Uzman: Mekke Anlaşması, Körfez'in ABD korumasına güvenmediğini gösteriyor
TASS'ın aktardığına göre, Şanghay Uluslararası Çalışmalar Üniversitesi Orta Doğu Araştırmaları Enstitüsü'nden Profesör Ding Long, Mekke Anlaşması'nın Körfez ülkelerinin ABD'nin korumasına tam olarak güvenmediğini gösterdiğini ifade etti. Uzman, anlaşmanın 'Amerikan karşıtlığı' anlamına gelmediğini, ancak ABD'ye tek güvenlik sağlayıcı olarak bağımlılığı azaltma yönündeki çabaları yansıttığını vurguladı. Ding Long'un değerlendirmesi, Körfez ülkelerinin güvenlik politikalarında ABD'ye olan bağımlılığı azaltma yönünde bir eğilim olduğunu ortaya koyuyor. Uzman, bu durumun 'de-Amerikanlaştırma' anlamına gelmediğini, daha ziyade güvenlik sağlayıcılarını çeşitlendirme çabası olarak görülmesi gerektiğini belirtti.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Çin gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 2 sa önce- Güvenlik13 Ağu 12:26
Mecca Agreement signals Gulf not convinced that America can protect it — expert
Professor at Shanghai International Studies University's Middle East Studies Institute Ding Long noted that that the agreement did not signal a move toward "de-Americanization" but rather reflected efforts to reduce reliance on the US as the sole security provider
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
ABD Ayrıldı, Çin Afganistan'da Konumunu Güçlendiriyor
ABD'nin Afganistan'dan çekilmesinin ardından Taliban'ın yeniden kontrolü ele geçirmesiyle Pekin, Kabil'deki büyükelçiliğini açık tutarak ve Taliban liderleriyle doğrudan temas kurarak İslam Emirliği ile fiili ilişkiler tesis etti. Ocak 2024'te Devlet Başkanı Xi Jinping'in Taliban lideriyle görüşen ilk yabancı lider olması, Çin'in diplomatik angajmanını derinleştirdi. Çin, bölgesel güvenlik ve ekonomik işbirliğini genişletirken, Afganistan'ın maden kaynaklarına erişim ve altyapı projelerine katılım arayışında. Ancak güvenlik riskleri ve Taliban'ın uluslararası tanınma mücadelesi, Çin'in yatırımlarını sınırlıyor. Çin, özellikle Sincan'daki aşırıcılığı önlemek ve Kuşak-Yol girişimi kapsamında Orta Asya bağlantılarını güvence altına almak istiyor. Bu süreç, ABD sonrası Afganistan'da güç dengelerinin nasıl şekillendiğine dair önemli ipuçları sunuyor.
Çin1 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD, 'kazandığı' savaş için 'yeni yaratıcı' yöntemler arıyor
Responsible Statecraft'ta yayımlanan ve Project on Government Oversight'tan alınan habere göre, ABD Başkanı Donald Trump'ın kısa süreceği belirtilen İran'a karşı savaşı altıncı ayına ulaştı. Haberde, ABD ordusunun mühimmat sıkıntısı çektiği ve tehdit diline başvurduğu ifade ediliyor. Haberde, ABD'nin bu savaşı 'kazanılmış' olarak nitelediği ancak yine de 'yeni yaratıcı' savaş yöntemleri aradığı aktarılıyor. Bu durum, vaat edilen kısa savaşın uzamasıyla birlikte askeri yetersizliklerin ve stratejik arayışın öne çıktığını gösteriyor.
Çin1 olay11 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Çin, ABD'ye yönelen Kolombiya'ya deprem yardımı önerdi
Çin, Kolombiya'nın batısında pazartesi günü meydana gelen 7,4 büyüklüğündeki depremin ardından yardım teklifinde bulundu. Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Guo Jiakun, çarşamba günü Pekin'deki basın toplantısında, Kolombiya'nın talepleri doğrultusunda uygun yollarla destek verileceğini söyledi. Depremde 200'den fazla kişi hayatını kaybetti; Guo, Çin vatandaşlarının etkilenmediğini belirtti. Güney Çin Sabah Postası, bu yardım açıklamasının Kolombiya'nın yeni devlet başkanının ABD'ye yönelmesiyle Pekin'in ikili ilişkilerin seyrini beklediği bir döneme denk geldiğini aktardı. Çin'in afet yardımı teklifi, bölgedeki insani yardım kapasitesini göstermenin yanı sıra, yeni yönetimle diplomatik angajmanı sürdürme çabası olarak yorumlanabilir. Kolombiya'nın önceliğini ABD'ye vermesi, Çin açısından Latin Amerika'daki nüfuz yarışında dikkatle izlenen bir gelişme.
