Sıfır Atık Vakfı: Türkiye'de plastik atık miktarı dünya ortalamasının üzerinde
Sıfır Atık Vakfı tarafından düzenlenen toplantıda paylaşılan Plastik Atık Raporu'na göre Türkiye'de kişi başına düşen plastik atık miktarı dünya ortalamasının üzerinde seyrediyor. Raporda uluslararası verilerle Türkiye göstergeleri karşılaştırıldı. Vakıf adına konuşan Ağırbaş, plastik kirliliğinin yalnızca çevresel değil, aynı zamanda ekonomi, iklim güvenliği, halk sağlığı, gıda güvenliği ve gelecek nesillerin yaşam hakkını ilgilendiren küresel bir mesele olduğunu vurguladı. Emine Erdoğan'ın öncülüğünde hayata geçirilen Sıfır Atık projesi kapsamında yürütülen çalışmaların, bu sorunun çözümüne katkı sunması hedefleniyor.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Afganistan gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 3 sa önce- Siyasi04 Ağu 10:04
Sıfır Atık Vakfı, Türkiye'de plastik atık miktarının dünya ortalamasının üzerinde olduğunu açıkladı
Sıfır Atık Vakfı'nda düzenlenen toplantıda uluslararası veriler ve Türkiye göstergeleriyle "Plastik Atık Raporu"nu kamuoyuyla paylaşan Ağırbaş, plastik kirliliğinin yalnızca çevresel bir sorun olmadığını, ekonomi, iklim güvenliği, halk sağlığı, gıda güvenliği ve gelecek nesillerin yaşam hakkını ilgilendiren küresel bir mesele haline geldiğini ifade etti. Emine Erdoğan'ın öncülüğünde hayata geçirilen "Sıfır Atık Hareketi"nin üretim ve tüketim alışkanlıklarını yeniden şekillendirmeyi amaçlayan küresel bir dönüşüm vizyonu olduğunu belirten Ağırbaş, raporun da bu vizyonun bilimsel altyapısını oluşturduğunu dile getirdi. Plastik kullanım alışkanlıklarının değişmemesi halinde gelecek nesillerin doğadan miras yerine plastik devralacağını vurgulayan Ağırbaş, doğaya bırakılan plastiklerin denizlerden toprağa, gıda zincirinden insan sağlığına kadar birçok alanda kalıcı etkiler oluşturduğunu kaydetti. İlginizi Çekebilir Raporda yer alan verilere dikkati çeken Ağırbaş, şöyle konuştu: "2000 yılında 234 milyon ton olan plastik kullanımı bugün 460 milyon tona ulaştı. Plastik atık miktarı ise aynı dönemde 156 milyon tondan 353 milyon tona yükseldi. Buna rağmen üretilen plastiklerin yalnızca yüzde 9'u geri dönüştürülebiliyor. Bu çok vahim bir durum ve raporumuzun ortaya koyduğu veriler de bu gerçeği ortaya koyuyor. Türkiye'de kişi başına plastik atık üretimi yılda 48 kilo ile dünya ortalamasının ne yazık ki yüzde 44 üzerinde. Yani biz Türkiye Cumhuriyeti'nde yaşayan vatandaşlar olarak dünya ortalamasının yüzde 44 üzerinde plastik kullanıyoruz.” Vakıf olarak plastik kullanımının azaltılmasına yönelik kapsamlı bir seferberlik başlattıklarını belirten Ağırbaş, bu çalışmayı Türkiye'nin 81 iline ve dünyanın 193 ülkesine yaymayı hedeflediklerini söyledi. Her yıl nehirlerden 14 bin 300 ton plastiğin doğaya karıştığını anlatan Ağırbaş, sorunun yalnızca plastik üretim miktarı değil, plastiklerin yaşam döngüsünün doğru yönetilememesi olduğunu ifade etti. Türkiye'nin düşük kaliteli plastiklerin depolandığı bir ülke değil, yüksek çevre standartlarına sahip, geri dönüşümde kaliteyi esas