Trump'tan Netanyahu'ya: 'Sen kahrolası bir delisin, bensiz hapisteydin'
ABD merkezli Axios, üst düzey yetkililere dayandırdığı haberinde, Başkan Trump'ın İsrail Başbakanı Netanyahu ile telefon görüşmesinde sert ifadeler kullandığını yazdı. İddiaya göre Trump, Lübnan'la gerilimi tırmandırdığı için öfkelenerek Netanyahu'ya 'Sen kahrolası bir delisin, ben olmasam hapisteydin' dedi. Görüşmede Trump'ın, Hizbullah'ın saldırılarının farkında olduğunu belirttiği ancak İsrail'in karşılığının bölgeyi daha fazla istikrarsızlaştırdığını düşündüğü öne sürüldü. Axios haberi, Trump yönetiminin İsrail'e askeri ve diplomatik desteği sürerken, iki lider arasındaki gerilimin perde arkasına ışık tutuyor. Bu tür söylemler, ABD-İsrail ilişkilerindeki karmaşık dinamikleri ve Trump'ın kişisel tarzının diplomasiye yansımasını yansıtıyor.
This summary is currently in Turkish; automated English translation is coming soon.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Lübnan gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Timeline
latest: 02 Jun- Political02 Jun, 03:13
ABD basını yazdı: Trump'tan Netanyahu'ya şok sözler! 'Sen kahrolası bir delisin, ben olmasam hapisteydin'
ABD merkezli haber sitesi Axios, ABD Başkanı Donald Trump’ın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile yaptığı telefon görüşmesi ile ilgili çarpıcı bir iddiayı gündeme taşıdı. Üst düzey ABD’li yetkililere dayandırılan habere göre; Trump, Lübnan’la gerilimi tırmandırdığı için Netanyahu’ya sinirlendi. İlginizi Çekebilir Hizbullah’ın İsrail’e yönelik saldırılarının farkında olduğunu ve İsrail’in karşılık verme hakkının bulunduğunu belirten Trump, buna rağmen İsrail Savunma Kuvvetleri'nin (IDF) son günlerde Lübnan’da orantısız bir şekilde güç kullandığını ifade etti. Bu durumun İran’la ateşkesi uzatma çabalarını zorlaştırdığına dikkat çeken Trump’ın Netanyahu’ya "Sen kahrolası bir delisin" dediği iddia edildi. Trump’ın ayrıca, Netanyahu’ya hakkındaki yolsuzluk davasını ve Cumhurbaşkanı Isaac Herzog’un kendisini affetmesi için yaptığı çağrıları hatırlatarak, "Ben olmasaydım hapiste olurdun. Arkanı kolluyorum. Herkes senden nefret ediyor. Bu yüzden herkes İsrail’den nefret ediyor. Ne yaptığını sanıyorsun?" dediği aktarıldı. Netanyahu’nun ise, "Tamam, tamam, her şeyin yolunda olduğundan emin olun" yanıtını verdiği belirtildi. İsrail Başbakanlık Ofisi’nden habere konu iddialarla ilgili herhangi bir açıklama yapılmadı. Küresel piyasalarda bayram havası esebilir! Trump duyurdu: Hürmüz Boğazı için tarihi anlaşma haftaya masada Cumhurbaşkanı Erdoğan: Ana muhalefet içindeki tartışma bizi ilgilendirmiyor İsrail meclisinde akılalmaz görüntü: İthal Hristiyanlarla 'af' şovu! Al Jazeera: Erdoğan durumu tersine çevirdi! Avrupa'nın Türkiye'ye neden ihtiyacı var?
Milliyet
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Ortak aktör
Netanyahu'dan Washington'da F-35 Provokasyonu: Trump'ı Etkileme Çabası
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, hakkındaki tutuklama kararına rağmen dün Washington D.C.'ye giderek, Türkiye'ye F-35 satışıyla ilgili provokatif ve manipülatif haberlerle ABD Başkanı Donald Trump'ı etkileme girişimlerini sürdürdü. Daha önce Ankara'daki NATO Zirvesi sırasında da Amerikan basını aracılığıyla Türkiye'ye F-35 satışının bölgesel dengeleri bozacağını iddia eden Netanyahu, bu kez doğrudan Washington'da temaslarını yoğunlaştırdı. İsrail'in, Türkiye'nin F-35 programından çıkarılması yönündeki çabaları, iki ülke arasındaki gerilimin ve Doğu Akdeniz'deki rekabetin bir yansıması olarak öne çıkıyor. ABD yönetimi nezdinde yürütülen bu lobi faaliyeti, Türkiye-ABD savunma işbirliğinin geleceği ve bölgesel güç dengesi açısından kritik bir dönemece işaret ediyor.