Çin1 olay16 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD, Rusya ve Çin’le Olası Çatışma İçin Nükleer Stratejisini Yeniliyor
Rus resmi haber ajansı TASS'ın kaynaklara dayandırdığı haberine göre, Pentagon Rusya ve Çin ile yaşanabilecek olası çatışmalara karşı yeni bir nükleer strateji hazırlığına başladı. Yeni stratejinin, kısa menzilli taktik nükleer silahların muhtemel kullanımına vurgu yaptığı belirtiliyor. Bu adım, ABD'nin nükleer doktrininde önemli bir değişikliğe işaret ediyor. Soğuk Savaş sonrası dönemde stratejik caydırıcılığa odaklanan Washington'un, taktik nükleer silahları öne çıkarması, büyük güç rekabetindeki tırmanışın bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Rusya ve Çin ile artan gerilim, bu tür planların arkasındaki temel etken olarak görülüyor. Henüz resmi bir açıklama yapılmayan stratejinin, önümüzdeki dönemde uluslararası güvenlik dengelerini ve silah kontrolü müzakerelerini etkilemesi bekleniyor. Uzmanlar, taktik nükleer silahlara yapılan atfın, küresel nükleer risk algısını artırabileceği uyarısında bulunuyor.
Çin10 olay5 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Afrikalılar Çin-ABD Rekabetinde Taraf Tutma Baskısına Karşı Çıkıyor
Afrobarometer'ın 2026 yılında yayımladığı "Sınırların Ötesinde: Değişen Küresel Düzene Vatandaş Bakış Açıları" başlıklı rapor, 38 Afrika ülkesinde vatandaşların tek bir küresel güce hizalanma yönündeki baskılara giderek daha fazla karşı çıktığını ortaya koydu. Rapora göre, Afrikalılar dünyanın çok kutuplu bir düzene evrilmesiyle birlikte birden fazla uluslararası ortakla stratejik ilişkiler kurmayı tercih ediyor. Bu bulgular, Çin ve Amerika Birleşik Devletleri'nin kıtadaki nüfuz rekabetinin yoğunlaştığı bir dönemde geliyor. Afrikalı vatandaşlar, dış politika tercihlerini kendi ulusal çıkarlarına göre şekillendirme ve çeşitli ortaklıklar geliştirme eğilimini destekliyor. Bu durum, Afrika'nın uluslararası ilişkilerde daha bağımsız ve pragmatik bir tutum benimseme arzusunu yansıtıyor.
Çin5 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Dağlıoğlu: Yapay zeka rekabetinde ABD ve Çin başı çekiyor
Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu, yapay zekanın küresel diplomasinin ve ekonomik rekabetin temel unsurlarından biri haline geldiğini belirterek, yapay zeka yatırımlarının büyük bölümünün ABD ve Çin'de yoğunlaştığını ifade etti. Bu durum, yapay zeka alanındaki küresel güç dengesinin mevcut iki kutuplu yapısını teyit ederken, diğer ülkeler için rekabetçi kalabilme yarışını zorlaştırıyor. Özellikle teknoloji geliştirme, veri yönetimi ve yetenek havuzu gibi kritik alanlarda ABD ve Çin'in önde olması, uluslararası ekonomik ve siyasi ilişkileri yeniden şekillendiriyor. Dağlıoğlu'nun açıklamaları, Türkiye'nin de içinde bulunduğu gelişmekte olan ekonomilerin yapay zeka ekosistemine entegre olma zorunluluğunu vurguluyor. Yatırımların bu iki ülkede yoğunlaşması, dijital egemenlik risklerini artırırken, uluslararası işbirlikleri ve yerel inovasyon politikalarının önemini gündeme taşıyor.
Çin1 olay1 gün önce