Bakan Kurum'dan COP31 diplomasisi: 36 uluslararası temas tamamlandı
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Türkiye'nin 9-20 Kasım 2026'da Antalya'da düzenlenecek BM İklim Değişikliği Konferansı'na (COP31) ev sahipliği hazırlıkları kapsamında bugüne dek 36 uluslararası temas gerçekleştirdi. Türkiye, geçen yıl Brezilya'da yapılan COP30'da yürütülen diplomatik girişimler sonucu 196 ülkenin oy birliğiyle COP31 başkanlığını üstlenmişti. Antalya EXPO alanında yapılacak zirve, iklim değişikliğiyle mücadelede küresel politikaların şekillendirildiği en kritik platformlardan biri olarak kabul ediliyor. Bakanlık, zirvenin başarısı için uluslararası iş birliklerini yoğunlaştırıyor; gerçekleştirilen temaslarla hem teknik hem de siyasi düzeyde hazırlıklar hız kazandı. Bu diplomatik trafik, Türkiye'nin iklim diplomasisinde daha aktif bir rol üstlenme hedefini yansıtıyor. COP31 sürecinde öne çıkması beklenen finansman, uyum ve kayıp-zarar mekanizmaları gibi başlıklarda Ankara'nın pozisyonu, zirve öncesi yapılan bu görüşmelerle netleşiyor.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
ABD gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 1 sa önce- Ekonomik12 Ağu 08:21
Bakan Kurum'dan COP31 diplomasisi! Bugüne kadar 36 uluslararası temas gerçekleştirildi
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından alınan bilgiye göre, Türkiye, geçen yıl Brezilya’da düzenlenen COP30'daki müzakerelerde yürüttüğü diplomasi sonucunda 196 ülkenin ortak kararıyla COP31'in ev sahipliğini ve başkanlığını üstlendi. İklim değişikliğiyle mücadelede BM bünyesindeki en önemli organizasyonlardan COP31, 9-20 Kasım'da Antalya'daki EXPO alanında düzenlenecek. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kararıyla COP31 Başkanlığı görevini üstlenen Bakan Kurum, Antalya Zirvesi’ne giden süreçte Türkiye'nin "uygulama COP'u" hedefini uluslararası platformlara taşıyor. Bu kapsamda Kurum, bugüne kadar 14 uluslararası zirve, forum ve bakanlar düzeyindeki toplantı ile BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi süreçleri kapsamında düzenlenen 10 teknik ve kurumsal etkinliğe katıldı. Kurum ayrıca 12 ziyaret ve özel görüşmeyle Türkiye'nin COP31 vizyonunu muhataplarına aktardı. Böylece Kurum'un COP31 Başkanlığı kapsamında katıldığı toplantı, etkinlik, ziyaret ve özel görüşmelerin sayısı 36'ya ulaştı. Piyasalar bu saate kilitlendi: Altın için 15.30 alarmı! DİPLOMASİNİN İLK ÖNEMLİ DURAKLARINDAN BİRİ BERLİN OLDU Bakan Kurum'un ev sahibi ülke diplomasisi kapsamında katıldığı önemli toplantılardan biri, 21 Nisan'da Almanya'nın başkenti Berlin'de gerçekleştirilen 17. Petersberg İklim Diyaloğu oldu. Kurum, burada gerçekleştirdiği temaslarda, ülkelerin iklim değişikliğiyle mücadele konusundaki taahhütlerini somut ve ölçülebilir adımlara dönüştürmesi gerektiğini vurguladı. COP31 diplomasisinin bir sonraki önemli durağı ise Danimarka'nın başkenti Kopenhag oldu. Kurum, 20 Mayıs'ta düzenlenen Kopenhag Bakanlar İstişareleri Toplantısı'na katıldı. Toplantı öncesinde, COP31 Başkanlığı sürecindeki müzakereleri Türkiye ile yürütecek Avustralya'nın İklim Değişikliği ve Enerji Bakanı Chris Bowen ile bir araya gelen Kurum, konferansa yönelik işbirliği ve hazırlıkları ele aldı. Evini kentsel dönüşüme verecekler dikkat: Resmi