Erdoğan'dan Bayram Mesajı: Türkiye İstikrar Adası
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kurban Bayramı dolayısıyla yayımladığı video mesajında Türkiye'nin küresel belirsizlikler ortamında bir istikrar adası olarak öne çıktığını vurguladı. Erdoğan, mesajında bayramın kelime anlamına da dikkat çekerek, kurbanın 'yaklaşma, yakınlaşma, yakın olma' anlamlarına geldiğini hatırlattı ve bu dönemin kardeşlik bağlarını güçlendireceğine inandığını belirtti. Küskünlerin barışması ve kalplerin yumuşaması temennisinde bulunan Erdoğan, Türkiye'nin siyasi ve ekonomik istikrarının bölgesel ve küresel düzeydeki yankılarını dolaylı olarak gündeme getirdi. Bayram mesajının bu vurguları, ülkenin iç ve dış kamuoyuna verdiği güven mesajının bir parçası olarak değerlendirildi. Açıklamada doğrudan diplomatik veya siyasi hedeflere yer verilmese de, Erdoğan'ın 'istikrar adası' ifadesi, Türkiye'nin çalkantılı bir coğrafyada sağladığı göreli sakinliğe ve yabancı yatırımcılar için cazibe merkezi olma arzusuna atıf olarak okunuyor. Bayramın manevi atmosferinde yapılan bu açıklamalar, toplumsal mutabakatın önemini de öne çıkaran sembolik bir nitelik taşıyor.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
İsrail gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 27 May- Ekonomik27 May 04:02
Erdoğan: ‘Türkiye istikrar adası olarak göz dolduruyor’
Aslıhan Altay Karataş - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kurban Bayramı dolayısıyla video mesaj yayımladı. Erdoğan, bayramı tebrik ederek başladığı mesajında özetle şunları kaydetti: KARDEŞLİĞİMİZ GÜÇLENECEK: Kurban bir ibadet olmanın yanı sıra kelime anlamı itibariyle aynı zamanda ‘yaklaşma, yakınlaşma, yakın olma’ demektir. Duam ve beklentim bu bayramın da kalplerin yumuşamasına, küskünlerin barışmasına, kırgınlıkların giderilmesine ve sıkılı yumrukların tamamen açılmasına vesile olmasıdır. TÜRKİYE “İSTİKRAR ADASI”: İslam alemi olarak bir huzur iklimine kavuşmanın sevincini yaşarken öte yandan bölgemiz ve dünyamız stres düzeyi yüksek bir dönemden geçiyor. İsrail ateşkese rağmen Gazze’den Batı Şeria’ya, Doğu Kudüs’ten Lübnan’a kadar coğrafyamızın farklı noktalarında işgal, yıkım, katliam ve yasa dışı yerleşim faaliyetlerini pervansızca sürdürüyor. Yine İsrail’in tahrik ve tertipleriyle tetiklenen savaşın menfi etkileri enerjiden tarıma, ticaretten ulaşıma, ekonomiden güvenliğe birçok alanda hissediliyor. Bölgemizin savaş ve krizler silsilesiyle boğuştuğu bu dönemde Türkiye ekonomisiyle, altyapısıyla, tecrübeli kurumları, liyakatli kadrolarıyla en önemlisi tahkim ettiği iç cephesiyle istikrar adası olarak göz dolduruyor. AZ RASTLANIR BAŞARI HİKAYESİ: Eleştirilere ve engellemelere rağmen 23 yıldır yürüttüğümüz politikaların semeresini başta savunma sanayimiz olmak üzere her alanda topluyoruz. 238 milyar dolardan 1,6 trilyon doları aşan ekonomik büyüklüğü, 36 milyar dolardan 276 milyar dolara çıkan yıllık ihracatı, 248 milyon dolardan 10 milyar doları geçen savunma ve havacılık ihracatı ile Türkiye, dünyada eşine az rastlanır bir başarı hikayesi yazmaktadır. Etrafımızdaki toz bulutu dağıldıktan sonra inşallah yeni dönemin parlayan yıldızlarından birisi Türkiye’miz olacaktır. “TERÖRSÜZ TÜRKİYE” VURGUSU: Ülkemizin istikbali ile bölgemizin istikrarı açısından taşıdığı stratejik değer bugünlerde daha iyi anlaşılan ‘Terörsüz Türkiye’ süreci bunlardan biridir. Sınırlarımız içinde huzur ve güvenliğin güçlenmesine, sınırlarımız dışında emperyalist oyunların bozulmasına katkı sunan bu tarihi süreci çok büyük bir özenle, sağduyu ve samimiyetle menziline doğru götürüyoruz. Türkiye’ye sadece ekonomik maliyeti 