Pakistan ve 7 Müslüman Ülkeden İsrail'in Yerleşim Politikalarına Kınama
Pakistan, Mısır, Türkiye, Endonezya, Ürdün, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri dışişleri bakanları, Cuma günü yayımladıkları ortak bildiride İsrail'in işgal altındaki Filistin topraklarında sürdürdüğü yasa dışı yerleşim politikalarını kesin bir dille kınadı. Açıklama, Pakistan Dışişleri Bakanlığı tarafından duyuruldu. Ortak bildiride, İsrail'in 'işgal altındaki Filistin topraklarındaki yasa dışı yerleşim politikalarını sürdürmesi' ifadesine yer verildi. Bu ortak kınama, sekiz ülkenin Filistin meselesindeki diplomatik duruşunu yansıtan bir gelişme olarak kaydedildi.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
İsrail gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 1 gün önce- Siyasi21 Ağu 15:48
Pakistan, seven other Muslim states condemn Israel’s illegal settlement policies in occupied Palestinian territory
Pakistan, along with seven Muslim states, on Friday condemned Israel’s “continued illegal settlement policies in the occupied Palestinian territory”, according to a joint statement issued by the Foreign Office (FO). The foreign ministers of Pakistan, Egypt, Turkiye, Indonesia, Jordan, Qatar, Saudi Arabia and the United Arab Emirates “unequivocally condemn Israel’s continued illegal settlement policies in the Occupied Palestinian Territory and categorically reject the ‘E1’ settlement plan and related settlement activities east of occupied East Jerusalem,” the joint statement added. The foreign ministers further reiterated their condemnation of the “violations and acts of violence perpetrated by settlers, with the support of the Israeli occupying authorities, against the Palestinian people and their property,” it added. According to the joint statement, the foreign ministers stressed that such acts in no way diminish the inalienable rights of the Palestinian people, constitute violations of international law and relevant United Nations resolutions, and pose a serious threat to regional and international peace and security. “The ministers warned that the ‘E1’ settlement plan constitutes a dangerous escalation that further advances settlement expansion and annexation and undermines the geographical contiguity of the occupied Palestinian territory, particularly between the West Bank and East Jerusalem, thereby threatening the viability and realisation of an independent, contiguous Palestinian state based on the 1967 lines with East Jerusalem as its capital,” it said. It emphasised that such actions constitute a “direct challenge to international efforts aimed at achieving peace, foremost among them US President Donald Trump’s comprehensive plan, including its unequivocal rejection of annexation and forced displacement, and the mechanisms envisaged for its implementation, including through the Board of Peace, as well as President Trump’s firm commitment to not allow annexation of the West Bank, with a view to achieving stability and bringing the conflict to an end”. According to the joint statement, the ministers reaffirmed that the two-state solution, in accordance with international law and relevant UN resolutions, remains the only viable path towards a just, comprehensive and lasting peace. “They warn that actions aimed at undermining this solution risk further escalating tensions, threatening regional and international peace and security, and jeopardising prospects for lasting peace and stability in the region,” it said. In this context, the ministers supported all efforts aimed at ensuring accountability, including through appropriate international measures and sanctions against entities and individuals responsible for illegal settlement activities, including the “E1” settlement plan, as well as those supporting, facilitating or implementing policies of settlement expansion and annexation, the statement said. “They further call for an end to any support or financing that contributes to the establishment, expansion or entrenchment of illegal settlements,” stressing that lack of accountability contributes to the continuation of violations and further undermines prospects for a just and comprehensive peace. The ministers also called for immediate action to halt the “E1” settlement plan, rescind all measures taken in connection with it, and cease all settlement activities and other measures aimed at altering the geographic and demographic character of the Occupied Palestinian Territory. “They further call upon the UN Security Council, all states and relevant international actors to uphold their responsibilities under international law and take urgent and effective measures to halt illegal settlement expansion, and to ensure the protection of the Palestinian people, safeguard their inalienable rights, including their right to self-determination, and realise their independent state, in accordance with international law and relevant UN resolutions,” it concluded. On Sunday, Pakistan, along with seven other Muslim countries, condemned Israel’s rejection of the road map for completing the implementation of United States President Donald Trump’s comprehensive plan to end the Gaza conflict. In a joint statement, the foreign ministers of the eight Muslim countries condemned Israel’s declared rejection of the road map for completing the implementation of US President Donald Trump’s comprehensive plan to end the Gaza conflict, as endorsed by UN Security Council Resolution 2803, as well as Israel’s rejection of Palestinian statehood.
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
İsrail, E1 yerleşim projesinde 1234 konutluk ihale yayımladı
İsrail hükümeti, Doğu Kudüs'te yer alan E1 yerleşim projesi kapsamında 1.234 konutluk ilk ihaleyi yayımladı. İsrailli sivil toplum kuruluşları Ir Amim, Bimkom ve Peace Now'ın ortak açıklamasına göre, hükümet daha önce verdiği taahhüdü ihlal etti ve itirazda bulunan taraflara önceden bildirimde bulunmadı. E1 projesi, Batı Şeria'yı ikiye bölme riski taşıyan bir yerleşim planı olarak görülüyor. İhalenin yayımlanması, İsrail'in Doğu Kudüs'teki yerleşim genişletme politikalarına ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi.