Gazete'de yayımlandı! Bina yıkımlarında yeni dönem Kurum ayrıca Danimarka İklim, Enerji ve Kamu Hizmetleri Bakanı Lars Aagaard, Avrupa Çevre Ajansı İcra Direktörü Leena Ylä-Mononen ile BM Genel Sekreteri Özel Danışmanı ve İklim Eylem Ekibi Genel Sekreter Yardımcısı Selwin Hart’la görüşmeler gerçekleştirdi. TÜRKİYE'NİN COP31 VİZYONU BONN'DA DÜNYAYA DUYURULDU Bakan Kurum, 8 Haziran'da Almanya'da düzenlenen Bonn İklim Değişikliği Konferansı'nda ise Türkiye'nin COP31 Başkanlığı dönemindeki yol haritasının temelini oluşturan "COP31 Eylem Gündemi"ni taraflarla paylaştı. Eylem Gündemi'nin konferanstan aylar önce açıklanmasıyla Türkiye, COP31'e yönelik temel yaklaşımını ve önceliklerini erken aşamada uluslararası kamuoyuna duyurdu. Türkiye'nin iklim müzakerelerinde söylemden eyleme geçilmesini esas alan yaklaşımı taraflardan olumlu karşılık buldu. Bonn süreci, resmi müzakerelerin ilerletilmesi, paydaşlarla temasların güçlendirilmesi ve Antalya'ya uzanan uygulama yol haritasının şekillendirilmesi açısından kritik bir aşama oldu. DİPLOMASİ TRAFİĞİ ANTALYA'YA KADAR DEVAM EDECEK Bakan Kurum'un COP31'e yönelik diplomasi trafiğinin Antalya Zirvesi'ne kadar artarak sürmesi planlanıyor. Bu kapsamda üçüncü COP Başkan Adayı mektubunun yayımlanmasının yanı sıra Bakü İklim Haftası, İstanbul Finans Zirvesi ve Trabzon Okyanus Konferansı gibi organizasyonlarda Türkiye'nin COP31 hedefleri anlatılacak. Eylül ayında düzenlenecek BM Genel Kurulu Yüksek Düzeyli Haftası ve New York İklim Haftası da COP31 diplomasisinin önemli durakları arasında yer alacak. Antalya'daki konferans öncesindeki en önemli hazırlık toplantılarından Pre-COP ise 5-8 Ekim'de Fiji'de gerçekleştirilecek. TÜİK dış ticaret endekslerini açıkladı Bu temaslarla Türkiye, 190'dan fazla ülkenin temsilcisini ağırlamaya hazırlandığı COP31 öncesinde tarafların beklentilerini dinlemeyi, görüş ayrılıklarını azaltmayı ve iklim taahhütlerini uygulanabilir politikalara dönüştürecek ortak bir zemin oluşturmayı amaçlıyor. EYLEM GÜNDEMİ'NDE 10 ÖNCELİK ALANI BELİRLENDİ Türkiye'nin COP31 Başkanlığı kapsamında hazırladığı Eylem Gündemi, sıfır atıktan temiz enerji dönüşümüne, iklim dirençli şehirlerden gıda güvenliğine kadar 10 öncelik alanından oluşuyor. Gündemde, "Sıfır Atık", "Temiz Enerji Dönüşümü ve Elektrifikasyon", "Gıda Güvenliği", "İklim Uygulama Köprüsü", "Okyanuslar ve Denizler", "İklim Dirençli Şehirler", "Gençlik ve Eğitim", "Dinamik ve Dayanıklı Sağlık Sistemleri", "Rio Sinerjisi" ve "Yeşil Sanayileşme" başlıkları yer alıyor. Eylem Gündemi kapsamında 2035'e kadar küresel elektrifikasyon oranının yüzde 35'e çıkarılması, atık üretimindeki artışın yarı yarıya azaltılması ve bina sektöründeki enerji kullanım yoğunluğunun en az yüzde 25 düşürülmesi hedefleniyor. ABD enflasyonu öncesi küresel piyasalarda karışık seyir Üretim ve imalat sektöründeki döngüsel malzeme kullanım oranının en az yüzde 15'e yükseltilmesi, iklim dirençli tarım uygulamaları ile iklim değişikliğiyle mücadele eğitimlerinin toplumun bütün kesimlerine ulaştırılması da hedefler arasında bulunuyor. Ayrıca ülkelerin Ulusal Katkı Beyanlarının hayata geçirilmesini hızlandıracak ve yatırım yapılabilir proje portföylerini destekleyecek "İklim Uygulama Köprüsü Mekanizması"nın 2035'e kadar yaygınlaştırılması amaçlanıyor.
