ABD Savunma Politikası Kurulu'na yeni atananların yarısı askeri sanayiden
ABD Savunma Bakanlığı, Pentagon'a stratejik tavsiyeler sunan Savunma Politikası Kurulu'na yeni üyeler atadı. Atamalar, üyelerin yaklaşık yarısının savunma sanayii şirketlerinde görev alması nedeniyle çıkar çatışması tartışmalarını beraberinde getirdi. Teknoloji yatırımcısı Marc Andreessen'in de aralarında bulunduğu isimler, Silikon Vadisi'nin ulusal güvenlik politikalarındaki artan ağırlığını ortaya koyuyor. Bağımsız stratejik tavsiye mekanizması olarak kurulan kurulun mevcut yapısı, Pentagon'un karar alma süreçlerinde özel sektör etkisinin boyutlarına dair soru işaretleri yaratıyor. Savunma bütçesinin rekor seviyelere ulaştığı ve yeni teknoloji tedariklerinin gündemde olduğu bir dönemde bu atamalar, şeffaflık ve hesap verebilirlik endişelerini güçlendiriyor.
This summary is currently in Turkish; automated English translation is coming soon.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
ABD gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Timeline
latest: 6d ago- Diplomatic30 Jun, 13:42
Half of new Pentagon advisory board works for military industry
On Monday, the Department of Defense announced a new slate of appointees to the Defense Policy Board, a committee tasked with providing strategic advice and making recommendations to the Pentagon. Media outlets were quick to highlight the Pentagon’s selection of Marc Andreessen, co-founder of a16z, as further evidence of Silicon Valley’s growing power in Washington. A16z, which claims to have raised 18% of all venture capital dollars invested in the U.S. in 2025, backs military technology startups like Anduril, Saronic, Skydio and Shield AI. All of these companies have contracts with the Pentagon. But Andreessen is far from the only defense industry-linked member of the advisory board, which helps advise Secretary of Defense Pete Hegseth, Deputy Secretary of Defense Stephen Feinberg, and the Under Secretary of Policy Elbridge Colby. At least eight of the 15 members of the committee have close ties to the defense industry and foreign governments. The vice-chair of the new committee is former Sen. Norm Coleman (R-Minn.), a lobbyist for the government of Saudi Arabia. Coleman played a central role in rehabilitating Saudi Arabia after the assassination of Washington Post journalist Jamal Khashoggi and the Saudi-led military intervention in Yemen. Coleman, who also serves as chair for the Republican Jewish Coalition, was pivotal during Hegseth’s approval process, shepherding the controversial nominee around Capitol Hill and whipping votes among his former colleagues. Now, Hegseth appears to be returning the favor, appointing Coleman to the prestigious committee, where he can help direct defense policy at the highest level. “Lobbyists for abusive foreign governments don’t belong on the Pentagon’s Defense Policy Board,” Raed Jarrar, Advocacy Director for Democracy for the Arab World Now, told RS. “You cannot take a foreign government’s money and give Americans honest advice on their own security,” added Jarrar, whose organization was founded by Khashoggi. Theo Wold, senior counselor at Palantir, was also appointed to the committee. Palantir sells data analytics software to government agencies like the Department of Defense and CIA, and to Washington-friendly governments like Israel and Ukraine. In the first week of the war on Iran, the U.S. military used Palantir’s Maven system to help it identify and strike more than 3,000 targets. Blake Masters, a former executive at Palantir co-founder Peter Thiel’s private investment organization, was also appointed to the committee. According to Masters’ website, he now “invest(s) in and advise(s) technology startups” and maintains a role on the board of the Thiel Foundation. Thiel largely bankrolled Masters’ unsuccessful 2022 and 2024 congressional campaigns. Taken together, these Silicon Valley-centric choices represent a significant victory for the techno-optimists that want to slash regulation for artificial intelligence and autonomous weapons. Andreessen, in his article “Why AI Will Save the World,” argued against regulation in order to beat China. “Rather than allowing ungrounded panics around killer AI, ‘harmful’ AI, job-destroying AI, and inequality-generating AI to put us on our back feet, we in the United States and the West should lean into AI as hard as we possibly can,” he wrote. Andreessen, Thiel, and their acolytes now have another seat at the table. Other appointees include Tom Feddo, founder of national security consulting firm Rubicon Advisors, and Michael Pillsbury, who joined defense and artificial intelligence-focused consulting firm American Global Strategies as a senior fellow a week ago. Mike Garcia, a former California congressman and Raytheon executive, is also part of the new committee. To be sure, previous iterations of the Defense Policy Board have similarly included members with potential conflicts of interest. A Center for Public Integrity analysis of the Bush administration’s board in 2003 found that nine of the 30 members had ties to companies that have won more than $76 billion in defense contracts in 2001 and 2002, in the lead-up to the Iraq War. Hegeth even called on one of the same members of that Iraq War-era board, Christopher A. Williams. Williams now oversees a national security consulting firm that represents a range of clients from “the ‘Top Five’ aerospace & defense prime contractors to mid-tier companies to venture capital-backed technology startups.” Williams’ firm picked up contracts with Boeing and Northrop Grumman while he advised Bush’s Pentagon. The board is not entirely dominated by defense contractor-linked executives and lobbyists. Hegseth also appointed Daniel McCarthy, the editor of conservative intellectual magazine Modern Age who has said there was “no reason” for the U.S. to be involved in the 12-day war with Iran last year. Rachel Bovard, vice president of the Conservative Partnership Institute and a former staffer for Senator Rand Paul (R-Ky.), was also appointed to the committee. Two of the picks come from the America First Policy Institute, including the chair of the new board, former U.S. Trade Representative Robert Lighthizer. Hegseth also selected four fellows and alumni of the Claremont Institute, the California-based incubator for the intellectual right that disavows neoconservatism and liberal internationalism. If and when the interests of defense contractors and America First compete with one another, the question then becomes which version of the board will win out when advising the Trump Pentagon on the challenges of the day.
