Gazze'de Enkaz Altındaki Cenazelere Ulaşmada İkinci Aşamaya Geçildi
Filistin Sivil Savunma yetkilileri, Gazze Şeridi'nde enkaz altında kalan binlerce Filistinlinin cenazesine erişim için ikinci aşamanın başlatıldığını duyurdu. Ekipman yetersizliğine vurgu yapan yetkililer, gerekli kaynaklar sağlandığı takdirde sürecin yaklaşık üç ayda tamamlanabileceğini ifade etti. Bölgede ateşkese rağmen İsrail'in saldırılarını sürdürdüğü bildiriliyor. Cenazelere ulaşma çalışmaları, çatışmaların yıkıcı insani sonuçlarını gözler önüne sererken, enkaz kaldırma faaliyetlerinin sağlık ve defin işlemleri açısından öncelikli olduğu belirtiliyor.
This summary is currently in Turkish; automated English translation is coming soon.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Filistin gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Timeline
latest: 27 Jun- Security27 Jun, 17:05
Gazze’de ikinci aşamaya geçildi. Enkaz altında binlerce Filistinlinin cenazesi aranıyor
Filistin Sivil Savunma yetkilileri, Gazze'de enkaz altında kalan binlerce Filistinlinin cenazesine ulaşılmasına yönelik süreçte ikinci aşamaya geçildiğini açıkladı. Teçhizat sıkıntısına dikkat çekilirken, gerekli imkanlarla sürecin 3 ay içinde tamamlanabileceği belirtildi. İsrail’in bölgedeki ateşkese rağmen saldırılarını sürdürdüğü Gazze Şeridi’nde, İsrail’in önceki saldırılarında hayatını kaybedenlerin cenazelerine ulaşmaya yönelik çalışmalar sürüyor. Filistinli Sivil Savunma ekipleri, İsrail’in bölgeye yönelik saldırılarında yıkılan evlerin enkazı altında kalan kişilerin cenazelerinin çıkarılmasına yönelik projenin ikinci aşamasının başlatıldığını açıkladı. Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) ile iş birliği içinde yürütülen operasyonla, hala enkaz altında olduğu düşünülen binlerce kişinin kalıntılarına ulaşılması hedefleniyor. Kurtarma çalışmaları, Gazze kentinin Sabra Mahallesi’nde Ghabun ailesine ait evin bulunduğu alanda başladı. Filistin Sivil Savunma ekipleri ve ağır iş makineleri, enkazı kaldırmak için bölgeye sevk edildi. Hala kayıp yakınlarını arayan aile bireyleri sessizce çalışmaları izleyerek, sevdiklerinin naaşlarına ulaşılmasını ve cenazelerin uygun bir şekilde defnedilebilmesini umut etti. "ARAMA FAALİYETLERİNE 400 ÇALIŞMA SAATİ AYRILDI" Sivil Savunma Sözcüsü Mahmud Basal verdiği röportajda, kurumun ceset çıkarma çalışmalarının ikinci aşamasını resmen başlattığını söyledi. Basal, mevcut aşamada Gazze şehrinin Zeytun ve Sabra mahalleleri ile diğer bölgelerinde yürütülecek arama çalışmalarına 400 çalışma saati ayrıldığını ve yıkılmış çok sayıda binada hala ceset kalıntılarının bulunduğunun tahmin edildiğini belirtti. Basal, kurtarma ekiplerinin çalışmalar sırasında patlamamış mühimmat ve diğer tehlikeli maddelerin bulunma ihtimali nedeniyle ciddi zorluklarla karşılaştığını ifade etti. Ayrıca zamanın geçmesi ve saldırı bölgelerindeki ağır şartlar nedeniyle bazı kalıntıların tamamen çürümüş olabileceğini ve bu nedenle çıkarılmalarının artık mümkün olmayabileceğini uyardı. İkinci aşamada ilk müdahale edilen noktanın Sabra’daki Ghabun ailesi evi olduğunu belirten Basal, burada yaklaşık 8 kişinin kalıntısının enkaz altında bulunduğunun tahmin edildiğini söyledi. Çalışmaların, hem ekiplerin güvenliğini sağlamak hem de hayatını kaybedenlerin onurunu korumak amacıyla büyük bir dikkatle