Pakistan, Afgan Taliban'ının silah kaçakçılığı iddialarını 'asılsız' bularak reddetti
Pakistan Enformasyon ve Yayıncılık Bakanlığı, Afgan Taliban'ının Pakistan'dan Afganistan'a silah kaçırıldığı yönündeki suçlamalarını reddetti. Bakanlık Pazar günü yaptığı açıklamada, iddiaları 'dayanıksız ve temelsiz' olarak nitelendirdi ve X platformundan yapılan paylaşımda, silahların 'yıkıcı faaliyetler' için kullanıldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını belirtti. Afgan Taliban'ı, Pakistan topraklarından Afganistan'a silah sevkiyatı yapıldığını ve bu silahların ülke içinde istikrarsızlık yaratmak amacıyla kullanıldığını öne sürmüştü. Pakistan ise bu iddiaları reddederek, iki ülke arasındaki gerginliğe dikkat çekti ve suçlamaların mesnetsiz olduğunu vurguladı. Bu karşılıklı açıklamalar, Pakistan ile Afgan Taliban'ı arasında sınır güvenliği ve militan gruplar konusunda süregelen diplomatik gerilimin bir parçası. Pakistan'ın reddiyesi, iki komşu ülke arasındaki güven eksikliğini ve bölgedeki istikrarsızlığa yönelik karşılıklı suçlamaları bir kez daha gündeme getiriyor.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
ABD gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 3 sa önce- Güvenlik09 Ağu 14:45
Pakistan rejects Afghan Taliban claims of weapons smuggled into Afghanistan as 'frivolous, baseless'
The Ministry of Information and Broadcasting on Sunday rubbished claims made by the Afghan Taliban about weapons allegedly smuggled from Pakistan into Afghanistan as “frivolous” and “baseless”. In a statement shared on X, the ministry said, “The Afghan Taliban regime’s claim that weapons are being smuggled from Pakistan into Afghanistan for so-called ‘subversive activities’ is frivolous, baseless and contrary to established facts.” It noted that Afghanistan was already awash with “enormous quantities of sophisticated weapons and military equipment abandoned after the withdrawal of US and coalition forces (worth an estimated $7.2 billion), in addition to large stocks of Soviet-era weaponry accumulated over decades of conflict”. “Attempts to manufacture a Pakistani connection to such weapons seem designed to divert international attention from the far more serious and documented concern[s]: terrorist groups continue to find space, facilitation and operational freedom on Afghan soil to plan, support and execute attacks inside Pakistan,” the ministry stated. It added that rather than resorting to “implausible accusations and blame-shifting”, the Afghan Taliban must address the “presence of terrorist sanctuaries on their territory and fulfil their repeated commitments that Afghan soil will not be allowed to be used for terrorism against Pakistan or any other country”. Pakistan has been continuously pushing the Afghan Taliban regime to rein in the terrorist hideouts in Afghanistan and prevent the violent groups from carrying out terror activities against Pakistan from its soil. Officials say those appeals have gone unheeded. Last month, following multiple major attacks in Balochistan, Chief of Defence Forces (CDF) and Chief of the Army Staff Field Marshal Asim Munir had asserted that terrorism originating from across the border would be crushed with the “full might of the state”. In November 2025, Pakistan warned at the United Nations Security Council (UNSC) that the acquisition of abandoned weapons by terrorist groups based in Afghanistan not only threatens peace and security in Pakistan but also in the region. In April that year, an investigation by The Washington Post revealed that terrorists who attacked the Jaffar Express train in Balochistan used weapons left behind when United States forces withdrew from Afghanistan.
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
Türkiye'den Ukrayna'ya ATACMS dahil 283 milyon dolarlık silah satışı
Türkiye, Ukrayna'ya 283 milyon dolar değerinde silah satışı gerçekleştirecek. Satış paketinde Türk Silahlı Kuvvetleri envanterinde bulunan füzeler, roketatarlar, mühimmat ve ATACMS füzeleri yer alıyor. Anlaşma, ABD'nin onayıyla yürürlüğe girdi. Bu satış, Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik savaşı sürerken Kiev'in savunma kapasitesini artırmayı hedefliyor. Türkiye'nin NATO müttefiki olarak Ukrayna'ya askeri destek sağlaması, Ankara'nın bölgesel krizdeki dengeli diplomasi çabalarıyla birlikte değerlendiriliyor. Özellikle ATACMS gibi stratejik sistemlerin transferi, cephedeki askeri dengeleri etkileme potansiyeli taşıyor. Satış, Türkiye'nin savunma sanayisi için de önemli bir ihracat kalemi oluştururken, Washington'ın onayı iki ülke arasındaki askeri işbirliğinin güncel seyrini yansıtıyor. Ankara, bir yandan Moskova ile diplomatik temaslarını sürdürürken diğer yandan Ukrayna'ya bu tür somut desteklerle Batı ittifakı içindeki konumunu pekiştiriyor.
ABD1 olay8 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Yemen’de Ateşkes Çökerken Husilerden Ölümcül Saldırılar
Yemen’deki iç savaşta Husiler, Pazar günü Mokha kentinde düzenlediği saldırılarda en az 11 kişinin ölümüne yol açtı. Saldırılar öncesinde Husilere ait insansız hava araçları, Kızıldeniz kıyısındaki bir Suudi petrol rafinerisini hedef aldı. Yerel kaynaklara göre, son haftalarda ateşkesin çökmesiyle taraflar arasındaki çatışmalar şiddetlendi. Aylardır süren ateşkes, geçen ay taraflar arasındaki anlaşmazlıklar ve bölgesel gerilimler nedeniyle sona erdi. Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyon ve ABD’nin müttefiki olan uluslararası tanınırlığa sahip hükümet, Husilere karşı mücadele ediyor. Bu saldırılar, Yemen’deki insani krizi derinleştirirken, petrol altyapısına yönelik tehditler enerji piyasalarında endişeye yol açıyor.
