Zelensky'den Belarus'a Bir Haftalık Ültimatom: Rus Dron Teçhizatını Kaldırın ya da Vurun
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelensky, 19 Haziran'da Belarus lideri Aleksandr Lukaşenko'ya bir hafta süre tanıyarak, Rusya'nın drone hedeflemesine yardımcı olan tüm ekipmanın Belarus topraklarından çıkarılmasını istedi. Aksi takdirde Ukrayna'nın Belarus'u vuracağını belirten Zelensky, 'Yapmazsa biz yaparız. Bunun için bir hafta yeterli' ifadelerini kullandı. Bu uyarı, Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinin ilk günlerinden bu yana Kiev'in Batılı ortaklarıyla birlikte yürüttüğü askeri koordinasyonun bir uzantısı olarak değerlendiriliyor. NATO'nun savaşın kıyısında konumlandığı bir dönemde gelen tehdit, çatışmanın Belarus'a sıçrama riskini artırıyor. Belarus toprakları, Rusya'nın kuzeyden Ukrayna'ya saldırılarında lojistik ve fırlatma platformu olarak kullanılıyor. Zelensky'nin doğrudan Lukaşenko'yu hedef alan söylemi, Ukrayna'nın sınır ötesi tehditlere karşı daha agresif bir caydırıcılık stratejisi benimsediğini gösteriyor. ABD ve NATO'nun bölgedeki askeri varlığının arttığı bir konjonktürde, bu tür ültimatomlar Doğu Avrupa'daki güvenlik krizini derinleştirebilir.
This summary is currently in Turkish; automated English translation is coming soon.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Ukrayna gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Timeline
latest: 24 Jun- Diplomatic24 Jun, 04:05
Zelensky threatens Belarus as NATO hovers at edges of war
On June 19, Ukrainian President Volodymyr Zelensky gave Belarus leader Alexander Lukashenko a one-week ultimatum: remove all equipment assisting Russia with drone targeting or Ukraine would strike Belarus. “If he doesn’t do it, we will,” he said, adding that “a week is enough for him to do that.” From the first days of Russia’s invasion, Ukraine and its Western partners including the U.S. and NATO, have warned that Russian President Vladimir Putin’s ambitions would not be contained to the borders of Ukraine. They claimed that if not dealt with, Russia would attack other European and NATO countries. The UK, relying on its own intelligence and echoing other European leaders, said Russia would be prepared to strike by 2020. But the real risk of a widening war at the moment comes from Ukraine, and on two fronts — the Baltic states and Belarus. On May 19, a Romanian F-16 fighter jet based in Lithuania shot down a Ukrainian drone in Estonian airspace after it had flown through Latvian airspace. It was not the first Ukrainian drone flying through the airspace of a Baltic country. Russia has accused the Baltic countries of permitting the Ukrainian armed forces to use “air corridors” that reduce flight times to targets deep inside Russia and increase their effectiveness. In response, the Baltic countries say Russia is “lying,” and Kiev insists that “Ukraine has never requested such a use.” Even more serious is Russia’s accusation that Ukraine is coordinating with Latvia to allow Kyiv to launch drones from its territory. Latvia's envoy to the Security Council called the Russian claim “pure fiction.” Latvian Foreign Minister Baiba Braže said this was part of a disinformation campaign against her country. The Baltic nations — Latvia, Lithuania and Estonia — are NATO members. Putin has warned that “Russia would treat all Ukrainian drone launch sites as legitimate targets, even if they operate from the Baltic states.” This risks drawing NATO — and the U.S. — into a direct war with Russia. The Russian Foreign Intelligence Service has warned that “the coordinates of decision-making centers on Latvian territory are well known” and that “NATO membership will not protect terrorist accomplices from just retribution.” This war of words, including Zelensky’s most recent threats, is getting dangerous. In his charges last week, Zelensky accused Belarus of installing four signal relay stations on communications towers on its territory to assist Russia in directing drones targeting Ukraine. He said Minsk has been warned through intelligence and military channels to “stop helping the Russians.” He added that “Russia will keep pushing [Lukashenko] further into this war,” but that the Belarusian president now “understands that Ukraine will respond.” When the Commander of Ukraine’s Unmanned Systems Forces said that they have identified 500 targets on Belarusian territory and that “we know where Lukashenko is,” Lukaschenko responded that Ukraine may have identified 500 targets, but “we have one very serious target, with precise coordinates.” Lukashenko later apologized for his role in the escalation of words, adding that “no military action should be expected from Belarus.” Belarus and Russia are strategic partners and members of the Union State of Belarus and Russia. Belarus hosts Russian tactical nuclear weapons that are fully under Russia’s control, and Russia used Belarus territory to launch its invasion of Ukraine in 2022. However, Belarusian troops have not entered the war. People with expertise on Belarus and familiarity with the situation told Responsible Statecraft that Lukashenko has used every means at his disposal to avoid being drawn deeper into Russia's conflict with Ukraine. While the Ukrainian complaint has a basis, it is being blown out of proportion, say experts. While there is intelligence sharing between Russia and Belarus, some of which is being used to help Russian forces with drone targeting, the scope and impact are not as strategically important as Ukraine is suggesting. Ukraine has other issues. Despite an increasing series of spectacular drone strikes deep inside Russia, the war on the battlefield isn’t going as well as the mainstream would like us to believe. Russian advances have increased again recently, and the key strategic city of Kostyantynivka is now in real danger of falling to Russian forces. If it falls, Russia’s goal of taking all of Donbas will be within reach. Zelensky wants the “hot phase” of the war to end by winter, and has suggested certain parts of contested Ukraine could come under the NATO security umbrella to achieve that. Nicolai Petro, Professor of Political Science at the University of Rhode Island, suggested to RS that Zelensky’s threat against Belarus “may make sense in the context of his overall strategy of trying to provoke an escalation from Russia or Belarus that would necessitate NATO's direct military intervention.” Petro, however, questions whether European leaders would intervene under such circumstances. Alexander Hill, Professor in Military History at the University of Calgary, agrees, telling RS that he suspects Zelensky’s threat is another part of his “attempts to widen the war and ultimately drag NATO into a more active role.” Experts say that Kiev could be signaling to Belarus and Europe that it will not tolerate constructive engagement between Minsk and the EU during the war. Ukraine is anxious to see a European security architecture that emerges from the war confront, not include, Russia. Keeping Belarus out is part of that strategy. If so, that would represent a tragic failure to learn from past mistakes. The tensions over how and whether Baltic airspace is being used and the threat delivered to Belarus show how dangerous the risk of escalation beyond Russia and Ukraine is becoming. Zelensky may not be posturing or issuing idle threats. Experts believe Zelensky could be seeing how far he can go and that, if there are no existential objections from key European players, there is a good chance he'll keep pushing.
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Ortak aktör
Bolivya'da Polis Şiddeti Tırmanırken ABD'den Yardım
Mayıs ve Haziran aylarında Bolivya polisi, La Paz’da 50 günü aşkın süredir Devlet Başkanı Rodrigo Paz’ın istifasını talep eden kitlesel gösterileri şiddetle dağıttı. Müdahalede yüzlerce protestocu gözaltına alınırken çok sayıda kişi yaralandı. Bu, geçen yıl sonunda göreve başlayan hükümet ile çoğunluğu yerli hareketlerden oluşan muhalif gruplar arasındaki gerilimde bugüne kadarki en sert tırmanış olarak kaydedildi. Hükümetin orantısız güç kullanımı uluslararası endişeleri artırırken, ABD’nin bu süreçte Bolivya yönetimine yardım sağladığı bildiriliyor. Yardımın kapsamı netleşmese de, Washington’un müdahalesi ülkedeki siyasi krize dış destek boyutu ekliyor. Yerli toplumsal hareketler, hükümetin meşruiyetini sorgulamaya devam ederken, gösterilerin bastırılması uzlaşı umutlarını zayıflatıyor.