Milliyet
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
Pakistan'dan Batı Şeria'daki Yerleşimler İçin 'Kırılma Noktası' Uyarısı
Pakistan, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde işgal altındaki Batı Şeria'daki duruma ilişkin uyarıda bulundu. Uluslararası topluma, İsrail'in Filistin topraklarındaki yeni Yahudi yerleşimlerini durdurması için baskı yapma çağrısı yaparak bölgenin bir 'kırılma noktasına' yaklaştığını belirtti. BM Genel Sekreteri António Guterres, İsrail yerleşimlerinin uluslararası hukuka aykırı olduğunu ve yasal geçerliliği bulunmadığını vurguladı. Pakistan'ın bu çıkışı, yerleşim genişlemesinin bölgedeki gerilimi tırmandırdığı ve iki devletli çözüm ihtimalini tehlikeye attığı bir dönemde geldi. Uyarı, işgal altındaki topraklarda tırmanan şiddet ve diplomatik çabaların yetersizliğine dikkat çekerek, uluslararası aktörlerin acil adım atması gerektiğinin altını çiziyor. Açıklama, BM nezdinde yapılan bir oturumda kaydedildi ve İsrail-Filistin meselesindeki küresel endişenin sürdüğünü gözler önüne serdi.
ABD1 olay7 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Mekke Savunma Anlaşması Küresel Yankı Uyandırdı; Yunanistan'dan Tepki Çağrısı
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan, Cuma günü Mekke’de ortak savunma anlaşması imzaladı. Anlaşma, üyelerden birine yönelik saldırıyı tümüne yapılmış sayma ilkesini benimsiyor. Uluslararası basın, bölgesel ittifakların yeniden şekillendiği bir dönemde bu adımı geniş şekilde ele aldı; Reuters ve CNN gibi kuruluşlar anlaşmayı Orta Doğu’daki güvenlik dengeleri ve İran bağlamında değerlendirdi. Yunanistan merkezli Pentapostagma sitesi ise anlaşmaya karşı Atina’yı derhal harekete geçmeye çağıran bir analiz yayımladı. Analiz, paktın Doğu Akdeniz ve Ege’deki stratejik denklemi etkileyebileceği uyarısında bulundu. Yunanistan’ın bu çıkışı, anlaşmanın yalnızca Körfez bölgesini değil, daha geniş bir coğrafyayı ilgilendiren sonuçlar doğurabileceğini gösteriyor. İmzacı ülkeler, anlaşmayla askeri ve stratejik işbirliklerini kurumsallaştırmayı hedeflerken, rakip cephelerde endişe ve karşı adım arayışları şimdiden başladı. Bu gelişme, mevcut güvenlik mimarisinde yeni bir eksenin şekillendiğine işaret ediyor.
ABD8 olay7 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Bakü, Erivan ve Washington'dan Tarihi Ortak Açıklama: Minsk Grubu Lağvedildi
Azerbaycan, Ermenistan ve ABD Dışişleri Bakanlıkları, Washington'da geçen yıl yapılan barış zirvesinin birinci yılında ortak bildiri yayımladı. Bildiride, ABD Başkanı Donald Trump, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan'ın Beyaz Saray'da gerçekleştirdikleri tarihi toplantıya atıfta bulunuldu. Açıklama, üç ülke arasında süren diplomatik temasın önemli bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Ortak metinde ayrıca, Dağlık Karabağ sorununun çözümü için 1992'de kurulan ve uzun süredir faaliyet göstermeyen AGİT Minsk Grubu'nun resmen lağvedildiği duyuruldu. Bu adım, bölgede değişen dengeler ve doğrudan ikili müzakerelere geçiş sürecinin bir parçası olarak görülüyor. Minsk Grubu'nun sona ermesi, Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki normalleşme çabalarına yeni bir aşama kazandırabilir. ABD'nin ev sahipliğindeki zirvenin ardından yayımlanan ortak bildiri, Washington'un Güney Kafkasya'daki çözüm sürecine aktif katılımını yansıtıyor. Uzmanlar, bildirinin özellikle Minsk Grubu'nun feshiyle birlikte taraflar arasında güven artırıcı bir sembolik adım olduğunu belirtiyor. Bu gelişme, bölgesel istikrar ve kalıcı barış arayışına uluslararası desteğin sürdüğüne işaret ediyor.
