Pasifik Adaları ABD'nin Derin Deniz Madenciliği Planına Tepki Gösterdi
ABD yönetiminin Pasifik Okyanusu'ndaki geniş deniz alanlarını derin deniz madenciliği arama faaliyetlerine açma planı, bölgedeki ada topraklarında endişeyle karşılandı. Kuzey Mariana Adaları Valisi David Apatang, AFP'ye verdiği demeçte planın yarattığı rahatsızlığı vurguladı. Söz konusu girişim, Pasifik'teki kırılgan deniz ekosistemleri ve ada topluluklarının geçim kaynakları üzerindeki olası etkileri nedeniyle eleştiriliyor. Ada yönetimleri, Washington'un karar alma süreçlerinde kendilerine yeterince danışılmadığını düşünüyor. Derin deniz madenciliği, Pasifik ada ülkeleri için ekonomik fırsatlar barındırsa da, çevresel riskler ve egemenlik tartışmalarını beraberinde getiriyor. ABD'nin planına gösterilen tepki, bölgedeki jeopolitik dengeleri ve Washington'un Pasifik stratejisini yeniden şekillendirebilir.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
ABD gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 1 sa önce- Güvenlik06 Ağu 10:51
Pasifik adaları Trump'ın planına karşı ayağa kalktı
ABD'nin Pasifik Okyanusu'nda geniş alanları derin deniz madenciliği arama faaliyetlerine açma planı, bölgedeki ada topraklarında tepki ve endişeyle karşılandı. ABD'nin Pasifik Okyanusu'ndaki deniz sahalarını maden arama faaliyetlerine açma planı, bölgedeki ada topraklarında derin endişeye yol açtı. Kuzey Mariana Adaları Valisi David Apatang, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, ABD'nin ada yakınlarındaki geniş okyanus alanlarını derin deniz madenciliği arama ruhsatı ihalesine çıkaracağını duyurmasından önce kendilerine hiçbir şekilde danışılmadığını belirtti. Apatang, yaklaşık 40 bin nüfuslu adalar zincirinde bu fikrin büyük bir huzursuzluk yarattığını ifade ederek, "Kuzey Mariana Adaları Millet Topluluğu halkının gıda güvenliğinin aksaması da endişeler arasında yer alıyor. Halkımız hayatta kalmak için okyanus kaynaklarına bağımlı" dedi. Washington yönetimi başlangıçta bölge başkenti Saipan'ın yaklaşık 200 kilometre doğusunda 140 bin kilometrekarelik bir blokta arama yapmayı önermişti. Vali Apatang, ABD'nin mart ayında Saipan'ın batısındaki benzer büyüklükte bir bloğun da kiralanabileceğini açıklamasının kendisi için sürpriz olduğunu ve Kuzey Mariana Adaları halkına danışılmadığını kaydetti. Derin deniz madenciliği şirketleri, nikel, bakır ve kobalt bakımından zengin polimetalik yumruları ve maden yataklarını çıkarmak için okyanusun derin düzlüklerini taramayı hedefliyor. ABD Başkanı Donald Trump, yenilenebilir enerjiden askeri uygulamalara kadar birçok alandaki talebe vurgu yaparak söz konusu deniz tabanı kaynaklarının önünü açmayı amaçlayan bir başkanlık kararnamesini 2025 yılında imzalamıştı. Eleştirmenler ise derin deniz madenciliğinin geri dönülemez hasarlara yol açmasından, deniz canlılarını atık bulutlarıyla boğmasından ve ağır makinelerin gürültüsüyle okyanustaki göç yollarını bozmasından korkuyor. Kuzey Mariana Adaları, Guam ve Amerikan Samoası, kendi karasularında derin deniz madenciliğine en azından geçici bir yasak getirilmesini istiyor. Ancak finansman ve savunma bakımından Washington'a bağımlı olan ABD toprakları, 3 millik (5 kilometre) deniz sınırlarının dışında Washington'ın aldığı kararlarda çok az söz hakkına sahip. Guam bu yıl kabul ettiği yasalarla derin deniz madenciliği gemilerinin limanlarına yanaşmasını yasakladı. Bu adım, sektörün hayati yakıt ve ikmal kaynağını keserek faaliyetleri zorlaştırma potansiyeli taşıyor. Vali Apatang, Kuzey Mariana Adaları'nın da benzer bir adımı değerlendireceğini söyledi. Derin deniz madenciliği arama planları, Güney Pasifik'te Yeni Zelanda ile Hawaii arasında yer alan ABD toprağı Amerikan Samoası yakınlarındaki geniş deniz sahasında en ileri aşamaya ulaştı. ABD Okyanus Enerjisi Yönetimi Bürosu, resmi belgelere göre kasım ayında 125 bin kilometrekarelik bir blok için arama ruhsatı ihalesi düzenlemeyi teklif ediyor. Söz konusu saha, soyu tükenme tehlikesi altındaki şahin gagalı kaplumbağaların canlı resiflerde yaşadığı devasa Rose Atolü deniz koruma alanına