alan ve ikincil ham madde üretiminde güvenilir bir merkez olması gerektiğini vurgulayan Ağırbaş, bu doğrultuda İstanbul'u "Sıfır Atık Başkenti" yapmayı hedeflediklerini bildirdi. Bu kapsamda sıfır atık uyumlu teknoparklar, kongre merkezleri ve uluslararası kuruluşların ofislerinin İstanbul'da kurulmasına yönelik çalışmalar yürüttüklerini belirten Ağırbaş, İstanbul Valiliği koordinasyonunda oluşturulacak Sıfır Atık Başkenti Koordinasyon Kurulu ile çalışmaların daha etkin sürdürüleceğini söyledi. SIFIR ATIK ENSTİTÜSÜ BU YIL İLK ÖĞRENCİLERİNİ KABUL EDECEK Sıfır Atık Hareketi'nin bugün 193 ülkede karşılık bulduğunu dile getiren Ağırbaş, İstanbul Teknik Üniversitesi işbirliğiyle kurulan Sıfır Atık Enstitüsünün bu yıl ilk öğrencilerini kabul edeceğini, enstitü bünyesinde plastik ve atık kirliliğine yönelik bilimsel çalışmalar ile eylem planlarının hazırlanacağını kaydetti. Raporda, tek kullanımlık plastiklerin kademeli olarak azaltılması, yeniden kullanılabilir ürün tasarımlarının yaygınlaştırılması, ayrı toplama sistemlerinin güçlendirilmesi, dijital izlenebilirlik, nitelikli geri dönüşüm, bağımsız veri altyapısının oluşturulması, su kaynaklarının düzenli izlenmesi ve plastik atık ithalatının kalite ile risk esasına göre yeniden yapılandırılması önerilerinin yer aldığını dile getiren Ağırbaş, iyi yönetilen atığın ekonomik değer, kötü yönetilen atığın ise çevresel felaket anlamına geldiğini söyledi. Ağırbaş, İstanbul'da düzenlenen Sıfır Atık Festivali'ne 1 milyondan fazla kişinin katıldığını, Sıfır Atık Forumu'nun ise 183 ülkeden 5 bini aşkın katılımcıyı bir araya getirdiğini belirterek, Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı COP31 hazırlıklarının da sürdüğünü ifade etti. Plastik atık sorununa yönelik yol haritasının oluşturulması amacıyla geniş katılımlı çalıştay gerçekleştireceklerini bildiren Ağırbaş, sözlerini şöyle sürdürdü: "Valiliğimiz işbirliğinde, 14 bakanlığımızın katılımı ve işbirliğinde, 40'tan fazla genel müdürlüğümüzün katılımıyla, yine üniversitelerimizin, sivil toplum kuruluşlarımızın ve plastik atık konusunda uzmanların katılımıyla 31 Ağustos-1 Eylül tarihleri arasında İstanbul'da yine yakın tarihimizin en büyük plastik atık ve atık çalıştayını düzenleyeceğiz. Bu çalıştayda, bahsettiğimiz bütün sorunların çözüm yollarını arayacağız ve önümüzdeki 5, 10, 15 ve 30 yıllık planları tartışacağız. İnşallah çalıştayın çıktısı olarak da 'Plastik Eylem Planı'mızı milletimizin takdirine sunuyor olacağız." Plastik kirliliğine ilişkin güvenilir veriye ulaşmanın önemine değinen Ağırbaş, vakıf bünyesinde kurulan Veri Merkezinin bu alandaki çalışmaları yürüttüğünü belirterek, çevre sorunlarının çözümünde kamu kadar vatandaşların da plastik kullanımını azaltarak sürece katkı sunmasının önem taşıdığını söyledi. Gelecek nesillere temiz çevre ve güçlü bir döngüsel ekonomi bırakmayı hedeflediklerini vurgulayan Ağırbaş, plastik kullanımının azaltılmasının çevre politikalarının temel unsurlarından biri olması gerektiğini ifade etti. SIFIR ATIK VAKFI İLE YÜRÜTÜLEN ÇALIŞMALAR Toplantıda konuşan