ABD21 olay05 Ağu - Ortak aktörcanlı
Batı Şeria'da şiddet, 12 ülkeden İsrail'e yaptırım, Lübnan'da ilhak sinyali
Batı Şeria'da İsrail güçlerinin baskınları ve yerleşimci saldırıları son günlerde can kayıplarını artırdı. Hebron'da sekiz Filistinli yaralandı, Aqraba'da bir kişi evinin kuşatılıp bombalanması sonucu öldü, Nablus yakınlarında bir Filistinli öldürülerek cenazesi alıkondu. El-Mughayyir'de bu yıl altı kişinin öldüğü bildirilirken, öğrenciler yerleşimcilerden korunmak için dikenli tellerle çevrili okula döndü. ABD'li Demokrat Temsilci Ro Khanna, Batı Şeria ziyareti sırasında M4 tüfekli yerleşimciler tarafından alıkonulduğunu açıkladı. Bu şiddet dalgasına karşı Birleşik Krallık, Batı Şeria'daki yasa dışı İsrail yerleşimlerinde üretilen mallara ticaret yasağı getirdi. Fransa ve Kanada'nın öncülüğündeki 12 ülke benzer adımları desteklerken, AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi Kallas yerleşim genişlemesinin iki devletli çözümü baltaladığını belirtti. Türkiye de 12 ülkenin yaptırım kararını memnuniyetle karşıladığını açıkladı; Washington ise bu girişime karşı uyarılarda bulundu. Öte yandan İsrail Başbakanı Netanyahu, işgal altındaki güney Lübnan'ı ziyaret ederek Hizbullah tehdit oluşturduğu sürece çekilmeyeceklerini söyledi ve bazı Hristiyan köylerinin İsrail'e ilhak talebinde bulunduğunu öne sürdü. Ateşkese rağmen İsrail insansız hava araçlarının Lübnan'da düzenlediği saldırılarda iki kişinin öldüğü bildirildi; Uluslararası Af Örgütü daha önce 24 sivilin öldüğü saldırıların soruşturulmasını istedi.
İsrail204 olay22 dk önce - Ortak aktörcanlı
Hürmüz'de ateşkes ihlalleri: ABD-İran taslağı müttefiklerde, Rusya nükleer atağını sürdürüyor
ABD ile İran arasında Hürmüz Boğazı çevresindeki ateşkes ihlalleri sürerken, ABD Başkanı Donald Trump'ın hazırladığı anlaşma taslağı İsrail ve diğer müttefiklere dağıtıldı. İsrail medyası, Tel Aviv yönetiminin nükleer meseleleri erteleyen geçici bir mutabakattan endişe duyduğunu bildirdi. İran Dışişleri Bakanlığı, son 48 saatte ABD güçlerinin Hürmüzgan'da 'bariz ateşkes ihlali' gerçekleştirdiğini savunarak tepki göstereceğini açıkladı; ayrıca Trump'ın Umman'a yönelik tehditlerini kınadı. ABD istihbaratı ise İran'ın ateşkes sırasında insansız hava aracı üretiminin bir kısmını sürdürdüğünü ve ordusunu beklenenden hızlı toparladığını öne sürdü. Eş zamanlı olarak Rusya nükleer enerji alanındaki etkinliğini artırıyor. Bulgaristan, Kozloduy Nükleer Santrali için Rus ekipman alımına yönelik AB yaptırım muafiyetini onayladı; Rusya Devlet Başkanı Putin, küçük modüler nükleer santral konusunda başka ülke olmadığını söyledi. Rusya Başbakan Yardımcısı Novak, Çin ile yeni atom enerjisi projelerini görüşmeye hazır olduklarını belirtti; Rosneft CEO'su Sechin ise küresel petrol piyasasında OPEC yerine Çin'in belirleyici olduğunu savundu. Ukrayna'da Rusya kontrolündeki Zaporijya Nükleer Santrali'nde hasarlı enerji hattının onarımı için IAEA'nın arabuluculuğunda geçici ateşkes yürürlüğe girdi. Santralin iki haftayı aşkın süredir dizel jeneratörlerle çalıştığı ve olası bir istasyon kararması riskiyle karşı karşıya olduğu belirtildi. Bu gelişmeler, nükleer enerji ve silahlanma konularının hem Orta Doğu hem de Avrupa'daki jeopolitik gerilimlerin merkezinde yer aldığını gösteriyor.