komşu konumda yer alıyor. Amerikan Samoası'nı ABD Temsilciler Meclisi'nde temsil eden milletvekili Aumua Amata, derin deniz madenciliğinin bölge ihracat gelirlerinin büyük bölümünü sağlayan balıkçılık faaliyetlerini bozabileceğinden endişe ettiğini dile getirdi. Amata, "Halkımızı temsil ediyorum ve Amerikan Samoası halkının çoğunluğunun buna karşı olduğuna eminim" diye konuştu. Söz konusu ruhsatlar ön inceleme ve numune alma faaliyetlerini kapsıyor. Ticari işletmeye ilişkin gelecekte alınacak kararlar ise büronun ilave onayını gerektiriyor. Amerikan Samoası merkezli çevre savunucusu Sabrina Suluai-Mahuka, okyanusa bir fiyat etiketi koymanın imkansız olduğunu belirterek, "Bu durum 'Buradan ne kadar para kazanabilirsiniz?' diye düşüneceğiniz bir şey değil" dedi. Eski ABD'li diplomat Emily Wood ise derin deniz madenciliğinin risklerini daha iyi anlamak için Guam Valiliği ile birlikte çalışıyor. Wood, önde gelen madencilik şirketlerinden Impossible Metals'ın kârın yüzde 1'ini ada topluluklarıyla paylaşma taahhüdünde bulunduğunu söyledi. Wood, "Neden olabilecekleri potansiyel hasarla karşılaştırıldığında bu hiçbir şey" ifadelerini kullandı. Impossible Metals şirketi ise açıklama yapmaktan kaçındı. Şirket daha önce güvenli olduğuna ikna olmadan madencilik faaliyetlerine başlamayacağını açıklamıştı. Pasifik ada ülkeleri, derin deniz madenciliğinin ekonomik kazanç mı yoksa çevresel felaket mi getireceği konusunda bölünmüş durumda. Nauru ve Cook Adaları deniz tabanı madenciliği aramasında dünyada öncü ülkeler arasında yer alırken, Samoa, Fiji ve Palau gibi ülkeler sektöre moratoryum uygulanması çağrısında bulunuyor.
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
ABD’nin İran’a Yönelik Saldırıları, Azalan Mühimmat Endişeleriyle Durakladı
ABD, yaklaşık beş aydır süren savaşta İran’a yönelik hava saldırılarına Cumartesi-Pazar gecesi itibarıyla ara verdi. Yaklaşık iki hafta boyunca her gece düzenlenen bombardımanların ardından gelen bu duraklama, Washington’un askeri mühimmat stoklarının azaldığına dair raporların yayılmasıyla eş zamanlı gerçekleşti. ABD medyası, tırmanmayı sınırlandırma planlarının gerisinde mühimmat endişelerinin yattığını belirtti. Saldırılara ara verilmesi, taraflar arasında yeniden diplomatik müzakerelere dönülebileceği umutlarını canlandırdı. Ancak ABD medyası duraklamanın başka faktörlerden de kaynaklanabileceğini öne sürdü. Bölgedeki gerilim sürerken, uluslararası toplum gerilimin düşürülmesi için diplomatik çabaların artmasını bekliyor.
ABD24 olay3 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD-İran Deniz Çatışması Hürmüz ve Babülmendep'i Tehdit Ederken Diplomasi Belirsiz
ABD ile İran arasındaki beş aylık savaş, deniz boyutunda kritik bir eşiğe ulaştı. ABD, İran'a yönelik deniz ablukası kapsamında 17 ticari geminin rotasını değiştirdi, iki gemiyi hizmet dışı bıraktı. Başkan Trump, Hürmüz Boğazı'nın ABD kontrolünde olduğunu ve bir anlaşma ya da tam teslimiyet sağlanmadan hiçbir şeyin geçemeyeceğini açıkladı. İran ise ablukanın sürmesi halinde Hürmüz ve diğer su yollarını kapatma tehdidinde bulundu. Bu restleşme, Babülmendep Boğazı'nı yeni bir darboğaz olarak gündeme getirirken, son olarak Hürmüz'de bir gemiye düzenlenen saldırı küresel enerji akışına yönelik riskleri somutlaştırdı. Pakistan ve Türkiye'nin arabuluculuğunda sağlanan kısa süreli ateşkesin ardından müzakerelerin durumu belirsizliğe girdi. İran misilleme saldırılarını durdurdu, ABD ise füze stoklarındaki sıkıntılar ve askeri itirazlar nedeniyle bombardımana ara verdi. Buna rağmen Washington ve Tahran'dan gelen çelişkili sinyaller diplomasi umutlarını zayıflatıyor. Çin'in uydu görüntülerine dayanarak ABD'nin çatışma iddialarını sorgulaması ise bilgi savaşının boyutlarını ortaya koyuyor. Deniz darboğazlarındaki tıkanma riski, küresel ticaret ve enerji piyasaları üzerinde yıkıcı etki yaratma potansiyeli taşıyor. ABD'nin abluka stratejisi ile İran'ın asimetrik tehditleri arasında sıkışan uluslararası deniz trafiği, bölgedeki gerilim diplomasiyle çözülmediği takdirde daha geniş bir ekonomik krize yol açabilir.