yürütüldüğünü vurguladı. Basal, ayrılan 400 çalışma saatinin Gazze genelinde enkaz altında olduğu düşünülen 8 bin 500’den fazla kişi nedeniyle yetersiz kalacağını belirterek, uluslararası topluma ek zaman, kaynak, özel ekipman ve teknik destek sağlanması çağrısında bulundu. Ekskavatör, buldozer ve özel kurtarma ekipmanları dahil ağır iş makinelerinin acilen temin edilmesi gerektiğini söyleyen Basal, Sivil Savunma ekiplerinin şu anda son derece sınırlı imkanlarla çalıştığını kaydetti. Basal, ellerinde yalnızca bir ekskavatör bulunduğunu, bunun da her an arızalanabileceğini ve çalışmaların yıllarca gecikebileceğini ifade etti. "GEREKÇİ TEÇHİZAT SAĞLANIRSA SÜREÇ 3 AY İÇİNDE TAMAMLANABİLİR" Basal, Sivil Savunma’nın kapsamlı bir saha planı hazırladığını, gerekli teçhizat sağlanırsa cenazelerin çıkarılmasının 3 ay içinde tamamlanabileceği ve böylece binlerce ailenin belirsizlikten kurtarılabileceğini belirtti. Uluslararası kuruluşlar ve insani yardım kurumlarına da çağrıda bulunan Basal, bu sürecin desteklenmesi ve gerekli teçhizatın sağlanması gerektiğini vurguladı. Enkaz altında kalan cenazelerin halk sağlığı ve çevre açısından ciddi risk oluşturduğunu ve insani krizi derinleştirdiğini ifade etti. Sivil Savunma ekipleri enkaz yığınları arasında çalışmalarını sürdürürken, görevleri yalnızca cenazeleri çıkarmakla sınırlı kalmıyor; aynı zamanda ailelere yıllar süren belirsizlik ve kayıpların ardından yakınlarını insan onuruna uygun şekilde defnedebilme imkanı sunmayı da amaçlıyor. GHABUN AİLESİNİN EVİ, EKİM 2023’TE BAŞLAYAN SALDIRILARDA BOMBALANMIŞTI Ghabun ailesine ait ev, İsrail’in 7 Ekim 2023 tarihinde başlattığı saldırılar sırasında İsrail savaş uçakları tarafından bombalanmış, aralarında aile üyeleri ve çevredeki sakinlerin de bulunduğu 40’tan fazla sivilin ölümüne ve yaralanmasına yol açmıştı. Filistin Sağlık Bakanlığı, İsrail saldırılarının başladığı 7 Ekim 2023'ten bu yana saldırılar sonucunda yaşanan toplam can kaybının 73 bin 51’e, yaralı sayısı 173 bin 437’ye ulaştığını açıklamıştı.
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Ortak aktörcanlı
ABD-İran Mutabakatına Rağmen İsrail Lübnan'da 4 Kişiyi Öldürdü
ABD ile İran arasında ateşkes ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını öngören mutabakatın duyurulmasına karşın İsrail ordusu Lübnan’ın güneyinde İHA saldırıları düzenledi. Nebatiye ilinin Meyfedun ve Şevkin beldelerinde üç aracı hedef alan saldırılarda dört kişi yaşamını yitirdi. Saldırı, BM’nin bölgede şiddette düşüş gözlendiğini açıkladığı saatlerde gerçekleşti. ABD Başkanı Trump, İran’la nihai nükleer anlaşma sağlanamaması halinde askeri saldırıları yeniden başlatma tehdidinde bulunurken, İran mutabakatın henüz inceleme aşamasında olduğunu bildirdi. AB, anlaşmanın Lübnan’ı da kapsaması gerektiğini vurgulayarak Lübnan ordusuna 100 milyon avroluk yardım paketini onayladı. İsrail ise ateşkese rağmen Lübnan’ın güneyindeki 29 beldeye yönelik tahliye uyarıları yapmayı sürdürdü ve Gazze’de de saldırılar devam etti. Saldırılar, diplomatik çabaların kırılganlığını gözler önüne sererken, İran Devrim Muhafızları’nın ‘eller tetikte’ açıklaması gerilimin tırmanabileceğine işaret ediyor. Uzmanlar, İsrail’in askeri varlığını sürdürdüğü Lübnan’da mutabakatın sahada karşılık bulması için tüm tarafların iradesine ihtiyaç duyulduğuna dikkat çekiyor.