İstanbul Valisi Davut Gül, Emine Erdoğan'ın ortaya koyduğu sıfır atık vizyonunun dünyada karşılık bulduğunu ve geniş destek gördüğünü söyledi. Çevre konusunun toplumun tüm kesimlerini ilgilendirdiğini ifade eden Gül, şöyle konuştu: "Bazı konular var ki sıfır atık bunların başında geliyor. Karşısında kimsenin olmadığı, herkesin desteklediği, herkesin sahiplendiği ve olumlu gelişmelerde herkesin yararlandığı, olumsuzlukta da herkesin olumsuz anlamda etkilendiği konulardır. Çevre konusu bunların başında geliyor. Marmara depremi ile ilgili bir şey söylendi ki doğrudur. Bir milli güvenlik sorunudur. Sıfır atık meselesi, çevre meselesi de sadece milli güvenlik değil, dünyanın en önemli sorunlarından bir tanesidir." İstanbul'un Türkiye'nin dünyaya açılan kapısı olduğunu vurgulayan Gül, Sıfır Atık Vakfı ile yürütülen çalışmaları toplumun her kesimine ulaştırmayı hedeflediklerini belirtti. Kentte 60 üniversite, yaklaşık 3 bin okul, 2 milyon 800 bin öğrenci, 170 bin öğretmen ve 20 binden fazla sivil toplum kuruluşunun bulunduğunu hatırlatan Gül, sıfır atık bilincinin eğitim kurumları ve sivil toplum aracılığıyla toplumun tüm kesimlerine yayılacağına inandığını ifade etti. Gül, yıl içinde hayata geçirilecek çalışmalarla raporda ortaya konulan hedeflerin daha ileriye taşınacağına inandığını belirterek, emeği geçenlere teşekkür etti.
Milliyet
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
Eyyam-ı Bahur Sıcakları Türkiye'de: 40 Derece Aşılacak
Arap Yarımadası ve Afrika üzerinden gelen sıcak hava kütlesi, eyyam-ı bahur olarak bilinen aşırı sıcakları Türkiye'ye taşıyor. Ağustosun ilk günlerinden itibaren etkili olması beklenen bu sistemle birlikte, özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde termometrelerin 40 derecenin üzerine çıkacağı tahmin ediliyor. İstanbul'da ise yüksek nem oranıyla bunaltıcı bir hava yaşanacak. Meteoroloji uzmanları, yurt genelinde sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerinde seyredeceği uyarısında bulunuyor. Eyyam-ı bahur, yaz ortasında yaşanan en sıcak ve nemli günleri ifade ediyor. Bu yıl da sıcak hava dalgasının etkisiyle yaşlılar, çocuklar ve kronik rahatsızlığı olanlar için riskli koşullar oluşabilir.
Afganistan1 olay3 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Afganistan'da çocuk malnütrisyonu patladı: WFP'ye göre yardımlar yetersiz, klinikler aileleri geri çeviriyor
Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı (WFP), Afganistan'da çocuk malnütrisyonunun kritik seviyelere ulaştığını açıkladı. WFP'nin 4 Ağustos'ta yaptığı açıklamaya göre, en ölümcül malnütrisyon türü olan çocuk zayıflığı (wasting) ülkenin üçte birindeki illerde kritik eşiği aştı. Yardım fonlarındaki kesintiler sağlık çalışanlarını milyonlarca çocuk ve anneyi geri çevirmeye zorluyor. WFP, ihtiyaç sahiplerinin her yedisinden yalnızca birine ulaşılabildiğini, kalan altısının yardım alamadığını bildirdi. Afganistan'daki insani kriz, uluslararası fon yetersizliği nedeniyle derinleşirken, özellikle çocuklar arasında açlık ve malnütrisyon vakaları hızla artıyor.