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
Eski ABD Savunma Bakanı Panetta: NATO, Putin'i Sıkıştırmak İçin Ukrayna'ya Füze Vermeli
Eski ABD Savunma Bakanı ve CIA Direktörü Leon Panetta, NATO ve ABD'nin Ukrayna'ya ihtiyaç duyduğu füzeleri sağlaması gerektiğini söyledi. Panetta, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in yalnızca güçten anladığını belirterek, askeri baskının artırılmasının önemine vurgu yaptı. Bloomberg'e verdiği röportajda Panetta, Ukrayna'ya füze desteğinin, Moskova üzerindeki baskıyı sürdürmek için elzem olduğunu ifade etti. Açıklama, Batılı ülkeler arasında Kiev'e yönelik askeri yardımın boyutu ve hızına ilişkin süregelen tartışmaların yaşandığı bir dönemde geldi. Panetta ayrıca, ABD'nin Ortadoğu'daki etkisini artırabilmesi için Türkiye ile güçlü bir ilişkinin 'çok önemli' olduğunu dile getirdi. Eski yetkilinin bu çıkışı, Washington'un Ankara ile işbirliğinin bölgesel nüfuz açısından stratejik değer taşıdığı yönündeki değerlendirmeleri yansıtıyor.
ABD1 olay8 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Macron, Suriye'de Yeni Yönetime Destek İçin Şam'da
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Suriye'de 2024'te işbaşına gelen yeni yönetimden bu yana bir Batı Avrupa devlet başkanı tarafından gerçekleştirilen ilk ziyaret için Pazartesi günü Şam'a geldi. Macron'un Salı günü sona erecek ziyaretinde, 'özgür, çoğulcu ve tüm bileşenlerine saygılı bir Suriye' vizyonunu desteklemesi ve ülkenin Orta Doğu'daki gerilimlerin yatıştırılmasında rol oynamasını teşvik etmesi bekleniyor. Fransa cumhurbaşkanlığı yetkilileri, ziyaretin amacının Suriye'nin siyasi geçiş sürecini desteklemek ve bölgesel istikrara katkıda bulunmak olduğunu belirtti. Bu ziyaret, Batılı ülkelerin yeni yönetimle angajman kurma çabalarının bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Macron'un Şam ziyareti, Suriye'nin uluslararası toplumla yeniden bütünleşme sürecinde önemli bir diplomatik adım olarak öne çıkıyor. Fransa'nın, Suriye'de kapsayıcı bir yönetim ve siyasi çözüm için çağrı yapması, ülkedeki hassas dengeler ve bölgesel dinamikler açısından da dikkatle izleniyor.
ABD1 olay3 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Burgenstock'ta ABD-İran Barışı İçin 60 Günlük Yol Haritası
ABD ve İran, İsviçre'nin Burgenstock beldesinde Pakistan ve Katar arabuluculuğunda gerçekleştirilen görüşmeler sonucunda, 60 gün içinde nihai barış anlaşmasına varmayı hedefleyen bir yol haritası üzerinde anlaştı. Pazar günü başlayıp Pazartesi gününe uzayan müzakereler, daha önce imzalanan İslamabad Mutabakat Zaptı çerçevesinde yürütüldü. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ve İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan'ın katıldığı açılışta tarafların barışa yönelik samimiyetine vurgu yapıldı. Arabulucuların ortak açıklamasında, teknik detayların belirlenmesinin ardından nihai anlaşmaya 60 gün içinde ulaşılmasının kararlaştırıldığı duyuruldu. Mutabakat aylardır süren çatışmaları sonlandırma potansiyeli taşırken, İsrail'in "mücadelemiz bitmedi" açıklaması, ABD'deki ara seçimler ve taraflar arasındaki derin güvensizlik ateşkesin kalıcılığını tehdit eden unsurlar olarak öne çıkıyor. Eşzamanlı olarak İran ve ABD, Hürmüz Boğazı'nda askeri çatışmaları önlemek için bir iletişim hattı kurdu. ABD ayrıca Lübnan'daki ateşkesi denetlemek üzere bir mekanizma oluşturdu. İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan'ın Pakistan ziyaretinde bölgesel güvenlik yapısı çağrısı ve İslam ülkeleri arasında birlik vurgusu, diplomatik hareketliliğin genişlediğine işaret ediyor. Uzmanlar ise barış sürecinin "bozguncu" aktörlerce sekteye uğratılabileceği uyarısında bulunuyor.