143 olay3 sa önce - Ortak aktörcanlı
Güney Asya’da barış için sivil toplumdan ‘düşmanlığa son’ çağrısı
İslamabad’dan yapılan açıklamaya göre, Pakistan ve Hindistan’dan yüzü aşkın sivil toplum temsilcisi, iki ülkenin başbakanlarına hitaben ortak bir çağrı yayımladı. Yeni Delhi merkezli Barış ve İlerleme Merkezi’nin koordinasyonunda hazırlanan metinde, kesintisiz düşmanlığın bölgeyi kalkınmadan mahrum bıraktığı belirtilerek, anlamlı ve sürdürülebilir barış adımları talep edildi. Hindistan-Pakistan ilişkileri uzun süredir karşılıklı suçlamalar, diplomatik kısıtlamalar ve sınır çatışmalarıyla şekilleniyor. Son yıllarda üst düzey diyalog neredeyse tamamen durmuşken, sivil inisiyatifin bu çıkışı, resmî kanallar tıkanmış olsa dahi iki toplum arasında işbirliği arzusunun sürdüğünü ortaya koyuyor. Bölgesel istikrar için her iki başkentin de sivil toplumun sesine kulak vermesi ve müzakereyi öncelemesi, Güney Asya’nın ekonomik ve siyasi geleceği açısından kritik önem taşıyor.
Hindistan2 olay5 gün önce - Ortak aktörcanlı
Osman Gazi'nin çelik miğferi New York Metropolitan Müzesi'nde bulundu
Osmanlı İmparatorluğu'nun kurucusu Osman Gazi'ye ait olduğu bildirilen çelik bir miğfer, New York Metropolitan Müzesi'nin envanterinde tespit edildi. Yeniçağ Tarihi Uzmanı ve Araştırmacı Yazar Hakan Yılmaz tarafından gün yüzüne çıkarılan keşif, Osmanlı'nın kuruluş dönemine ışık tutan maddi bir kültür örneği olarak öne çıkıyor. Yılmaz'ın daha önce Katar'da Osman Gazi'nin ilk sikkesini ve Paris'te orijinal şeceresini bulmasının ardından bu miğferin tespiti, kurucu lidere ait dağınık haldeki tarihi eserlerin izini sürmeye yönelik çalışmaların son halkasını oluşturuyor. Miğferin, yüzyıllar sonra Amerika'da bir müze koleksiyonunda ortaya çıkması, Osmanlı maddi mirasının uluslararası dolaşımını bir kez daha gündeme getirdi. Erken dönem Osmanlı savaş araç ve gereçlerine dair somut kanıtlar sunan eser, bilimsel inceleme ve tarihçilerin ilgisi için yeni fırsatlar yaratıyor. Çalışmanın sonuçları, Osman Gazi dönemine ilişkin bilgi boşluklarını doldurabileceği gibi, kültürel varlıkların iadesi konusunda kamuoyunda veya diplomasi alanında tartışmaları da beraberinde getirebilir. Henüz müze veya resmi makamlar tarafından bir iade sürecine yönelik açıklama yapılmış değil. Ancak Hakan Yılmaz'ın araştırması, eserin kimliğini ve önemini uluslararası akademik camiaya sunarak, Osmanlı tarihinin kuruluş safhasına dair yeni bir görünürlük kazandırdı.