Afganistan1 olay2 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Kuşadası'nda evi işgal edilen kadın çaresiz kaldı
İstanbul'da yaşayan Songül Erbek, Kuşadası Değirmendere Mahallesi'ndeki Uydukent Sitesi'nde bulunan iki dairesine, kendisinden habersiz kişilerin yerleştiğini öğrendi. Geçtiğimiz perşembe günü saat 11.00 sıralarında çocuklarıyla birlikte siteye giden Erbek, evlerini işgal edenlerle karşılaştı. Erbek'in yaşadığı talihsiz olaylar ve hukuki süreçte karşılaştığı güçlükler, sonunda daireleri işgalcilere bırakmasıyla sonuçlandı. Olay, mülk sahiplerinin işgal durumlarında yaşadığı hukuki ve bürokratik engelleri yeniden gündeme taşıdı. Uzmanlar, benzer vakaların önüne geçmek için tapu kayıtlarının güvenliğinin artırılması ve kolluk kuvvetlerinin müdahale yetkilerinin netleştirilmesi gerektiğine işaret ediyor.
Afganistan1 olay2 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Pasifik'in minik ülkesi Nauru resmi adını değiştirdi, BM'ye bildirdi
Dünyanın yüzölçümü en küçük cumhuriyeti olan Nauru, onlarca yıldır kullandığı resmi adını değiştirme kararı aldı. Pasifik Okyanusu'nda yer alan yaklaşık 12 bin nüfuslu ada ülkesi, bu değişikliği Birleşmiş Milletler'e resmen iletti. Alınan kararla birlikte ülkenin uluslararası platformlardaki adı, kodu ve vatandaşlarının resmi tanımı yenilendi. Nauru'nun bu adımı, küçük bir ulusun diplomatik kimliğinde sessiz ancak kayda değer bir güncelleme olarak öne çıkıyor.
Afganistan3 olay19 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
İki aşamalı saldırılar eğitimdeki taktik boşluğu ortaya koyuyor
Pakistan'da terörle mücadele operasyonları yoğunlaşırken, militanların 'çifte vuruş' olarak bilinen iki aşamalı saldırı stratejisini benimsediği görülüyor. Bu taktik, ilk patlamanın ardından güvenlik güçleri veya kurtarma ekipleri olay yerine ulaştığında ikinci bir patlamayla azami can kaybına yol açmayı hedefliyor. Geçmişte yaşanan olaylar ve ağır kayıplara rağmen, kolluk kuvvetlerinin müdahale eğitiminde bu tür senaryolara karşı yeterli hazırlık bulunmadığı belirtiliyor. Uzmanlar, istihbarat odaklı operasyonlar artsa da terörist grupların sürekli yöntem değiştirdiğine dikkat çekiyor. Özellikle ikincil saldırılar, olay yerine intikal eden personelin koordinasyon ve durum farkındalığındaki zaafları istismar ediyor. Bu durum, güvenlik birimlerinin saha tatbikatlarını ve taktik eğitimlerini güncellemesi gerekliliğini gündeme getiriyor. Çifte vuruş taktiğinin giderek yaygınlaşması, sadece askeri değil, sivil savunma ve acil müdahale protokollerini de doğrudan etkiliyor. Yetkililer, benzer saldırıların önlenmesi için standart operasyon prosedürlerinin gözden geçirilmesi ve olay yeri güvenliğinin ilk andan itibaren katmanlı şekilde sağlanması çağrısında bulunuyor.
Afganistan1 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Ceuta'ya binlerce göçmen yüzerek ulaştı, İspanya asker sevk etti
Fas’tan yüzerek İspanya’nın Kuzey Afrika kıyısındaki Ceuta özerk kentine geçen binlerce düzensiz göçmen, bölgede yeniden göç krizine yol açtı. Olaylar sırasında en az 15 kişinin hayatını kaybettiği bildirildi. Madrid yönetimi, sınır güvenliğini artırmak amacıyla Ceuta’ya asker sevk etme kararı aldı. İspanya’nın Afrika kıtasındaki toprağı olan Ceuta, son yıllarda düzensiz göçmenlerin Avrupa’ya giriş noktalarından biri olarak öne çıkıyor. Bu son akın, göç yönetimi konusunda İspanya ile Fas arasındaki hassas iş birliğini sınayacak nitelikte. Özellikle Akdeniz’i aşmaya çalışan göçmenlerin artan riskleri, insani kriz boyutuna işaret ederken AB’nin sınır politikalarını da yeniden gündeme getiriyor.
Afganistan5 olay2 gün önce