Arjantin1 olay20 Tem - Ortak aktör
Çernobil’de nükleer yakıt tesisine Rus drone saldırısı: Ukrayna ‘kasıtlı’ diyor
Ukraynalı yetkililer, Çernobil Yasak Bölgesi'nde bulunan kullanılmış nükleer yakıt depolama tesisine bir Rus insansız hava aracının çarptığını duyurdu. Olayın ardından radyasyon seviyelerinin normal sınırlar içinde kaldığı bildirildi. Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski, saldırıyı kritik altyapıyı hedef alan kasıtlı ve pervasız bir eylem olarak nitelendirirken, Kiev yönetimi Moskova'yı nükleer güvenliği tehlikeye atmakla suçladı. Bu gelişme, Rusya'nın savaş boyunca nükleer riskleri artıran eylemlerine bir yenisini ekliyor ve uluslararası toplumda nükleer felaket endişelerini yeniden gündeme getiriyor.
Rusya236 olay16 Ağu - Ortak aktör
Hürmüz'de ateşkes ihlalleri: ABD-İran taslağı müttefiklerde, Rusya nükleer atağını sürdürüyor
ABD ile İran arasında Hürmüz Boğazı çevresindeki ateşkes ihlalleri sürerken, ABD Başkanı Donald Trump'ın hazırladığı anlaşma taslağı İsrail ve diğer müttefiklere dağıtıldı. İsrail medyası, Tel Aviv yönetiminin nükleer meseleleri erteleyen geçici bir mutabakattan endişe duyduğunu bildirdi. İran Dışişleri Bakanlığı, son 48 saatte ABD güçlerinin Hürmüzgan'da 'bariz ateşkes ihlali' gerçekleştirdiğini savunarak tepki göstereceğini açıkladı; ayrıca Trump'ın Umman'a yönelik tehditlerini kınadı. ABD istihbaratı ise İran'ın ateşkes sırasında insansız hava aracı üretiminin bir kısmını sürdürdüğünü ve ordusunu beklenenden hızlı toparladığını öne sürdü. Eş zamanlı olarak Rusya nükleer enerji alanındaki etkinliğini artırıyor. Bulgaristan, Kozloduy Nükleer Santrali için Rus ekipman alımına yönelik AB yaptırım muafiyetini onayladı; Rusya Devlet Başkanı Putin, küçük modüler nükleer santral konusunda başka ülke olmadığını söyledi. Rusya Başbakan Yardımcısı Novak, Çin ile yeni atom enerjisi projelerini görüşmeye hazır olduklarını belirtti; Rosneft CEO'su Sechin ise küresel petrol piyasasında OPEC yerine Çin'in belirleyici olduğunu savundu. Ukrayna'da Rusya kontrolündeki Zaporijya Nükleer Santrali'nde hasarlı enerji hattının onarımı için IAEA'nın arabuluculuğunda geçici ateşkes yürürlüğe girdi. Santralin iki haftayı aşkın süredir dizel jeneratörlerle çalıştığı ve olası bir istasyon kararması riskiyle karşı karşıya olduğu belirtildi. Bu gelişmeler, nükleer enerji ve silahlanma konularının hem Orta Doğu hem de Avrupa'daki jeopolitik gerilimlerin merkezinde yer aldığını gösteriyor.
542 olay05 Eki - Ortak aktör
Rusya, Ukrayna'da Dnepropetrovsk, Harkov ve Donetsk'te Yeni Yerleşimleri Kontrol Altına Aldı
Rusya Savunma Bakanlığı ve devlet haber ajansı TASS'ın bildirdiğine göre, son 24 saat içinde Rus birlikleri Dnepropetrovsk bölgesinde Dobropasovo, Harkov bölgesinde Novovasilevka ve Donetsk bölgesinde Tikhonovka yerleşimlerini ele geçirdi. Aynı kaynaklar, yılbaşından bu yana Harkov bölgesinde 20'den fazla yerleşimin kontrol altına alındığını ve 60 kilometrekareden fazla alanın kazanıldığını duyurdu. Rusya'nın doğu cephesindeki taarruzları kapsamında Aleksandrograd yerleşiminin kuzeyinde de önemli bir savunma bölgesinin kontrolünün sağlandığı belirtildi. Çatışmalarda Ukrayna ordusunun günlük kayıplarının 1.300'ü aştığı iddia edildi. Buna karşın BBC, Ukrayna'nın Rus ikmal konvoylarını hedef almak için yapay zeka destekli insansız hava araçları kullandığını ve işgal altındaki topraklarda mühimmat, yakıt ve gıda taşıyan kamyonlara yönelik saldırıları video analizleriyle doğruladığını bildirdi. Haber, özellikle ikmal hatlarını hedef alan bu taktiğin savaşın seyrine etki etme potansiyeline işaret ediyor. Rusya'nın resmi açıklamaları, bölgedeki askeri ilerlemelere odaklanırken, Ukrayna'nın teknolojik karşılık verme kapasitesi çatışmanın iki yönlü dinamiklerini ortaya koyuyor.
