi ile online perakende devi Wildberries’e ait depolara saldırılar düzenlendi. Diplomatik cephede Zelenskyy, ABD Başkanı Donald Trump ile Beyaz Saray’da görüşerek Patriot füzelerinin ortak üretimini ele aldı; Polonya Başbakanı Tusk’a da planlanan büyük saldırı hakkında bilgi verdi. Rusya ise İngiltere’yi Ukrayna’ya Gripen savaş uçakları vermesi halinde sonuçları konusunda uyardı ve sözcüleri aracılığıyla Batı’nın Ukrayna’yı bir ‘koçbaşı’ olarak kullandığını öne sürdü.
Rusya130 olay12 sa önce - Ortak aktörcanlı
Alaska'da Askeri Radar Üssüne Giden Uçak Düştü: 8 Ölü
Alaska'nın batısındaki Cape Newenham Uzun Menzilli Radar İstasyonu yakınlarında, tesise personel taşıyan kiralık bir uçak düştü. Uçakta bulunan 2 pilot ve 6 yolcunun tamamı hayatını kaybetti; toplam can kaybı 8 olarak açıklandı. ABD ordusunun Alaska Komutanlığı kazanın meydana geldiği bölgeyi doğruladı. NTV, uçağın kiralık olduğunu ve radar istasyonuna personel götürdüğünü aktarırken, Hürriyet küçük yolcu uçağının askeri bölgeye düştüğünü bildirdi. Kazanın nedeni hakkında henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Olay, uzak askeri tesislere yapılan uçuşların operasyonel risklerini yeniden gündeme getirdi.
ABD2 olay3 gün önce - Ortak aktör
İsrail'den Yeni Tahliye Emirleri; ABD Koordinasyonuyla Lübnan'da Derinleşen Operasyon
İsrail ordusu, 30 Mayıs 2026 Cumartesi günü yayımladığı yeni tahliye emirleriyle Lübnan'ın güneyinde Litani Nehri'ni aşarak operasyonlarını genişletti. Ordu birliklerinin nehrin kuzeyine ilerlediği bildirilirken, Hizbullah kuzey İsrail'e roket saldırıları düzenledi. İsrail'in Kanal 15 televizyonuna dayandırılan haberlere göre bu tırmanış, ABD yönetimiyle yakın koordinasyon içinde gerçekleştirildi. Haberler, Washington'un İsrail'in Lübnan'daki askeri operasyonlarının derinleştirilmesindeki rolüne dikkat çekiyor. Litani'nin ötesine geçiş ve yeni tahliye emirleri, çatışmanın şiddetinde belirgin bir artışa işaret ediyor. Gelişme, bölgede insani durumun daha da kötüleşmesi ve diplomatik gerilimlerin tırmanması riskini beraberinde getiriyor.
ABD12 olay10 Haz