ABD1 olay1 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Trump 'Son Şans' Dedi Ama İran Ateşkesi Bozup Yeni Saldırılar Düzenledi
ABD’nin 13 gece süren hava saldırılarını askıya almasının ardından İran da misillemelerini durduracağını açıkladı. Ancak Tahran, kısa süre sonra Hürmüz Boğazı’ndaki ticari gemilere ve Ürdün’deki ABD güçlerine sürpriz saldırılar düzenledi. Trump, İran’la kısa sürede bir anlaşma sağlanması umuduyla şimdilik yeni bir saldırıdan kaçınacağını söyledi; görüşmeleri Tahran için savaşın genişlemesini önlemede ‘son şans’ olarak niteledi. İran ise Washington ile doğrudan müzakereleri yeniden başlatmadığını belirtti. Bu sırada Pakistan Başbakan Yardımcısı, İran Dışişleri Bakanı ile yaptığı görüşmede ikili mutabakat zaptındaki taahhütlerin ilerletilmesi gerektiğini vurguladı ve Çin silahlarının geçişine aracılık edildiği iddialarını yalanladı. İran, ABD’yi Hürmüz’deki seyrüseferin yeniden açılmasına ilişkin savaş sonrası anlaşmayı ihlal etmekle suçladı. Trump ise mühimmat kıtlığı haberlerini reddederek ABD’nin ‘çok büyük miktarda’ mühimmata sahip olduğunu öne sürdü. ABD ham petrol stokları dalgalanırken, piyasalar belirsizliğe tepki gösterdi. İran’ın saldırılarına devam etmesi, kırılgan ateşkesi ve diplomatik çabaları gölgeliyor.
ABD17 olay5 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Mekke Savunma Anlaşması Küresel Yankı Uyandırdı; Yunanistan'dan Tepki Çağrısı
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan, Cuma günü Mekke’de ortak savunma anlaşması imzaladı. Anlaşma, üyelerden birine yönelik saldırıyı tümüne yapılmış sayma ilkesini benimsiyor. Uluslararası basın, bölgesel ittifakların yeniden şekillendiği bir dönemde bu adımı geniş şekilde ele aldı; Reuters ve CNN gibi kuruluşlar anlaşmayı Orta Doğu’daki güvenlik dengeleri ve İran bağlamında değerlendirdi. Yunanistan merkezli Pentapostagma sitesi ise anlaşmaya karşı Atina’yı derhal harekete geçmeye çağıran bir analiz yayımladı. Analiz, paktın Doğu Akdeniz ve Ege’deki stratejik denklemi etkileyebileceği uyarısında bulundu. Yunanistan’ın bu çıkışı, anlaşmanın yalnızca Körfez bölgesini değil, daha geniş bir coğrafyayı ilgilendiren sonuçlar doğurabileceğini gösteriyor. İmzacı ülkeler, anlaşmayla askeri ve stratejik işbirliklerini kurumsallaştırmayı hedeflerken, rakip cephelerde endişe ve karşı adım arayışları şimdiden başladı. Bu gelişme, mevcut güvenlik mimarisinde yeni bir eksenin şekillendiğine işaret ediyor.
ABD6 olay7 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Hürmüz Boğazı’ndaki Karmaşa Asya’da Gıda Krizine Yol Açtı
ABD ile İran arasında yılın başında tırmanan gerilimin yatıştığı izlenimi verilse de, Hürmüz Boğazı’nda mart ayından bu yana süren istikrarsızlık küresel motorin tedarik zincirini sarstı. Boğazdaki belirsizlik, enerji piyasalarında arz sıkıntısına ve fiyat artışlarına yol açarak petrol ürünlerine erişimi zorlaştırdı. Bu gelişme, özellikle tarımda motorine bağımlı Asyalı üreticileri vurdu. Sulama pompalarının durması ve tarlaların kurumasıyla milyonlarca çiftçi üretim yapamaz hale geldi. Uzmanlar, bölgede gıda arzının ciddi şekilde daralabileceği ve kıtlık riskinin arttığı uyarısında bulunuyor.
ABD1 olay11 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD'nin 250. bağımsızlık yılı sessiz geçti, hegemonya tartışması alevlendi
Amerika Birleşik Devletleri, bağımsızlığının 250. yılını geçen ay kutladı ancak bu tarihî dönüm noktası hem ülke içinde hem de küresel ölçekte büyük ölçüde yankı uyandırmadan geçti. New Straits Times'ın haberine göre, anma etkinliklerinin sönük kalması, ABD'nin iç siyasi krizler ve dış müdahalelerle boğuştuğu bir dönemde hegemonik konumunun zayıfladığına yönelik değerlendirmelerle örtüşüyor. Sessiz geçen 250. yıl, Amerikan liderliğinin eski ihtişamından uzaklaştığı ve küresel nüfuzunun sorgulandığı bir atmosferi yansıtıyor. Ülke içindeki siyasi kutuplaşma, ekonomik belirsizlikler ve dış politikadaki uzun süreli angajmanlar, bu tablonun temel nedenleri arasında sıralanıyor. Uzmanlar, bu tür sembolik anların bir devletin uluslararası sistemdeki ağırlığını göstermesi açısından önemli olduğuna dikkat çekiyor. ABD'nin 250. yıl dönümü, geleneksel müttefiklerinde bile sınırlı karşılık bulması, hegemonyanın sona erip ermediği sorusunu yeniden gündeme taşımış durumda.
ABD1 olay11 sa önce