İsrail2 olay2 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
İsrail ve Türkiye Suriye'de Nüfuz İçin Çatışmaya Doğru
Jerusalem Post'un analizine göre İsrail ve Türkiye, Suriye'deki nüfuz alanları üzerinde olası bir çatışmaya doğru manevra yapıyor. Analizde söylem ile eylem arasındaki fark vurgulanıyor; Suriye'nin bombalanmasının yeni olmadığı belirtiliyor. İsrail'in Aralık 2024'te Esad rejiminin düşmesinden önce de binlerce hava saldırısı düzenlediği hatırlatılıyor. Bu arka plan, iki ülkenin Suriye üzerindeki rekabetinin askeri boyuta taşınma riskini gündeme getiriyor.
İsrail2 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Türkiye'den Netanyahu'ya Kırmızı Bülten Talebi İsrail'de Şok Etkisi
Türkiye, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Afek Moskovitch hakkında "soykırım" ve "insanlığa karşı suç" suçlamalarıyla Interpol'den kırmızı bülten çıkarılmasını talep etti. Bu adım, Tel Aviv'de şok etkisi yarattı ve İsrail basınında geniş yankı buldu. Talep, İsrail'in İdlib'teki son askeri operasyonlarının ardından geldi. İsrail medyası, bu hukuki hamleyi iki ülke arasındaki ilişkilerin tamamen çöküşü olarak yorumladı ve çatışmanın uluslararası boyuta taşındığı değerlendirmelerinde bulundu.
İsrail1 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
İsrail Batı Şeria'da baskın ve yerleşimci kuşatmalarını sürdürürken Lübnan'da ilhak sinyali
İşgal altındaki Batı Şeria'da İsrail ordusunun düzenlediği baskınlar, yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik saldırıları ve ev yıkımları son günlerde arttı. Kudüs'ün doğusundaki E1 bölgesinde yeni yerleşim birimleri için ihale açılması uluslararası hukuka aykırı görülürken, İngiltere Dışişleri Bakanı Ed Miliband'ın açıklamasıyla İsrail'in Londra maslahatgüzarı çağrıldı. ABD'li Demokrat Kongre Üyesi Ro Khanna'nın Batı Şeria ziyareti sırasında silahlı yerleşimcilerce alıkonulması ve Filistinli Amerikalı Loui Ridi'nin evinin haftalarca kuşatma altında kalması, yerleşimci şiddetinin boyutunu gösterdi. BM ve insan hakları kuruluşları, İsrail'in yerleşimciler aracılığıyla etnik temizliği ilerlettiği uyarısında bulundu. Lübnan cephesinde İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, işgal altındaki güney Lübnan'a yaptığı ziyarette Hizbullah tehdidi sürdükçe ordunun bölgeden çekilmeyeceğini söyledi ve bazı Hıristiyan köylerin İsrail'e ilhak talebinde bulunduğunu iddia etti. Bu açıklamalar, ABD arabuluculuğundaki ateşkes çerçevesini daha da zayıflatırken, İsrail insansız hava araçlarının Lübnan'ın güneyinde düzenlediği saldırılarda ölüm ve yaralanmalar kaydedildi. Uluslararası Af Örgütü, daha önce İsrail saldırılarında 24 sivilin öldüğünü belirterek soruşturma çağrısı yapmıştı.
İsrail141 olay8 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Rus subay: İsrail Orta Doğu çatışması sonrası yok olabilir
Rusya'nın üst düzey subaylarından Apty Alaudinov, TASS haber ajansına yaptığı açıklamada, İsrail'in Orta Doğu'daki mevcut çatışmanın ardından varlığını sürdüremeyebileceğini öne sürdü. Alaudinov'a göre İsrail'in amacı, ABD'yi ve tüm NATO bloğunu çatışmanın içine çekmek. Açıklama, Moskova'nın bölgedeki gerilimlere ilişkin söyleminin bir parçası olarak öne çıkıyor. Rus yetkililer daha önce de Batılı ülkelerin İsrail'e verdiği askeri desteği eleştirmişti. Alaudinov'un iddiaları bağımsız kaynaklarca doğrulanmadı; TASS devlet kontrolündeki bir ajans olarak biliniyor.
İsrail2 olay2 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
İsrail ordusu Hind Rajab ve Gazze kurtarma ekiplerinin öldürülmesine soruşturma açtı
İsrail ordusu, Ocak 2024'te Filistinli kız çocuğu Hind Rajab'ın ve Mart 2025'te on beş acil durum ve yardım çalışanının öldürülmesine ilişkin iç ceza soruşturması başlatma kararı aldı. Ordu, çarşamba günü yaptığı açıklamada soruşturma kararlarının Olay Tespit ve Değerlendirme Mekanizması tarafından yürütülen incelemelerin ardından alındığını duyurdu. Açıklamada beş olaya ilişkin kararların açıklandığı belirtildi. Soruşturmalar ordunun iç mekanizması tarafından yürütülecek. Hind Rajab'ın öldürülmesi Ocak 2024'te, on beş acil durum ve yardım çalışanının öldürülmesi ise Mart 2025'te gerçekleşmişti.
İsrail6 olay1 gün önce