Güney Asya’da barış için sivil toplumdan ‘düşmanlığa son’ çağrısı
İslamabad’dan yapılan açıklamaya göre, Pakistan ve Hindistan’dan yüzü aşkın sivil toplum temsilcisi, iki ülkenin başbakanlarına hitaben ortak bir çağrı yayımladı. Yeni Delhi merkezli Barış ve İlerleme Merkezi’nin koordinasyonunda hazırlanan metinde, kesintisiz düşmanlığın bölgeyi kalkınmadan mahrum bıraktığı belirtilerek, anlamlı ve sürdürülebilir barış adımları talep edildi. Hindistan-Pakistan ilişkileri uzun süredir karşılıklı suçlamalar, diplomatik kısıtlamalar ve sınır çatışmalarıyla şekilleniyor. Son yıllarda üst düzey diyalog neredeyse tamamen durmuşken, sivil inisiyatifin bu çıkışı, resmî kanallar tıkanmış olsa dahi iki toplum arasında işbirliği arzusunun sürdüğünü ortaya koyuyor. Bölgesel istikrar için her iki başkentin de sivil toplumun sesine kulak vermesi ve müzakereyi öncelemesi, Güney Asya’nın ekonomik ve siyasi geleceği açısından kritik önem taşıyor.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Hindistan gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 3 sa önce- Diplomatik01 Tem 02:49
South Asian leaders urged to choose ‘talks over hostility’
ISLAMABAD: Over one hundred civil society representatives from Pakistan and India have jointly appealed to the two prime ministers to take “meaningful and sustained” steps to restore peace, dialogue and cooperation in South Asia. The appeal was coordinated by O. P. Shah, who heads the New Delhi-based think tank, Centre for Peace and Progress. The signatories said unrelenting hostility was depriving millions of young people of “opportunities, prosperity and a secure future”. “India and Pakistan combined are home to nearly one-fifth of humanity. The people of both countries deserve a future defined by peace, development, connectivity and cooperation, rather than perpetual mistrust and confrontation,” they said in their appeals to Prime Ministers Shehbaz Sharif and Narendra Modi on Tuesday. In joint appeal, over 100 civil society representatives say Pakistan-India acrimony is robbing both nations of ‘a secure future’ The Pakistani signatories include former foreign minister Khurshid Mahmud Kasuri, former ambassador to New Delhi Ashraf Jehangir Qazi, academic Pervez Hoodbhoy, former senator Farhatullah Babar, and civil society figures Beena Sarwar, Salima Hashmi, Mohammad Mehdi and educationist A.H. Nayyar, among others. Among the signatories on the Indian side are Dr Farooq Abdullah, Mirwaiz Umar Farooq, Mehbooba Mufti, Mani Shankar Aiyar, Prof Manoj Jha, former RAW chief A.S. Dulat, Jawhar Sircar, Prof Saifuddin Soz and Prof Apoorvanand, among others. The 116 signatories urged both governments to consider confidence-building measures across diplomatic, economic, cultural and people-to-people tracks. They called for restoring full diplomatic relations, reinstating the High Commissioners in Islamabad and New Delhi, and resumption of visa services. The civil society representatives suggested the two governments reopen bilateral talks on all outstanding issues, including the Jammu and Kashmir dispute, and consider measures for demilitarisation and de-escalation. The framework for dialogue agreed upon between 2004 and 2007 could serve as a starting point, they said. Trade and travel The signatories sought the reopening of the Wagah-Attari land border, resumption of the Srinagar-Muzaffarabad and Lahore-Delhi bus services, and restarting of the Samjhauta Express and Thar Express trains. They said people from the two countries be also allowed to travel on the Kargil–Skardu route. The appeal sought reopening of the two countries’ airspace to commercial airlines. It urged reopening of commercial channels, reinstating the Most Favoured Nation status and promoting regional economic integration. The signatories observed