2 trilyon doları aşan bu musibetten milletimizi kurtarma irademiz tamdır. Sapa sağlam, hızla yola devam ediyoruz. Demokrasi şehitlerinin aileleri Dolmabahçe’de Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün merhum başbakan Adnan Menderes ve dava arkadaşlarının ailelerini Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde kabul etti. 27 Mayıs’ın sessiz tanıkları basına kapalı ziyarette, Erdoğan’a 17 Eylül 2000 tarihinde merhum Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan’ın anıt mezarlarını ziyareti sırasında şeref defterine imzaladığı mesajın yer aldığı metni takdim etti. Görüşmenin ardından darbe mağdurları adına heyet tarafından yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi: “27 Mayıs 1960 müdahalesinin yıldönümü sebebiyle, Türk demokrasi tarihine damga vurmuş merhum devlet ve siyaset adamlarının aile temsilcileri olarak ilk kez Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan tarafından Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde kabul edilmekten onur duyuyoruz.” / DHA İHA Anne ve babasının kabirlerini ziyaret etti Cumhurbaşkanı Erdoğan, anne ve babasının kabirlerini ziyarette bulundu. Erdoğan, Kurban Bayramı Arefesinde Karacaahmet Mezarlığı’na giderek annesi Tenzile Erdoğan ve babası Ahmet Erdoğan’ın kabirlerini ziyarette bulunup dua etti.
Milliyet
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Ortak aktör
Haluk Levent'e Ahbap Derneği Soruşturmasında Gözaltı Kararı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Ahbap Derneği'ndeki bazı usulsüzlük iddiaları üzerine yürütülen soruşturma kapsamında dernek başkanı Haluk Levent hakkında gözaltı kararı verdi. 2017 yılında Haluk Levent tarafından kurulan sivil toplum kuruluşu Ahbap Derneği'ne ilişkin başlatılan soruşturmada, dernek faaliyetlerine dair şikayetler değerlendiriliyor. Müzisyen kimliğiyle tanınan Haluk Levent'in gözaltı kararı, derneğin yürüttüğü yardım çalışmaları ve kamuoyundaki bilinirliği nedeniyle dikkat çekti. Soruşturmanın derinleşmesiyle birlikte sürecin adli makamlarca titizlikle yürütüleceği, iddialarla ilgili delillerin toplanacağı belirtiliyor. Olay, sivil toplum kuruluşlarının denetimi ve şeffaflık ilkeleri bağlamında hukuki bir süreç olarak değerlendiriliyor. Ahbap Derneği'nin geniş çaplı yardım faaliyetleri göz önüne alındığında, gelişmeler hem derneğin geleceği hem de benzer yapılanmalara yönelik güven algısı açısından izlenecek.
20 olay24 Tem - Aynı ülke gündemicanlı
İsrail ve Türkiye Suriye'de Nüfuz İçin Çatışmaya Doğru
Jerusalem Post'un analizine göre İsrail ve Türkiye, Suriye'deki nüfuz alanları üzerinde olası bir çatışmaya doğru manevra yapıyor. Analizde söylem ile eylem arasındaki fark vurgulanıyor; Suriye'nin bombalanmasının yeni olmadığı belirtiliyor. İsrail'in Aralık 2024'te Esad rejiminin düşmesinden önce de binlerce hava saldırısı düzenlediği hatırlatılıyor. Bu arka plan, iki ülkenin Suriye üzerindeki rekabetinin askeri boyuta taşınma riskini gündeme getiriyor.
İsrail3 olay2 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Türkiye'den Netanyahu'ya Kırmızı Bülten Talebi İsrail'de Şok Etkisi
Türkiye, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Afek Moskovitch hakkında "soykırım" ve "insanlığa karşı suç" suçlamalarıyla Interpol'den kırmızı bülten çıkarılmasını talep etti. Bu adım, Tel Aviv'de şok etkisi yarattı ve İsrail basınında geniş yankı buldu. Talep, İsrail'in İdlib'teki son askeri operasyonlarının ardından geldi. İsrail medyası, bu hukuki hamleyi iki ülke arasındaki ilişkilerin tamamen çöküşü olarak yorumladı ve çatışmanın uluslararası boyuta taşındığı değerlendirmelerinde bulundu.