Rusya246 olay20 Ağu - Ortak aktör
Kolombiya Devlet Başkanı Petro: Orta Doğu Savaşları Petrol Açgözlülüğü ve Nazi İdeolojisinden Besleniyor
Kolombiya Devlet Başkanı Gustavo Petro, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde (BMGK) yaptığı konuşmada, Orta Doğu'da süregelen savaşların arkasında petrol kaynaklarına yönelik dizginlenemeyen açlık ve Nazi ideolojisini andıran ırkçı zihniyetin yattığını öne sürdü. Petro, küresel ölçekte yaygınlaşan ırkçılığın ve fosil yakıt tüketimine dayalı ekonomik modelin, bölgedeki şiddet döngüsünü beslediğini ifade etti. Petro'nun bu çıkışı, Kolombiya'nın son dönemde İsrail'e yönelik eleştirel tutumu ve Filistin devletini resmen tanıma adımlarıyla örtüşüyor. Daha önce İsrail'in Gazze'deki operasyonlarını 'soykırım' olarak niteleyen ve ülkesinin büyükelçisini geri çağıran Petro, BMGK kürsüsünden çatışmaların ideolojik ve ekonomik temellerine dikkat çekerek, sorunun sadece bölgesel bir mesele olmadığını vurguladı. Devlet başkanı düzeyinde yapılan bu açıklama, Orta Doğu'daki krizlerin küresel sistemle bağlantısına ilişkin diplomatik tartışmalara yeni bir boyut kazandırabilir. Özellikle enerji bağımlılığı ve sömürgeci miras konularının BMGK gündemine taşınması, Petro'nun söyleminin sol hükümetler ve Küresel Güney'de yankı bulabileceğine işaret ediyor.
Birleşmiş Milletler1 olay10 Haz - Ortak aktör
Kolombiya'da İlk Turdan Net Kazanan Çıkmadı: De la Espriella ve Cepeda İkinci Turda Yarışacak
Kolombiya'da Pazar günü düzenlenen devlet başkanlığı seçiminin ilk turunda hiçbir aday gerekli çoğunluğa ulaşamadı. Sağcı dış politikacı Abelardo de la Espriella ve solcu senatör Ivan Cepeda en yüksek oyu alarak 21 Haziran'da yapılacak ikinci turda yarışmaya hak kazandı. 47 yaşındaki ceza avukatı ve iş insanı De la Espriella, düzen karşıtı söylemleriyle öne çıkarken, Cepeda solun köklü isimlerinden biri olarak biliniyor. Seçim sonucu, Kolombiya'nın Trump yönetimiyle ilişkilerini ve Latin Amerika genelindeki siyasi dengeleri etkileme potansiyeli taşıyor. İki adayın taban tabana zıt politika vaatleri, ülkenin önümüzdeki dönemde nasıl bir yön izleyeceği konusunda belirsizlik yaratıyor. İkinci tur, bölgede ABD ile ilişkiler, güvenlik ve ekonomi politikaları açısından kritik bir dönemeç olarak görülüyor. Resmi sonuçlara göre katılım oranı yüksek gerçekleşirken, kampanya sürecinde toplumsal kutuplaşmanın arttığı gözlemlendi. Haziran ayındaki ikinci tur öncesinde her iki adayın da farklı seçmen bloklarıyla ittifak arayışına girmesi bekleniyor.
Kolombiya1 olay01 Haz