that since people-to-people contacts were essential for defusing tensions and removing misgivings, travel restrictions should be eased. The two governments should consider promoting pilgrimage tourism and visits to heritage sites, the appeal said, suggesting reopening of the Kartarpur Sahib corridor and Neelum Valley’s Sharada Peeth as the first steps. The signatories further called for lifting restrictions on media outlets and digital platforms, allowing journalists to travel and work freely, and promoting exchanges of delegations to counter disinformation. “We respectfully request you to listen to the aspirations of common people and choose engagement over isolation, dialogue over hostility and cooperation over confrontation,” the appeal concluded. Published in Dawn, July 1st, 2026
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Ortak aktörcanlı
ABD, El-Haramain Vakfı Endonezya Şubesini Terör Yaptırım Listesine Ekledi
ABD Hazine Bakanlığı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi (OFAC), Al-Haramain: Indonesia Branch adlı kuruluşu Küresel Terörizm Yaptırım Programı (SDGT) kapsamında Özel Olarak Belirlenmiş Vatandaşlar (SDN) listesine aldı. Bu adım, söz konusu kuruluşun uluslararası terör finansmanı ile bağlantılı olduğu değerlendirmesine dayanıyor. Yaptırım kararıyla birlikte kuruluşun ABD'deki varlıkları dondurulacak ve Amerikan vatandaşlarının bu kuruluşla her türlü mali işlem yapması yasaklanacak. OFAC'ın bu hamlesi, ABD'nin küresel terörle mücadele stratejisi çerçevesinde yardım kuruluşlarını denetleme politikasının bir parçası olarak görülüyor.
Endonezya25 olay18 sa önce - Ortak aktörcanlı
ABD, Abd al-Hadi El-Iraki'yi Küresel Terör Yaptırım Listesine Ekledi
ABD Hazine Bakanlığı'na bağlı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi (OFAC), Abd al-Hadi AL-IRAQI adlı kişiyi Özel Olarak Belirlenmiş Vatandaşlar listesine aldı. Yaptırım, Küresel Terörizmle Mücadele (SDGT) programı kapsamında uygulanıyor. Bu kararla birlikte söz konusu kişinin ABD'deki mal varlıkları dondurulacak ve ABD vatandaşları ile kuruluşlarının bu kişiyle işlem yapması yasaklanacak. OFAC'ın SDGT listesi, uluslararası terörizmi finanse ettiğinden şüphelenilen kişi ve kuruluşları hedef alıyor. Söz konusu adım, ABD'nin terörizmle bağlantılı aktörlere yönelik mali baskı stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Irak285 olay18 sa önce - Ortak aktörcanlı
OFAC’tan Terör ve Uyuşturucu Odaklı Kapsamlı Yaptırım Hamlesi
ABD Hazine Bakanlığı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi (OFAC), birden fazla kişi ve kuruluşu Özel Olarak Belirlenmiş Vatandaşlar (SDN) listesine ekledi. Yaptırım kapsamına alınan isimler arasında Hizbullah lideri Hasan Nasrallah, Filistinli gruplardan Nayif Havatma ve Ahmad Jabril, Kolombiyalı uyuşturucu baronları Gilberto Jose Rodriguez Orejuela ile Miguel Angel Rodriguez Orejuela ve Mısır İslami Cihad üyeleri yer alıyor. Ayrıca Abu Sayyaf Grubu, Silahlı İslami Grup ve Aum Shinrikyo gibi örgütler de listeye dahil edildi. Listeye eklenen şahısların büyük bölümü, Küresel Terörist olarak Belirlenmiş (SDGT) programı kapsamında işleme tabi tutulurken, Rodriguez Orejuela kardeşler Narkotik Kaçakçılığı Yaptırım Programı (SDNT) altında hedef alındı. Bu hamleyle, söz konusu kişi ve grupların ABD tabanlı varlıkları dondurulacak ve Amerikalı bireyler ya da kurumlarla her türlü işlem yapmaları yasaklanacak. Söz konusu toplu yaptırım kararı, Washington’ın küresel terör finansmanı ağlarını ve ulusötesi uyuşturucu ticaretinin para akışını kesintiye uğratma stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. OFAC’ın bu geniş çaplı listeleme işlemi, ABD’nin Ortadoğu, Güney Asya, Latin Amerika ve Uzak Doğu’daki muhtelif tehdit unsurlarına karşı yaptırım enstrümanını aynı anda kullanma kararlılığını yansıtıyor.