ABD10 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Trump'ın Hürmüz Boğazı'ndaki Süveyş Anı: Masadaki Anlaşma ABD'nin Çıkarına
Umman ve İran, Hürmüz Boğazı'nı yeniden trafiğe açmak üzere geçici bir düzenlemeye yakın görünüyor. Bu adım, mevcut çatışma sarmalından çıkış sağlarken daha kalıcı bir deniz düzeninin temelini atabilir. Washington'ın, İran'ın boğaz trafiğinde bir ölçüde yetki sahibi olmasını kabul etse bile böyle bir anlaşmayı memnuniyetle karşılaması gerektiği belirtiliyor; zira ABD'nin çıkarı, boğazın ayrım gözetmeksizin açık kalmasını zorunlu kılıyor. Bu durum, Trump yönetimi için Eisenhower'ın Süveyş Krizi'ndekine benzer bir diplomatik dönüm noktası anlamına gelebilir.
ABD1 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Polonya, ABD ile Kalıcı Askeri Üs İçin Görüşüyor
Polonya Savunma Bakan Yardımcısı, ülkesinin ABD ile topraklarında kalıcı bir Amerikan askeri üssü kurulması için görüşmeler yürüttüğünü açıkladı. Hem Ukrayna hem de Rusya ile sınırı olan Polonya'da hâlihazırda yaklaşık 10.000 ABD askeri dönüşümlü olarak görev yapıyor. Bu girişim, ABD'nin geçen hafta küresel askeri duruşunu gözden geçirmeye başlamasının ardından gündeme geldi. Kalıcı bir üs, NATO'nun doğu kanadında caydırıcılığı güçlendirse de Moskova ile gerilimi tırmandırabilir. Polonya daha önce de benzer taleplerde bulunmuş, olası üsse 'Fort Trump' adını vermeyi önermişti.
ABD1 olay9 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD'li Şirketler Pakistan'ın Kritik Mineralleri İçin Harekete Geçti
Trump yönetiminin küresel kritik mineral tedarikini güvence altına alma hamleleri kapsamında, ABD'li şirketler Pakistan'daki bakır ve antimon projeleri başta olmak üzere daha küçük madenlere yatırım fırsatlarını değerlendiriyor. ABD Büyükelçiliği yetkilisi, Reko Diq bakır-altın projesinin beklentiden yavaş ilerlediğini ancak çalışmaların sürdüğünü belirterek, Pakistan'ın Amerikan firmalarına eşit rekabet ortamı sağlaması gerektiğini vurguladı. Pakistan Maliye Bakanı ve ABD Ticaret Temsilcisi ikili ticaret görüşmelerindeki son durumu gözden geçirdi. Bu temaslar, iki ülke arasında madencilik ve tedarik zinciri alanındaki işbirliğinin derinleşebileceğine işaret ediyor. Uzmanlar, Pakistan'ın zengin maden rezervleriyle küresel enerji dönüşümünde kritik bir tedarikçi olma potansiyeli taşıdığını, ancak düzenleyici çerçeve ve altyapı iyileştirmelerinin yatırımları hızlandırabileceğini değerlendiriyor.
ABD1 olay9 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Pakistan ve ABD, Terörle Mücadele Diyaloğunda İşbirliğini Güçlendirme Sözü Verdi
ABD ve Pakistan, Washington'da dördüncü terörle mücadele diyaloğunu gerçekleştirerek terörist gruplarla mücadele konusundaki kararlılıklarını yineledi. Görüşmelere ABD adına Terörle Mücadele Koordinatörü Büyükelçi Gregory LoGerfo, Pakistan adına ise Dışişleri Bakanlığı Özel Sekreteri Büyükelçi Nabeel Munir başkanlık etti. Bölgesel gerilimlerin yüksek seyrettiği bir ortamda gerçekleşen diyalogda taraflar, güvenlik işbirliğini güçlendirme ve terörizmle ortak mücadelede koordinasyonu artırma iradesini ortaya koydu. Bu diyalog, iki ülke arasındaki düzenli üst düzey temasların bir parçası olarak dikkat çekiyor.
ABD2 olay1 gün önce