Yinon Planı ve Clean Break: 30 Yıllık Rüya Kabusa Dönüştü
Milliyet'in haberine göre, stratejist Oded Yinon'un 1982'de kaleme aldığı plan, Irak'ın Sünni, Şii ve Kürt olmak üzere üçe bölünmesini; Suriye'nin ise kıyıda Alevi, Halep ve Şam çevresinde Sünni, güneyde Dürzi devletleri şeklinde parçalanmasını öngörüyordu. Netanyahu'nun 1996'daki ilk başbakanlığı döneminde gündeme gelen Clean Break belgesi, bu planın güncel versiyonu olarak değerlendiriliyor. Haber, söz konusu bölünme senaryosunun otuz yıl sonra bölgede yaşanan gelişmelerle birlikte kabusa dönüştüğünü öne sürüyor. Metinde, planın hedeflediği parçalı yapının Irak ve Suriye'deki mevcut tabloyla ilişkilendirildiği aktarılıyor. Bu çerçevede, bölgesel devlet bütünlüğü ve istikrar tartışmalarına tarihsel bir arka plan sunuluyor.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
İsrail gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 1 gün önce- Güvenlik24 Ağu 03:45
30 yıllık rüya kabusa dönüştü
Aydın Hasan - Stratejist Oded Yinon tarafından 1982’de kaleme alınan plan, Irak’ın Sünni, Şii ve Kürt olmak üzere üç parçaya bölünmesini; Suriye’nin de kıyıda bir Alevi devleti, Halep ve Şam çevresinde Sünni devletler ve güneyde bir Dürzi devleti gibi parçalara ayrılmasını hedefliyordu. Binyamin Netanyahu, 1996 yılında ilk başbakanlığı döneminde planın güncel versiyonu olarak görülen Clean Break (Tam Kopuş) raporunu, yol haritası olarak belirledi. Strateji belgesi nitleğindeki rapor, İsrail merkezli bir düşünce kuruluşu olan İleri Stratejik ve Siyasi Çalışmalar Enstitüsü (IASPS) bünyesinde hazırlandı. Plan, ABD desteği ile Lübnan’ın ardından Irak ve Suriye’de uygulamaya kondu. Bu çerçevede 2011 yılında Suriye’de başlayan iç savaşın ardından ülkenin kuzeyinde bir terör devleti kurulması planı da devreye sokuldu. Fırat Kalkanı ile başladı Türk askeri, 2016 yılından itibaren başlanan harekatlar ile Suriye ile Irak’ın kuzeyine denk düşen bin 255 kilometre uzunluğundaki sınır hattının kritik noktalarında bir güvenlik şeridi oluşturdu. PKK’nın Türkiye içinden temizlenmesinin ardından Irak ile Suriye’nin kuzeyinde de harekat bölgeleri oluşturuldu. Suriye’nin kuzeyine ilk harekat olan Fırat Kalkanı, 24 Ağustos 2016’da düzenlendi. Zeytin Dalı Harekatı, 20 Ocak 2018’de, Barış Pınarı Harekatı da 9 Ekim 2019’da da başlatıldı. 27 Şubat 2020’de ise İdlib bölgesinde Bahar Kalkanı Harekatı başladı. PKK’nın Suriye uzantısı PYD-YPG’nin terör koridoru planı, Afrin-Kamışlı sınır hattı üzerinde yer alıyordu. Böylece Akdeniz’e kadar uzanan bir koridor oluşturulması planlanıyordu. Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve Barış Pınarı harekatları ile bu koridor büyük ölçüde çökertildi. Yaklaşık 11 bin kilometrekarelik bir alanda teröristlerin alan hakimiyeti kırıldı. 2024’te Suriye’de Esad yönetimi yıkıldıktan sonra SDG’nin, merkezi yönetime entegrasyonu büyük ölçüde tamamlandı. ‘Terörsüz Bölge’ ile hesaplar çöküyor TSK, 2019’da Irak sınırındaki Perçe serisi operasyonları başlattı. Terör örgütünün uzun yıllar içinde yerleştiği dağlık bölgede yürütülen operasyonlarda, Nisan 2022’de başlatılan Pençe Kilit Harekatı ile yeni bir safhaya geçildi. Kilidin kapatılması ile Irak içinde yerine göre 30-40 kilometre derinlikte bir güvenlik hattı oluşturuldu. TSK; harekat bölgesinde alan hakimiyetini büyük ölçüde sağladı. Terör örgütü; Kandil, Asos, Mahmur ve Sincar gibi bölgelerde sıkıştı. Terörsüz Türkiye süreci ile birlikte örgütün silahlarını bırakıp bu bölgeleri de boşaltması bekleniyor. Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge süreçlerinde gelinen aşama ve bölgesel inisiyatifi öne çıkaran diplomasiyle Yinon planı ile güncel versiyonu niteliğindeki Clean Break raporuna dayalı hesaplar çöktü. Türkiye’nin Mekke Anlaşması ile hayata geçen bölge ülkelerinin arasındaki iş birliğine yönelik diplomasisi de İsral yönetiminde rahatsızlığa neden oluyor. ‘Uçurtmayı vursunlar’ İsrail’in güneyinde, Gazze sınırının yakınındaki bir alana dört uçurtma düşmesi üzerine İsrail askerleri harekete geçti. Uçurtmalarda “şüpheli bir duruma” rastlanmadığı belirtildi. The Times of Israel’in haberinde, bölge sakinlerinin 7 Ekim’de de her şeyin böyle başladığını söyleyerek tedirgin oldukları kaydedildi. Haberlere göre IDF, uçurtmalardan Hamas’ı sorumlu tutuyor. İsrail Başbakanlık Ofisi’nden yapılan açıklamada, uçurtmaların İsrail yerleşimlerine düşmesi durdurulmazsa İsrail ordusunun uçurtma uçurulan bölgelere yoğun saldırılar düzenleyeceği ve halkı zorla yerinden edeceği tehdidinde bulunuldu. İsrail gazetesinde Skandal ‘saldırı’ çağrısı İsrail merkezli The Jerusalem Post gazetesi, Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkiler hakkında skandal bir görüş yazısına yer verdi. Kudüs merkezli Misgav Ulusal Güvenlik ve Siyonist Strateji Enstitüsü’nde araştırmacı olarak görev yapan David M. Weinberg imzalı yazıda, ABD ve Avrupa ülkelerine Türkiye’ye karşı daha sert tutum alma çağrısında bulunuldu. Weinberg, İsrail’in tehdit olarak gördüğü aktörlere karşı önleyici askeri operasyonlara yönelmesi gerektiğini ileri sürdü. Türkiye’nin de bu yaklaşımın dışında tutulmaması gerektiğini iddia eden Weinberg, yazısında “İdlib’den İstanbul’a kadar İsrail, gerekirse saldıracak, savunmayacak” ifadesini kullandı. ‘Tehdit’ iddiası Weinberg, İsrail’in Suriye ve Doğu Akdeniz’de Türkiye’ye karşı kesin sınırlar belirlemesi gerektiğini, aksi halde Türk Silahlı Kuvvetlerinin İsrail’in kuzey sınırlarına ve deniz yetki alanlarına yaklaşabileceğini iddia etti. Yazıda, gelecekte Golan Tepelerinde Türk tanklarının, İsrail kıyılarındaki Caesarea açıklarında ise Türk savaş gemilerinin görülebileceği öne sürüldü. / DIŞ HABERLER SERVİSİ
Milliyet
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
Batı Şeria'da E1 planı, yerleşimci şiddeti; Lübnan'da ilhak ve hava saldırıları
Batı Şeria'da İsrail ordusu ve yerleşimcilerin düzenlediği olaylarda son günlerde en az üç Filistinli öldürüldü. Yerleşimciler 17 yaşındaki Kerim Sanad Şalalda'yı, askerler 58 yaşındaki Fethi Khazem'i vurdu; 14 yaşındaki İslam Ahmed Macur Ajuri de bir baskında hayatını kaybetti. ABD'li Demokrat Kongre üyesi Ro Khanna Batı Şeria ziyareti sırasında ABD yapımı tüfekler taşıyan yerleşimciler tarafından gözaltına alındı. AB Komisyonu, 14 ülkeyle birlikte İsrail'e E1 yerleşim projesi ihalelerini geri çekmesi çağrısında bulundu; İsrail güçleri ise bir yerleşim karakolunu genişletirken aralarında Khazem'in oğlunun da bulunduğu 17 Filistinliyi gözaltına aldı. Bir İsrailli de El-Uca köyünde bıçaklanarak yaralandı. Lübnan cephesinde Başbakan Netanyahu işgal altındaki güney bölgesini ziyaret ederek Hizbullah tehdit oluşturduğu sürece çekilmeyeceklerini söyledi ve bazı Hristiyan köylerin İsrail'e ilhak edilmeyi istediğini öne sürdü. ABD arabuluculuğundaki çerçeve anlaşmasına rağmen İsrail insansız hava araçları Nabatieh al-Fawqa'da iki kişiyi öldürdü; bir İsrail askeri de çatışmada yaralandı. Uluslararası Af Örgütü, daha önce 24 sivilin ölümüyle sonuçlanan olaylarla ilgili soruşturma açılmasını istedi.