ABD1141 olay18 sa önce - Ortak aktörcanlı
Gazze'de Enkaz Altındaki Cenazelere Ulaşmada İkinci Aşamaya Geçildi
Filistin Sivil Savunma yetkilileri, Gazze Şeridi'nde enkaz altında kalan binlerce Filistinlinin cenazesine erişim için ikinci aşamanın başlatıldığını duyurdu. Ekipman yetersizliğine vurgu yapan yetkililer, gerekli kaynaklar sağlandığı takdirde sürecin yaklaşık üç ayda tamamlanabileceğini ifade etti. Bölgede ateşkese rağmen İsrail'in saldırılarını sürdürdüğü bildiriliyor. Cenazelere ulaşma çalışmaları, çatışmaların yıkıcı insani sonuçlarını gözler önüne sererken, enkaz kaldırma faaliyetlerinin sağlık ve defin işlemleri açısından öncelikli olduğu belirtiliyor.
Filistin1 olay3 gün önce - Ortak aktör
İsrail, Lübnan ateşkesini 3 bin 491 kez ihlal ederek 12 kişiyi öldürdü
İsrail'in güney Lübnan'a düzenlediği bombardımanda, aralarında bir Lübnan ordusu yüzbaşısı, bir kadın ve bir çocuğun da bulunduğu 12 kişi hayatını kaybetti. Saldırılar Zifta ve Tyre bölgelerinde meydana geldi. Beyrut yönetiminin verilerine göre, 17 Nisan'dan bu yana İsrail'in ateşkesi ihlal eden saldırılarının sayısı 3 bin 491'e ulaştı. Son bombardıman, UNESCO Dünya Mirası listesindeki bir kültürel alana da zarar verdi. Olay, ateşkesin sürdürülebilirliğine yönelik endişeleri artırırken, Lübnan'daki insani durumu daha da kötüleştirdi. Hizbullah ise Trump yönetimiyle temas kurulduğuna yönelik iddiaları reddetti. İsrail'in ateşkesi sistematik olarak ihlal etmesi, bölgedeki kırılgan istikrarı tehdit ediyor ve uluslararası toplumun ateşkesin uygulanmasına yönelik çağrılarını güçlendiriyor. Diplomatik çabaların başarısı için bu tür ihlallerin sona ermesi kritik önem taşıyor.
Lübnan4 olay09 Haz - Ortak aktör
İsrail'in Ezan Yasağı Tasarısına Filistin'den 'Dini Savaş' Tepkisi
İsrail'de aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in partisi Yahudi Gücü tarafından hazırlanan ve 1948'de işgal edilen topraklardaki camilerde hoparlörle ezan okunmasını yasaklamayı öngören yasa tasarısı, Knesset Yasama İşleri Komisyonu'nda onaylandı. Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın Din İşleri Başdanışmanı Mahmud el-Hebbaş, bu adımı 'dini savaş ilanı' olarak niteledi. Hebbaş, İsrail'in Kudüs başta olmak üzere işgal altındaki bölgelerde İslami ibadet ve sembollere yönelik sistematik kısıtlamaların bir parçası olduğunu savundu. Tasarı, Ben-Gvir ve partisinin koalisyon ortağı olduğu Netanyahu hükümetinin dini ve milliyetçi politikalarını yansıtıyor. Filistin tarafı, ezan yasağının Mescid-i Aksa'nın statüsüyle ilgili hassasiyetleri alevlendireceğini ve bölgede gerilimi tırmandıracağını belirtiyor. Hebbaş'ın açıklaması, Filistin yönetiminin İsrail'in bu tür adımlarına karşı uluslararası toplumu harekete geçirme çabalarının bir göstergesi olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, yasa tasarısının yasalaşması durumunda İsrail'deki Müslüman toplum ile polis arasında çatışmalara yol açabileceği, ayrıca İslam dünyasından geniş çaplı tepkiler çekebileceği uyarısında bulunuyor. Tasarı henüz yasalaşmış değil, ancak komisyon onayı, koalisyonun bu konudaki kararlılığını ortaya koyuyor. Filistin'in 'dini savaş' söylemi ise taraflar arasındaki diplomatik kopukluğu daha da derinleştirebilir.
İsrail2 olay02 Haz