460 olay1 gün önce - Ortak aktör
İsrail yanlısı Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham 71 yaşında öldü
ABD Senatosu'nun önde gelen isimlerinden Cumhuriyetçi Lindsey Graham, dün gece 71 yaşında hayatını kaybetti. Graham'ın ofisinden yapılan açıklamada, ölümün 'kısa süreli ve ani gelişen bir rahatsızlık' sonucu gerçekleştiği belirtildi. 2003 yılından bu yana Güney Carolina'yı temsil eden Graham, özellikle İsrail'e verdiği güçlü destekle tanınıyordu. Ön otopsi raporunun da aynı doğal ölüm nedenini teyit ettiği bildiriliyor. Graham'ın ani ölümü, ABD siyasetinde önemli bir boşluk yaratacak. Senatonun deneyimli isimlerinden biri olarak dış politika, savunma ve yargı komitelerinde etkili roller üstlenen Graham, aynı zamanda NATO ve transatlantik ilişkiler konusunda da belirleyici pozisyonlara sahipti. Son dönemde Türkiye'ye yönelik eleştirel açıklamalarıyla da gündeme gelmişti. Uluslararası toplum ve ABD'nin müttefikleri, Graham'ın kaybının Orta Doğu politikaları başta olmak üzere birçok alanda hissedileceğini değerlendiriyor. Senatörün ani vefatı, özellikle İsrail-ABD ilişkileri ve İran politikası ekseninde yeni bir dönemin habercisi olabilir.
ABD2 olay13 Tem - Ortak aktör
Eski liderler Filistin topraklarının yok olmasından endişe duyuyor
Nelson Mandela tarafından kurulan uluslararası ileri gelenler grubu The Elders üyeleri, eski İrlanda Cumhurbaşkanı Mary Robinson ve eski Yeni Zelanda Başbakanı Helen Clark, İsrail ve işgal altındaki Filistin topraklarına yaptıkları ziyaretin ardından ciddi uyarılarda bulundu. İkili, Filistin topraklarının potansiyel olarak yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu belirtti. Robinson ve Clark, İsrail'in cezasızlık politikasına son verilmesi çağrısı yaparken, uluslararası toplumun harekete geçmesi gerektiğini vurguladı. Ziyaretlerinin ardından yaptıkları açıklamada, bölgede tanık oldukları durumun Filistinlilerin varlığını tehdit ettiğini ifade ettiler. Eski liderlerin bu çıkışı, İsrail-Filistin çatışmasının uzun süredir devam eden seyrinde yeni bir diplomatik uyarı niteliği taşıyor. The Elders grubunun kurucu felsefesine uygun olarak barış ve adalet vurgusu yapan isimler, somut bir yol haritası sunmamakla birlikte, mevcut gidişatın geri dönüşü olmayan sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti.
İsrail1 olay18 Tem - Ortak aktör
Savunma Bakanı Katz, Filistinliyi öldüren asker Azaria'nın affını istedi
İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, işgal altındaki Batı Şeria'da 2016 yılında yaralı bir Filistinliyi başından vurarak öldüren eski asker Elor Azaria'nın affedilmesi için Cumhurbaşkanı Isaac Herzog'a resmen başvurdu. Azaria, Hebron kentinde Abdulfettah eş-Şerif'i silahsız ve yerde yatarken vurduğu gerekçesiyle adam öldürme suçundan hüküm giymiş, 18 ay hapis yatmış ve 2018'de tahliye edilmişti. Katz'ın af talebi, Azaria'nın 'İsrail'e hizmet ettiği' ve olayın askeri operasyon bağlamında gerçekleştiği gerekçesine dayanıyor. Bu adım, İsrail kamuoyunda uzun süredir tartışmalı olan davanın siyasi ve hukuki boyutlarını yeniden gündeme taşıdı. Askeri mahkemenin verdiği mahkumiyet kararına rağmen, Azaria'nın affedilmesi yönündeki baskılar özellikle sağcı siyasetçiler ve yerleşimci gruplar tarafından sürdürülüyor. Talep, Filistinliler ve insan hakları örgütleri tarafından hukukun üstünlüğüne ve işgal altındaki topraklarda hesap verebilirlik ilkesine aykırı olarak değerlendiriliyor. Uluslararası toplum da benzer vakalarda İsrail'in askeri adalet sistemini eleştirmişti. Cumhurbaşkanı Herzog'un affı onaylayıp onaylamayacağı belirsizliğini korurken, kararın İsrail'in iç siyaseti kadar Filistin'le ilişkiler ve Batı Şeria'daki gerginlikler üzerinde de etkili olması bekleniyor.
1 olay14 Tem