UAEA Başkanı Grossi: İran uranyumu Kazakistan'da depolanabilir
Uluslararası Atom Enerji Ajansı (UAEA) Başkanı Rafael Grossi, ABD ile İran arasında olası bir anlaşma durumunda İran'ın zenginleştirilmiş uranyum stoklarının Kazakistan'da depolanabileceğini belirtti. Grossi, bu öneriyi taraflar arasındaki müzakerelerde süregelen anlaşmazlığa bir çözüm olarak sundu. Açıklama, ABD-İran nükleer müzakerelerinin kritik bir döneminde geldi. İran'ın zenginleştirilmiş uranyum stoklarının akıbeti, anlaşmazlığın temel konularından biri olmaya devam ediyor. Grossi'nin Kazakistan önerisi, uranyumun İran dışında, uluslararası denetim altında tutulmasını öngörüyor. Bu girişim, hem bölgesel hem de küresel aktörlerin nükleer silahların yayılmasını önleme çabaları açısından dikkate değer. Öneri, İran'ın uranyum stoklarının azaltılması yoluyla güven artırıcı bir adım olarak yorumlanabilir ve diplomasi kanallarında yeni bir müzakere başlığı oluşturma potansiyeli taşıyor.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
ABD gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 29 May- Ekonomik29 May 18:05
UAEA Başkanı Grossi. "İran’ın zenginleştirilmiş uranyumu Kazakistan’da depolanabilir"
Uluslararası Atom Enerji Ajansı (UAEA) Başkanı Rafael Grossi, ABD-İran arasında anlaşma sağlanması halinde İran’ın zenginleştirilmiş uranyum stoklarının Kazakistan’da depolanabileceğini söyledi. Uluslararası Atom Enerji Ajansı (UAEA) Başkanı Rafael Grossi, ABD ile İran arasındaki müzakerelerde anlaşmazlık konusu olmaya devam eden Tahran yönetiminin zenginleştirilmiş uranyum stoklarına ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. İngiliz basınına konuşan Grossi, Washington’un taraflar arasında kapsamlı bir uzlaşının sağlanabilmesi için bertaraf edilmesi gerektiğini defalarca vurguladığı materyallerin Kazakistan’da depolanabileceğini söyledi. Grossi, Washington ile Tahran arasında bir anlaşmaya varılması halinde Kazakistan’ın, İran’ın silah seviyesine yakın oranda zenginleştirilmiş uranyum stokunu depolamaya hazır olduğunu belirtti. UAEA Başkanı, söz konusu teklifin Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev tarafından bu hafta Astana’da gerçekleştirilen bir görüşmede kendisine iletildiğini ifade etti. Grossi, uranyumun Kazakistan’ın ev sahipliğinde güvenli bir şekilde tutulabileceğini savunurken, "Bunun (İran’ın zenginleştirilmiş uranyumu) güvenli şekilde depolanabileceği bir yerimiz var" dedi. UAEA Başkanı, bu düzenlemenin hem İran hem de ABD tarafından kabul görebileceğini düşündüğünü ifade etti. KAZAKİSTAN'DAKİ URANYUM DEPOLAMA TESİSİ Kazakistan’ın UAEA üyesi ülkelerdeki enerji santrallerinin yakıt tedarikini güvence altına almak ve nükleer yayılmayı önlemek amacıyla uluslararası denetime tabi düşük düzeyde zenginleştirilmiş uranyum bankasına ev sahipliği yaptığı biliniyor. Söz konusu tesis, UAEA ile işbirliği içinde 2017 yılında açılmıştı. İran’ın nükleer stokunun geleceğinin, ABD-İran arasındaki mutabakat zaptının taraflarca imzalanmasının ardından gerçekleştirilmesi beklenen nükleer görüşmelerle belirlenmesi bekleniyor.
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Ortak aktörcanlı
Kazakistan Rus savaş karşıtları için güvenli değil; peki neden kalıyorlar?
Rusya'da seferberlik ilanının ardından Kazakistan, savaş karşıtı Ruslar için başlıca sığınaklardan biri haline geldi. İlk haftalarda 400 binden fazla kişi ülkeye giriş yaptı. Rus vatandaşlarının uluslararası pasaport olmadan girebilmesi, Rusçanın yaygın anlaşılması ve oturum izni almanın görece kolay olması bu tercihi güçlendirdi. 2026 itibarıyla Kazakistan'ın savaş karşıtı Ruslar için güvenli bir ülke olmaktan çıktığı belirtiliyor. Buna rağmen birçok kişi ülkede kalmaya devam ediyor; gerekçe olarak giriş kolaylığı, dil uyumu ve yasal statü edinme imkânı gibi pratik nedenler öne çıkıyor. Meduza'nın haberinde bu çelişkili durum ele alınıyor.