ABD1 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Amerika'nın Gizlilik Teknolojisiyle Demokrasi Arasında Kurduğu Denge
War on the Rocks’un ABD’nin 250. yılı anısına yayımladığı serinin yedinci makalesi, gizlilik (stealth) teknolojisinin demokratik süreçler üzerindeki etkilerini ele alıyor. Makale, özellikle ilk operasyonel hayalet uçak F-117 Nighthawk’ın geliştirilme ve kullanım sürecini merkeze alarak, ileri savunma teknolojilerinin şeffaflık, hesap verebilirlik ve kamu denetimi gibi demokratik ilkelerle nasıl çelişebildiğini inceliyor. Gizlilik programının doğası gereği Kongre’nin ve halkın bilgiye erişimi kısıtlanırken, yürütme organının askeri kararlarda daha fazla hareket alanı kazandığı belirtiliyor. Bu durum, ulusal güvenlik gerekçesiyle demokratik kontrol mekanizmalarının esnetilmesinin kısa vadeli askeri başarılar getirse de uzun vadede kurumsal denge ve kamu güveni açısından riskler barındırdığını gösteriyor. Makale, gizlilik teknolojisinin yalnızca savaş alanını değil, aynı zamanda Amerikan demokrasisinin işleyişini de dönüştürdüğüne dikkat çekiyor. Soğuk Savaş’tan günümüze uzanan süreçte, bu tür programların istihbarat topluluğu, yasama organı ve medya arasındaki ilişkileri yeniden şekillendirdiği vurgulanıyor. Sonuç olarak, ileri teknolojinin demokratik değerlerle uyumu konusunda kalıcı dersler sunuyor.
ABD2 olay2 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Kore Yarımadası'nda tansiyon: Kuzey Kore balistik füze denemesi yaptı
Japonya Savunma Bakanlığı, Kuzey Kore'nin yerel saatle 06.00 sıralarında doğu kıyısından Japon Denizi istikametine en az bir balistik füze fırlattığını açıkladı. Verilere göre, füze yaklaşık 90 kilometre irtifaya çıkarak 690 kilometre uçtu ve denize düştü. Fırlatma, bölgede aylardır süren askeri hareketliliğin ardından tansiyonu yeniden yükseltti. Japonya ve Güney Kore yetkilileri olayı yakından takip ederken, uluslararası toplumun Pyongyang'ın füze programına yönelik endişeleri arttı.
ABD1 olay2 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Trump 'Son Şans' Dedi Ama İran Ateşkesi Bozup Yeni Saldırılar Düzenledi
ABD’nin 13 gece süren hava saldırılarını askıya almasının ardından İran da misillemelerini durduracağını açıkladı. Ancak Tahran, kısa süre sonra Hürmüz Boğazı’ndaki ticari gemilere ve Ürdün’deki ABD güçlerine sürpriz saldırılar düzenledi. Trump, İran’la kısa sürede bir anlaşma sağlanması umuduyla şimdilik yeni bir saldırıdan kaçınacağını söyledi; görüşmeleri Tahran için savaşın genişlemesini önlemede ‘son şans’ olarak niteledi. İran ise Washington ile doğrudan müzakereleri yeniden başlatmadığını belirtti. Bu sırada Pakistan Başbakan Yardımcısı, İran Dışişleri Bakanı ile yaptığı görüşmede ikili mutabakat zaptındaki taahhütlerin ilerletilmesi gerektiğini vurguladı ve Çin silahlarının geçişine aracılık edildiği iddialarını yalanladı. İran, ABD’yi Hürmüz’deki seyrüseferin yeniden açılmasına ilişkin savaş sonrası anlaşmayı ihlal etmekle suçladı. Trump ise mühimmat kıtlığı haberlerini reddederek ABD’nin ‘çok büyük miktarda’ mühimmata sahip olduğunu öne sürdü. ABD ham petrol stokları dalgalanırken, piyasalar belirsizliğe tepki gösterdi. İran’ın saldırılarına devam etmesi, kırılgan ateşkesi ve diplomatik çabaları gölgeliyor.
ABD20 olay4 sa önce