ABD1 olay5 gün önce - Ortak aktörcanlı
ABD, El-Haramain Vakfı Endonezya Şubesini Terör Yaptırım Listesine Ekledi
ABD Hazine Bakanlığı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi (OFAC), Al-Haramain: Indonesia Branch adlı kuruluşu Küresel Terörizm Yaptırım Programı (SDGT) kapsamında Özel Olarak Belirlenmiş Vatandaşlar (SDN) listesine aldı. Bu adım, söz konusu kuruluşun uluslararası terör finansmanı ile bağlantılı olduğu değerlendirmesine dayanıyor. Yaptırım kararıyla birlikte kuruluşun ABD'deki varlıkları dondurulacak ve Amerikan vatandaşlarının bu kuruluşla her türlü mali işlem yapması yasaklanacak. OFAC'ın bu hamlesi, ABD'nin küresel terörle mücadele stratejisi çerçevesinde yardım kuruluşlarını denetleme politikasının bir parçası olarak görülüyor.
Endonezya25 olay30 Haz - Ortak aktörcanlı
ABD, Abd al-Hadi El-Iraki'yi Küresel Terör Yaptırım Listesine Ekledi
ABD Hazine Bakanlığı'na bağlı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi (OFAC), Abd al-Hadi AL-IRAQI adlı kişiyi Özel Olarak Belirlenmiş Vatandaşlar listesine aldı. Yaptırım, Küresel Terörizmle Mücadele (SDGT) programı kapsamında uygulanıyor. Bu kararla birlikte söz konusu kişinin ABD'deki mal varlıkları dondurulacak ve ABD vatandaşları ile kuruluşlarının bu kişiyle işlem yapması yasaklanacak. OFAC'ın SDGT listesi, uluslararası terörizmi finanse ettiğinden şüphelenilen kişi ve kuruluşları hedef alıyor. Söz konusu adım, ABD'nin terörizmle bağlantılı aktörlere yönelik mali baskı stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Irak285 olay30 Haz - Ortak aktörcanlı
OFAC’tan Terör ve Uyuşturucu Odaklı Kapsamlı Yaptırım Hamlesi
ABD Hazine Bakanlığı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi (OFAC), birden fazla kişi ve kuruluşu Özel Olarak Belirlenmiş Vatandaşlar (SDN) listesine ekledi. Yaptırım kapsamına alınan isimler arasında Hizbullah lideri Hasan Nasrallah, Filistinli gruplardan Nayif Havatma ve Ahmad Jabril, Kolombiyalı uyuşturucu baronları Gilberto Jose Rodriguez Orejuela ile Miguel Angel Rodriguez Orejuela ve Mısır İslami Cihad üyeleri yer alıyor. Ayrıca Abu Sayyaf Grubu, Silahlı İslami Grup ve Aum Shinrikyo gibi örgütler de listeye dahil edildi. Listeye eklenen şahısların büyük bölümü, Küresel Terörist olarak Belirlenmiş (SDGT) programı kapsamında işleme tabi tutulurken, Rodriguez Orejuela kardeşler Narkotik Kaçakçılığı Yaptırım Programı (SDNT) altında hedef alındı. Bu hamleyle, söz konusu kişi ve grupların ABD tabanlı varlıkları dondurulacak ve Amerikalı bireyler ya da kurumlarla her türlü işlem yapmaları yasaklanacak. Söz konusu toplu yaptırım kararı, Washington’ın küresel terör finansmanı ağlarını ve ulusötesi uyuşturucu ticaretinin para akışını kesintiye uğratma stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. OFAC’ın bu geniş çaplı listeleme işlemi, ABD’nin Ortadoğu, Güney Asya, Latin Amerika ve Uzak Doğu’daki muhtelif tehdit unsurlarına karşı yaptırım enstrümanını aynı anda kullanma kararlılığını yansıtıyor.
ABD1141 olay30 Haz