Kazakistan1 olay2 sa önce - Ortak aktörcanlı
Trump İran taslağını müttefiklere sundu; Kuzey Kore'den füze yanıtı, nükleer uçurum
ABD Başkanı Donald Trump, İran ile varılması beklenen anlaşmanın taslağını İsrail dahil müttefiklere iletti. Taslakta Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması gibi başlıklar yer alıyor; İsrail basını Tel Aviv yönetiminin, nükleer meseleleri erteleyen geçici bir anlaşmadan rahatsız olduğunu aktardı. İran Dışişleri Bakanlığı ise ABD güçlerini son 48 saat içinde Hürmüzgan bölgesinde bariz ateşkes ihlali yapmakla suçladı ve Trump'ın Umman'ı 'havaya uçurma' tehdidini kınadı. Eş zamanlı olarak Trump, Kuzey Kore lideri Kim Jong-un ile bu yıl içinde görüşeceğini açıkladı. Bu açıklamanın saatler sonrasında Kuzey Kore, Japon Denizi yönüne kısa menzilli balistik füzeler fırlattı; Güney Kore askeri makamları yaklaşık 10 füze tespit edildiğini bildirdi. Fırlatmalar, Trump'ın kapsamını daralttığı ABD-Güney Kore ortak askeri tatbikatlarının yapıldığı döneme denk geldi. Güney Kore Savunma Bakanı, Kuzey Kore'nin 80 ila 120 nükleer savaş başlığına sahip olabileceğini tahmin ettiklerini söyledi. Bu aralık, Trump'ın dile getirdiği 57 rakamının belirgin biçimde üzerinde. Carnegie Endowment uzmanı Ankit Panda, tatbikatların azaltılmasının müttefikler arasında siyasi sonuçlar doğurduğunu ve Pyongyang'a yönelik koordineli yaklaşımı zorlaştırdığını belirtti.
420 olay20 sa önce - Ortak aktörcanlı
İsrail'in 1915 Kararına Ankara ve Bakü'den Sert Tepki: 'Kendi Suçunu Örtbas Çabası'
İsrail hükümeti, Dışişleri Bakanı Gideon Sa'ar'ın girişimiyle 1915 olaylarını 'Ermeni soykırımı' olarak tanıdı. Karar, İsrail'in Gazze'deki askerî operasyonları nedeniyle Uluslararası Adalet Divanı'nda soykırım suçlamasıyla yargılandığı bir dönemde alındı. Türkiye, bu adımın tarihî gerçeklerle bağdaşmadığını ve İsrail'in kendi suçlarını örtbas etme çabası olduğunu savundu. Dışişleri Bakanlığı, İsrail'in Filistin halkına yönelik sistematik zulmünü vurgulayarak kararı siyasi ve geçersiz saydı. Azerbaycan da İsrail'in bu kararını 'ciddi endişe verici' bularak kınadı ve tarihî olguların çarpıtıldığını belirtti. Bakü, bölgesel bölünmeleri derinleştirdiği gerekçesiyle kararın yeniden gözden geçirilmesini istedi. İsrail ile müttefik olmasına rağmen en yakın partneri Türkiye olan Azerbaycan'ın bu çıkışı, iki ülke ilişkilerinde gerilime yol açabileceğinin sinyalini verdi. Karar, diplomatik çevrelerde İsrail'in Türkiye'ye yönelik bir hamlesi olarak da değerlendiriliyor.
