Novi Sad faciası sonrası Sırbistan’da erken seçim talebiyle kitlesel protesto
Sırbistan’ın başkenti Belgrad’da on binlerce kişi erken seçim talebiyle sokaklara çıktı. Gösteriler, Kasım 2024’te Novi Sad tren istasyonunda beton sundurmanın çökmesi sonucu 16 kişinin hayatını kaybetmesinin ardından başlayan yolsuzluk karşıtı hareketin bir parçası olarak düzenlendi. Protestocular, facianın ihmal ve yolsuzluktan kaynaklandığını savunarak mevcut hükümeti sorumlu tutuyor. Erken seçim çağrıları, kamuoyunda artan güven bunalımının ve siyasi hesap verebilirlik talebinin bir yansıması olarak dikkat çekiyor.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Sırbistan gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 23 May- Siyasi23 May 18:34
Sırbistan’da on binler erken seçim talebiyle yeniden sokakta
Sırbistan’ın başkenti Belgrad'da on binlerce gösterici, erken seçim talebiyle sokaklara çıktı. Belgrad'da on binlerce gösterici, 2024’te Novi Sad kentindeki tren istasyonu faciasının ardından başlayan yolsuzluk karşıtı hareket kapsamında erken seçim talebiyle yeniden sokaklara çıktı. Kasım 2024’te Novi Sad’daki tren istasyonunun giriş kısmındaki beton sundurmanın çökmesi sonucu 16 kişinin hayatını kaybetmesiyle başlayan protestolar, zamanla olayın şeffaf biçimde soruşturulması ve erken seçim çağrılarına dönüştü. Bugün de göstericiler son 18 ayda düzenlenen en büyük protestolara ev sahipliği yapan Slavija Meydanı’ndaydı. Protesto başlamadan yaklaşık bir saat önce kentin farklı noktalarından meydana yürüyen kalabalıkların bir kısmı “Öğrenciler kazanıyor” sloganının yer aldığı tişörtler giyerken, bazı göstericiler Sırbistan bayrağı ya da üniversite fakültelerini temsil eden bayraklar taşıdı. AFP’ye konuşan 24 yaşındaki mimarlık öğrencisi Andjela, “Bugünkü protestonun amacı yeniden bir araya gelmek ve hala burada olduğumuzu, mücadeleyi sürdürdüğümüzü göstermek.” dedi. Emekli Zoran Savic ise “Bugün açık bir mesaj veriliyor. Değişim gelmeli, Sırbistan demokratik bir hukuk devleti olmalı. Hukuk herkes için eşit işlemeli.” ifadelerini kullandı. Savic ayrıca Sırbistan’ın “demokratik Avrupa topluluğunun bir parçası olması gerektiğini” söyledi. Novi Sad faciasından bu yana protestolar sürerken, Mart 2025’te düzenlenen bir gösteriye yaklaşık 300 bin kişinin katıldığı belirtilmişti. Hareketin öncülüğünü yapan öğrenciler, cumartesi günkü gösterinin Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic üzerindeki erken seçim baskısını yeniden artırmasını hedefliyor. Vucic ise perşembe günü yaptığı açıklamada seçimlerin sonbaharda yapılabileceğini ima etmişti. Gösterilerin büyük bölümü barışçıl geçse de son aylarda bazı protestolarda çatışmalar yaşandı. Bazı eylemciler, maskeli hükümet yanlılarının saldırısına uğradıklarını öne sürdü. Öte yandan Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri cuma günü yaptığı açıklamada, aktivist ve gazetecilere yönelik saldırılar, daralan sivil alan ve protestolardaki polis müdahalelerini gerekçe göstererek Sırbistan’daki insan hakları durumunun kötüleştiği uyarısında bulundu.