İsrail1 olay5 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Türkiye Dahil 8 Ülke İsrail'in Gazze Planı Reddini Kınadı
Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri, Endonezya, Katar, Mısır, Pakistan, Suudi Arabistan ve Ürdün dışişleri bakanları, İsrail'in ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze planına ilişkin yol haritasını uygulamayı reddetmesini kınadı. Söz konusu yol haritası, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı kararıyla onaylanmıştı. Ortak kınama, bu sekiz ülkenin Trump planının hayata geçirilmesi yönündeki beklentisini ve İsrail'in bu plana karşı tutumuna yönelik ortak diplomatik tepkiyi ortaya koyuyor. Açıklamada, BMGK kararına atıf yapılarak uluslararası mutabakatın önemine dikkat çekildi. Gazze ihtilafını sona erdirmeyi amaçlayan planın uygulanmasının reddi, bölge ülkeleri ile İsrail arasındaki gerilimi artıran bir unsur olarak değerlendiriliyor. Sekiz ülkenin eş zamanlı kınaması, Gazze konusunda bölgesel koordinasyonun güçlendiğine işaret ediyor.
İsrail1 olay16 Ağu - Aynı ülke gündemicanlı
Batı Şeria'da yerleşimci şiddeti ve baskınlar, Lübnan'da ateşkes ihlalleri sürüyor
İşgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te son günlerde İsrail ordusunun baskınları ile yerleşimci saldırıları yoğunlaştı. Filistin Kızılayı'na göre Hebron'da 8, çeşitli noktalarda 10 Filistinli yaralandı; Cuma günü Cenin'de İsrail ordusunun açtığı ateş sonucu bir Filistinli, güneyde ise bir yerleşimcinin saldırısında bir Filistinli hayatını kaybetti. İsrail güçleri Batı Şeria'da 10 ve 17 Filistinliyi gözaltına aldı, bir İsrailli Ürdün Vadisi'nde bıçaklı saldırıda yaralandı. ABD'li Kongre üyesi Ro Khanna, Batı Şeria ziyareti sırasında yerleşimciler tarafından alıkonulduğunu açıkladı; AFP ekibi Beytüllahim yakınında yerleşimcilerin saldırısına uğradı. Aşırı sağcı milletvekili Zvi Sukkot, Madama'daki Filistin anıtını asker eşliğinde balyozla parçaladı. Doğu Kudüs'te İsrail polisi bir mezuniyet etkinliğine baskın düzenleyip katılımcıları gözaltına aldı, İsrail güçleri UNRWA eğitim merkezine izinsiz girdi ve Tel Aviv merkezin tahliyesine başladı. Lübnan'da ise ABD'nin aracılık ettiği ateşkese rağmen İsrail insansız hava araçları Nabatieh al-Fawqa'da iki kişiyi öldürdü; İsrail ordusu bir askerinin güney Lübnan'da çatışmada yaralandığını duyurdu. Netanyahu, işgal altındaki Lübnan topraklarını ziyaret ederek Hizbullah tehdidi sürdükçe çekilmeyeceklerini söyledi ve bazı Hristiyan köylerinin İsrail'e ilhak talebinde bulunduğunu iddia etti. Bu gelişmeler bölgede tansiyonun yükseldiğini ve uluslararası hukuk açısından endişeleri artırdığını gösteriyor.
İsrail155 olay1 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Kuveyt'ten İsrail Savunma Bakanı'nın Suriye'ye Girişine Kınama
Kuveyt, İsrail Savunma Bakanı'nın Suriye topraklarına girişini yasa dışı olarak nitelendirerek kınadı. Kuveyt yönetimi, uluslararası topluma ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne çağrıda bulunarak İsrail'in tekrarlanan saldırılarının durdurulmasını ve Suriye topraklarından çekilmesini sağlamasını istedi. Açıklamada, İsrail'in Suriye'ye yönelik eylemlerinin sona erdirilmesi gerektiği vurgulandı. Kuveyt'in bu kınaması, bölgede İsrail'in Suriye'deki askeri varlığına ve operasyonlarına yönelik uluslararası tepkilerin bir parçası olarak kayda geçti.
İsrail1 olay9 sa önce