285 olay2 gün önce - Ortak aktör
Trump İran’a Uranyum Ültimatomu Verdi, Batı’dan Ukrayna’ya Askeri Destek Taahhüdü
ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın yüksek seviyede zenginleştirilmiş uranyum stokunun ya ABD’ye teslim edilmesi ya da yerinde imha edilmesi gerektiğini yineledi. Tahran yönetimine yakın kaynaklar ise İran dini liderinin uranyumun ülke dışına çıkarılmaması talimatı verdiğini bildirdi. Trump, müzakerelerin düzenli ilerlediğini ancak anlaşma imzalanana kadar ablukanın süreceğini vurgularken, Rusya’nın arabuluculuk teklifi ve İsrail’in Washington’ı etkileme çabaları süreci karmaşıklaştırıyor. ABD’nin Basra Körfezi’ndeki askeri varlığını bir süre daha koruyacağı ve Körfez ülkeleriyle İran’ın balistik füzeleri ile vekil güçlerini de görüşeceği belirtiliyor. Öte yandan Batılı müttefikler, Ukrayna’ya yönelik askeri yardımlarını önemli ölçüde artırdı. İngiltere, dondurulan Rus varlıklarından elde edilen gelirlerle 150 bin insansız hava aracı ve 350’den fazla hava savunma füzesi tedarik edeceğini duyurdu. Ramstein formatındaki toplantıda müttefikler toplam 4 milyar dolarlık askeri yardım sözü verirken, Avustralya 100 milyon dolar ek katkı sağlayacağını açıkladı. ABD Senatosu’nda ise dondurulan Rus varlıklarının doğrudan Ukrayna’ya silah alımında kullanılmasını öngören yasa teklifi sunuldu. Almanya Savunma Bakanı, Ukrayna’nın İHA savaşındaki teknolojik ilerlemesinden ders çıkarılması gerektiğini söyledi. Bu gelişmeler, ABD’nin İran’a yönelik baskısı ile Ukrayna’ya akan askeri yardımların eş zamanlı olarak uluslararası gündemi şekillendirdiğine işaret ediyor. Trump yönetimi, diplomatik kanallarla İran’ın nükleer kapasitesini sınırlamayı hedeflerken, Batı bloğu Rusya’nın Ukrayna’daki lojistik hatlarını hedef alan insansız sistemlerin kullanımını yaygınlaştırıyor. Dondurulan Rus varlıklarının silah alımına tahsisi, Ukrayna’nın savunma bütçesinde yeni bir finansman modeli olarak öne çıkıyor.
165 olay19 Haz - Ortak aktör
Tokayev: Avrasya Ekonomik Birliği küresel çalkantıda istikrar sağlıyor
Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, Avrasya Ekonomik Birliği'nin (AEB) benzeri görülmemiş küresel türbülans ortamında üye ekonomilerin istikrarını sağladığını vurguladı. Tokayev, birliğin küresel ekonomideki kritik rolüne dikkat çekerek, dış şoklara karşı dayanıklılığın altını çizdi. Açıklama, Rusya'nın Ukrayna'daki savaşı nedeniyle uygulanan yaptırımlar ve küresel tedarik zinciri kesintilerinin gölgesinde, bölgesel ekonomik entegrasyonun önemini yeniden gündeme getirdi. AEB; Rusya, Belarus, Kazakistan, Kırgızistan ve Ermenistan'ı kapsayan bir pazar olarak, üye devletler arasındaki ticaret ve yatırım akışını sürdürmede tampon işlevi görüyor. Tokayev'in vurgusu, Kazakistan'ın hem birlik içindeki lider konumunu hem de Batı ile dengeli ilişkilerini yansıtıyor. Uzmanlar, bu tür açıklamaların, dış baskılar artarken birliğin iç uyumunu güçlendirme ve alternatif ekonomik rotalar sunma çabası olarak değerlendirilebileceğini belirtiyor.
1 olay28 May - Ortak aktör
Putin, St. Petersburg'da uluslararası haber ajansı liderleriyle görüştü
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, dünyanın önde gelen haber ajanslarının yöneticileriyle St. Petersburg'daki Konstantin Sarayı'nda bir araya geldi. Görüşme, TASS Haber Ajansı Genel Müdürü Andrei Kondrashov'un moderatörlüğünde gerçekleşti. Kondrashov, açılış konuşmasında, bu tür toplantıların St. Petersburg Uluslararası Ekonomik Forumu sırasında düzenlenmesinin bir gelenek haline geldiğine dikkat çekti. Toplantıya katılan ajanslar arasında Associated Press, Reuters, AFP ve Xinhua gibi küresel medya kuruluşlarının üst düzey yöneticilerinin yer aldığı belirtiliyor. Görüşmede, uluslararası medyanın karşılaştığı güncel zorluklar, dijital çağda haber ajanslarının rolü ve küresel bilgi akışının çeşitlendirilmesi gibi konuların ele alındığı bildirildi. Putin'in medya yöneticileriyle doğrudan diyalog kurması, Rusya'nın uluslararası medya ortamındaki varlığını ve etkileşimini pekiştirme çabasının bir parçası olarak değerlendiriliyor.
ABD1 olay04 Haz