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Ortak aktörcanlı
Sırp Lider Vučić'ten Avrupa'ya Uyarı: Çin'le 1 Milyar Dolar Anlaşma
Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić, Belgrad'da verdiği bir röportajda Avrupa Birliği'ne yönelik hayal kırıklığını dile getirirken, Pekin ile derinleşen bağlarını vurguladı. Çin'den gelen 1 milyar dolarlık yeni yatırımı duyuran Vučić, AB'nin Sırbistan'a yönelik tutumundan duyduğu rahatsızlığı açıkça ifade etti. Bu açıklamalar, Sırbistan'ın Doğu ile Batı arasındaki geleneksel denge politikasında Çin lehine bir kayışa işaret ediyor. Çin'in Balkanlar'daki ekonomik ve siyasi nüfuzu artarken, AB adayı Sırbistan'ın Çin'le bu boyutta bir finansal iş birliğine gitmesi Brüksel için bir meydan okuma niteliği taşıyor. Vučić'in 'uyarı' olarak yorumlanan sözleri, Sırbistan'ın AB üyelik sürecinde alternatif ortaklara yönelme sinyali olarak değerlendiriliyor. Pekin yönetimi, Kuşak ve Yol girişimi kapsamında bölgedeki altyapı projelerine yatırımlarını sürdürürken, Sırbistan stratejik konumuyla bu projenin kilit noktalarından biri haline gelmiş durumda. Uluslararası gözlemciler, Çin sermayesinin Sırbistan'da artan varlığının AB'nin genişleme politikaları üzerinde baskı oluşturabileceğini belirtiyor. Vučić'in çıkışı, AB'nin Batı Balkanlar'daki etkisinin sorgulandığı bir dönemde, bölgedeki güç dengesinin nasıl şekilleneceğine dair ipuçları sunuyor.
Çin1 olay02 Haz - Aynı ülke gündemicanlı
Yaptırımlı Ruslar Sırbistan Vatandaşlığı ile Avrupa'ya Sızıyor
RFE/RL'nin analizine göre Sırbistan bu yıl diğer tüm milletlerin toplamından dört kat fazla Rus vatandaşına vatandaşlık verdi. Bu kişilerin bir kısmı uluslararası yaptırımlar altında bulunuyor. Sırp pasaportu sahipleri Avrupa Birliği'nin Schengen bölgesine vizesiz seyahat edebiliyor. Bu durum, Ukrayna savaşı nedeniyle AB'nin yaptırım uyguladığı Rusların Avrupa'ya girişi için bir arka kapı oluşturuyor. Sırbistan, AB üyeliğine aday olmasına rağmen Rusya'ya yaptırım uygulamayan ender Avrupa ülkelerinden. Moskova ile yakın siyasi ve tarihi bağları olan Belgrad yönetimi, bu vatandaşlık politikasıyla AB'nin yaptırım rejimini delinmesine zemin hazırlıyor. Bu durum, AB ile Sırbistan arasındaki güven ilişkisini zedeleyebilir ve bloğun ortak güvenlik politikalarını baltalayabilir. Uzmanlar, yaptırımlı Rusların Avrupa'da serbestçe hareket etmesinin yalnızca ekonomik yaptırımları değil, kara para aklama ve ulusal güvenlik risklerini de artırdığına dikkat çekiyor. AB'nin, aday ülkelerin vize politikalarını daha yakından denetlemesi gerekebileceği belirtiliyor.
Sırbistan1 olay5 sa önce - Aynı ülke gündemi
Tuzla'da 71 sivilin öldüğü Kapiya Katliamı'nda 31 yıldır adalet yok
Bosna Hersek'in Tuzla kentinde 25 Mayıs 1995'te gerçekleşen ve 71 sivilin hayatını kaybettiği Kapiya Katliamı'nın sorumlusu Novak Djukic hakkındaki adalet arayışı 31 yıldır sonuçlanmadı. Bosna Savaşı sırasında Sırp güçlerince düzenlenen saldırıda yaşamını yitirenlerin yakınları ve yetkililer, Djukic'in iadesi için defalarca girişimde bulunsa da Sırbistan'dan olumlu yanıt alamadı. Bosna mahkemeleri tarafından mahkûm edilen Djukic, yargı sürecinin ardından Sırbistan'a dönmüş ve burada herhangi bir cezai yaptırımla karşılaşmadan yaşamını sürdürmektedir. İki ülke arasındaki iade anlaşmaları ve diplomatik temaslar, siyasi engeller ve farklı yargı yorumları nedeniyle işletilememektedir. 31 yılı aşan bu süreç, Bosna Savaşı'nda işlenen savaş suçlarının hesap verilebilirliği önündeki kronik zorlukları bir kez daha gözler önüne sermektedir. Kurban yakınları ve insan hakları örgütleri, uluslararası toplumun konuya daha fazla müdahil olmamasını eleştirirken, Tuzla'daki katliam bölgede adalete erişimin ne denli kırılgan olduğunun simgesi olarak anılmaya devam etmektedir.
Sırbistan1 olay25 May