İsrail147 olay1 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Kushner Kudüs'te Netanyahu ile görüştü; Gazze planı tıkalı
Jared Kushner, Kudüs'te İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile bir araya geldi. Görüşme, savaş sonrası Gazze'ye ilişkin planın tıkandığı bir dönemde ve bir İsrailli bakanın Gazze Şeridi'nde daha fazla Filistinlinin öldürülmesi yönünde çağrıda bulunduğu haberlerinin ardından gerçekleşti. Eş zamanlı olarak İran, Umman ile Hürmüz Boğazı'na ilişkin bir anlaşmayı sonuçlandırma aşamasında olduğunu açıkladı. Bu gelişmeler, bölgedeki diplomatik ve güvenlik gündeminin hem Gazze'deki savaş sonrası düzenlemeler hem de kritik deniz yolu üzerindeki rekabet çerçevesinde yoğunlaştığını gösteriyor. Kushner-Netanyahu görüşmesinin sonuçlarına ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı.
İsrail1 olay17 Ağu - Aynı ülke gündemicanlı
Türkiye Dahil 8 Ülke İsrail'in Gazze Planı Reddini Kınadı
Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri, Endonezya, Katar, Mısır, Pakistan, Suudi Arabistan ve Ürdün dışişleri bakanları, İsrail'in ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze planına ilişkin yol haritasını uygulamayı reddetmesini kınadı. Söz konusu yol haritası, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı kararıyla onaylanmıştı. Ortak kınama, bu sekiz ülkenin Trump planının hayata geçirilmesi yönündeki beklentisini ve İsrail'in bu plana karşı tutumuna yönelik ortak diplomatik tepkiyi ortaya koyuyor. Açıklamada, BMGK kararına atıf yapılarak uluslararası mutabakatın önemine dikkat çekildi. Gazze ihtilafını sona erdirmeyi amaçlayan planın uygulanmasının reddi, bölge ülkeleri ile İsrail arasındaki gerilimi artıran bir unsur olarak değerlendiriliyor. Sekiz ülkenin eş zamanlı kınaması, Gazze konusunda bölgesel koordinasyonun güçlendiğine işaret ediyor.
İsrail1 olay16 Ağu - Aynı ülke gündemicanlı
İsrail Lobisi Seçimde Güç Gösterisinde Ama Desteği Azalıyor
ABD'de mevcut seçim döneminde İsrail yanlısı lobi, özellikle rekabetin yoğun olduğu Temsilciler Meclisi ve Senato yarışlarında oynadığı belirleyici rol nedeniyle manşetlerde öne çıkıyor. Eli Clifton ve Ian Lustick'in 'Israel's Lobby: America in the Grip of Foreign Power' adlı yeni kitabı, bu lobi ağının Amerikan siyasetini nasıl etkilediğini inceliyor. Lobinin seçimlerdeki etkinliği, İsrail'in Amerikalı seçmenler arasındaki popülaritesinin azalmasıyla birlikte daha fazla inceleme altına alınıyor. Bu durum, lobinin siyasi gücü ile kamuoyundaki desteği arasındaki açığı ve Amerika'nın dış politika yapımında özel çıkar gruplarının rolüne ilişkin tartışmaları gündeme getiriyor.
İsrail1 olay10 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
BM Raportöründen Gazze ve Batı Şeria için Uluslararası Koruma Çağrısı
Birleşmiş Milletler Filistin Özel Raportörü Francesca Albanese, İsrail'in saldırılarının sürdüğü Gazze ile işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs için acilen uluslararası koruma sağlanmasını istedi. Albanese, bu bölgelerdeki sivillerin korunması gerektiğini vurguladı. Çağrı, Filistin topraklarındaki mevcut durumun uluslararası toplum tarafından ele alınması gerektiğine işaret ediyor. Uluslararası koruma talebi, bölgede yaşayanların güvenliğine yönelik kaygıların bir yansıması olarak öne çıkıyor.
İsrail1 olay18 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
İsrail ve Türkiye Suriye'de Nüfuz İçin Çatışmaya Doğru
Jerusalem Post'un analizine göre İsrail ve Türkiye, Suriye'deki nüfuz alanları üzerinde olası bir çatışmaya doğru manevra yapıyor. Analizde söylem ile eylem arasındaki fark vurgulanıyor; Suriye'nin bombalanmasının yeni olmadığı belirtiliyor. İsrail'in Aralık 2024'te Esad rejiminin düşmesinden önce de binlerce hava saldırısı düzenlediği hatırlatılıyor. Bu arka plan, iki ülkenin Suriye üzerindeki rekabetinin askeri boyuta taşınma riskini gündeme getiriyor.
İsrail3 olay1 gün önce