ABD27 olay2 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD, Hint-Pasifik Komutanlığını Pasifik Komutanlığı Olarak Yeniden Adlandırdı
16 Haziran'da Pentagon, ABD Hint-Pasifik Komutanlığı'nın (USINDOPACOM) adını 1947'deki ABD Pasifik Komutanlığı (USPACOM) olarak değiştirdiğini duyurdu. Yetkililer, bu değişikliği 'derin tarihi köklere' dönüş olarak tanımladı. Komutanlığın sorumluluk alanının, ABD Batı Kıyısı'ndan Hindistan'ın batı deniz sınırına kadar uzandığı ve isim değişikliğine rağmen tamamen aynı kaldığı vurgulandı.
ABD1 olay3 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Körfez'in Güvenlik İkilemi: ABD'den Uzaklaşma Zamanı mı?
Davos'ta ocak ayında Kanada Başbakanı Mark Carney, 'orta güçlerin' bir araya gelerek büyük güçlerin baskısına direnmesi gerektiğini söyledi. Carney'nin hem Çin'e hem de ABD'ye karşı direniş çağrısı, çok kutuplu dünyaya geçiş sürecinde orta ölçekli devletlerin artan özerklik arayışını yansıttı. Bu söylem, özellikle uzun süredir ABD'yi başlıca güvenlik garantörü olarak gören Körfez ülkeleri için bir dönüm noktası niteliğinde. Körfez monarşileri, İran tehdidi ve bölgesel istikrarsızlık karşısında on yıllardır ABD'nin askeri varlığına bel bağladı. Ancak Washington'un politik öngörülemezliği ve küresel güç dengelerinin değişmesi, bu bağımlılığı sorgulatıyor. Carney'nin konuşması, Körfez'in kendi güvenlik mimarisini çeşitlendirme ve yeni ortaklıklar kurma ihtiyacını su yüzüne çıkardı. Multipolar düzene uyum sağlamaya çalışan Körfez ülkeleri, ABD ile ilişkileri korurken Çin ve Rusya ile derinleşen ekonomik ve diplomatik bağlarını nasıl dengeleyeceklerini tartışıyor. Bu stratejik ikilem, bölgenin gelecekteki güvenlik düzenlemelerini şekillendirecek temel unsur olarak öne çıkıyor.
ABD1 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD 250. yaşını kutlarken tarihi kimin anlatacağı tartışılıyor
Amerika Birleşik Devletleri 250. kuruluş yıldönümünü resmî kutlamalarla karşılarken, bu etkinliklerin ağırlıklı olarak beyaz kurucu figürlere odaklanması eleştiri konusu oldu. The Guardian'ın haberine göre, ülke genelinde birçok topluluk, Freedom 250 gibi resmî programların dışladığı yerli halklar, göçmenler ve azınlıkların tarihini görünür kılmak için alternatif anma etkinlikleri düzenliyor. Bu durum, ulusal kimlik ve tarih yazımı konusunda süregelen kültürel mücadeleyi gözler önüne seriyor. Resmî kutlamalarda sahne alan isimler ve anlatılar, ülkenin çokkültürlü yapısını yeterince yansıtmadığı gerekçesiyle sorgulanıyor. Toplumsal hareketler, tarihsel adaletsizliklerin ve unutulmuş hikâyelerin bu dönüm noktasında hatırlanması gerektiğini savunuyor. Tartışma, yalnızca geçmişe dair bir muhasebe değil, aynı zamanda ABD'nin gelecekte nasıl bir ulus olarak tanımlanacağı sorusunu da gündeme getiriyor. Küresel düzeyde, birçok ülke ulusal yıldönümlerinde benzer tarih yorumu çatışmaları yaşarken, ABD'deki bu gerilim, iç siyasetteki kutuplaşmanın bir uzantısı olarak değerlendirilebilir. Özellikle son yıllarda ırk ve tarih konularındaki toplumsal yüzleşme, 250. yıl kutlamalarının nasıl şekilleneceği konusunu daha da hassas hale getirdi. Resmî anlatı ile tabandan yükselen talepler arasındaki bu gerilim, önümüzdeki aylarda da kültür, eğitim ve siyaset alanlarında yankı bulmaya devam edecek.
ABD8 olay12 sa önce